2025/2060468 İhale Kayıt Numaralı "Midyat Sosyal Güvenlik Merkezi Hizmet Binası Yapım İşi" İhalesi
İlgili ihaleyi görüntüle2025/2060468Sosyal Güvenlik Kurumu İnşaat ve Emlak Daire Başkanlığı tarafından yapılan 2025/2060468 İhale Kayıt Numaralı “Midyat Sosyal Güvenlik Merkezi Hizmet Binası Yapım İşi” ihalesine ilişkin olarak Ali DOĞAN itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 04.02.2026 tarihli ve 2026/UY.I-407 sayılı karar ile “Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Ali DOĞAN tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 18. İdare Mahkemesinin 22.04.2026 tarihli ve E:2026/444, K:2026/606 sayılı kararında “…Bakılan uyuşmazlıkta, uyuşmazlığın özünün; davacının iştirak ettiği, Sosyal Güvenlik Kurumu İnşaat ve Emlak Daire Başkanlığı tarafından 23.12.2025 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen 2025/2060468 ihale kayıt numaralı "Midyat Sosyal Güvenlik Merkezi Hizmet Binası Yapım İşi" ihalesinde davacı tarafından sunulan ihaleye katılım belgesinin "Borçlara İlişkin Belgeler" başlıklı satırında yer alan "Sosyal Güvenlik Prim Borcu Yoktur Belgesi" kısmının boş bırakılmasından ve EKAP kayıtlarında yapılan sorgulama neticesinde davacının sosyal güvenlik borcunun tespit edilmesi üzerine yukarıda yer verilen 27.08.2025 tarihli 2025/DK.D-293 sayılı Kamu İhale Kurulu Kararı'nın 2.maddesinde yer alan ''İhale komisyonu tarafından tekliflerin açılması aşamasında Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP) üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) entegrasyonu aracılığıyla yapılan sosyal güvenlik prim borcu sorgulaması neticesinde borcu çıkan isteklilerden ihaleye katılım belgesinde borcu bulunmadığını gösterir teklif tarihinden geriye doğru üç iş günü içinde alınmış doğrulanabilir bir sosyal güvenlik prim borcu yoktur belgesi yüklememiş veya bu belge dışında bir belge yüklemiş isteklilerin tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılması ve geçici teminatlarının gelir kaydedilmesine'' hükmü doğrultusunda davacı hakkında geçici teminatın gelir kaydedilmesine ilişkin yaptırımın somut uyuşmazlıkta uygulanıp uygulanmayacağından kaynaklandığı anlaşılmakta olup, uyuşmazlığın esasının çözülmesi için bu durumun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Davacı tarafından ihaleye katılım belgesinin ''Borçlara İlişkin Belgeler'' satırının ''Sosyal Güvenlik Prim Borcu Yoktur Belgesi'' kısmının boş bırakıldığı ve EKAP kayıtlarından yapılan sorgulama neticesinde davalı idare tarafından davacının sosyal güvenlik prim borcu olduğunun tespit edildiği göz önüne alındığında, her ne kadar EKAP üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu entegrasyonu aracılığıyla yapılan sosyal güvenlik prim borcu sorgulaması neticesinde sosyal güvenlik prim borcu olduğu tespit edilen isteklilerin ihaleye katılım belgesinde borcu bulunmadığını gösterir teklif tarihinden geriye doğru üç iş günü içinde alınmış doğrulanabilir bir sosyal güvenlik prim borcu yoktur belgesi yüklememiş isteklilerin değerlendirilme dışı bırakılması ve geçici teminatların gelir kaydedilmesine karar verileceği düzenlenmişse de Danıştay 13.Dairesi, E:2025/2548 sayılı dosyasında 19.01.2026 tarihli karar ile yukarıda yer verilen 27.08.2025 tarihli 2025/DK.D-293 sayılı Kamu İhale Kurulu Kararı'nın hukuka aykırı olduğu sebebiyle yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir.
