SayıştaySayıştay Temyiz Kararı56801
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire7
Dosya No53392
Yılı2021
Konu: Eğitim Yardımı
74 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile; 25 yaş altındaki lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören öğrencilere müracaatları alınarak eğitim yardımı adı altında nakdi ödemede bulunulması, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a, 38/n ve 60/i maddeleri kapsamında maddi durumu iyi olmayan ailelerin yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan sosyal yardım niteliğinde olduğundan ve 5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un 2’nci maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, sorgu konusu edilen ... TL ödeme ile ilgili olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilmiştir.
Söz konusu hükme karşı temyize gelen Sayıştay Başsavcılığı adına Savcı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle;
...Büyükşehir Belediyesinin 25 yaş altındaki lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören üniversite öğrencilerine müracaatları alınarak Eğitim Yardımı adı altında nakdi ödemede bulunulmasına ilişkin olarak Dairenin çıkardığı söz konusu İlam'ın 2'nci maddesi ile verilen "ilişilecek husus bulunmadığına" şeklindeki hükmünün bozulması talebi olduğu,
TEMYİZ SEBEPLERİ:
Aşağıda açıklanacağı üzere, verilen Kararda mevzuata aykırılık söz konusudur.
5102 sayılı Kanun'un 2'nci maddesinde yer alan "... (belediyeler hariç)..." ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 20/11/2008 tarih ve E.: 2004/24, K.: 2008/165 sayılı Kararı ile iptali edilmesi sonucunda her ne kadar 2006'da yayınlanmış ...Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliğinde üniversite öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceği belirtilse de 5102 sayılı Kanunun hükmü karşısında uygulanma imkanının bulunmadığı,
Başsavcılığımızca yapılan değerlendirmeler nedeniyle;
Daire İlamında yer alan ilişilecek hususun bulunmadığına dair kararda yer alan gerekçelerin Anayasa Mahkemesinin 20/11/2008 tarihli ve E: 2004/24, K: 2008/165 sayılı iptal kararında belirttiği hukuk devleti ilkesine aykırılık hükmünü karşılamadığı,
5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine ilişkin Kanun'un "Burs ve kredilerin verilmesi" başlıklı 2'nci maddesinde yer alan istisna hükmün iptali ile Belediye Meclisince çıkarılan ve halen yürürlükte bulunan "... Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği'nin “Sosyal Yardımlardan Yararlanma Hakkı” başlıklı 7'nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kurumlarında eğitimini sürdürmekte olan yükseköğretim öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceğine dair hükmün uygulanabilir olmadığı,
Kaldı ki, verilecek burs, mezkûr Yönetmeliğe göre sadece kamuya ait eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrencileri kapsamasına rağmen dayanak gösterilen yönetmeliğe aykırı olarak vakıf ve özel üniversite öğrencilerine de verildiği,
5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanunun "Burs ve kredilerin verilmesi" başlıklı 2'nci maddesinde belediyelerin yükseköğrenim öğrencilerine burs, kredi veya herhangi bir nakdi yardım verebilmesinin mümkün olmadığı,
5393 sayılı Kanunun 60, 15 ve 14'üncü maddelerine dayanılarak üniversite öğrencilerine verilen burs mahiyetindeki ödemelerin Anayasa Mahkemesinin mezkûr kararı ve 5102 sayılı Kanunun 2'nci maddesi karşısında uygulama alanının kalmadığı,
2021 yılında 3 ayrı ödeme yapıldığı, bir defaya mahsus ödeme niteliği taşımadığı, Mart, Haziran ve Aralık aylarında ödemelerin gerçekleştirildiği, her yıl mutat hale gelen ve düzenli olarak ödenen "... ... Eğitim Yardımı" kapsamında periyodik nitelik kazandığı, bu nedenlerle Daire Kararının hukuka aykırı olduğu değerlendirildiğinden kamu zararının mevcut olduğu,
Savunmalarda ileri sürülen en temel husus olarak, üniversite öğrencilerine yapılan yardımın burs değil muhtaç öğrencilere eğitim desteği şeklinde verildiği ısrarla belirtilmesine rağmen, gerek ... Büyükşehir Belediyesinin resmi web sitesinde, gerekse yetkililerin basın açıklamalarında, yapılan ödemelerin burs olduğu açıkça vurgulanmakta olup, aşağıda Belediyenin resmi web sitesinde "İcraatlar" bölümünde yer alan üniversite öğrencilerine yapılan ödemelerin niteliğine ilişkin açıklamanın aynen aldığı:
"2019'dan beri öğrencilerimize geri ödemesiz eğitim desteği veriyoruz.
Genç Üniversiteli Desteği kapsamında … öğrenciye toplamda ... TL'den fazla burs verdik.
2019- 2020 eğitim döneminde … öğrenciye,
2020- 2021 eğitim döneminde … öğrenciye,
2021- 2022 eğitim döneminde ise … öğrenciye ... TL burs verdik.
2022- 2023 eğitim döneminde … öğrenciye ... TL burs veriyoruz.
"..." eğitim destek programı kapsamında ilkokul, ortaokul ve lisede okuyan yetim, öksüz, engelli çocuklara ve şehit çocuklarına nakdî destek veriyoruz. Program kapsamında … çocuğumuza … TL'den fazla destek verdik.
Lise ve üniversiteye hazırlanan öğrencilere 100.000 soru bankası ulaştırdık.
Lise ve üniversite tercih dönemlerinde ücretsiz rehberlik ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz.
... öğrenci burs başvurusu nasıl yapılır?"
... (12.06.2023 tarihi itibariyle) şeklinde olduğu,
...Büyükşehir Belediyesinin 2021 yılı hesabının 7. Daire'de yargılanması sonucu çıkarılan 30.03.2023 tarih ve 74 sayılı İlam'ın 2'nci maddesi ile verilmiş bulunan "ilişecek husus bulunmadığı" yönündeki hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi gereğince bozularak dosyanın Dairesine iadesinin uygun olacağı, belirtilmiştir.
İlgililerin Karşılaması:
Sayıştay Başsavcılığı tarafından verilen temyiz dilekçesi, sorgu ile sorumlu tutulan Harcama Yetkilisi ... (Sosyal Hizmetler Daire Başkanı), Gerçekleştirme Görevlisi ... (Sosyal Hizmetler Şube Müd. V.), Diğer Sorumlular; ... (Genel Sekreter Yard.- Değerlendirme Kurulu Başkanı), ... (Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müd. V.-Değerlendirme Kurulu Üyesi), ... (Engelliler Şube Müd. V.- Değerlendirme Kurulu Üyesi)’ya tebliğ edilmiş olup, adı geçen kişilerden ..., ..., ... ve ... tarafından gönderilen aynı nitelikteki yazılı savunmalarda özetle;
KONU:
...Büyükşehir Belediyesinin 25 yaş altındaki lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören üniversite öğrencilerine müracaatları alınarak eğitim yardımı adı altında nakdi ödemede bulunulmasına ilişkin 7. Daire tarafından çıkarılan İlamın 2’nci maddesi ile verilen “ilişilecek husus bulunmadığına” şeklindeki hükmün bozulması istemine dair Sayıştay Başsavcılığının temyiz talebine karşı cevapların sunulduğu:
AÇIKLAMALAR:
A-7. DAİRE KARARI VE BAŞSAVCILIĞIN TEMYİZ NEDENLERİ
...Büyükşehir Belediyesinin 25 yaş altıdaki lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören üniversite öğrencilerine müracaatları alınarak Eğitim Yardımı adı altında mevzuata aykırı olarak nakdi ödemede bulunulduğuna ilişkin olarak 7. Daire tarafından çıkarılan ilam’ın 2’nci maddesi ile;
5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2’nci maddesiyle, burs ve kredilerin tek elden yapılmasının amaçlanmış olduğu, Anayasa Mahkemesinin madde metninde yer alan "... (belediyeler hariç) ...” ibaresini iptal ettiği, iptal kararının gerekçesinde; mükerrerliğin önlenmesi, adil ve dengeli bir dağılımın sağlanarak, daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistemin oluşturulmasının amaçlandığı, anılan Kanunda yapılan düzenlemenin amacından ve Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, burs veya kredi ödemeleri ile, belirlenmiş periyotlarla ve miktarlarla yükseköğrenim öğrencilerine sağlanan yardımların kastedilmekte olduğu, somut olayda olduğu gibi, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a, 38/n ve 60/i maddeleri kapsamında maddi durumu iyi olmayan ailelerin yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan nakdi sosyal yardımın, 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesindeki sınırlamalarla değerlendirilemeyeceği, bu itibarla, maddi durumu iyi olmayan aile ve öğrencilerin koşullarının birlikte dikkate alınarak yükseköğrenime devam eden öğrencilere yapılan nakdi sosyal yardım ödemelerinin “kamu zararı” olarak nitelendirilmesinin anılan düzenlemelerle bağdaşmayacak olduğu, bu nedenle sorgu konusu edilen toplam ... TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına karar verildiği,
Sayıştay Başsavcılığı kararın muhalefet şerhine de değinerek; Daire İlamında yer alan ilişilecek hususun bulunmadığına dair kararında yer alan gerekçelerin Anayasa Mahkemesinin 20/11/2008 tarihli ve E: 2004/24, K: 2008/165 sayılı iptal kararında belirttiği hukuk devleti ilkesine aykırılık hükmünü karşılamadığı, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine ilişkin Kanun'un "Burs ve kredilerin verilmesi" başlıklı 2'nci maddesinde yer alan istisna hükmün iptali ile Belediye Meclisince çıkarılan ve halen yürürlükte bulunan "... Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği'nin “Sosyal Yardımlardan Yararlanma Hakkı” başlıklı 7'nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kuramlarında eğitimini sürdürmekte olan yükseköğretim öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceğine dair hükmün uygulanabilir olmadığı, ayrıca 5393 sayılı Kanunun 60, 15 ve 14'üncü maddelerine dayanılarak verilen burs mahiyetindeki ödemelerin Anayasa Mahkemesinin mezkur kararı karşısında uygulama alanının kalmadığı, bu nedenlerle Daire Kararının hukuka aykırı olduğu değerlendirildiğinden kamu zararı mevcut olduğu belirtilerek ...Büyükşehir Belediyesinin 2021 yılı hesabının 7. Daire'de yargılanması sonucu çıkarılan 30.03.2023 tarih ve 74 sayılı ilamın 2'nci maddesi ile verilmiş bulunan "ilişecek husus bulunmadığı" yönündeki hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi gereğince bozularak dosyanın Dairesine iadesinin uygun olacağı düşüncesiyle temyiz talebinde bulunulduğu,
B-CEVAPLAR:
I. Başsavcılığın;
5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun'un "Burs ve kredilerin verilmesi" başlıklı 2'nci maddesinde yer alan istisna hükmünün iptali ile Belediye Meclisince çıkarılan ve halen yürürlükte bulunan "... Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” nin “Sosyal Yardımlardan Yararlanma Hakkı” başlıklı 7'nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kuramlarında eğitimini sürdürmekte olan yükseköğretim öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceğine dair hükmün uygulanabilir olmadığına, ayrıca 5393 sayılı Kanunun 60, 15 ve 14'üncü maddelerine dayanılarak verilen burs mahiyetindeki ödemelerin Anayasa Mahkemesinin mezkur kararı karşısında uygulama alanının kalmadığına, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanunun “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2’nci maddesinde belediyelerin yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi veya herhangi bir nakdi yardım verebilmesinin mümkün olmadığına ilişkin görüşün aşağıda açıklanacak olan nedenlerden dolayı hukuken geçerli olmadığı, Şöyle ki;
