SayıştaySayıştay Temyiz Kararı57327
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire7
Dosya No48797
Yılı2018
Konu: Asilde aranan şartları taşımayan vekil memura tazminat ve ek ödeme farklarının ödenmesi.
25-163 sayılı İlamın 25’inci maddesi ile; Belediyede mühendis kadrosunda çalışırken İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı İtfaiye Destek Hizmetleri Müdürlüğü’nde Şube Müdürlüğüne vekaleten atanan ...’ya genel ve özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları taşımadığı halde itfaiye şube müdürlüğü kadrosuna ait yan ödeme, özel hizmet tazminatı ve ek ödeme fark tutarlarının ödenmesi sonucu oluşan … TL kamu zararının Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinden müteselsilen tazminine karar verilmiştir.
İlamda tazmin hükmü, 2018 yılında 1. derece İtfaiye Şube Müdürü görevini vekaleten yürüten (mühendis) ..., bu kadro için asilde aranan tüm şartları taşımamasına rağmen bu personele itfaiye şube müdürlüğü kadrosu için öngörülen yan ödeme, özel hizmet tazminatı ve ek ödeme fark tutarlarının ödenmesi sonucu … TL kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin B fıkrasında, kurumların 1 ve 2’nci dereceli kadrolarına en az 10 yıl, 3 ve 4’üncü dereceli kadrolarına en az 8 yıl hizmeti bulunan ve yükseköğrenim görenlerin atanabileceği ve aynı Kanun’un “Vekâlet Görevi ve Aylık Verilmesinin Şartları” başlıklı 86’ncı maddesinde kimlere ne şekilde vekâlet verileceği, 175’inci maddesinde de vekâlet edenlere vekâlet aylığı ödenebilmesi için vekilin asilde aranan şartları taşımasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86'ncı maddesinde, memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabileceği ve sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekâleten gördürülebileceği belirtilmektedir.
Devlet memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin olarak 2018 yılı Bakanlar Kurulu Kararında, 17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın ve eki cetvellerin uygulanmasına devam olunacağı kararlaştırılmıştır.
2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Kararın “Vekalet” başlıklı 9’uncu maddesinde;
"(1) 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesi uyarınca;
a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere;
aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, …
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175’nci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara, ... vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.” denilmektedir.
Yine 15/1/2012 tarihinde yürürlüğe giren 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin 1’inci maddesiyle 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek Madde 9’da;
“…kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz.” denilmektedir.
İlgili mevzuata göre, vekalet görevini yürüten personele vekalet edilen görevin zam, tazminat ve ek ödeme farklarının ödenebilmesi için personelin genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asilde aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması gerekmektedir.
Öte yandan, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin;
(07.05.2014 tarih 28993 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliği işlenmiş halinde;)
“Zabıta ve itfaiye personeli” başlıklı 21’inci maddesinde; “(1) Zabıta ve itfaiye personelinin görevde yükselme işlemleri, ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür.” denilmiştir.
21.10.2006 tarih ve 26326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Belediye İtfaiye Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde;
“(1) Bu Yönetmeliğin amacı, belediye itfaiye teşkilâtının kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını, itfaiye memurlarının niteliklerini, görevde yükselme ve mesleki eğitimlerini, kıyafetlerini, kullanacakları araç, teçhizat ve malzeme ile denetim usul ve esaslarını düzenlemektir.”
“Kadro ve unvanlar” başlıklı 8’inci maddesinde;
“(1) Belediye itfaiye teşkilatı personel kadro ve unvanları, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına İlişkin Esaslara göre; daire başkanı, itfaiye müdürü, itfaiye şube müdürü, itfaiye amiri, itfaiye çavuşu ve itfaiye eri kadroları ile diğer kadrolardan oluşur.”
“Görevde yükselme şartları” başlıklı 19’uncu maddesinde;
“(1) Bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve itfaiye müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır.
a) İtfaiye şube müdürlüğüne atanabilmek için;
1) Meslekle ilgili yüksek öğrenimi bitirmiş veya en az 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak,
2) En az iki yıl itfaiye amiri olarak çalışmış olmak,
3) 1-4 dereceli kadrolara atanmak için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak,
4) Son üç yıllık sicil notu ortalaması en az iyi derecede olmak,
5) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,
6) Kadro durumu elverişli olmak, gerekir.” denilmektedir.
