SayıştaySayıştay Temyiz Kararı57153
İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kurum / İdareYüksek Öğretim Kurumları
Daire2
Dosya No47158
Yılı2017
Konu: Hizmet alım işinde, yüklenici tarafından emekli personel çalıştırıldığı halde emekli personel ile diğer personel maliyeti arasında sigorta priminden doğan fark düşülmeden ödeme yapılması.
1- 253 sayılı İlamın 2. maddesinin (A) bendiyle; yılın ilk 10 ayında açık ihale usulü ile … Ltd. Şti.’nden, kalan 2 ayında ise pazarlık usulü ile … Ltd. Şti.’nden temin edilen “…” İşinde yüklenici tarafından emekli personel çalıştırıldığı halde emekli personel ile diğer personel maliyeti arasında sigorta priminden doğan fark düşülmeden ödeme yapıldığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Temyiz talebinde bulunan sorumlulardan (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla Tahakkuk Şube Müdür Vekili … ve (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Harcama Yetkilisi sıfatıyla İdari ve Mali İşler Daire Başkan Vekili …, kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarındaki temyiz dilekçelerinde tamamen aynı mahiyette özetle; sorgulara vermiş olduğu cevaplara ilave olarak; yapılan sorgu konusunda ve ilgili İlamda bahsi geçen Kontrol Teşkilatları (…-…) Üniversitenin … ve … yerleşkeleri olmak üzere 2 Kontrol Teşkilatı oluşturulmasına rağmen söz konusu sorgu ve İlamda sadece .. Kontrol Teşkilatı sorumlu tutularak … Kontrol Teşkilatının bu sorgudan muaf tutulduğunu, sorumluluk paylaşımı açısından bu konunun atlanılmaması gerektiğini, 2017 yılı denetimleri sonucu oluşturulan sorgulara vermiş olduğu cevaplarda; Gerçekleştirme görevlisi olarak özetle; “Devlet memuriyetinde ve 5018 Sayılı Kanun uygulamalarında görev-yetki ile sorumluluk paraleldir ilkesi geçerlidir. Başka bir anlatımla yapılan işlemde, örneğin bir satın alma işleminde tarafım, satın alma işlemlerinin tüm aşamalarında değil yalnızca yapılacak ödemenin ödeme emri belgesine bağlanması aşamasında görev sahibiyim. Bu nedenle de yalnızca bu aşama ile ilgili sorumluyum. Ödeme emri belgesi gerçekleştirme görevlisi olarak, işe ait ihale onay belgesinin, ihale komisyon kararının, muayene kabul komisyon kararının ve kontrol teşkilatı tarafından düzenlenerek imza altına alınan hizmet işleri hak ediş raporlarının ve de faturanın varlığı ödeme emri belgesini düzenlemem için yeterlidir. Tarafım belirttiğim bu belgelerin eksiksiz olmasını kontrol dışında diğer komisyon ya da kişilerin işlerini doğru yapıp yapmadığını kontrol etme gibi bir yetkim ve bunun sonucunda sorumluluğum bulunmamaktadır.” dediğini, buna karşın İlamda belirtildiği şekilde; “5018 sayılı Kamu Mali ve Kontrol Kanununun 33 üncü maddesi gereği asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği” hususunun belirtildiğini, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin “Kontrol Hizmetleri Başlıklı, Kontrol Teşkilatı ve Yetkileri” başlıklı 4 üncü bölümünün 26 ncı maddesinde; “… , Kontrol teşkilatının yetkileri sözleşmede belirtilir. Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa kontrol teşkilatı; işlerin yürütülmesiyle ilgili olarak her türlü denetim, malzeme, işlerin ve sözleşmesinde onaya sunulması gerektiği belirtilen yüklenici personelinin onay veya reddi, ödeme miktarlarının tespiti, işlerin düzeltilmesi ve sözleşmenin gereklerinin yerine getirilmesi konusunda talimat vermeye ve uygulamaya yetkili olup, fesih, tasfiye, süre uzatımı, iş artışı, iş eksilişi, kabul, yüklenici nam ve hesabına iş yaptırma ve alt yüklenicileri onaylama hususlarında ise idareye görüş bildirir .” denildiğini; bu nedenle görev-yetki ile sorumluluk paraleldir ilkesi gereği; hakedişlerde Kontrol teşkilatı olarak isimleri belirtilen … Kontrol Teşkilatı ile birlikte … Kontrol Teşkilatı oluşumunun da bu sorumluluğa dahil edilmesinin ve bu işlem nedeniyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünüldüğünü Kurulumuza arz etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Tahakkuk Şefi …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde özetle; 03.10.2017 tarihli ve 37625 yevmiye no.lu temizlik hizmet alımı işinde ödeme emri belgesindeki (Düzenleyen) kişi yıllık izinde olduğundan geçici olarak Daire Başkanlığı tarafından görevlendirildiğini, 15.01.2018 tarihinde de emekli olduğunu, 28.01.2018 tarihinde Başkanlığımıza yazılı savunmasını beyan ettiğini, 25.03.2020 tarihinde de tekrar tarafına temyiz yolu açık olmak üzere Başkanlığımızdan tebliğ geldiğini, kendisinin ilgili temizlik firmasına sadece ödeme emri belgesindeki (Düzenleyen) bölüme imza attığı ve şahsının Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme görevlisi olarak Rektörlük Makamınca hiçbir görev yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, Hizmet işleri Kabul Tutanağında Muayene ve Kabul Komisyonunda, temizlik hizmet alımı ihalesi için hakediş icmali Kontrol Teşkilatı evraklarında görevlendirmesinin ve imzasının bulunmadığını, ödeme emri belgesindeki (Düzenleyen) kişi olarak Tahakkuk Şefi olması münasebetiyle belgede yapılan işlemlerin bütçe gideri, harcama kodları, damga vergisi, KDV tevkifatı ve gider yansıtma kodlarını kontrol etmek olduğunu ifade etmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılmasına veya belirtilen gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi istemini Kurulumuza arz etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Muayene ve Kabul Komisyonu Tutanağı Üzerinde İmzası Bulunan) Diğer Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Hakediş Komisyonu Başkanı/Üyesi-Destek Hizmetleri Şube Müdür Vekili/Ayniyat Saymanlığı Şefi …, Hakediş Komisyonu Üyesi-Ayniyat Saymanlığı Şefi …, Hakediş Komisyonu Üyesi-Koruma Güvenlik Müdür Vekili …, Hakediş Komisyonu Üyesi-Kültür Merkezi Müdür Vekili … ve Hakediş Komisyonu Başkanı/Üyesi-Destek Hizmetleri Şube Müdür Vekili/Ayniyat Saymanlığı Şefi … kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarındaki temyiz dilekçelerinde tamamen aynı mahiyette özetle; temizlik hizmet alımı işi için Muayene ve Kabul Yönetmeliğinin 5 inci maddesine göre oluşturulan Komisyonda üye-başkan olarak görevlendirildiklerini, muayene ve kabul komisyonlarının görev tanımında ise aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde; “... kabule engel bir durum bulunmadığı takdirde, işin kabulünü yapar.”, ayrıca, komisyon üyesi “... sözleşmede işin kabulü yüklenici firma tarafından gerçekleştirilen işleri, hizmet işleri yönünden inceler ve işin yerine getirildiğini gördüğü