SayıştaySayıştay Temyiz Kararı57851
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire5
Dosya No48968
Yılı2019
Konu: Mevzuatın aradığı “en az iki yıl itfaiye teşkilatında çalışmış olma” şartını sağlamayan memurun itfaiye müdürü kadrosuna atanması.
14-37 sayılı İlamın 17’nci maddesi ile; Zabıta komiseri olan ...’nun 21.10.2006 gün ve 26326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin 19’uncu maddesinin ikinci fıkrasında bahsedilen “en az iki yıl itfaiye teşkilatında çalışmış olma” şartını sağlamadan 22.09.2016 tarihinde itfaiye müdürü olarak atanması ve kendisine müdür kadrosuna ait ödemelerin yapılması sonucu oluşan … TL kamu zararının;
İtfaiye müdürü kadrosuna atama işlemini teklif eden … (Başkan Yardımcısı), onaylayan … (Belediye Başkanı) ile hatalı atama işlemi kendilerine geldiğinde gerekli yazıyı yazarak atama yapan Belediye Başkanını uyarmayan atama tarihindeki İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’den müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmiştir.
Söz konusu tazmin hükmü, Temyiz Kurulu’nun 08.11.2023 tarih ve 56071 Tutanak sayılı Kararın 16’nci maddesi ile [Aynı konuya karar düzeltilmesi başvurusu yapan sorumlu …’in dosyası için aynı tarih ve 56093 Tutanak sayılı Karar, sorumlu …’ın dosyası için aynı tarih ve 56094 sayılı Karar ile] tasdik edilmiştir.
Bu defa sorumlular karar düzeltilmesi başvurusu yapmışlardır.
37 sayılı İlamın 17’nci maddesi ile; ... Belediyesinde zabıta komiseri olan ...’nun 21.10.2006 gün ve 26326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin 19’uncu maddesinin ikinci fıkrasında bahsedilen “en az iki yıl itfaiye teşkilatında çalışmış olma” şartını sağlamadan 22.09.2016 tarihinde itfaiye müdürü olarak atanması ve kendisine müdür kadrosuna ait ödemelerin yapılması sonucu oluşan … TL kamu zararının tazminine karar verilmiş olup, sorumluların başvurması üzerine Daire kararı temyizen incelendiğinde Temyiz Kurulu tazmin hükmünün esas ve sorumluluk yönleriyle mevzuata uygun verildiğini değerlendirerek hükmün tasdikine karar vermiştir.
Bu defa karar düzeltilmesi kanun yoluna gelen sorumlular, temyiz dilekçelerinde öne sürdükleri benzer itirazlar ile birlikte; temyiz itirazlarından farklı olarak, kamu zararının çıkarıldığı 2018 ve 2019 yıllarında ...’nun asaleten atandığı itfaiye müdürlüğü kadrosunda çalışmadığı, mezarlıklar müdürlüğünü vekaleten yürüttüğü, 4 yıllık fakülte mezunu olduğu ve 657 sayılı Kanunun 68/B bendinde belirtilen sürede hizmette bulunduğu, asilde aranan şartları taşıdığından vekil müdürlük görevi nedeniyle bu yıllarda vekalet aylığı alması gerekirken almadığı, bu nedenle ... adına 2018-2019 yıllarında kamu zararının oluşmadığı iddia edilmiştir.
Somut olay:
..., 01.10.1993 tarihinde açıktan zabıta memuru olarak atanmıştır. 07.11.2013 tarihinde görevde yükselme sınavı sonucu zabıta komiseri olmuştur. Ardından 22.09.2016 tarihinde itfaiye müdürü kadrosuna atanmıştır. 28.07.2013 tarihinde … Üniversitesi 4 yıllık İşletme Fakültesini bitirmiştir.
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin, “Zabıta ve itfaiye personeli” başlıklı 21’inci maddesinde, “Zabıta ve itfaiye personelinin görevde yükselme işlemleri, ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür.” denilmiştir.