Anayasa Mahkemesinin öğrenci burs ve kredileriyle ilgili bir yasa hükmünü iptal etmesi, iptal edilen hükümle hiçbir ilgisi bulunmayan başka bir kanun hükmünün uygulanma alanını ortadan kaldırdığı şeklindeki görüşün hangi hukuki gerekçeye dayandırıldığının Başsavcılık tarafından açıklanmadığı,
Anayasa Mahkemesinin 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesinde yer alan parantez içindeki “... (belediyeler hariç) ...” ibaresini; mükerrerliğin önlenmesi, adil ve dengeli bir dağılımın sağlanarak, daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistemin oluşturulmasının amaçlandığı gerekçesiyle iptal ettiği, diğer bir deyimle iptal edilen hususun, burs ve kredilerle ilgili olduğu ve sosyal yardımlarla iptal hükmünün her hangi bir bağlantısının, ilişiğinin bulunmadığı, öte yandan 5393 sayılı Kanunun 60, 15 ve 14'üncü maddelerinde burs ve krediden değil, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizlere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlardan söz edildiği, 5393 sayılı Kanunun 60, 15 ve 14'üncü maddelerinin her hal ve durumda tüm belediyelerce uygulandığı, Başsavcılığın bu konudaki görüşünün hukuki bir dayanağının bulunmadığı,
Bilindiği üzere Başsavcılık tarafından uygulanma olanağı kalmadığı belirtilen 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; mahalli ve müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal yardım yapmanın belediyenin görev ve sorumlulukları arasında; 38’inci maddesinin birinci fıkrasının (n) bendinde, bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmanın belediye başkanının görev ve yetkileri arasında; 60’ncı maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde de dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizlere yapılacak sosyal hizmet ve yardımların belediye giderleri arasında sayıldığı,
Öte yandan 5393 sayılı Kanunun ‘Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinin (b) bendinde “Kanunların belediyeye verdiği yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarmak” ın belediyenin yetkileri arasında, “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18’inci maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde de “Belediye tarafından çıkarılacak yönetmelikleri kabul etmek” İn belediye meclisinin görevleri arasında sayıldığı,
Bu hükümlerin, maddi imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle öğrenimlerini sürdürmekte zorlanan her kademedeki öğrencilerle yoksunluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken dar gelirli, yoksul, muhtaç, kimsesiz ve özürlülere sosyal yardım yapılması konusunda idareye yönetmelik çıkarma yetkisini verdiği,
Yoksunluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken dar gelirli, yoksul, muhtaç, kimsesiz ve özürlülere bütçe imkanları dahilinde yapılacak aynî ve nakdî sosyal yardımlar ile özürlü merkezlerinin oluşturulması, kadın ve çocuk korunma evleri açılması, meslek ve beceri kazandırma ve diğer sosyal hizmetlerin yürütülmesine dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulmuş olan “...Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” nin “sosyal yardımlardan yararlanma hakkı” başlıklı 7’nci maddesinde; maddede gösterilen kişilerin belediyece yapılacak sosyal yardımlardan yararlanmaya haklarının bulunduğunun yazıldığı, bu maddenin (b) bendinde ise; Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kurumlarında eğitimini sürdürmekte olan muhtaç ilköğretim, lise ve yükseköğretim öğrencilerin sosyal yardımlardan yararlanacaklarının hükme bağlandığı,
Yönetmeliğin 7’nci maddesi dayanağını 5393 sayılı Kanunun 14, 15, 18, 38/n ve 60’inci maddelerinden aldığı, Kanunun bu maddelerinin herhangi bir kanunla yürürlükten kaldırılmadığı ve yüksek yargı tarafından da iptal edilmemiş olmakla hükmünü icra ettiği, o halde bu hükümlere dayanan Yönetmelik hükümlerinin de Başsavcılığın iddiasının aksine hükmünü icra ettiği, aksine yorumların hukuka uygun olmayan yüzeysel nitelikte ve geçerliliği bulunmayan yorum olmaktan öteye geçemeyeceği,
Nitekim Sayıştay 7. Daire de temyize konu kararında; 5102 sayılı Kanun’un 2'nci maddesiyle, burs ve kredilerin tek elden yapılmasının amaçlanmış olduğu, bu nedenle Anayasa Mahkemesinin madde metninde yer alan "... (belediyeler hariç) ..." ibaresini iptal ettiği, iptal kararının gerekçesinde; mükerrerliğin önlenmesi, adil ve dengeli bir dağılımın sağlanarak, daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistemin oluşturulmasının amaçlandığının belirtilmiş olduğu, 5102 sayılı Kanunla yapılan düzenlemenin amacından ve Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, burs veya kredi ödemelerinden, belirlenmiş periyotlarla ve miktarlarla yükseköğrenim öğrencilerine sağlanan yardımların kastedilmekte olduğuna karar verildiği, somut olayda olduğu gibi, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14/a, 38/n ve 60/i maddeleri kapsamında maddi durumu iyi olmayan ailelerin yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan nakdi sosyal yardımın, 5102 sayılı Kanunun 2'nci maddesindeki sınırlamalarla değerlendirilemeyeceğine karar verildiği,
Bu nedenlerle 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun yukarıda yer verilen 14/a, 38/n ve 60/i maddeleri kapsamında ve bu madde hükümlerine göre yürürlüğe konulan yönetmelik hükümlerine dayanılarak maddi durumu iyi olmayan ailelere ve yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan ve periyodik olmayan sosyal (nakdi) yardım ödemesinin denetçi sorgusuna verilen cevaplarda da belirtildiği üzere 5102 sayılı Kanun’un 2’nci maddesinde sayılan burs ve kredi kapsamında değerlendirmenin, yukarıda açıklanan yasal hükümler çerçevesinde mümkün olmadığı, Başsavcılığın yasaya aykırı nedenlerle yaptığı temyiz isteminin reddine ve 7. Daire kararının onaylanmasına karar verilmesi gerektiği,
II. Başsavcılığın dilekçesinde; mezkûr Yönetmeliğe göre ödemelerin sadece kamuya ait eğitim kuramlarında öğrenim gören öğrencileri kapsamasına rağmen yönetmeliğe aykırı olarak vakıf ve üniversite öğrencilerine de verildiğinin belirtildiği,
Yoksunluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken dar gelirli, yoksul, muhtaç, kimsesiz ve özürlülere bütçe imkânları dâhilinde yapılacak aynî ve nakdî sosyal yardımlar ile özürlü merkezlerinin oluşturulması, kadın ve çocuk korunma evleri açılması, meslek ve beceri kazandırma ve diğer sosyal hizmetlerin yürütülmesine dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulmuş olan “...Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” nin “sosyal yardımlardan yararlanma hakkı” başlıklı 7’nci maddesinde; maddede gösterilen kişilerin belediyece yapılacak sosyal yardımlardan yararlanmaya haklarının bulunduğunun yazıldığı, 7’inci maddenin 1’inci fıkranın b bendinde “Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kurumlarında eğitimini sürdürmekte olan muhtaç öğrenciler (ilköğretim, lise ve yükseköğretim)” ibaresi yer almakla birlikte, aynı fıkranın a bendinde “Belediye sınırları içinde ikamet eden muhtaç, yoksul, kimsesiz, düşkün ve özürlü kişilerin sosyal yardımlardan yaralanma hakkı olduğu” nun belirtildiği, aynı maddenin 2’nci fıkrasında ise “Sosyal yardımların yapılmasında temel amaç ihtiyaç sahiplerinin gıda, giyinme, barınma, ısınma, eğitim, sağlık gibi temel nitelikte sosyal ve ekonomik sorununun çözümünde ona yardımcı olunmasıdır.” ibaresinin yer aldığı,
Belediyece yapılan sosyal (nakdi) yardım başvurularında maddi durumu iyi olmayan aile ve öğrencilerin sosyoekonomik koşulları birlikte dikkate alınarak değerlendirildiği, vakıf ve özel üniversiteye giden öğrencilerin %100 burs ile okuduğuna ilişkin inceleme yapıldığı, ailelerin muhtaçlık durumu tespit edilerek yönetmeliğin daha kapsayıcı maddesi olan 7’inci maddenin 1’inci fıkrasının a bendine ve 2’inci fıkrasına uygun olarak öğrencilere ve ailelerine nakdi sosyal yardım yapıldığı,
III. Başsavcılığın 2021 yılında 3 ayrı ödeme yapıldığı, bir defaya mahsus ödeme niteliği taşımadığı, Mart, Haziran ve Aralık aylarında ödemelerin gerçekleştiği, her yıl mutat hale gelen ve düzenli olarak ödenen “... ... Eğitim Yardımı” kapsamında periyodik nitelik kazandığı, bu nedenle Daire Kararının hukuka aykırı olduğu yönünde değerlendirmede bulunduğu,
Başsavcının “3 ayrı ödeme yapıldığı ifadesi” nin aynı kişiye veya aileye 3 ödeme yapıldığı yönünde bir algı yarattığı, ancak bunun doğruyu yansıtmadığı, ödeme yapılan aileler ve miktarlarda farklılıkların bulunduğu, ayrıca “... ... Eğitim Yardımı” sosyal yardım kapsamında yapılan nakdi sosyal yardımların, her yıl verilen bir sosyal yardım hizmeti olduğu, ancak sosyal yardım alan kişilerde her yıl değişimlerin yaşandığı, hizmetin mutat hale gelmiş olmasının, hizmet alan kişilerin düzenli olarak burs ve uzun vadeli borç olarak nitelendirilen kredi şeklinde bir ödeme aldığı şeklinde bir yorumlamanın gerçeği yansıtmadığı,
IV. Başsavcılığın, ...Büyükşehir Belediyesi’nin resmi web sitesinde ve yetkililerin basın açıklamalarında, yapılan ödemelerin burs olduğunun vurgulandığının belirtildiği,
Bilindiği üzere sosyal yardımlar, ihtiyaç sahibi vatandaşlara program türlerine göre tahsis edilen gıda, barınma, yakacak gibi temel ihtiyaçları da kapsayan yardımlar olup, eğitim yardımları, aile yardımları, engellilere yönelik yardımlar, özel amaçlı yardımlar, sağlık yardımları gibi başlıklarda da gruplanabildiği, benzer şekilde, nakdi sosyal yardımların da farklı özellikleri barındıran farkı gruplara yönelik çeşitlenebildiği, ... ... Eğitim Yardımı’ nın maddi durumu iyi olmayan aile ve öğrencilerin koşullarının birlikte dikkate alınarak yükseköğrenime devam eden öğrencilere ve ailelerine yapılan nakdi sosyal yardım olduğu, ancak yapılan sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşabilmesi için vatandaşların anlayabileceği bir iletişim dili kullanılmasının önemli olduğu, kullanılan iletişim dilinin, yapılan yardımın mevzuatını, yasal çerçevesini belirlemediği ve tanımlamadığı, yalnızca projenin ihtiyaç sahipleri arasında bilinirliğinin artmasını ve ulaşılabilir olmasını sağlamak amacıyla değerlendirildiği, bu nedenlerle 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun yukarıda yer verilen 14/a, 38/n ve 60/i maddeleri kapsamında ve bu madde hükümlerine göre yürürlüğe konulan yönetmelik hükümlerine dayanılarak; sosyoekonomik koşulları birlikte dikkate alınarak değerlendirilen ve muhtaçlık durumu tespit edilen ailelere ve yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan ve sosyal (nakdi) yardım ödemesinin burs ve kredi kapsamında değerlendirilmesinin, doğru olmayacağı,
V. Başsavcılığın, Daire Kararının hukuka aykırı olduğunu değerlendirerek kamu zararının mevcut olduğu görüşünü bildirdiği, bu görüşün de doğru olmadığı, zira ortada kamu zararının söz konusu olmadığı, Şöyle ki;
5018 sayılı Kanunun "Kamu zararı" başlıklı 71’inci maddesinde, “Kamu zararı, mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.
Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.
Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayım belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.
