SayıştaySayıştay Temyiz Kararı57614

Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire6
Dosya No48360
Yılı2018
Konu: Belediyede tekniker kadrosunda yer alan bir memurun unvan değişikliği sınavında başarılı olmak koşulunu sağlamadan mühendis kadrosuna atanması

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

130 İlam sayılı Daire Kararının 11’inci maddesiyle, …’nın Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’e aykırı olarak, unvan değişikliği sınavında başarılı olma koşulu sağlanmadan mühendis kadrosuna atanması sonucu oluşan … TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: (önceki) Belediye Başkanı ile (önceki) İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü.

20.03.2024 tarih ve 56574 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesiyle, 130 İlam sayılı Daire Kararının 11’inci maddesinin Tasdikine hükmedilmiştir.

Esas yönünden inceleme

Somut uygulama

... 1983 yılında … Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden (4 yıllık) mezun olmuştur.

15.12.2000 tarihinde açıktan fen memuru kadrosuna atanmıştır. Adı geçen kişi … Belediyesinde tekniker olarak çalışmaktayken 15.03.2010 tarihinde unvan değişikliği sınavında başarılı olma koşulunu sağlamadan 657 sayılı Kanun m.68/B’ye göre mühendis kadrosuna atanmıştır.

Tekniker ... unvan değişikliği sınavında başarılı olamamış ve mühendis kadrosuna atanmak konusunda açtığı dava (... 2. İdare Mahkemesinin 2008/… tarih ve 2008/… No.lu Kararı) aleyhine sonuçlanmıştır. İdare Mahkemesi Kararında unvan değişikliğine tabi bir kadroya ancak sınavla atama yapılabileceği belirtilmektedir. Buna rağmen ..., 11.02.2010 tarihli dilekçesi ile Belediye Başkanlığı Makamından yaptığı talep üzerine, unvan değişikliği sınavında başarılı olma koşulu sağlanmadan 19.02.2010 tarihinde mühendis kadrosuna atanmıştır.

Mevzuat

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in “Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” başlıklı 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının a-bendinde mühendis kadrosu unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında sayılmıştır.

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in “Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8’inci maddesinin ilgili kısımları aşağıdadır:

“(1) Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aşağıdaki genel şartlar aranır.

a) …

b) Unvan değişikliği sınavında başarılı olmak,

c) Yükseköğrenim mezunu olanların 1-4 dereceli kadrolara atanmaları için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak.”

Yönetmelik’in “Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 9’uncu maddesinin ilgili kısmı aşağıdadır:

“(1) Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aşağıdaki özel şartlar aranır.

a) Mühendis, … kadrolarına atanabilmek için;

1) Fakülte veya dört yıllık yüksekokulların ilgili bölümlerinden mezun olmak,”

17.04.2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın (Resmi Gazete tarihi: 05.05.2006, sayısı: 26159) ilgili maddeleri aşağıdadır:

“Esas alınacak sınıf, kariyer, kadro ve görev unvanları

MADDE 3 - (1) …

b) I sayılı Cetvelin (B) ve (C) bölümlerinde yer alan zamlar ile II sayılı Cetvelin (C), (E) ve (F) bölümlerinde yer alan özel hizmet tazminatının ödenmesinde, anılan bölümlerde ayrıca belirtilen istisnai durumlar hariç olmak üzere, personelin işgal ettiği kadronun sınıfı ve kariyeri, / … esas alınır.”

“Bazı özel durumlara ilişkin esaslar

MADDE 4 - (1) Bu Karara ekli I, II ve III sayılı cetvellerde yer alan zam ve tazminatların ödenmesinde aşağıdaki esaslara uyulur:

… / e) Kurumların teknik ve sağlık hizmetleri sınıflarına ait kadrolarında bulunanlardan, bulundukları hizmet sınıflarına atanılabilecek mesleki bir üst öğrenimi bitirenlere, cetvellerde ayrıca belirtilen istisnai durumlar hariç olmak üzere, kariyerleri (mesleki üst öğrenimleri) esas alınarak zam ve tazminat ödenir. Kadroları teknik ve sağlık hizmetleri sınıflarında bulunanlardan, bulundukları hizmet sınıflarından bir kadroya atanılamayacak herhangi bir üst öğrenimi bitirenlere ise bitirdikleri üst öğrenimden dolayı zam ve tazminat ödenmez.”

