SayıştaySayıştay Temyiz Kararı55624

Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareYüksek Öğretim Kurumları
Daire5
Dosya No53167
Yılı2020
Yönetici payını zaten almış olan genel sekreter vekiline mevzuata uygun olmayan şekilde görevlendirildiği hastane üzerinden koordinatörlük ücreti adı altında döner sermaye ek ödemesi yapılması;

2- 119 sayılı İlamın 4. maddesiyle; … Üniversitesi Genel Sekreter Vekilinin, mevzuata aykırı olarak Sağlık Uygulama Araştırma Merkezinde görevlendirildiği ve ilgiliye bu görevlendirmeye istinaden, döner sermaye gelirlerinden, yönetici payı haricinde koordinatörlük ücreti ödemesi yapıldığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Sorumlu [(Görevlendirme Yazısı Üzerinde İmzası Bulunan) Üst Yönetici sıfatıyla temyiz talep eden Rektör …], temyiz dilekçesinde özetle;

1. Görevlendirmenin Hukuka Aykırı Olmaması ve Kamu Yararı Amacı ile İşlem Tesis Edilmesi:

İlamda adı geçen Genel Sekreter Vekilinin görevlendirilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar verildiğini ve ilgili kişinin sadece döner sermaye payı ödemesinden yararlandırılması amacıyla bu görevlendirmenin yapıldığının belirtildiğini, öncelikle söz konusu görevlendirme işleminin hukuka aykırı olduğuna karar verme yetkisinin idari yargının uhdesinde olduğunu belirtmek gerektiğini ve idari yargı organlarınca bu görevlendirmenin hukuka aykırı olduğuna dair bir karar bulunmadığını, bu bakımdan söz konusu görevlendirmenin hukuka aykırı olduğuna karar verme yetkisi bulunmayan Sayıştay 5. Dairesinin bu varsayımı ile hukuka aykırı bir karar verdiğini, kaldı ki, söz konusu görevlendirmenin idare hukuku açısından hukuka aykırı da olmadığını, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırılık taşıdığını, bu görevlendirmenin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13/b-4 maddesi uyarınca Rektör’ün takdir yetkisi kapsamında yetki ve şekil unsurları yönünden hukuka uygun şekilde gerçekleştirildiğini, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden de 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13/b-4 maddesini hukuki sebep olarak dayanak aldığını, maddi sebepler ve amaç unsuru açısından ise adı geçenin Genel Sekreterlikteki görevinden önce Tıp Fakültesi’nde idari personel olarak görev yaptığını ve söz konusu Fakültenin işleyişi ve düzeni konusunda tecrübeyi haiz olduğunu, bunun yanında o dönemde Üniversitenin birimlerinden birisi olan Hastane yönetiminde aksaklıklar bulunduğunu ve yeni Poliklinik Binasının en kısa sürede hizmete girmesi gerektiğini, dolayısı ile Hastane yönetiminde daha önceden tecrübesi bulunan, süreçlere vakıf olan ve dış paydaşlara da Genel Sekreterlik Makamının etkinliği ile ulaşabilecek yetkin bir kişinin koordinasyonuna ihtiyaç duyulduğunu, amaç unsuru yönünden Sayıştay 5. Dairesinin hiçbir somut bilge ve belgeye dayanmadan söz konusu görevlendirmenin ilgilinin döner sermaye payı ödemesinden yararlandırılması amacını taşıdığını var saymasının herhangi bir dayanağa haiz olmadığını ve verilen kararın bu sebeple hukuka aykırı olduğunu, salt özel yarar güdülerek görevlendirmenin yapıldığına dair bir kanıt, belge vs. olmaksızın bunu var saymanın hukuka aykırı nitelik taşıdığını, söz konusu görevlendirmenin gerçekleştirilmesinin yukarıda açıklandığı üzere kamu yararı amacını taşıdığını ve hukuka uygun olduğunu, bu sebeple kararın bozulması gerektiğini,

