SayıştaySayıştay Temyiz Kararı56804

İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire3
Dosya No53853
Yılı2019
Konu: Şartname ve sözleşmeyle belirlenen yıllık kira artış oranları yerine, encümen kararı ile yeni bir oran belirlenip uygulanması.

204 sayılı İlamla; Mülkiyeti ... Belediyesine ait taşınmazların kiralanmasına ilişkin ihale dosyasında yer alan şartname ve sözleşmeyle belirlenen yıllık kira artış oranları yerine, encümen kararı ile yeni bir oran belirlenip uygulanması suretiyle oluşan ... TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Sorumlu Üst Yönetici ... (Encümen Başkanı/Belediye Başkanı) tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle;

İDDİA 1: "Encümenin göre ve yetkileri" başlıklı 34’üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde; "Taşınmaz mal satımına, trampasına ve tahsisine ilişkin meclis kararlarını uygulamak', süresi üç yılı geçmemek üzere kiralanmasına karar vermek." hükümlerine yer verildiği, söz konusu hükümlerde, taşınmaz kiralama işlemleri belediyenin yetki ve imtiyazları arasında sayılmış, üç yıldan fazla süreli taşınmaz kiralanması hususunda belediye meclisi, üç yılı geçmemek üzere taşınmaz kiralama işlemleriyle ilgili olarak belediye encümeni yetkilendirilmiş, kira artış oranı belirleme konusunda encümene herhangi bir yetki verilmediği, ilamda koyu harflerle belirtilen “kira artış oranı belirleme konusunda encümene herhangi bir yetki verilmemiştir” ifadesine katılmadığı,

Şöyle ki; belediyenin karar organı olan encümenin ihale komisyonu, kiralama ihalesinde şartname ve sözleşme hazırlama, her yıl yeni kira döneminde kira bedeli belirleme yetkisi olduğu, aksi taktirde her yıl kira bedellerini kimin belirleyeceğinin belirsiz olduğu, kiracıların mı, belediye personelinin mi yoksa belediyenin karar organının belirleyeceğinin belli olmadığı,

1.1.2019’a kadar belediyenin sözleşmelerinde farklılıklar olmakla birlikte ısrarla bahsedilen “ÜFE oranından az olmamak üzere” hükmüne göre kira artışı belirlendiğinde (örneğin ÜFE %40) üst sınır olmadığından %40 mı %50 mi %100 mü bu artış oranını kimin belirlediğinin belirsiz olduğu,

18.1.2019 tarihinden itibaren ... Belediyesi’nin yapmış olduğu tüm ihalelerde yer alan sözleşme maddesi "birinci yıla ait kira bedeli ihale bedeli üzerinden alınır. Sözleşme uzatıldığı taktirde yeni dönem kira bedeli encümence yıllık kira bedeline bir önceki kira yılında TÜFE 12 aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek üzere belirlenir.” şeklinde olduğu, üst sınırı geçmemek kaydıyla alt sınırda bir kısıtlama olmadığına göre (örneğin TÜFE %15 çıktı) %1 ile %15 arasında belirlenecek olan artışı kiracı mı, belediye personeli mi yoksa belediyenin karar organı mı belirleyeceği hususunun net olmadığı,

İDDİA 2: 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nda şartnamenin; "yapılacak işlerin genel, özel, teknik ve idari esas ve usullerini gösteren belge veya belgeleri" şeklinde tanımlandığı, aynı Kanunun 7’nci maddesinde; "ihale konusu işlerin her türlü özelliğini belirten şartname ve varsa ekleri idarelerce hazırlanır", 19’uncu maddesinde: "ilan yapıldıktan sonra şartname ve eklerinde değişiklik yapılamaz" hükümlerine yer verildiği, ihale yapıldıktan sonra, sözleşme aşamasında, ihale şartnamesi ve sözleşmeye aykırı uygulamalar yapılmasının 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun "İlkeler" başlıklı 2 inci maddesine sayılan ilkelerle bağdaşmadığı ve Kanunun yukarıda sayılan hükümlerine aykırılık teşkil ettiği,

SAVUNMA: Sayıştay denetçisinin 2886 Sayılı Kanunun 19’uncu maddesini kesip kırpıp "‘ilan yapıldıktan sonra şartname ve eklerinde değişiklik yapılamaz” hükümlerine yer verdiği, bu hükmün kanunda “birinci bölüm-ihaleye hazırlık” kısmında yer aldığı, Sayıştay denetçisinin devamını yazmadığı kanun maddesinin "değişiklik yapılması zorunlu olursa, bunu gerektiren sebep ve zorunluluklar bir tutanakla tespit edilerek ilanlar geçersiz sayılır ve iş yeniden aynı şekilde ilan olunur” şeklinde olduğu ve 19’uncu maddenin konu ile alakası olmadığı,

İDDİA 3: İlama muhalefet şerhi koyan üyenin iddiasının “Yargı Raporuna konu kira sözleşmeleri incelendiğinde; yıllık kira artışlarının 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun kira bedelinin belirlenmesine ilişkin 344’üncü maddesinin değişiklikten önceki haline uygun olarak yıllık ÜFE oranında artırılacağına ilişkin sözleşmelere hüküm konduğu görülmektedir. Sorumlular savunmalarında Kanuna aykırı artış oranının tamamen geçersiz olduğunu ileri sürmüşlerse de değişiklikten önceki haliyle imzalandıkları tarihte sözleşme hükümleri Kanuna uygundur. Kaldı ki, ilgili hükmün 8 yıl uygulanmayacağına ilişkin düzenlemeden dolayı zaten o tarih itibariyle sözleşme hükümleri evleviyetle uygulanacaktır.” şeklinde olduğu,

SAVUNMA: 1.7.2012 tarihi itibariyle Borçlar Kanunu’nun 344’üncü maddesi 8 yıl ertelendiği için 2013 yılından itibaren de daha önce yapıldığı gibi sözleşmede ne yazıyorsa uygulandığı, üst sınır olmayan bir kira artış maddesiyle emsal kira bedelleri, kiralananın mevkisi, kiralananın eski-yeni olması (masraf gerektirip gerektirmemesi) gibi kriterlere göre belediye encümenince sözleşmede yer aldığı üzere kira bedelinin belirlendiği, Borçlar Kanuni Geçici 2’inci maddesindeki “sözleşme hükümleri tatbik olunur." hükmü ile getirilen sekiz yıllık sürenin 1.7.2020 tarihinde sona erdiği, ancak 17.1.2019 tarihli Torba Yasa ile bu tarihin 1.1.2019 tarihine çekildiği, 344’ üncü maddenin yürürlük tarihinin 1.1.2019 olduğu, Belediye encümeninin kira belirleme tarihinin 22.1.2019 olduğu, muhalefet şerhi koyan üyenin belirttiği tarihte ÜFE’ den vazgeçilerek TÜFE’ye geçilmesi düzenlemesinin yürürlüğe girdiği, o tarih itibariyle sözleşme hükümleri evveliyatla uygulanacaktır cümlesi yürürlük tarihinin bir yıl öne çekilmesiyle boşlukta kaldığı,

İDDİA 4: 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 64’ maddesine aykırı belirlendiği

SAVUNMA: 2886 sayılı Kanun’un 64’üncü maddesine göre, üç yıldan fazla süre ile kiraya verme işlerinde kira bedelinin her yıl şartname ve sözleşmesindeki esaslara göre yeniden tespit edildiği,

Sorguya konu encümen kararının 3 yıldan fazla kiralamalara ilişkin olmadığı, yıllık kiralamalara ilişkin olduğu, kanun koyucunun kanun maddesine açık ve belirgin şekilde 3 yıldan fazla ibaresini koymasına rağmen bu maddenin yıllık kiralamalarda da geçerlidir yorumunun geçerli olmayacağı, yıllık kiralamalarda da geçerliyse kanun koyucunun “kira bedeli her yıl şartname ve sözleşmesindeki esaslara göre yeniden tespit edilir." şeklinde değil de başına “3 yıldan fazla süre ile kiraya verme işlerinde” şeklinde süre koyduğu, Sayıştay denetçilerinin kanun maddesi açık olmasına rağmen kendilerini kanun koyucu yerine koyup yorum gerektirmeyecek şekilde süre şartı olan maddeye aykırı davranıldığını raporlarına yazdığı,

