SayıştaySayıştay Temyiz Kararı54919
İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire1
Dosya No48938
Yılı2018
Konu: Taşıt kiralamalarında kira bedelinin, taşıtın kasko sigorta değerinin %2’sini aşacak şekilde ödenmesi.
2- 175 sayılı İlamın 11. maddesiyle; taşıt kiralamalarında kira bedelinin, taşıtın kasko sigorta değerinin %2’sini aşacak şekilde ödenmesi neticesinde tazminine hükmolunan ... TL’nin, 35108 İlam (09.02.2022 tarih ve 51047 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesiyle tasdik edilmiştir.
KARAR DÜZELTME DİLEKÇESİ
İlamda Diğer Sorumlu olarak sorumlu tutulan ... sunmuş olduğu karar düzeltme dilekçesinde;
... Belediyesinde bulunan birimlerin ihtiyaç duyduğu kiralık araçların bağlı bulundukları belediye başkan yardımcısından değil, birebir belediye başkanından talep edildiğini, belediye başkanı tarafından onaylanan kiralık araçların Destek Hizmetleri Müdürlüğünün ilgili personeli tarafından gerekli araştırma yapılarak, bazen de kiralanan ve belediye dışında başka kuruma tevdi edilen aracın evraklarının daha sonra düzenlenerek işleme konulduğunu, sezonluk 3 ay 4 ay gibi kiralanacak araçların belediyenin ekonomik yaşadığı sıkıntılar yüzünden kurumsal olmayan rica ile şahıslardan kiralanan araçlar olup, şahsına zimmet çıkarılan aracın hangi birime ait olduğu, kaç ay kullanıldığının bilmemekle birlikte, taşrada belirtilen hükümler ile araç kiralama ile genel merkez tarafından filo kiralama arasında maddi açıdan fark olacağının aşikar olduğunu, kanun düzenleyicilerin uygulamaların merkez ve taşradaki uygulamalarına baktığında farklı uygulamaların olduğunu fazlasıyla müşahede edeceğini ifade ederek sorumluluk yönünden 1. maddede yer alan gerekçelerle, 175 sayılı ilamın 11. maddesi ile tarafına uygulanan (...-TL kamu zararından tarafına düşen ...-TL) sorumluluğunun kaldırılmasını arz ve talep etmektedir.
BAŞSAVCILIK MÜTALAASI
Başsavcılık mütalaasında özetle;
“Karar Düzeltme talebi yerinde değildir. Çünkü ileri sürülen hususların tamamı bahis konusu Sayıştay Temyiz Kurulu İlamında ve Temyize konu Daire İlamında karşılanmıştır.
Bu nedenlerle, "Kararın Düzeltmesine Mahal Bulunmadığına" karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.
Arz ederim.” Denilmektedir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
175 sayılı İlamın 11. maddesiyle; taşıt kiralamalarında kira bedelinin, taşıtın kasko sigorta değerinin %2’sini aşacak şekilde ödenmesi neticesinde tazminine hükmolunan ... TL, 35108 İlam (09.02.2022 tarih ve 51047 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesiyle tasdik edilmiştir.
Bu defa İlamda sorumlu Harcama Yetkilisi ... tarafından karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurulmuş olup, tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
17.03.2006 tarihli ve 2006/10193 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli “Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller”in;
“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Esas ve Usuller, 237 sayılı Kanuna tabi olan kurumları ve taşıtları kapsar.” denilmekte,
“Genel Esaslar” başlıklı 6 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında da;
“(2) Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermayelerin (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ile TBMM Genel Sekreterliği hariç) hizmetleri için ihtiyaç duyulan binek, station-wagon, arazi binek, kaptı kaçtı, panel ve pick-up tipi taşıtların hizmet alımı yöntemiyle ediniminde;
a) Şoför giderleri hariç yapılan taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli (katma değer vergisi hariç, her türlü bakım-onarım, sigorta ve benzeri giderler dahil), taşıtın Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği yılın ocak ayı itibarıyla uygulanacak Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2’sini aşmayacaktır.
b) Şoför giderleri dahil yapılan taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli, (a) bendine göre tespit edilecek tutara yürürlükteki brüt asgari ücretin yüzde elli artırımlı tutarının ilave edilmesi suretiyle hesaplanacak tutarı aşmayacaktır.