2. Sırf Görevlendirme Yapılmasının Şahsının Sorumlu Tutulması Sonucunu Doğurmaması ve İlliyet Bağının Bulunmaması:

İlamda, sadece görevlendirmeyi yapması nedeniyle bahse konu kişinin döner sermaye payı ödemesinden yararlandırılmasından şahsının mali olarak sorumlu tutulduğunu, fakat bu iki işlem arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunmadığını, şahsı tarafından yukarıdaki sebeplerle yani Hastanenin yönetiminin Üst Yönetim ve diğer birimler ile dış paydaşlar arasında en hızlı koordinasyonunu sağlamak ve Hastanenin en iyi şekilde yönetimini temin etmek amacıyla bu görevlendirmenin yapıldığının açık olduğunu, bunun aksine bir belge veya kanıt da bulunmuş olmadığını, nitekim görevlendirmenin işlevini yerine getirmiş olması ile … tarihli ve … sayılı tarafınca imzalanmış belge ile adı geçenin Hastanedeki görevine son verildiğini, Sayıştay 5. Dairesi'nin var saydığı gibi anılan kişinin döner sermayeden bir pay alması istenseydi bu görevlendirmeye sürekli olarak devam edileceğini, fakat görevlendirmenin yukarıda belirtilen amaçlar hasıl olduktan sonra yine tarafınca sona erdirildiğini, bunun da Sayıştay 5. Dairesi’nin varsayımının ne kadar hatalı olduğunu gözler önüne serdiğini, sadece görevlendirme işleminin, ilgilinin döner sermayeden bir katkı payı daha almasını gerektirmemekte olduğunun önemle belirtilmesi gerektiğini ve doğrudan bu sonucun oluşmasını sağlamadığını, söz konusu kişinin bu ödemeyi alması için ayrıca bir işlem tesis edilmesi gerektiğini, nitekim adı geçenin döner sermayeden bir katkı payı daha almasını sağlayan esas işlemin Rektörlükten ve şahsından bağımsız olarak yapıldığını ve bu ödeme hakkında şahsına intikal eden bir ödeme önerisi veya Rektörlük oluru bulunmadığını, Nitekim Sayıştay 5. Daire üyesinin azınlık oyunda da belirttiği üzere ilgili kişinin döner sermayeden alınan koordinatörlük ücretine ilişkin ödeme kararının Hastane Performans Dağıtım Komitesi tarafından alındığını ve söz konusu ödeme işlemi ile ilgili Komisyonun sorumluluğunun bulunduğunu, tarafının bu Komisyonun üyesi dahi olmadığını, bu bakımdan sırf görevlendirme yapılmasının bu ödemenin alınması için yeterli olmadığını, söz konusu ödemenin alınması için üyesi olmadığı bu Komisyon tarafından ödeme kararının verilmesi gerektiğini, bunun; görevlendirme kararı ile ödeme arasında tazmin sorumluluğunu doğuracak bir illiyet bağı bulunmadığı anlamına geldiğini, tarafınca ilgiliye ödeme yapılmasına dair bir talimat, karar vb. verilmediğini, dolayısıyla Sayıştay 5. Dairesi kararının hukuka aykırı olduğunu,

Harcama yetkililerinin tazmin yükümlüsü olabilmesi için kamu zararının oluşması ve oluşumda harcama yetkilisinin de yer alması ve harcama yetkilisi ile kamu zararı arasında illiyet bağının tesis edilmesi gerektiğini ve harcama yetkilisinin işlemlere katılmaması halinde mali sorumluluğunun doğmadığını (…, …, …, …, ‘'Kamu Mali Yönetimi ve Sayıştay Hesap Yargısında Mali Sorumluluk”, … Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi Y.2011, C.16, S.2, s.383.), bu hususlar göz önünde bulundurulmadan ve tarafının harcama yetkilisi dahi olmadığı bir olayda sadece varsayımlara dayanılarak ve söz konusu kamu zararı ile fiili arasında bir illiyet bağı bulunmaksızın tazmin yükümlülüğüne tabi tutulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu ve İlamın bozulması gerektiğini

İfade ettikten sonra sonuç olarak, yukarıda açıklanan maddi vakıalar ve hukuki sebepler kapsamında hukuka aykırı fiillerden hiçbirinin tarafınca gerçekleştirilmediğinin aşikar olduğunu, maddi vakıalar incelendiğinde tarafına atfedilebilecek ya da tarafınca sebep olunan bir kamu zararına da rastlanmasının mümkün olmadığını, bu bakımdan 5018 sayılı Kanun çerçevesinde sorumluluğunu doğuracak hiçbir fiilinin de bulunmadığını, yukarıda arz ve izah ettiği hukuki nedenler ve maddi vakıalar ışığında hakkındaki söz konusu yargılama ve temyiz incelemesi sonucunda;