İDDİA 5: Kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu konut ve çatılı işyeri niteliğindeki kira sözleşmelerine TBK hükümleri ve bu bağlamda TBK m. 339-356 hükümleri evleviyetle uygulanacağı, bu durumda, Belediyenin kira sözleşmelerinde yer alan yıllık kira artışına esas ÜFE oranı 2019 yılında TÜFE'den yüksek olduğundan, Kanunun 344’ üncü maddesindeki "bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir." şeklindeki emredici düzenleme ve yine Kanunun 27’nci maddesindeki "Kanunun emredici hükümlerine, aykırı olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür." şeklindeki düzenlemenin gereği olarak, 2019 yılı kira artışlarının kira sözleşmelerinde yer verilen ÜFE yerine, 2019 yılı TÜFE' si oranında artırılması gerektiği,

SAVUNMA: 17.1.2019 tarihinde TBMM’ce yasallaşan 18.1.2019 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 344’de “tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.” Hükmü yer aldığı,

Konunun sorularla ifade edileceği,

1-... Belediyesinin kira sözleşmelerinin bir kısmında yer alan “ÜFE oranı kadar artış yapılır" ya da “ÜFE oranından az olmamak üzere artış yapılır” kira artış maddeleri yürürlüğe giren mevzuata uygun olup olmadığı, aynı soru tekrarlanmak gerekirse kanunun emredici hükmüne yani geçerlilik şartına uygun olup olmadığı hususunun merak edildiği, açık ve net olarak mevzuata uygun olmadığı,

2- Şayet uygun değil ise aşağıdaki madde kapsamına girmekte olup olmadığı,

Kesin Hükümsüzlük madde 27’ye göre, Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olacağı, sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olmasının diğerlerinin geçerliliğini etkilemeyeceği, ancak bu hükümler olmadan sözleşmenin yapılamayacağının anlaşılması durumunda sözleşmenin tamamının hükümsüz olacağı,

... Belediyesi’nin kira artış oranı maddesi yukarıda yer alan kanun maddesinin "Kanunun emredici hükümlerine aykırı olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olacağı, sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının (kira artış oranı) hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez, maddesine girmekte olup olmadığı,

Kanun maddesine göre sözleşmenin geçersiz sayılan hükmünün yerine pozitif kural (kanun anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir”) geçmesi gerektiği, böylece hükümsüzlüğün sözleşmede yarattığı boşluk kapanmış olacağı, emredici hukuk kurallarına başvurulması halinde ise tarafların farazi iradeleri dikkate alınmayacağı,

Net ve açık olarak yorum yapmaksızın ... Belediyesi’nin sözleşme maddesinde yer alan kira artış maddesi 344’üncü maddenin geçerlilik koşuluna uygun olup olmadığının, uygun değil ise 27’nci madde kapsamına girmediğinin heyete sorulduğu,

3-Kira artışlarında ÜFE’nin esas alınacağına ilişkin sözleşme maddesi raporun konusu olan yılda ÜFE’nin TÜFE’den yüksek olması nedeniyle ÜFE’nin TÜFE’yi aşan kısmı hükümsüzdür teorisinin kanunun hangi maddesinde yer aldığının tarafımıza sorulduğu, işyeri kiraları için böyle bir hükmün mevzuatta bulunmadığı, mevzuatta olmayan hüküm sanki mevzuatmış gibi yorum yapılarak sorgu ve ilam çıkarıldığı, kanun koyucunun böyle bir hüküm koymadığı, kanun koyucunun böyle bir hükmü konut kiraları için koyduğu,

“GEÇİCİ MADDE 1-Konut kiraları bakımından bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih ilâ 1/7/2023 (bu tarih dâhil) tarihleri arasında yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmalar, bir önceki kira yılına ait kira bedelinin yüzde yirmi beşini geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranının yüzde yirmi beşin altında kalması halinde değişim oranı geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır. Bu oranları geçecek şekilde yapılan sözleşmeler, fazla miktar yönünden geçersizdir. Bu fıkra hükmü, 344’üncü maddenin İkinci fıkrası uyarınca hâkim tarafından verilecek kararlar bakımından da uygulanır.

GEÇİCİ MADDE 2- (Ek: 14/7/2023-7456/23 md.) Konut kiraları bakımından 2/7/2023 ilâ 1/7/2024 (bu tarihler dâhil) tarihleri arasında yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmalar, bir önceki kira yılına ait kira bedelinin yüzde yirmi beşini geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranının yüzde yirmi beşin altında kalması halinde değişim oranı geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır. Bu oranları geçecek şekilde yapılan sözleşmeler, fazla miktar yönünden geçersizdir. Bu fıkra hükmü, 344’üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca hâkim tarafından verilecek kararlar bakımından da uygulanır.” Hükümleri incelendiğinde,

görüldüğü üzere TBMM’nin yorumunu konut kiraları hakkında kanun maddesi haline getirdiği, gerek ilamda muhalefet şerhi koyan üye gerekse ÜFE’nin TÜFE’den fazla kısmı miktar yönünden geçersizdir beyanlarının konut kiralarında yer aldığı,

İşyeri kiraları için fazla miktar yönünden geçersizdir diye belediyelerini ilgilendiren bir kanun hükmü olmadığı,

Her yıl sözleşme hükümlerine göre kira artışı yapan Belediye Encümeni hiçbir kanun değişikliği olmadan böyle bir kira artışı yapmış olsaydı ilama itiraz edilmeyeceği, ancak her yıl Ocak ayının üçüncü haftasındaki encümen toplantısında belirlenen yenilenen kira dönemi kira artışı 17.1.2019 tarihinde çıkarılan 18.1.2019 tarihinde Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren 344’üncü madde hükmü ve ertelenen diğer hükümlerin yürürlüğe girmesinden dört gün sonra 22.1.2019 tarihli encümen toplantısında %1 olarak belirlendiği,

Yine saygıdeğer yargılama heyetine konuyu aydınlatmak açısından aşağıdaki soruların yöneltildiği,

a-%1 kira artışı kanun koyucunun 344’üncü maddede belirlediği kira artış sınırları içinde midir?

b-344’ üncü maddede konut kiraları için kanun koyucu tarafından getirilen “fazla miktar yönünden geçersizdir” hükmü işyeri kiralarını kapsamakta mıdır?

c-2886 Sayılı Kanunun 64’üncü maddesinde özellikle belirtilen “3 yıldan fazla süreli kiralamalarda” hükmü yıllık kiralamaları da içerdiğine ilişkin ilgili maddede bir hüküm var mıdır?

d-Belediye Encümeninin kira dönemine ilişkin kira bedeli belirleme yetkisi var mıdır?

e-2886 Sayılı Kanunun 19’uncu maddesi “ihaleye hazırlık” başlığı altında ihale ilanına ilişkin midir?

f-2019 ve 2020 yılı kiralan denetçilere göre eksik belirlenmişken bu eksik belirlemeler kira bedellerine yansıtılmadığı için 2021, 2022, 2023 yılları kira bedelleri de eksik olarak belirlenmemiş midir? Bu eksik belirlemeler için neden ilgili yıllarda sorgu çıkarılmamıştır? Bu eksik belirlemelerden görevde olmayan ve düzeltme şansı bulunmayan encümen üyeleri mi yoksa mevcut encümen üyeleri mi sorumlu tutulacaktır?

g-2019 yılı ... Belediyesi Denetim Raporunu kitapçık halinde ... Belediyesine gönderen Sayıştay Başkanlığı aradan 3 yıl geçtikten sonra 1.1.2020-31.12.2020 tarihleri arasındaki iş ve işlemleri denetleyen Sayıştay denetçileri 22.1.2019 tarihindeki bir kararı dayanak göstererek çıkardıkları sorgudaki denetim usul hatasını gidermek için üç yıl sonra 2019 denetçisine sorgu çıkarttırılarak 2020 sorgusuna dayanak oluşturulmasının izahı nedir?

h-... Belediyesi Encümeni herhangi bir mevzuat değişikliği olmadığı halde keyfi olarak mı sözleşmedeki kira artış maddesini uygulamamıştır?