Düzenleyici işlemler hakkında yürütmenin durdurulması kararlarının etkisi hakkında değerlendirme yapan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun E:2021/1081 K:2022/2 sayılı 17/01/2022 tarihli kararında; ''Bir düzenleyici işlemin yargı yerince yürütmesinin durdurulması veya iptal edilmesi, düzenlemeyi tesis edildiği tarihten itibaren hukuk aleminden kaldırsa da, bu hukuki durumun; o düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen ve süresinde dava konusu edilmeyen veya dava konusu edilerek haklarında ret kararı verilen bireysel işlemleri, hukuk aleminden kendiliğinden kaldırmayacağı, İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir. Söz konusu ilkeyi Gözübüyük "... Düzenleyici bir işlem iptal edilmiş ise iptal edilen düzenleyici işleme dayanılarak, iptalden önce yapılmış olan bireysel işlemler bundan etkilenmezler. Bunların da iptali isteniyorsa süresi içerisinde iptalleri için dava açılması gerekir..." (Gözübüyük, Ş., Yönetsel Yargı, 7. Baskı, S Yayınları, Sevinç Matbaası, Ankara 1990, s.224); Özeren ve Bayhan da "...İptal kararından önce o yönetmeliğe dayanılarak tesis edilip bireysel hukuki durumlara dönüşmüş bulunan işlemler varlıklarını korurlar. Bunları yok saymak hukuken olanaksızdır..." (Özeren. A., Bayhan T., İdari Yargı Kararlarının Uygulanması, Kasım 1992, s.49) şeklinde ifade etmişlerdir. Yürütmenin durdurulması veya iptal kararı sonrasında o düzenleyici işlem uyarınca tesis edilen bireysel işlemlerin kendiliğinden hukuk aleminden kalkmayacağı tespit edilmekle birlikte bireysel işleme karşı dava açılmış ise söz konusu kararların bu davalarda dikkate alınacağı da tabiidir.'' ifadelerine yer verilmiş olup, bireysel işlemin tesis edildiği tarihte düzenleyici işlem hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verilmemiş bulunsa dahi dava açma süresinde eğer ki bireysel işleme karşı dava açılmışsa söz konusu yürütmenin durdurulması/iptal kararlarının bireysel işleme karşı açılan davada göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta her ne kadar davalı idare tarafından söz konusu yürütmenin durdurulması kararının işlem tarihi olan 04.02.2026 tarihinden sonraki bir tarihte, 20.02.2026 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiğini ve uygulanmasının mümkün bulunmadığından bahsedilmiş ise de yukarı yer verilen söz konusu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun içtihadı uyarınca dava açma süresinde açılmış bulunan bakılmakta olan davada yürütmenin durdurulması kararı dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda hukuka aykırı olduğundan bahisle yürütmesinin durdurulmasına karar verilen 27.08.2025 tarihli 2025/DK.D-293 sayılı Kamu İhale Kurulu Kararı dikkate alınmak suretiyle ''Sosyal Güvenlik Prim Borcu Yoktur Belgesi''nin ihaleye katılım belgesi e-formuna yüklenmemesi ve davacının ihale tarihinde ihale saatinden (10:30) önce 09:38 saatinde sosyal güvenlik borcunu ödemesine rağmen sistemin geç işlemesi dolayısıyla hatalı olarak sosyal güvenlik prim borcunun tespit edilmesi üzerine tesis edilen teklifin değerlendirme dışı bırakılarak geçici teminatın gelir kaydedilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan Kamu İhale Genel Tebliği'ne göre isteklinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılarak geçici teminatının gelir olarak kaydedilmesi için isteklinin sosyal güvenlik prim borcunun bulunması gerektiği, dava konusu uyuşmazlıkta davacı tarafından ihalenin açıldığı saatten önce sosyal güvenlik prim borcunun ödendiği ve herhangi bir borcunun bulunmadığının anlaşıldığı, ayrıca yukarıda yer verilen diğer mevzuat hükümleri ve dava dosyasında yer alan idari şartname uyarınca geçici teminatın gelir olarak kaydedilmesi için davacının sosyal güvenlik prim borcunun bulunması ve davacının teklifinin ekonomik açıdan en avantajlı birinci ve ikinci teklif olması gerektiği, ancak söz konusu ihalede davacının en avantajlı birinci ve ikinci teklif olmadığı ve sosyal güvenlik borcunun da bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemin yukarıda yer verilen diğer mevzuatlar yönünden de hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır.” ifadelerine yer verilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında “İtirazen şikâyet başvuru bedelinin, itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez…” hükmü yer almaktadır.
Anılan Mahkeme kararı uyarınca, başvuru sahibinin ileri sürdüğü iddiasında haklı bulunduğu tespit edilmiş olup başvuru sahibi tarafından Kurum şikâyet gelirleri hesabına 152.021,00 TL başvuru bedelinin yatırıldığı tespit edildiğinden, Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde yazılı talepte bulunulması hâlinde, başvuru bedelinin tamamının iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 04.02.2026 tarihli ve 2026/UY.I-407 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,
3- İddialarındaki haklılık oranına karşılık gelen başvuru bedelinin Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde Kamu İhale Kurumuna yazılı talebi hâlinde iadesine,
Oybirliği ile karar verildi.