..., 24.02.1993 tarihinde 4 yıllık fakülteden mezun olmuş, 06.04.1995 tarihinden beri Belediyede itfaiye eri olarak çalışmakta iken, unvan değişikliği sonucu mühendis kadrosuna atanmış, bu kadroda çalışırken 12.08.2014 tarihli Belediye Başkanı Olur’u ile münhal bulunan 1. derece İtfaiye Destek Hizmetleri Şube Müdürü olarak vekaleten atanmıştır. Kendisine 2018 yılında itfaiye şube müdürlüğü kadrosuna ait yan ödeme, özel hizmet tazminatı, ek ödeme fark tutarları ödenmiştir.
Ancak söz konusu itfaiye şube müdürlüğü kadrosuna atanacak kişinin, Belediye İtfaiye Yönetmeliği 19’uncu maddesi birinci fıkrası a bendinde sayılan tüm şartları taşıması gerekir. ..., vekaleten atandığı tarih itibariyle En az iki yıl itfaiye amiri olarak çalışmış olma şartını sağlamamıştır. Dolayısıyla genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca zabıta şube müdürlüğü kadrosuna asaleten atanmada aranan tüm şartları bir arada taşımayan ...’ya vekalet ettiği kadro için öngörülen yan ödeme, özel hizmet tazminatı ve ek ödeme fark tutarlarının ödenmesi, 2006/10344 sayılı BKK’nın 9’uncu maddesine ve 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek Madde 9’a aykırılık teşkil etmektedir. Mevzuata aykırı yapılan ödemeler sebebiyle 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde düzenlenen “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kapsamında kamu zararı oluşmuştur.
Temyiz dilekçelerinde konuya ilişkin yargı süreci devam ederken, karar henüz kesinleşmemiş iken kamu zararına dayanak olan mevzuatın 02.07.2020 tarihinde tamamen değiştiği, 02 Temmuz 2020 tarih ve 31173 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” in yürürlüğe girdiği ve eski Yönetmelik’in yürürlükten kaldırıldığı, yeni Yönetmelik’in “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7’nci maddesi birinci fıkrası a bendinde müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için artık “Son müracaat tarihi itibarıyla, koruma ve güvenlik görevlisi amiri, şef, koruma ve güvenlik şefi, bando şefi, hukuk müşaviri, çözümleyici, uzman, sivil savunma uzmanı, ayniyat saymanı, muhasebeci, kontrol memuru ile eğitmen kadrolarında veya en az önlisans düzeyinde öğrenim gerektiren unvan değişikliğine tabi kadrolarda en az iki yıl ya da 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendinde sayılan görevlerde veya ortaöğrenim düzeyinde öğrenim gerektiren unvan değişikliğine tabi kadrolarda en az altı yıl çalışmış olmak” özel şartının arandığı, somut olayda ...’nın yeni Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu özel şartı sağladığı yeni düzenlemelerin lehlerine olması hasebiyle Lehe Kanun Uygulaması İlkesini düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7’nci maddesi ile T.C. Anayasası’nın 38’inci maddesi ve emsal Anayasa Mahkemesi kararı dikkate alınarak yeni Yönetmelik’in lehe hükümler içeren hükümleri geçmişe uygulanarak hakkında hükmedilen kamu zararı kararının kaldırılması gerektiği belirtilmektedir.
Ancak somut uygulamada kamu zararı oluşturduğu tespit edilen ödemeler 2018 yılında gerçekleştirilmiştir; 2018 yılında ise 2009 tarihli Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliği ile 2006 tarihli Belediye İtfaiye Yönetmeliği yürürlüktedir. Ayrıca itfaiye şube müdürlüğüne görevde yükselme suretiyle atanmak için aranan şartlar, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’te değil, 2006’dan beri yürürlükte olan Belediye İtfaiye Yönetmeliği’nde belirlenmiştir. İtfaiye şube müdürlüğüne atanabilmek için gereken “en az iki yıl itfaiye amiri olarak çalışmış olmak” şartı şartı 2006’den bu yana halen geçerli olan bir şarttır. Bu anlamda Daire Kararının ödemelerin yapıldığı dönemde geçerli olan Belediye İtfaiye Yönetmeliği’ne dayanılarak kurulan gerekçesi hukuka uygundur.
