KİKKİK Mahkeme Kararı2026/MK-120

2025/598847 İhale Kayıt Numaralı "18 AYLIK YEMEK HAZIRLAMA, PİŞİRME, DAĞITIM VE SONRASINDAKİ HİZMETLER ALIMI" İhalesi

İlgili ihaleyi görüntüle2025/598847
Kurum / İdareESKİŞEHİR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
İKN2025/598847
BaşvuranÖz-Kandemir Tem. İlaç. Yemek Gıda Özel Sağ. Hizm. İnş. Tic. Ltd. Şti.

Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan 2025/598847 ihale kayıt numaralı "18 Aylık Yemek Hazırlama, Pişirme, Dağıtım ve Sonrasındaki Hizmetler Alımı" ihalesine ilişkin olarak Öz-Kandemir Tem. İlaç. Yemek Gıda Özel Sağ. Hiz. İnş. Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 16.07.2025 tarihli ve 2025/UH.I-1528 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

 

Davacı Öz-Kandemir Tem. İlaç. Yemek Gıda Özel Sağ. Hiz. İnş. Tic. Ltd. Şti.  tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 12. İdare Mahkemesinin 13.10.2025 tarihli E:2025/1246, K:2025/1445 sayılı kararında “… 1. iddiası yönünden yapılan değerlendirmede; … Bu kapsamda, Sözleşme Tasarısı’nın 16.1.3’üncü maddesinde yer alan “yüklenicinin bir gün boyunca tüm sağlık tesislerinde hizmeti vermemesi” ifadesinin, yüklenicinin kusuru bulunmadığı durumlarda dahi sözleşmenin feshedilmesine yol açabilecek şekilde belirsiz ve ölçüsüz bir düzenleme içerdiği, oysa idarenin hizmetin kesintisiz yürütülmesini temin etmek amacıyla yaptığı düzenlemede yüklenicinin kusuruna dayanmayan hallerin açıkça ayrıştırılması gerektiği, bu haliyle düzenlemenin yüklenici açısından öngörülemez risk ve maliyetler doğurduğu, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 20’nci maddesinin (b) bendinde öngörülen sözleşmenin feshi yaptırımının ancak yüklenicinin kusurlu davranışı sonucunda uygulanabileceği, mücbir sebep veya idareden kaynaklanan nedenlerle hizmetin ifa edilememesi durumunda yüklenicinin sorumluluğuna gidilmesinin hukuken mümkün olmadığı, bu nedenle idarece söz konusu maddenin lafzının belirsizlik yaratarak yüklenicinin kusuru bulunmadığı hallerde dahi feshin sonuçlarını doğurabilecek nitelikte düzenlenmesinin “belirlilik” ve “ölçülülük” ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, ayrıca kamu ihale mevzuatında yer alan eşit muamele ve rekabet ilkeleri gereği istekliler arasında öngörülemeyen riskler yaratılmaması gerektiği, bu yönüyle davacının sözleşme tasarısındaki düzenlemenin hukuka aykırı olduğu yönündeki iddiasının yerinde olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

2. iddiası yönünden yapılan değerlendirmede; … Uyuşmazlıkta, Teknik Şartname’nin 3.1.4’üncü maddesinde açıkça “tam zamanlı personel (yüklenici vekili)” çalıştırılacağının düzenlendiği, bu ifadenin lafzından yüklenici vekilinin işin yürütülmesi süresince haftalık çalışma saatlerinin tamamını idare bünyesinde geçirecek şekilde fiilen hizmet vereceğinin anlaşıldığı, bu durumda söz konusu personelin fiilen idarede bulunacak olması nedeniyle Kamu İhale Genel Tebliği’nin 78.3’üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, anılan Tebliğ hükmü uyarınca haftalık çalışma saatinin tamamını idarede geçirecek her bir personel için teklif fiyata dahil giderler arasında işçilik giderine yer verilmesi ve birim fiyat teklif cetvelinde her bir işçilik maliyeti için ayrı satır açılmasının zorunlu olduğu, buna rağmen ihale dokümanında yüklenici vekiline ilişkin herhangi bir işçilik maliyetinin belirtilmemesinin, tekliflerin sağlıklı ve karşılaştırılabilir şekilde hazırlanmasını engellediği, bu yönüyle istekliler açısından belirsizlik ve tereddüt yarattığı, ayrıca teklif fiyatının oluşturulmasında eşit şartları zedelediği, dolayısıyla ihale dokümanında işin niteliğiyle fiili çalışma koşulları arasında çelişki yaratıldığı, bu durumun 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5’inci maddesinde yer alan saydamlık, rekabet ve eşit muamele ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenlerle davacının söz konusu düzenlemenin Kamu İhale Genel Tebliği’nin 78.3’üncü maddesine aykırı olduğu yönündeki iddiasının yerinde olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlemde anılan iddia yönünden de hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” gerekçesiyle dava konusu Kurul kararının iptaline karar verilmiştir.

