SayıştaySayıştay Daire Kararı973
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire6
İlam No73
Madde No59
Yılı2023
Belediye Tarafından Ödenen Vekalet Ücretinin Sorumlularına Rücu Edilmemesi
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ve duruşmaya katılan ....’in açıklamalarının dinlenmesi sonucunda;
.... Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü tarafından .... 2’nci İdare Mahkemesinin …. Esas, …. Karar sayılı İlamı ile .... 4’üncü İdare Mahkemesinin …. Esas, …. Karar sayılı İlamında yer alan Belediye aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin ödendiği ancak sorumlularına rücu işlemlerinin yapılmaması sonucu kamu zararına neden olunduğu iddiası ile ilgili olarak;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesinde, devlet memurlarının görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek zorunda oldukları, eğer memurun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedel üzerinden ödenmesinin esas olduğu belirtilmektedir. Aynı Kanun’un “Kişilerin uğradıkları zararlar” başlıklı 13’üncü maddesinde ise kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açacağı, kurumun genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir.
Aynı Kanun’un 12 ve 13’üncü maddeleri uyarınca 13.08.1983 tarihli ve 18134 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik’in 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile belirlenmiş görevlerini kasıt, ihmal veya tedbirsizlik sonucu gerekli dikkat ve itina ile yapmamaları sebebiyle idarenin veya kişilerin uğradığı zararlar memurlarca tazmin edilecektir. 7’nci maddede, memurların 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tanımlanan hizmet kusurlarından doğan zararların miktarının kurum ve kuruluşların en üst yöneticilerinin belirleyeceği iki kişi ile zarara sebebiyet veren memurun ilk amirinden oluşan 3 kişilik bir heyet tarafından tespit edileceği düzenlenmiştir.
Söz konusu Yönetmelik’in “Amirlerin Sorumlulukları” başlıklı 9’uncu maddesinde, memurlarca verilen zararların miktarının tespiti ve ilgililerden bu Yönetmelik veya genel hükümlere göre tahsili konusunda yapılacak işlemlerin zamanında ve eksiksiz yürütülmesinden, zararı veren memurların görevli bulundukları kurum ve kuruluşların o mahaldeki amirlerinin müteselsilen sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır.
Anılan Yönetmelik’in “Zararların Takibi ve Yapılacak Diğer İşlemler” başlıklı 10’uncu maddesinde ise; zararı veren memurun amirlerinin, zararın vuku bulduğu tarihi izleyen 3 gün içinde zararın konusu ile memurun sorumluluğunu belirten tüm bilgi ve belgeleri, o kurum ve kuruluşun en üst yöneticisine ileteceği, en üst yöneticilerin de bilgi ve belgelerin kendilerine intikal ettiği tarihi izleyen 10 gün içinde bu Yönetmelik’in 7’nci maddesinde belirtilen usul ve esaslar uyarınca zarar miktarını tespit ettireceği belirtilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesine dayanılarak hazırlanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde, kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesinin kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak durumlardan biri olduğu düzenlenmiştir.
Ancak, 657 sayılı Kanun’un “Kişilerin uğradıkları zararlar” başlıklı 13’üncü maddesinde, kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açacağı, kurumun genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkının saklı olduğu bu kapsamda İdarenin her zaman rücu etmek zorunda olmadığı takdir yetkisini de kullanabileceği hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca 657 sayılı Kanun’un “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesinde, devlet memurlarının, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorunda oldukları ifade edilmiş olup, sorgu konusu olan mahkeme kararına istinaden katlanılan vekalet giderinin bu madde kapsamında yer almadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan gerekçelerle …. TL ödeme hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ve duruşmaya katılan ....’in açıklamalarının dinlenmesi sonucunda;
.... Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü tarafından .... 2’nci İdare Mahkemesinin …. Esas, …. Karar sayılı İlamı ile .... 4’üncü İdare Mahkemesinin …. Esas, …. Karar sayılı İlamında yer alan Belediye aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin ödendiği ancak sorumlularına rücu işlemlerinin yapılmaması sonucu kamu zararına neden olunduğu iddiası ile ilgili olarak;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesinde, devlet memurlarının görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek zorunda oldukları, eğer memurun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedel üzerinden ödenmesinin esas olduğu belirtilmektedir. Aynı Kanun’un “Kişilerin uğradıkları zararlar” başlıklı 13’üncü maddesinde ise kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açacağı, kurumun genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir.
Aynı Kanun’un 12 ve 13’üncü maddeleri uyarınca 13.08.1983 tarihli ve 18134 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik’in 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile belirlenmiş görevlerini kasıt, ihmal veya tedbirsizlik sonucu gerekli dikkat ve itina ile yapmamaları sebebiyle idarenin veya kişilerin uğradığı zararlar memurlarca tazmin edilecektir. 7’nci maddede, memurların 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tanımlanan hizmet kusurlarından doğan zararların miktarının kurum ve kuruluşların en üst yöneticilerinin belirleyeceği iki kişi ile zarara sebebiyet veren memurun ilk amirinden oluşan 3 kişilik bir heyet tarafından tespit edileceği düzenlenmiştir.
Söz konusu Yönetmelik’in “Amirlerin Sorumlulukları” başlıklı 9’uncu maddesinde, memurlarca verilen zararların miktarının tespiti ve ilgililerden bu Yönetmelik veya genel hükümlere göre tahsili konusunda yapılacak işlemlerin zamanında ve eksiksiz yürütülmesinden, zararı veren memurların görevli bulundukları kurum ve kuruluşların o mahaldeki amirlerinin müteselsilen sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır.
Anılan Yönetmelik’in “Zararların Takibi ve Yapılacak Diğer İşlemler” başlıklı 10’uncu maddesinde ise; zararı veren memurun amirlerinin, zararın vuku bulduğu tarihi izleyen 3 gün içinde zararın konusu ile memurun sorumluluğunu belirten tüm bilgi ve belgeleri, o kurum ve kuruluşun en üst yöneticisine ileteceği, en üst yöneticilerin de bilgi ve belgelerin kendilerine intikal ettiği tarihi izleyen 10 gün içinde bu Yönetmelik’in 7’nci maddesinde belirtilen usul ve esaslar uyarınca zarar miktarını tespit ettireceği belirtilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesine dayanılarak hazırlanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde, kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesinin kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak durumlardan biri olduğu düzenlenmiştir.
Ancak, 657 sayılı Kanun’un “Kişilerin uğradıkları zararlar” başlıklı 13’üncü maddesinde, kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açacağı, kurumun genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkının saklı olduğu bu kapsamda İdarenin her zaman rücu etmek zorunda olmadığı takdir yetkisini de kullanabileceği hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca 657 sayılı Kanun’un “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesinde, devlet memurlarının, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorunda oldukları ifade edilmiş olup, sorgu konusu olan mahkeme kararına istinaden katlanılan vekalet giderinin bu madde kapsamında yer almadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan gerekçelerle …. TL ödeme hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.