I-17.1.2019 tarihinde yasallaşan 18.1.2019 tarihinde Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe giren belediye encümeni tarafından dört gün sonra 22.1.2019 tarihinde uygulanan Borçlar Kanununun 344’üncü maddesiyle ilgili olarak, bu dört günlük sürede konut kiralan için çıkarılan hüküm gibi (fazla miktar yönünden geçersizdir) bir yasa değişikliği, yönetmelik, tüzük, CB kararı, Danıştay karan, Yargıtay içtihadı ya da Sayıştay Temyiz Kurulu kararı var mıdır? 344’üncü maddede sözleşmelerdeki ÜFE oranları TÜFE olarak değiştirilmiştir şeklinde (konut kiralarından olduğu gibi) bir mevzuat hükmü var mıdır? Yoksa kanundaki ÜFE oranı yerine TÜFE değişikliği mi vardır (7161 Sayılı Torba Kanun) Sözleşmeye değil kanun maddesine yönelik değişikliktir.

i-... Belediyesi’nin sözleşmelerindeki mevcut kira artış maddesine göre yapacağı kira artışı Borçlar Kanununun 344’üncü maddesine göre geçerli midir, (ÜFE oranı kadar) geçerli değil ise alt sınır belirtilmeyen üst sınırı belirtilen kanun maddesi uygulanacağına göre bu sözleşme maddesi diğer sözleşme maddeleri geçerli kalmak kaydıyla 27’nci maddeye göre hükümsüz olmamakta mıdır? Kanunda konut kiraları için getirilen hüküm işyeri kiralarına getirilmemişken ilamda TÜFE oranı mecburiyeti yani en üst sınırdan kira belirleme mecburiyeti hangi kanunun hangi maddesinde yorum gerektirmeyecek kadar konut kiralarında olduğu gibi açıkça belirtilmiştir?

%1 kira artışını engelleyen tek bir kanun maddesi olmadığı (sorguda yer alan ne 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 19 ve 64’üncü maddeleri ne de Borçlar Kanunu’nun 344’üncü maddesi) , yoruma dayalı kamu zararı çıkarılmasının hakkaniyetle bağdaşmadığı, belediyelerin bir ticarethane olmadığı, kamu hizmeti yaptığı, başta Sayın Cumhurbaşkanı başkanlığında devletin diğer yetkililerinin de belirttiği enflasyonla topyekûn mücadele programı kapsamında hiçbir kiracıya ayrımcılık uygulamadan %1 kira artışı yaparak, 5393 Sayılı Kanunun 14 ve 15’inci maddelerinde yer alan "Beldede ekonominin ve ticaretin geliştirilmesi için gerekli tedbirler alır.” hükmüne istinaden enflasyonun yükseldiği bir dönemde, kiracıların faaliyetlerine devam edebilmeleri için bir kamu hizmeti kapsamında destek sağlandığı, mevcut kiralarda herhangi bir indirime gidilmediği,

Yukarıdaki savunma hususlarının, Sayıştay denetçilerinin kendilerine mevzuat aradıkları hususun kanun hükümleri açık olmasına rağmen yorum yaparak raporlarına dayanak oluşturmaya çalıştıkları hususlara ilişkin cevabı olduğu, esas konunun aşağıda yer alan kanun maddeleri olduğu ve bu kanun maddelerinin açık ve net olduğu, ... belediye encümeni olarak kanun ne diyorsa onun yapıldığı, Sayıştay denetçileri gibi yorum yapılmadığı, sorguyu ilgilendiren kanun maddelerinin 6098 sayılı Kanun’un 26 ve 27, 343, 344, geçici 1 ve geçici 2 numaralı maddeleri olduğu,

İlama konu kiraya verme işlemlerinin süregelen kiralamalar olduğu, 2886 sayılı Kanunun 64’üncü maddesinde kira yenileme oranına ilişkin bir düzenleme olmadığı, yenilenen kiralamalarda kira miktar ve oranlarının sözleşme serbestisi gereğince belirlendiği, devam eden sözleşmelerin yenilenme yılı olan 2019 yılında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ nun konuyu düzenleyen 344’ üncü maddesinin 17.1.2019 tarih ve 7161 sayılı Kanun ile değiştirildiği ve maddedeki ÜFE oranını geçmemek koşulunun TÜFE olarak şeklinde değiştirildiği ve bu kuralın sözleşmelerin geçerlilik şartı olduğu, devam eden kiraya verme sözleşme ve şartnamelerinde yer alan ÜFE oranından az olmamak üzere veya ÜFE oranında artış yapılarak yeni kira bedeli tespit edilmesi yönündeki hükümlerin yine 6098 sayılı Kanun’un 27’nci maddesi gereğince hükümsüz olduğu, yine Kanunun 339’uncu maddesi gereğince kiralara ilişkin hükümlerin kamu ve özel kira sözleşmelerinin tamamını kapsadığı ve mevzuata aykırı işlem yapılamayacağından ve kamu zararı bulunmadığından, ilamın hukuka aykırı olduğu ve tazmin hükmün kaldırılması gerektiği,

İlamın gerekçesinin 2019 yılında Belediye Encümenince 544 adet taşınmazın yenilenen kiralama işleminde kira artış oranının ilgili şartname ve sözleşmelerde yer alan (Sözleşme uzatıldığı takdirde takip eden yıllar kira bedelleri Encümence yıllık kira bedeline ÜFE oranından az olmamak veya ÜFE oranında artış yapılarak yeni kira bedelinin tespit edileceği) şartlarına aykırı olarak %1 belirlenmesi nedeniyle, 2019 yılı kira tutarına esas matrahın düşük ve dolayısıyla kira tutarının eksik belirlenmesi olduğu,

Kira yenilemelerinde artış oranına ilişkin mevzuatta 6098 sayılı Kanunun 344’üncü maddesi ÜFE/TÜFE değişikliği ile birlikte yürürlüğe girinceye kadar gerek taban gerekse tavan oran/tutar bakımından bir hüküm bulunmadığından, bu hususun sözleşme serbestisi çerçevesinde uygulamada serbestçe belirlendiği, 6098 sayılı Kanunun 344’üncü maddesi ile tavan oran bakımından sözleşmenin geçerlilik şartına etkili bir düzenlemeye gidilmişken, taban açısından bir oran getirilmediği,

2886 sayılı Kanun’un kamu idarelerine ait taşınmazların kiraya verilmesinde münhasır düzenleme olmakla birlikte, özellikle kira artış tutarları bakımından bir hüküm getirmediği, 6098 sayılı Kanunun 339 ve 27’nci maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde kanunun 344’ üncü maddesinin kamu idarelerinin kira artış oran ve tutarları bakımından da geçerli olduğu,

İlamda fazlaya ilişkin kısmın hükümsüz olduğuna ilişkin iddiaya cevap olarak da konut kiraları bakımından 344’üncü maddeye 7409 sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle eklenen geçici maddede belirtildiği üzere “Bu oranları geçecek şekilde yapılan sözleşmeler, fazla miktar yönünden geçersizdir” hükmünün işyeri kiraları için getirilmediği, dolayısıyla kanunda yer almayan bir hususu varmışçasına sorguya konu etmenin doğru olmadığı,

Yasa koyucunun işyeri kiraları için "fazla miktar yönünden geçersizdir.” şeklinde düzenlemeye gitmeyerek direkt olarak 27’nci madde ile kira artış oranlarını geçersiz hale getirdiği, ... Belediye Encümeni olarak da kira yenileme sözleşmesinde belirtildiği üzere kira artış oranı hariç tüm sözleşme hükümlerinin aynen geçerli olduğu kiracı ile varılan anlaşmada açıkça belirtilerek imza altına alındığı,

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 344’üncü maddesinde üst sınır getirmiş olup herhangi bir alt sınır getirmediği, yasa koyucunun getirmediği alt sınırı Sayıştay denetçisinin getirmesinin ... Belediye Encümeni yetkilerini kısıtladığı, sanki bir mevzuat değişikliği olmamış da belediye encümeni keyfi olarak sözleşmeye aykırı davranmış gibi işlem yapılmasının ne hukuka ne de vicdana uygun olduğu,