Kamu zararlarının tahsiline ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükümlerinin bulunduğu,
Sayın Savcılıkça Belediyece yapılan sosyal (nakdi) yardımın burs ödemesi şeklinde ele alınarak (g) bendinde yer alan “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hükmü kapsamında değerlendirildiği, oysa belediyece ihtiyaç sahibi öğrencilere ve ailelerine yapılan sosyal (nakdi) yardımın burs olmadığı, maddi durumu iyi olmayan aile ve öğrencilerin koşulları birlikte dikkate alınarak yükseköğrenime devam eden öğrencilere ve ailelerine yapılan nakdi sosyal yardım olduğu, yasal dayanağını 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesindeki "Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı alık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır.”, “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38’inci maddesindeki “n) Bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak, engellilere yönelik hizmetleri yürütmek ve engelliler merkezini oluşturmak” ve “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesindeki “i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar” şeklindeki hükümler olduğu, dolayısıyla maddi durumları iyi olmayan yükseköğrenime devam eden muhtaç öğrencilere ve ailelerine yapılan nakdi sosyal yardımın “Mevzuatında öngörülen bir ödeme” olduğu konusunda hiçbir duraksamanın bulunmadığı,
Yapılan hukuksal değerlendirmeler, sorgu konusu olan sosyal yardımların; belirlenmiş periyotlarla ve miktarda parasal ödemelerden olan burs ve uzun vadeli borç olarak nitelendirilen kredi şeklinde bir ödeme olmadığı, yasal dayanağını 5393 sayılı Belediye Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği olduğu, bu sebeple kamu zararının belirlenmesinde dikkate alınacak unsur olarak gösterilen 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “Mevzuatında öngörülmediği halde yapılan bir ödeme” şeklindeki hükmün kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
Söz konusu sosyal yardım ödemelerinin, eğitim yardımı olduğu varsayımı ile 5018 sayılı Kanunun "Kamu zararı" başlıklı 71’inci maddesi incelendiğinde dahi, bir kamu zararından söz edilmesinin mümkün görünmediği, Şöyle ki;
Yukarıdaki maddenin birinci fıkrasında kamu zararı tanımının yapıldığı, ikinci fıkrada ise birinci fıkrada tanımlanan hususların geçerli sayılacağı hallerin belirlendiği, bu itibarla 5018 sayılı Kanuna göre kamu zararı sayılan halleri belirlemek için anılan maddenin ikinci fıkrasına bakmak gerekeceği,
İkinci fıkrada yer alan bentler birlikte değerlendirildiğinde ise, 5018 sayılı Kanunun kamu zararı kapsamının, kamu kaynakları kullanılarak piyasadan mal ve hizmet satın alınması sırasında fazla ödeme yapılması, idarenin gelirlerinin tahsili sırasında mevzuata aykırı davranılması ve mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması suretiyle yol açılan zararla sınırlı olduğunun anlaşıldığı, nitekim ikinci fıkra ile belirlenen kapsamın içinde, kamu malına zarar verilmesi, kamu görevlilerinin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle kişilere verdikleri zararın kamu tarafından ödenmek zorunda kalınması ya da mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte mevzuatın yorumunda hataya düşülmek veya ihmal ve kasıt yoluyla fazla ödeme yapılması halleri sayılmadığı, (1)
İkinci fıkra bir bütün olarak değerlendirildiğinde "g" bendinde yer alan "mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" kuralının kapsamının, yine mal ve hizmet alımları nedeniyle yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararı şeklinde anlaşılması gerektiği, (2)
(1) Danıştay İkinci Daire, Esas No: 2010/6877, Karar No: 2010/5117
(2) Danıştay İkinci Daire, Esas No: 2010/6877, Karar No: 2010/5117
Kaldı ki, sorgu konusu olay eğitim yardımı varsayılsa dahi, mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması nedeniyle oluşan kamu zararı olmayıp, mevzuatın öngördüğü bir ödemenin yapılması sırasında hataya düşülmesine ilişkin olacağından, konunun 5018 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, diğer bir ifadeyle, Danıştay İkinci Dairenin dip notta belirtilen kararında da açıklandığı üzere, mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte mevzuatın yorumunda hataya düşülmek veya ihmal ve kasıt yoluyla fazla ödeme yapılması hallerinin 5018/71’inci madde kapsamında olmadığı,
Zira; 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un 2’nci maddesinde aynen;
“Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yüksek öğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir.
Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu İktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tâbi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları birinci fıkrada belirtilen yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirirler.
Genel bütçeli daireler ve katma bütçeli idareler ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu dışında kalan kurum ve kuruluşlarca bildirilen öğrencilere ödeme yapılabilmesi için bu kurum ve kuruluşlarca gerekli meblağ, Yüksek Öğlenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca belirlenen ödeme tarihinden en geç otuz gün Öncesine kadar, Kurum hesabına yatırılır.” denildiği,
Bu hükme göre genel bütçeli daireler ve katma bütçeli idareler ile sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik fonu dışında kalan kurum ve kuruluşların belirledikleri sayıda öğrenciye burs ve kredi verebilecekleri ancak bunu doğrudan değil, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu vasıtasıyla yapabilecekleri, bunun için de gerekli meblağı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca belirlenen ödeme tarihinden en geç otuz gün öncesine kadar, Kurum hesabına yatırmaları gerektiği,
Kabul anlamında olmamak kaydıyla, bir an için belediyenin yükseköğrenim öğrencilerine Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunu aradan çıkarmak suretiyle burs ve kredi verdiği farz edilse yapılan ödemenin kamu zararı olarak değerlendirilemeyeceği, zira gerek 5102 sayılı Kanunun ve gerekse 5393 sayılı Kanunun adı ne olursa olsun yoksunluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken dar gelirli, yoksul, muhtaç, kimsesiz öğrencilere eğitim yardımı ya da burs adı altında sosyal yardım yapılmasına olanak tanıdığı,
Diğer bir ifadeyle; yapılan sosyal yardımların eğitim yardımı/burs olduğu varsayılsa dahi, yapılan ödemenin mevzuatında öngörülmediği halde yapılan bir ödeme olmayacağı, mevzuatın bu tür bir ödemeye olanak tanıdığı, ancak ödenme usulünde farklı bir yol izleyerek ödemenin doğrudan belediye tarafından değil, Kredi ve Yurtlar Kurumu vasıtasıyla yapılmasının öngörüldüğü, bu duruma göre ödemenin aracısız doğrudan yapılmasının mevzuatla belirlenmiş olan usule aykırılık teşkil edebileceği, ancak bu usule aykırı olarak yapılan ödemenin hiçbir şekilde kamu zararı olarak nitelendirilemeyeceği, kamu zararı olarak nitelendirilebilmesi için yapılan ödemenin “mevzuatında öngörülmediği halde yapılan bir ödeme” olması gerektiği, somut olayda eğitim yardımı/burs olduğu varsayımında dahi, mevzuatında öngörülen bir ödeme söz konusu olduğu, ödenme usulünde hata yapılmış olacağı, bu nedenle yapılan ödemenin esas itibariyle kamu zararı olarak değerlendirilemeyeceği,
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle ...Büyükşehir Belediyesinin 25 yaş altındaki lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören üniversite öğrencilerine müracaatları alınarak Eğitim Yardımı adı altında nakdi ödemede bulunulmasına ilişkin Sayıştay 7’nci Daire tarafından çıkarılan İlamın 2’nci maddesi ile verilen “ilişilecek husus bulunmadığına" şeklindeki hükmünün bozulması istemine dair Sayıştay Başsavcılığının temyiz talebinin reddine ve 7. Daire Kararının onaylanmasına karar verilmesini arz ve talep ettiği, belirtilmiştir.
Başsavcılığın Cevabı:
...Büyükşehir Belediyesi 2021 yılı hesabının 7’nci Dairece yargılanması sonucu 30.03.2023 tarihli ve 74 sayılı İlamın çıkarıldığı, İlamın 2'nci maddesinde yer alan ilişiksiz kararına karşı Başsavcılık olarak yapılan temyiz talebi sonrasında sorumlular ..., ..., ... ve ...'nın ayrı ayrı gönderdikleri Başsavcılığın re'sen temyiz talebinin hukuka aykırı olduğu değerlendirmesini ihtiva eden dilekçelerinin incelendiği,
Adı geçenlerin dilekçelerinde özetle; 5102 sayılı Kanunun burs ve kredilerle ilgili olduğu, sosyal yardımlarla her hangi bir bağlantısının olmadığı, üniversite öğrencilerine sadece sosyal yardım yapıldığını, her yıl mutat hale gelen ve düzenli olarak ödenen "... ... Eğitim Yardımı" nın mutat hale gelmiş olması periyodik olduğu anlamına gelmeyeceği, ...Büyükşehir Belediyesinin resmi web sitesinde ve yetkililerin basın açıklamalarında, yapılan ödemelerin burs olduğuna ilişkin açıklamaların ise vatandaşların anlayabileceği bir iletişim dili kullanılması amacıyla gerçekleştirildiği, yapılan ödemelerin 5018 sayılı Kanunun 71'inci maddesi kapsamına girmeyeceği, açıklanan gerekçeler ile Başsavcılığın temyiz talebinin ret edilmesinin talep edildiği,
Dosya içeriğinin incelenmesi neticesinde; sorumluların her birinin ayrı ayrı göndermiş olduğu itiraz dilekçelerinin muhteviyat ve değerlendirmeler açısından benzer olması nedeniyle her birinin dile getirdiği hususların tek bir mütalaa olarak düzenlendiği,
5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun'un "Burs ve kredilerin verilmesi" başlıklı 2'nci maddesinde; "Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yükseköğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir. Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu İktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tâbi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları (...) (1) birinci fıkrada belirtilen yükseköğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yükseköğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirirler." düzenlemesinin bulunduğu,
...Büyükşehir Belediyesince, üniversitelerde öğrenim gören öğrencilere, müracaatları üzerine 5102 sayılı Kanunun 2'nci maddesinde üniversite öğrencilerine nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapılamayacağı açıkça ifade edilmesine rağmen burs olarak ödemenin gerçekleştirildiği,
Sorumlular mali durumu iyi olmayan, muhtaç ailelerin üniversite de öğrenim gören öğrencilerine bu ödemelerin üstelik "burs" adı altında ödendiğini kabul etmekle birlikte 5393 sayılı Kanunun 14, 15 ve 60'ıncı maddeleri gereğince ödeme yapıldığını ifade etmelerine karşın aynı maddelere dayanarak zaten çeşitli adlar ile muhtaç ve yoksul ailelere doğrudan yardım yapıldığı,
Ayrıca, Danıştay İkinci Dairesinin 2010 tarihinde almış olduğu karar gerekçe gösterilerek kamu zararının oluşmadığının ifade edildiği, oysa, Anayasanın "Sayıştay" başlıklı 160'ıncı maddesinin iki ve üçüncü fıkralarında "Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır. (Ek üçüncü fıkra: 29/10/2005-5428/2 md.) Mahallî idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay tarafından yapılır." hükmü mucibince kamu zararı konusunda esas alınması gerekenin Sayıştay kararları olduğu,
Sonuç olarak, üniversite öğrencilerine yapılan ve mutat ödeme şeklinde sorumluların da kabul ettiği, burs ödemesi olarak idare ve yetkililerince ifade edilen ödemelerin 5102 sayılı Kanunun 2'nci maddesine aykırı olarak yapıldığı ve kamu zararının doğduğu düşünüldüğünden Daire Kararının bozulmasının uygun olacağı, belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
06.03.2004 tarih ve 25394 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanunun;
“Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde;
“Bu Kanunun amacı; yurt içinde ve dışında yüksek öğrenim gören öğrencilere burs, kredi ve nakdî yardım verilmesiyle ilgili esas ve usulleri düzenlemektir. Bu Kanun, Kanunda gösterilen tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsar.”
“Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2’nci maddesinde;
“Madde 2- Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yüksek öğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir.
Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tâbi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları (…) birinci fıkrada belirtilen yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirirler.
Genel bütçeli daireler ve katma bütçeli idareler ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu dışında kalan kurum ve kuruluşlarca bildirilen öğrencilere ödeme yapılabilmesi için bu kurum ve kuruluşlarca gerekli meblağ, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca belirlenen ödeme tarihinden en geç otuz gün öncesine kadar, Kurum hesabına yatırılır.
…”
Bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan “… (belediyeler hariç) …” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 20.11.2008 tarihli E:2004/24, K:2008/165 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.
