SayıştaySayıştay Daire Kararı971
İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire6
İlam No75
Madde No15
Yılı2023
Mükerrer Ödeme, Yersiz Ödeme, Satınalma Süreçlerinde Yer Almayan Personel, Usule Uygun Olmayan İhale
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
... Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Reklam Amaçlı Bina Cephe Kiralama İşlerinde;
A) 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre yapılması gereken alımın aynı maddenin (b) bendine göre gerçekleştirilmesi ve 02-08 Kasım 2022 tarihlerinde kiralaması yapılarak uygulaması 02-08 Kasım 2023 tarihlerine kadar devam eden Reklam Amaçlı Bina Cephe Kiralama İşleri için 01.02.2023–31.12.2023 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde tekrar kiralama yapılması sonucu aynı dönem için mükerrer kiralama bedeli ödenmesi suretiyle kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak;
Sorumluların savunmalarının incelenmesinden, 2022 yılında yapılan kiralamanın 01.01.2022-31.12.2022 tarihleri arasında geçerli olacak biçimde yapıldığı ancak kiralama döneminin sehven yazılmadığı, 2022 yılında yapılan denetim sırasındaki sözlü uyarı üzerine kiralama dönemlerinin 2023 yılından itibaren yazılmaya başlandığı anlaşılmış olup, savunmaya ekli fotoğraflardan 2022 yılının Ağustos ve Ekim aylarında kiralanan bina cephelerinde Belediyeye ait reklamların bulunduğu görülmüştür.
Raporun sonuç bölümünde, 2022 yılının Ağustos ve Ekim aylarına ait bahse konu fotoğrafların değerlendirilmesinde, “2022 yılından önce yapılmış olan kiralamalarının da mevcut olduğu, Yüklenicilerin yeni reklam almadığı durumlarda eski reklamı kaldırmak istemediği veya başka bir nedenle söz konusu afişlerin binalarda bulunduğunun değerlendirildiği” ifadesine yer verilmek suretiyle sübjektif nitelikte bir tespit yapılmıştır.
Raporda, 2022 yılındaki 1 yıl süreli kiralamanın başlangıç tarihinin 02-08.11.2022 tarihi olmasından bahisle, kiralama süresinin 02-08.11.2023 tarihine kadar devam ettiği ve bu nedenle 2023 yılında yapılan aynı alanlara ilişkin kiralama ile mükerrerlik oluşturduğu iddiası yer almaktadır.
Söz konusu iddia, yalnızca İş’e ait onay belgelerinin Kasım 2022 tarihinde düzenlenmiş olmasına dayandırılmış, bunun dışında kiralama işinin başlangıç tarihinin 2022 yılı Kasım ayı olduğu iddiasını ispat edici nitelikte olan ve kamu zararı tespitine dayanak oluşturacak başkaca herhangi bir bilgi ve belgeye yer verilmemiştir. Ancak onay belgesinin Kasım 2022 tarihinde düzenlenmiş olması, usul hatası olmakla beraber kiralamanın başlangıç tarihinin 2022 Kasım ayı olduğuna tek başına delil teşkil edecek bir mahiyet arz etmediğinden, savunmalarda yer alan bilgi ve belgelerin gerçek durumu yansıttığının kabulü gerekir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Bu minvalde; savunmalar, savunma eki belgeler ve kamu zararı iddiasına dayanak oluşturan tespitler bütün olarak değerlendirildiğinde, onay belgelerinin geç düzenlenmesi noktasında bir usul hatası yapıldığı açık olmakla birlikte bahse konu hususta gerekli uyarı sorgu ile yapılmış olup, bu usul eksikliği kamu zararı olarak nitelendirilemeyecektir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Doğrudan Temin” başlıklı 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre yapılması gereken alımın aynı maddenin (b) bendine göre gerçekleştirilmesi konusuna ilişkin olarak;
4734 sayılı Kanun’un anılan maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “Sadece gerçek veya tüzel tek kişinin ihtiyaç ile ilgili özel bir hakka sahip olması” durumunda alımın söz konusu bende göre yapılabileceği ifade edilmiştir.