• Öncelikle, yargılamaya konu hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygun olduğu veya bu hesap ve işlemler ile ilgili olarak kamu zararı oluşmadığından ilişilecek bir husus bulunmadığı yönünde karar verilmesi,

• Yargılamaya konu hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygun olmadığı veya kamu zararı oluştuğu kanaatine varılması halinde ise bu durumda şahsının iddiaya konu işlemlerden ve/veya kamu zararından kaynaklanan bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığı yönünde karar verilmesi

Gerektiğini Kurulumuza arz etmiştir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Hastane Başmüdürü …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde özetle; daha önce verdiği savunmayı tekrar ettiğini, Hastane Koordinatörü olarak Rektör tarafından atanan Genel Sekreter Vekilinin fiili olarak çalışmış olup. Rektör, Başhekim (Harcama Yetkilisi), Hastane Döner Sermaye Performans Komitesi ve Üniversite Yönetim Kurulu tarafından her ay onaylandığında ödemenin de bu şekilde yapıldığını, bahse konu zararın görevlendirmeyi yapan Rektörden tahsil edilmesi gerektiğini, herhangi bir sorumluluğum bulunmadığını, yalnızca işlemin muhasebeleştirilmesinin taraflarınca gerçekleştirildiğini, işbu nedenlerle verilen tazmin hükmünün kaldırılması hususunu Kurulumuzun bilgisine arz etmişlerdir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden Başhekim …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde özetle; belirtilen yasa temel alınarak oluşturulan Yönetmeliğin, dağıtılan miktarın nihai karar mercii olarak Yönetim Kurulunu göstermekte olduğunu, bunun yapılan tüm ödemeler için işaret edilen nihai sorumluluk olduğunu, kaldı ki; daha önce göndermiş olduğu savunmasında da belirttiği gibi Üniversite Yönetim Kurulunun onayladığı kişi bazında yapılan ödemelerin, Hastane Performans Dağıtım Komitesi tarafından belirlenip Yönetim Kuruluna sunulmakta olduğunu, Başhekimliğin ferdi tasarrufu neticesinde gerçekleşen ödemeler olmadığını, ilgiliye yapılan koordinatörlük sıfatına dayanan ödemenin görev zararı olduğu kararına saygı duyduklarını, ancak bu ödemenin yapılmasına esas teşkil eden süreçte etkili olan Komite ve Yönetim Kurulu üyelerinin de bu ödemede sorumlu olmaları gerektiğinin düşünüldüğünü, maksadın usulsüz ödeme temelini yaygınlaştırıp kişisel payı azaltmak değil, Komisyon Başkanı olan Rektör Yardımcısı, Dekanın da dahil olduğu makam sahiplerinin de alınan kararda önemli rol oynadıklarını ifade etmek olduğunu, tersine düşünülecek olursa; Komisyonda Başkan olarak bulunan Rektör Yardımcısı ve üye olan Dekanların amirleri olduğu gerçeği göz önüne alındığında, bu karara muhalefet etmeleri durumunda kendisinin Başhekim olarak bu karara katkı durumunun söz konusu olmayacağını, belirtilen hiyerarşik düzen çerçevesinde, Performans Komisyonu ve Üniversite Yönetim Kurulu kararlarına üye olarak şerh koysa bile, oy çokluğu ile alınmak durumunda kalınacak bu kararları Harcama Yetkilisi olarak gene uygulamak durumunda kalacağını, aksi halde yazılı emir ve talimata muhalefet etmiş; bir anlamda disiplin suçu işlemiş olacağını, bu kararlara üye olarak onay vermiş olmakla ilgili yasal sorumluluğunu tümü ile kabul ettiğini, ancak kamu zararı oluşturan bu ödemelerin sadece üç sorumlusundan biri sayılması hususunun kendince yaptığı vicdani ve akli muhasebesiyle bağdaşmadığını belirtmek istediğini, bu ifade ile karar sahiplerine karşı bir eleştiri dile getirme kastının asla söz konusu olmadığını, bunun akli ve vicdani muhasebesinin şahsıyla sınırlı olduğunu Kurulumuza arz etmiştir.

