KİKKİK Mahkeme Kararı2026/MK-35

2025/378625 İhale Kayıt Numaralı "Şırnak Merkez 1500 Kişilik Spor Salonu Yapım İşi" İhalesi

İlgili ihaleyi görüntüle2025/378625
Kurum / İdareŞırnak Özel İdaresi Destek Hizmetleri Müdürlüğü
İKN2025/378625
BaşvuranYUSUF SUYUR - BENZA GROUP YAPI İNŞAAT TAAH. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.

Şırnak İl Özel İdaresi Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yapılan 2025/378625 ihale kayıt numaralı "Şırnak Merkez 1500 Kişilik Spor Salonu Yapım İşi" ihalesine ilişkin olarak Yusuf Suyur-Benza Group Yapı ve İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 12.06.2025 tarihli ve 2025/UY.II-1312 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline” karar verilmiştir.

 

Davacı Yusuf Suyur- Benza Group Yapı ve İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı tarafından anılan Kurul kararının itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesi yönünden iptali istemiyle açılan davada, Ankara 19.İdare Mahkemesinin 06.01.2026 tarihli ve E:2025/1085, K:2026/10 sayılı kararında “…Dava, davacılar tarafından, 12/06/2025 tarih ve 2025/UY.II-1312 sayılı Kamu İhale Kurulu kararının başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının iptali ile 202.718,00-TL başvuru bedelinin dava tarihi itibariyle işleyecek olan yasal faiziyle iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Uyuşmazlıkta, davalı idarece davaya konu itirazen şikayet başvuru bedelinin ödenmemesine dayanak gösterilen 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun’un 11.maddesiyle eklenen dördüncü paragraf, 26/03/2025 tarih ve 32853 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve ve kararda özetle, ‘...Kanun'un 54. maddesinin ikinci fıkrasında itirazen şikâyet başvurusu, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yolu olarak öngörüldüğünden başvuru sahibinin bu yolu tüketmeden dava açması mümkün değildir. Zorunlu başvuru yolunda ileri sürülen iddialarının bir kısmında dahi haklı çıkan başvuru sahibinin itiraz konusu kural uyarınca başvuru bedelinden herhangi bir iade yapılmayacaktır. Bununla birlikte başvuru sahibinin iddialarının en azından bir kısmının Kurum tarafından haklı bulunmasının, ihaleyi yapan idarenin ihale sürecindeki bazı işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun kabulü anlamına geleceği de açıktır. Bu durumda kurallar gereği idarenin hukuka aykırı işleminin sonuçlarından dolayı kişilere külfet yüklemesi ise kaçınılmaz olacaktır. Kişinin Kuruma yatırdığı bedeli ihaleyi yapan idareye karşı açacağı ayrı bir dava ile idareden isteyebileceği söylenebilse dahi ayrı bir davaya zorlanıyor olması da yeni bir külfet olarak nitelendirilebilecektir (benzer yönde değerlendirme için bkz. Farmasol Tıbbi Ürünler Sanayi ve Ticaret A.Ş. (2), § 49). Bu itibarla başvuru sahibinin şikâyet başvurusunda haklı çıktığı iddiaları dikkate alınmaksızın iddialarının tamamında haklı çıkması durumunda başvuru bedelinin iade edilmesini öngören kuralların kişilere aşırı bir külfet yüklediği, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi kişi aleyhine bozarak orantısız bir sınırlamaya neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır.’ şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olup, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

 

 

 

Anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesince bir Kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşecektir.

Bir başka anlatımla; Anayasa Mahkemesinin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması öncelikle, yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak, yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelik olup, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa’nın 153.maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin açmış olduğu davalarda da; hak veya menfaat ihlaline neden olan kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş olması halinde, iptal hükmünün uyuşmazlık yönünden değerlendirilmesi gerekeceği açıktır. Bu itibarla, Resmi Gazete’de yayımlanarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılan Anayasa Mahkemesi kararının bakılan davada uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen dördüncü paragrafın ve 4734 sayılı Kanun'a 7421 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle eklenen geçici 21. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptali nedeniyle itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesi talebiyle başvuruda bulunma şartının ve iddialarının tamamında haklı bulunma şartının yasal dayanağı kalmadığından, Anayasa Mahkemesi kararıyla birlikte yasal dayanağı ortadan kalkan kanun hükmüne dayanılarak itirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin Kurul kararının uyuşmazlığa konu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali ile 202.718,00-TL başvuru bedelinin dava tarihinden (14/07/2025) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve başvuru bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

 

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

 

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

 

 

 

 

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

 

1) Kamu İhale Kurulunun 12.06.2025 tarihli ve 2025/UY.II-1312 sayılı kararının, başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunmadığı gerekçesiyle itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığına ilişkin kısmının iptaline,

 

2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 202.718,00 TL tutarındaki başvuru bedelinin dava tarihinden (14.07.2025) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte başvuru sahibine iadesine,

 


   Oybirliği ile karar verildi.