SayıştaySayıştay Temyiz Kararı55636

Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire5
Dosya No46349
Yılı2015
Konu: Fiilen tebligat yapmayan ve mevzuatta belirtilen şartları taşımayan personele maktu tebligat ücreti ödenmesi.

211 İlam sayılı Daire Kararının 4’üncü maddesiyle, fiilen tebligat yapmayan ve mevzuatta belirtilen şartları taşımayan personele maktu tebligat ücreti ödenmesi suretiyle oluşan ... TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve mali hizmetler müdür vekiline ödettirilmesine hükmedilmiştir.

26.09.2018 tarih ve 45057 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla, “İlamda tazmin hükmedilen kamu zararı tutarının yeniden belirlenmesini teminen hüküm tesisi için 211 sayılı ilamın 4. maddesiyle verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın ilgili DAİRESİNE TEVDİİNE,” hükmedilmiştir.

330 İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesiyle, fiilen tebligat yapmayan ve mevzuatta belirtilen şartları taşımayan personele maktu tebligat ücreti ödenmesi suretiyle oluşan ... TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve mali hizmetler müdür vekiline ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Temyiz Dilekçesi

Daire Kararında harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... (Şef), ... (Şef), gerçekleştirme görelisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... (Şef), ... (Emlak Tahakkuk Şefi), ...(Muhasebe Şefi, Mali Hizmetler Müdür V.) ve muhasebe yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... (Memur) tarafından ortak dilekçeyle temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Dilekçede özetle:

Daire Kararına esas alınan rapordaki bilgilerin gerçek bilgiler olmadığı, Bu bilgilerin tamamlanması amacıyla itiraz edildiği,

Daire Kararında, ...’ün 03.08.2015, 05.08.2015, 13.08.2015, 04.09.2015, 14.09.2015, ...'ın 03.07.2015, ...’un 09.10.2015. ...’in 28.07.2015 tarihlerinde tebligat yaptığı, diğer zamanlarda tebligat yapmadığı öngörüsüyle tazmin kararı verildiği,

Tebligat yapan olarak adı belirtilenlerle birlikte, kamu zararı tablosunda adı geçen görevlilerden tebligat kayıtları olanların Belediyenin gelir takip sistem kayıtlarında bulunduğu,

(Sistemden alınan 1660 adet tebligatın aylara göre dağılım tablosu (Tablo-I) ve kişilere göre dağılım tablosu (Tablo-II) dilekçede yer almaktadır. Mahiyeti gereği tablolar burada özetlenmemiştir.)

Aşağıdaki tablodan (Tablo-I) ve tablo-III ile gösterilen ekli ödeme emri tebligat evraklarından (ekli 5 adet küçük boy klasör) görüleceği üzere ... ve ...’in denetim döneminin diğer zamanlarında tebligat yaptığı, Dönem içinde ...‘ın 571, ...’in 685 adet ödeme emri tebliğ ettiğinin kayıtlarda görüldüğü, Bu sayıların ödeme emri tebliğ kayıtları olduğu, Tebliğ için gidilmekle birlikte tebliğ edilemeyenlerin bu sayıya dâhil olmadığı,

Denetim dönemi içinde düzenlenen. 61210 adet ... TL ödeme emrinin 9360 adedinin elden (diğer personelin yaptığı tebligatlar dahil) tebliğ edildiği, Evrakları ekte (5 küçük boy klasör) sunulan tablo-I’de listelenen evrakların ulaşılabilen evraklar olduğu, Tebliğ edilen ödeme emirlerindeki alacaklardan ... TL tahsilat yapıldığı, Bu sayılara iadelerin dâhil olmadığı, sorumlularına tebliğ yapılamamakla birlikte ödenmiş veya ödettirilmiş olanların dâhil olduğu,

Tebliğ edilen ödeme emri adedinin memur eliyle tebliğ edilenden fazla olduğu, memur eliyle tebliğ çalışmasının Belediye sınırları içindeki adreslere yapıldığı, Belediye sınırları dışına yapılacak tebligatların postaya verildiği, Denetim döneminde postayla 13281 adet evrak gönderildiği, posta gideri olarak ... TL ödendiği, Elden yapılan tebligatın, postayla gönderilmesi halinde, posta ücret karşılığının ... TL olduğu, postayla gönderilen ödeme emirlerinin %40'ından fazlası iade olduğundan iade edilen kadar zarar edildiği,