2004 yılında yürürlüğe giren 5102 sayılı Kanunun ilk halinde Belediyeler Kanunun kapsamında dahil edilmemiş, ancak daha sonra Anayasa Mahkemesi’nin mezkur kararında; belediyelerin düzenleme ile getirilen ve burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan yeni sistemin dışında tutulmasının Anayasa'nın hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturduğuna karar verilerek, Kanunun ikinci maddesinin ikinci fıkrasında istisna hükmü içeren “…(belediyeler hariç)…” ifadesinin iptaline karar verilmiştir. İptal kararının 10.03.2009 tarih ve 27165 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmasıyla istisna hükmü yürürlükten kalkmış ve 10.03.2009 tarihinden itibaren belediyeler de 5102 sayılı Kanunun kapsamına dahil olmuşlardır.
5102 sayılı Kanunda; yurt içinde ve dışında yüksek öğrenim gören öğrencilere burs, kredi ve nakdî yardım verilmesiyle ilgili esas ve usuller düzenlenmiştir. Yüksek öğrenim öğrencilerine verilecek burs, kredi ve nakdi yardımlarla ilgili olan bu Kanun, iptal kararının yayımlandığı 10.03.2009 tarihinden itibaren belediyeler açısından 5393 sayılı Kanuna göre hukuken özel kanun durumuna gelmiştir. Dolayısıyla belediyeler bu tarihten sonra, yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi veya yardım-destek adı altında (periyodik ödeme olsun veya olmasın) herhangi bir nakdi ödeme yapamazlar.
Buradan hareketle, Belediye Meclisince çıkarılan ve halen yürürlükte bulunan “...Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” nin belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kurumlarında eğitimini sürdüren muhtaç yüksek öğrenim öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceğine dair hükmü, özel kanuna uygun olmadığından/aykırı hale geldiğinden, artık uygulanması mümkün değildir.
Bu itibarla, oluşan yeni hukuki duruma göre iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren belediyelerin 5102 sayılı Kanun kapsamına girdiği, belediyelerce yüksek öğrenim öğrencilerine yardım niteliğinde yapılan nakdi ödemelerin anılan Kanun hükmüne aykırılık teşkil ettiği ve yapılan ödemeler ile 5018 sayılı Kanunun 71/g maddesi kapsamında kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, Başsavcılığın temyiz talebi kabul edilerek, 74 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile konu hakkında verilen ... TL tutarındaki ilişilecek bir husus bulunmadığına ilişkin kararın BOZULMASINA ve açıklanan hususlar dikkate alınarak yeni bir hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
(Üye ...’in ilave görüşü ile,
Temyiz Kurulu Başkanı-…. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’ın aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 24.04.2024 tarih ve 56801 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
İlave Görüş
...:
Yapılan ödemelere dayanak teşkil eden Belediye Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliğini kabul eden Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri ile yönetmelik hükümlerini yürüten üst yönetici Büyükşehir Belediye Başkanının da 5018 sayılı Kanunun 31’inci maddesi ve 5216 sayılı Kanunun 18/c maddesi kapsamında kamu zararı sorumluluğuna dahil edilmesi gerektiği değerlendirildiğinden, ilam hükmünün çoğunluk görüşünde belirtilen bozma gerekçesine sorumluluk gerekçesinin de eklenmesi gerekir.
Karşı Oy Gerekçesi/Azınlık Görüşü
Temyiz Kurulu Başkanı-…. Daire Başkanı ...:
5393 sayılı Kanunu’nun 14’üncü maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla; gençlik ve spor hizmetleri yapmak veya yaptırmak, gerektiğinde öğrencilere gerekli desteği sağlamak, belediyelere görev olarak verilmiştir.
Aynı Kanunun 15’inci maddesinde, belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak, mahalli müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz almak, kamulaştırmak, satmak, kiralamak veya kiraya vermek, trampa etmek, tahsis etmek, bunlar üzerinde sınırlı ayni hak tesis etmek, belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında gösterilmiştir.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleriyle belediyelere verilen bu hizmetin yürütülmesi için gerekli giderlerin yapılmasına, 5393 sayılı Kanun’un “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yer alan, “Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler” hükmüyle imkân sağlanmıştır.
Belediye Sosyal Yardım Yönetmeliği esaslarına göre üniversite öğrencilerine yapılan yardımlar, nitelikleri itibarıyla burs olmayıp sosyal yardımdır. Belediye Kanunu bu ödemelerin yapılmasına imkân vermektedir. Yapılan yardım ödemelerinin kamu zararı olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
Ayrıca Temyiz Kurulu’nun 17.06.2014/39209 tutanak tarih ve sayılı emsal Kararında; Belediyelerin zabıta varakaları ile tespit ettiği maddi durumu iyi olmayan üniversite öğrencilerine eğitim yardımı ödemesinin 5393 sayılı Kanunun Belediye giderlerinin düzenlendiği 60’ıncı maddesindeki; “i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.” hükmü çerçevesinde yapılan sosyal yardım niteliğinde olduğu değerlendirilerek, kamu zararı hükmünün kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Bu itibarla, Belediye Kanunu’na istinaden ihtiyaç durumu tespit edilen öğrencilere sosyal yardım niteliğinde yapılan ödemelerin, 5102 sayılı Kanun kapsamındaki burs-kredi ödemesi olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, Başsavcılığın temyiz talebi reddedilerek, tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ...:
Somut olayda; ... Büyükşehir Belediyesince (... Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliğinin 11’inci maddesine göre oluşturulan) Değerlendirme Kurulu tarafından yardım için müracaat eden yükseköğrenim öğrencilerinin durumları ve evrakları incelenerek bunlardan muhtaçlığı tespit edilen öğrencilere ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı “Muhtaç Kimselere Yardım” konulu 3 adet Değerlendirme Kurulu Kararına istinaden Kararlarda belirlenen miktarlarda sosyal yardım adı altında ödemeler yapılmıştır.
Bu ödemelerin 5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanunun “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2’nci maddesine aykırılık teşkil ettiği, yüksek öğrenim öğrencilerine burs veya kredinin sadece Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu eliyle verebileceği, Belediyenin eğitim yardımı adı altında nakdi ödemede bulunmasının kamu zararına yol açtığı hususunun sorgu-rapor konusu edilmesi üzerine Sayıştay 7. Dairesinde yapılan yargılamada; 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesinde bahsedilen burs veya kredinin yüksek öğrenim öğrencilerine belirli periyodlarla verilen parasal ödeme olduğu, somut olaydaki nakdi ödemelerin ise 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a, 38/n, ve 60/i maddelerine istinaden çıkarılmış Belediyenin Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde özellikle muhtaçlık durumu tespit edilen kişilere verilen eğitim yardımı niteliğinde olduğu ve burs-kredi ödemesi olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile konu hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilmiştir.
Bu karara karşı temyize gelen Başsavcılığın temyiz dilekçesinde; Belediyenin Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliğinin 7’nci maddesi birinci fıkrasında yer alan Belediye sınırları içinde kamuya ait eğitim kurumlarında eğitim gören yükseköğrenim öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceğine dair hükmün, 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesi karşısında uygulanma imkanının kalmadığı, madde metninde geçen “…(belediyeler hariç)…” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin kararında; mükerrerliğin önlenmesi, adil ve dengeli bir dağılımın sağlanarak daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistemin kurulmasının amaçlandığı belirtilerek iptal edildiği, Belediyece yapılan nakdi ödemeler 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesindeki burs-kredi ödemeleri niteliğinde olduğu ve anılan Kanuna aykırı olduğu, bu nedenle kamu zararına sebebiyet veren olayla ilgili verilen Daire Kararının bozulması talep edilmiştir.
Daire kararında adı geçen ilgililer (sorguda-raporda sorumlu tutulanlar) ise, yapılan ödemelerin, 5393 sayılı Belediye Kanunun 14’a, 38/n ve 60/i maddeleri ve bu maddelere istinaden yürürlüğe konulan Yönetmelik hükümlerine göre maddi durumu iyi olmayan ailelerin yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan, periyodik olmayan ve eğitim yardımı adı verilen sosyal yardım niteliğinde olduğunu ve burs-kredi ile ilgisinin olmadığını ileri sürmüşlerdir.
Mevzuat:
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun;
“Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde;
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) … sosyal hizmet ve yardım, … yapar veya yaptırır.”
“Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38’inci maddesinde;
“Belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır:
…
n) Bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak, engellilere yönelik hizmetleri yürütmek ve engelliler merkezini oluşturmak.
…”
“Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinde;
“Belediyenin giderleri şunlardır:
…
i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.
…” hükümleri bulunmaktadır.
Aynı Kanunun 15’inci maddesi b bendinde Belediyeye verilen yetki kapsamında Belediyece çıkarılan “...Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” hükümlerinde ise;
Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinin k bendinde sosyal yardımlar, “Bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyan kişilere yapılacak ayni ve nakdi yardımları” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. “Sosyal Yardımlardan Yararlanma Hakkı” başlıklı 7’nci maddesinde; Belediye sınırları içinde ikamet eden muhtaç, yoksul, kimsesiz, düşkün ve özürlü kişiler ile Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kurumlarında eğitimini sürdürmekte olan muhtaç (ilköğretim, lise ve yükseköğretim) öğrencilerin belediyece yapılacak sosyal yardımlardan yararlanmaya hakkı olduğu ve sosyal yardımların yapılmasında temel amacın ihtiyaç sahiplerinin gıda, giyinme, barınma, ısınma, eğitim, sağlık gibi temel nitelikte sosyal ve ekonomik bir sorunun çözmek olduğu, sosyal yardım talebiyle Belediyeye müracaat eden veya Belediyece tespit edilen yoksul ve muhtaç kişilerin durumlarını değerlendirerek yardım yapılmasının uygun olup olmadığına, uygun bulunması durumunda yapılacak yardımların miktarı, süresi ve şekli ile ilgili uygunluk görüşü vermek, Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde sosyal yardım ve hizmetlerden yararlanacak kişilerde aranacak şartları tespit etmek gibi görev ve yetkilerin Değerlendirme Kuruluna verildiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden Belediyenin dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesiz kişilerin gıda, giyinme, barınma, ısınma, eğitim, sağlık gibi temel nitelikte sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının giderilmesine yardımcı olmak amacıyla sosyal yardım ödemeleri yapabileceği anlaşılmaktadır. Ayrıca Belediyeye sosyal yardımlardan yararlanmak için başvuran veya bizzat Belediyece tespit edilen kişilerin Yönetmelikte belirtilen belgeleri incelenerek bunların muhtaçlık durumlarının tespiti ile sosyal yardımdan faydalanacak kişilerde aranacak -Yönetmelikte bulunmayan- diğer şartların tespiti ve yapılacak yardımların miktarı, süresi ve şeklinin Değerlendirme Kurulu kararı ile belirlendiği görülmektedir.
Yapılan incelemede; ...Büyükşehir Belediyesince dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesiz olduğu Yönetmelik hükümleri uyarınca Değerlendirme Kurulu Kararı ile tespit edilen ailelerin çocuklarından ve öğrencilerden kamuya ait eğitim kurumlarında yükseköğrenimini sürdürmekte olanlara yılda üç kez olmak üzere eğitim yardımı adı altında kişi başı ...-... TL tutarlarında ödeme yapıldığı, ödemelerin Belediyenin araştırmaları neticesinde özellikle yardıma muhtaç olduğu tespit edilen yükseköğrenim öğrencilerinin eğitimine katkı sağlamak amacıyla yapıldığı, başvuran herkese ödeme yapılmadığı gibi her seferinde aynı kişilere de ödeme yapılmadığı ve ayrıca yardımların periyodik olarak ödenmediği görüldüğünden, eğitim yardımı altında yapılan ödemelerin; 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesinde bahsedilen burs-kredi niteliğinde değerlendirilemeyeceği, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14/A, 38/n ve 60/i madde hükümleri ile Kanunun 15/B’inci maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan “...Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” hükümleri kapsamında dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesiz olduğu belirlenen yükseköğrenim öğrencilerine ara ara verilen sosyal yardım niteliğinde olduğu ve mevzuata aykırılık teşkil etmediği anlaşılmıştır.
Bu itibarla; Başsavcılığın temyiz istemi reddedilerek, sorgu-rapor konusu edilen ... TL tutarındaki eğitim yardımı ile ilgili olarak 74 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile verilen ilişilecek bir husus bulunmadığına ilişkin kararın TASDİKİNE, karar verilmesi gerekir.