21.10.2006 tarih ve 26326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin “Görevde yükselme şartları” başlıklı 19’uncu maddesinin ikinci fıkrasında, itfaiye daire başkanlığı ve itfaiye müdürlüğü kadrolarına atanabilmek için gerekli hizmet sürelerine ilişkin düzenleme yapılarak, itfaiye kadrolarına atamalarda 657 sayılı Kanunun 68’inci maddesi B bendine göre hesaplanacak hizmet sürelerinde en az iki yılın itfaiye teşkilatında geçmiş olması şart olarak belirlenmiştir. ... atandığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerinde düzenlenen “en az iki yıl itfaiye teşkilatında çalışmış olma” koşulunu sağlamadan itfaiye müdürü olarak atanmıştır. ...’nun gerekli koşulu sağlamadan itfaiye müdürü kadrosuna atanması mevzuata aykırı olduğundan, kendisine itfaiye müdürü kadrosuna ait maaş unsurlarının ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
...’nun fiilen yürüttüğü müdür vekilliği görevi nedeniyle vekalet aylığı alması gerektiği iddiasına ilişkin olarak:
... kamu zararının tespit edildiği yıllarda fiilen müdür vekilliği (mezarlıklar müdür vekilliği) yapmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda;
“Vekalet görevinin fiilen yapılması şartı:
Madde 174 – Vekalet aylıklarının ödenebilmesi için görevin fiilen yapılması şarttır.
Vekalet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler:
Madde 175 – (Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 - 1897/1 md.)
Bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekalet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır.
(Ek: 4/7/2001 – KHK-631/5 md.) Ancak, kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur.
…” hükümleri bulunmaktadır.
Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’ın 9’uncu maddesinde;
"(1) 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesi uyarınca;
a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere;
aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, …
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175’nci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara, ... vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.” denilmektedir.
Ayrıca 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek Madde 9’da;
“…kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde bir kadroya kurum içinden vekalet edenlere vekalet aylığı veya vekalet edilen kadroya ait zam, tazminat ve ek ödeme farklarının ödenmesi hususları düzenlenmiştir. Mevzuat hükümlerine göre vekalet eden personelin vekalet görevinden dolayı belirtilen ödemeleri alabilmesi için genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asilde aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşıması gerekmektedir. ...’nun müdür vekilliğini yürüttüğü 2018 ve 2019 yıllarında 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükte idi. Asilde aranan koşullara söz konusu Yönetmelik çerçevesinde bakılması gerekir.
Yönetmelik’in (07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliği sonucu değişen maddelerinde);
"Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar" başlıklı 5’inci maddesinde; "(1) Görevde yükselmeye tabi kadrolar aşağıda belirtilmiştir: a) Yönetim hizmetleri grubu; 1) Müdür, şube müdürü ..."
“Görevde Yükselme Sınavına Tabi Olarak Atanacaklarda Aranacak Özel Şartlar” başlıklı 7’nci maddesinde;
“(1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.
a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;
1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
2) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
3) Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak, (Danıştay İkinci Dairesinin 27/02/2020 günlü, E:2017/4096; K:2020/1243 sayılı kararı ile anılan düzenleyici işlemin iptaline karar verilmiş, söz konusu iptal kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/04/2021 günlü, E:2020/1158; K:2021/863 sayılı kararıyla kesin olarak onanmıştır.)
4) Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak, ... gerekir.” denilmektedir.
...’nun vekalet ettiği mezarlıklar müdürlüğü, 2009 tarihli Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’e ekli “EK 2-Diğer Müdürlükler” arasında sayılmıştır. Adı geçen müdürlük kadrolarına atanacak kişinin Yönetmelikte belirtilen genel şartların yanı sıra, Yönetmelik’in 7’inci maddesi birinci fıkrası 4 numaralı bendinde belirtilen “…son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” özel şartını da taşıması gerekmektedir. ... vekalet görevini yürüttüğü 2018 ve 2019 yıllarında mezkûr Yönetmelik uyarınca asilde aranan “iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olma” şartını sağlamamıştır. Dolayısıyla ... vekalet ettiği müdürlük kadrosuna asaleten atanmada aranan tüm şartları bir arada taşımadığından, kendisine bu yıllardaki vekalet görevi nedeniyle herhangi bir ödeme yapılamaz. Karar düzeltilmesi dilekçesinde, 02.07.2020 tarih ve 31173 sayılı RG’de yayımlanan Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik hükümleri kapsamında alt görevlerde çalışma şartını sağladığı ileri sürülmüştür. Ancak kamu zararının meydana geldiği yıllarda yukarıda hükümlerine yer verilen 2009 tarihli Yönetmelik yürürlükte idi. Vekalet görevinin sürdüğü yıllarda asilde aranan koşulların yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Dilekçede bahsedilen 2020 tarihli Yönetmelik kişi lehine hükümler içerse de hesap yılından sonra yürürlüğe girdiğinden hükümlerinin geriye yürütülmesi ve somut olaya uygulanması, idari işlemlerin geriye yürümezliği ilkesine aykırılık teşkil eder.