Kiralanan bina cepheleri bölgedeki insan yoğunluğu dikkate alınarak belirlenmiş olup, bu minvalde İdarece söz konusu alanlar için ihtiyacın yalnızca belirli tüzel bir kişi tarafından karşılanabileceğinin değerlendirildiği anlaşıldığından, hizmet alımının 4734 sayılı Kanun’un 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki, bahse konu iddia çerçevesinde herhangi bir kamu zararı tespitinde de bulunulmamıştır.
Bu itibarla, kamu zararı oluşmayan ...-TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
B) Onay Belgesi tarihinden daha önceki tarihler için de ödeme yapılması suretiyle kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak;
Yargılamaya Esas Raporda, kiralamalara ait onay belgelerinin 2023 yılının Nisan ve Mayıs aylarında düzenlenmiş olmasından bahisle anılan tarihlerden önceye tekabül eden ödemelerin yasal dayanağının bulunmadığı, dolayısıyla onay belgelerinin düzenlendiği tarihten önce harcamanın gerçekleşmesi mümkün olmadığından kamu zararına neden olunduğu tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Ancak, bina cephelerinin kiralanmasına ilişkin olarak düzenlenen, 4734 Sayılı Kanun’un 22’nci Maddesinin (A), (B) ve (C) Bentleri Kapsamında Tek Kaynaktan Temin Edilen Mallara İlişkin Formun “İhtiyaç Konusu Malın Nitelikleri” başlıklı bölümünde, kiralamaların reklam amaçlı olarak ve 01.02.2023-31.12.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere gerçekleştirildiği belirtilmektedir. Bunun yanı sıra Raporda, her bir bina cephesi için ayrı ayrı olmak üzere tanzim edilen onay belgelerinin düzenlenme tarihleri öncesine tekabül eden Şubat-Nisan ve Şubat-Mayıs ayı arasındaki dönemlerde, kiralamaya konu bina cephelerine fiilen reklam verilmediği veya karşılığı alınmayan bir hizmet için ödeme yapılmış olduğu yönünde herhangi bir tespit de bulunmamaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Bu minvalde, onay belgelerinin İş’in başlangıcından sonra düzenlenmesi noktasında bir usul hatası yapıldığı açık olmakla birlikte bu hususta gerekli uyarı sorgu ile yapılmış olup, 5018 sayılı Kanun’un “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde yer alan kamu zararı tanımından hareketle, bahse konu usul eksikliği kamu zararına yol açan bir husus olarak değerlendirilemeyecektir.
Bu itibarla, kamu zararı oluşmayan ...-TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
C) Düzenlenen Onay Belgelerinde, satın almada görevlendirilen iki personelin satınalma süreçlerinde yer almadığı, hiç bir belgede imzalarının olmadığı ve söz konusu dosyalar ile ilgili Satınalma Talep Formu düzenlenmediği iddiasına ilişkin olarak;
Sorumların savunmalarından, kiralama işine ilişkin olarak ilgili personele bir tebliğ yapılmadığından sorumluların satın alma süreçlerinde yer almadıkları anlaşılmıştır. Söz konusu bent kapsamında herhangi bir kamu zararı tespiti de yer almamaktadır.
Bu itibarla, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
D) Usulüne uygun ihale yapılmadığı halde üst yönetici tarafından herhangi bir işlem yapılmadığı iddiasına ilişkin olarak;
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun;
“Temel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinde, “…”
Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez.”,
“Doğrudan Temin” başlıklı 22’nci maddesinde, “…
d) Büyükşehir belediyesi sınırları dahilinde bulunan idarelerin on beş milyar (2023 yılı için bu tutar 431.810,00TL olarak belirlenmiştir.), diğer idarelerin beş milyar Türk Lirasını aşmayan ihtiyaçları ile temsil ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin alımlar.”
…”,
hükümleri bulunmaktadır.
Anılan Kanun’un, “Görevlilerin ceza sorumluluğu” başlıklı 60’ıncı maddesinde ise, ihale yetkilisi ile ihale komisyonlarının başkan ve üyelerinin ve ihale işlemlerinden sözleşme yapılmasına kadar ihale sürecindeki her aşamada görev alanların ceza sorumluluğuna ilişkin hususlar düzenlenmiş olup, madde kapsamında yer verilen müeyyidelerin 5’inci maddede belirtilen ilkelere aykırı olarak ihaleye çıkılmasına izin verenler ve ihale yapanlar hakkında da uygulanacağı ifade edilmiştir.