durumda işin kabulünü yapar.” hükümlerinin yer aldığını, hakedişlerin hazırlanması ve ödemeye ilişkin hususlarının tespiti ve uygulaması hususu ile mevzuata uygunluk ve ödeme emri belgesinin düzenlenmesi sorumluluğunun, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 31 inci maddesine göre harcama yetkilisi ve aynı Kanunun 33 üncü maddesine göre ise gerçekleştirme görevlisinde (ödeme emri belgesi düzenleyicisi) bulunduğunu, ayrıca, hakedişlerin ve sigorta prim ve işçi maliyetlerinin hesaplanmasında muhasebe bilgisin yeterli olmadığı, bu görevi kendisine verirken bunları hesaplayacağı bilgisinin verilmediğini, ilgili birimdeki görevi nedeniyle çalışan işçilerin işe düzenli gelip gitmelerini kontrol edebildiğini, bu işçiler için yukarıda dile getirilen Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükümleri dahilinde puantaj düzenleyerek İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığına gönderdiğini ve hakedişi imzaladığını, bu şekilde yükümlülüğünü yerine getirdiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve diğer mali mevzuatla ilgili hiçbir bilgisi, eğitimi (hizmet içi eğitimimde dahil) bulunmadığını, Muayene ve Kabul Komisyonu üyesi-başkanı olarak atanmasında da kişilerin düzenli işe gelip gelmediklerini kontrol edileceğini sorumluluğunun olacağını bunun dışında bir sorumluluğumun da bulunduğunu bilmediğini ifade etmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılmasına veya belirtilen gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi istemlerini Kurulumuza iletmişlerdir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak … Üniversitesi Rektörlüğü adına Kurum vekili sıfatıyla temyiz talep eden Av. … ve Av. …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde özetle; idari işlemlerde hukuka uygunluk karinesinin esas olduğunu öncelikle belirtmek istediklerini, doğruluk karinesi ilkesinin doğal sonucu olarak, idari işlemlerde devamlılık ve istikrarın esas olduğunu, yetkili mercii veya makamlarca aksi tespit edilinceye kadar, idari işlemlerin doğruluk karinesinden yararlandıklarını, doğru kabul edilen bu işlemlerin doğurduğu sonuçların, diğer bir ifadeyle söz konusu işlemlere dayalı olarak yapılan ödemelerinde doğru kabul edilmesinin gerektiğini, somut olayda da hukuka uygun olarak Üniversitece tesis edilen işlemlere müteakip, yapılan ödemeler neticesinde tazmin hükmü çıkarılmasının kanlarınca hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yargılama konusu olan işlemlerin, Üniversitece bugüne kadar gerçekleştirilen tüm işlemlerde olduğu gibi; ilgili kanun ve ihale sözleşme hükümleri çerçevesinde tesis edildiğini, somut olayda, ilgili kanunlar ve yapılan ihale sözleşmeleri çerçevesi dışına çıkan bir durum vuku bulmadığını, İdarenin tüm işlemlerinin usul ve mevzuata uygun olduğunu ifade etmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılması isteminde bulunmuşlardır.
Bu itirazlar üzerine Temyiz Kurulunun 22.03.2023 tarihli ve 54654 tutanak (38544 ilam) sayılı Kararında (2. maddesi) özetle; “Daire Kararında gerek konunun esası gerekse de sorumluk yönünden hukuki bir isabetsizlik söz konusu olmadığı” belirtilerek verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy çokluğuyla, karar verilmiştir.