Ayrıca belediye encümeninin kira artış oranı belirleme yetkisi yoktur ifadesinin taraflarınca anlaşılmadığı, Kanun değişikliğinden sonra (2019) yapılan kiralama ihalelerinde 344’üncü madde dikkate alınarak “kira artışı belediye encümeni tarafından TÜFE on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek üzere belirlenir.” şeklinde hüküm konulduğu, kira artış oranlarını belediye encümeninin belirleme yetkisi olmadığına göre kiracıların mı belirlemesi gerektiği,

Sonuç olarak; mevzuat çerçevesinde kira artışı yapıldığı, 544 taşınmaza uygulanan %1’lik kira artışının yenilenen kira sözleşmelerine ait olduğu, ... Belediye Encümen üyesi olarak gerek 2886 sayılı Kanunun 64’üncü maddesine, gerekse 6098 Türk Borçlar Kanununun 344’ üncü maddesinde yer alan mevzuat hükümlerine ve 27’nci maddeye aykırı bir karar alınmadığı, mevzuata aykırı bir eylem yapılmadığı için de 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde belirtilen “Kamu görevlilerinin kasıt, kısır veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanan kamu zararına neden olunmadığı,

Belirtilmektedir.

Aynı dosya ekinde yer alan, Üst Yönetici ... tarafından gönderilen ek savunmada özetle;

1-Sorguya ilişkin olarak, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun " kiralarda sözleşme süresi" başlıklı 64’üncü maddesinde; taşınır ve taşınmaz kira süresinin on yılı aşamayacağı, üç yıldan fazla kiraya verme işlemlerinde ise kira bedelinin her yıl şartname ve sözleşmedeki hükümlere göre yeniden tespit edileceğinin belirtildiği, birinci sözleşme tipinde; Sözleşme uzatıldığı takdirde diğer yıllar ÜFE oranında artış yapılarak yeni kira bedelinin tespit edileceği, sözleşme uzatıldığı takdirde ÜFE oranında kira bedeli tespit edileceği, ikinci sözleşme tipinde sözleşme uzatıldığı takdirde ÜFE oranından az olmamak üzere kira bedeli tespit edileceği,

Üçüncü sözleşme tipinde; " Birinci yıla ait kira bedeli ihale bedeli üzerinden alınır. 2.3.5.6.8.9.uncu yıllar kira bedeli Belediye Encümenince (Devlet ihaleleri Genelgesinde belirtilen kira artış oranından az olmamak üzere) tespit edilir." olarak şartname ve sözleşmelerde hüküm belirlendiği,

22.01.2019 tarih ve 63 sayılı encümen karar ekinde yer alan taşınmazlara ilişkin şartname ve sözleşmelerin incelenip kiraya verilen 544 adet taşınmazın şartname ve sözleşmesinde yukarıdaki sözleşme hükümlerinden birinin yer aldığının tespit edildiği, dolayısıyla kiraya verilen 544 adet taşınmazın yıllık kira artışları ile sözleşme uzatıldığı takdirde kira artışının yukarıda yer alan sözleşme hükümleri doğrultusunda gerçekleşmesi ve bu kira artışının ÜFE oranından az olmamak üzere veya ÜFE oranı kadar yapılması gerektiği,

Yukarıdaki mevzuat hükümleri ve yapılan incelemeler birlikte değerlendirildiğinde; Belediyenin mülkiyetinde bulunan ve 2886 sayılı Kanun hükümlerinin uyarınca kiraya verilen bazı taşınmazların şartnamelerinde ve sözleşmelerinde sözleşme uzatıldığı takdirde kira oranının ne olacağı konusunda farklılıklar bulunmakla beraber kira artış oranının, ÜFE oranından az olmamak üzere veya ÜFE oranı artış yapılarak yeni kira bedeli tespitinin yapılması gerektiğinin anlaşılmakta olduğu, encümen kararı ile karar ekinde yer alan ve yukarıda sayılan birinci, ikinci veya üçüncü sözleşme tipi ile kiralanan 544 taşınmaza ilişkin kira artış oranlarının yüzde 1 olarak belirlenmesi, kiraya verilen taşınmazlara ilişkin şartname ve sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ettiği,

2- İlamla ilgili olarak Sayıştay denetçilerinin, sorguya verilen cevaplardan sonra sorguda hiç değinmedikleri 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’na atıfta bulunarak (kısaca) 17.01.2019 tarihinde Torba kanunla 6098 Sayılı kanunda yapılan değişiklikle “üretici fiyat endeksindeki artış” ibaresinin “tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamaya göre değişim” olarak değiştirildiği, 2886 Sayılı Kanun’un 64’ maddesine göre şartname ve sözleşmelere aykırı davranıldığı,

Sayıştay denetçilerinin 3’üncü Dairede savunmaya savunma ile karşılık verdiği,

... Belediyesinde Sayıştay denetçilerinin belirttiği üzere kira artış oranı 3 tip değil daha fazla tip kiralama sözleşmesi mevcut olduğu, bunun da gerekçesinin; yürürlükten kaldırılan 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nda bununla ilgili bir düzenleme bulunmaması, bu eksikliği gidermek için çıkarılan 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun’un kira artışlarını belirleyen ikinci ve üçüncü maddeleri mülkiyet hakkının özüne dokunur nitelikte sınırlamalar içerdiği gerekçesi ile Anayasa Mahkemesi’nin 26.03.1963 tarihli ve E.1963/3, K.1963/67 Sayılı Kararı ile iptal edildiği ve yine 2886 Sayılı Devlet ihale Kanununda sözleşme yapılırken hangi oranın yazılacağı hususunda (artış oranı sözleşmeye göre hüküm vardır ama sözleşmedeki hususu belirleyen madde yoktur) bir mevzuat bulunmadığından tarafların serbestçe belirlemesi,

818 sayılı Borçlar Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile; 6570 sayılı Gayrimenkul Kiralan Hakkında Kanun ise 01.07.2012 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldığı, bu tarih itibarıyla kanundaki boşluğu dolduran 6098 sayılı Kanun ve 344’üncü maddesinin yürürlüğe girdiği,

Ancak 6207 sayılı Kanunun geçici 2’nci maddesinde değişikliğe gidilerek kiracının Türk Ticaret Kanunu’nda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 8 yıl erteleme yapıldığı, sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı,

7161 sayılı torba kanun ile 01.01.2019 tarihinden itibaren kiracısı TTK uyarınca tacir olarak sayılan kişiler veya özel hukuk ya da kamu hukuku tüzel kişileri olan işyeri kiralarında ve akdedilmiş diğer kira sözleşmelerinin yenilenmesinde uygulanmasına geçildiği,

Kısaca; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 01.01.2019 tarihinden önce gerek 2886 Sayılı Kanunda gerekse 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nda sözleşme yenilenirken neye göre, hangi oranda artış yapılacağına ilişkin bir mevzuat olmadığı, sadece 2886 Sayılı Kanun’un 64’üncü maddesinde; 3 yıldan fazla kiralamalarda kiracı ve belediye tarafından ortaklaşa ve serbestçe anlaştıkları sözleşmeye göre hareket edileceği hususunun belirtildiği, (ÜFE, TÜFE, %50, her yıl %25 arttırılır ya da Devlet İhale genelgesindeki artış vb. gibi).

