SayıştaySayıştay Daire Kararı971
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire6
İlam No75
Madde No58
Yılı2023
Teknik Şartnameye Aykırılık, Denetime Sunulmayan Belge, Görevle İlgili Olmayan Harcama
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
... Belediyesi tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Doğrudan Temin” başlıklı 22’nci maddesine göre temin edilen “... için Otobüs Kiralanması İşi” kapsamında;
A) Kiralanan otobüsler Teknik Şartname hükümlerine uygun olmadığı halde ödeme yapılması suretiyle kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak;
İşlere ait Teknik Şartname’de, kiralanan araçların en fazla 15 yaşında olması gerektiği düzenlendiği halde, Yüklenici tarafından temin edilen bazı araçların 2004 ve 2006 model olması nedeniyle, Teknik Şartname’ye aykırı olan araçlar için ödeme yapıldığı ifade edilerek kamu zararı tespiti yapılmışsa da;
Teknik Şartname’nin, “Otobüs ve Sürücüsünde Bulunması Gereken Özellikler” başlıklı 3’üncü maddesinde, “asgari 45 kişilik, en fazla 15 yaşında otobüs” denilmekle birlikte, belirtilen özelliklerde olmayan araçların Yüklenici tarafından İdareye sunulması halinde uygulanacak müeyyidelere ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Doğrudan temin yöntemiyle yapılan söz konusu İşlerde, sözleşme düzenlenip düzenlenmemesi hususu İdare takdirinde olup, yargılamaya konu İş için sözleşme de yapılmamıştır.
Hizmet alımının gerçekleştiği dönemde, İdare tarafından Teknik Şartname’ye aykırılık konusunda bir tespitte bulunulmamış ve 15.05.2023 ve 01.06.2023 tarihli Muayene ve Kabul Komisyonu Tutanaklarında, İş’in eksiksiz olarak yapıldığı belirtilmek suretiyle ödeme gerçekleştirilmiştir.
Raporda, kiralanan araçların Teknik Şartname’ye aykırılığının, hizmetin yerine getirilmesine engel olduğu veya iş kaybına sebep olduğu yönünde bir değerlendirme yer almamaktadır. Kaldı ki, söz konusu Teknik Şartname’ye aykırılık nedeniyle hizmette bir aksaklık olması halinde dahi, araç kiralama bedellerinin tamamının kamu zararı olduğu yönünde bir kanaate varılması da mümkün değildir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesine göre, kamu zararından bahsedilebilmesi için, kamu zararının söz konusu maddede belirtilen esaslara ugun biçimde ortaya çıkması gerekir. Ancak somut olayda, Yüklenici hakkında cezai müeyyide uygulanmasını gerektiren herhangi bir hükme alıma ilişkin dokümanlarda yer verilmediği ve bahse konu aykırılığın işin yapılmasına engel nitelikte bir kusur oluşturmadığı dikkate alındığında, 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde kamu kaynağında azalmaya neden olunduğundan bahsedilemeyecektir.
Bu itibarla, kamu zararı oluşmayan ...-TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
B) Kiralanan otobüslerle yapılan seferlere ait yolcu listeleri talep edilmesine rağmen söz konusu yolcu listelerinin denetime sunulmaması suretiyle kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak;
Yargılamaya konu hususta iddia edilen kamu zararı, denetim sırasında talep edilmesine rağmen kiralanan araçlarla yapılan seferlerden yararlanan yolculara ilişkin listelerin sunulmamasına dayandırılmıştır. Bu minvalde İdare tarafından yapılan işin mahalli müşterek bir ihtiyacın temini için yapıldığının kanıtlanması gerektiği, işin gerçekten yapılıp yapılmadığı ve hizmetten yararlanan kişilerin kimler olduğu gibi hususların anlaşılamadığı ifade edilerek bahse konu hizmet alımına ilişkin ödemenin tamamı kamu zararı tespitine konu edilmiştir. Öte yandan taahhüt dosyasında yolcu listelerinin bulunmaması, hizmetin gerçekleşmediği iddiasının ispatı için yeterli nitelikte bir kanıt olarak kabul edilemez. Ancak Raporda, bunun dışında bir belge sunulmamış ve kamu zararının oluştuğu iddiasını destekleyecek başkaca herhangi bir açıklama, değerlendirme ve tespite de yer verilmemiştir.
Sorumluların savunmalarından, bahse konu araç kiralaması hizmetinin, depremzede vatandaşların oy kullanma haklarını kullanmak üzere seçim bölgelerine gitme yönündeki talepleri doğrultusunda, Başkanlık Makamının talimatıyla planlandığı anlaşılmıştır. Nitekim alıma ilişkin 15.05.2023 ve 01.06.2023 tarihli Muayene ve Kabul Komisyon Tutanakları ve aynı tarihli Faturaların, 08.05.2023 ve 24.05.2023 tarihli Satın Alma Talep Formlarının incelenmesinden, bahse konu alımların ...-..., ...-..., ...-... ve ...-... arası depremzede nakli için otobüs kiralanması amacıyla yapıldığı görülmüştür.