Bu itibarla, yapılan inceleme ve değerlendirmede; sorumlular tarafından karar düzeltilmesi aşamasında öne sürülen tüm iddia ve itirazların karar düzeltilmeye esas Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı, bu Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca yukarıda belirtildiği gibi bu aşamada ileri sürülen hususların da söz konusu Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette olmadığı görüldüğünden; sorumluların karar düzeltilmesi istemi reddedilerek, (37 sayılı İlamın 17’nci maddesiyle verilen … TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden) 08.11.2023 tarih ve 56071 Tutanak sayılı Kararın 16’ncı maddesinde [Aynı konuya karar düzeltilmesi başvurusu yapan sorumlu …’in dosyası için verilen aynı tarih ve 56093 Tutanak sayılı Kararda, sorumlu …’ın dosyası için verilen aynı tarih ve 56094 sayılı Kararda] KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,
(Temyiz Kurulu Başkanı-8. Daire Başkanı ..., 7. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’in karşı oyu ile) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 26.03.2025 tarih ve 57851 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Temyiz Kurulu Başkanı-8. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...:
Konunun esası yönüyle hukuka aykırı atama nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiğini düşünmekle birlikte; sorumluluk yönüyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Karar düzeltilmesine konu ilam hükmünde kamu zararından “hatalı atama işlemi kendilerine geldiğinde gerekli yazıyı yazarak atama yapan Belediye Başkanını uyarmadığı” gerekçesi ile atama tarihinde görev yapan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... sorumlu tutulmuştur. Atamanın yapıldığı tarihte ... insan kaynakları ve eğitim müdürlüğü görevini yürütse de adı geçen kişinin atama yazısında (personel hareketleri onayında) adı ya da imzası bulunmamaktadır. Atamanın yapıldığı tarihte ...’ün izinli olmayıp, görevi başında olduğunu da bilmiyoruz. Bu yüzden atama işlemine dahli somut bir delille ispatlanamayan sözü edilen kişi hakkında, hatalı atama ile ilgili olarak Belediye Başkanını uyarmadığı şeklinde doğruluğu kanıtlanamayan bir gerekçeyle sorumlu tutulması hukuken doğru değildir.
Bu itibarla; atama yazısında imzası olmayan ...’ün sorumluluğunun kaldırılması için karar düzeltilmesine karar verilerek 37 sayılı İlamın 17’nci madde hükmünün sorumluluktan bozulması gerekir.
7. Daire Başkanı ...:
İlgilinin itfaiye teşkilatında hiç çalışması olmadan itfaiye müdürü kadrosuna atandığı, itfaiye müdürü görevini yürüttüğü dönem içerisinde de kendisine atandığı kadronun özlük haklarının ödendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu atamanın hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Her hukuka aykırı işlem, idari, mali veya cezai sorumluluktan birini veya birkaçını doğurabilmekte, işlemin niteliği dikkate alınmak suretiyle de uygulanacak müeyyide belirlenmektedir.
5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler;
“a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” şeklinde belirlenmiştir.
5018 sayılı kanunun 71’inci maddesi gereğince, kamu zararının belirlenmesinde esas alınması gereken; ilgiliye hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapıldığı, hizmet yaptırılmadan ödeme yapıldığı, hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alındığı veya mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır. Diğer taraftan ilgilinin, atandığı görevi yürütebilmesi için gerekli teknik eğitim veya öğretim şartını taşımadığı veya mesleki veya teknik bilgi, beceri veya tecrübesi nedeniyle ilgilinin bu görevi gereği gibi yerine getirmediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirme de bulunmadığı görülmektedir.
Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde tanımlanan şekilde oluşmuş bir kamu zararı bulunmamasına ve aynı maddede belirlenen unsurların hiç birisini taşımamasına rağmen yapılan atamanın salt hukuka aykırı olması gerekçesiyle kamu zararına hükmedilmesinin “KAMU ZARARI” kavramı ile bağdaşmayacağı açıktır. Hukuka aykırı tesis edilen söz konusu işlem nedeniyle, sorumlular hakkında idari ve/veya cezai müeyyidenin uygulanması gerektiği bu nedenle de 6085 sayılı Kanunun 78’inci maddesi çerçevesinde konunun cumhuriyet savcılığı veya ilgili Bakanlığına bildirilmesi gerektiği kanaatindeyim.