A- Sorguya cevaben, Sayıştay denetçileri sorgularında; "ÜFE oranından az olmamak üzere” veya "ÜFE oranı kadar” artış yapılmadığı gereğince sözleşmeye uyulmadığından bahisle sorgu düzenlendiği, sorguda tek kelime Borçlar Kanunu ve "TÜFE" kelimesi geçmediği,

... Belediyesi encümen üyeleri olarak, sözleşmede "üretici fiyat endeksi oranından az olmamak üzere artış yapılır" denilmesine rağmen ÜFE oranında artış yapılmadığı, gerekçesinin mevzuatın izin vermemesi olduğu, Borçlar Kanunu madde 344 dikkate alınarak mevzuata uyulduğu, kaldı ki 2886 sayılı Kanun’un 64’ üncü maddesine de aykırılık olmadığı,

B-İlama cevaben, Türk Borçlar Kanunu’nda belirtilen mevzuata aykırılık olmadığı,

1-6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 2011 yılında çıkarıldığı ancak belediyeyi ilgilendiren 344’ üncü maddesinin yukarıdaki açıklama bölümünde belirtildiği üzere 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, ... Belediyesi ve encümeni olarak sözleşme serbestisi gereği 2019 yılına kadar kiracılarla anlaşarak yeni kira bedelinin sözleşme hükümlerine göre %100'lere varan oranda Encümen tarafından serbestçe belirlenmekte olduğu, (Emsal kira oranları, mevkisi yapının eski, yeni olması durumu)

2-01.01.2019 tarihinde 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 344’üncü maddesinin yürürlüğe girdiği, kira artış oranlarına ilk defa sınırlama getirildiği, sınırlamanın kira artış oranının üst sınırına getirildiği, böylece ... Belediye Encümeni’nin kira artış oranını belirlerken üst sınırı geçmemek kaydı şartına bağlı olarak yenilenen kira sözleşmelerinde kira bedelini belirleyeceği,

3-2011 yılında çıkarılan 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 344’ üncü maddesinin yorum gerektirmeyecek kadar açık olduğu, maddede anlaşmanın geçerli olabilmesinin şarta bağlandığı,

4- Sorguya ve İlama konu olan 2019 yılında 7161 Sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (Torba Kanun) ile ertelenen hükümlerin yürürlüğe girdiği,

Adından da anlaşılacağı üzere Torba Kanun’da, kanun maddesinin tamamı yerine "eklenen, çıkarılan ya da değiştirilen hususların" belirtildiği,

2019 yılında 7161 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle metnin, “tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir,” şeklinde olduğu, bu kuralın, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanacağı,

7161 Sayılı Torba Kanun ile 6098 Sayılı Kanun’ un 34’üncü maddesindeki geçerlilik koşulunun değiştirildiği, maddede yer alan “üretici fiyat endeksi” ibareleri “tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim” şeklinde değiştirilerek geçerlilik koşulunun ÜFE’den TÜFE’ye geçtiği, bu ibare değişikliklerinin kanun metnine yönelik olduğu, ... belediyesinin kiralama sözleşme maddelerinin kiracı ve kiralayan tarafından değiştirilebileceği,

Sayıştay denetçilerinin torba yasa metnini alıp belediye ile kiracısı arasındaki sözleşmeye monte etmesinin hukuk mantığına sığmadığı, Sayıştay denetçilerinin yaptığının şu şekilde olduğu,

Birinci sözleşme tipinde; sözleşme uzatıldığı takdirde diğer yıllar ÜFE oranında artış yapılarak yeni kira bedeli tespit edileceği,

Sayıştay denetçisi düzenlemesine göre, sözleşme uzatıldığı takdirde Tüketici Fiyat Endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranında artış yapılarak yeni kira bedeli tespit edileceği,

İkinci sözleşme tipinde; Sözleşme uzatıldığı takdirde ÜFE oranından az olmamak üzere kira bedeli tespit edileceği,

Sayıştay denetçisi düzenlemesine göre "sözleşme uzatıldığı taktirde Tüketici Fiyat Endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranından az olmamak üzere yeni kira bedeli tespit edileceği, az olmamak üzere ibaresinin monte edilen metin dışında kaldığı,

Sayın denetçilere “aşağıda zimmet çıkardığınız 544 taşınmaza ilişkin sözleşmelerde ÜFE ibaresi yok, sizin mantığınızla bu sözleşmelere nasıl bir montede bulunacaksınız?” sorusunun sorulması gerektiği,

Üçüncü sözleşme tipinde; birinci yıla ait kira bedelinin ihale bedeli üzerinden alınacağı, 2,3,5,6,8,9’ uncu yıllar kira bedelinin Belediye Encümenince (Devlet İhaleleri genelgesinde belirtilen kira artış oranından az olmamak üzere) tespit edileceği,

Dördüncü sözleşme tipinde, Sözleşme uzatıldığı takdirde takip eden yıllar kira bedellerinin ise encümence tespit edileceğinin belirtildiği, Sayıştay denetçilerine “zimmet çıkardığınız birebir kanun maddesinin aynısı olan aşağıdaki maddenin neresine monte yapılacaktır?” sorusunun sorulması gerektiği,

Beşinci sözleşme tipinde; birinci yıl kira bedelinin peşin alınacağı, sözleşme uzatıldığı takdirde sonraki yıllar kira bedelleri ise bir önceki yıl kira bedeline TÜFE (on iki aylık ortalamaya isabet eden)’ den fazla olmamak üzere encümen tarafından belirleneceği,

Kanun maddesindeki ibare değişikliklerini ... belediyesi kira sözleşmelerine yorum yaparak ibare koyup çıkaramayacağı,

Türkiye Cumhuriyeti devletinin yasama organının hiç kimsenin yorum yapmasını gerektirmeyecek şekilde kanun metnini hazırladığı,

... Belediyesi’nin sözleşmelerinde kira artış oranı belirleyen 6098 Sayılı Kanununun 344’ maddesinin geçerlilik koşuluna uygun olmadığı, o zaman sözleşmenin geçerliliği için, mevzuat gereği bakılması Türk Borçlar Kanunu’nun 27’maddesine bakılması gerektiği,

Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olmasının, diğerlerinin geçerliliğini etkilemeyeceği, ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamının kesin olarak hükümsüz olacağı, kira artış oranının 6098 sayılı kanunda emredici hüküm niteliğinde olduğu,

... Belediyesi’nin kira sözleşmelerinde denildiği, 6098 sayılı Kanun 27’nci maddesine göre bu maddenin hükümsüz olduğu, sözleşmenin geçersiz sayılan hükmünün yerine pozitif kural olarak kanun maddesinin geçmesi gerektiği, böylece hükümsüzlüğün sözleşmede yarattığı boşluğun kapanacağı, emredici hukuk kurallarına başvurulması halinde işe tarafların farazi iradelerinin artık dikkate alınmayacağı,

TBK madde 339’a göre, kamu kurum ve kuruluşlarının hangi usul ve esaslar içinde olursa olsun yaptıkları bütün kira sözleşmelerine de bu hükümlerin uygulanacağı, TBK madde 646’ya göre bu kanun 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 5’inci kitabi olup, onun tamamlayıcısı olduğu,

... Belediye encümeni olarak kira artış oranının Borçlar Kanunu’nun 344’üncü maddesinin geçerlilik koşuluna aykırı olduğu ve 27’nci maddesinde kanunun emredici hükmüne aykırı olan kira artış oranı Türk Borçlar Kanunu’ndaki bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir hükmüne uygun olarak hükümsüzlüğün giderildiği, ek kira sözleşmesinde hükümsüz olan madde haricindeki tüm maddeler sabit kalmak şartıyla kira yenileme işlemi yapıldığı,

Açıklanan nedenlerle Türk Borçlar Kanunu bakımından mevzuata aykırılık olmadığı,

Ayıca 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 64’üncü maddesine aykırılık olmadığı, ilgili kanun maddesinde kira süresinin on yıldan çok olamayacağının, 3 yıldan fazla süre ile kiraya verme işlerinde sözleşme ve şartname esaslarına göre kira bedelinin belirleneceğinin açıklandığı,

Sayıştay denetçisinin zimmet çıkardığı 544 taşınmazın 64’üncümadde kapsamındaki üç yıldan fazla süreli kiraya verme işlemlerine ilişkin olmadığı, yıllık ihalesi yapılan ve 64’üncü madde kapsamına girmeyen 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 344’üncü maddesindeki yenilenen kiralamaya İlişkin sözleşmelerin olduğu,

1-... Belediyesinin sözleşme serbestisi gereği farklılık gösteren kira sözleşmelerinde yer alan üretici fiyat endeksinden az olmamak üzere şeklindeki sözleşme maddesinin Borçlar Kanunu’nun 344’üncü maddesindeki geçerlilik koşuluna aykırı olduğu, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerli olduğu,

2- Borçlar Kanunu’nun 27’nci maddesine göre kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu, kira artış oranının, kanunun sınırlama getiren emredici hükmü olduğu, hükümsüz kalan bu maddenin yerine pozitif kural yani kanun maddesi olan "bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek'’ hükmünün geçmesi gerektiği,