… Üniversitesi Rektörlüğü adına Kurum Vekili sıfatıyla (Kurum avukatlarından) Av. …, bu defa karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurarak gönderdiği dilekçede özetle; öncelikle idari işlemlerde hukuka uygunluk karinesinin esas olduğunu belirtmek istediklerini, doğruluk karinesi ilkesinin doğal sonucu olarak, idari işlemlerde devamlılık ve istikrarın esas olduğunu, yetkili mercii veya makamlarca aksi tespit edilinceye kadar, idari işlemlerin doğruluk karinesinden yararlandıkları, doğru kabul edilen bu işlemlerin doğurduğu sonuçların, diğer bir ifadeyle söz konusu işlemlere dayalı olarak yapılan ödemelerin de doğru kabul edilmesi gerektiğini, somut olayımızda da hukuka uygun olarak Üniversitece tesis edilen işlemlere müteakip, yapılan ödemeler neticesinde tazmin hükmü çıkarılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yargılama konusu olan işlemlerin, Üniversitece bugüne kadar gerçekleştirilen tüm işlemlerde olduğu gibi; ilgili kanun ve ihale sözleşme hükümleri çerçevesinde tesis edildiğini, somut olayda, ilgili kanunlar ve yapılan ihale sözleşmeleri çerçevesi dışına çıkan bir durum vuku bulmadığını, İdarenin tüm işlemlerinin usul ve mevzuata uygun olduğunu, nitekim Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının karşı oy gerekçesinde; “İhale dokümanında emekli işçi- normal işçi çalıştırılacağına ilişkin herhangi bir ayrım ve zorunluluk bulunmamakla beraber, burada yapılan ödeme işçilere değil hizmet alimini üstlenen (yüklenici) firmaya yapıldığından; özleşmesine uygun yapılan ödemede prim farkından dolayı kamu zararına sebebiyet veren bir husustan söz edilemez.” denildiğini, yukarıda arz ve izah ettikleri gerekçeler ve Kurulumuzca re'sen tespit edilecek sair hususlar ile, tazmin hükmü kurulması hukuka, hakkaniyete aykırı olduğundan; Temyiz Kurulu Kararının Üniversitenin aleyhine olan kısımlarının karar düzeltilmesi yoluyla düzeltilerek tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini Kurulumuza arz etmiştir.
(Karar düzeltilmesine ilişkin) Başsavcılık mütalaasında özetle; bu defa adı geçen İdare vekilinin, Temyiz Kurulunca verilen söz konusu Karara yönelik karar düzeltilmesi talebinde bulunmuş olup dilekçesinde özetle; temyiz dilekçesinde de yer alan benzer itirazları çerçevesinde tazmin hükmü kurulmasının hukuka, hakkaniyete aykırı olduğundan bahisle, taraflarınca yapılan temyiz isteminin reddine dair kararın 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 57 nci maddesi gereğince düzeltilmesini talep ettiği ifade edildikten sonra; dosya münderecatı ve karar düzeltme talebine ilişkin dilekçenin incelenmesi sonucunda; İdare vekilinin karar düzeltilmesi dilekçesinde öne sürdüğü itirazlarının temyiz dilekçesinde dile getirdiği hususlarla benzer nitelikte olduğu, bu hususların Daire Kararında ve Temyiz Kurulu Kararında yasal gerekçeleriyle tümüyle karşılandığı görüldüğünden karar düzeltme talebinin reddedilerek karar düzeltilmesine mahal olmadığına hükmedilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmuştur.
Yukarıda adı geçen Kurum Vekili (Av. …), (karar düzeltilmesine ilişkin) Başsavcılık mütalaasına yanıt olarak gönderdiği ikinci karar düzeltilmesi dilekçesinde özetle; ilk karar düzeltilmesi dilekçesindeki itirazları aynen tekrar etmiştir.
(Karar düzeltilmesine ilişkin) Başsavcılık ikinci mütalaasında özetle; İdare vekilinin karşılaması incelenmiş olup; ileri sürülen hususların ilk mütalaada belirtilen görüşlerin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından; yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı mütalaa olunmuştur.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kurum vekili tarafından (temyiz dilekçesi ile birebir aynı nitelikte) ileri sürülen iddia ve itirazların tamamının Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı ve Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca bu aşamada ileri sürülen hususlar Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette görülmediğinden; [253 sayılı İlamın 2. maddesinin (A) bendiyle verilen … TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden] söz konusu 22.03.2023 tarihli ve 54654 tutanak (38544 ilam) sayılı Temyiz Kurulu Kararında (2. maddesi) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Üye …’in aşağıda yazılı azınlık görüşüne karşı) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 18.09.2024 tarih ve 57153 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye …:
İhale dokümanında emekli işçi-normal işçi çalıştırılacağına ilişkin herhangi bir ayrım ve zorunluluk bulunmamakla beraber, burada yapılan ödeme işçilere değil hizmet alımını üstlenen (yüklenici) firmaya yapıldığından; sözleşmesine uygun yapılan ödemede prim farkından dolayı kamu zararına sebebiyet veren bir husustan söz edilemez.
