KİKKİK Mahkeme Kararı2026/MK-142

2025/1494204 İhale Kayıt Numaralı "7 KISIM MAL ALIMI (1KISIM ET ALIMI,2KISIM GIDA ALIMI, 3KISIM SEBZE-MEYVE ALIMI, 4KISIM TEMİZLİK-PLASTİK MALZEME ALIMI, 5KISIM EKMEK ALIMI,6KISIM BARDAK SU ALIMI,7KISIM TÜP GAZ ALIMI)" İhalesi

İlgili ihaleyi görüntüle2025/1494204
Kurum / İdareDiyarbakır Öğretmenevi
İKN2025/1494204
BaşvuranBehtaş 21 Gıda İnşaat Taşım. Emlak. Tem. San. Ve Tic. Ltd. Şti.

Diyarbakır Öğretmenevi tarafından yapılan 2025/1494204 İhale Kayıt Numaralı “7 Kısım Mal Alımı (1Kısım Et Alımı,2Kısım Gıda Alımı, 3Kısım Sebze-Meyve Alımı, 4Kısım Temizlik-Plastik Malzeme Alımı, 5Kısım Ekmek Alımı,6Kısım Bardak Su Alımı,7Kısım Tüp Gaz Alımı)”  ihalesine ilişkin olarak Behtaş 21 Gıda İnşaat Taşım. Emlak. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 22.10.2025 tarihli ve 2025/UM.I-2304 sayılı karar ile "Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline" karar verilmiştir.

 

Behtaş 21 Gıda İnşaat Taşım. Emlak. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının itirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilmeyeceğine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 5. İdare Mahkemesinin 31.03.2026 tarihli E: 2025/1791, K: 2026/402 sayılı kararında "... Dava konusu uyuşmazlıkta; davacının itirazen şikayet başvurusu üzerine 3. ve 5. iddiasında haklı bulunarak ihalenin iptaline karar verilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararında da ifade edildiği üzere itirazen şikâyet başvurusu için alınan başvuru bedelinin amacı yersiz başvuruların önüne geçmek ve idari sürecin etkin bir şekilde işlemesini sağlamak olduğu gözetildiğinde (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. Anayasa Mahkemesi'nin 16/06/2011 tarih ve E:2009/9, K:2011/103 sayılı kararı) dava konusu uyuşmazlıkta davacının başvurusunun yersiz yapılmış bir başvuru olmadığı da açıktır. Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesince bir kanun hükmünün Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü prensibi ve hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacağı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümezliği ilkesinin amacının idarî istikrarı sağlarken kanunun uygulanması ile elde edilen subjektif kazanılmış hakların korunması suretiyle hukuk güvenliğinin zedelenmemesini temin etmek olduğu, idarenin bu kapsamda değerlendirilecek kazanılmış bir hakkı bulunduğundan söz etmenin mümkün olmadığı, kazanılmış hakkı ilgilendirmeyen idari işlemlerin dayanağı olan kanun maddesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümemesinin, kişilerin hukuk güvenliğini tesis etmenin aksine hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağı, iptal kararlarının geriye yürümemesi kuralının mutlak bir şekilde uygulandığı hallerde, iptal kararına kadar kanunun uygulanmasından olumsuz bir etki görenlerin bir bakıma cezalandırılmış olacağı açık olup dava konusu işlemin dayanağı olan kanun hükmünün yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, davacının durumunun oluşan yeni duruma göre değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu itirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin dava konusu işlemin kanunî dayanaktan yoksun hale geldiği görüldüğünden, dava konusu işlemin davacının başvuru bedelinin ödenmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

1-Dava konusu Kamu İhale Kurulu kararının, itirazen şikâyet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının iptaline…” ifadelerine yer verilerek dava konusu işlemin itirazen şikâyet başvuru bedelinin ödenmemesine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.

 

 

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

 

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

 

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

 

1) Kamu İhale Kurulunun 22.10.2025 tarihli ve 2025/UM.I-2304 sayılı kararının başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunmadığı gerekçesiyle başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığına ilişkin kısmının iptaline,

 

2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 101.344,00 TL tutarındaki başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine,

 


   Oybirliği ile karar verildi.