Denetim sonucu 330 sayılı ilamın kamu zararı hesap tablosu üzerinden verilen kararda, yapılan tebligatın yok denecek kadar az bir kısmının bulunduğu, Yapılan tebligatın, ilamda yer verilen dokuz günden fazla olduğu, tebligatların tablo-I ve tablo-II ile gösterildiği ve ayrıca 5 adet küçük boy klasör içinde dilekçeye ekli olarak gönderildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamında İl İdare Kurulu tarafından tespit edilen tarifeye göre alınan tebligat ücretinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında memur eliyle yaptırılan tebligatın ücreti olduğu, tebligat yapanlara ödenen ücret hakkında tazmin kararı verilmesinin bu yasalara aykırı olduğu,

330 sayılı ilamın dayandığı gerçek olmayan bilgilerin yer aldığı rapor üzerinden verilen tazmin kararının tebligat yapanlar bakımından haksızlık olduğu,

İfade edilerek Daire Kararının Kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmektedir.



Başsavcılık Mütalaası

Daire Kararında harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... (Şef), ... (Şef), gerçekleştirme görelisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... (Şef), ... (Emlak Tahakkuk Şefi), ...(Muhasebe Şefi, Mali Hizmetler Müdür V.) ve muhasebe yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... (Memur) tarafından ortak dilekçeyle temyiz başvurusunda bulunulması üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

Dilekçede yer alan hususlar ve talep özetlendikten sonra,

“…

Kanunun yukarıda belirtilen hükümleri, tebligat ücretinin bilfiil tebligatı yapan memura, maddede yer alan Kurul tarafından takdir edilen ücret üzerinden yapılacağı ifade edilmektedir.

Oysa, Belediye Mali Hizmetler Müdürlüğünde görevli olan tüm personele, ayın her iş günü için, tebligat sürecinde (tahakkuk işlemlerinin yapılması, ödeme emri belgelerinin düzenlenmesi vs.) yer almaları gerekçe gösterilmek suretiyle maktu tebligat ücreti ödendiği anlaşılmıştır.

Bu ödemelerin, Tebligat Kanunu uyarınca, yalnızca ihbarname ve ödeme emri tebliğini, mükellef ve borçlulara fiilen elden tebliğ eden, seyyar görev tazminatı almayan ve yerel kolluk görevlisi olmayan memurlara yapılması öngörüldüğünden, bunlar dışında kalan ve tebligat ücretine müstehak olmayan personele ödeme yapılması durumunda kamu zararı oluşacağı muhakkaktır.

Bununla birlikte, Daire kararında; sorumlular tarafından gönderilen tebliğ alındılarının incelenmesinden;

...'ın 03.07.2015 tarihinde fiilen tebligat yaptığı,

...'un 09.10.2015 tarihinde fiilen tebligat yaptığı,

...'in 15.09.2015 tarihinde fiilen tebligat yaptığı,

...'ün 03.08.2015, 05.08.2015, 13.08.2015, 04.09.2015 ile 14.09.2015 tarihlerinde fiilen tebligat yaptığı,

...'in 28.07.2015 tarihinde fiilen tebligat yaptığı,

Dolayısıyla söz konusu tebligatlar ile ilgili sayılan personelin o günler için tebligat ücretine müstehak oldukları, diğer belgelerin ise tazmin hükmünün ilişkili olduğu dönemler ile ilgili olmadığı dolayısıyla tazmin hükmünü etkilemediğinin anlaşıldığı belirtilmekte olup; fiilen tebligat yapan personele ödenen ve mevzuatına uygun olduğu anlaşılan ... TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına, karar verildiği görülmektedir.