Bu nedenle sorumluların 2020 tarihli Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’te şube müdürlüğüne atanmada yeni ve lehe olan hükümlerinin geçmişe uygulanması yönüyle öne sürdüğü temyiz itirazlarının kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla; 2018 yılında İtfaiye Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten ...’ya ilgili müdürlüğe asaleten atanmada aranan şartların tümünü taşımamasına rağmen vekalet farkları ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, sorumluların temyiz iddiaları reddedilerek, 163 sayılı İlamın 25’inci maddesi ile verilen … TL tutarındaki tazmin hükmünün TASDİKİNE,
(Üye ... ile Üye ...’in karşı oy gerekçesi karşısında) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 23.10.2024 tarih ve 57327 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı Oy Gerekçesi
Üye ...:
İtfaiye Şube Müdürlüğü kadrosunda vekaleten görevlendirilen kişi, 657 sayılı Kanunun 68/B’inci maddesinde ve Belediye İtfaiye Yönetmeliğinde asaleten atanmada aranan öğrenim ve kamu hizmeti koşulunu sağlamaktadır. Kişi, ilgili Yönetmelik’in denetimin yapıldığı 2018 yılında yürürlükte olan maddesinde belirtildiği üzere iki yıl itfaiye amiri olarak çalışmamıştır. Ancak ..., Belediyede itfaiye eri olarak çalışmıştır. Yönetmelik’in o tarihte yürürlükte olan maddesinde alt görev olarak sadece itfaiye amiri görev unvanı sayılmıştır. Savunmalarda da öne sürüldüğü gibi, İdarelerde bu unvanlarda yeter sayıda kadro olmayabilir veya bu kadrolarda 2 yıl asaleten çalışmış memurun bulunması güç olabilir, mağduriyetler ortaya çıkabilir. Bu nedenle, somut olayda, ihtiyaca binaen itfaiye şube müdürlük kadrolarına vekaleten görevlendirilen personel için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde ve ilgili Yönetmelikte belirtilen eğitim ve hizmet koşullarını taşıması yeterli görülmelidir.
Bu itibarla; itfaiye şube müdürü görevini vekaleten yürüten kişinin, 2018 yılında yürürlükte olan mevzuatta belirtilen “alt görevlerde çalışma” koşulu dışında diğer tüm koşulları taşıdığı, şube müdürlüğü görev ve sorumluluğunu üstlenerek, o görevi fiilen yerine getirdiği anlaşıldığından, anılan kişiye vekalet görevi nedeniyle zam ve tazminat fark tutarlarının ödenmesinde mevzuata aykırı bir durum söz konusu olmadığından, bu konudaki kamu zararı kararının anılan gerekçeyle kaldırılması gerekir.
Üye ...:
5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.
5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesinin 2’nci fıkrası gereğince, kamu zararının belirlenmesinde esas alınması gereken kriterler dikkate alındığında; hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması, hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması, hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla yaptırılması veya mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır. Diğer taraftan ilgilinin, bu görevi yürütebilmesi için gerekli teknik eğitim veya öğretim şartını taşımadığı veya mesleki veya teknik bilgi, beceri veya tecrübesi nedeniyle ilgilinin bu görevi gereği gibi yerine getirmediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirme de bulunmadığı görülmektedir.
Yapılan işlemler; idari ve adli bir soruşturmanın konusu olduğu değerlendirilmekle beraber, bu işlem nedeniyle 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde belirtilen kriterler muvacehesinde; “Kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmamıştır.” İlgiliye hizmet yaptırılmadan veya vekalet edilen kadro için belirlenen tutardan fazla veya mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır.