2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekindeki I sayılı cetvelde “iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük ve mali sorumluluk zammı”, II sayılı cetvelde özel hizmet tazminatı, III sayılı cetvelde “diğer tazminatlar” adı altında eğitim öğretim tazminatı, din hizmetleri tazminatı, emniyet hizmetleri tazminatı, mülki idare amirliği özel hizmet tazminatı, denetim tazminatı ve adalet hizmetleri tazminatı yer almaktadır.

5018 sayılı Kanun’un “Kamu zararı” kenar başlıklı 71’inci maddesinin ilgili kısımları aşağıdadır:

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde; … g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır. …”



Değerlendirme

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’e göre, somut uygulamada Belediyede tekniker kadrosundan mühendis kadrosuna atanabilmek için, unvan değişikliği sınavında başarılı olmak koşulunun sağlanması gerekmektedir. Somut uygulamada 657 sayılı Kanun ve Yönetmelik’te belirtilen öğrenim süresi ve hizmet yılı koşulları sağlanmaktadır. Ancak adı geçen kişinin tekniker kadrosundan mühendis kadrosuna atanmasında unvan değişikliği sınavında başarılı olma koşulu sağlanmamıştır.

657 sayılı Kanun ve Yönetmelik’te belirtilen koşullar seçimlik değil kolektif olarak sağlanması gereken koşullardır. Belediyede mühendis kadrosuna atanmakta aranan şartlardan herhangi birinin sağlanmaması durumunda, yapılan atama mevzuata aykırı olacaktır. Buna göre, somut uygulamada ...’nın tekniker kadrosundan unvan değişikliği sınavında başarılı olmak koşulu sağlanmadan mühendis kadrosuna atanması mevzuata aykırıdır.

Daire Kararında, adı geçen kişiye mühendis kadrosunda bulunması dolayısıyla fiilen ödenen ek ödeme, ek gösterge ve ek özel hizmet tazminatı tutarları ile bu kişi tekniker kadrosunda bulunsaydı kendisine ödenecek olan ek ödeme, ek gösterge ve ek özel hizmet tazminatı tutarları arasındaki fark kamu zararı olarak tespit edilmiştir. Kamu zararı, adı geçen kişi tekniker kadrosunda kalsaydı 2018 yılında bulunacağı derecesiyle mevzuatın 2018 yılında yürürlükte olan haliyle verilebilecek en yüksek gösterge veya oranlar esas alınarak hesaplanmıştır.

Sorumlu tarafından, ...’nın mühendislik mimarlık fakültesi inşaat mühendisliği bölümü (4 yıllık) mezunu olması dolayısıyla 17.04.2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki olan Kararın 3 ve 4’üncü maddeleri gereği kamu zararı oluşmadığı savunulmaktadır. Bu savunmanın reddi gerekir. Zira Daire Kararının kamu zararı tablosunda 2006/10344 sayılı BKK eki Kararın I-II-III sayılı cetvellerinde düzenlenen ödemeler yer almamaktadır. Yani kamu zararı tablosu, 2006/10344 sayılı BKK eki Kararın 3 ve 4’üncü maddeleri gözetilerek hazırlanmıştır. Kamu zararı tablosunda yer alan unsurlardan ek ödeme ve ek gösterge puanları ve tutarları 2006/10344 sayılı BKK eki Kararda düzenlenmemiştir. Kamu zararı tablosunda yer alan unsurlardan ek özel hizmet tazminatı ise 2006/10344 sayılı BKK ekindeki Karara ekli II sayılı cetvelin “(E) Teknik Hizmetler” bölümünde yer almakla birlikte bu bölümün 6’ncı sırasında “Bu ek özel hizmet tazminatının ödenmesinde ilgililerin kadroları esas alınır.” denmesi dolayısıyla ... mühendislik fakültesi mezunu olsa da Daire Kararında bu kişiye ödenmesi gereken ek ÖHT’nin tekniker kadrosu esas alınarak tespit edilmesi mevzuata uygundur. Yani teknik hizmetler sınıfında yer alan personel için III sayılı cetvelde yer alan ek ÖHT’nin eğitim durumu değil kadroya göre ödenmesi, istisnanın istisnasıdır. Buna göre Daire Kararında yer alan kamu zararı hesabının mevzuata uygun olduğu anlaşılmıştır.