(3) İkinci fıkranın (a) bendinde belirlenen oranı, idareler ve taşıt cinsleri itibarıyla %20’ye kadar arttırmaya ve eksiltmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
denilmektedir.
Esas ve Usullerin kapsam maddesinde atfı yapılan 05.01.1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanununun 1 inci maddesinde ise;
“a) Genel bütçeye dahil dairelerle katma ve özel bütçeli idareler ve bunlara bağlı sabit ve döner sermayeli müesseseler, il özel idareleri, belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri,
…. tarafından kullanılacak taşıtlar bu Kanun hükümlerine tabidir.”
denilmektedir.
Bu hükümler uyarınca, şoför giderleri hariç, kiralanacak taşıt için ödenecek aylık kira bedelinin, kiralanacak taşıtın harcama talimatının verildiği yılın Ocak ayı itibarıyla uygulanacak Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2’sini aşmaması gerekmektedir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, ... Belediyesinde doğrudan temin yöntemiyle yapılan taşıt kiralamalarında aylık kira bedelinin, taşıtın kasko sigorta değerinin %2’sini aşacak şekilde ödendiği anlaşıldığından, kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
Karar düzeltme talebinde bulunan ... işbu dosyanın 1. ve 2. maddeleri için ortak karar düzeltme dilekçesi sunmuş olup, dosyanın 1. maddesi ve aynı zamanda 175 sayılı İlamın 4. maddesinde belirttiği gerekçelerle sorumluluk itirazında bulunmaktadır.
175 sayılı İlamın 11 inci maddesiyle; ..., ödeme emri belgelerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi ile birlikte, kiralamaya ilişkin sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkan Yardımcısı olarak Diğer Sorumlu sıfatıyla müştereken ve müteselsilen oluşan kamu zararından sorumlu tutulmuştur.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun birinci fıkrasında; “Bu Kanunun sorumlular ve sorumluluk halleri uygulamasında; 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk halleri esas alınır.” denilmekte, “Sorumlular ve sorumluluk halleri” başlıklı 7 nci maddesi üçüncü fıkrasında da; “Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 31 inci ve 32 nci maddelerinde Harcama Yetkililerinin sorumluluğu düzenlenmekte olup, Kanunun “Harcama Yetkisi ve Yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinde, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu; “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde ise, bütçelerden harcama yapılabilmesinin, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkün olduğu ve harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumlu oldukları belirtilmektedir.
Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde ise, “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
...
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
...” denilmektedir.
İlama konu kamu zararından kaynaklı mali sorumluluğun yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda; ödeme emri belgesinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluklarının bulunduğu anlaşılmakta olup; harcama talimatı üzerine, araç kiralama hizmet alım işinde araç kiralama sözleşmesini imzalayan belediye başkan yardımcısının da diğer sorumlu (gerçekleştirme görevlisi) olarak sorumlu tutulması mevzuata uygun olduğundan sorumluluk itirazı yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla, 175 sayılı İlamın 11. maddesiyle verilen tazmin hükmünün tasdikine ilişkin 35108 İlam (09.02.2022 tarih ve 51047 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesinin DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA (Üyeler ... ve ...’in aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,
Karar verildiği 26.04.2023 tarih ve 54919 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçeleri
Üyeler ... ve ...’in karşı oy gerekçeleri;
175 sayılı İlamın 11’inci maddesindeki; taşıt kiralamalarında kira bedelinin, taşıtın kasko sigorta değerinin %2’sini aşacak şekilde ödenmesi neticesinde oluşan kamu zararının sorumlularından tazmin edilmesi yönündeki ilam hükmü, 35108 İlam (09.02.2022 tarih ve 51047 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2’nci maddesiyle tasdik edilmiştir.
Tazmin hükmü araç kiralama hizmet alımı sözleşmesini imzalayan Başkan Yardımcılarıyla beraber Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlileri üzerine kurulmuştur.