Bu çerçevede, yargılamaya konu harcamanın depremzedelerin seçimde oy kullanma haklarını kullanabilmelerini teminen afet bölgesine götürülüp getirilmelerine ilişkin olduğu, her ne kadar yolcu listesine taahhüt dosyasında yer verilmemiş olsa da ödemenin alınan hizmetin karşılığı olarak gerçekleştirildiği ve Raporda bu hususun aksini ispat eden somut bilgi ve belgeye yer verilmediği görüldüğünden, somut olayda kamu zararı oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla, kamu zararı oluşmayan ...-TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
C) Belediyenin, depremzedelerin seçimde oy kullanmaları için deprem bölgesine götürülmeleri ve geri getirilmeleri konusunda gerçekleştirdiği harcama, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda yer almayan ve başka bir kanun ile de Belediyeye verilmemiş olan bir görevin yerine getirilmesi nitelinde olduğundan, bu görev ile ilgili ödemede bulunulması suretiyle kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak;
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Hemşehri Hukuku” başlıklı 13’üncü maddesinde, “Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek koşullarda sunulması zorunludur.
Belediye, hemşehriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapar. Bu çalışmalarda üniversitelerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, sivil toplum kuruluşları ve uzman kişilerin katılımını sağlayacak önlemler alınır.
...” denilmekte olup, anılan Kanun’un;
“Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde de “…sosyal hizmet ve yardım, …” yapmak belediyelerin görevleri arasında sayılmıştır.
Depremin neden olduğu olağanüstü dönemde, afet sürecinin ortaya çıkardığı sorun ve mağduriyetlerinin giderilmesi için kamu idarelerince bir takım önlem ve uygulamalar hayata geçirilmektedir. Deprem felaketinden etkilenen vatandaşların, seçimde oy kullanabilme haklarının korunmasını teminen, Belediye tarafından hemşehri hukuku kapsamında seçmen kütüğüne kayıtlı oldukları afet bölgelerine götürülmeleri ve sonrasında tekrar ...’de bulunan yakınlarının yanına transferleri amacıyla yapılan araç kiralama hizmeti, kamu idarelerince alınan önlem ve uygulamalar kapsamında olan ve sosyal yardım niteliğindeki bir hizmettir.
Bu çerçevede, bahse konu taşıt kiralama hizmet alımının, hemşehri hukuku kapsamında gerçekleştirilen bir sosyal yardım hizmeti olduğu değerlendirildiğinden, söz konusu harcama kamu zararı olarak nitelendirilemeyecektir.
Bu itibarla, kamu zararı oluşmayan ...-TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
... Belediyesi tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Doğrudan Temin” başlıklı 22’nci maddesine göre temin edilen “... için Otobüs Kiralanması İşi” kapsamında;
A) Kiralanan otobüsler Teknik Şartname hükümlerine uygun olmadığı halde ödeme yapılması suretiyle kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak;
İşlere ait Teknik Şartname’de, kiralanan araçların en fazla 15 yaşında olması gerektiği düzenlendiği halde, Yüklenici tarafından temin edilen bazı araçların 2004 ve 2006 model olması nedeniyle, Teknik Şartname’ye aykırı olan araçlar için ödeme yapıldığı ifade edilerek kamu zararı tespiti yapılmışsa da;
Teknik Şartname’nin, “Otobüs ve Sürücüsünde Bulunması Gereken Özellikler” başlıklı 3’üncü maddesinde, “asgari 45 kişilik, en fazla 15 yaşında otobüs” denilmekle birlikte, belirtilen özelliklerde olmayan araçların Yüklenici tarafından İdareye sunulması halinde uygulanacak müeyyidelere ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Doğrudan temin yöntemiyle yapılan söz konusu İşlerde, sözleşme düzenlenip düzenlenmemesi hususu İdare takdirinde olup, yargılamaya konu İş için sözleşme de yapılmamıştır.
Hizmet alımının gerçekleştiği dönemde, İdare tarafından Teknik Şartname’ye aykırılık konusunda bir tespitte bulunulmamış ve 15.05.2023 ve 01.06.2023 tarihli Muayene ve Kabul Komisyonu Tutanaklarında, İş’in eksiksiz olarak yapıldığı belirtilmek suretiyle ödeme gerçekleştirilmiştir.
Raporda, kiralanan araçların Teknik Şartname’ye aykırılığının, hizmetin yerine getirilmesine engel olduğu veya iş kaybına sebep olduğu yönünde bir değerlendirme yer almamaktadır. Kaldı ki, söz konusu Teknik Şartname’ye aykırılık nedeniyle hizmette bir aksaklık olması halinde dahi, araç kiralama bedellerinin tamamının kamu zararı olduğu yönünde bir kanaate varılması da mümkün değildir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesine göre, kamu zararından bahsedilebilmesi için, kamu zararının söz konusu maddede belirtilen esaslara ugun biçimde ortaya çıkması gerekir. Ancak somut olayda, Yüklenici hakkında cezai müeyyide uygulanmasını gerektiren herhangi bir hükme alıma ilişkin dokümanlarda yer verilmediği ve bahse konu aykırılığın işin yapılmasına engel nitelikte bir kusur oluşturmadığı dikkate alındığında, 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde kamu kaynağında azalmaya neden olunduğundan bahsedilemeyecektir.