Bu yapılmaksızın, somut olayda, hukuka aykırı atama işlemi sonucunda itfaiye müdürü olarak görev yapan ve bu görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan ilgiliye yapılmış olan ödemelerin kamu zararı olarak değerlendirilmesi hukuken mümkün olmadığından, karar düzeltilmesi yoluyla Dairenin tazmin kararının kaldırılması gerekmektedir.
Üye ...:
...’nun 01.10.1993 tarihinde açıktan zabıta memurluğuna atandığı, 28.07.2013 tarihinde … Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdiği, 07.11.2013 tarihinde görevde yükselme sınavı sonucu zabıta komiserliği kadrosuna, 22.09.2016 tarihinde itfaiye müdürü kadrosuna atandığı, dosya münderecatından anlaşılmıştır.
04.07.2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 21’inci maddesinde; “Zabıta ve itfaiye personelinin görevde yükselme işlemleri, ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür.”, “Kazanılmış haklar” başlıklı 22’nci maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır.” hükümleri, 21.10.2006 tarih ve 26326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin; “Görevde yükselme şartları” başlıklı 19’uncu maddesinde de; “(1) Bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve itfaiye müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır…” hükmü yer almaktadır.
Yönetmelikte açıkça belirtildiği üzere, “İtfaiye Müdürlüğüne” atama Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerine tabi değildir. İtfaiye personelinin görevde yükselme işlemleri ise Belediye İtfaiye Yönetmeliğine göre yürütülmesi gerekir.
Belediye İtfaiye Yönetmeliğinde “İtfaiye Müdürü” kadrosu için herhangi bir şart öngörülmemesinden hareketle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’te “Müdür” kadrosu için getirilen şartları aramak mümkün değildir. Bu Yönetmelik’te de özel olarak “İtfaiye Müdürü” kadrosuna atamaya yönelik bir düzenleme yapılmamıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde; İtfaiye personelinin görevde yükselme işlemlerinin Belediye İtfaiye Yönetmeliğine göre yürütüleceği, Belediye İtfaiye Yönetmeliğinde ise “İtfaiye Müdürü” kadrosuna yapılacak atamaların görevde yükselme kapsamı dışında tutulduğu, buna göre “İtfaiye Müdürü” kadrosuna yapılacak atamaların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesi hükümlerine göre yapılması gerektiği açıktır.
Belediye İtfaiye Yönetmeliği’nin birinci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı; belediye itfaiye teşkilâtının kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını, (Değişik ibare: RG-18/12/2021-31693) itfaiye personelinin niteliklerini, görevde yükselme ve mesleki eğitimlerini, kıyafetlerini, kullanacakları araç, teçhizat ve malzeme ile denetim usul ve esaslarını düzenlemektir.” şeklinde açıklanmıştır. Belediye İtfaiye Yönetmeliği özel bir yönetmeliktir. Belediye İtfaiye Yönetmeliğinde “İtfaiye Müdürü” kadrosu, görevde yükselmeye tabi kadrolar arasında sayılmadığı gibi bu müdürlüğe atamada özel bir şart da öngörülmemiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) maddesinde; “Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabileceği” 1 ve 2’inci dereceli kadrolar için en az 10 yıl, 3 ve 4’üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl hizmeti bulunan ve yükseköğrenim görenlerin atanabileceği, dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edileceği belirtilmiştir.
... 22.09.2016 “İtfaiye Müdürü” kadrosu için öngörülen hizmet şartını sağlamaktadır. (Atandığı tarih itibariyle 20 yılı aşkın kamu hizmeti bulunmaktadır.)
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in;
“Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; “...Mahalli idarelerde ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında, daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.” “Kazanılmış haklar” başlıklı 22’inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır.” denildiğinden ...’nun “zabıta komiserliği” kadrosundan “İtfaiye Müdürü” kadrosuna atanması “İtfaiye Müdürü” için öngörülen zam ve tazminatların ödenmesinin mevzuata uygun olduğu, bu durum Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 16500952-900-E.81826, 03.04.2020 tarihli görüş yazısında da teyit edildiği değerlendirilmektedir.