Sorumluluk yönünden inceleme

Daire Kararında (önceki) Belediye Başkanı ile (önceki) İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü kamu zararından sorumlu tutulmuştur. Sorumlulardan (önceki) İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü … tarafından karar düzeltilmesi başvurusunda bulunulmuştur.

19.02.2010 kayıt tarihli ve 282 kayıt no.lu personel hareketleri onayında, ...’nın tekniker kadrosundan mühendis kadrosuna atanmasını İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü … görev ve yetkisi dahilinde teklif etmiştir. Personel hareketleri onayında Belediye Başkanı, adı geçen kişinin teklif edilen atanmasına onay vermiştir.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü … görev ve yetkisi dahilinde ...’nın atanmasını teklif etmesi dolayısıyla, bu atama sonucunda oluşan kamu zararından …’ın uygun illiyet bağı dahilinde sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Sorumlu … tarafından 2010 yılında insan kaynakları ve eğitim müdürü görevinden alındığı, 2018 yılında oluşan kamu zararından sorumlu tutulmaması gerektiği ifade edilmiştir. Bu savunmanın reddi gerekir. Mevzuata aykırı bu atama işlemi dolayısıyla 2018 yılında oluşan kamu zararında, 2010 yılında atamayı teklif eden İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü …’ın sorumluluğu bulunmaktadır.

Sonuç olarak, konunun esas yönünden incelenmesi neticesinde, Daire Kararına konu olan atama işleminde 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde düzenlenen “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kapsamında kamu zararı oluştuğu anlaşılmıştır.



BU İTİBARLA, yukarıda belirtilen gerekçeyle sorumlunun savunması reddedilerek, 743 Karar-130 İlam sayılı Daire Kararının 11’inci maddesinin Tasdiki hükmünü içeren 20.03.2024 tarih ve 56574 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1’inci maddesinin KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL BULUNMADIĞINA (7…’ün aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,

Karar verildiği 08.01.2025 tarih ve 57614 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

(Karşı oy gerekçesi

…’ün karşı oy gerekçesi

Tekniker Kadrosunda bulunan, mühendislik fakültesi mezunu olan ...’nın unvan değişikliği sınavına girmeksizin 15.03.2010 tarihinde mühendis kadrosuna ataması yapıldığı anlaşılmaktadır.

İlgilinin mevzuata aykırı olarak mühendislik kadrosuna atandığı anlaşılmaktadır. Ancak her hukuka aykırı işlemin sonucunun İdari, mali veya cezai müeyyidesinin olması gerektiğinde de tereddüt bulunmamaktadır. İşlemin niteliği dikkate alınmak suretiyle uygulanacak müeyyidenin belirlenmesi gerekmektedir.

Olayda söz konusu şahsın mühendisliğe atanmasının Yönetmelik’e aykırı olduğu kabul edilse bile görev yaptığı dönemlerde “MÜHENDİS” kadrosunda bulunduğu ve mühendislik görevi yürüttüğü, kendisine de mevzuatta mühendis için öngörülen ücretlerin ödendiği anlaşılmaktadır.

5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler;

“a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,”

şeklinde belirlenmiştir.

5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi gereğince, kamu zararının belirlenmesinde esas alınması gereken; ilgiliye hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapıldığı, hizmet yaptırılmadan ödeme yapıldığı, hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alındığı veya Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkanımız bulunmamaktadır. Diğer taraftan ilgilinin, Yönetmelik’te aranan şartları taşımaması nedeniyle görevini gereği gibi yerine getiremediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirme de bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde tanımlanan şekilde oluşmuş bir kamu zararı bulunmamasına ve aynı maddede belirlenen unsurların hiç birisini taşımamasına rağmen, 2010 yılında tesis edilen işlemin salt hukuka aykırı olması gerekçesiyle kamu zararına hükmedilmesinin “KAMU ZARARI” kavramı ile bağdaşmayacağı açıktır. Hukuka aykırı tesis edilen söz konusu işlem nedeniyle, sorumlular hakkında idari ve/veya cezai müeyyidenin uygulanması gerektiği bu nedenle de, 6085 sayılı kanunun 78 inci maddesi çerçevesinde konunun cumhuriyet savcılığı veya ilgili Bakanlığına bildirilmesinin mümkün olduğu, bu yapılmaksızın, ilgiliye yapılmış olan ödemelerin kamu zararı olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı bu nedenle verilen daire kararı ile ilgili olarak karar düzeltmesine mahal bulunduğu kanaatiyle aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.)