Sorumlunun temyiz dilekçesinde özetle;
“Belediyede hizmet alımı ile temin edilen taşıtlara ilişkin aylık kira bedelinin söz konusu taşıtların kasko sigortası değerinin %2’sini aştığını, araç kiralamalarıyla ilgili kararların tarafınca verilmediğini, dönemin belediye başkanının araç kiralamalarıyla ilgili kararları bizzat kendisinin verdiğini, kiralamaya konu olan aracın kira bedeliyle ilgili İlçe Şoförler ve Otomobilciler Odası ile Esnaf ve Sanatkarlar Odasından yapılan piyasa fiyat araştırması sonucunda, ortalama KDV hariç ... TL olduğunun tespit edildiğini, belediye tarafından yapılan kiralamanın ise KDV hariç ... TL olarak belirlendiğini, buradan anlaşılacağı gibi ... ilçesinde kasko bedelinin %2'si değerinde araç kiralamanın mümkün olmadığı, kiralama bedeli ilçenin piyasa fiyatlarının altında olduğunu, dolayısıyla yapılan araç kiralama işinde kamu zararı bulunmadığını, ayrıca EKAP üzerinden yaptığı araştırma sonucunda ülke genelinde bir çok ihalenin bu sebeplen iptal edildiğini, yapılan bu kiralamanın, vatandaşa gidecek olan hizmetin engellenmemesi adına yapıldığı”
İfade edilmiştir.
35108 İlam sayılı Temyiz Kurulu Kararında; yukarıda belirtilen sorumluluk itirazı karşısında, belediye başkanının; mevzuata aykırı hükmüler içeren bahse konu taşıt kiralamasına ilişkin sözleşmenin akdedilmesi işlemi ile bu sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödeme neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiğinden sorumluluğu bulunmadığına ve 175 sayılı İlamın 11’inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oybirliği ile karar verilmiştir.
Somut olayda; doğrudan temin onay belgesi, piyasa araştırması ve sözleşmeye dayalı olarak doğrudan temin yöntemi ile araç kiralama hizmet alımı söz konusudur. Hizmet alımı sözleşmeleri Başkan Yardımcıları tarafından imzalanmıştır. Konuya ilişkin düzenlenen sorgu ve yargılamaya esas rapor ile Daire ilamında sözleşmeleri imzalayan Başkan Yardımcıları ile Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin kamu zararı sorumluluğuna hükmedilirken, her bir sorumluluk sıfatı için kusur/illiyet bağı değerlendirmesinin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Temyiz Kurulu Kararında da, kamu zararına konu edilen harcamaların sözleşmeye binaen yapılmış olduğundan bahisle Belediye Başkanının kamu zararından sorumlu olmayacağı ifade edilirken, harcamaların sözleşmeye istinaden yapılmış olmasına rağmen Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerinin hangi kusurlu karar ve işlem ile kamu zararından sorumlu olduklarından yani kamu zararıyla aralarındaki illiyet bağından bahsedilmemiştir.
Karar düzeltme dilekçesinde de, araç kiralama karar ve işlemlerinin belediye başkanı tarafından onaylanan kiralık araçlar için yapıldığı belirtilerek sorumluluk itirazı yapılmıştır.
5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinin birinci fıkrası;
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” hükmünü içermektedir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Sorumlular ve sorumluluk halleri” başlıklı 7’nci maddesinde de;
“(3) Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.
(…)” hükmü yer almaktadır.
Diğer yandan, 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararında belirtildiği üzere; 5018 sayılı Kanun’dan önceki mevzuatımızda mali sorumluluk için yegâne şart, mevzuata aykırılık olup, buna ilaveten zarar, kusur gibi başkaca bir şart öngörülmemiştir. Sorumlulukta sadece mevzuata aykırılığın yeterli sayıldığı bu sistem, 5018 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve bu yeni sorumluluk sisteminde objektif (kusursuz) sorumluluk anlayışından vazgeçilmiş olup 1050 sayılı Kanun’a göre kusursuz sorumluluk esas iken 5018 sayılı Kanun’da kusurlu sorumluluk esas alınmıştır. Bu nedenle de, 5018 sayılı Kanun ile 6085 sayılı Kanun bağlamında yapılan hesap yargılamalarında, kamu zararının tazminine hükmedilmesi durumunda, kamu zararı ile buna neden olan sorumlu veya sorumlular arasındaki illiyet bağının kasıt, kusur, ihmal esasında kurulması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile, yargılama neticesinde kamu zararı ile sorumlu arasında kurulan tazmin yükümlülüğü bağı kusursuz sorumluluk sonucunu doğurmamalıdır.
Aynı Kararda belirtildiği üzere, mali sorumluluğun şartları şöyle sıralanabilir:
- Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem bulunmalıdır.
-Ortada bir kamu zararı olmalıdır.
-Mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle zarar arasında bir illiyet olmalıdır.