 

Bu mahkeme kararının gereklerini yerine getirmek üzere alınan 03.12.2025 tarih ve 2025/MK-232 sayılı Kurul kararı ile “…1) Kamu İhale Kurulunun 16.07.2025 tarihli ve 2025/UH.I-1528 kararının iptaline,

2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun'un 54'üncümaddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline,

3) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 202.718,00 TL tutarında olan başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine,” karar verilmiştir.

 

Daha sonra anılan Mahkeme kararına ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesinin 19.01.2026 tarihli ve E:2025/2878, K:2026/163 sayılı kararı ile “… Davacının itirazen şikâyet başvurusunda yer alan 1. iddiasının incelenmesinden;

Davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusunda yer alan 1. iddiada özetle, "Sözleşme Tasarısı’nın 16.1.3. maddesinde düzenlenen 1 numaralı ağır aykırılık halinde aykırılığın yüklenicinin kusurundan kaynaklandığına dair bir belirleme yapılmadığı, dolayısıyla yüklenicinin kusurunun bulunmadığı durumlarda dahi sözleşmenin feshedilmesine yol açabileceği, yükleniciden kaynaklanmayan bir kusur sebebiyle yemek hizmetinin verilmemesine ilişkin sorumluluğun yükleniciye atfedilemeyeceği, aksi halde işin ifası sırasında yüklenici için öngörülemez bir maliyetin çıkabileceği, mevcut düzenlemenin sözleşmenin uygulanması aşamasında sorunlara yol açacağı" ileri sürülmüştür.

İhaleye ait Sözleşme Tasarısı’nın iddiaya konu edilen 16.1.3. maddesinde, yüklenicinin bir gün boyunca tüm sağlık tesislerinde yemek hizmeti vermemesi durumu ağır aykırılık hali olarak düzenlenmiş, buna bağlı olarak ihale kapsamındaki sağlık tesislerinde bir gün boyunca yemek verilmemesi durumunda 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 20. maddesinin (b) bendine göre protesto çekmeye gerek kalmaksızın sözleşmenin feshedileceği düzenlenmiştir.

Yüklenicinin, ihaleye konu işlerin yürütülmesi, tamamlanması ve işlerde olabilecek aksaklıkların giderilmesi için sözleşme koşullarına uygun davranması, işleri gereken özen ve ihtimamı göstererek yürütmesi ve söz konusu işlerde ortaya çıkabilecek kusurları sözleşme hükümlerine uygun olarak gidermesi gerekmektedir. Bununla birlikte, sözleşme hukukunda sorumluluğu kaldıran mücbir sebep hallerinin dava konusu ihale sonucunda imzalanacak sözleşme bakımından da geçerli olacağı açıktır. Nitekim ihaleye ait Sözleşme Tasarısı'nın 17. maddesinde, mücbir sebepler nedeniyle süre uzatımı verilebilecek hallerin düzenlendiği görülmektedir.