3-2886 Sayılı Kanun’ un 64’üncü maddesinin, 3 yıldan fazla kiralama sözleşmelerine yönelik olduğu, kaldı ki yıllık sözleşmelerini kapsamış olsaydı dahi kira artış oranını belirleyen sözleşme maddesinin yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde yer aldığı üzere Borçlar Kanunu’nun 344 ve 27’nci maddesine takılacağı,

Ayrıca 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda "özel kanun hükümleri saklıdır" şeklinde bir hükme yer verilmediği, tam aksine 339’uncu maddede "Kamu kurum ve kuruluşlarının hangi usul ve esasalar içinde olursa olsun yaptıkları bütün kira sözleşmelerine de bu hükümler uygulanır" denildiği, 646’ncı maddede de "bu kanun 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun beşinci kitabi olup, onun tamamlayıcısıdır." şeklinde hüküm olduğu,

4-Yasama organı tarafından kira artış oranı ile ilgili emredici bir hüküm getirildiği, sorgu ve ilam ile de emredici alt sınır getirilerek ... Belediyesi encümenin yetkileri alındığı, eğer ilam geçerli olacaksa ... mülkiyetinde bulunan 544 taşınmaza ilişkin kira artış oranını belirlemek için herhangi bir karar alınmasına gerek kalmayacağı, otomatiğe bağlanmış şekilde kendi kendine artacağı, bu kararın ... belediye encümenini vesayet altına aldığı, oysa ki daha önce enflasyon %10'u geçmediğinden alt sınır belirlenip belediye encümeni tarafından emsal kira bedelinin serbestçe belirlendiği, belediye encümeninin yetkisi üst sınır bakımından TBMM, alt sınır bakımından Sayıştay tarafından elinden alındığı,

5-Hiçbir kanun değişikliği olmadan ... Belediye encümeni olarak sözleşmedeki ÜFE oranından az olmamak üzere kira artış oranını uygulamayıp %1 kira artış oranı uygulansaydı bu sorguya ve zimmete hiçbir itiraz olmayacağı, %1 kira artışı engelleyen herhangi bir mevzuat hükmü bulunmadığı, Cumhurbaşkanlığının enflasyonla topyekûn mücadele" çağrısı kapsamında yürürlüğe giren Borçlar Kanunu ve 2886 Sayılı Kanun’da bunu engelleyen bir husus olmadığından %1 kira artışı yapıldığı,

6-Hiçbir kiracının dil, din, ırk ve siyasi görüş vb. ayrımına bakmaksızın 01.01.2019 tarihinde yapılan kanun değişikliğinin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine uygun olması, pandemi döneminde tüm belediyelerin imkanları ölçüsünde korona virüs mücadelesine katıldığı gibi "Enflasyonla Topyekûn Mücadele" çağrısında da mevzuata uygunluk kira artış oranını yüksek olması nedeniyle bir nebze de esnafa destek amacıyla belediyenin de 5393 Sayılı Kanunda (14 ve 15’inci madde) "Beldede ekonominin ve ticaretin geliştirilmesi için gerekli tedbirleri alır" hükmünü de dikkate alarak %1 kira artışı yapıldığı, mevcut kira bedelinden indirim yapılmadığı,

7- Sözleşmede her ne kadar ÜFE oranından az olmamak ibaresi bulunduğundan Sayıştay Denetçisinin iddia ettiği üzere TÜFE 12 aylık ortalamayı geçen kısmı geçersiz olduğu düşüncesi hakim olursa o zaman yasama koyucunun TBMM konut kiralarında yaptığı gibi bir kanuni düzenlemeye gideceği,

Yukarıda detaylıca anlatıldığı üzere mevzuat çerçevesinde kira artışı yapıldığı, 544 taşınmaza uygulanan %1'lik kira artışının yenilenen kira sözleşmelerine ait olduğu,

... belediye encümeni olarak gerek 2886 sayılı Kanun’un 64’üncü maddesine, gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 344'üncü maddesinde yer alan mevzuat hükümlerine ve 27’nci maddeye aykırı bir karar alınmadığı, mevzuata aykırı bir eylem yapılmadığı için de 5018 sayılı kanunun 71’inci maddesinde belirtilen "kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması" şeklinde tanımlanan kamu zararına neden olunmadığı,

İfade edilmektedir.

Sorumlular ... (Encümen Üyesi) ... (Encümen Üyesi) ve ... (Encümen Üyesi) tarafından gönderilen aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde;

“İddialara ilişkin olarak itirazım reddedilmiş olup, iş bu red kararına karşı Sayın kurulunuza itiraz etme zarureti hasıl olmuştur. Buna göre verilmiş olan ret kararı haksız ve hukuka aykırı olup, kaldırılması gerekmektedir. Şöyle ki;

Her ne kadar ilgi sorguda özetle belediye mülklerinin kiralanmasına ilişkin usulde sözleşme yenileme ve yıllık artış oranlarının kira sözleşmesi ve şartname de belirtilen hükümler dahilinde yapılmadığı gerekçesi ile tarafımıza kamu zararına sebebiyet verme durumu atfedilmişse de bu kabul edilemez.

Zira konu ile ilgili 6098 Sayılı Borçlar Kanunun 344’ üncü maddesinin birinci fıkrası "tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) 12 aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde uygulanır" hükmünü içermektedir. Bu madde ile tavan oran bakımından sözleşmenin geçerlilik şartına etkili bir düzenlemeye gidilmişken, taban açısından bir oran getirilmemiştir.

2886 sayılı Kanun kamu idarelerine ait taşınmazların kiraya verilmesinde münhasır düzenleme olmakla birlikte özellikle kira artış tutarları bakımından bir hüküm getirmediği, 6098 sayılı kanunun 339 ve 27’nci maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde kanunun 344’üncü maddesinin kamu idarelerinin kira artış oran ve tutarları bakımından da geçerli olduğu şüphesizdir.

Dolayısıyla bu hükümden hareketle mülkiyeti belediyemize ait olan iş yerlerinin 2019 yılına ilişkin yıllık kira artış oranlarının %1 olarak belirlenmesinde 12 aylık ortalamalara göre belirlenen artış oranı, değişim oranını geçmediğinden herhangi bir hukuka aykırılık yoktur. Kaldı ki yapılan işlem de hiçbir suretle mevcut kira bedelinden herhangi bir indirim yapılmamıştır. Hal böyleyken kamu zararından söz edilemez.

Bu konuda 2886 sayılı Kanunun 64’üncü madde hükmü ve 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 344’üncü maddesi hükmü açık olup, Cumhurbaşkanlığınca düzenlenen 16.01.2019 tarih ve 30657 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kamu idarelerinin kiralamalarına ilişkin düzenleme de bu hususu destekler niteliktedir. Yapılan kira artış oranı yasal mevzuat hükümlerine uygun olup, hukuka aykırı değildir. 5018 Sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde belirtilen "Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır" şeklinde tanımlanan kamu zararına neden olunmadığı ve ilam konusu olayda kamu zararının asli unsurlarının oluşmadığı açıktır.

Sonuç itibariyle belediye encümeni tarafından belediye mülklerinde uygulanan %1’lik kira artış oranlarında ve buna ilişkin alınan kararlarda herhangi bir şekilde kamuyu zarara uğratma kasıt ve niyeti yoktur.”

Denilmektedir.