Kamu zararından dolayı bir kamu görevlisinin mali sorumluluğuna hükmedilebilmesi için, yukarıda belirtilen şartların hepsinin bir arada gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Hesap yargılamasında kamu zararının varlığına hükmedilmesine rağmen; kamu zararına neden olduğu ifade edilen mevzuata aykırı karar, işlem, eylem ile kamu görevlisi arasındaki bağın izah edilmemiş ya da kanıtlanmamış olması durumunda mali sorumluluğun şartlarının hepsinin karşılanmış olduğundan bahsedilemeyecektir.
Somut olayda, araç kiralama hizmet alımı sürecinin kurucu işlemleri doğrudan temin onay belgesi ile hizmet alımı sözleşmesi ve varsa sözleşme ekleridir. Dolayısıyla, ilama konu edilen kamu zararı sorumluğunun tespitinde doğrudan temin onay belgesini onaylayan kamu görevlisi ile sözleşmeyi imzalayan kamu görevlisinin öncelikli olarak değerlendirmeye alınması isabetli olacaktır. Bu durumda, kamu zararının oluşmasında doğrudan temin belgesinin de katkısı olması halinde; söz konusu belgeyi onaylayan harcama yetkilisinin “doğrudan temin belgesini onaylayan” sıfatıyla sorumlu tutulması mümkün olabilecektir. Ancak, hem yargılamaya esas raporda hem de Daire İlamında bu yönde bir değerlendirme ve tespit yer almamaktadır.
Araç kiralama bedelinin mevzuatta belirtilen sınırın üzerinde ödenmesi Temyiz Kurulu Kararında da belirtildiği üzere, Belediye Başkan Yardımcıları tarafından imzalanmış olan hizmet alımı sözleşmesi uyarınca gerçekleşmiştir. Bu nedenle, sözleşmeye dayalı hizmet alımı ödemelerinin yapılabilmesi için ödeme emri belgelerinin düzenlenip imzalanması zorunlu ve bağlı işlemlerdir. Bu durumda, Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerinin salt ödeme emri belgelerinin imzalanması şeklindeki iş ve işlemlerinin mevzuat karşısında kusurlu olduğunun kabul edilmesi, kamu zararı mevzuatına ve hakkaniyet ilkesine uyarlı olmayacaktır. Dolayısıyla, somut olayda; Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerinin salt ödeme emri belgelerini imzalamış olmaları, mevzuata aykırı olarak ödenmiş olduğuna hükmedilen araç kiralama bedelinden kaynaklanan kamu zararından sorumlu tutulmaları için yeterli değildir.
Harcama yetkililerinin; belediye başkan yardımcısı tarafından imzalanan ve harcamaya dayanak ve gerekçe olan sözleşmenin mevzuata aykırılık denetimini yapma ve aykırılık halinde işlem yapmaktan kaçınma hak ve yetkilerinin olup olmadığı, mevzuata aykırılık denetimini nasıl yapacakları, aykırılık halini nasıl raporlayacakları, idarenin işleyişi içinde böyle bir aykırılık denetimi usulünün hukuken yerinde olup olmadığı hususlarında yol gösterici kuralları içeren mevzuat düzenlemesi olmadığı gibi genel kurallar vazeden istikrarlı yargı kararları da mevcut değildir. Bu durumda, yargı denetimiyle mevzuata aykırılığı tespit edilen ya da mevzuata uygunluğuna bile karar verilebilecek olan sözleşmenin uygulanmasından “kaçınma” beklenilmesi, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri için yasal olarak düzenlenmiş bir kural ve görev olmadığı gibi hakkaniyet ilkesine de uygun olmayan bir sorumluluk olacağı kabul edilmelidir.
Somut olayda, araç kiralama hizmet alımı sözleşmelerini imzalayan Başkan Yardımcılarının ortaya çıkan kamu zararında kusurlu oldukları açıktır. Ancak, Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerinin kamu zararından hangi kusurlu karar ya da işlemleriyle sorumlu oldukları açık değildir. Dolayısıyla, kusurlu sorumluluk ilkesi uyarınca; mevcut bilgi ve belgeler etrafında değerlendirme yapıldığında Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerinin kamu zararından sorumlu tutulmamaları isabetli olacaktır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, sorumluluk tespitinin doğrudan temin onay belgesini onaylayan ve araç kiralama sözleşmesini imzalayan esasında yapılmasını temin için Temyiz Kurulu Kararının DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLDUĞUNA VE tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK, dosyanın hükmü veren Daireye gönderilmesine karar verilmesi uygun olacaktır.