Bu nedenle karar düzeltilmesine karar verilerek tazmin hükmüne ilişkin daire kararının kaldırılması gerekmektedir.
14-37 sayılı İlamın 17’nci maddesi ile; Zabıta komiseri olan ...’nun 21.10.2006 gün ve 26326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin 19’uncu maddesinin ikinci fıkrasında bahsedilen “en az iki yıl itfaiye teşkilatında çalışmış olma” şartını sağlamadan 22.09.2016 tarihinde itfaiye müdürü olarak atanması ve kendisine müdür kadrosuna ait ödemelerin yapılması sonucu oluşan … TL kamu zararının;
İtfaiye müdürü kadrosuna atama işlemini teklif eden … (Başkan Yardımcısı), onaylayan … (Belediye Başkanı) ile hatalı atama işlemi kendilerine geldiğinde gerekli yazıyı yazarak atama yapan Belediye Başkanını uyarmayan atama tarihindeki İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’den müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmiştir.
Söz konusu tazmin hükmü, Temyiz Kurulu’nun 08.11.2023 tarih ve 56071 Tutanak sayılı Kararın 16’nci maddesi ile [Aynı konuya karar düzeltilmesi başvurusu yapan sorumlu …’in dosyası için aynı tarih ve 56093 Tutanak sayılı Karar, sorumlu …’ın dosyası için aynı tarih ve 56094 sayılı Karar ile] tasdik edilmiştir.
Bu defa sorumlular karar düzeltilmesi başvurusu yapmışlardır.
37 sayılı İlamın 17’nci maddesi ile; ... Belediyesinde zabıta komiseri olan ...’nun 21.10.2006 gün ve 26326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin 19’uncu maddesinin ikinci fıkrasında bahsedilen “en az iki yıl itfaiye teşkilatında çalışmış olma” şartını sağlamadan 22.09.2016 tarihinde itfaiye müdürü olarak atanması ve kendisine müdür kadrosuna ait ödemelerin yapılması sonucu oluşan … TL kamu zararının tazminine karar verilmiş olup, sorumluların başvurması üzerine Daire kararı temyizen incelendiğinde Temyiz Kurulu tazmin hükmünün esas ve sorumluluk yönleriyle mevzuata uygun verildiğini değerlendirerek hükmün tasdikine karar vermiştir.
Bu defa karar düzeltilmesi kanun yoluna gelen sorumlular, temyiz dilekçelerinde öne sürdükleri benzer itirazlar ile birlikte; temyiz itirazlarından farklı olarak, kamu zararının çıkarıldığı 2018 ve 2019 yıllarında ...’nun asaleten atandığı itfaiye müdürlüğü kadrosunda çalışmadığı, mezarlıklar müdürlüğünü vekaleten yürüttüğü, 4 yıllık fakülte mezunu olduğu ve 657 sayılı Kanunun 68/B bendinde belirtilen sürede hizmette bulunduğu, asilde aranan şartları taşıdığından vekil müdürlük görevi nedeniyle bu yıllarda vekalet aylığı alması gerekirken almadığı, bu nedenle ... adına 2018-2019 yıllarında kamu zararının oluşmadığı iddia edilmiştir.
Somut olay:
..., 01.10.1993 tarihinde açıktan zabıta memuru olarak atanmıştır. 07.11.2013 tarihinde görevde yükselme sınavı sonucu zabıta komiseri olmuştur. Ardından 22.09.2016 tarihinde itfaiye müdürü kadrosuna atanmıştır. 28.07.2013 tarihinde … Üniversitesi 4 yıllık İşletme Fakültesini bitirmiştir.
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin, “Zabıta ve itfaiye personeli” başlıklı 21’inci maddesinde, “Zabıta ve itfaiye personelinin görevde yükselme işlemleri, ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür.” denilmiştir.