Bu itibarla, karar düzeltilmesi dilekçesindeki iddiaların kabulüyle tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
1- 253 sayılı İlamın 2. maddesinin (A) bendiyle; yılın ilk 10 ayında açık ihale usulü ile … Ltd. Şti.’nden, kalan 2 ayında ise pazarlık usulü ile … Ltd. Şti.’nden temin edilen “…” İşinde yüklenici tarafından emekli personel çalıştırıldığı halde emekli personel ile diğer personel maliyeti arasında sigorta priminden doğan fark düşülmeden ödeme yapıldığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Temyiz talebinde bulunan sorumlulardan (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla Tahakkuk Şube Müdür Vekili … ve (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Harcama Yetkilisi sıfatıyla İdari ve Mali İşler Daire Başkan Vekili …, kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarındaki temyiz dilekçelerinde tamamen aynı mahiyette özetle; sorgulara vermiş olduğu cevaplara ilave olarak; yapılan sorgu konusunda ve ilgili İlamda bahsi geçen Kontrol Teşkilatları (…-…) Üniversitenin … ve … yerleşkeleri olmak üzere 2 Kontrol Teşkilatı oluşturulmasına rağmen söz konusu sorgu ve İlamda sadece .. Kontrol Teşkilatı sorumlu tutularak … Kontrol Teşkilatının bu sorgudan muaf tutulduğunu, sorumluluk paylaşımı açısından bu konunun atlanılmaması gerektiğini, 2017 yılı denetimleri sonucu oluşturulan sorgulara vermiş olduğu cevaplarda; Gerçekleştirme görevlisi olarak özetle; “Devlet memuriyetinde ve 5018 Sayılı Kanun uygulamalarında görev-yetki ile sorumluluk paraleldir ilkesi geçerlidir. Başka bir anlatımla yapılan işlemde, örneğin bir satın alma işleminde tarafım, satın alma işlemlerinin tüm aşamalarında değil yalnızca yapılacak ödemenin ödeme emri belgesine bağlanması aşamasında görev sahibiyim. Bu nedenle de yalnızca bu aşama ile ilgili sorumluyum. Ödeme emri belgesi gerçekleştirme görevlisi olarak, işe ait ihale onay belgesinin, ihale komisyon kararının, muayene kabul komisyon kararının ve kontrol teşkilatı tarafından düzenlenerek imza altına alınan hizmet işleri hak ediş raporlarının ve de faturanın varlığı ödeme emri belgesini düzenlemem için yeterlidir. Tarafım belirttiğim bu belgelerin eksiksiz olmasını kontrol dışında diğer komisyon ya da kişilerin işlerini doğru yapıp yapmadığını kontrol etme gibi bir yetkim ve bunun sonucunda sorumluluğum bulunmamaktadır.” dediğini, buna karşın İlamda belirtildiği şekilde; “5018 sayılı Kamu Mali ve Kontrol Kanununun 33 üncü maddesi gereği asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği” hususunun belirtildiğini, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin “Kontrol Hizmetleri Başlıklı, Kontrol Teşkilatı ve Yetkileri” başlıklı 4 üncü bölümünün 26 ncı maddesinde; “… , Kontrol teşkilatının yetkileri sözleşmede belirtilir. Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa kontrol teşkilatı; işlerin yürütülmesiyle ilgili olarak her türlü denetim, malzeme, işlerin ve sözleşmesinde onaya sunulması gerektiği belirtilen yüklenici personelinin onay veya reddi, ödeme miktarlarının tespiti, işlerin düzeltilmesi ve sözleşmenin gereklerinin yerine getirilmesi konusunda talimat vermeye ve uygulamaya yetkili olup, fesih, tasfiye, süre uzatımı, iş artışı, iş eksilişi, kabul, yüklenici nam ve hesabına iş yaptırma ve alt yüklenicileri onaylama hususlarında ise idareye görüş bildirir .” denildiğini; bu nedenle görev-yetki ile sorumluluk paraleldir ilkesi gereği; hakedişlerde Kontrol teşkilatı olarak isimleri belirtilen … Kontrol Teşkilatı ile birlikte … Kontrol Teşkilatı oluşumunun da bu sorumluluğa dahil edilmesinin ve bu işlem nedeniyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünüldüğünü Kurulumuza arz etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Tahakkuk Şefi …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde özetle; 03.10.2017 