2- 175 sayılı İlamın 11. maddesiyle; taşıt kiralamalarında kira bedelinin, taşıtın kasko sigorta değerinin %2’sini aşacak şekilde ödenmesi neticesinde tazminine hükmolunan ... TL’nin, 35108 İlam (09.02.2022 tarih ve 51047 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesiyle tasdik edilmiştir.
KARAR DÜZELTME DİLEKÇESİ
İlamda Diğer Sorumlu olarak sorumlu tutulan ... sunmuş olduğu karar düzeltme dilekçesinde;
... Belediyesinde bulunan birimlerin ihtiyaç duyduğu kiralık araçların bağlı bulundukları belediye başkan yardımcısından değil, birebir belediye başkanından talep edildiğini, belediye başkanı tarafından onaylanan kiralık araçların Destek Hizmetleri Müdürlüğünün ilgili personeli tarafından gerekli araştırma yapılarak, bazen de kiralanan ve belediye dışında başka kuruma tevdi edilen aracın evraklarının daha sonra düzenlenerek işleme konulduğunu, sezonluk 3 ay 4 ay gibi kiralanacak araçların belediyenin ekonomik yaşadığı sıkıntılar yüzünden kurumsal olmayan rica ile şahıslardan kiralanan araçlar olup, şahsına zimmet çıkarılan aracın hangi birime ait olduğu, kaç ay kullanıldığının bilmemekle birlikte, taşrada belirtilen hükümler ile araç kiralama ile genel merkez tarafından filo kiralama arasında maddi açıdan fark olacağının aşikar olduğunu, kanun düzenleyicilerin uygulamaların merkez ve taşradaki uygulamalarına baktığında farklı uygulamaların olduğunu fazlasıyla müşahede edeceğini ifade ederek sorumluluk yönünden 1. maddede yer alan gerekçelerle, 175 sayılı ilamın 11. maddesi ile tarafına uygulanan (...-TL kamu zararından tarafına düşen ...-TL) sorumluluğunun kaldırılmasını arz ve talep etmektedir.
BAŞSAVCILIK MÜTALAASI
Başsavcılık mütalaasında özetle;
“Karar Düzeltme talebi yerinde değildir. Çünkü ileri sürülen hususların tamamı bahis konusu Sayıştay Temyiz Kurulu İlamında ve Temyize konu Daire İlamında karşılanmıştır.
Bu nedenlerle, "Kararın Düzeltmesine Mahal Bulunmadığına" karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.
Arz ederim.” Denilmektedir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
175 sayılı İlamın 11. maddesiyle; taşıt kiralamalarında kira bedelinin, taşıtın kasko sigorta değerinin %2’sini aşacak şekilde ödenmesi neticesinde tazminine hükmolunan ... TL, 35108 İlam (09.02.2022 tarih ve 51047 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesiyle tasdik edilmiştir.
Bu defa İlamda sorumlu Harcama Yetkilisi ... tarafından karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurulmuş olup, tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
17.03.2006 tarihli ve 2006/10193 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli “Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller”in;
“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Esas ve Usuller, 237 sayılı Kanuna tabi olan kurumları ve taşıtları kapsar.” denilmekte,
“Genel Esaslar” başlıklı 6 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında da;
“(2) Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermayelerin (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ile TBMM Genel Sekreterliği hariç) hizmetleri için ihtiyaç duyulan binek, station-wagon, arazi binek, kaptı kaçtı, panel ve pick-up tipi taşıtların hizmet alımı yöntemiyle ediniminde;
a) Şoför giderleri hariç yapılan taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli (katma değer vergisi hariç, her türlü bakım-onarım, sigorta ve benzeri giderler dahil), taşıtın Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği yılın ocak ayı itibarıyla uygulanacak Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2’sini aşmayacaktır.
b) Şoför giderleri dahil yapılan taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli, (a) bendine göre tespit edilecek tutara yürürlükteki brüt asgari ücretin yüzde elli artırımlı tutarının ilave edilmesi suretiyle hesaplanacak tutarı aşmayacaktır.
(3) İkinci fıkranın (a) bendinde belirlenen oranı, idareler ve taşıt cinsleri itibarıyla %20’ye kadar arttırmaya ve eksiltmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
denilmektedir.
