2025/443589 İhale Kayıt Numaralı "Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü’ne Bağlı Karayolları Denetim İstasyonlarında Bulunan Aks Kantarlarının, Sistem Odası Donanımlarının Ve Kameraların Bakım, Onarım Ve Kalibrasyonlarının Yapılması Hizmet Alımı İşi" İhalesi
İlgili ihaleyi görüntüle2025/443589Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2025/443589 ihale kayıt numaralı "Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü’ne Bağlı Karayolları Denetim İstasyonlarında Bulunan Aks Kantarlarının, Sistem Odası Donanımlarının ve Kameraların Bakım, Onarım ve Kalibrasyonlarının Yapılması Hizmet Alımı İşi" ihalesine ilişkin olarak Ulsaş Ulaştırma ve Lojistik Sistemleri Anonim Şirketi itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 25.06.2025 tarihli ve 2025/UH.II-1382 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Davacı Yılmaz TANAL tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin 25.09.2025 tarih ve E:2025/1136, K:2025/1134 sayılı kararı ile “Davanın reddine” karar verilmesi üzerine yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 23.12.2025 tarih ve E:2025/2769, K:2025/4090 sayılı kararında “Uyuşmazlık, tekliflerin elektronik ortamda alındığı ihalede, teyit edilemeyen hususların tevsiki amacıyla istenilen belgelerin, davacı tarafından kendisine tanınan süre içerisinde kargoya verilmesine rağmen, kargo şirketinden kaynaklanan gecikme nedeniyle idare kayıtlarına süresinden sonra girmesinin teklifin değerlendirme dışı bırakılmasını gerektirip gerektirmediği noktasında toplanmaktadır.
Bu noktada uyuşmazlığın çözümü, davacıdan istenilen belgelerin ve buna bağlı olarak idarece verilen sürenin hukuki niteliği ile ihaleyi yapan idarenin takdir yetkisinin kapsamının doğru belirlenmesine bağlı bulunmaktadır. İdare hukukunda süreler, kaynağı ve hukuki sonuçları bakımından farklılık arz etmektedir. Bu kapsamda, doğrudan kanunla belirlenen ve uyulmaması halinde hakkın sona ermesi sonucunu doğuran "hak düşürücü süreler" ile idarenin işin gereği ve somut olaya göre takdir yetkisiyle belirlediği "düzenleyici süreler" in birbirinden farklı hukuki sonuçlara tabi olduğu açıktır.
Kanun koyucu tarafından açıkça hak düşürücü süre olarak düzenlenmeyen ve kesin bir yaptırıma bağlanmayan hallerde, idarece verilen süreler, idari işlemin tesisini sağlamaya yönelik “düzenleyici süre” niteliğini haizdir. Başka bir anlatımla, kaynağını doğrudan Kanun’un emredici hükmünden almayan, idarenin işin gereğine ve somut olaya göre takdir ettiği bu tür süreler, kesin ve mutlak nitelikte olmayıp, makul ve haklı nedenlerin varlığı halinde, idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirme yapmasına engel teşkil etmemektedir. Dolayısıyla, düzenleyici süreyi belirleme yetkisini haiz olan idarenin, ihale işlemlerinin yürütülmesi kapsamında, somut olayın özelliğine göre ortaya çıkan fiili durumları değerlendirme ve sonuçlandırma yetkisinin bulunduğu kuşkusuzdur.
Somut olayda, davacıdan talep edilen belge asıllarının, elektronik teklif kapsamında beyan edilen hususların doğruluğunu teyit etmeye yönelik "tevsik edici belge" niteliğinde olduğu, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 4734 sayılı Kanun'un 30’uncu maddesinde yer alan "(...) Posta ile gönderilecek tekliflerin ihale dokümanında belirtilen ihale saatine kadar idareye ulaşması şarttır. (...)" yönündeki kuralın ise, tekliflerin sunulması aşamasına ilişkin olduğu, bu kapsamda, davacıdan istenilen söz konusu belgelerin anılan madde kapsamında "teklif sunma" olarak nitelendirilemeyeceği açıktır.
Bu bağlamda, davacı tarafından istenilen belgelerin kendisine tanınan süre içerisinde kargoya verildiği, ancak kargo şirketinin teslimat programından kaynaklı gecikme nedeniyle idare kayıtlarına geç girdiği, ihaleyi yapan idarece, söz konusu gecikmenin makul bir sebep olarak değerlendirilerek, teklifi kapsamında beyan edilen hususları tevsik edici nitelikteki belgelerin kabul edildiği ve davacının teklifinin geçerli sayıldığı dikkate alındığında, ihaleyi yapan idarenin, somut olayın özelliğine göre kullandığı takdir yetkisi doğrultusunda, kargodan kaynaklı gecikmeye rağmen davacının teklifini değerlendirmeye alma yönündeki bu iradesinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, davalı idarece, istenilen belgelerin hukuki niteliği ve ihaleyi yapan idarenin takdir yetkisi gözetilmeksizin tesis edilen dava konusu Kurul kararında bu iddia yönünden hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararının 2. iddiaya ilişkin kısmında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.” gerekçesiyle “Mahkeme kararının davacının itirazen şikâyet dilekçesindeki 3. iddiası yönünden davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına, Mahkeme kararının davacının itirazen şikâyet dilekçesindeki 2. iddiası yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına, bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline” karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
Kamu İhale Kurulunun 25.06.2025 tarihli ve 2025/UH.II-1382 sayılı kararının başvuru dilekçesinde yer alan ikinci iddia ile ilgili yapılan değerlendirmelere ilişkin kısmının iptaline,
Oybirliği ile karar verildi.
| ||
| ||
|
|
|
|
|
|
| ||
|
|
|
| ||
|
|
|