Sorumlular ... (Encümen Üyesi), Gerçekleştirme Görevlileri ... (Encümen Üyesi), ... (Encümen Üyesi) tarafından gönderilen aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;

İlama konu kiraya verme işlemlerinin süregelen kiralamalar olduğu, 2886 sayılı Kanunun 64’üncü maddesinde kira yenileme oranına ilişkin bir düzenleme olmadığı, yenilenen kiralamalarda kira miktar ve oranlarının sözleşme serbestisi gereğince belirlendiği, devam eden sözleşmelerin yenilenme yılı olan 2019 yılında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun konuyu düzenleyen 344’ üncü maddesinin 17.1.2019 tarih ve 7161 sayılı Kanun ile değiştirildiği ve maddedeki ÜFE oranını geçmemek koşulunun TÜFE olarak şeklinde değiştirildiği ve bu kuralın sözleşmelerin geçerlilik şartı olduğu, devam eden kiraya verme sözleşme ve şartnamelerinde yer alan ÜFE oranından az olmamak üzere veya ÜFE oranında artış yapılarak yeni kira bedeli tespit edilmesi yönündeki hükümlerin yine 6098 sayılı Kanun’un 27nci maddesi gereğince hükümsüz olduğu, yine Kanunun 339’uncu maddesi gereğince kiralara ilişkin hükümlerin kamu ve özel kira sözleşmelerinin tamamını kapsadığı ve mevzuata aykırı işlem yapılmadığından ve kamu zararı bulunmadığından, ilamın hukuka aykırı olduğu,

Kira yenilemelerinde artış oranına ilişkin mevzuatta 6098 sayılı Kanunun 344 ‘üncü maddesi ÜFE/TÜFE değişikliği ile birlikte yürürlüğe girinceye kadar gerek taban gerekse tavan oran/tutar bakımından bir hüküm bulunmadığından, bu hususun sonucu sözleşme serbestisi çerçevesinde uygulamada belirleme yapıldığı, 6098 sayılı Kanunun 344’üncü maddesi ile tavan oran bakımından sözleşmenin geçerlilik şartına etkili bir düzenlemeye gidilmişken, taban açısından bir oran getirilmediği,

2886 sayılı Kanun kamu idarelerine ait taşınmazların kiraya verilmesinde münhasır düzenleme olmakla birlikte, özellikle kira artış tutarları bakımından bir hüküm getirmediği, 6098 sayılı Kanunun 339 ve 27’nci maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde Kanun’un 344’üncü maddesinin kamu idarelerinin kira artış oran ve tutarları bakımından da geçerli olduğu,

İlamda fazlaya ilişkin kısmın hükümsüz olduğuna ilişkin iddiaya cevap olarak da konut kiraları bakımından 344’üncü maddeye 7409 sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle eklenen geçici maddede belirtildiği üzere “Bu oranları geçecek şekilde yapılan sözleşmeler, fazla miktar yönünden geçersizdir.” hükmünün işyeri kiraları için getirilmediği, dolayısıyla kanunda yer almayan bir hususun varmışçasına sorguya konu etmenin doğru olmadığı,

Yasa koyucunun işyeri kiraları için “fazla miktar yönünden geçersizdir.” şeklinde düzenlemeye gitmeyerek direkt olarak 27’nci madde ile kira artış oranlarını geçersiz ve hükümsüz hale getirdiği,

... Belediye Encümeni olarak da kira yenileme sözleşmesinde belirtildiği üzere kira artış oranı hariç tüm sözleşme hükümlerinin aynen geçerli olduğunun kiracı ile varılan anlaşmada açıkça belirtilerek imza altına alındığı,

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 344’üncü maddesinde üst sınır getirmiş olup herhangi bir alt sınır getirmediği, yasa koyucunun getirmediği alt sınırın Sayıştay denetçisinin getirmesinin ... Belediye Encümeni yetkilerini kısıtlar nitelikte olduğu, sanki bir mevzuat değişikliği olmamış da belediye encümeni keyfi olarak sözleşmeye aykırı davranmış gibi işlem yapılmasının hukuka ve vicdana uygun olmadığı, ayrıca belediye encümeninin kira artış oranı belirleme yetkisi yoktur ifadesinin anlaşılmadığı, Kanun değişikliğinden sonra (2019) yapılan kiralama ihalelerinde 344’üncü madde dikkate alınarak “kira artışı belediye encümeni tarafından TÜFE on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek üzere belirlenir.” şeklinde hüküm konulduğu, bu kira artış oranlarını belediye encümeninin belirleme yetkisi olmadığına göre belediye kiracılarının mı belirleyeceği,

Sonuç olarak; mevzuat çerçevesinde kira artışı yapıldığı, 544 taşınmaza uygulanan %1’ lik kira artışının yenilenen kira sözleşmelerine ait olduğu, ... Belediye Encümen üyesi olarak gerek 2886 sayılı Kanunun 64’üncü maddesine, gerekse 6098 Türk Borçlar Kanunu’nun 344’üncü maddesinde yer alan mevzuat hükümlerine ve 27’nci maddeye aykırı bir karar alınmadığı, mevzuata aykırı bir eylem yapılmadığı için de 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde belirtilen “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanan kamu zararına neden olunmadığı,

Belirtilmektedir.

Başsavcılık mütalaasında; (Başvuran tüm sorumlular için geçerli olmak üzere)“İlamda; "Belediyenin mülkiyetinde bulunan ve 2886 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kiraya verilen taşınmazların yıllık kira artışlarıyla ilgili sözleşmelerindeki düzenlemeler, 6098 sayılı Kanundaki kira artışına ilişkin hükümlerde yer alan ÜFE oranı TÜFE üst sınırını aştığından, bu Kanunda üst sınır olarak öngörülen TÜFE oranı kadar (on iki aylık ortalamalara göre) yıllık kira artışının yapılması gerekirken, söz konusu işyerlerinin 2019 yılına ilişkin yıllık kira artışlarının, ... tarihli ve ... sayılı Encümen Kararıyla, yüzde 1 oranında arttırılmasına karar verilip uygulanması "nedeniyle hesaplanan kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.

Sorumlunun tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ettiği temyiz dilekçesindeki itirazları; sorgu üzerine yaptığı savunmasının genişleterek tekrarından ibarettir.

İlgili mevzuat karşısında geçerliliği olmayan itirazlar, İlamda ayrıntılı olarak değerlendirilip karşılandığından, talebin reddi ile tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi uygun olur.

Arz olunur.”

Denilmektedir.





Duruşma talebinde bulunan sorumlu ... (Encümen Üyesi) ile ... (Encümen Üyesi) ve Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a 08.05.2024 tarihinde, (Encümen Üyesi) ...’ya 16.04.2024 tarihinde, (Encümen Üyesi) ...’a 25.04.2024 tarihinde, (Encümen Üyesi) ...A’a 16.04.2024 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Mülkiyeti ... Belediyesine ait taşınmazların kiralanmasına ilişkin ihale dosyasındaki şartname ve sözleşmelerde yer alan sözleşme yenileme ve yıllık kira artış oranının, Encümen Kararı ile şartname ve sözleşme hükümlerine aykırı olarak daha düşük oranda belirlenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla ilgili olarak dosyada mevcut bilgi ve belgeler değerlendirilmiştir.

03.07.2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, mahallî müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz almak, kamulaştırmak, satmak, kiralamak veya kiraya vermek, trampa etmek, tahsis etmek, bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesis etmek belediyenin yetkileri arasında sayılmaktadır.

Mezkûr Kanun’un; “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18’inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermenin belediye meclisinin görevleri arasında olduğu ifade edilmektedir.

Kanun’un “Encümenin görev ve yetkileri” başlıklı 34’üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde ise; taşınmaz mal satımına, trampasına ve tahsisine ilişkin meclis kararlarını uygulamak ve süresi üç yılı geçmemek üzere kiralanmasına karar vermenin belediye encümeninin görevleri olduğu belirtilmektedir.

Buna göre, taşınmaz kiralama işlemleri belediyenin yetki ve imtiyazları arasında sayılmış, üç yıldan fazla süreli taşınmaz kiralama yetkisi belediye meclisine, taşınmazların üç yılı geçmemek üzere kiralama yetkisi ise belediye encümenine verilmiştir.

Öte yandan, 08.09.1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nda, belediyelerin kira işlerinin Kanun kapsamında olduğu, Kanun’un uygulanmasında kira işleri ile kastedilenin de taşınır veya taşınmaz malların ve hakların kiralanması veya kiraya verilmesi olduğu ifade edilmektedir.

Ayrıca Devlet İhale Kanunu’nun “Kiralarda sözleşme süresi” başlıklı 64’üncü maddesinde de;

“Kiraya verilecek taşınır ve taşınmaz malların kira süresi, on yıldan çok olamaz.



Üç yıldan fazla süre ile kiraya verme işlerinde, kira bedeli her yıl şartname ve sözleşmesindeki esaslara göre yeniden tespit edilir.”