(Temyiz talep eden tüm sorumluların temyiz dilekçeleri için de geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle; temyiz dilekçesinde fazla ödemeye ilişkin yapılmış olan açıklamalar ve iddiaların Daire yargılamasında ayrıntılı olarak karşılanmış olup, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner sermaye” başlıklı 58 inci maddesinde; “Rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreterlere gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılır. Yapılacak ek ödemenin tutarı ek ödeme matrahının, rektörler için yüzde 600'ünü, rektör yardımcıları için yüzde 300'ünü, genel sekreterler için yüzde 200 'ünü geçemez. Bu kimselere döner sermaye gelirleri dışında üniversitenin; teknokent, teknopark, teknoloji transfer ofisi, iktisadi işletmeler ve iştirakleri gibi gelir getirici müesseseler ve birimleri sebebiyle ayrıca huzur hakkı, yönetici payı, koordinatörlük, danışmanlık ve benzeri ücret ödenmez.” hükmünün yer aldığı, Genel Sekreter Vekilinin Hastane Müdürü ve Yönetim Kurulunun görev tanımında olan ve söz konusu birimler tarafından zaten yürütülmekte olan işleri yürüteceği gerekçesiyle, Sağlık uygulama ve Araştırma Merkezinde görevlendirildiğinin anlaşıldığı, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar dikkate alındığında yapılan fazla ödemelerin kamu zararı olduğu değerlendirilmekte olup, verilen tazmin hükmünün tasdik edilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmuştur.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Konunun Esası Yönünden İnceleme:

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 51 inci maddesinin (a) fıkrasında:

“Yükseköğretim üst kuruluşlarında başkana, üniversitelerde rektöre bağlı, merkez yönetim örgütünün başında bir genel sekreter ve hizmetlerin gerekli kıldığı daire başkanları, müdürler, danışmanlar, hukuk müşavirleri, uzmanlar ile büro ve iç hizmet görevlerini yapmak üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar ve diğer görevliler bulunur.”,

52 nci maddesinin (a) fıkrasında:

“Genel Sekreter ile daire başkanları, müdürler, hukuk müşavirleri ve uzmanlar, yükseköğretim üst kuruluşlarında ilgili kuruluşların görüşü alınarak Yükseköğretim Üst Kuruluşunun Başkanı; üniversitelerde ise yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından atanır. Fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterinin atanması, ilgili dekan ve müdürün önerisi üzerine rektör tarafından yapılır.” ve

58 inci maddesinin (c) fıkrasında:

“Tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinin hesabında toplanan döner sermaye gelirleri bakiyesinden, bu yerlerde;

1) Gelir getiren görevlerde çalışan öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme, ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (28/3/1983 tarihli ve 2809 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ödenen tazminat dahil, makam, temsil ve görev tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç) toplamından oluşan ek ödeme matrahının yüzde 950’sini, araştırma görevlilerine ise yüzde 650’sini; bu yerlerde görevli olmakla birlikte gelire katkısı olmayan öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine yüzde 750’sini, araştırma görevlilerine ise yüzde 375’ini,

2) Diğer öğretim elemanlarına ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel (…) (2) ile aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre sözleşmeli olarak çalışan personele ek ödeme matrahının; uzman tabipler için yüzde 750’sini, hastaneler başmüdürü ve eczacılar için yüzde 305’ini, başhemşireler için yüzde 255’ini, diğer öğretim elemanları ile diğer personel için yüzde 225’ini, işin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, enfeksiyon, özel bakım gerektiren ruh sağlığı, organ ve doku nakli, acil servis ve benzeri sağlık hizmetlerinde çalışan personel için yüzde 260’ını geçmeyecek şekilde aylık ek ödeme yapılır. Sözleşmeli personele yapılacak ek ödeme matrahı, sözleşmeli personelin çalıştığı birim ve bulunduğu pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel dikkate alınarak belirlenir. Emsali bulunmayan sözleşmeli personelin ek ödeme matrahı ise brüt sözleşme ücretlerinin yüzde 25'ini geçemez. (Ek cümle: 11/10/2011-KHK-666/5 md.) Bu fıkra uyarınca yapılacak ödeme sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz.