21.10.2006 tarih ve 26326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin “Görevde yükselme şartları” başlıklı 19’uncu maddesinin ikinci fıkrasında, itfaiye daire başkanlığı ve itfaiye müdürlüğü kadrolarına atanabilmek için gerekli hizmet sürelerine ilişkin düzenleme yapılarak, itfaiye kadrolarına atamalarda 657 sayılı Kanunun 68’inci maddesi B bendine göre hesaplanacak hizmet sürelerinde en az iki yılın itfaiye teşkilatında geçmiş olması şart olarak belirlenmiştir. ... atandığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerinde düzenlenen “en az iki yıl itfaiye teşkilatında çalışmış olma” koşulunu sağlamadan itfaiye müdürü olarak atanmıştır. ...’nun gerekli koşulu sağlamadan itfaiye müdürü kadrosuna atanması mevzuata aykırı olduğundan, kendisine itfaiye müdürü kadrosuna ait maaş unsurlarının ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
...’nun fiilen yürüttüğü müdür vekilliği görevi nedeniyle vekalet aylığı alması gerektiği iddiasına ilişkin olarak:
... kamu zararının tespit edildiği yıllarda fiilen müdür vekilliği (mezarlıklar müdür vekilliği) yapmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda;
“Vekalet görevinin fiilen yapılması şartı:
Madde 174 – Vekalet aylıklarının ödenebilmesi için görevin fiilen yapılması şarttır.
Vekalet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler:
Madde 175 – (Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 - 1897/1 md.)
Bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekalet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır.
(Ek: 4/7/2001 – KHK-631/5 md.) Ancak, kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur.
…” hükümleri bulunmaktadır.
Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’ın 9’uncu maddesinde;
"(1) 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesi uyarınca;
a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere;
aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, …
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175’nci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara, ... vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.” denilmektedir.
Ayrıca 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek Madde 9’da;
“…kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde bir kadroya kurum içinden vekalet edenlere vekalet aylığı veya vekalet edilen kadroya ait zam, tazminat ve ek ödeme farklarının ödenmesi hususları düzenlenmiştir. Mevzuat hükümlerine göre vekalet eden personelin vekalet görevinden dolayı belirtilen ödemeleri alabilmesi için genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asilde aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşıması gerekmektedir. ...’nun müdür vekilliğini yürüttüğü 2018 ve 2019 yıllarında 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükte idi. Asilde aranan koşullara söz konusu Yönetmelik çerçevesinde bakılması gerekir.
Yönetmelik’in (07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliği sonucu değişen maddelerinde);
"Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar" başlıklı 5’inci maddesinde; "(1) Görevde yükselmeye tabi kadrolar aşağıda belirtilmiştir: a) Yönetim hizmetleri grubu; 1) Müdür, şube müdürü ..."
“Görevde Yükselme Sınavına Tabi Olarak Atanacaklarda Aranacak Özel Şartlar” başlıklı 7’nci maddesinde;
“(1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.
a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;
1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
2) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
3) Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak, (Danıştay İkinci Dairesinin 27/02/2020 günlü, E:2017/4096; K:2020/1243 sayılı kararı ile anılan düzenleyici işlemin iptaline karar verilmiş, söz konusu iptal kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/04/2021 günlü, E:2020/1158; K:2021/863 sayılı kararıyla kesin olarak onanmıştır.)
4) Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak, ... gerekir.” denilmektedir.
...’nun vekalet ettiği mezarlıklar müdürlüğü, 2009 tarihli Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’e ekli “EK 2-Diğer Müdürlükler” arasında sayılmıştır. Adı geçen müdürlük kadrolarına atanacak kişinin Yönetmelikte belirtilen genel şartların yanı sıra, Yönetmelik’in 7’inci maddesi birinci fıkrası 4 numaralı bendinde belirtilen “…son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” özel şartını da taşıması gerekmektedir. ... vekalet görevini yürüttüğü 2018 ve 2019 yıllarında mezkûr Yönetmelik uyarınca asilde aranan “iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olma” şartını sağlamamıştır. Dolayısıyla ... vekalet ettiği müdürlük kadrosuna asaleten atanmada aranan tüm şartları bir arada taşımadığından, kendisine bu yıllardaki vekalet görevi nedeniyle herhangi bir ödeme yapılamaz. Karar düzeltilmesi dilekçesinde, 02.07.2020 tarih ve 31173 sayılı RG’de yayımlanan Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik hükümleri kapsamında alt görevlerde çalışma şartını sağladığı ileri sürülmüştür. Ancak kamu zararının meydana geldiği yıllarda yukarıda hükümlerine yer verilen 2009 tarihli Yönetmelik yürürlükte idi. Vekalet görevinin sürdüğü yıllarda asilde aranan koşulların yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Dilekçede bahsedilen 2020 tarihli Yönetmelik kişi lehine hükümler içerse de hesap yılından sonra yürürlüğe girdiğinden hükümlerinin geriye yürütülmesi ve somut olaya uygulanması, idari işlemlerin geriye yürümezliği ilkesine aykırılık teşkil eder.