Yapılan ödemeler, fiilen yapılan görevin karşılığı ödemelerdir. Bu kadro için başka bir personele ödeme yapıldığına ilişkin bir tespit de mevcut değildir. Görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyarak bu görevi fiilen yerine getiren ilgiliye yapılmış olan ödemelerin; mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle verilen tazmin hükmüne ilişkin daire kararının “Refi” gerektiği gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
25-163 sayılı İlamın 25’inci maddesi ile; Belediyede mühendis kadrosunda çalışırken İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı İtfaiye Destek Hizmetleri Müdürlüğü’nde Şube Müdürlüğüne vekaleten atanan ...’ya genel ve özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları taşımadığı halde itfaiye şube müdürlüğü kadrosuna ait yan ödeme, özel hizmet tazminatı ve ek ödeme fark tutarlarının ödenmesi sonucu oluşan … TL kamu zararının Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinden müteselsilen tazminine karar verilmiştir.
İlamda tazmin hükmü, 2018 yılında 1. derece İtfaiye Şube Müdürü görevini vekaleten yürüten (mühendis) ..., bu kadro için asilde aranan tüm şartları taşımamasına rağmen bu personele itfaiye şube müdürlüğü kadrosu için öngörülen yan ödeme, özel hizmet tazminatı ve ek ödeme fark tutarlarının ödenmesi sonucu … TL kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin B fıkrasında, kurumların 1 ve 2’nci dereceli kadrolarına en az 10 yıl, 3 ve 4’üncü dereceli kadrolarına en az 8 yıl hizmeti bulunan ve yükseköğrenim görenlerin atanabileceği ve aynı Kanun’un “Vekâlet Görevi ve Aylık Verilmesinin Şartları” başlıklı 86’ncı maddesinde kimlere ne şekilde vekâlet verileceği, 175’inci maddesinde de vekâlet edenlere vekâlet aylığı ödenebilmesi için vekilin asilde aranan şartları taşımasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86'ncı maddesinde, memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabileceği ve sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekâleten gördürülebileceği belirtilmektedir.
Devlet memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin olarak 2018 yılı Bakanlar Kurulu Kararında, 17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın ve eki cetvellerin uygulanmasına devam olunacağı kararlaştırılmıştır.
2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Kararın “Vekalet” başlıklı 9’uncu maddesinde;
"(1) 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesi uyarınca;
a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere;
aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, …
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175’nci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara, ... vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.” denilmektedir.
Yine 15/1/2012 tarihinde yürürlüğe giren 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin 1’inci maddesiyle 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek Madde 9’da;
“…kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz.” denilmektedir.
İlgili mevzuata göre, vekalet görevini yürüten personele vekalet edilen görevin zam, tazminat ve ek ödeme farklarının ödenebilmesi için personelin genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asilde aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması gerekmektedir.
Öte yandan, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin;
(07.05.2014 tarih 28993 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliği işlenmiş halinde;)
“Zabıta ve itfaiye personeli” başlıklı 21’inci maddesinde; “(1) Zabıta ve itfaiye personelinin görevde yükselme işlemleri, ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür.” denilmiştir.
21.10.2006 tarih ve 26326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Belediye İtfaiye Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde;
“(1) Bu Yönetmeliğin amacı, belediye itfaiye teşkilâtının kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını, itfaiye memurlarının niteliklerini, görevde yükselme ve mesleki eğitimlerini, kıyafetlerini, kullanacakları araç, teçhizat ve malzeme ile denetim usul ve esaslarını düzenlemektir.”
“Kadro ve unvanlar” başlıklı 8’inci maddesinde;
“(1) Belediye itfaiye teşkilatı personel kadro ve unvanları, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına İlişkin Esaslara göre; daire başkanı, itfaiye müdürü, itfaiye şube müdürü, itfaiye amiri, itfaiye çavuşu ve itfaiye eri kadroları ile diğer kadrolardan oluşur.”
“Görevde yükselme şartları” başlıklı 19’uncu maddesinde;
“(1) Bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve itfaiye müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır.
a) İtfaiye şube müdürlüğüne atanabilmek için;
1) Meslekle ilgili yüksek öğrenimi bitirmiş veya en az 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak,
2) En az iki yıl itfaiye amiri olarak çalışmış olmak,
3) 1-4 dereceli kadrolara atanmak için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak,
4) Son üç yıllık sicil notu ortalaması en az iyi derecede olmak,
5) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,
6) Kadro durumu elverişli olmak, gerekir.” denilmektedir.