…”

58 inci maddesinin (f) fıkrasında ise:

“Rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreterlere gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılır. Yapılacak ek ödemenin tutarı ek ödeme matrahının, rektörler için yüzde 600’ünü, rektör yardımcıları için yüzde 300’ünü, genel sekreterler için yüzde 200’ünü geçemez. (Ek cümle:15/4/2020-7243/10 md.) Bu kimselere döner sermaye gelirleri dışında üniversitenin; teknokent, teknopark, teknoloji transfer ofisi, iktisadi işletmeler ve iştirakleri gibi gelir getirici müesseseler ve birimleri sebebiyle ayrıca huzur hakkı, yönetici payı, koordinatörlük, danışmanlık ve benzeri ücret ödenmez.



Bu fıkra kapsamında bulunan yöneticilere, mesai saatleri içerisinde verdikleri mesleki hizmetlerinden dolayı ayrıca ek ödeme yapılmaz. Mesai saatleri dışında döner sermaye gelirlerine katkıları bulunması hâlinde alabilecekleri toplam ek ödeme tutarı, hiçbir şekilde yönetici payı dahil ilgisine göre (c) ve (d) fıkralarında belirtilen esaslara göre hesaplanacak tutarı geçemez.”

Hükümleri yer almaktadır.

Bu mevzuat hükümlerinde, üniversitelerde merkez yönetim örgütünün başında, üniversite yönetim kurulunun görüşü alınmak suretiyle rektör tarafından atanan ve rektöre bağlı bir genel sekreter olması, genel sekretere gelir getirici katkısına bakılmadan, üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan 2547 sayılı Kanunla diğer mevzuat hükümlerinin çizdiği sınırlar (% 200 oran) dâhilinde ek ödeme yapılması öngörülmüştür.

Yargılamaya esas rapor ve eki belgelerin incelenmesinden anlaşılacağı üzere; …, Üniversitenin Genel Sekreter Yardımcılığı kadrosunda bulunmakta iken Rektörlük Makamının … tarihli ve …sayılı yazısı ile asli görevleri uhdesinde kalmak üzere bizzat Rektör … tarafından “Hastane ile Rektörlük arasında koordinasyonu sağlamak ve Hastanede yürütülen iş ve işlemlerin organize edilmesine, yürütülmesine ve sonuçlandırılmasına yardımcı olmak amacıyla, 2547 sayılı Kanunun 13/b-4 maddesi gereğince Koordinatör olarak” Hafsa Sultan Hastanesinde (eski adıyla … Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde) görevlendirilmiş, Genel Sekreter Vekili olarak atandıktan sonra da bu görevine devam etmiş ve bu görevi karşılığında kendisine döner sermaye gelirlerinden, yönetici payı haricinde koordinatörlük ücreti ödemesi yapılmıştır.

2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasına göre; bu fıkrada sayılan bir kamu görevlisine tıp-diş hekimliği fakültesi/sağlık uygulama ve araştırma merkezi döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılabilmesi için, söz konusu personelin, bu fakültede/merkezde görevli olması gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, döner sermayeden ek ödeme alınabilmesi için personelin yukarıda sayılan birimlerde kadrolu olması şartı aranmamış, bu birimlerde usulüne uygun olarak görevlendirilmesi sonucu çalışması yeterli görülmüştür.

Bu bağlamda, usule uygun görevlendirmenin dayanağı olan ve rektörün görev, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen 2547 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (b) fıkrasının 4 üncü bendindeki rektörlere verilen “gerekli gördüğü hallerde üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretim elemanlarının ve diğer personelin görev yerlerini değiştirmek veya bunlara yeni görevler verme yetkisi” çerçevesinde adı geçen personelin durumu değerlendirilecek olursa; ilam maddesinde de ifade edildiği üzere Genel Sekreter Vekili olarak kendisinin, aslında … Üniversitesi tarafından … tarihli ve … sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan … Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi gereğince Hastane Müdürünün ve aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesi gereğince Yönetim Kurulunun görev tanımında olan ve söz konusu birimler tarafından zaten yürütülmekte olan işleri yürüteceği düşünüldüğünde, sadece döner sermaye payı ödemesinden yararlandırılması amacıyla Hastanede görevlendirilemeyeceği ve böyle bir görevlendirmenin 2547/13 (b)-4’ün ruhuna ve temel amacına ters düşeceği aşikardır.

