SayıştaySayıştay Daire Kararı971

İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire6
İlam No75
Madde No40
Yılı2023
Süre Uzatımı

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;

“... Mahallesi ….Ada …. Parselde Bulunan 5098,97 m² Yüzölçümlü 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planında Belediye Hizmet Alanına ve Yaklaşık 6567 m² Yüzölçümlü Aynı Parselin Doğusunda 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planında Park Alanına İsabet Eden Taşınmazların 29 (Yirmi Dokuz) Yıl Olarak Belirlenecek Kira Bedeli Üzerinden Üst Kullanım Hakkı Verilerek Yap-İşlet-Devret Modeli ile Kapalı Spor Kompleksi (Spor Tesisi ve Yapı İçerisinde Sporcuların İhtiyacına Yönelik Kafeterya ve Spor Faaliyetlerine İlişkin Alanlar) Yapılması İşi”nde, Yükleniciye yersiz süre uzatımı verilmesi suretiyle kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak;

Belediye ile ... Ltd. Şti. arasında 03.08.2022 tarihinde Sözleşme imzalanmış olup, İş’e ait Sözleşme’nin, “İşe başlama ve Bitirme Tarihleri” başlıklı 3’üncü maddesinde yer tesliminin Sözleşme imzalanmasından sonra 5 gün içinde yapılacağı, ruhsat alma işlemleri de dahil olmak üzere Yüklenicinin Yapım İşi’ni 450 takvim günü içinde tamamlayarak kullanıma hazır hale getireceği hüküm altına alınmış olup, İdareden ve mücbir sebeplerden kaynaklanan süre uzatımları haricinde İş zamanında bitirilemediği takdirde, geçen her takvim günü için takribi yatırım maliyetinin on binde üçü (% 0,03) tutarında gecikme cezası alınacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

Anılan Sözleşme’nin “Süre Uzatımı Verilebilecek Haller ve Şartları” başlıklı 10’uncu maddesinde ve Sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin “İşin süresi ve sürenin uzatılması” başlıklı 29’uncu maddesinin altıncı fıkrasında ise, “Mücbir sebepler ve/veya idarenin sebep olduğu hallerden dolayı, işte sorumluluğu yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi halinde, durum idarece incelenerek işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre işin bir kısmına veya tamamına ait süre uzatılır.” denilmektedir.

08.08.2022 tarihinde işyeri teslimi yapılan Proje’de, Yüklenici tarafından 25.08.2022 tarihinde İdareye iş programı sunulmuş ve 02.05.2023 tarihinde Yapı Ruhsatı alınmıştır. Daha sonra Yüklenici tarafından İdareye sunulan 20.09.2023 tarih ve …. sayılı dilekçede, yapılan hafriyat çalışmaları sırasında zeminin kayalık çıkması nedeniyle kırım işlemi yapılmadan hafriyat taşınmasının mümkün olmadığı ifade edilerek, bu nedenle iş programına uygun olarak çalışma olanağı bulunmadığından Sözleşme’nin 10’uncu maddesinin 5 ve 6’ncı bentleri uyarınca süre uzatımı talebinde bulunulmuştur.

Bunun üzerine, Park ve Bahçeler Müdürlüğünün Yapı Kontrol Müdürlüğüne yazmış olduğu 26.09.2023 tarihli yazıyla;

Zemin etüdünün yapı ruhsatlandırma aşamasında Yüklenici tarafından yapılacak olması nedeniyle alanda İdarece herhangi bir zemin etüt çalışması yapılmadığı, bu çerçevede tesis arazisinde görsel olarak yapılan incelemeler neticesinde teknik personelin 12-15 günlük bir hafriyat çalışması planladığı ve işin projelendirilmesi, ruhsata bağlanması, yapımı ve tamamlanması için fen noktasından çalışılmayan günler de dahil edilmek suretiyle 450 günlük bir sürenin öngörülmüş olduğu,

Ancak zemin etüdü yapılması sonucu, zeminin İdarece tahmin edildiği gibi yumuşak toprak olmadığının ve kayaçlardan oluşan sert zemin olduğunun ortaya çıktığı, İş’in Projesi’ne göre Yüklenicinin -8 metre kotuna kadar hafriyat çalışması yapması gerektiğinden, kayaç zeminin kırılmadan sadece kazılması suretiyle bu çalışmanın tamamlanmasının mümkün olmadığı,

belirtilerek konunun sunulan bilgiler ve hafriyat kübaj hesabı çerçevesinde jeoloji mühendisleri tarafından değerlendirilmesi ve hafriyat çalışmasının tahmini süresi hakkında görüş verilmesi istenilmiştir.