tarihli ve 37625 yevmiye no.lu temizlik hizmet alımı işinde ödeme emri belgesindeki (Düzenleyen) kişi yıllık izinde olduğundan geçici olarak Daire Başkanlığı tarafından görevlendirildiğini, 15.01.2018 tarihinde de emekli olduğunu, 28.01.2018 tarihinde Başkanlığımıza yazılı savunmasını beyan ettiğini, 25.03.2020 tarihinde de tekrar tarafına temyiz yolu açık olmak üzere Başkanlığımızdan tebliğ geldiğini, kendisinin ilgili temizlik firmasına sadece ödeme emri belgesindeki (Düzenleyen) bölüme imza attığı ve şahsının Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme görevlisi olarak Rektörlük Makamınca hiçbir görev yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, Hizmet işleri Kabul Tutanağında Muayene ve Kabul Komisyonunda, temizlik hizmet alımı ihalesi için hakediş icmali Kontrol Teşkilatı evraklarında görevlendirmesinin ve imzasının bulunmadığını, ödeme emri belgesindeki (Düzenleyen) kişi olarak Tahakkuk Şefi olması münasebetiyle belgede yapılan işlemlerin bütçe gideri, harcama kodları, damga vergisi, KDV tevkifatı ve gider yansıtma kodlarını kontrol etmek olduğunu ifade etmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılmasına veya belirtilen gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi istemini Kurulumuza arz etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Muayene ve Kabul Komisyonu Tutanağı Üzerinde İmzası Bulunan) Diğer Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Hakediş Komisyonu Başkanı/Üyesi-Destek Hizmetleri Şube Müdür Vekili/Ayniyat Saymanlığı Şefi …, Hakediş Komisyonu Üyesi-Ayniyat Saymanlığı Şefi …, Hakediş Komisyonu Üyesi-Koruma Güvenlik Müdür Vekili …, Hakediş Komisyonu Üyesi-Kültür Merkezi Müdür Vekili … ve Hakediş Komisyonu Başkanı/Üyesi-Destek Hizmetleri Şube Müdür Vekili/Ayniyat Saymanlığı Şefi … kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarındaki temyiz dilekçelerinde tamamen aynı mahiyette özetle; temizlik hizmet alımı işi için Muayene ve Kabul Yönetmeliğinin 5 inci maddesine göre oluşturulan Komisyonda üye-başkan olarak görevlendirildiklerini, muayene ve kabul komisyonlarının görev tanımında ise aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde; “... kabule engel bir durum bulunmadığı takdirde, işin kabulünü yapar.”, ayrıca, komisyon üyesi “... sözleşmede işin kabulü yüklenici firma tarafından gerçekleştirilen işleri, hizmet işleri yönünden inceler ve işin yerine getirildiğini gördüğü durumda işin kabulünü yapar.” hükümlerinin yer aldığını, hakedişlerin hazırlanması ve ödemeye ilişkin hususlarının tespiti ve uygulaması hususu ile mevzuata uygunluk ve ödeme emri belgesinin düzenlenmesi sorumluluğunun, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 31 inci maddesine göre harcama yetkilisi ve aynı Kanunun 33 üncü maddesine göre ise gerçekleştirme görevlisinde (ödeme emri belgesi düzenleyicisi) bulunduğunu, ayrıca, hakedişlerin ve sigorta prim ve işçi maliyetlerinin hesaplanmasında muhasebe bilgisin yeterli olmadığı, bu görevi kendisine verirken bunları hesaplayacağı bilgisinin verilmediğini, ilgili birimdeki görevi nedeniyle çalışan işçilerin işe düzenli gelip gitmelerini kontrol edebildiğini, bu işçiler için yukarıda dile getirilen Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükümleri dahilinde puantaj düzenleyerek İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığına gönderdiğini ve hakedişi imzaladığını, bu şekilde yükümlülüğünü yerine getirdiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve diğer mali mevzuatla ilgili hiçbir bilgisi, eğitimi (hizmet içi eğitimimde dahil) bulunmadığını, Muayene ve Kabul Komisyonu üyesi-başkanı olarak atanmasında da kişilerin düzenli işe gelip gelmediklerini kontrol edileceğini sorumluluğunun olacağını bunun dışında bir sorumluluğumun da bulunduğunu bilmediğini ifade etmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılmasına veya belirtilen gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi istemlerini Kurulumuza iletmişlerdir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak … Üniversitesi Rektörlüğü adına Kurum vekili sıfatıyla temyiz talep eden Av. … ve Av. …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde özetle; idari işlemlerde hukuka uygunluk karinesinin esas olduğunu öncelikle belirtmek istediklerini, doğruluk karinesi ilkesinin doğal sonucu olarak, idari işlemlerde devamlılık ve istikrarın esas olduğunu, yetkili mercii veya makamlarca aksi tespit edilinceye kadar, idari işlemlerin doğruluk karinesinden yararlandıklarını, doğru kabul edilen bu işlemlerin doğurduğu sonuçların, diğer bir ifadeyle söz konusu işlemlere dayalı olarak yapılan ödemelerinde doğru kabul edilmesinin gerektiğini, somut olayda da hukuka uygun olarak Üniversitece tesis edilen işlemlere müteakip, yapılan ödemeler neticesinde tazmin hükmü çıkarılmasının kanlarınca hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yargılama konusu olan işlemlerin, Üniversitece bugüne kadar gerçekleştirilen tüm işlemlerde olduğu gibi; ilgili kanun ve ihale sözleşme hükümleri çerçevesinde tesis edildiğini, somut olayda, ilgili kanunlar ve yapılan ihale sözleşmeleri çerçevesi dışına çıkan bir durum vuku bulmadığını, İdarenin tüm işlemlerinin usul ve mevzuata uygun olduğunu ifade etmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılması isteminde bulunmuşlardır.
Bu itirazlar üzerine Temyiz Kurulunun 22.03.2023 tarihli ve 54654 tutanak (38544 ilam) sayılı Kararında (2. maddesi) özetle; “Daire Kararında gerek konunun esası gerekse de sorumluk yönünden hukuki bir isabetsizlik söz konusu olmadığı” belirtilerek verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy çokluğuyla, karar verilmiştir.
… Üniversitesi Rektörlüğü adına Kurum Vekili sıfatıyla (Kurum avukatlarından) Av. …, bu defa karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurarak gönderdiği dilekçede özetle; öncelikle idari işlemlerde hukuka uygunluk karinesinin esas olduğunu belirtmek istediklerini, doğruluk karinesi ilkesinin doğal sonucu olarak, idari işlemlerde devamlılık ve istikrarın esas olduğunu, yetkili mercii veya makamlarca aksi tespit edilinceye kadar, idari işlemlerin doğruluk karinesinden yararlandıkları, doğru kabul edilen bu işlemlerin doğurduğu sonuçların, diğer bir ifadeyle söz konusu işlemlere dayalı olarak yapılan ödemelerin de doğru kabul edilmesi gerektiğini, somut olayımızda da hukuka uygun olarak Üniversitece tesis edilen işlemlere müteakip, yapılan ödemeler neticesinde tazmin hükmü çıkarılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yargılama konusu olan işlemlerin, Üniversitece bugüne kadar gerçekleştirilen tüm işlemlerde olduğu gibi; ilgili kanun ve ihale sözleşme hükümleri çerçevesinde tesis edildiğini, somut olayda, ilgili kanunlar ve yapılan ihale sözleşmeleri çerçevesi dışına çıkan bir durum vuku bulmadığını, İdarenin tüm işlemlerinin usul ve mevzuata uygun olduğunu, nitekim Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının karşı oy gerekçesinde; “İhale dokümanında emekli işçi- normal işçi çalıştırılacağına ilişkin herhangi bir ayrım ve zorunluluk bulunmamakla beraber, burada yapılan ödeme işçilere değil hizmet alimini üstlenen (yüklenici) firmaya yapıldığından; özleşmesine uygun yapılan ödemede prim farkından dolayı kamu zararına sebebiyet veren bir husustan söz edilemez.” denildiğini, yukarıda arz ve izah ettikleri gerekçeler ve Kurulumuzca re'sen tespit edilecek sair hususlar ile, tazmin hükmü kurulması hukuka, hakkaniyete aykırı olduğundan; Temyiz Kurulu Kararının Üniversitenin aleyhine olan kısımlarının karar düzeltilmesi yoluyla düzeltilerek tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini Kurulumuza arz etmiştir.