Esas ve Usullerin kapsam maddesinde atfı yapılan 05.01.1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanununun 1 inci maddesinde ise;
“a) Genel bütçeye dahil dairelerle katma ve özel bütçeli idareler ve bunlara bağlı sabit ve döner sermayeli müesseseler, il özel idareleri, belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri,
…. tarafından kullanılacak taşıtlar bu Kanun hükümlerine tabidir.”
denilmektedir.
Bu hükümler uyarınca, şoför giderleri hariç, kiralanacak taşıt için ödenecek aylık kira bedelinin, kiralanacak taşıtın harcama talimatının verildiği yılın Ocak ayı itibarıyla uygulanacak Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2’sini aşmaması gerekmektedir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, ... Belediyesinde doğrudan temin yöntemiyle yapılan taşıt kiralamalarında aylık kira bedelinin, taşıtın kasko sigorta değerinin %2’sini aşacak şekilde ödendiği anlaşıldığından, kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
Karar düzeltme talebinde bulunan ... işbu dosyanın 1. ve 2. maddeleri için ortak karar düzeltme dilekçesi sunmuş olup, dosyanın 1. maddesi ve aynı zamanda 175 sayılı İlamın 4. maddesinde belirttiği gerekçelerle sorumluluk itirazında bulunmaktadır.
175 sayılı İlamın 11 inci maddesiyle; ..., ödeme emri belgelerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi ile birlikte, kiralamaya ilişkin sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkan Yardımcısı olarak Diğer Sorumlu sıfatıyla müştereken ve müteselsilen oluşan kamu zararından sorumlu tutulmuştur.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun birinci fıkrasında; “Bu Kanunun sorumlular ve sorumluluk halleri uygulamasında; 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk halleri esas alınır.” denilmekte, “Sorumlular ve sorumluluk halleri” başlıklı 7 nci maddesi üçüncü fıkrasında da; “Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 31 inci ve 32 nci maddelerinde Harcama Yetkililerinin sorumluluğu düzenlenmekte olup, Kanunun “Harcama Yetkisi ve Yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinde, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu; “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde ise, bütçelerden harcama yapılabilmesinin, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkün olduğu ve harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumlu oldukları belirtilmektedir.
Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde ise, “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
...
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
...” denilmektedir.
İlama konu kamu zararından kaynaklı mali sorumluluğun yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda; ödeme emri belgesinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluklarının bulunduğu anlaşılmakta olup; harcama talimatı üzerine, araç kiralama hizmet alım işinde araç kiralama sözleşmesini imzalayan belediye başkan yardımcısının da diğer sorumlu (gerçekleştirme görevlisi) olarak sorumlu tutulması mevzuata uygun olduğundan sorumluluk itirazı yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla, 175 sayılı İlamın 11. maddesiyle verilen tazmin hükmünün tasdikine ilişkin 35108 İlam (09.02.2022 tarih ve 51047 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesinin DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA (Üyeler ... ve ...’in aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,
Karar verildiği 26.04.2023 tarih ve 54919 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçeleri
Üyeler ... ve ...’in karşı oy gerekçeleri;
175 sayılı İlamın 11’inci maddesindeki; taşıt kiralamalarında kira bedelinin, taşıtın kasko sigorta değerinin %2’sini aşacak şekilde ödenmesi neticesinde oluşan kamu zararının sorumlularından tazmin edilmesi yönündeki ilam hükmü, 35108 İlam (09.02.2022 tarih ve 51047 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2’nci maddesiyle tasdik edilmiştir.
Tazmin hükmü araç kiralama hizmet alımı sözleşmesini imzalayan Başkan Yardımcılarıyla beraber Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlileri üzerine kurulmuştur.