Sorumlular savunmalarında, ... ve ...'in denetim döneminin diğer zamanlarında fiilen tebligat yaptıkları belirtilerek bu tebligata ilişkin tebligat alındıları dilekçe ekinde sunulduğu görülmektedir. Sorumluların iddiaları ve sunmuş oldukları belgeler incelenerek buna göre kamu zararı tutarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Bu itibarla, konunun bu çerçevede yeniden değerlendirilmesini sağlamak üzere dosyanın Dairesine gönderilmesine karar verilmesi uygun olur.

Arz olunur.”

Denilmektedir.



Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

211 İlam sayılı Daire Kararının 4’üncü maddesiyle, fiilen tebligat yapmayan ve mevzuatta belirtilen şartları taşımayan personele maktu tebligat ücreti ödenmesi suretiyle oluşan ... TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve mali hizmetler müdür vekiline ödettirilmesine hükmedilmiştir.

26.09.2018 tarih ve 45057 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla, “İlamda tazmin hükmedilen kamu zararı tutarının yeniden belirlenmesini teminen hüküm tesisi için 211 sayılı ilamın 4. maddesiyle verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın ilgili DAİRESİNE TEVDİİNE,” hükmedilmiştir.

330 İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesiyle, fiilen tebligat yapmayan ve mevzuatta belirtilen şartları taşımayan personele maktu tebligat ücreti ödenmesi suretiyle oluşan ... TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve mali hizmetler müdür vekiline ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Esas Yönünden İnceleme

Somut Uygulama

Belediyede memur vasıtasıyla elden yapılan tebligatlarla ilgili olarak Belediyenin mali hizmetler biriminde çalışmakta olan personelden fiilen tebligata çıkan personele ve fiilen tebligata çıkmayan personele tebligat ücreti ödenmiştir. Daire Kararı ve sorumluların savunmalarından, fiilen tebligata çıkmayan personele, tebligatla ilgili süreç içerisinde görev almaları dolayısıyla bu ücretin ödendiği anlaşılmaktadır.

Mevzuat

7201 sayılı Tebligat Kanununun “Tebligatın yapılması” kenar başlıklı 1’inci maddesine göre: “… belediyeler, … tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.”

Kanunun “Tebligatın memur vasıtasiyle yapılması” kenar başlıklı 2’nci maddesinde: “Diğer kanunlarda özel hüküm bulunması halinde veya tehirinde zarar umulan işlerde veya aynı yerde bulunan 1 inci maddede yazılı daire ve müesseseler arasında veya bu daire ve müesseselerde bulunan şahıslara yapılacak tebligat, kendi memurları veya mahalli mülkiye amirinin emriyle zabıta vasıtasıyla yaptırılır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Kanunun “Memur Vasıtasıyla Tebliğlerde Zaruri Masraflar” kenar başlıklı 4’üncü maddesinde:

“6245 sayılı Harcırah Kanununun 49 uncu maddesine göre tazminat alan memur ve hizmetliler dışındaki memurlar vasıtasıyla, bu Kanun mucibince yaptırılacak tebligatlar için tebligat yapana verilecek zaruri masrafların miktarı kendisine tebliğ yapılacak şahsın bulunduğu yerin mesafesine nazaran her mali yılbaşında il idare heyetleri tarafından o ilin gerek merkez, gerekse bağlı ilçeleri için ayrı ayrı tesbit olunur.

Yukarıki fıkraya göre kendilerine zaruri masraf verilen memurlara yaptıkları tebliğ dolayısiyle 6245 sayılı kanun mucibince ayrıca harcırah verilmez.”

hükümleri yer almaktadır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” kenar başlıklı 71’inci maddesinin ilk fıkrasında: “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” denilmektedir. Maddenin ikinci fıkrasının g-bendine göre “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kamu zararının tespitinde esas alınacak hallerden biridir.



Değerlendirme

Mevzuata göre, memur eliyle tebligat durumunda tebligat ücretinin bilfiil tebligatı yapan memura, maddede yer alan Kurul tarafından takdir edilen ücret üzerinden ödenmesi gerekmektedir.