..., 24.02.1993 tarihinde 4 yıllık fakülteden mezun olmuş, 06.04.1995 tarihinden beri Belediyede itfaiye eri olarak çalışmakta iken, unvan değişikliği sonucu mühendis kadrosuna atanmış, bu kadroda çalışırken 12.08.2014 tarihli Belediye Başkanı Olur’u ile münhal bulunan 1. derece İtfaiye Destek Hizmetleri Şube Müdürü olarak vekaleten atanmıştır. Kendisine 2018 yılında itfaiye şube müdürlüğü kadrosuna ait yan ödeme, özel hizmet tazminatı, ek ödeme fark tutarları ödenmiştir.
Ancak söz konusu itfaiye şube müdürlüğü kadrosuna atanacak kişinin, Belediye İtfaiye Yönetmeliği 19’uncu maddesi birinci fıkrası a bendinde sayılan tüm şartları taşıması gerekir. ..., vekaleten atandığı tarih itibariyle En az iki yıl itfaiye amiri olarak çalışmış olma şartını sağlamamıştır. Dolayısıyla genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca zabıta şube müdürlüğü kadrosuna asaleten atanmada aranan tüm şartları bir arada taşımayan ...’ya vekalet ettiği kadro için öngörülen yan ödeme, özel hizmet tazminatı ve ek ödeme fark tutarlarının ödenmesi, 2006/10344 sayılı BKK’nın 9’uncu maddesine ve 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek Madde 9’a aykırılık teşkil etmektedir. Mevzuata aykırı yapılan ödemeler sebebiyle 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde düzenlenen “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kapsamında kamu zararı oluşmuştur.
Temyiz dilekçelerinde konuya ilişkin yargı süreci devam ederken, karar henüz kesinleşmemiş iken kamu zararına dayanak olan mevzuatın 02.07.2020 tarihinde tamamen değiştiği, 02 Temmuz 2020 tarih ve 31173 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” in yürürlüğe girdiği ve eski Yönetmelik’in yürürlükten kaldırıldığı, yeni Yönetmelik’in “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7’nci maddesi birinci fıkrası a bendinde müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için artık “Son müracaat tarihi itibarıyla, koruma ve güvenlik görevlisi amiri, şef, koruma ve güvenlik şefi, bando şefi, hukuk müşaviri, çözümleyici, uzman, sivil savunma uzmanı, ayniyat saymanı, muhasebeci, kontrol memuru ile eğitmen kadrolarında veya en az önlisans düzeyinde öğrenim gerektiren unvan değişikliğine tabi kadrolarda en az iki yıl ya da 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendinde sayılan görevlerde veya ortaöğrenim düzeyinde öğrenim gerektiren unvan değişikliğine tabi kadrolarda en az altı yıl çalışmış olmak” özel şartının arandığı, somut olayda ...’nın yeni Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu özel şartı sağladığı yeni düzenlemelerin lehlerine olması hasebiyle Lehe Kanun Uygulaması İlkesini düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7’nci maddesi ile T.C. Anayasası’nın 38’inci maddesi ve emsal Anayasa Mahkemesi kararı dikkate alınarak yeni Yönetmelik’in lehe hükümler içeren hükümleri geçmişe uygulanarak hakkında hükmedilen kamu zararı kararının kaldırılması gerektiği belirtilmektedir.
Ancak somut uygulamada kamu zararı oluşturduğu tespit edilen ödemeler 2018 yılında gerçekleştirilmiştir; 2018 yılında ise 2009 tarihli Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliği ile 2006 tarihli Belediye İtfaiye Yönetmeliği yürürlüktedir. Ayrıca itfaiye şube müdürlüğüne görevde yükselme suretiyle atanmak için aranan şartlar, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’te değil, 2006’dan beri yürürlükte olan Belediye İtfaiye Yönetmeliği’nde belirlenmiştir. İtfaiye şube müdürlüğüne atanabilmek için gereken “en az iki yıl itfaiye amiri olarak çalışmış olmak” şartı şartı 2006’den bu yana halen geçerli olan bir şarttır. Bu anlamda Daire Kararının ödemelerin yapıldığı dönemde geçerli olan Belediye İtfaiye Yönetmeliği’ne dayanılarak kurulan gerekçesi hukuka uygundur.