74 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile; 25 yaş altındaki lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören öğrencilere müracaatları alınarak eğitim yardımı adı altında nakdi ödemede bulunulması, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a, 38/n ve 60/i maddeleri kapsamında maddi durumu iyi olmayan ailelerin yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan sosyal yardım niteliğinde olduğundan ve 5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un 2’nci maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, sorgu konusu edilen ... TL ödeme ile ilgili olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilmiştir.
Söz konusu hükme karşı temyize gelen Sayıştay Başsavcılığı adına Savcı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle;
...Büyükşehir Belediyesinin 25 yaş altındaki lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören üniversite öğrencilerine müracaatları alınarak Eğitim Yardımı adı altında nakdi ödemede bulunulmasına ilişkin olarak Dairenin çıkardığı söz konusu İlam'ın 2'nci maddesi ile verilen "ilişilecek husus bulunmadığına" şeklindeki hükmünün bozulması talebi olduğu,
TEMYİZ SEBEPLERİ:
Aşağıda açıklanacağı üzere, verilen Kararda mevzuata aykırılık söz konusudur.
5102 sayılı Kanun'un 2'nci maddesinde yer alan "... (belediyeler hariç)..." ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 20/11/2008 tarih ve E.: 2004/24, K.: 2008/165 sayılı Kararı ile iptali edilmesi sonucunda her ne kadar 2006'da yayınlanmış ...Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliğinde üniversite öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceği belirtilse de 5102 sayılı Kanunun hükmü karşısında uygulanma imkanının bulunmadığı,
Başsavcılığımızca yapılan değerlendirmeler nedeniyle;
Daire İlamında yer alan ilişilecek hususun bulunmadığına dair kararda yer alan gerekçelerin Anayasa Mahkemesinin 20/11/2008 tarihli ve E: 2004/24, K: 2008/165 sayılı iptal kararında belirttiği hukuk devleti ilkesine aykırılık hükmünü karşılamadığı,
5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine ilişkin Kanun'un "Burs ve kredilerin verilmesi" başlıklı 2'nci maddesinde yer alan istisna hükmün iptali ile Belediye Meclisince çıkarılan ve halen yürürlükte bulunan "... Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği'nin “Sosyal Yardımlardan Yararlanma Hakkı” başlıklı 7'nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kurumlarında eğitimini sürdürmekte olan yükseköğretim öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceğine dair hükmün uygulanabilir olmadığı,
Kaldı ki, verilecek burs, mezkûr Yönetmeliğe göre sadece kamuya ait eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrencileri kapsamasına rağmen dayanak gösterilen yönetmeliğe aykırı olarak vakıf ve özel üniversite öğrencilerine de verildiği,
5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanunun "Burs ve kredilerin verilmesi" başlıklı 2'nci maddesinde belediyelerin yükseköğrenim öğrencilerine burs, kredi veya herhangi bir nakdi yardım verebilmesinin mümkün olmadığı,
5393 sayılı Kanunun 60, 15 ve 14'üncü maddelerine dayanılarak üniversite öğrencilerine verilen burs mahiyetindeki ödemelerin Anayasa Mahkemesinin mezkûr kararı ve 5102 sayılı Kanunun 2'nci maddesi karşısında uygulama alanının kalmadığı,
2021 yılında 3 ayrı ödeme yapıldığı, bir defaya mahsus ödeme niteliği taşımadığı, Mart, Haziran ve Aralık aylarında ödemelerin gerçekleştirildiği, her yıl mutat hale gelen ve düzenli olarak ödenen "... ... Eğitim Yardımı" kapsamında periyodik nitelik kazandığı, bu nedenlerle Daire Kararının hukuka aykırı olduğu değerlendirildiğinden kamu zararının mevcut olduğu,
Savunmalarda ileri sürülen en temel husus olarak, üniversite öğrencilerine yapılan yardımın burs değil muhtaç öğrencilere eğitim desteği şeklinde verildiği ısrarla belirtilmesine rağmen, gerek ... Büyükşehir Belediyesinin resmi web sitesinde, gerekse yetkililerin basın açıklamalarında, yapılan ödemelerin burs olduğu açıkça vurgulanmakta olup, aşağıda Belediyenin resmi web sitesinde "İcraatlar" bölümünde yer alan üniversite öğrencilerine yapılan ödemelerin niteliğine ilişkin açıklamanın aynen aldığı:
"2019'dan beri öğrencilerimize geri ödemesiz eğitim desteği veriyoruz.
Genç Üniversiteli Desteği kapsamında … öğrenciye toplamda ... TL'den fazla burs verdik.
2019- 2020 eğitim döneminde … öğrenciye,
2020- 2021 eğitim döneminde … öğrenciye,
2021- 2022 eğitim döneminde ise … öğrenciye ... TL burs verdik.
2022- 2023 eğitim döneminde … öğrenciye ... TL burs veriyoruz.
"..." eğitim destek programı kapsamında ilkokul, ortaokul ve lisede okuyan yetim, öksüz, engelli çocuklara ve şehit çocuklarına nakdî destek veriyoruz. Program kapsamında … çocuğumuza … TL'den fazla destek verdik.
Lise ve üniversiteye hazırlanan öğrencilere 100.000 soru bankası ulaştırdık.
Lise ve üniversite tercih dönemlerinde ücretsiz rehberlik ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz.
... öğrenci burs başvurusu nasıl yapılır?"
... (12.06.2023 tarihi itibariyle) şeklinde olduğu,
...Büyükşehir Belediyesinin 2021 yılı hesabının 7. Daire'de yargılanması sonucu çıkarılan 30.03.2023 tarih ve 74 sayılı İlam'ın 2'nci maddesi ile verilmiş bulunan "ilişecek husus bulunmadığı" yönündeki hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi gereğince bozularak dosyanın Dairesine iadesinin uygun olacağı, belirtilmiştir.
İlgililerin Karşılaması:
Sayıştay Başsavcılığı tarafından verilen temyiz dilekçesi, sorgu ile sorumlu tutulan Harcama Yetkilisi ... (Sosyal Hizmetler Daire Başkanı), Gerçekleştirme Görevlisi ... (Sosyal Hizmetler Şube Müd. V.), Diğer Sorumlular; ... (Genel Sekreter Yard.- Değerlendirme Kurulu Başkanı), ... (Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müd. V.-Değerlendirme Kurulu Üyesi), ... (Engelliler Şube Müd. V.- Değerlendirme Kurulu Üyesi)’ya tebliğ edilmiş olup, adı geçen kişilerden ..., ..., ... ve ... tarafından gönderilen aynı nitelikteki yazılı savunmalarda özetle;
KONU:
...Büyükşehir Belediyesinin 25 yaş altındaki lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören üniversite öğrencilerine müracaatları alınarak eğitim yardımı adı altında nakdi ödemede bulunulmasına ilişkin 7. Daire tarafından çıkarılan İlamın 2’nci maddesi ile verilen “ilişilecek husus bulunmadığına” şeklindeki hükmün bozulması istemine dair Sayıştay Başsavcılığının temyiz talebine karşı cevapların sunulduğu:
AÇIKLAMALAR:
A-7. DAİRE KARARI VE BAŞSAVCILIĞIN TEMYİZ NEDENLERİ
...Büyükşehir Belediyesinin 25 yaş altıdaki lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören üniversite öğrencilerine müracaatları alınarak Eğitim Yardımı adı altında mevzuata aykırı olarak nakdi ödemede bulunulduğuna ilişkin olarak 7. Daire tarafından çıkarılan ilam’ın 2’nci maddesi ile;
5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2’nci maddesiyle, burs ve kredilerin tek elden yapılmasının amaçlanmış olduğu, Anayasa Mahkemesinin madde metninde yer alan "... (belediyeler hariç) ...” ibaresini iptal ettiği, iptal kararının gerekçesinde; mükerrerliğin önlenmesi, adil ve dengeli bir dağılımın sağlanarak, daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistemin oluşturulmasının amaçlandığı, anılan Kanunda yapılan düzenlemenin amacından ve Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, burs veya kredi ödemeleri ile, belirlenmiş periyotlarla ve miktarlarla yükseköğrenim öğrencilerine sağlanan yardımların kastedilmekte olduğu, somut olayda olduğu gibi, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a, 38/n ve 60/i maddeleri kapsamında maddi durumu iyi olmayan ailelerin yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan nakdi sosyal yardımın, 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesindeki sınırlamalarla değerlendirilemeyeceği, bu itibarla, maddi durumu iyi olmayan aile ve öğrencilerin koşullarının birlikte dikkate alınarak yükseköğrenime devam eden öğrencilere yapılan nakdi sosyal yardım ödemelerinin “kamu zararı” olarak nitelendirilmesinin anılan düzenlemelerle bağdaşmayacak olduğu, bu nedenle sorgu konusu edilen toplam ... TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına karar verildiği,
Sayıştay Başsavcılığı kararın muhalefet şerhine de değinerek; Daire İlamında yer alan ilişilecek hususun bulunmadığına dair kararında yer alan gerekçelerin Anayasa Mahkemesinin 20/11/2008 tarihli ve E: 2004/24, K: 2008/165 sayılı iptal kararında belirttiği hukuk devleti ilkesine aykırılık hükmünü karşılamadığı, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine ilişkin Kanun'un "Burs ve kredilerin verilmesi" başlıklı 2'nci maddesinde yer alan istisna hükmün iptali ile Belediye Meclisince çıkarılan ve halen yürürlükte bulunan "... Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği'nin “Sosyal Yardımlardan Yararlanma Hakkı” başlıklı 7'nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kuramlarında eğitimini sürdürmekte olan yükseköğretim öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceğine dair hükmün uygulanabilir olmadığı, ayrıca 5393 sayılı Kanunun 60, 15 ve 14'üncü maddelerine dayanılarak verilen burs mahiyetindeki ödemelerin Anayasa Mahkemesinin mezkur kararı karşısında uygulama alanının kalmadığı, bu nedenlerle Daire Kararının hukuka aykırı olduğu değerlendirildiğinden kamu zararı mevcut olduğu belirtilerek ...Büyükşehir Belediyesinin 2021 yılı hesabının 7. Daire'de yargılanması sonucu çıkarılan 30.03.2023 tarih ve 74 sayılı ilamın 2'nci maddesi ile verilmiş bulunan "ilişecek husus bulunmadığı" yönündeki hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi gereğince bozularak dosyanın Dairesine iadesinin uygun olacağı düşüncesiyle temyiz talebinde bulunulduğu,
B-CEVAPLAR:
I. Başsavcılığın;
5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun'un "Burs ve kredilerin verilmesi" başlıklı 2'nci maddesinde yer alan istisna hükmünün iptali ile Belediye Meclisince çıkarılan ve halen yürürlükte bulunan "... Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” nin “Sosyal Yardımlardan Yararlanma Hakkı” başlıklı 7'nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kuramlarında eğitimini sürdürmekte olan yükseköğretim öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceğine dair hükmün uygulanabilir olmadığına, ayrıca 5393 sayılı Kanunun 60, 15 ve 14'üncü maddelerine dayanılarak verilen burs mahiyetindeki ödemelerin Anayasa Mahkemesinin mezkur kararı karşısında uygulama alanının kalmadığına, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanunun “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2’nci maddesinde belediyelerin yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi veya herhangi bir nakdi yardım verebilmesinin mümkün olmadığına ilişkin görüşün aşağıda açıklanacak olan nedenlerden dolayı hukuken geçerli olmadığı, Şöyle ki;