Daire Kararının gerekçesi aşağıdadır:

“Yapılan incelemede, Belediye Mali Hizmetler Müdürlüğünde görevli olan tüm personele, ayın her iş günü için, tebligat sürecinde (tahakkuk işlemlerinin yapılması, ödeme emri belgelerinin düzenlenmesi vs.) yer almaları gerekçe gösterilmek suretiyle maktu tebligat ücreti ödendiği anlaşılmıştır. Bu ödemelerin, Tebligat Kanunu uyarınca, yalnızca ihbarname ve ödeme emri tebliğini, mükellef ve borçlulara fiilen elden tebliğ eden, seyyar görev tazminatı almayan ve yerel kolluk görevlisi olmayan memurlara yapılması öngörüldüğünden, bunlar dışında kalan ve tebligat ücretine müstehak olmayan personele ödeme yapılması kamu zararı oluşturmaktadır.”

Kanunda ihbarname ve ödeme emri tebliğini, mükellef ve borçlulara fiilen elden tebliğ eden, seyyar görev tazminatı almayan ve yerel kolluk görevlisi olmayan memurlara yapılması öngörülmekte olup bunlar dışında kalan personele tebligat ücreti ödenmesi kamu zararı oluşturur. Yani Daire Kararının gerekçesi hukuka uygundur.

Daire Kararının gerekçesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla birlikte, Daire Kararının kamu zararı tablosunun fiili duruma aykırı olduğu görülmektedir. Sorumlular da temyiz başvurularında bu hususa yönelik itirazda bulunmaktadır. Temyiz başvurusunda sorumlular tarafından ahizlerden dört kişi ile ilgili itirazda bulunularak bu kişilerin fiilen tebligat yaptıkları belirtilmektedir: ..., ...(…), ..., ....

Sorumluların itirazı doğrultusunda yapılan kısmi incelemede, sorumlular tarafından iddia edildiği üzere isimleri belirtilen dört ahizle ilgili olarak kamu zararı tablosunun fiili duruma uygun olmadığı görülmüştür.

Kontrol amaçlı yapılan kısmi incelemede Haziran ayı ile ilgili tebligat ücreti ödemeleri kontrol edilmiştir. 2015 yılının Haziran ayına ait tebligat ücretlerinin ödenmesi 03.07.2015 tarih ve 1640 sayılı ödeme emri belgesi ile yapılmıştır. Ödeme emri belgesine göre ..., ... ve ...’e brüt … TL tebligat ücreti ödenmiştir. Kamu zararı tablosunda da adı geçen üç ahizin her biri için kamu zararı ...TL’dir. Yani kamu zararı tablosuna göre adı geçen üç kişi tarafından Haziran ayında tebligat ücretine hak kazanılmamıştır. Ancak sorumluların temyiz başvurusuna esas dilekçe ekinde yer alan tebligatları gösterir belgeler incelendiğinde ..., ... ve ...’ün Haziran ayı içerisinde fiilen tebligat yapmış oldukları görülmektedir. Yani adı geçen üç kişinin, kendilerine yapılan tebligat ücreti ödemelerini kısmen veya tamamen haketmiş oldukları sonucuna varılmaktadır. Dolayısıyla Daire Kararının kamu zararı tablosunun gerçek durumu yansıtmadığı sonucuna varılmaktadır.

Haziran ayında fiilen yapılan tebligatların ve ödenen tebligat ücretlerinin incelenmesi kısmi bir incelemedir. Adları belirtilen dört ahizle ilgili olarak kamu zararı tablosunun tamamının fiilen yapılan tebligatları gösterir belgelerle kıyaslanarak yeniden düzenlenmesi gerektiği anlaşılmıştır.



BU İTİBARLA, yukarıda belirtilen gerekçeyle, 381 Karar-330 İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesinin BOZULARAK, yeniden hüküm tesis edilmek üzere Dosyanın Dairesine Gönderilmesine (Üye ...’nun aşağıda yer alan karşı oy gerekçesine karşı), oy çokluğuyla,

Karar verildiği 12.07.2023 tarih ve 55636 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

(Karşı oy gerekçesi

Üye ...’nun karşı oy gerekçesi

Daire Kararının gerekçesi hukuka uygundur. Kararda yapılan tespitler ve kamu zararı tablosu fiili duruma uygundur.

Bu itibarla, Daire Kararının Tasdiki gerekir.)