SayıştaySayıştay Daire Kararı628

Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire7
İlam No32
Madde No3
Yılı2023
Damga vergisinin kesilmemesi

İdarenin ... Belediyesi Konut ve İşyeri Üretimi, Tahsisi, Kiralanması ve Satışına Dair Yönetmelik’e göre satışını gerçekleştirdiği taşınmaz dosyalarının incelenmesi neticesinde; encümen kararı ile sonuçlandırılan taşınmaz satışları ile ilgili olarak alınan ihale kararlarına istinaden damga vergisinin kesilmemesi sonucu kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak yapılan inceleme sonucunda;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Arsa ve konut üretimi” başlıklı 69’uncu maddesinde;

“Belediye; düzenli kentleşmeyi sağlamak, beldenin konut, sanayi ve ticaret alanı ihtiyacını karşılamak amacıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde, özel kanunlarına göre korunması gerekli yerler ile tarım arazileri hariç imarlı ve alt yapılı arsalar üretmek; konut, toplu konut yapmak, satmak, kiralamak ve bu amaçlarla arazi satın almak, kamulaştırma yapmak, bu arsaları trampa etmek, bu konuda ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ve bankalarla iş birliği yapmak ve gerektiğinde onlarla ortak projeler gerçekleştirmek yetkisine sahiptir.

Belediye, bu amaçla bütçesinden gerekli parayı ayırmak suretiyle işletme tesis edebilir.

Arsalar hariç üretilen konut ve işyerlerinin satışı 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tâbi değildir. O belediye ve mücavir alan sınırları içinde kendisine, eşine veya onsekiz yaşından küçük çocuklarına ait konutu olmayan dar gelirli kişiler ile afete maruz kalanlara, sanayi bölgelerinden nakledileceklere ve üyelerinin tamamı bu durumda olan kooperatiflere, bedeli 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre oluşturulan takdir komisyonu tarafından belirlenecek tutardan aşağı olmamak üzere arsa tahsisi yapılabilir. Durumları 775 sayılı Gecekondu Kanununun 25 inci maddesine uyan kimselere de bu maddeye göre arsa ve konut sağlanabilir. Bu fıkranın uygulama esasları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanacak çerçeve yönetmeliğe uygun olarak belediye meclisleri tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.

5393 sayılı Kanun’un 69’uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile Belediyelerin Arsa, Konut ve İşyeri Üretimi, Tahsisi, Kiralanması ve Satışına Dair Genel Yönetmeliğin 24’üncü maddesine dayanılarak hazırlanan ... Belediyesi Konut ve İşyeri Üretimi, Tahsisi, Kiralanması ve Satışına Dair Yönetmelik 03.10.2018 tarih 103 No’lu ... Belediye Meclis Kararı ile yürürlüğe konulmuştur.



Anılan Yönetmelik’in;

“Konut ve işyeri satışı” başlıklı 15’inci maddesinin (d) bendinde;

“Satış; Konut ve işyerleri açık artırma usulüyle satılır. Konut ve işyerleri, encümen tarafından önceden belirlenen fiyat üzerinden satışa sunulur ve ihale en yüksek teklif veren istekli üzerinde bırakılır. Satışa sunulan konut ve işyerine alıcı çıkmaması halinde, yeniden ihaleye çıkılmaksızın belirlenmiş olan fiyat üzerinden satış yapmaya Belediye encümeni yetkilidir. Satışa sunulup da satılmayan konut ve işyerlerinin fiyatı, her yıl günün şartlarına göre yeniden belirlenir.”

“Tahsis ve satış yetkisi” başlıklı 17’nci maddesinde;

“Arsa, konut ve işyeri tahsisi, kiralama ve satışları Belediye encümeni kararı ile yapılır. Belediye encümeni kişilerin dar gelirli kapsamına girip girmediğini belirlemeye, tahsis, kiralama ve satışın yapılıp yapılmamasına, satışlarda teklif edilen fiyatın yeterli olup olmadığına ve ihaleyi sonuçlandırıp sonuçlandırmamaya yetkilidir.” düzenlemeleri yer almaktadır.

Buna göre ilgili mevzuat hükümlerinden İdarenin ürettiği konut ve işyerlerini açık artırma usulü ile satışa çıkaracağı, ihalede teklif çıkmaması durumunda doğrudan satış yöntemiyle belirlenen fiyat üzerinden satış yapmaya belediye encümeninin yetkisinin bulunduğu, taşınmaz satış işlemlerinin sonuçlandırılmasının encümen kararına tabi olduğu anlaşılmaktadır. Diğer bir ifadeyle, açık artırma suretiyle satışa sunulan ve herhangi bir teklif bulunmadığından muhammen bedel belirlenerek bu bedel üzerinden satışa sunulan taşınmazın satışının gerçekleştirilip gerçekleştirilmemesi de encümen kararına tabi kılınmıştır. Yani her ne kadar muhammen bedel belirlenmiş ve bu fiyat üzerinden bir taşınmaz satışa sunulmuş olsa da piyasa rayiçlerini yansıtmaması, hızlı değişen fiyatlar vb. gibi nedenlerle encümen kararı ile söz konusu satıştan vazgeçilebilecektir. Bahsi geçen Yönetmelik’in ilgili maddelerinde bu durumu kısıtlayan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Diğer taraftan Yönetmelik’in 17’nci maddesindeki “satışlarda teklif edilen fiyatın yeterli olup olmadığına ve ihaleyi sonuçlandırıp sonuçlandırmamaya yetkilidir” ifadesinden bu şekilde yapılan satışlarda taşınmaza ilişkin satış kararının bir ihale kararı olduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 69’uncu maddesine dayanılarak çıkarılan Belediyelerin Arsa, Konut ve İşyeri Üretimi, Tahsisi, Kiralanması ve Satışına Dair Genel Yönetmelik’in lafzına ve ruhuna uygun olarak, hangi usul ile yapılmış olursa olsun taşınmaz satışlarına ilişkin alınmış encümen kararları mahiyeti itibariyle ihale kararı niteliğindedir ve damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinde bu Kanun’a ekli (I) sayılı Tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu belirtilmiş olup, aynı Kanun’un 4’üncü maddesinde de “Bir kağıdın tabi olacağı verginin tayini için o kağıdın mahiyetine bakılır ve buna göre tabloda yazılı vergisi bulunur.” denilmektedir.