Yapı Kontrol Müdürlüğünce verilen 27.09.2023 tarihli cevabi yazıda, zemin etüt raporları, zemine ait fotoğraflar ve zemin mevcut kotlarının hali hazırda kazılan kotlara göre kırılarak çıkartılmış olan hafriyat kübaj hesabı dikkate alınarak konu jeoloji mühendisleri tarafından değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda, arazinin üst tabakalarının kiltaşı, silttaşı ve konglomera olmak üzere neojen birim ayrışma ürünü olduğu ancak aşağılara inildikçe ayrışmanın daha az olduğunun gözlemlendiği, derin metrajlarda ise iri bloklu ve yer yer kayaç özelliği gösteren birimlerin mevcut olması nedeniyle alt kot kazı işlemlerinde kırıcı kullanmak zorunlu olacağından ve kübaj hesabına göre 19345 m3 toplam kazı hesaplandığından, hafriyat işleminin yaklaşık 45-60 günlük bir sürede tamamlanabileceği yönünde görüş verilmiştir.

Söz konusu görüş üzerine düzenlenen 02.10.2023 tarihli Tutanakla, hafriyat çalışmalarının 45-60 günlük süre zarfı içinde tamamlanması durumunda iş bitiminin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkanlığınca ... için havanın fen noktasından çalışılamayan tarih aralığı olarak tespit edilen 25 Kasım-5 Mart aralığına geleceği görüldüğünden, İş’e ait Sözleşme’nin 10’uncu maddesinin 9’uncu bendinde ifade edilen, “süre uzatımlarında yapılacak işin özelliğine göre çalışılamayacak günler de dikkate alınarak verilecek süre belirlenir.” hükmü çerçevesinde, Sözleşme’nin 10’uncu maddesinin 5, 6 ve 9’uncu bentleri dikkate alınarak fen noktasından çalışılmayan günler dahil olmak üzere 150 takvim günü süre uzatımı verilmiş ve iş bitim tarihi 29.03.2024 tarihi olarak tespit edilmiştir. Süre uzatımı Kararı Başkanlık Makamının 04.10.2023 tarihli Oluruyla onaylanmıştır.

Bu çerçevede, Proje’nin gerçekleştirildiği alana ait zemin ihale öncesinde İdarenin öngördüğü şekilde yumuşak toprak olmadığından ve Projenin zemin kotunda -8 metreye kadar inilmesini gerektirmesi nedeniyle söz konusu derinlikte kırıcı kullanılmaksızın hafriyat çalışmalarının yapılmasına imkan bulunmadığından, İdare tarafından bu hususlar değerlendirilerek süre uzatımına karar verilmiş olup, zemin yapısının öngörülenden farklı çıkması noktasında Yüklenicinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı açıktır. Konuya ilişkin mevzuat kapsamında, işin süresini belirleme yetkisinin yanı sıra, süre uzatımı verilmesi gereken durumlarda engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre bu süreyi tespit etme yetkisinin de İdareye verilmiş olduğu dikkate alındığında, İdarenin teknik personeli tarafından hazırlanan Rapor’a dayanılarak verilen süre uzatımında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Her ne kadar Raporda, Yüklenicinin ihale öncesinde inşaatın yapılacağı yeri inceleme hakkı bulunduğu ve bu nedenle zeminde toprak yerine küskülük veya kaya çıkmasının süre uzatımı verilmesini gerektirmediği iddia edilmişse de;

Yüklenicinin İş’in tamamlanmasına yönelik taahhüdü, İş’e ait Sözleşme ve Sözleşme eki belgelerde belirlenen yükümlülükler kapsamında oluşmaktadır. Bu taahhüttün verildiği dönemde, İdarece herhangi bir zemin etüdü gerçekleştirilmemiş ve zeminin yumuşak toprak olduğu ön kabulüyle hafriyat süresi 12-15 gün olarak planlanmıştır. Ancak, İdare bünyesinde görev yapan jeoloji mühendislerinin konuya ilişkin değerlendirmelerinden de görüleceği üzere, üst kotlarda zemin yapısının yumuşak toprak olduğu ancak aşağı kotlara inildikçe kayaç özelliği gösteren birimlerin mevcudiyeti nedeniyle zeminde kırıcı ile çalışılması gerektiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ortaya çıkan durum önceden öngörülemeyeceğinden ve ihale öncesinde İdare tarafından zemin hakkında yapılan değerlendirme yanıltıcı olduğundan, zemin durumuna göre yürütülmesi gereken çalışmalar dikkate alınarak süre uzatımı verilmesinin makul olduğu değerlendirilmiştir.

