SayıştaySayıştay Temyiz Kararı56954

Harcırah Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire7
Dosya No53233
Yılı2017
Konu: Belediye personeline verilen yolluk avanslarının, harcırah beyannamesi ibraz edilmeksizin mahsup edilmesi.

2) 361 sayılı Ek İlamın 2’nci maddesiyle; 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun “Muvakkat vazife harcırahı” başlıklı 14’üncü maddesi (1, 3 ve 7’nci fıkraları), Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Yurtiçi geçici görev yolluğu” başlıklı 19’uncu maddesinin 1’inci fıkrası ile 5018 sayılı Kanun’un "Giderin gerçekleştirilmesi" başlıklı 33’üncü maddesi hükümleri uyarınca, geçici görev yolluğunun mahsubu işleminde mevzuata aykırı olarak eksik belge ile (geçici görev yolluğu bildirimi olmaksızın) ödeme yapılmasında gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açık olup, gerek esas gerekse sorumluluğa ilişkin itirazlar bakımından, temyiz talebinin reddedilerek 361 sayılı Ek İlamın 2’inci maddesiyle toplam ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE oy çokluğuyla, karar verilmiştir.

Sorumlu tarafından bu defa karar düzeltme başvurusu yapılmış olup;

Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen (temyiz dilekçesi ile birebir aynı nitelikteki) iddia ve itirazların tamamının Temyiz Kurulu Kararı’nda karşılandığı ve Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca bu aşamada ileri sürülen hususlar Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette görülmediğinden; (361 sayılı Ek İlamın 2’nci maddesiyle toplam ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünü tasdik eden) söz konusu 25.10.2023 tarih ve 56031 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA (…. Daire Başkanı ... ile Üyeler; ..., ..., ..., ... ve ...’ un aşağıda yazılı karşı oyları/azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 12.06.2024 tarih ve 56954 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



KARŞI OYLAR/AZINLIK GÖRÜŞLERİ

…. Daire Başkanı ... ile Üyeler; ..., ..., ..., ... ve ...:

Belediye Başkan vekiline ödenen yolluk avansının, harcırah beyannamesi tevdi edilmeksizin mahsup edilmesi nedeniyle sebep olunan kamu zararı ile ilgili olarak;

a) Muhasebe Yetkilisinin sorumluluğu

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 61’inci maddesinde:

“Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

a) Yetkililerin imzasını

b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını

c) Maddi hata bulunup bulunmadığını

d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri, Kontrol etmekle yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır.

Kanun maddesinde yer alan hükümlerin Kurumumuz Denetim Ekipleri tarafından yapılan denetimlerde nasıl değerlendirmeye tabi tutulacağı da Sayıştay Genel Kurulu’nun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı kararı belirlenmiştir.

Bu Karara göre:

“a) Muhasebe Yetkilisinin İmza Kontrol Görev ve Sorumluluğu

5018 sayılı Kanunun 61’inci maddesi uyarınca muhasebe yetkilisinin, ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde yetkililerin imzasını arama yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu nedenle;

- Ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzaları olmakla birlikte, ödeme emri belgesi eki belgeler üzerinde herhangi bir imza eksiği varsa muhasebe yetkilisinin, ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisiyle birlikte sorumlu tutulması gerektiğine,

- Ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi veya gerçekleştirme görevlisinden sadece birinin imzası varsa, muhasebe yetkilisinin, imzası bulunan görevliyle birlikte sorumlu tutulması gerektiğine,

- Ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzaları yoksa muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu tutulması gerektiğine Çoğunlukla,

b) Ödemeye Esas Belgelerin Eksikliği ve Maddi Hata Bulunması Durumunda Sorumluluk 5018 sayılı Kanunun 61’inci maddesi ile Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 29’uncu maddesinde, muhasebe yetkilisinin taahhüt ve tahakkuk aşamaları tamamlanmış, ödeme emri belgesi düzenlenmiş ve ön mali kontrolden geçerek ödenmek üzere muhasebe birimine gelmiş bulunan gider ve muhasebe belgeleri ile ön ödeme belgeleri üzerinde, ödemeye ilişkin belgelerin tamam olup olmadığını ve maddi hata bulunup bulunmadığını kontrol etmekle yükümlü olduğu, ilgili mevzuatında belirtilen belgeler dışında belge aramayacağı ve sorumluğunun görevi gereği incelemesi gereken belgelerle sınırlı olduğu belirtilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi uyarınca bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanmış ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekmektedir.