Anayasa Mahkemesinin öğrenci burs ve kredileriyle ilgili bir yasa hükmünü iptal etmesi, iptal edilen hükümle hiçbir ilgisi bulunmayan başka bir kanun hükmünün uygulanma alanını ortadan kaldırdığı şeklindeki görüşün hangi hukuki gerekçeye dayandırıldığının Başsavcılık tarafından açıklanmadığı,
Anayasa Mahkemesinin 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesinde yer alan parantez içindeki “... (belediyeler hariç) ...” ibaresini; mükerrerliğin önlenmesi, adil ve dengeli bir dağılımın sağlanarak, daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistemin oluşturulmasının amaçlandığı gerekçesiyle iptal ettiği, diğer bir deyimle iptal edilen hususun, burs ve kredilerle ilgili olduğu ve sosyal yardımlarla iptal hükmünün her hangi bir bağlantısının, ilişiğinin bulunmadığı, öte yandan 5393 sayılı Kanunun 60, 15 ve 14'üncü maddelerinde burs ve krediden değil, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizlere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlardan söz edildiği, 5393 sayılı Kanunun 60, 15 ve 14'üncü maddelerinin her hal ve durumda tüm belediyelerce uygulandığı, Başsavcılığın bu konudaki görüşünün hukuki bir dayanağının bulunmadığı,
Bilindiği üzere Başsavcılık tarafından uygulanma olanağı kalmadığı belirtilen 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; mahalli ve müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal yardım yapmanın belediyenin görev ve sorumlulukları arasında; 38’inci maddesinin birinci fıkrasının (n) bendinde, bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmanın belediye başkanının görev ve yetkileri arasında; 60’ncı maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde de dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizlere yapılacak sosyal hizmet ve yardımların belediye giderleri arasında sayıldığı,
Öte yandan 5393 sayılı Kanunun ‘Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinin (b) bendinde “Kanunların belediyeye verdiği yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarmak” ın belediyenin yetkileri arasında, “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18’inci maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde de “Belediye tarafından çıkarılacak yönetmelikleri kabul etmek” İn belediye meclisinin görevleri arasında sayıldığı,
Bu hükümlerin, maddi imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle öğrenimlerini sürdürmekte zorlanan her kademedeki öğrencilerle yoksunluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken dar gelirli, yoksul, muhtaç, kimsesiz ve özürlülere sosyal yardım yapılması konusunda idareye yönetmelik çıkarma yetkisini verdiği,
Yoksunluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken dar gelirli, yoksul, muhtaç, kimsesiz ve özürlülere bütçe imkanları dahilinde yapılacak aynî ve nakdî sosyal yardımlar ile özürlü merkezlerinin oluşturulması, kadın ve çocuk korunma evleri açılması, meslek ve beceri kazandırma ve diğer sosyal hizmetlerin yürütülmesine dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulmuş olan “...Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” nin “sosyal yardımlardan yararlanma hakkı” başlıklı 7’nci maddesinde; maddede gösterilen kişilerin belediyece yapılacak sosyal yardımlardan yararlanmaya haklarının bulunduğunun yazıldığı, bu maddenin (b) bendinde ise; Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kurumlarında eğitimini sürdürmekte olan muhtaç ilköğretim, lise ve yükseköğretim öğrencilerin sosyal yardımlardan yararlanacaklarının hükme bağlandığı,
Yönetmeliğin 7’nci maddesi dayanağını 5393 sayılı Kanunun 14, 15, 18, 38/n ve 60’inci maddelerinden aldığı, Kanunun bu maddelerinin herhangi bir kanunla yürürlükten kaldırılmadığı ve yüksek yargı tarafından da iptal edilmemiş olmakla hükmünü icra ettiği, o halde bu hükümlere dayanan Yönetmelik hükümlerinin de Başsavcılığın iddiasının aksine hükmünü icra ettiği, aksine yorumların hukuka uygun olmayan yüzeysel nitelikte ve geçerliliği bulunmayan yorum olmaktan öteye geçemeyeceği,
Nitekim Sayıştay 7. Daire de temyize konu kararında; 5102 sayılı Kanun’un 2'nci maddesiyle, burs ve kredilerin tek elden yapılmasının amaçlanmış olduğu, bu nedenle Anayasa Mahkemesinin madde metninde yer alan "... (belediyeler hariç) ..." ibaresini iptal ettiği, iptal kararının gerekçesinde; mükerrerliğin önlenmesi, adil ve dengeli bir dağılımın sağlanarak, daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistemin oluşturulmasının amaçlandığının belirtilmiş olduğu, 5102 sayılı Kanunla yapılan düzenlemenin amacından ve Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, burs veya kredi ödemelerinden, belirlenmiş periyotlarla ve miktarlarla yükseköğrenim öğrencilerine sağlanan yardımların kastedilmekte olduğuna karar verildiği, somut olayda olduğu gibi, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14/a, 38/n ve 60/i maddeleri kapsamında maddi durumu iyi olmayan ailelerin yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan nakdi sosyal yardımın, 5102 sayılı Kanunun 2'nci maddesindeki sınırlamalarla değerlendirilemeyeceğine karar verildiği,
Bu nedenlerle 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun yukarıda yer verilen 14/a, 38/n ve 60/i maddeleri kapsamında ve bu madde hükümlerine göre yürürlüğe konulan yönetmelik hükümlerine dayanılarak maddi durumu iyi olmayan ailelere ve yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan ve periyodik olmayan sosyal (nakdi) yardım ödemesinin denetçi sorgusuna verilen cevaplarda da belirtildiği üzere 5102 sayılı Kanun’un 2’nci maddesinde sayılan burs ve kredi kapsamında değerlendirmenin, yukarıda açıklanan yasal hükümler çerçevesinde mümkün olmadığı, Başsavcılığın yasaya aykırı nedenlerle yaptığı temyiz isteminin reddine ve 7. Daire kararının onaylanmasına karar verilmesi gerektiği,
II. Başsavcılığın dilekçesinde; mezkûr Yönetmeliğe göre ödemelerin sadece kamuya ait eğitim kuramlarında öğrenim gören öğrencileri kapsamasına rağmen yönetmeliğe aykırı olarak vakıf ve üniversite öğrencilerine de verildiğinin belirtildiği,
Yoksunluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken dar gelirli, yoksul, muhtaç, kimsesiz ve özürlülere bütçe imkânları dâhilinde yapılacak aynî ve nakdî sosyal yardımlar ile özürlü merkezlerinin oluşturulması, kadın ve çocuk korunma evleri açılması, meslek ve beceri kazandırma ve diğer sosyal hizmetlerin yürütülmesine dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulmuş olan “...Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” nin “sosyal yardımlardan yararlanma hakkı” başlıklı 7’nci maddesinde; maddede gösterilen kişilerin belediyece yapılacak sosyal yardımlardan yararlanmaya haklarının bulunduğunun yazıldığı, 7’inci maddenin 1’inci fıkranın b bendinde “Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kurumlarında eğitimini sürdürmekte olan muhtaç öğrenciler (ilköğretim, lise ve yükseköğretim)” ibaresi yer almakla birlikte, aynı fıkranın a bendinde “Belediye sınırları içinde ikamet eden muhtaç, yoksul, kimsesiz, düşkün ve özürlü kişilerin sosyal yardımlardan yaralanma hakkı olduğu” nun belirtildiği, aynı maddenin 2’nci fıkrasında ise “Sosyal yardımların yapılmasında temel amaç ihtiyaç sahiplerinin gıda, giyinme, barınma, ısınma, eğitim, sağlık gibi temel nitelikte sosyal ve ekonomik sorununun çözümünde ona yardımcı olunmasıdır.” ibaresinin yer aldığı,
Belediyece yapılan sosyal (nakdi) yardım başvurularında maddi durumu iyi olmayan aile ve öğrencilerin sosyoekonomik koşulları birlikte dikkate alınarak değerlendirildiği, vakıf ve özel üniversiteye giden öğrencilerin %100 burs ile okuduğuna ilişkin inceleme yapıldığı, ailelerin muhtaçlık durumu tespit edilerek yönetmeliğin daha kapsayıcı maddesi olan 7’inci maddenin 1’inci fıkrasının a bendine ve 2’inci fıkrasına uygun olarak öğrencilere ve ailelerine nakdi sosyal yardım yapıldığı,
III. Başsavcılığın 2021 yılında 3 ayrı ödeme yapıldığı, bir defaya mahsus ödeme niteliği taşımadığı, Mart, Haziran ve Aralık aylarında ödemelerin gerçekleştiği, her yıl mutat hale gelen ve düzenli olarak ödenen “... ... Eğitim Yardımı” kapsamında periyodik nitelik kazandığı, bu nedenle Daire Kararının hukuka aykırı olduğu yönünde değerlendirmede bulunduğu,
Başsavcının “3 ayrı ödeme yapıldığı ifadesi” nin aynı kişiye veya aileye 3 ödeme yapıldığı yönünde bir algı yarattığı, ancak bunun doğruyu yansıtmadığı, ödeme yapılan aileler ve miktarlarda farklılıkların bulunduğu, ayrıca “... ... Eğitim Yardımı” sosyal yardım kapsamında yapılan nakdi sosyal yardımların, her yıl verilen bir sosyal yardım hizmeti olduğu, ancak sosyal yardım alan kişilerde her yıl değişimlerin yaşandığı, hizmetin mutat hale gelmiş olmasının, hizmet alan kişilerin düzenli olarak burs ve uzun vadeli borç olarak nitelendirilen kredi şeklinde bir ödeme aldığı şeklinde bir yorumlamanın gerçeği yansıtmadığı,
IV. Başsavcılığın, ...Büyükşehir Belediyesi’nin resmi web sitesinde ve yetkililerin basın açıklamalarında, yapılan ödemelerin burs olduğunun vurgulandığının belirtildiği,
Bilindiği üzere sosyal yardımlar, ihtiyaç sahibi vatandaşlara program türlerine göre tahsis edilen gıda, barınma, yakacak gibi temel ihtiyaçları da kapsayan yardımlar olup, eğitim yardımları, aile yardımları, engellilere yönelik yardımlar, özel amaçlı yardımlar, sağlık yardımları gibi başlıklarda da gruplanabildiği, benzer şekilde, nakdi sosyal yardımların da farklı özellikleri barındıran farkı gruplara yönelik çeşitlenebildiği, ... ... Eğitim Yardımı’ nın maddi durumu iyi olmayan aile ve öğrencilerin koşullarının birlikte dikkate alınarak yükseköğrenime devam eden öğrencilere ve ailelerine yapılan nakdi sosyal yardım olduğu, ancak yapılan sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşabilmesi için vatandaşların anlayabileceği bir iletişim dili kullanılmasının önemli olduğu, kullanılan iletişim dilinin, yapılan yardımın mevzuatını, yasal çerçevesini belirlemediği ve tanımlamadığı, yalnızca projenin ihtiyaç sahipleri arasında bilinirliğinin artmasını ve ulaşılabilir olmasını sağlamak amacıyla değerlendirildiği, bu nedenlerle 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun yukarıda yer verilen 14/a, 38/n ve 60/i maddeleri kapsamında ve bu madde hükümlerine göre yürürlüğe konulan yönetmelik hükümlerine dayanılarak; sosyoekonomik koşulları birlikte dikkate alınarak değerlendirilen ve muhtaçlık durumu tespit edilen ailelere ve yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan ve sosyal (nakdi) yardım ödemesinin burs ve kredi kapsamında değerlendirilmesinin, doğru olmayacağı,
V. Başsavcılığın, Daire Kararının hukuka aykırı olduğunu değerlendirerek kamu zararının mevcut olduğu görüşünü bildirdiği, bu görüşün de doğru olmadığı, zira ortada kamu zararının söz konusu olmadığı, Şöyle ki;
5018 sayılı Kanunun "Kamu zararı" başlıklı 71’inci maddesinde, “Kamu zararı, mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.
Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.
Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayım belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.