Bu itibarla, yapılan inceleme ve değerlendirmede; sorumlular tarafından karar düzeltilmesi aşamasında öne sürülen tüm iddia ve itirazların karar düzeltilmeye esas Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı, bu Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca yukarıda belirtildiği gibi bu aşamada ileri sürülen hususların da söz konusu Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette olmadığı görüldüğünden; sorumluların karar düzeltilmesi istemi reddedilerek, (37 sayılı İlamın 17’nci maddesiyle verilen … TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden) 08.11.2023 tarih ve 56071 Tutanak sayılı Kararın 16’ncı maddesinde [Aynı konuya karar düzeltilmesi başvurusu yapan sorumlu …’in dosyası için verilen aynı tarih ve 56093 Tutanak sayılı Kararda, sorumlu …’ın dosyası için verilen aynı tarih ve 56094 sayılı Kararda] KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,
(Temyiz Kurulu Başkanı-8. Daire Başkanı ..., 7. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’in karşı oyu ile) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 26.03.2025 tarih ve 57851 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Temyiz Kurulu Başkanı-8. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...:
Konunun esası yönüyle hukuka aykırı atama nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiğini düşünmekle birlikte; sorumluluk yönüyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Karar düzeltilmesine konu ilam hükmünde kamu zararından “hatalı atama işlemi kendilerine geldiğinde gerekli yazıyı yazarak atama yapan Belediye Başkanını uyarmadığı” gerekçesi ile atama tarihinde görev yapan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... sorumlu tutulmuştur. Atamanın yapıldığı tarihte ... insan kaynakları ve eğitim müdürlüğü görevini yürütse de adı geçen kişinin atama yazısında (personel hareketleri onayında) adı ya da imzası bulunmamaktadır. Atamanın yapıldığı tarihte ...’ün izinli olmayıp, görevi başında olduğunu da bilmiyoruz. Bu yüzden atama işlemine dahli somut bir delille ispatlanamayan sözü edilen kişi hakkında, hatalı atama ile ilgili olarak Belediye Başkanını uyarmadığı şeklinde doğruluğu kanıtlanamayan bir gerekçeyle sorumlu tutulması hukuken doğru değildir.
Bu itibarla; atama yazısında imzası olmayan ...’ün sorumluluğunun kaldırılması için karar düzeltilmesine karar verilerek 37 sayılı İlamın 17’nci madde hükmünün sorumluluktan bozulması gerekir.
7. Daire Başkanı ...:
İlgilinin itfaiye teşkilatında hiç çalışması olmadan itfaiye müdürü kadrosuna atandığı, itfaiye müdürü görevini yürüttüğü dönem içerisinde de kendisine atandığı kadronun özlük haklarının ödendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu atamanın hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Her hukuka aykırı işlem, idari, mali veya cezai sorumluluktan birini veya birkaçını doğurabilmekte, işlemin niteliği dikkate alınmak suretiyle de uygulanacak müeyyide belirlenmektedir.
5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler;
“a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” şeklinde belirlenmiştir.
5018 sayılı kanunun 71’inci maddesi gereğince, kamu zararının belirlenmesinde esas alınması gereken; ilgiliye hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapıldığı, hizmet yaptırılmadan ödeme yapıldığı, hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alındığı veya mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır. Diğer taraftan ilgilinin, atandığı görevi yürütebilmesi için gerekli teknik eğitim veya öğretim şartını taşımadığı veya mesleki veya teknik bilgi, beceri veya tecrübesi nedeniyle ilgilinin bu görevi gereği gibi yerine getirmediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirme de bulunmadığı görülmektedir.
Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde tanımlanan şekilde oluşmuş bir kamu zararı bulunmamasına ve aynı maddede belirlenen unsurların hiç birisini taşımamasına rağmen yapılan atamanın salt hukuka aykırı olması gerekçesiyle kamu zararına hükmedilmesinin “KAMU ZARARI” kavramı ile bağdaşmayacağı açıktır. Hukuka aykırı tesis edilen söz konusu işlem nedeniyle, sorumlular hakkında idari ve/veya cezai müeyyidenin uygulanması gerektiği bu nedenle de 6085 sayılı Kanunun 78’inci maddesi çerçevesinde konunun cumhuriyet savcılığı veya ilgili Bakanlığına bildirilmesi gerektiği kanaatindeyim.