(Karar düzeltilmesine ilişkin) Başsavcılık mütalaasında özetle; bu defa adı geçen İdare vekilinin, Temyiz Kurulunca verilen söz konusu Karara yönelik karar düzeltilmesi talebinde bulunmuş olup dilekçesinde özetle; temyiz dilekçesinde de yer alan benzer itirazları çerçevesinde tazmin hükmü kurulmasının hukuka, hakkaniyete aykırı olduğundan bahisle, taraflarınca yapılan temyiz isteminin reddine dair kararın 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 57 nci maddesi gereğince düzeltilmesini talep ettiği ifade edildikten sonra; dosya münderecatı ve karar düzeltme talebine ilişkin dilekçenin incelenmesi sonucunda; İdare vekilinin karar düzeltilmesi dilekçesinde öne sürdüğü itirazlarının temyiz dilekçesinde dile getirdiği hususlarla benzer nitelikte olduğu, bu hususların Daire Kararında ve Temyiz Kurulu Kararında yasal gerekçeleriyle tümüyle karşılandığı görüldüğünden karar düzeltme talebinin reddedilerek karar düzeltilmesine mahal olmadığına hükmedilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmuştur.
Yukarıda adı geçen Kurum Vekili (Av. …), (karar düzeltilmesine ilişkin) Başsavcılık mütalaasına yanıt olarak gönderdiği ikinci karar düzeltilmesi dilekçesinde özetle; ilk karar düzeltilmesi dilekçesindeki itirazları aynen tekrar etmiştir.
(Karar düzeltilmesine ilişkin) Başsavcılık ikinci mütalaasında özetle; İdare vekilinin karşılaması incelenmiş olup; ileri sürülen hususların ilk mütalaada belirtilen görüşlerin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından; yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı mütalaa olunmuştur.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kurum vekili tarafından (temyiz dilekçesi ile birebir aynı nitelikte) ileri sürülen iddia ve itirazların tamamının Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı ve Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca bu aşamada ileri sürülen hususlar Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette görülmediğinden; [253 sayılı İlamın 2. maddesinin (A) bendiyle verilen … TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden] söz konusu 22.03.2023 tarihli ve 54654 tutanak (38544 ilam) sayılı Temyiz Kurulu Kararında (2. maddesi) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Üye …’in aşağıda yazılı azınlık görüşüne karşı) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 18.09.2024 tarih ve 57153 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye …:
İhale dokümanında emekli işçi-normal işçi çalıştırılacağına ilişkin herhangi bir ayrım ve zorunluluk bulunmamakla beraber, burada yapılan ödeme işçilere değil hizmet alımını üstlenen (yüklenici) firmaya yapıldığından; sözleşmesine uygun yapılan ödemede prim farkından dolayı kamu zararına sebebiyet veren bir husustan söz edilemez.
Bu itibarla, karar düzeltilmesi dilekçesindeki iddiaların kabulüyle tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.