Kamu zararlarının tahsiline ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükümlerinin bulunduğu,
Sayın Savcılıkça Belediyece yapılan sosyal (nakdi) yardımın burs ödemesi şeklinde ele alınarak (g) bendinde yer alan “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hükmü kapsamında değerlendirildiği, oysa belediyece ihtiyaç sahibi öğrencilere ve ailelerine yapılan sosyal (nakdi) yardımın burs olmadığı, maddi durumu iyi olmayan aile ve öğrencilerin koşulları birlikte dikkate alınarak yükseköğrenime devam eden öğrencilere ve ailelerine yapılan nakdi sosyal yardım olduğu, yasal dayanağını 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesindeki "Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı alık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır.”, “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38’inci maddesindeki “n) Bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak, engellilere yönelik hizmetleri yürütmek ve engelliler merkezini oluşturmak” ve “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesindeki “i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar” şeklindeki hükümler olduğu, dolayısıyla maddi durumları iyi olmayan yükseköğrenime devam eden muhtaç öğrencilere ve ailelerine yapılan nakdi sosyal yardımın “Mevzuatında öngörülen bir ödeme” olduğu konusunda hiçbir duraksamanın bulunmadığı,
Yapılan hukuksal değerlendirmeler, sorgu konusu olan sosyal yardımların; belirlenmiş periyotlarla ve miktarda parasal ödemelerden olan burs ve uzun vadeli borç olarak nitelendirilen kredi şeklinde bir ödeme olmadığı, yasal dayanağını 5393 sayılı Belediye Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği olduğu, bu sebeple kamu zararının belirlenmesinde dikkate alınacak unsur olarak gösterilen 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “Mevzuatında öngörülmediği halde yapılan bir ödeme” şeklindeki hükmün kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
Söz konusu sosyal yardım ödemelerinin, eğitim yardımı olduğu varsayımı ile 5018 sayılı Kanunun "Kamu zararı" başlıklı 71’inci maddesi incelendiğinde dahi, bir kamu zararından söz edilmesinin mümkün görünmediği, Şöyle ki;
Yukarıdaki maddenin birinci fıkrasında kamu zararı tanımının yapıldığı, ikinci fıkrada ise birinci fıkrada tanımlanan hususların geçerli sayılacağı hallerin belirlendiği, bu itibarla 5018 sayılı Kanuna göre kamu zararı sayılan halleri belirlemek için anılan maddenin ikinci fıkrasına bakmak gerekeceği,
İkinci fıkrada yer alan bentler birlikte değerlendirildiğinde ise, 5018 sayılı Kanunun kamu zararı kapsamının, kamu kaynakları kullanılarak piyasadan mal ve hizmet satın alınması sırasında fazla ödeme yapılması, idarenin gelirlerinin tahsili sırasında mevzuata aykırı davranılması ve mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması suretiyle yol açılan zararla sınırlı olduğunun anlaşıldığı, nitekim ikinci fıkra ile belirlenen kapsamın içinde, kamu malına zarar verilmesi, kamu görevlilerinin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle kişilere verdikleri zararın kamu tarafından ödenmek zorunda kalınması ya da mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte mevzuatın yorumunda hataya düşülmek veya ihmal ve kasıt yoluyla fazla ödeme yapılması halleri sayılmadığı, (1)
İkinci fıkra bir bütün olarak değerlendirildiğinde "g" bendinde yer alan "mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" kuralının kapsamının, yine mal ve hizmet alımları nedeniyle yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararı şeklinde anlaşılması gerektiği, (2)
(1) Danıştay İkinci Daire, Esas No: 2010/6877, Karar No: 2010/5117
(2) Danıştay İkinci Daire, Esas No: 2010/6877, Karar No: 2010/5117
Kaldı ki, sorgu konusu olay eğitim yardımı varsayılsa dahi, mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması nedeniyle oluşan kamu zararı olmayıp, mevzuatın öngördüğü bir ödemenin yapılması sırasında hataya düşülmesine ilişkin olacağından, konunun 5018 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, diğer bir ifadeyle, Danıştay İkinci Dairenin dip notta belirtilen kararında da açıklandığı üzere, mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte mevzuatın yorumunda hataya düşülmek veya ihmal ve kasıt yoluyla fazla ödeme yapılması hallerinin 5018/71’inci madde kapsamında olmadığı,
Zira; 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un 2’nci maddesinde aynen;
“Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yüksek öğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir.
Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu İktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tâbi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları birinci fıkrada belirtilen yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirirler.
Genel bütçeli daireler ve katma bütçeli idareler ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu dışında kalan kurum ve kuruluşlarca bildirilen öğrencilere ödeme yapılabilmesi için bu kurum ve kuruluşlarca gerekli meblağ, Yüksek Öğlenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca belirlenen ödeme tarihinden en geç otuz gün Öncesine kadar, Kurum hesabına yatırılır.” denildiği,
Bu hükme göre genel bütçeli daireler ve katma bütçeli idareler ile sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik fonu dışında kalan kurum ve kuruluşların belirledikleri sayıda öğrenciye burs ve kredi verebilecekleri ancak bunu doğrudan değil, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu vasıtasıyla yapabilecekleri, bunun için de gerekli meblağı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca belirlenen ödeme tarihinden en geç otuz gün öncesine kadar, Kurum hesabına yatırmaları gerektiği,
Kabul anlamında olmamak kaydıyla, bir an için belediyenin yükseköğrenim öğrencilerine Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunu aradan çıkarmak suretiyle burs ve kredi verdiği farz edilse yapılan ödemenin kamu zararı olarak değerlendirilemeyeceği, zira gerek 5102 sayılı Kanunun ve gerekse 5393 sayılı Kanunun adı ne olursa olsun yoksunluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken dar gelirli, yoksul, muhtaç, kimsesiz öğrencilere eğitim yardımı ya da burs adı altında sosyal yardım yapılmasına olanak tanıdığı,
Diğer bir ifadeyle; yapılan sosyal yardımların eğitim yardımı/burs olduğu varsayılsa dahi, yapılan ödemenin mevzuatında öngörülmediği halde yapılan bir ödeme olmayacağı, mevzuatın bu tür bir ödemeye olanak tanıdığı, ancak ödenme usulünde farklı bir yol izleyerek ödemenin doğrudan belediye tarafından değil, Kredi ve Yurtlar Kurumu vasıtasıyla yapılmasının öngörüldüğü, bu duruma göre ödemenin aracısız doğrudan yapılmasının mevzuatla belirlenmiş olan usule aykırılık teşkil edebileceği, ancak bu usule aykırı olarak yapılan ödemenin hiçbir şekilde kamu zararı olarak nitelendirilemeyeceği, kamu zararı olarak nitelendirilebilmesi için yapılan ödemenin “mevzuatında öngörülmediği halde yapılan bir ödeme” olması gerektiği, somut olayda eğitim yardımı/burs olduğu varsayımında dahi, mevzuatında öngörülen bir ödeme söz konusu olduğu, ödenme usulünde hata yapılmış olacağı, bu nedenle yapılan ödemenin esas itibariyle kamu zararı olarak değerlendirilemeyeceği,
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle ...Büyükşehir Belediyesinin 25 yaş altındaki lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören üniversite öğrencilerine müracaatları alınarak Eğitim Yardımı adı altında nakdi ödemede bulunulmasına ilişkin Sayıştay 7’nci Daire tarafından çıkarılan İlamın 2’nci maddesi ile verilen “ilişilecek husus bulunmadığına" şeklindeki hükmünün bozulması istemine dair Sayıştay Başsavcılığının temyiz talebinin reddine ve 7. Daire Kararının onaylanmasına karar verilmesini arz ve talep ettiği, belirtilmiştir.
Başsavcılığın Cevabı:
...Büyükşehir Belediyesi 2021 yılı hesabının 7’nci Dairece yargılanması sonucu 30.03.2023 tarihli ve 74 sayılı İlamın çıkarıldığı, İlamın 2'nci maddesinde yer alan ilişiksiz kararına karşı Başsavcılık olarak yapılan temyiz talebi sonrasında sorumlular ..., ..., ... ve ...'nın ayrı ayrı gönderdikleri Başsavcılığın re'sen temyiz talebinin hukuka aykırı olduğu değerlendirmesini ihtiva eden dilekçelerinin incelendiği,
Adı geçenlerin dilekçelerinde özetle; 5102 sayılı Kanunun burs ve kredilerle ilgili olduğu, sosyal yardımlarla her hangi bir bağlantısının olmadığı, üniversite öğrencilerine sadece sosyal yardım yapıldığını, her yıl mutat hale gelen ve düzenli olarak ödenen "... ... Eğitim Yardımı" nın mutat hale gelmiş olması periyodik olduğu anlamına gelmeyeceği, ...Büyükşehir Belediyesinin resmi web sitesinde ve yetkililerin basın açıklamalarında, yapılan ödemelerin burs olduğuna ilişkin açıklamaların ise vatandaşların anlayabileceği bir iletişim dili kullanılması amacıyla gerçekleştirildiği, yapılan ödemelerin 5018 sayılı Kanunun 71'inci maddesi kapsamına girmeyeceği, açıklanan gerekçeler ile Başsavcılığın temyiz talebinin ret edilmesinin talep edildiği,
Dosya içeriğinin incelenmesi neticesinde; sorumluların her birinin ayrı ayrı göndermiş olduğu itiraz dilekçelerinin muhteviyat ve değerlendirmeler açısından benzer olması nedeniyle her birinin dile getirdiği hususların tek bir mütalaa olarak düzenlendiği,
5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun'un "Burs ve kredilerin verilmesi" başlıklı 2'nci maddesinde; "Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yükseköğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir. Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu İktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tâbi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları (...) (1) birinci fıkrada belirtilen yükseköğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yükseköğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirirler." düzenlemesinin bulunduğu,
...Büyükşehir Belediyesince, üniversitelerde öğrenim gören öğrencilere, müracaatları üzerine 5102 sayılı Kanunun 2'nci maddesinde üniversite öğrencilerine nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapılamayacağı açıkça ifade edilmesine rağmen burs olarak ödemenin gerçekleştirildiği,
Sorumlular mali durumu iyi olmayan, muhtaç ailelerin üniversite de öğrenim gören öğrencilerine bu ödemelerin üstelik "burs" adı altında ödendiğini kabul etmekle birlikte 5393 sayılı Kanunun 14, 15 ve 60'ıncı maddeleri gereğince ödeme yapıldığını ifade etmelerine karşın aynı maddelere dayanarak zaten çeşitli adlar ile muhtaç ve yoksul ailelere doğrudan yardım yapıldığı,
Ayrıca, Danıştay İkinci Dairesinin 2010 tarihinde almış olduğu karar gerekçe gösterilerek kamu zararının oluşmadığının ifade edildiği, oysa, Anayasanın "Sayıştay" başlıklı 160'ıncı maddesinin iki ve üçüncü fıkralarında "Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır. (Ek üçüncü fıkra: 29/10/2005-5428/2 md.) Mahallî idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay tarafından yapılır." hükmü mucibince kamu zararı konusunda esas alınması gerekenin Sayıştay kararları olduğu,
Sonuç olarak, üniversite öğrencilerine yapılan ve mutat ödeme şeklinde sorumluların da kabul ettiği, burs ödemesi olarak idare ve yetkililerince ifade edilen ödemelerin 5102 sayılı Kanunun 2'nci maddesine aykırı olarak yapıldığı ve kamu zararının doğduğu düşünüldüğünden Daire Kararının bozulmasının uygun olacağı, belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
06.03.2004 tarih ve 25394 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanunun;
“Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde;
“Bu Kanunun amacı; yurt içinde ve dışında yüksek öğrenim gören öğrencilere burs, kredi ve nakdî yardım verilmesiyle ilgili esas ve usulleri düzenlemektir. Bu Kanun, Kanunda gösterilen tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsar.”
“Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2’nci maddesinde;
“Madde 2- Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yüksek öğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir.
Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tâbi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları (…) birinci fıkrada belirtilen yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirirler.
Genel bütçeli daireler ve katma bütçeli idareler ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu dışında kalan kurum ve kuruluşlarca bildirilen öğrencilere ödeme yapılabilmesi için bu kurum ve kuruluşlarca gerekli meblağ, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca belirlenen ödeme tarihinden en geç otuz gün öncesine kadar, Kurum hesabına yatırılır.
…”
Bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan “… (belediyeler hariç) …” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 20.11.2008 tarihli E:2004/24, K:2008/165 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.