Raporda, söz konusu inşaat alanının çevresinde kısa zaman öncesinde yapılan veya yapılmakta olan inşaatların mevcut olduğu, zemin yapılarının benzeştiği ve Yüklenicinin İş’in yapıldığı arsanın bitişiğinde okul yaptığı ifade edilerek, bu nedenle Yüklenicinin alandaki zemin yapısından haberdar olduğu ifade edilmişse de;

İnşaat alanı çevresindeki diğer inşaatların zemin etüd raporlarına ait herhangi bir bilgi mevcut olmadığı gibi, böyle bir bilgi mevcut olsa dahi bu verilerin İş’in gerçekleştiği alandaki zemin yapısı hakkında kesin nitelikte bilgi sağladığının kabul edilmesi de mümkün olmayacaktır. Bu çerçevede, bilimsel bir değerlendirmeye dayalı olmayan söz konusu tespitlerin, somut olayda geçerliliği bulunmamaktadır. Kaldı ki, savunma ekinde sunulan bilgi ve belgelerden, inşaat alanı çevresindeki arsa ve arazilerde çoğunlukla 2022 yılına kadar tamamlanmış olan yapıların bulunduğu ve bu yapılardaki hafriyat çalışmalarının yaklaşık -1 metre derinlikte gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar Raporda, süre uzatımı gerekçesinin geçerli görülmesi durumunda bile, İş’e ait Sözleşme’de, “Yüklenicinin sürenin uzatılmasını gerektiren hallerin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde, idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve yetkili merciler tarafından usulüne göre düzenlenmiş belgelerle mücbir sebebin meydana geldiğini tevsik etmesi zorunludur.” denildiğinden, Yüklenicinin zamanında dilekçe vermemesinin ve dilekçe içeriğinde talep edilen gün sayısının belirtilmemiş olmasının ek süre verilmesine engel teşkil ettiği, İdarece süre uzatımı gerekçesi, “(5) Öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olduğu hallerde ilave işin gerektirdiği ek süre yükleniciye verilir.” olarak gösterildiğinden, 20 günlük hak düşürücü nitelikteki dilekçe süresine tabi olduğu fade edilmişse de;

İş’e ait Sözleşme’nin “Süre Uzatımı Verilebilecek Haller ve Şartları” başlıklı 10’uncu maddesinde,“…

(5) Öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olduğu hallerde ilave işin gerektirdiği ek süre yükleniciye verilir.

(6) Mücbir sebepler ve/veya idarenin sebep olduğu hallerden dolayı, işte sorumluluğu yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi halinde, durum idarece incelenerek işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre işin bir kısmına veya tamamına ait süre uzatılır.

(7) Yüklenicinin sürenin uzatılmasını gerektiren hallerin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde, idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve yetkili merciler tarafından usulüne göre düzenlenmiş belgelerle mücbir sebebin meydana geldiğini tevsik etmesi zorunludur. Yüklenici bildiriminde, iş üzerinde gecikmeye yol açtığını düşündüğü sebeplerin ayrıntılarını, işin süresinin ne kadar uzatılması gerektiğini belirtecektir. Uzatılacak sürenin tespiti o anda mümkün değilse bunun da sebeplerini ayrıca belirtecek, durumun netlik kazanmasından sonra istediği süre uzatımını da ayrı bir yazı ile derhal bildirecektir. Ancak idarenin sebep olduğu süre uzatımını gerektiren gecikmelerde, yüklenicinin yirmi gün içinde yazılı bildirimde bulunma şartı aranmaz.

...

(9) İşin tamamlanması için sözleşmesinde tespit edilen tarih veya süre haricinde başkaca kayıt bulunmayan işlerde, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi ile resmi tatil günleri göz önünde tutularak iş bitim tarihi veya süresi belirlenmiş sayılacağından yüklenici çalışmadığı bu gibi günleri öne sürerek süre uzatılması isteğinde bulunamaz. Ancak süre uzatımlarında yapılacak işin özelliğine göre çalışılamayacak günler de dikkate alınarak verilecek süre belirlenir.” denilmektedir.

Buna göre, mücbir sebepler veya İdarenin sebep olduğu hallerde İş’in niteliğine göre İş’in bir kısmına veya tamamına süre uzatımı verilebileceği düzenlenmiştir. Bununla birlikte, yazılı bildirim yükümlülüğü konusunda sebebin İdareden kaynaklı olup olmamasına bağlı olarak bir ayrıma gidilmiş ve İdareden kaynaklı gecikmelerde Yüklenicinin yirmi gün içinde yazılı bildirimde bulunması şartının aranmayacağı ifade edilmiştir. Konu bu minvalde değerlendirildiğinde;