Öte yandan, Yükseköğretim Kurulu tarafından 18.02.2011 tarihli ve 27850 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik’in “Dağıtım esasları” başlıklı 5 inci maddesinde, yükseköğretim kurumlarında döner sermaye ek ödemesi dağıtımının puanlama sistemine göre yapılacağının belirtildiği, dağıtım puanlarının da (A), (B), (C), (D) ve (E) olarak kategorilere ayrıldığı görülmektedir. Bu puanlardan temyize konu ihtilafın temelini oluşturduğu anlaşılan (Yönetmelik gereği idari personelin puan hesaplamalarına dâhil edilebilecek olan) (A) ve (E) puanlarının tanımına bakılacak olursa;

(A) Kurumsal katkı puanı; ilgili döner sermaye birim veya alt birim ortalamasının, Yönetmelik ekindeki cetvelde yer alan kadro/görev unvan katsayısı ve aktif çalışılan gün katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan puanı ifade etmekte olup, bu puanın hesaplanmasında; (A) = Birim (b-ort) veya alt birim (ab-ort) ortalaması x kadro/görev unvan katsayısı x aktif çalışılan gün katsayısı formülü uygulanmaktadır.

(E) Diğer faaliyetler puanı ise; (A), (B), (C) ve (D) puanlarının hesaplanmasında dikkate alınan faaliyetler dışındaki komisyon üyelikleri, özellik arz eden riskli birimlerde çalışma ve benzeri diğer hususlar dikkate alınarak, yönetim kurulları tarafından tanımlanan ve belirlenen yüzdelik değerlerin kişinin (A) puanı ile çarpılması sonucu bulunan puanı ifade etmektedir:

(E) = Kişinin (A) Puanı x Belirlenen yüzdelik değer.

Bu tanımlamalar karşısında, (A) puanının, kadro/görev unvanına göre ortalamadan verilen bir puan olması ve (E) puanının (A) puanı üzerinden hesaplanması hasebiyle, Yönetmelik eki (ya da üniversite yönetim kurulunca yeniden belirlenen) Kadro/Görev Unvan Katsayı Cetvelinde yer almayan bir kadro/görev unvanına, döner sermaye ek ödemesi yapılamayacağı anlaşılmakta olup, işte tam bu noktadan hareketle 2547 sayılı Kanunun 13/b-4 maddesi gereğince; bilfiil ilgili döner sermaye biriminde ve o kadrolarda/görevlerde çalışmış olmak şartıyla, söz konusu kadro/görev unvanlarıyla yapılan görevlendirmelerin (örneğin, rektör tarafından herhangi bir idari personelin ilgili döner sermaye biriminde usulüne uygun olarak hastane müdürü, işletme müdürü, memur vb. olarak görevlendirilmesi) bu puanlar üzerinden döner sermaye ek ödemesi alınmasına hak kazandıracağı sonucu ortaya çıkmaktadır.

Bu bağlamda da, Kadro/Görev Unvan Katsayı Cetvelinde “koordinatör ya da hastane koordinatörü” olarak bir kadro/görev unvanı bulunmadığından; bahse konu Genel Sekreter Vekiline döner sermaye hesabından 2547 sayılı Kanunun (f) fıkrası gereğince (vekaleten yürütülen genel sekreterlik kadrosundan kaynaklı) yönetici payı haricinde herhangi bir ek ödeme yapılamayacağı noktasında da bir tereddüt bulunmamaktadır.

Kaldı ki, -2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasında genel sekreterlere ek ödeme yapılması öngörülmemiş olmakla birlikte- yönetici pozisyonundaki adı geçen Genel Sekreter Vekilinin, Hastanede gerçekleştirdiği koordinasyon faaliyetleri de yöneticilik faaliyetleri olup, bu faaliyetler yöneticilik faaliyetleri içerisinde değerlendirilerek kendisine bu birimden ayrılan yönetici paylarından, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (f) fıkrasının ilk paragrafında belirtilen oranlarda ek ödeme zaten verilmiş olduğundan; yönetici payına ilaveten söz konusu faaliyetleri nedeniyle 58/(c) fıkrası gereğince ek ödeme verilmesi, mevzuat yönüyle mümkün olmaması bir yana mükerrer yönetici payı ödemesine de neden olacaktır.

