2024/338070 İhale Kayıt Numaralı "Alo 171 Sigara Bıraktırma Danışma Hattı ve Alo 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattı Hizmeti Alımı(36 Aylık)" İhalesi
İlgili ihaleyi görüntüle2024/338070Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 2024/338070 ihale kayıt numaralı "Alo 171 Sigara Bıraktırma Danışma Hattı ve Alo 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattı Hizmeti Alımı(36 Aylık)" ihalesine ilişkin olarak Üstün Org. Dan. ve Eğ. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 12.06.2024 tarihli ve 2024/UH.I-784 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline” karar verilmiştir.
Davacı Üstün Org. Dan. ve Eğ. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 3. İdare Mahkemesinin 20.05.2025 tarihli ve E:2024/1428, K: 2025/823 sayılı kararında “…Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin, 4734 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (j) fıkrasının 9. alt bendi uyarınca tesis edildiği görülmekte olup, Ankara 7. İdare Mahkemesince; 4734 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (j) fıkrasının 9. alt bendinin ''Başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması halinde, Kurul kararı ile itirazen şikâyet başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine karar verilir." Ve "Diğer hallerde başvuru bedeli iade edilmez." cümlelerinin, Anayasa’nın 10. ve 35. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulmuş ve Anayasa Mahkemesinin 26.03.2025 tarih ve 32853 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.12.2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararıyla; "(...) kişinin ihale sürecine yönelik olarak ileri sürdüğü iddiaların yersiz olup olmadığı bu iddiaları inceleyen makamın değerlendirmesi sonucu netlik kazanabilecek bir husustur.
Ayrıca öne sürülen ve yersiz olduğu kabul edilen tüm iddiaların kötü niyetli bir şekilde ileri sürüldüğünün söylenmesi de mümkün değildir. Bir başka ifadeyle kişinin doğruluğuna inandığı bir iddiayı inceleyen makamın bu iddiayı yersiz kabul ederek reddetmesi olağandır. Kanun’un 54. maddesinin ikinci fıkrasında itirazen şikâyet başvurusu, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yolu olarak öngörüldüğünden başvuru sahibinin bu yolu tüketmeden dava açması mümkün değildir. Zorunlu başvuru yolunda ileri sürülen iddialarının bir kısmında dahi haklı çıkan başvuru sahibine itiraz konusu kural uyarınca başvuru bedelinden herhangi bir iade yapılmayacaktır. Bununla birlikte başvuru sahibinin iddialarının en azından bir kısmının Kurum tarafından haklı bulunmasının, ihaleyi yapan idarenin ihale sürecindeki bazı işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun kabulü anlamına geleceği de açıktır. Bu durumda kurallar gereği idarenin hukuka aykırı işleminin sonuçlarından dolayı kişilere külfet yüklemesi ise kaçınılmaz olacaktır. Kişinin Kuruma yatırdığı bedeli ihaleyi yapan idareye karşı açacağı ayrı bir dava ile idareden isteyebileceği söylenebilse dahi ayrı bir davaya zorlanıyor olması da yeni bir külfet olarak nitelendirilebilecektir (benzer yönde değerlendirme için bkz. Farmasol Tıbbi Ürünler Sanayi ve Ticaret A.Ş. (2), § 49). Bu itibarla başvuru sahibinin şikâyet başvurusunda haklı çıktığı iddiaları dikkate alınmaksızın iddialarının tamamında haklı çıkması durumunda başvuru bedelinin iade edilmesini öngören kuralların kişilere aşırı bir külfet yüklediği, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi kişi aleyhine bozarak orantısız bir sınırlamaya neden olduğu" gerekçesiyle, iptali istenilen cümleleri, Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine maddesine aykırı bulunarak iptal edilmesine ve iptal hükmünün de, kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesince bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Bir başka anlatımla, Anayasa Mahkemesinin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması öncelikle yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak, yeni bir düzenleme yapması için olanak tanımak ve ortada hukuki boşluk yaratmamak amacına yönelik olup, yargı mercilerinin bakmakta oldukları uyuşmazlıklarda hukuka ve Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş kuralları uygulaması ve uyuşmazlıkları bu kurallara göre çözümlemesi sonucunu doğurmaz.
Diğer yandan, Anayasanın 153. maddesine göre, yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerekmektedir. Bu durumda; davacı tarafından "Alo 171 Sigara Bıraktırma Hattı ve Alo 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattı Hizmeti Alımı (36 aylık)" ihalesinin hukuka uygun olarak gerçekleştirilmediğine dair davalı Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet başvurusunda bulunulduğu, anılan davalı idare tarafından davacının iki iddiası yönünden davacıyı haklı bularak ilgili ihalenin iptaline karar verildiği, diğer bir ifadeyle ilgili ihalenin hukuka aykırı olarak tesis edildiği yönündeki davacının iddiasının haklılığının davalı idarece de ortaya konulduğu anlaşıldığından, davacıya başvuru bedelinin iade edilmemesi hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu 12.06.2024 tarih ve 2024/UH.I-784 sayılı Kamu İhale Kurulu kararının başvuru bedelinin iade edilmeyeceğine ilişkin kısmı ile Sağlık Bakanlığına bedelin iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptaline, davacının itirazen şikayet başvurusuyla davalı Kamu İhale Kurumuna ödemiş olduğu 157.733,00 TL itirazen şikayet başvuru bedelinin davalı Kamu İhale Kurumu tarafından iadesi talebinin kabulü ile itirazen şikayet başvurusu sırasında davacı şirket tarafından ödenen 157.733,00 TL başvuru bedelinin davalı Kamu İhale Kurumu tarafından davacıya ödenmesine,” gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazen şikayet başvurusu sırasında davacı şirket tarafından ödenen 157.733,00 TL başvuru bedelinin davalı Kamu İhale Kurumu tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 12.06.2024 tarihli ve 2024/UH.I-784 sayılı kararının itirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilemeyeceğine yönelik kısmının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 157.733,00 TL itirazen şikayet başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine,
Oybirliği ile karar verildi.
| ||
| ||
|
|
|
| ||
|
|
|
| ||
|
|
|