İdare tarafından Yükleniciye gönderilen 05.10.2023 tarihli yazıda, “… Sözleşmesinin 10. Maddesi 5,6 bentleri ve 10. Maddesinin 9 bendince (…) 150 takvim günü süre uzatımı verilerek işin bitim tarihi 29.03.2024 olarak belirlenmiştir.” denilmektedir. Görüldüğü üzere, süre uzatımı gerekçesi, yalnızca Sözleşme’nin 10’uncu maddesinin 5’inci bendine dayandırılmamış, aynı maddenin İdarenin sebep olduğu hallerde meydana gelen gecikmelerden dolayı süre uzatımı verilebileceğini ifade eden 6’ncı bendi de süre uzatımına gerekçe olarak gösterilmiştir. Bu duruma uygun olarak, sorumlular tarafından da zemin koşullarının yumuşak olduğu düşünülerek yapılan planlama nedeniyle, hatanın İdareden kaynaklandığının düşünüldüğü ve süre uzatımının buna göre verildiği belirtilmektedir. İdarenin sebep olduğu süre uzatımını gerektiren gecikmelerde, yirmi gün içinde yazılı bildirimde bulunma şartı aranmayacağından ve somut olayda verilen süre uzatımının İdareden sebep olduğu bir gecikme olarak değerlendirilmek suretiyle verildiği görüldüğünden, süresi içinde dilekçe verilmemesi ve talep edilen sürenin dilekçede belirtilmemesinden bahisle süre uzatımı verilmesinin mümkün olmadığı yönündeki değerlendirmelere katılmak mümkün değildir.

Raporda, Yüklenicinin İş’e geç başladığı, bu nedenle İdare tarafından 27.04.2023 tarihinde,“…planlanmış çalışmalara henüz başlanılmadığınız görülmüştür. Anılan İş kapsamında gerekli çalışmalara başlanılması, işin sözleşme ve ekleri kapsamında zamanıda teslimi için çalışmaların başlatılmasını müteakip hızlandırılması gerekmektedir…. “ şeklinde uyarıldığı, bunun üzerine Yüklenicinin zeminin kayalık çıkmasını gerekçe göstererek süre uzatımı talebinde bulunduğu ifade edilmekte ise de;

Somut olayda, zemin yapısının ihale öncesinde öngörülenden farklı çıkması nedeniyle verilen süre uzatımında mevzuata aykırılık bulunmadığından, süre uzatımı kararı öncesinde İdarece Yükleniciye işlerin hızlandırılması için uyarıda bulunulması, süre uzatım kararının hukuki geçerliliğini etkilemeyecektir.

Bu itibarla, ...-TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy

Daire Başkanı ... ve Üye ...’ın karşı oy gerekçeleri:

İş’e ait Teknik Şartname’nin 9’uncu maddesinde, “Tabi zemin projesinde belirlenen kotlara getirilecektir. Bu süreçle yüklenici gerekli hafriyat çalışmalarını yapacaktır. Çıkan hafriyatlar büyükşehir belediyesi hafriyat döküm sahasına yüklenici tarafından nakli gerçekleştirilecek ve döküm sahası ücretleri yüklenici tarafından ödenecektir.” hükmü bulunmakta olup, tabi zeminin Proje’de belirlenen kotlara getirilmesi için yapılacak hafriyat çalışmalarının İş kapsamında olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.

Bu doğrultuda İş’in yapılacağı yerdeki mevcut zemin şartlarının gerektirdiği her türlü hafriyat çalışmasının yerine getirileceği Yüklenici tarafından taahhüt edilmiş olup zemin yapısının öngörülenden farklı çıkması hususu süre uzatımı verilmesi için geçerli bir sebep değildir. Yüklenici mevcut zemin şartlarını kabul ederek teklifini verdiğinden, İş’in yapıldığı yerde değişiklik olmadıkça bu gerekçe ile süre uzatımı talebinde bulunma imkanı bulunmamaktadır.

İş’e ait İdari Şartname’nin “İşe Başlama ve İşi Bitirme Tarihi, Gecikme Halinde Alınacak Cezalar” başlıklı 17’nci maddesinde, “... İdareden kaynaklı süre uzatımı ve mücbir sebeplerden kaynaklı süre uzatımı haricinde iş zamanında bitirilemediği takdirde geçen her takvim günü için takribi yatırım maliyetinin on binde üçü (% 0,03) tutarında gecikme cezası alınacaktır. Yapım süresini aşan gecikmeli çalışılan günler ihalede belirtilen işletme süresinden düşülecektir. Belirlenen süreler takvim günü esasına göredir. Bu süreninin hesaplanmasında; havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi, resmi tatil günleri nazarı itibaren alındığından, bu nedenlere istinaden ayrıca süre uzatımı verilmez.” hükmü yer almaktadır. Bu minvalde, yersiz olarak süre uzatımı verilmesi sonucu neden olunan 150 günlük gecikme için anılan madde kapsamında gecikme cezası uygulanması gerektiği halde uygulanmaması suretiyle ...-TL kamu zararına neden olunmuştur.

Bu itibarla, kamu zararı tutarı ...-TL’nin sorumlularından müştereken ve müteselsilen tazminine hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.