Konunun esası yönünden yapılan tüm bu açıklamalar çerçevesinde, verilen tazmin hükmünde herhangi bir isabetsizlik söz konusu değildir.

Sorumluluk Yönünden İnceleme:

Öncelikle, Üst Yöneticinin sorumluluğu açısından bir değerlendirme yapılacak olursa;

5018 sayılı Kanunun “Üst yöneticiler” başlıklı 11 inci maddesinde:

“Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir.

Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.

Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.”

Hükmü bulunmakta olup, Sayıştay Genel Kurulunun, Sayıştayca yapılan incelemeler sonucunda kamu zararı tespit edildiğinde ve kamu kaynağının verimli, etkin ve ekonomik kullanılmadığı saptandığında, 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde sorumlu tutulacak görevli ve yetkililerin belirlenmesi hususundaki tereddütleri gidermeye yönelik verdiği 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Kararında ise üst yöneticilerin sorumluluğu ile ilgili olarak 5018 sayılı Kanunun 11 inci maddesindeki hükümler aynen ifade edildikten sonra:

“2- Üst Yöneticiler

… denilmek suretiyle üst yöneticilerin sorumlulukları düzenlenmiştir. Üst yöneticiler işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olmaktadırlar. Bununla birlikte Üst yöneticilerin özel Kanunlardan doğan Sayıştaya karşı mali sorumlulukları olabileceği gibi, münferit bir olayda sorumluluklarına hükmedilmeleri de gerekebilir. Bu husus, meselenin Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konudur. Dolayısıyla bu aşamada bir genelleme yaparak üst yöneticilerin, işlemlerin hukuka uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olacakları ya da olmayacakları yönünde bir görüş belirtilmesi uygun bulunmamaktadır.”

Denilmiştir.

Kendisine sorumluluk yüklenen Üst Yönetici tarafından sırf görevlendirme yapılmasının şahsının sorumlu tutulması sonucunu doğurmadığı ve illiyet bağının bulunmadığı iddia edilmekte ise de; kamu zararı doğuran olaya öncelikle usule uygun görevlendirmenin dayanağı 2547 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (b) fıkrasının 4 üncü bendine riayet edilmeyerek yapılan görevlendirmenin neden olduğu göz önüne alındığında Üst Yöneticiye sorumluluk tevcihinde hukuka aykırı bir durum gözükmemektedir. Kaldı ki, sorumlunun iddiasının yerinde olduğu kabul edilse dahi; aşağıda detaylı olarak açıklanacağı üzere kamu zararına Hastane Performans Dağıtım Komitesi tarafından alınan kararlar neticesinde sebep olunduğu ve bu kararların Üniversite Yönetim Kurulu tarafından onaylandığı dikkate alındığında Üniversite Yönetim Kurulunun Başkanı olarak Rektörün sorumluluğu bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin sorumluluğu hususuna gelince;

5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 32 nci maddesinde:

“Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,

Aynı Kanunun 33 üncü maddesinde:

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.



Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.

…”

Hükümleri yer almaktadır.

Sayıştayca yapılan incelemeler sonucunda kamu zararı tespit edildiğinde ve kamu kaynağının verimli, etkin ve ekonomik kullanılmadığı saptandığında, 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde sorumlu tutulacak görevli ve yetkililerin belirlenmesi hususundaki tereddütleri gidermeye yönelik 14.06.2007 tarih ve 5189/1 karar No’lu Sayıştay Genel Kurul Kararında da; harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına; asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine karar verilmiştir.

Bu nedenle, döner sermayeden yapılan ek ödemelerde mevzuata aykırı hareket edilmesiyle oluşan kamu zararında, Gerçekleştirme Görevlisi ve Harcama Yetkilisinin sorumluluğuna gidilmesinde de sorumluluk hukukuna aykırı bir durum yoktur.

Öte yandan, 5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin 3 üncü fıkrası, kanunun verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisi ve bu yetkiden doğan sorumluluğun, kurul, komite veya komisyona ait olacağını düzenlenmektedir.