Sorumlunun temyiz dilekçesinde özetle;
“Belediyede hizmet alımı ile temin edilen taşıtlara ilişkin aylık kira bedelinin söz konusu taşıtların kasko sigortası değerinin %2’sini aştığını, araç kiralamalarıyla ilgili kararların tarafınca verilmediğini, dönemin belediye başkanının araç kiralamalarıyla ilgili kararları bizzat kendisinin verdiğini, kiralamaya konu olan aracın kira bedeliyle ilgili İlçe Şoförler ve Otomobilciler Odası ile Esnaf ve Sanatkarlar Odasından yapılan piyasa fiyat araştırması sonucunda, ortalama KDV hariç ... TL olduğunun tespit edildiğini, belediye tarafından yapılan kiralamanın ise KDV hariç ... TL olarak belirlendiğini, buradan anlaşılacağı gibi ... ilçesinde kasko bedelinin %2'si değerinde araç kiralamanın mümkün olmadığı, kiralama bedeli ilçenin piyasa fiyatlarının altında olduğunu, dolayısıyla yapılan araç kiralama işinde kamu zararı bulunmadığını, ayrıca EKAP üzerinden yaptığı araştırma sonucunda ülke genelinde bir çok ihalenin bu sebeplen iptal edildiğini, yapılan bu kiralamanın, vatandaşa gidecek olan hizmetin engellenmemesi adına yapıldığı”
İfade edilmiştir.
35108 İlam sayılı Temyiz Kurulu Kararında; yukarıda belirtilen sorumluluk itirazı karşısında, belediye başkanının; mevzuata aykırı hükmüler içeren bahse konu taşıt kiralamasına ilişkin sözleşmenin akdedilmesi işlemi ile bu sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödeme neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiğinden sorumluluğu bulunmadığına ve 175 sayılı İlamın 11’inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oybirliği ile karar verilmiştir.
Somut olayda; doğrudan temin onay belgesi, piyasa araştırması ve sözleşmeye dayalı olarak doğrudan temin yöntemi ile araç kiralama hizmet alımı söz konusudur. Hizmet alımı sözleşmeleri Başkan Yardımcıları tarafından imzalanmıştır. Konuya ilişkin düzenlenen sorgu ve yargılamaya esas rapor ile Daire ilamında sözleşmeleri imzalayan Başkan Yardımcıları ile Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin kamu zararı sorumluluğuna hükmedilirken, her bir sorumluluk sıfatı için kusur/illiyet bağı değerlendirmesinin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Temyiz Kurulu Kararında da, kamu zararına konu edilen harcamaların sözleşmeye binaen yapılmış olduğundan bahisle Belediye Başkanının kamu zararından sorumlu olmayacağı ifade edilirken, harcamaların sözleşmeye istinaden yapılmış olmasına rağmen Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerinin hangi kusurlu karar ve işlem ile kamu zararından sorumlu olduklarından yani kamu zararıyla aralarındaki illiyet bağından bahsedilmemiştir.
Karar düzeltme dilekçesinde de, araç kiralama karar ve işlemlerinin belediye başkanı tarafından onaylanan kiralık araçlar için yapıldığı belirtilerek sorumluluk itirazı yapılmıştır.
5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinin birinci fıkrası;
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” hükmünü içermektedir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Sorumlular ve sorumluluk halleri” başlıklı 7’nci maddesinde de;
“(3) Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.
(…)” hükmü yer almaktadır.
Diğer yandan, 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararında belirtildiği üzere; 5018 sayılı Kanun’dan önceki mevzuatımızda mali sorumluluk için yegâne şart, mevzuata aykırılık olup, buna ilaveten zarar, kusur gibi başkaca bir şart öngörülmemiştir. Sorumlulukta sadece mevzuata aykırılığın yeterli sayıldığı bu sistem, 5018 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve bu yeni sorumluluk sisteminde objektif (kusursuz) sorumluluk anlayışından vazgeçilmiş olup 1050 sayılı Kanun’a göre kusursuz sorumluluk esas iken 5018 sayılı Kanun’da kusurlu sorumluluk esas alınmıştır. Bu nedenle de, 5018 sayılı Kanun ile 6085 sayılı Kanun bağlamında yapılan hesap yargılamalarında, kamu zararının tazminine hükmedilmesi durumunda, kamu zararı ile buna neden olan sorumlu veya sorumlular arasındaki illiyet bağının kasıt, kusur, ihmal esasında kurulması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile, yargılama neticesinde kamu zararı ile sorumlu arasında kurulan tazmin yükümlülüğü bağı kusursuz sorumluluk sonucunu doğurmamalıdır.
Aynı Kararda belirtildiği üzere, mali sorumluluğun şartları şöyle sıralanabilir:
- Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem bulunmalıdır.
-Ortada bir kamu zararı olmalıdır.
-Mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle zarar arasında bir illiyet olmalıdır.
