KİKKİK Mahkeme Kararı2026/MK-189

2025/882663 İhale Kayıt Numaralı "İZMİR İLİ 2B 3GRUP SAYISAL KADASTRAL HARİTA YAPIM İŞİ" İhalesi

İlgili ihaleyi görüntüle2025/882663
Kurum / İdareÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KADASTRO DAİRESİ BAŞKANLIĞI
İKN2025/882663
BaşvuranLamda Mühendislik İnşaat Haritacılık Mak. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kadastro Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan 2025/882663 ihale kayıt numaralı “İzmir İli 2B 3Grup Sayısal Kadastral Harita Yapım İşi” ihalesine ilişkin olarak Lamda Mühendislik İnşaat Haritacılık Mak. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.  itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 19.11.2025 tarihli ve 2025/UH.II-2451 sayılı karar ile “Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.

 

Davacı Lamda Mühendislik İnşaat Haritacılık Mak. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının itirazen şikâyet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 13.04.2026 tarihli ve E:2025/1835, K: 2026/535 sayılı kararında “...Uyuşmazlığın çözümünde, davalı idarenin bedel iadesi yapmamak için dayandığı 4734 sayılı Kanun’un 53. maddesinin (j) fıkrasında yer alan "Başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması halinde..." ve "Diğer hallerde başvuru bedeli iade edilmez." hükümleri, Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararı ile Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, söz konusu iptal kararının gerekçesinde, itirazen şikayet başvurusunun zorunlu bir idari başvuru yolu olduğunu, bu yola başvuran kişinin iddialarının en azından bir kısmının dahi haklı bulunmasının, idarenin ihale sürecindeki bazı işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun kabulü anlamına geldiğini vurgulamıştır. Yüksek Mahkeme, bu durumda dahi bedelin iade edilmemesinin, kişilere aşırı bir külfet yüklediğini ve kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi kişi aleyhine bozarak orantısız bir sınırlamaya neden olduğunu tespit etmiştir.

Bu bağlamda, dava konusu işlemin hukuki dayanağı, bu şekilde Anayasa Mahkemesi'nce saptanmış bir Anayasa'ya aykırılık ile sakatlanmıştır.

Her ne kadar Anayasa Mahkemesi, bu iptal kararının yürürlüğünü yasama organına yeni düzenleme yapması için süre tanımak amacıyla 9 ay süreyle ertelemiş ise de; Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı ve Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi esastır. Bu erteleme, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış bir hükmün, yargı organları tarafından görülmekte olan davalarda uygulanmaya devam edilmesine cevaz vermez.

Somut olayda, davacı şirket, zorunlu bir başvuru yolunu kullanarak idarenin hukuka aykırı bir eylemini tespit ettirmiş ve bu tespiti "düzeltici işlem" kararı ile sabit hale gelmiştir. Davacının, idarenin bu hukuka aykırılığını ortaya çıkarmak için ödemek zorunda kaldığı 101.344,00-TL'lik bedelin, "iddialarının tamamında haklı çıkmadığı" gerekçesiyle kendisine iade edilmemesi, Anayasa Mahkemesi kararında belirtildiği üzere mülkiyet hakkına orantısız bir müdahale teşkil etmektedir.

Bu durumda, Anayasa Mahkemesi kararıyla yasal dayanağı ortadan kalkan ve Anayasa'nın 35. maddesiyle korunan mülkiyet hakkına orantısız bir müdahale teşkil ettiği saptanan kurala dayanılarak tesis edilen dava konusu Kurul kararının "başvuru bedelinin iade edilmemesine" ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası uyarınca idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu gözetildiğinde hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı 101.344,00-TL başvuru bedelinin, dava tarihi olan 14/12/2025 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline, davacının ödemek zorunda kaldığı 101.344,00-TL başvuru bedelinin, dava tarihi olan 14/12/2025 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine...” gerekçeleriyle başvuru bedelinin iade edilmemesi işleminin iptaline karar verilmiştir.

 

Anayasa'nın 138'inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

 

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28'inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

 

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

 

  1. Kamu İhale Kurulunun 19.11.2025 tarihli ve 2025/UH.II-2451 sayılı kararının başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunmadığı gerekçesiyle başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığına ilişkin kısmının iptaline,

 

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 101.344,00 TL tutarındaki başvuru bedelinin 14.12.2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte başvuru sahibine iadesine,

                 


   Oybirliği ile karar verildi.