Bu çerçevede gerçekleştirme görevlilerinin, harcama talimatı üzerine işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması yanında bu işlemlerin belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevi de bulunmaktadır. Dolayısıyla ödemeye esas teşkil eden belgelerdeki noksanlıklardan gerçekleştirme görevlisinin sorumlu olmadığı söylenemez.

Öte yandan, giderin taahhüt ve tahakkuk aşamalarına ait olup, çeşitli gerçekleştirme görevlilerinin kendi yasal görevleri çerçevesinde düzenledikleri ve imzaladıkları belgelerdeki maddi hatalardan muhasebe yetkilisi de sorumlu tutulmaktadır. Bu olgu, Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 29’uncu maddesinin dördüncü fıkrasında;

“Muhasebe yetkililerinin maddi hataya ilişkin sorumlulukları; bir mali işlemin muhasebeleştirilmesine dayanak teşkil eden karar, onay, sözleşme, hak ediş raporu, bordro, fatura, alındı ve benzeri belgelerde; gelir, alacak, gider ya da borç tutarının tespit edilmesine esas rakamların hiçbir farklı yoruma yer vermeyecek biçimde, bilerek veya bilmeyerek yanlış seçilmesi, oranların yanlış uygulanması, aritmetik işlemlerin yanlış yapılması ve muhasebeleştirmeye esas toplamlarının muhasebeleştirme belgesinde ilgili hesaplara noksan veya fazla kaydedilmek suretiyle yapılan yersiz ve fazla alma, verme, ödeme ve gönderilmesiyle sınırlıdır. Teknik nitelikteki belgelerde, bu niteliğe ilişkin olarak yapılmış maddi hatalardan bu belgeleri düzenleyen ve onaylayan gerçekleştirme görevlileri sorumlu olup, muhasebe yetkililerinin bu belgelere ilişkin sorumlulukları aritmetik işlemlerdeki yanlışlıklarla sınırlıdır.”

Biçiminde, 30’uncu maddesinde de;

“Ödeme emirleri, muhasebe birimine geliş tarihinden itibaren, en geç dört iş günü içinde incelenir, uygun bulunanlar muhasebeleştirilerek tutarları hak sahiplerinin banka hesabına aktarılır. Eksik veya hatalı olan ödeme emri belgesi ve eki belgeler, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç, hata veya eksikliğin tespit edildiği günü izleyen iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hata veya eksiklikleri tamamlanarak tekrar muhasebe birimine verilenler, en geç iki iş günü sonuna kadar incelenerek muhasebeleştirme ve ödeme işlemi gerçekleştirilir. Hak sahiplerinin banka hesaplarına aktarılmaksızın kasadan veya çek düzenlenmek suretiyle bankadan yapılabilecek ödeme tür ve tutarları ile kontrol, muhasebeleştirme ve ödeme süresini dört iş gününden daha az olarak belirlemeye, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde Bakanlık, kapsamdaki diğer kamu idarelerinde üst yöneticiler yetkilidir.”