Bu yapılmaksızın, somut olayda, hukuka aykırı atama işlemi sonucunda itfaiye müdürü olarak görev yapan ve bu görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan ilgiliye yapılmış olan ödemelerin kamu zararı olarak değerlendirilmesi hukuken mümkün olmadığından, karar düzeltilmesi yoluyla Dairenin tazmin kararının kaldırılması gerekmektedir.
Üye ...:
...’nun 01.10.1993 tarihinde açıktan zabıta memurluğuna atandığı, 28.07.2013 tarihinde … Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdiği, 07.11.2013 tarihinde görevde yükselme sınavı sonucu zabıta komiserliği kadrosuna, 22.09.2016 tarihinde itfaiye müdürü kadrosuna atandığı, dosya münderecatından anlaşılmıştır.
04.07.2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 21’inci maddesinde; “Zabıta ve itfaiye personelinin görevde yükselme işlemleri, ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür.”, “Kazanılmış haklar” başlıklı 22’nci maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır.” hükümleri, 21.10.2006 tarih ve 26326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin; “Görevde yükselme şartları” başlıklı 19’uncu maddesinde de; “(1) Bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve itfaiye müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır…” hükmü yer almaktadır.
Yönetmelikte açıkça belirtildiği üzere, “İtfaiye Müdürlüğüne” atama Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerine tabi değildir. İtfaiye personelinin görevde yükselme işlemleri ise Belediye İtfaiye Yönetmeliğine göre yürütülmesi gerekir.
Belediye İtfaiye Yönetmeliğinde “İtfaiye Müdürü” kadrosu için herhangi bir şart öngörülmemesinden hareketle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’te “Müdür” kadrosu için getirilen şartları aramak mümkün değildir. Bu Yönetmelik’te de özel olarak “İtfaiye Müdürü” kadrosuna atamaya yönelik bir düzenleme yapılmamıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde; İtfaiye personelinin görevde yükselme işlemlerinin Belediye İtfaiye Yönetmeliğine göre yürütüleceği, Belediye İtfaiye Yönetmeliğinde ise “İtfaiye Müdürü” kadrosuna yapılacak atamaların görevde yükselme kapsamı dışında tutulduğu, buna göre “İtfaiye Müdürü” kadrosuna yapılacak atamaların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesi hükümlerine göre yapılması gerektiği açıktır.
Belediye İtfaiye Yönetmeliği’nin birinci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı; belediye itfaiye teşkilâtının kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını, (Değişik ibare: RG-18/12/2021-31693) itfaiye personelinin niteliklerini, görevde yükselme ve mesleki eğitimlerini, kıyafetlerini, kullanacakları araç, teçhizat ve malzeme ile denetim usul ve esaslarını düzenlemektir.” şeklinde açıklanmıştır. Belediye İtfaiye Yönetmeliği özel bir yönetmeliktir. Belediye İtfaiye Yönetmeliğinde “İtfaiye Müdürü” kadrosu, görevde yükselmeye tabi kadrolar arasında sayılmadığı gibi bu müdürlüğe atamada özel bir şart da öngörülmemiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) maddesinde; “Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabileceği” 1 ve 2’inci dereceli kadrolar için en az 10 yıl, 3 ve 4’üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl hizmeti bulunan ve yükseköğrenim görenlerin atanabileceği, dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edileceği belirtilmiştir.
... 22.09.2016 “İtfaiye Müdürü” kadrosu için öngörülen hizmet şartını sağlamaktadır. (Atandığı tarih itibariyle 20 yılı aşkın kamu hizmeti bulunmaktadır.)
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in;
“Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; “...Mahalli idarelerde ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında, daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.” “Kazanılmış haklar” başlıklı 22’inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır.” denildiğinden ...’nun “zabıta komiserliği” kadrosundan “İtfaiye Müdürü” kadrosuna atanması “İtfaiye Müdürü” için öngörülen zam ve tazminatların ödenmesinin mevzuata uygun olduğu, bu durum Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 16500952-900-E.81826, 03.04.2020 tarihli görüş yazısında da teyit edildiği değerlendirilmektedir.
Bu nedenle karar düzeltilmesine karar verilerek tazmin hükmüne ilişkin daire kararının kaldırılması gerekmektedir.