Bu itibarla, kamu zararı oluşmayan ...-TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
B) Kiralanan otobüslerle yapılan seferlere ait yolcu listeleri talep edilmesine rağmen söz konusu yolcu listelerinin denetime sunulmaması suretiyle kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak;
Yargılamaya konu hususta iddia edilen kamu zararı, denetim sırasında talep edilmesine rağmen kiralanan araçlarla yapılan seferlerden yararlanan yolculara ilişkin listelerin sunulmamasına dayandırılmıştır. Bu minvalde İdare tarafından yapılan işin mahalli müşterek bir ihtiyacın temini için yapıldığının kanıtlanması gerektiği, işin gerçekten yapılıp yapılmadığı ve hizmetten yararlanan kişilerin kimler olduğu gibi hususların anlaşılamadığı ifade edilerek bahse konu hizmet alımına ilişkin ödemenin tamamı kamu zararı tespitine konu edilmiştir. Öte yandan taahhüt dosyasında yolcu listelerinin bulunmaması, hizmetin gerçekleşmediği iddiasının ispatı için yeterli nitelikte bir kanıt olarak kabul edilemez. Ancak Raporda, bunun dışında bir belge sunulmamış ve kamu zararının oluştuğu iddiasını destekleyecek başkaca herhangi bir açıklama, değerlendirme ve tespite de yer verilmemiştir.
Sorumluların savunmalarından, bahse konu araç kiralaması hizmetinin, depremzede vatandaşların oy kullanma haklarını kullanmak üzere seçim bölgelerine gitme yönündeki talepleri doğrultusunda, Başkanlık Makamının talimatıyla planlandığı anlaşılmıştır. Nitekim alıma ilişkin 15.05.2023 ve 01.06.2023 tarihli Muayene ve Kabul Komisyon Tutanakları ve aynı tarihli Faturaların, 08.05.2023 ve 24.05.2023 tarihli Satın Alma Talep Formlarının incelenmesinden, bahse konu alımların ...-..., ...-..., ...-... ve ...-... arası depremzede nakli için otobüs kiralanması amacıyla yapıldığı görülmüştür.
Bu çerçevede, yargılamaya konu harcamanın depremzedelerin seçimde oy kullanma haklarını kullanabilmelerini teminen afet bölgesine götürülüp getirilmelerine ilişkin olduğu, her ne kadar yolcu listesine taahhüt dosyasında yer verilmemiş olsa da ödemenin alınan hizmetin karşılığı olarak gerçekleştirildiği ve Raporda bu hususun aksini ispat eden somut bilgi ve belgeye yer verilmediği görüldüğünden, somut olayda kamu zararı oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla, kamu zararı oluşmayan ...-TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
C) Belediyenin, depremzedelerin seçimde oy kullanmaları için deprem bölgesine götürülmeleri ve geri getirilmeleri konusunda gerçekleştirdiği harcama, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda yer almayan ve başka bir kanun ile de Belediyeye verilmemiş olan bir görevin yerine getirilmesi nitelinde olduğundan, bu görev ile ilgili ödemede bulunulması suretiyle kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak;
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Hemşehri Hukuku” başlıklı 13’üncü maddesinde, “Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek koşullarda sunulması zorunludur.
Belediye, hemşehriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapar. Bu çalışmalarda üniversitelerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, sivil toplum kuruluşları ve uzman kişilerin katılımını sağlayacak önlemler alınır.
...” denilmekte olup, anılan Kanun’un;
“Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde de “…sosyal hizmet ve yardım, …” yapmak belediyelerin görevleri arasında sayılmıştır.
Depremin neden olduğu olağanüstü dönemde, afet sürecinin ortaya çıkardığı sorun ve mağduriyetlerinin giderilmesi için kamu idarelerince bir takım önlem ve uygulamalar hayata geçirilmektedir. Deprem felaketinden etkilenen vatandaşların, seçimde oy kullanabilme haklarının korunmasını teminen, Belediye tarafından hemşehri hukuku kapsamında seçmen kütüğüne kayıtlı oldukları afet bölgelerine götürülmeleri ve sonrasında tekrar ...’de bulunan yakınlarının yanına transferleri amacıyla yapılan araç kiralama hizmeti, kamu idarelerince alınan önlem ve uygulamalar kapsamında olan ve sosyal yardım niteliğindeki bir hizmettir.
Bu çerçevede, bahse konu taşıt kiralama hizmet alımının, hemşehri hukuku kapsamında gerçekleştirilen bir sosyal yardım hizmeti olduğu değerlendirildiğinden, söz konusu harcama kamu zararı olarak nitelendirilemeyecektir.
Bu itibarla, kamu zararı oluşmayan ...-TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.