KİKKİK Mahkeme Kararı2026/MK-49

2024/1558290 İhale Kayıt Numaralı "Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü Atölye ve Etkinlik Hizmeti" İhalesi

İlgili ihaleyi görüntüle2024/1558290
Kurum / İdareİstanbul Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü
İKN2024/1558290
BaşvuranFsm Kültür Sanat Organizasyon Eğitim İnsan Kaynakları Yemek Temizlik İnşaat Araç Kiralama Limited Şirketi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından yapılan 2024/1558290 ihale kayıt numaralı "Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü Atölye ve Etkinlik Hizmeti" ihalesine ilişkin olarak, Fsm Kültür Sanat Org. Eğt. İns. Kay. Yem. Tem. İnş. Araç Kir. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 19.02.2025 tarihli ve 2025/UH.I-591 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.

 

Anılan Kurul kararının başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığına dair kısmın iptali istemiyle, Fsm Kültür Sanat Org. Eğt. İns. Kay. Yem. Tem. İnş. Araç Kir. Ltd. Şti. tarafından açılan davada, Ankara 6. İdare Mahkemesinin 27.01.2026 tarihli E:2025/435, K:2026/135 sayılı kararı ile “…. 26/03/2025 tarih ve 32853 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararıyla, "4734 sayılı Kanun'un 56. maddesinin ikinci fıkrasına göre itirazen şikâyet başvuruları ilke olarak başvuru sahibinin iddiaları ile idarenin şikâyet üzerine aldığı kararda belirlenen hususlar ve itiraz edilen işlemler bakımından eşit muamele ilkesinin ihlal edilip edilmediği açılarından incelenebilmektedir. Dolayısıyla Kurum tarafından yapılan incelemede başvuru sahibinin öne sürdüğü iddialar dikkate alınacağından iddiaların niteliği önemli hâle gelmektedir. İtirazen şikâyet başvurusu için alınan bedelin amacının yersiz başvuruların önüne geçmek ve idari sürecin etkin bir şekilde işlemesini sağlamak olduğu gözetildiğinde (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. AYM, E.2009/9, K.2011/103, 16/6/2011) kurallar gereğince bu bedelin sadece iddialarının tamamında haklı çıkana iade edilmesi öngörülerek yersiz iddialar ile Kuruma başvuru yapılmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda yapılan sınırlamanın kamu yararına dayalı meşru bir amaca yönelik olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

8. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa'nın 13. ve 35. maddelerine aykırıdır. İptalleri gerekir. ..." gerekçesine yer verilerek, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen dördüncü paragrafın; birinci ve üçüncü cümlelerinin Anayasa'ya aykırı olduklarına ve iptallerine, ikinci cümlesinin 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. Maddesinin
4 ) numaralı fıkrası gereğince iptaline, iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (26/12/2025) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.

 

Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan kanun hükmü Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiğinden, öncelikle, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasaya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

 

709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153. maddesinde; "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." hükmü mevcuttur.

 

Anayasa Mahkemesi'nce bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasanın üstünlüğü prensibine ve Hukuk Devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasanın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur. Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasada düzenlenmiş olan yasa kuralları ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararname hükmünün uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasanın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır.

 

Bu durumda, dava konusu işlemin yasal dayanağını oluşturan 4734 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (j) fıkrasının 9'uncu alt bendinin Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararı ile iptal edildiği ve 26/12/2025 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşik içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususları göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararı ile ortaya çıkan bu durum sonucunda yasal dayanağı kalmayan dava konusu işlemde belirtilen sebeple hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

 

Öte yandan; Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası uyarınca davacı tarafından ödenen itirazen şikâyet başvuru bedelinin (118.286,00.-TL) işbu davanın açıldığı 21.03.2025 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacı şirkete ödenmesi gerekmektedir.

 

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, itirazen şikayet başvuru bedeli olarak yatırılan 118.286,00-TL'nin dava tarihinden (21.03.2025) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine,... kararın tebliğini izleyen (30) gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere, 27/01/2026 tarihinde karar verildi” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline, itirazen şikayet bedeli olarak yatırılan 118.286,00 TL’nin dava açma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin kabulüne karar verilmiştir.

 

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

 

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

 

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

 

1) Kamu İhale Kurulunun 19.02.2025 tarihli ve 2025/UH.I-591 sayılı kararının başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmın iptaline

 

2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 118.286,00 TL tutarındaki itirazen şikâyet başvuru bedelinin dava tarihinden (21.03.2025) itibaren işleyecek yasal faiziyle başvuru sahibine iadesinde

 


   Oybirliği ile karar verildi.