2004 yılında yürürlüğe giren 5102 sayılı Kanunun ilk halinde Belediyeler Kanunun kapsamında dahil edilmemiş, ancak daha sonra Anayasa Mahkemesi’nin mezkur kararında; belediyelerin düzenleme ile getirilen ve burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan yeni sistemin dışında tutulmasının Anayasa'nın hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturduğuna karar verilerek, Kanunun ikinci maddesinin ikinci fıkrasında istisna hükmü içeren “…(belediyeler hariç)…” ifadesinin iptaline karar verilmiştir. İptal kararının 10.03.2009 tarih ve 27165 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmasıyla istisna hükmü yürürlükten kalkmış ve 10.03.2009 tarihinden itibaren belediyeler de 5102 sayılı Kanunun kapsamına dahil olmuşlardır.
5102 sayılı Kanunda; yurt içinde ve dışında yüksek öğrenim gören öğrencilere burs, kredi ve nakdî yardım verilmesiyle ilgili esas ve usuller düzenlenmiştir. Yüksek öğrenim öğrencilerine verilecek burs, kredi ve nakdi yardımlarla ilgili olan bu Kanun, iptal kararının yayımlandığı 10.03.2009 tarihinden itibaren belediyeler açısından 5393 sayılı Kanuna göre hukuken özel kanun durumuna gelmiştir. Dolayısıyla belediyeler bu tarihten sonra, yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi veya yardım-destek adı altında (periyodik ödeme olsun veya olmasın) herhangi bir nakdi ödeme yapamazlar.
Buradan hareketle, Belediye Meclisince çıkarılan ve halen yürürlükte bulunan “...Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” nin belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kurumlarında eğitimini sürdüren muhtaç yüksek öğrenim öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceğine dair hükmü, özel kanuna uygun olmadığından/aykırı hale geldiğinden, artık uygulanması mümkün değildir.
Bu itibarla, oluşan yeni hukuki duruma göre iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren belediyelerin 5102 sayılı Kanun kapsamına girdiği, belediyelerce yüksek öğrenim öğrencilerine yardım niteliğinde yapılan nakdi ödemelerin anılan Kanun hükmüne aykırılık teşkil ettiği ve yapılan ödemeler ile 5018 sayılı Kanunun 71/g maddesi kapsamında kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, Başsavcılığın temyiz talebi kabul edilerek, 74 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile konu hakkında verilen ... TL tutarındaki ilişilecek bir husus bulunmadığına ilişkin kararın BOZULMASINA ve açıklanan hususlar dikkate alınarak yeni bir hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
(Üye ...’in ilave görüşü ile,
Temyiz Kurulu Başkanı-…. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’ın aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 24.04.2024 tarih ve 56801 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
İlave Görüş
...:
Yapılan ödemelere dayanak teşkil eden Belediye Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliğini kabul eden Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri ile yönetmelik hükümlerini yürüten üst yönetici Büyükşehir Belediye Başkanının da 5018 sayılı Kanunun 31’inci maddesi ve 5216 sayılı Kanunun 18/c maddesi kapsamında kamu zararı sorumluluğuna dahil edilmesi gerektiği değerlendirildiğinden, ilam hükmünün çoğunluk görüşünde belirtilen bozma gerekçesine sorumluluk gerekçesinin de eklenmesi gerekir.
Karşı Oy Gerekçesi/Azınlık Görüşü
Temyiz Kurulu Başkanı-…. Daire Başkanı ...:
5393 sayılı Kanunu’nun 14’üncü maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla; gençlik ve spor hizmetleri yapmak veya yaptırmak, gerektiğinde öğrencilere gerekli desteği sağlamak, belediyelere görev olarak verilmiştir.
Aynı Kanunun 15’inci maddesinde, belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak, mahalli müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz almak, kamulaştırmak, satmak, kiralamak veya kiraya vermek, trampa etmek, tahsis etmek, bunlar üzerinde sınırlı ayni hak tesis etmek, belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında gösterilmiştir.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleriyle belediyelere verilen bu hizmetin yürütülmesi için gerekli giderlerin yapılmasına, 5393 sayılı Kanun’un “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yer alan, “Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler” hükmüyle imkân sağlanmıştır.
Belediye Sosyal Yardım Yönetmeliği esaslarına göre üniversite öğrencilerine yapılan yardımlar, nitelikleri itibarıyla burs olmayıp sosyal yardımdır. Belediye Kanunu bu ödemelerin yapılmasına imkân vermektedir. Yapılan yardım ödemelerinin kamu zararı olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
Ayrıca Temyiz Kurulu’nun 17.06.2014/39209 tutanak tarih ve sayılı emsal Kararında; Belediyelerin zabıta varakaları ile tespit ettiği maddi durumu iyi olmayan üniversite öğrencilerine eğitim yardımı ödemesinin 5393 sayılı Kanunun Belediye giderlerinin düzenlendiği 60’ıncı maddesindeki; “i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.” hükmü çerçevesinde yapılan sosyal yardım niteliğinde olduğu değerlendirilerek, kamu zararı hükmünün kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Bu itibarla, Belediye Kanunu’na istinaden ihtiyaç durumu tespit edilen öğrencilere sosyal yardım niteliğinde yapılan ödemelerin, 5102 sayılı Kanun kapsamındaki burs-kredi ödemesi olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, Başsavcılığın temyiz talebi reddedilerek, tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ...:
Somut olayda; ... Büyükşehir Belediyesince (... Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliğinin 11’inci maddesine göre oluşturulan) Değerlendirme Kurulu tarafından yardım için müracaat eden yükseköğrenim öğrencilerinin durumları ve evrakları incelenerek bunlardan muhtaçlığı tespit edilen öğrencilere ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı “Muhtaç Kimselere Yardım” konulu 3 adet Değerlendirme Kurulu Kararına istinaden Kararlarda belirlenen miktarlarda sosyal yardım adı altında ödemeler yapılmıştır.
Bu ödemelerin 5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanunun “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2’nci maddesine aykırılık teşkil ettiği, yüksek öğrenim öğrencilerine burs veya kredinin sadece Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu eliyle verebileceği, Belediyenin eğitim yardımı adı altında nakdi ödemede bulunmasının kamu zararına yol açtığı hususunun sorgu-rapor konusu edilmesi üzerine Sayıştay 7. Dairesinde yapılan yargılamada; 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesinde bahsedilen burs veya kredinin yüksek öğrenim öğrencilerine belirli periyodlarla verilen parasal ödeme olduğu, somut olaydaki nakdi ödemelerin ise 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a, 38/n, ve 60/i maddelerine istinaden çıkarılmış Belediyenin Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde özellikle muhtaçlık durumu tespit edilen kişilere verilen eğitim yardımı niteliğinde olduğu ve burs-kredi ödemesi olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile konu hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilmiştir.
Bu karara karşı temyize gelen Başsavcılığın temyiz dilekçesinde; Belediyenin Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliğinin 7’nci maddesi birinci fıkrasında yer alan Belediye sınırları içinde kamuya ait eğitim kurumlarında eğitim gören yükseköğrenim öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceğine dair hükmün, 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesi karşısında uygulanma imkanının kalmadığı, madde metninde geçen “…(belediyeler hariç)…” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin kararında; mükerrerliğin önlenmesi, adil ve dengeli bir dağılımın sağlanarak daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistemin kurulmasının amaçlandığı belirtilerek iptal edildiği, Belediyece yapılan nakdi ödemeler 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesindeki burs-kredi ödemeleri niteliğinde olduğu ve anılan Kanuna aykırı olduğu, bu nedenle kamu zararına sebebiyet veren olayla ilgili verilen Daire Kararının bozulması talep edilmiştir.
Daire kararında adı geçen ilgililer (sorguda-raporda sorumlu tutulanlar) ise, yapılan ödemelerin, 5393 sayılı Belediye Kanunun 14’a, 38/n ve 60/i maddeleri ve bu maddelere istinaden yürürlüğe konulan Yönetmelik hükümlerine göre maddi durumu iyi olmayan ailelerin yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan, periyodik olmayan ve eğitim yardımı adı verilen sosyal yardım niteliğinde olduğunu ve burs-kredi ile ilgisinin olmadığını ileri sürmüşlerdir.
Mevzuat:
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun;
“Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde;
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) … sosyal hizmet ve yardım, … yapar veya yaptırır.”
“Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38’inci maddesinde;
“Belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır:
…
n) Bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak, engellilere yönelik hizmetleri yürütmek ve engelliler merkezini oluşturmak.
…”
“Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinde;
“Belediyenin giderleri şunlardır:
…
i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.
…” hükümleri bulunmaktadır.
Aynı Kanunun 15’inci maddesi b bendinde Belediyeye verilen yetki kapsamında Belediyece çıkarılan “...Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” hükümlerinde ise;
Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinin k bendinde sosyal yardımlar, “Bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyan kişilere yapılacak ayni ve nakdi yardımları” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. “Sosyal Yardımlardan Yararlanma Hakkı” başlıklı 7’nci maddesinde; Belediye sınırları içinde ikamet eden muhtaç, yoksul, kimsesiz, düşkün ve özürlü kişiler ile Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kurumlarında eğitimini sürdürmekte olan muhtaç (ilköğretim, lise ve yükseköğretim) öğrencilerin belediyece yapılacak sosyal yardımlardan yararlanmaya hakkı olduğu ve sosyal yardımların yapılmasında temel amacın ihtiyaç sahiplerinin gıda, giyinme, barınma, ısınma, eğitim, sağlık gibi temel nitelikte sosyal ve ekonomik bir sorunun çözmek olduğu, sosyal yardım talebiyle Belediyeye müracaat eden veya Belediyece tespit edilen yoksul ve muhtaç kişilerin durumlarını değerlendirerek yardım yapılmasının uygun olup olmadığına, uygun bulunması durumunda yapılacak yardımların miktarı, süresi ve şekli ile ilgili uygunluk görüşü vermek, Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde sosyal yardım ve hizmetlerden yararlanacak kişilerde aranacak şartları tespit etmek gibi görev ve yetkilerin Değerlendirme Kuruluna verildiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden Belediyenin dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesiz kişilerin gıda, giyinme, barınma, ısınma, eğitim, sağlık gibi temel nitelikte sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının giderilmesine yardımcı olmak amacıyla sosyal yardım ödemeleri yapabileceği anlaşılmaktadır. Ayrıca Belediyeye sosyal yardımlardan yararlanmak için başvuran veya bizzat Belediyece tespit edilen kişilerin Yönetmelikte belirtilen belgeleri incelenerek bunların muhtaçlık durumlarının tespiti ile sosyal yardımdan faydalanacak kişilerde aranacak -Yönetmelikte bulunmayan- diğer şartların tespiti ve yapılacak yardımların miktarı, süresi ve şeklinin Değerlendirme Kurulu kararı ile belirlendiği görülmektedir.
Yapılan incelemede; ...Büyükşehir Belediyesince dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesiz olduğu Yönetmelik hükümleri uyarınca Değerlendirme Kurulu Kararı ile tespit edilen ailelerin çocuklarından ve öğrencilerden kamuya ait eğitim kurumlarında yükseköğrenimini sürdürmekte olanlara yılda üç kez olmak üzere eğitim yardımı adı altında kişi başı ...-... TL tutarlarında ödeme yapıldığı, ödemelerin Belediyenin araştırmaları neticesinde özellikle yardıma muhtaç olduğu tespit edilen yükseköğrenim öğrencilerinin eğitimine katkı sağlamak amacıyla yapıldığı, başvuran herkese ödeme yapılmadığı gibi her seferinde aynı kişilere de ödeme yapılmadığı ve ayrıca yardımların periyodik olarak ödenmediği görüldüğünden, eğitim yardımı altında yapılan ödemelerin; 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesinde bahsedilen burs-kredi niteliğinde değerlendirilemeyeceği, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14/A, 38/n ve 60/i madde hükümleri ile Kanunun 15/B’inci maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan “...Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” hükümleri kapsamında dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesiz olduğu belirlenen yükseköğrenim öğrencilerine ara ara verilen sosyal yardım niteliğinde olduğu ve mevzuata aykırılık teşkil etmediği anlaşılmıştır.
Bu itibarla; Başsavcılığın temyiz istemi reddedilerek, sorgu-rapor konusu edilen ... TL tutarındaki eğitim yardımı ile ilgili olarak 74 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile verilen ilişilecek bir husus bulunmadığına ilişkin kararın TASDİKİNE, karar verilmesi gerekir.