Hükümleri yer almaktadır.

Buna göre, belediyenin taşınır ve taşınmazlarını kiralama yetkisine haiz olduğu ve bu yetkinin üç yıla kadar olan kiralamalarda encümene, üç yıldan fazla süreli kiralamalarda ise belediye meclisine verildiği, taşınmazların kiraya verilmesi suretiyle elde edilen gelirlerin belediyenin gelirleri arasında sayıldığı, taşınmazların kiralanmasına ilişkin işlerin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre yapılacağı, kiralama süresinin on yılı aşamayacağı ve üç yıldan fazla kiralamalarda ise kira bedelinin her yıl şartname ve sözleşmedeki hükümlere göre belirleneceği anlaşılmaktadır.

Yapılan incelemede; ... tarihli ve ... sayılı Encümen Kararı ile Karar ekinde yer alan mülkiyeti belediyeye ait olan işyerlerinin 2019 yılına ilişkin yıllık kira artış oranının yüzde 1 olarak belirlendiği görülmüştür.

Mülkiyeti ... Belediyesine ait taşınmazların kiralanmasına ilişkin şartname ve sözleşmelerin yıllık kira artışı oranları ile sözleşme yenilendiği takdirde kira bedelinin nasıl belirleneceğine dair hükümleri incelendiğinde, sözleşme yenilendiği takdirde kira bedelinin nasıl belirlenmesi gerektiğine dair hükümlerin, sözleşmenin imzalandığı yıllara göre farklılık gösterdiği görülmüştür.

Bu hükümler;

Birinci sözleşme tipinde;

“Birinci yıla ait kira bedeli ihale bedeli üzerinden peşin alınır. Sözleşme uzatıldığı takdirde takip eden yıllar kira bedelleri ise Encümence yıllık kira bedeline ÜFE oranından az olmamak üzere yapılacak artışla tespit edilir.”

İkinci sözleşme tipinde;

“Birinci yıla ait kira bedeli ihale bedeli üzerinden alınır. Sözleşme uzatıldığı takdirde diğer yıllar ÜFE oranında artış yapılarak yeni kira bedeli tespit edilir…”

Üçüncü sözleşme tipinde;

“Birinci yıla ait kira bedeli ihale bedeli üzerinden alınır. Sözleşme uzatıldığı takdirde 2.3.5.6.8.9.uncu yıllar kira bedeli Belediye Encümenince (Devlet İhaleleri Genelgesinde belirtilen kira artış oranından az olmamak üzere) tespit edilir.” şeklinde belirlenmiştir.

Her ne kadar kiraya verilen 544 adet taşınmazın yıllık kira artışının, yukarıya alınan sözleşme hükümleri doğrultusunda, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) oranından az olmamak üzere veya ÜFE oranı kadar yapılması gerekmekte ise de;

Kiralamalar ile ilgili olarak; 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun;

“Kira bedelinin belirlenmesi” başlıklı 344’üncü maddesinde; tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmalarının, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerli olacağı ve bu kuralın, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanacağı, konut ve çatılı işyerleri kiralarına ilişkin uygulama alanının düzenlendiği 339’uncu maddesinde; kamu kurum ve kuruluşlarının, hangi usul ve esaslar içinde olursa olsun yaptıkları bütün kira sözleşmelerinde Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, “Sözleşme özgürlüğü” başlıklı 26’ncı maddesinde, tarafların bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebileceği, “Kesin hükümsüzlük” başlıklı 27’nci maddesinde, sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olmasının, diğerlerinin geçerliliğini etkilemeyeceği, ancak bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamının kesin olarak hükümsüz olacağı belirtilmektedir.

Yukarıda belirtilen hükümlere göre, kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu konut ve çatılı işyeri niteliğindeki kira sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmalıdır. Bu durumda, Belediyenin kira sözleşmelerinde yer alan yıllık kira artışına esas ÜFE oranı 2019 yılında TÜFE’den yüksek olduğundan, Kanunun 344’üncü maddesindeki “bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. ” şeklindeki emredici düzenleme ve yine Kanunun 27’nci maddesindeki “Kanunun emredici hükümlerine, aykırı olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.” şeklindeki düzenlemenin gereği olarak, 2019 yılı kira artışlarının kira sözleşmelerinde yer verilen ÜFE yerine, 2019 yılı TÜFE’ si oranında artırılması gerekmektedir.

Her ne kadar sorumlular, 2886 sayılı Kanun’un 64’üncü maddesinde yer alan yıllık kira artışlarına ilişkin hükmün sadece 3-10 yıllık sözleşmeler için geçerli olduğunu, yıllık kira sözleşmelerini kapsamadığını, bu sebeple yapılan uygulamanın mevzuata uygun olduğunu iddia etmişlerse de, bu konuda 2886 sayılı Kanun’da yasaklayıcı bir düzenleme bulunmadığından, sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde taraflarca bu konuyla ilgili düzenlemeler yapılabilecektir. Dolayısıyla taraflarca üç yıl ve daha az süreli kira sözleşmelerinde, yıllık kira artış oranıyla ilgili olarak yapılan düzenlemelerin geçerli olduğu düşünülmektedir.

Ayrıca sorumlular tarafından 27’nci madde ile kira artış oranlarının geçersiz ve hükümsüz hale geldiği ifade edilse de, yapılan düzenleme ile sözleşmenin tamamı kanunun emredici hükümlerine aykırı hale gelmemekte yalnızca yıllık kira artışlarında ÜFE’nin esas alınacağına ilişkin sözleşme maddesi, raporun konusu olan yılda ÜFE’nin TÜFE’den yüksek olması nedeniyle, ÜFE’nin TÜFE’yi aşan kısmı için hükümsüz hale gelmektedir. Kanunun ikinci fıkrasında da ifade edildiği üzere, sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemeyecektir.

Diğer taraftan sorumlular, 6098 sayılı Kanunun 344’üncü maddesi ile taban artış oranı ile ilgili bir oran getirilmediğini, Encümeninin % 1 kira artışı uygulamasını engelleyici yürürlükte olan herhangi bir kanuni düzenleme bulunmadığını, kiracıların mevcut kiralarından herhangi bir indirime gidilmediğinden bir kamu zararının oluşmadığını ifade etmektedirler. Ancak, 6098 sayılı Kanun’un yukarıya alman “Sözleşme özgürlüğü” başlıklı 26’ncı maddesinde ifade edildiği üzere, Kanunun sınırlandırmadığı hususlarla ilgili olarak taraflar özgürce düzenlemeler yapılabilir. Ayrıca, 2886 sayılı Kanun’da da üç yıl ve daha az süreli kira sözleşmelerinde bu hususta bir sınırlama getirilmemiş ve bu konu sözleşmenin taraflarına bırakılmıştır. Bu çerçevede, kira artış oranı sözleşmelerle belirlendiğinden, 5393 sayılı Kanun’da kira artış oranı belirleme yapma konusunda encümene herhangi bir yetki verilmediğinden sorumluların iddialarının yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; Belediyenin mülkiyetinde bulunan ve 2886 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kiraya verilen taşınmazların artışlarıyla ilgili sözleşmelerindeki düzenlemeler, 6098 sayılı Kanundaki kira artışına ilişkin hükümlerde yer alan ÜFE oranı TÜFE üst sınırını aştığından, bu Kanunda üst sınır olarak öngörülen TÜFE oranı kadar (on iki aylık ortalamalara göre) yıllık kira artışının yapılması gerekirken, söz konusu işyerlerinin 2019 yılına ilişkin yıllık kira artışlarının, ... tarihli ve ... sayılı Encümen Kararıyla, yüzde 1 oranında arttırılmasına karar verilip uygulanması sonucu, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması ” şeklinde tanımlanan kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

Oluşan kamu zararından, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Encümenin görev ve yetkileri” başlıklı 34’üncü maddesinde sayılan görev ve yetkileri dışında mevzuata aykırı Karar alan Encümen Başkanı ve Üyelerinin sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu itibarla, temyiz isteminin reddi ile 204 ilam sayılı Daire Kararı ile ... TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oybirliğiyle,

6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 08.05.2024 tarih ve 56804 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.