Bu nedenle sorumluların 2020 tarihli Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’te şube müdürlüğüne atanmada yeni ve lehe olan hükümlerinin geçmişe uygulanması yönüyle öne sürdüğü temyiz itirazlarının kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla; 2018 yılında İtfaiye Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten ...’ya ilgili müdürlüğe asaleten atanmada aranan şartların tümünü taşımamasına rağmen vekalet farkları ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, sorumluların temyiz iddiaları reddedilerek, 163 sayılı İlamın 25’inci maddesi ile verilen … TL tutarındaki tazmin hükmünün TASDİKİNE,
(Üye ... ile Üye ...’in karşı oy gerekçesi karşısında) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 23.10.2024 tarih ve 57327 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı Oy Gerekçesi
Üye ...:
İtfaiye Şube Müdürlüğü kadrosunda vekaleten görevlendirilen kişi, 657 sayılı Kanunun 68/B’inci maddesinde ve Belediye İtfaiye Yönetmeliğinde asaleten atanmada aranan öğrenim ve kamu hizmeti koşulunu sağlamaktadır. Kişi, ilgili Yönetmelik’in denetimin yapıldığı 2018 yılında yürürlükte olan maddesinde belirtildiği üzere iki yıl itfaiye amiri olarak çalışmamıştır. Ancak ..., Belediyede itfaiye eri olarak çalışmıştır. Yönetmelik’in o tarihte yürürlükte olan maddesinde alt görev olarak sadece itfaiye amiri görev unvanı sayılmıştır. Savunmalarda da öne sürüldüğü gibi, İdarelerde bu unvanlarda yeter sayıda kadro olmayabilir veya bu kadrolarda 2 yıl asaleten çalışmış memurun bulunması güç olabilir, mağduriyetler ortaya çıkabilir. Bu nedenle, somut olayda, ihtiyaca binaen itfaiye şube müdürlük kadrolarına vekaleten görevlendirilen personel için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde ve ilgili Yönetmelikte belirtilen eğitim ve hizmet koşullarını taşıması yeterli görülmelidir.
Bu itibarla; itfaiye şube müdürü görevini vekaleten yürüten kişinin, 2018 yılında yürürlükte olan mevzuatta belirtilen “alt görevlerde çalışma” koşulu dışında diğer tüm koşulları taşıdığı, şube müdürlüğü görev ve sorumluluğunu üstlenerek, o görevi fiilen yerine getirdiği anlaşıldığından, anılan kişiye vekalet görevi nedeniyle zam ve tazminat fark tutarlarının ödenmesinde mevzuata aykırı bir durum söz konusu olmadığından, bu konudaki kamu zararı kararının anılan gerekçeyle kaldırılması gerekir.
Üye ...:
5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.
5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesinin 2’nci fıkrası gereğince, kamu zararının belirlenmesinde esas alınması gereken kriterler dikkate alındığında; hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması, hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması, hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla yaptırılması veya mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır. Diğer taraftan ilgilinin, bu görevi yürütebilmesi için gerekli teknik eğitim veya öğretim şartını taşımadığı veya mesleki veya teknik bilgi, beceri veya tecrübesi nedeniyle ilgilinin bu görevi gereği gibi yerine getirmediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirme de bulunmadığı görülmektedir.
Yapılan işlemler; idari ve adli bir soruşturmanın konusu olduğu değerlendirilmekle beraber, bu işlem nedeniyle 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde belirtilen kriterler muvacehesinde; “Kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmamıştır.” İlgiliye hizmet yaptırılmadan veya vekalet edilen kadro için belirlenen tutardan fazla veya mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır.
Yapılan ödemeler, fiilen yapılan görevin karşılığı ödemelerdir. Bu kadro için başka bir personele ödeme yapıldığına ilişkin bir tespit de mevcut değildir. Görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyarak bu görevi fiilen yerine getiren ilgiliye yapılmış olan ödemelerin; mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle verilen tazmin hükmüne ilişkin daire kararının “Refi” gerektiği gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.