Damga Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı Tablonun “II. Kararlar ve mazbatalar” bölümünün 2’nci sırasında; “İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları”nın binde 5,69 oranında damga vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.

Aynı Kanun’un mükellefi düzenleyen 3’üncü maddesinde de resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği ifade edilmektedir.

... Belediyesinin “... Belediyesi Konut ve İşyeri Üretimi, Tahsisi, Kiralanması ve Satışına Dair Yönetmelik”e göre satışını gerçekleştirdiği taşınmaz dosyalarının incelenmesi neticesinde; taşınmaz satışlarının ihale kararı niteliğindeki encümen kararıyla gerçekleştirilmesine rağmen ihale kararı sebebiyle kesilmesi gereken damga vergilerinin alınmadığı görülmektedir. Damga Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı Tabloda belirtildiği üzere ihale kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğine haiz kurumların her türlü ihale kararları binde 5,69 oranında damga vergisine tabidir. Dolayısıyla belediyelere ait ihalelerde ihale komisyonu görevi ifa eden belediye encümeninin almış olduğu ihale kararından da binde 5,69 oranında damga vergisi tahsil edilmesi gerekmektedir.

Yargı konusu olay açısından görevleri itibariyle encümen üyelerinin kesilmeyen damga vergilerini takip ve tahsil etmek gibi bir yükümlülükleri olmadığından, encümen üyelerinin kamu zararından sorumlu tutulamayacakları değerlendirilmektedir. Ancak 5018 sayılı Kanun’un 38’inci maddesi gereğince gelir gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla Mali Hizmetler Müdürünün ve kesin ihale kararı tebliği ile satış bedelinin tahsili konularına ilişkin üst yazılarda imzası bulunan Emlak ve İstimlak Müdürünün sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Zira mahiyeti itibariyle ihale kararı olan encümen kararından doğan damga vergisi, ilgililerine tebliği gerçekleştiren Emlak ve İstimlak Müdürü tarafından bildirilebilir ve tahsilden sorumlu Mali Hizmetler Müdürünce gerçekleştirilebilir durumda olmasına rağmen gerekli işlemler yapılmamıştır.

Belirtilen gerekçelerle, encümen kararı ile sonuçlandırılan taşınmaz satışları ile ilgili olarak alınan ihale kararlarına istinaden damga vergisinin kesilmemesi sonucunda oluşan kamu zararı tutarı … TL’nin;

-… TL'sinin …’tan … tarih ve … Alındı Numaralı Vergi Dairesi Alındısı ile tahsil edildiğinden sözkonusu tutarla ilgili olarak ilişilecek husus kalmadığına;

-Kalan … TL’nin, Diğer Sorumlular (Mali Hizmetler Müdürü) … ile (Emlak ve İstimlak Müdürü) …

müştereken ve mütelsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere aşağıda belirtilen azınlık görüşüne karşı oy çokluğuyla,

Azınlık Görüşü

Üye … Karşı Görüşü

... Belediyesi “... Belediyesi Konut ve İşyeri Üretimi, Tahsisi, Kiralanması ve Satışına Dair Yönetmelik”e göre, encümen kararı ile sonuçlandırılan taşınmaz satışlarından ihale kararlarından damga vergisinin kesilmemesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği tespit edilmiştir.

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde; “Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga vergisine tabidir. Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder....”denilmektedir.

Aynı Kanunun 3’üncü maddesinde ise; “Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder.…”hükmüne yer verilmiştir.

Yine aynı Kanunun 8 inci maddesinde ise resmi daireden maksadın genel ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu belirtilmiştir.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinde bu Kanun’a ekli (I) sayılı Tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu belirtilmiş olup, aynı Kanun’un 4’üncü maddesinde de “Bir kağıdın tabi olacağı verginin tayini için o kağıdın mahiyetine bakılır ve buna göre tabloda yazılı vergisi bulunur.” denilmektedir.

Ekli (I) sayılı Tablonun “II. Kararlar ve mazbatalar” bölümünün 2’nci sırasında; “İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğine haiz kurumların her türlü ihale kararları”nın binde 5,69 oranında damga vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.

Raporda yer alan … TL kamu zararının …TL si tahsil edildiğinden ilişiği kalmamıştır. Tahsilatın ilamda gösterilmesi uygun olur.

Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Amaç” başlıklı birinci maddesinde “Bu Yönetmeliğin amacı, kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararlarının tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” Denilmekte,

“Kamu zararının oluştuğu tarih” başlıklı 17 inci maddesinin d) bendinde Kamu zararı “İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte, oluşmuş kabul edilir.” Düzenlemesi yer almaktadır.

Bu nedenle kalan … TL ise gerekli takip ve tahsilat işlemlerinin yapılması için Gelir İdaresi Başkanlığına yazılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.