Raporda, hizmet alım ihtiyacının karşılanmasında açık ihale usullerinin veya uygun olan diğer ihale usullerinin kullanılması gerektiği halde, eşik değerlerin altında kalmak amacıyla ihtiyacın yedi parçaya bölünmesi suretiyle Kamu İhale Kanunu’na aykırı hareket edildiği ifade edilmiş olup, bu minvalde;
Yargılamaya konu bina cephe kiralaması işleri için yapılan toplam ödemenin ...-TL olduğu, ancak parasal limit 431.810,00-TL olduğundan, toplam ihtiyacın 7 adet doğrudan temin dosyası düzenlenmek suretiyle karşılandığı, ayrıca 4734 sayılı Kanun’un 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki, “gerçek veya tüzel tek kişinin ihtiyaç ile ilgili özel bir hakka sahip olması” şartı sağlanmadığı halde harcamanın anılan bende göre yapıldığı,
Buna göre, yapılan işlemlerin anılan Kanun’un 5’inci maddesinde yer alan ilkelere aykırı olduğu ve sorumlular hakkında 60’ıncı maddede yer alan yaptırımların uygulanması gerektiği,
tespit ve değerlendirmelerine yer verilerek, ihale mevzuatına aykırı olarak yapılan işlemlerden bilgi sahibi olmasına rağmen Üst Yönetici tarafından herhangi bir işlem yapılmadığından sorumlular hakkında ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması talep edilmektedir.
4734 sayılı Kanun’un anılan maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, “Sadece gerçek veya tüzel tek kişinin ihtiyaç ile ilgili özel bir hakka sahip olması” durumunda alımın söz konusu bende göre yapılabileceği ifade edilmiştir.
Kiralanan bina cepheleri bölgedeki insan yoğunluğu dikkate alınarak belirlenmiş olup, bu minvalde İdarece söz konusu alanlar için ihtiyacın yalnızca belirli tüzel bir kişi tarafından karşılanabileceğinin değerlendirildiği anlaşıldığından, hizmet alımının 4734 sayılı Kanun’un 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Bahse konu iddia çerçevesinde herhangi bir kamu zararı tespitinde de bulunulmamıştır.
Bu itibarla, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
... Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Reklam Amaçlı Bina Cephe Kiralama İşlerinde;
A) 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre yapılması gereken alımın aynı maddenin (b) bendine göre gerçekleştirilmesi ve 02-08 Kasım 2022 tarihlerinde kiralaması yapılarak uygulaması 02-08 Kasım 2023 tarihlerine kadar devam eden Reklam Amaçlı Bina Cephe Kiralama İşleri için 01.02.2023–31.12.2023 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde tekrar kiralama yapılması sonucu aynı dönem için mükerrer kiralama bedeli ödenmesi suretiyle kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak;
Sorumluların savunmalarının incelenmesinden, 2022 yılında yapılan kiralamanın 01.01.2022-31.12.2022 tarihleri arasında geçerli olacak biçimde yapıldığı ancak kiralama döneminin sehven yazılmadığı, 2022 yılında yapılan denetim sırasındaki sözlü uyarı üzerine kiralama dönemlerinin 2023 yılından itibaren yazılmaya başlandığı anlaşılmış olup, savunmaya ekli fotoğraflardan 2022 yılının Ağustos ve Ekim aylarında kiralanan bina cephelerinde Belediyeye ait reklamların bulunduğu görülmüştür.
Raporun sonuç bölümünde, 2022 yılının Ağustos ve Ekim aylarına ait bahse konu fotoğrafların değerlendirilmesinde, “2022 yılından önce yapılmış olan kiralamalarının da mevcut olduğu, Yüklenicilerin yeni reklam almadığı durumlarda eski reklamı kaldırmak istemediği veya başka bir nedenle söz konusu afişlerin binalarda bulunduğunun değerlendirildiği” ifadesine yer verilmek suretiyle sübjektif nitelikte bir tespit yapılmıştır.
Raporda, 2022 yılındaki 1 yıl süreli kiralamanın başlangıç tarihinin 02-08.11.2022 tarihi olmasından bahisle, kiralama süresinin 02-08.11.2023 tarihine kadar devam ettiği ve bu nedenle 2023 yılında yapılan aynı alanlara ilişkin kiralama ile mükerrerlik oluşturduğu iddiası yer almaktadır.