Şeklinde ifade edilmiş bulunmaktadır. Yönetmeliğin yukarıya alınan maddesinde ifade edildiği gibi, bir mali işlemin muhasebeleştirilmesine dayanak teşkil eden belgelerde gelir, alacak, gider ya da borç tutarının tespit edilmesine esas rakamlardaki açık, kolayca görülebilen ve yorum gerektirmeyen hatalar maddi hata olarak nitelendirilmektedir. Söz konusu mevzuat hükümleri karşısında, ödemeye esas teşkil etme niteliği bulunan, fakat gider evrakı arasında yer almayan bir belge nedeniyle ortaya çıkan kamu zararı ile giderin taahhüt ve tahakkuk aşamalarına ait olup çeşitli gerçekleştirme görevlilerinin kendi yasal görevleri çerçevesinde düzenledikleri ve imzaladıkları belgelerdeki açık ve kolayca görülebilen ve yorum gerektirmeyen maddi hatalardan muhasebe yetkilisinin, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisiyle birlikte sorumlu tutulması gerektiğine, hatanın bariz olup olmadığı hususunun ise yargı dairelerince kararlaştırılacak bir husus olduğuna çoğunlukla,

c) Muhasebe Yetkilisinin Gideri Hak Sahibine Ödeme Görevi Muhasebe yetkilisinin, usul ve mevzuatına göre tahakkuk ettirilmiş gideri hak sahibine ödemek ve ödeme yaparken hak sahibinin kimliğini kontrol etmekle görevli olduğu, 5018 sayılı Kanunun 61’inci maddesinde ve Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 23 ve 29’uncu maddelerinde hüküm altına alınmıştır.

Muhasebe yetkilisi mutemetlerinin hesabına bakmak ve onları aklamak, Kanunun 61’inci maddesinin son fıkrasına göre, muhasebe yetkilisinin görevi olduğundan, gideri hak sahibine ödemeden doğan sorumlulukta mutemetlerin, Sayıştay’a karşı sorumlu kabul edilmemesi gerekmektedir. Bu nedenle, hak sahibi olmayan kişilere ödeme yapılması nedeniyle ortaya çıkan kamu zararından, doğrudan ve tek başına muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulması gerektiğine oybirliğiyle,

d) Muhasebe Yetkilisinin Gelir ve Alacakları Tahsil Görevi 5018 sayılı Kanunun 61’inci maddesinin birinci fıkrasında, muhasebe hizmeti;

“Gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir.” şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında muhasebe yetkilisinin, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 60’ıncı maddesinde de, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır.

Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 23’üncü maddesinde, gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek ve bu işlemlere ilişkin kayıtları usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutmak, mali rapor ve tabloları her türlü müdahaleden bağımsız olarak düzenlemek muhasebe yetkilisinin görevlerinden kabul edilmiş, aynı Yönetmeliğin 32’nci maddesinde de idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu açıkça ifade edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu olduğuna, çoğunlukla,

Karar verilmiş olup,

Gerek Kanun’un 61’inci maddesi hükmü gerekse Genel Kurul Kararında yazılı esaslara göre değerlendirme yapıldığında ve Belediye Başkanı’nın;

Avansları kendisinin bizzat Bankadan kendi adına çek yazarak çektiği, çektiği parayı kendisinin harcadığı, muhasebe yetkilisinin görevini de kendisinin yapmış olduğu, gerçekliği dikkate alındığında,

Somut olayda işlem sürecinin muhasebe yetkilisinin bilgisi, onayı ve inisiyatifi dışında yürütülen bir süreç olduğu açık olup, yukarıda mezkûr birincil ve ikincil mevzuata aykırı biçimde yapılan tüm bu işlemler dolayısıyla, sorumluluğun muhasebe yetkilisi (Mali Hizmetler Müdürü) ... uhdesinden kaldırılması gereklidir.

Dava konusu edilen bu olayda sorumluluk; hesap yargısı bağlamında, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Sorumlular ve sorumluluk halleri” başlıklı 7’nci madde hükmü esasında belirlenecektir. Bu hükümde, 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacağı, açıkça ifade edilmiştir.

Yine bu düzenlemede, genel prensip olarak, sorumluluk tesis edilen kamu görevlilerinden kastın, kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olan kişilerin olduğu ve sorumluluk konusunun ise, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesi ve kullanılması olduğu, belirtilmiştir.