Ayrıca, yukarıda sözü edilen Sayıştay Genel Kurul Kararı’nın “SORUMLULAR” başlıklı 3 üncü Bölümünün "Harcama Yetkilileri" başlıklı 3 üncü maddesinin "Kurul, Komite veya Komisyon Üyelerinin Harcama Yetkisinden Doğan Sorumluluğu" başlıklı (b) fıkrasında da:

“Kurul halinde görev yapan karar organlarının genellikle icra yetkileri bulunmamaktadır. Ancak Savunma Sanayi Müsteşarlığında olduğu gibi bazı kuruluşların karar organlarının icra yetkisi bulunmaktadır. Bu nedenle Kanunun 31 'inci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk belirlenirken; kararın, harcama talimatının unsurlarını taşıyıp taşımadığının ve kurul, komisyon veya komitenin harcama sürecinde rol alıp almadığının belirlenmesi gerekmektedir.

Bu durumda;

- Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağına,

- Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor, ancak kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer almıyorsa, yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komitenin sadece harcama talimatının kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun olmasından sorumlu olacağına,

- Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı bir giderin yapılması için harcama yetkilisine izin verme seklinde düzenlenmiş ise, bu halde kurul, komisyon veya komitenin harcamaya izin veren kararın kanun, tüzük ve yönetmeliğe uygun olmasıyla sınırlı olarak sorumlu olacağına"

Şeklinde karar verilmiştir.

Yine aynı Kararın “Gerçekleştirme Görevlileri” başlıklı 4 üncü maddesinin “Kurul, Komisyon veya Benzeri Bir Organca Düzenlenen Gerçekleştirme Belgelerinde Sorumluluk” başlıklı (c) fıkrasında da:

“5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi uyarınca mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğu, bu işlemleri yetkili ve görevli olarak yapmalarına ve yapılan giderin bu kişilerce düzenlenen belgeye dayanılarak yapılması hususlarına göre belirlenmektedir.

Bu nedenle mevzuatına göre oluşturulan kurul, komisyon veya benzeri bir organ tarafından düzenlenen keşif, rapor, tutanak, karar veya ödemeye esas benzeri belgelerden doğacak sorumluluğa, işlemi gerçekleştiren ve bu belgeyi düzenleyip imzalayan kurul üyelerinin de dahil edilmeleri ve bu işlem nedeniyle harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine çoğunlukla,”

Denilerek kurul, komisyon veya benzeri bir organca düzenlenen gerçekleştirme belgelerindeki sorumluluk durumu açıklığa kavuşturulmuştur.

Yukarıdaki mevzuat hükümleri karşısında ise, Genel Sekreter Vekili …’e yapılan koordinatörlük ücretine ilişkin ödeme kararının Hastane Performans Dağıtım Komitesi tarafından alındığı ve bu kararın Üniversite Yönetim Kurulunca (her ay) onaylandığı görüldüğünden; sorumluluk noktasında; Rektör Yardımcısı, Dekan, Başhekim, Başhekim Yardımcıları ve Başmüdürden oluşan Performans Dağıtım Komitesi üyeleri ile (onay makamı) Üniversite Yönetim Kurulu üyelerinin de sorumluluğa dâhil edilmesi (sorumluluğun genişletilmesi) gerekmektedir.

Sorumluluk yönünden yapılan tüm bu açıklamalar çerçevesinde ise, sadece ilam maddesinde mevcut olan kamu görevlileri açısından tazmin hükmü verilmesinde hukuken bir isabetsizlik söz konusudur.

Sonuç itibarıyla, -tazmin hükmü konunun esası yönünden yerinde olduğundan konunun esasına ilişkin itirazların reddedilerek- temyiz dilekçelerindeki sorumluluğa ilişkin iddiaların kısmen kabulüyle 119 sayılı İlamın 4. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün sadece sorumluluk yönünden BOZULMASINA ve Performans Dağıtım Komitesi ve Üniversite Yönetim Kurulu üyelerinin de sorumluluğa dâhil edilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (…. Daire Başkanı … ile Üye .., Üye …, Üye … ve Üye …’in aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 05.07.2023 tarih ve 55624 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

…. Daire Başkanı … ile Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:

Temyize konu ilam maddesindeki sorumluluk tespiti yerinde olup, yukarıda kararımızda “konunun esası yönünden yapılan inceleme” kısmında yapılan açıklamalar doğrultusunda tazmin hükmünün tasdiki gerekir.