Söz konusu iddia, yalnızca İş’e ait onay belgelerinin Kasım 2022 tarihinde düzenlenmiş olmasına dayandırılmış, bunun dışında kiralama işinin başlangıç tarihinin 2022 yılı Kasım ayı olduğu iddiasını ispat edici nitelikte olan ve kamu zararı tespitine dayanak oluşturacak başkaca herhangi bir bilgi ve belgeye yer verilmemiştir. Ancak onay belgesinin Kasım 2022 tarihinde düzenlenmiş olması, usul hatası olmakla beraber kiralamanın başlangıç tarihinin 2022 Kasım ayı olduğuna tek başına delil teşkil edecek bir mahiyet arz etmediğinden, savunmalarda yer alan bilgi ve belgelerin gerçek durumu yansıttığının kabulü gerekir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Bu minvalde; savunmalar, savunma eki belgeler ve kamu zararı iddiasına dayanak oluşturan tespitler bütün olarak değerlendirildiğinde, onay belgelerinin geç düzenlenmesi noktasında bir usul hatası yapıldığı açık olmakla birlikte bahse konu hususta gerekli uyarı sorgu ile yapılmış olup, bu usul eksikliği kamu zararı olarak nitelendirilemeyecektir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Doğrudan Temin” başlıklı 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre yapılması gereken alımın aynı maddenin (b) bendine göre gerçekleştirilmesi konusuna ilişkin olarak;
4734 sayılı Kanun’un anılan maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “Sadece gerçek veya tüzel tek kişinin ihtiyaç ile ilgili özel bir hakka sahip olması” durumunda alımın söz konusu bende göre yapılabileceği ifade edilmiştir.
Kiralanan bina cepheleri bölgedeki insan yoğunluğu dikkate alınarak belirlenmiş olup, bu minvalde İdarece söz konusu alanlar için ihtiyacın yalnızca belirli tüzel bir kişi tarafından karşılanabileceğinin değerlendirildiği anlaşıldığından, hizmet alımının 4734 sayılı Kanun’un 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki, bahse konu iddia çerçevesinde herhangi bir kamu zararı tespitinde de bulunulmamıştır.
Bu itibarla, kamu zararı oluşmayan ...-TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
B) Onay Belgesi tarihinden daha önceki tarihler için de ödeme yapılması suretiyle kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak;
Yargılamaya Esas Raporda, kiralamalara ait onay belgelerinin 2023 yılının Nisan ve Mayıs aylarında düzenlenmiş olmasından bahisle anılan tarihlerden önceye tekabül eden ödemelerin yasal dayanağının bulunmadığı, dolayısıyla onay belgelerinin düzenlendiği tarihten önce harcamanın gerçekleşmesi mümkün olmadığından kamu zararına neden olunduğu tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Ancak, bina cephelerinin kiralanmasına ilişkin olarak düzenlenen, 4734 Sayılı Kanun’un 22’nci Maddesinin (A), (B) ve (C) Bentleri Kapsamında Tek Kaynaktan Temin Edilen Mallara İlişkin Formun “İhtiyaç Konusu Malın Nitelikleri” başlıklı bölümünde, kiralamaların reklam amaçlı olarak ve 01.02.2023-31.12.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere gerçekleştirildiği belirtilmektedir. Bunun yanı sıra Raporda, her bir bina cephesi için ayrı ayrı olmak üzere tanzim edilen onay belgelerinin düzenlenme tarihleri öncesine tekabül eden Şubat-Nisan ve Şubat-Mayıs ayı arasındaki dönemlerde, kiralamaya konu bina cephelerine fiilen reklam verilmediği veya karşılığı alınmayan bir hizmet için ödeme yapılmış olduğu yönünde herhangi bir tespit de bulunmamaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Bu minvalde, onay belgelerinin İş’in başlangıcından sonra düzenlenmesi noktasında bir usul hatası yapıldığı açık olmakla birlikte bu hususta gerekli uyarı sorgu ile yapılmış olup, 5018 sayılı Kanun’un “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde yer alan kamu zararı tanımından hareketle, bahse konu usul eksikliği kamu zararına yol açan bir husus olarak değerlendirilemeyecektir.