6085 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinde; kamu zararı hususu üzerine, kamu zararının tazmini hükmünün verilmesi için kişinin işlem, eylem ve kararları ile kamu zararı neticesi arasında uygun illiyet bağı kurulması gerektiği, yasal bir mecburiyet olarak düzenlenmiştir. Sonuç olarak, kamu zararının tüm unsurlarıyla mevcudiyeti, kamu görevlisince icra edilen işlem, eylem ve kararın/kararların söz konusu olması ve bu icraat neticesinde, kamunun zarara uğratılması gerekmektedir.

Somut olayda, muhasebe yetkilisinin imzasının bulunmadığı ilişikli ödeme emirleri aracılığıyla yapılan ödemelerden sorumlu tutulması; bu dosyalar/belgeler nezdinde herhangi bir işlem, eylem ve kararının bulunmamasından ve yukarıda yazılı diğer ayrıntılı açıklamalarda da belirtildiği üzere herhangi bir inisiyatif kullanma imkanının elinden alınmış olmasından ötürü, mümkün bulunmamaktadır.

361 sayılı Ek İlamın 2‘nci maddesi ile ısrar edilen Daire Kararının “sorumluluk” yönünden bozularak, Belediye Başkan vekiline ödenen yolluk avansının harcırah beyannamesi tevdi edilmeksizin mahsup edilmesi hususu ile ilgili olarak sorumlu tutulan muhasebe yetkilisi (Mali Hizmetler Müdürü) ...’ in sorumluluğunun kaldırılması, yönünde karar verilmesi gerekmektedir.

b) Gerçekleştirme Görevlilerinin (... ve ...’ ın) durumu

6245 Sayılı Harcırah Kanunu’nun “Muvakkat vazife harcırahı” başlıklı 14’üncü maddesinde;

“Aşağıda gösterilen memur ve hizmetlilere muvakkat vazife harcırahı olarak yol masrafı ile yevmiye verilir ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgâh veya vazife mahalli ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası masrafları da ayrıca tediye olunur:

1. Birinci maddede yazılı kurumlara ait bir vazifenin ifası maksadıyla muvakkaten yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere; …”,

“Harcırahın sureti tediye ve mahsubu” başlıklı 59’uncu maddesinin birinci fıkrasında;

“Harcırah, memur ve hizmetlinin gidişinde ve ailenin nakli sırasında peşin olarak verilir.

Harcırahın tam miktarının önceden tayin ve tespitinin mümkün olmadığı hallerde yetecek miktarda para avans olarak verilir. Harcırahını kati olarak veya avans suretiyle alanlardan zati sebepler yüzünden daimî veya muvakkat vazife mahallerine 15 gün içinde hareket etmeyenler aldıkları parayı derhal iade etmeye mecburdurlar.”,

Aynı maddenin 3’üncü fıkrasında;

“Daimî memuriyetle bir yere gönderilenler gidecekleri mahalle varış tarihinden ve muvakkat vazife ile gönderilenler de memuriyetleri mahalline dönüş tarihlerinden itibaren bir ay zarfında harcırah beyannamelerini, evrakı müspiteleri ile birlikte dairesi amirine tevdi ederler. Memurun kendisinden evvel veya sonra hareket eden ailesi için avans para verildiği takdirde bu bir aylık müddet, ailenin evvel gitmesi halinde memur veya hizmetlinin yeni vazifesi mahalline varış tarihinden ve sonra gitmesi halinde de bunların memur veya hizmetli nezdine muvasalatları tarihinden itibaren hesap olunur.”,

Aynı maddenin 7’nci fıkrasında ise;

“Alındıkları tarihten itibaren tahakkuk ettirilecek faizleri de dahil olmak üzere birinci fıkra gereğince derhal iade edilmeyen paralarla harcırahlarını avans olarak alıp da bu zimmetlerinin mahsubu için muktazi evrakı üçüncü fıkrada yazılı müddetler zarfında teslim etmeyenlerin bu borçları bu evrakı verdikleri zaman harcırah istihkakları ayrıca tahakkuk ettirilip ödenmek üzere aylık, ücret veya kabili haciz sair istihkaklarının yarısı bu borçları tamamen kapanıncaya kadar ve hüküm alınmaya hacet kalmaksızın re'sen istirdat olunmak suretiyle tahsil olunur.” hükümleri yer almaktadır.