Kamu zararından dolayı bir kamu görevlisinin mali sorumluluğuna hükmedilebilmesi için, yukarıda belirtilen şartların hepsinin bir arada gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Hesap yargılamasında kamu zararının varlığına hükmedilmesine rağmen; kamu zararına neden olduğu ifade edilen mevzuata aykırı karar, işlem, eylem ile kamu görevlisi arasındaki bağın izah edilmemiş ya da kanıtlanmamış olması durumunda mali sorumluluğun şartlarının hepsinin karşılanmış olduğundan bahsedilemeyecektir.
Somut olayda, araç kiralama hizmet alımı sürecinin kurucu işlemleri doğrudan temin onay belgesi ile hizmet alımı sözleşmesi ve varsa sözleşme ekleridir. Dolayısıyla, ilama konu edilen kamu zararı sorumluğunun tespitinde doğrudan temin onay belgesini onaylayan kamu görevlisi ile sözleşmeyi imzalayan kamu görevlisinin öncelikli olarak değerlendirmeye alınması isabetli olacaktır. Bu durumda, kamu zararının oluşmasında doğrudan temin belgesinin de katkısı olması halinde; söz konusu belgeyi onaylayan harcama yetkilisinin “doğrudan temin belgesini onaylayan” sıfatıyla sorumlu tutulması mümkün olabilecektir. Ancak, hem yargılamaya esas raporda hem de Daire İlamında bu yönde bir değerlendirme ve tespit yer almamaktadır.
Araç kiralama bedelinin mevzuatta belirtilen sınırın üzerinde ödenmesi Temyiz Kurulu Kararında da belirtildiği üzere, Belediye Başkan Yardımcıları tarafından imzalanmış olan hizmet alımı sözleşmesi uyarınca gerçekleşmiştir. Bu nedenle, sözleşmeye dayalı hizmet alımı ödemelerinin yapılabilmesi için ödeme emri belgelerinin düzenlenip imzalanması zorunlu ve bağlı işlemlerdir. Bu durumda, Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerinin salt ödeme emri belgelerinin imzalanması şeklindeki iş ve işlemlerinin mevzuat karşısında kusurlu olduğunun kabul edilmesi, kamu zararı mevzuatına ve hakkaniyet ilkesine uyarlı olmayacaktır. Dolayısıyla, somut olayda; Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerinin salt ödeme emri belgelerini imzalamış olmaları, mevzuata aykırı olarak ödenmiş olduğuna hükmedilen araç kiralama bedelinden kaynaklanan kamu zararından sorumlu tutulmaları için yeterli değildir.
Harcama yetkililerinin; belediye başkan yardımcısı tarafından imzalanan ve harcamaya dayanak ve gerekçe olan sözleşmenin mevzuata aykırılık denetimini yapma ve aykırılık halinde işlem yapmaktan kaçınma hak ve yetkilerinin olup olmadığı, mevzuata aykırılık denetimini nasıl yapacakları, aykırılık halini nasıl raporlayacakları, idarenin işleyişi içinde böyle bir aykırılık denetimi usulünün hukuken yerinde olup olmadığı hususlarında yol gösterici kuralları içeren mevzuat düzenlemesi olmadığı gibi genel kurallar vazeden istikrarlı yargı kararları da mevcut değildir. Bu durumda, yargı denetimiyle mevzuata aykırılığı tespit edilen ya da mevzuata uygunluğuna bile karar verilebilecek olan sözleşmenin uygulanmasından “kaçınma” beklenilmesi, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri için yasal olarak düzenlenmiş bir kural ve görev olmadığı gibi hakkaniyet ilkesine de uygun olmayan bir sorumluluk olacağı kabul edilmelidir.
Somut olayda, araç kiralama hizmet alımı sözleşmelerini imzalayan Başkan Yardımcılarının ortaya çıkan kamu zararında kusurlu oldukları açıktır. Ancak, Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerinin kamu zararından hangi kusurlu karar ya da işlemleriyle sorumlu oldukları açık değildir. Dolayısıyla, kusurlu sorumluluk ilkesi uyarınca; mevcut bilgi ve belgeler etrafında değerlendirme yapıldığında Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerinin kamu zararından sorumlu tutulmamaları isabetli olacaktır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, sorumluluk tespitinin doğrudan temin onay belgesini onaylayan ve araç kiralama sözleşmesini imzalayan esasında yapılmasını temin için Temyiz Kurulu Kararının DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLDUĞUNA VE tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK, dosyanın hükmü veren Daireye gönderilmesine karar verilmesi uygun olacaktır.