Bu itibarla, kamu zararı oluşmayan ...-TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
C) Düzenlenen Onay Belgelerinde, satın almada görevlendirilen iki personelin satınalma süreçlerinde yer almadığı, hiç bir belgede imzalarının olmadığı ve söz konusu dosyalar ile ilgili Satınalma Talep Formu düzenlenmediği iddiasına ilişkin olarak;
Sorumların savunmalarından, kiralama işine ilişkin olarak ilgili personele bir tebliğ yapılmadığından sorumluların satın alma süreçlerinde yer almadıkları anlaşılmıştır. Söz konusu bent kapsamında herhangi bir kamu zararı tespiti de yer almamaktadır.
Bu itibarla, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
D) Usulüne uygun ihale yapılmadığı halde üst yönetici tarafından herhangi bir işlem yapılmadığı iddiasına ilişkin olarak;
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun;
“Temel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinde, “…”
Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez.”,
“Doğrudan Temin” başlıklı 22’nci maddesinde, “…
d) Büyükşehir belediyesi sınırları dahilinde bulunan idarelerin on beş milyar (2023 yılı için bu tutar 431.810,00TL olarak belirlenmiştir.), diğer idarelerin beş milyar Türk Lirasını aşmayan ihtiyaçları ile temsil ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin alımlar.”
…”,
hükümleri bulunmaktadır.
Anılan Kanun’un, “Görevlilerin ceza sorumluluğu” başlıklı 60’ıncı maddesinde ise, ihale yetkilisi ile ihale komisyonlarının başkan ve üyelerinin ve ihale işlemlerinden sözleşme yapılmasına kadar ihale sürecindeki her aşamada görev alanların ceza sorumluluğuna ilişkin hususlar düzenlenmiş olup, madde kapsamında yer verilen müeyyidelerin 5’inci maddede belirtilen ilkelere aykırı olarak ihaleye çıkılmasına izin verenler ve ihale yapanlar hakkında da uygulanacağı ifade edilmiştir.
Raporda, hizmet alım ihtiyacının karşılanmasında açık ihale usullerinin veya uygun olan diğer ihale usullerinin kullanılması gerektiği halde, eşik değerlerin altında kalmak amacıyla ihtiyacın yedi parçaya bölünmesi suretiyle Kamu İhale Kanunu’na aykırı hareket edildiği ifade edilmiş olup, bu minvalde;
Yargılamaya konu bina cephe kiralaması işleri için yapılan toplam ödemenin ...-TL olduğu, ancak parasal limit 431.810,00-TL olduğundan, toplam ihtiyacın 7 adet doğrudan temin dosyası düzenlenmek suretiyle karşılandığı, ayrıca 4734 sayılı Kanun’un 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki, “gerçek veya tüzel tek kişinin ihtiyaç ile ilgili özel bir hakka sahip olması” şartı sağlanmadığı halde harcamanın anılan bende göre yapıldığı,
Buna göre, yapılan işlemlerin anılan Kanun’un 5’inci maddesinde yer alan ilkelere aykırı olduğu ve sorumlular hakkında 60’ıncı maddede yer alan yaptırımların uygulanması gerektiği,
tespit ve değerlendirmelerine yer verilerek, ihale mevzuatına aykırı olarak yapılan işlemlerden bilgi sahibi olmasına rağmen Üst Yönetici tarafından herhangi bir işlem yapılmadığından sorumlular hakkında ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması talep edilmektedir.
4734 sayılı Kanun’un anılan maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, “Sadece gerçek veya tüzel tek kişinin ihtiyaç ile ilgili özel bir hakka sahip olması” durumunda alımın söz konusu bende göre yapılabileceği ifade edilmiştir.
Kiralanan bina cepheleri bölgedeki insan yoğunluğu dikkate alınarak belirlenmiş olup, bu minvalde İdarece söz konusu alanlar için ihtiyacın yalnızca belirli tüzel bir kişi tarafından karşılanabileceğinin değerlendirildiği anlaşıldığından, hizmet alımının 4734 sayılı Kanun’un 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Bahse konu iddia çerçevesinde herhangi bir kamu zararı tespitinde de bulunulmamıştır.
Bu itibarla, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.