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Yurtiçi geçici görev yolluğu” başlıklı 19’uncu maddesinin birinci fıkrasında;

“Yurtiçi geçici görev yolluklarının ödenmesinde aşağıdaki belgeler ödeme belgesine eklenir.

a) Görevlendirme yazısı veya harcama talimatı,

b) Yurtiçi/Yurtdışı Geçici Görev Yolluğu Bildirimi (Örnek: 19),

c) Yatacak yer temini için ödenen ücretlere ilişkin fatura.” hükmü yer almaktadır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61’inci maddesinde;

“…

Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

a) Yetkililerin imzasını,

b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,

c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,

d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,

Kontrol etmekle yükümlüdür.

Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir.

Muhasebe yetkilileri işlemlerine ilişkin defter, kayıt ve belgeleri muhafaza eder ve denetime hazır bulundurur.

Muhasebe yetkilileri, 34’üncü maddenin ikinci fıkrasındaki ödemeye ilişkin hükümler ile bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ödemeye ilişkin kontrol yükümlülüklerinden dolayı sorumludur. Muhasebe yetkililerinin bu Kanuna göre yapacakları kontrollere ilişkin sorumlulukları, görevleri gereği incelemeleri gereken belgelerle sınırlıdır. (…)

…”

Somut olayda, belediye personeline Harcırah Kanunu hükümlerine göre yolluk giderleri avansı verilmiş ve söz konusu avanslar 03.03.01.01 ekonomik kodlu Yurtiçi Geçici Görev Yolluğu gider kaleminden mahsup edilmiştir. Ancak mahsup işlemi yapılırken Yurtiçi Geçici Görev Yolluğu Bildirimi aranmamış ve sadece; ulaşım, konaklama, iaşe ve temsil ağırlama fişleri ödeme emirlerine eklenmiştir.

6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre asıl olan, Yurtiçi Geçici Görev Yolluğu bildirimidir. Söz konusu bildirime, Bütçe Kanunu’nun belirlediği kanıtlayıcı belgeler (yasal limitler dahlinde gerçekleştirilen ulaşım ve konaklama fişleri) eklenilmesi zorunluluğu söz konusudur.

İaşe ve temsil ağırlama fişlerinin ise yolluk giderleri kredisinden mahsup edilmesi, Harcırah Kanunu hükümlerine aykırıdır.

Ayrıca, geçici görev yolluğunun mahsubu işleminde geçici görev yolluğu bildiriminin bulunmaması, Mahalli idareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 19/1 hükmüne uygun değildir.

5018 sayılı Kanun’un "Giderin gerçekleştirilmesi" başlıklı 33’üncü maddesinde;

"Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler." hükmü yer almaktadır.

Bu bağlamda, geçici görev yolluğunun mahsubu işleminde mevzuata aykırı olarak eksik belge ile (geçici görev yolluğu bildirimi olmaksızın) ödeme yapılmasında gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açık olup, bu kişilerin karar düzeltme taleplerinin reddedilmesi uygun olsa da;

361 sayılı Daire Ek İlam hükmünün konusu, esas yönünden yerinde olmakla beraber, yukarıda yer verilen hukuki gerekçelerle, karar düzeltilmesine mahal bulunduğundan ve sorumluluğun (Muhasebe Yetkilisi) ...’ in uhdesinden kaldırılmasını teminen Daire Ek İlam hükmünün bozulması ve sorumluluğun bu yönüyle yeniden değerlendirilmesini teminen, dosyanın Dairesine gönderilmesi kararı verilmesi gerekir.