Bu itibarla, ihale konusu işin ana konusu olan yemek verme işinin yüklenicinin yükümlülüğünde olduğu ve yüklenici tarafından bu işin sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi gerektiğinde şüphe bulunmadığı, her ne kadar iddia konusu Sözleşme Tasarısı maddesinde açıkça yazılmamış ise de, ağır aykırılık hali olarak yüklenicinin kusurundan kaynaklanan nedenlerle yemek verilmemesi durumunun düzenlendiğinin anlaşıldığı, nitekim iddia konusu kuralda, yüklenicinin bir gün boyunca tüm sağlık tesislerinde yemek hizmeti "verilememesi" yerine "verilmemesi" ibaresinin kullanıldığı, davacının kusurundan kaynaklanmayan veya kusurunu ortadan kaldıran mücbir sebep hallerinin gerçekleştiği durumların anılan düzenlemenin konusu olmadığı anlaşıldığından, iddiaya konu düzenlemede hukuka aykırılık, dava konusu Kurul kararının bu düzenleme bakımından iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

Davacının itirazen şikâyet başvurusunda yer alan 2. iddiasının incelenmesinden;

Davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusunda yer alan 2. iddiada özetle, "Teknik Şartname’nin 3.1.4. maddesinde tam zamanlı personel (yüklenici vekili) çalıştırılacağının belirtildiği, ancak bu personelin işçilik giderine teklif fiyata dahil giderler arasında yer verilmediği, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 78.3. maddesi açıklamalarından personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet alımlarına ilişkin ihale dokümanında, haftalık çalışma saatinin tamamını idarede geçirecek personel sayısının belirtilmesi halinde teklif fiyata dâhil giderler arasında işçilik giderine yer verilmesi ve her bir işçilik maliyeti için birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılmasının zorunlu olduğu" ileri sürülmüştür.

İdari Şartname’de ihale konusu işin yerine getirilmesi süresince çalıştırılacak olan personel sayısına yer verilmiş, ancak hem teklif fiyata dahil olan giderler içerisinde yüklenici vekiline ilişkin bir gider öngörülmemiş hem de birim fiyat teklif cetvelinde yüklenici vekili için ayrı o bir 1 satır açılmamıştır. Yüklenicinin veya kendi yerine iş yerinde vekil bıraktığı kişinin (yüklenici vekilinin), işin ihale dokümanına ve sözleşmeye uygun bir şekilde yürütülmesinden sorumlu olduğu ve ihale konusu işte personel olarak çalışan ve ücreti idare tarafından ödenen bir personel olmadığı açıktır. Ayrıca Teknik Şartname’nin 3.1.3., 3.1.4., 3.1.5. ve 3.1.6. maddelerinde yer alan düzenlemelerden yüklenici vekilinin, “hizmetin yürütülmesi ve personel yönetimiyle ilgilenen, malzeme tedariki ve sipariş süreçlerini takip eden, mutfak personeli ile sorunları konusunda iletişim kurup, çözüm için yetkili birimlerle görüşen” kişi olduğu anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, isteklilerin tekliflerinin oluşturulmasında yüklenici için ayrı bir ücret öngörülmesinin gerekmediği, yüklenici vekilinin de yüklenicinin bulunmadığı zamanlarda yüklenici adına işin başında bulunması gereken, yüklenicinin yetki ve sorumluluğuna sahip ve yüklenicinin nam ve hesabına hareket eden kişi olduğu, dolayısıyla yüklenici vekilinin ihale konusu işin yapılması sırasında tam zamanlı olarak idare bünyesinde çalışan bir personel olarak kabul edilemeyeceği açık olduğundan, yüklenici vekilinin ücretinin de teklif fiyata dahil edilmesi gereken bir gider olarak öngörülmesi, ayrı bir iş kalemi belirlemesi yapılması ve birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılması zorunluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından, iddiaya konu düzenlemede hukuka aykırılık, dava konusu Kurul kararının bu düzenleme bakımından da iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.” gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptali yönündeki Mahkeme kararının bozulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

 

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

 

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

 

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

 

1) Kamu İhale Kurulunun 03.12.2025 tarihli ve 2025/MK-232 sayılı kararının iptaline,

 

2) Anılan Danıştay kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda Kamu İhale Kurulunun 16.07.2025 tarihli ve 2025/UH.I-1528 sayılı kararının hukuki geçerliğini koruduğuna,

 

3) Anılan Danıştay kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 03.12.2025 tarihli ve 2025/MK-232 sayılı Kurul kararı ile iadesi yapılmış 202.718,00 TL tutarındaki başvuru bedelinin geri alınmasına,

 


   Oybirliği ile karar verildi.