SayıştaySayıştay Daire Kararı697
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire5
İlam No86
Madde No9
Yılı2023
Yıkım bedeli
… Belediyesi tarafından yıkılan yapılara ait 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve bu Kanun hükümleri uyarınca hazırlanan Uygulama Yönetmeliği gereği tahsil edilmesi gereken yıkım bedellerinin yapı maliklerinden tahsil edilmeyerek … TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak;
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde;
“a) Bakanlık: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığını,
b) İdare: Belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeleri, bu sınırlar dışında il özel idarelerini, büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerini ve Bakanlık tarafından yetkilendirilmesi hâlinde büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ilçe belediyelerini, … ifade eder.” denilmektedir.
Mezkûr Kanun’un (yıkımın gerçekleştiği 18.05.2023 tarihinde mer’i olan) “Tahliye ve yıktırma” başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında; “Uygulamaya başlanmadan önce, riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulur. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır.” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 4 üncü fıkrasında “Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen usullere göre süresinde yıktırılmadığı tespit edilen riskli yapıların yıktırılması, Bakanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilir. Buna rağmen yıktırılmadığı tespit edilen yapılar, Bakanlıkça yıkılır veya yıktırılır. Uygulamanın gerektirmesi hâlinde Bakanlık, yukarıdaki fıkralarda belirtilen tespit, tahliye ve yıktırma iş ve işlemlerini bizzat da yapabilir”, 5 inci fıkrasında ise “Bakanlık veya İdare tarafından yapılan yıktırmanın masrafları, ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir. Tapu müdürlüğü, yıkılan binanın paydaşlarının müteselsil sorumlu olmalarını sağlamak üzere tapu kaydındaki arsa payları üzerine masraf tutarında müşterek ipotek belirtmesinde bulunarak Bakanlığa veya İdareye ve binanın ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi verir.” denilmektedir.
Söz konusu Kanun’un “Çeşitli hükümler” başlıklı 8 inci maddesinin yedinci fıkrasında; “Riskli yapıların tespit edilmesine veya ettirilmesine dair usul ve esaslar, risklilik kriterleri, riskli yapıların tespitinde ve itirazların değerlendirilmesinde görev alacak teknik heyet ve diğer komisyonlar ile bu Kanunun uygulanmasına dair diğer usul ve esaslar, Başkanlıkça hazırlanacak yönetmelikler ile düzenlenir.” hükmüne yer verilerek 6306 sayılı Kanun’un uygulanmasına ilişkin düzenlemelerin yönetmelik ile yapılacağı belirtilmiştir.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin “Riskli yapıların yıktırılması” başlıklı 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Maliklere verilen süreler içerisinde maliklerce yıktırılmayan riskli yapılar mülki amire bildirilir ve bu yapıların tahliyesi ve yıktırma işlemleri, mülkî amirler tarafından sağlanacak kolluk kuvveti desteği ile İdarece yapılır veya yaptırılır.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin altıncı fıkrasında; “… Malikler tarafından yıktırılmadığı için Bakanlık veya İdare tarafından yapılan veya yaptırılan tahliye ve yıkımın masraflarından malikler hisseleri oranında sorumludur. Riskli yapının tahliye ve yıktırılmasının masrafları, Bakanlıkça veya İdarece ilgilisine yapılacak tebligatı takip eden bir aylık süre içerisinde ödenir. Süresinde ödenmeyen masraflar, tahliye ve yıkım Bakanlıkça yapılmış veya yaptırılmış ise Bakanlığın ilgili vergi dairesine bildirmesi üzerine vergi dairesince, İdarece yapılmış veya yaptırılmış ise İdarece 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.” denilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde riskli yapı olarak tespit edilen yapıların malikleri tarafından yıkılması gerektiği, verilen süre içinde malikleri tarafından yıkılmayan yapıların tahliye ve yıkım işlemlerinin mülkî amir tarafından sağlanacak kolluk kuvvetlerinin desteği ile İdare tarafından yapılacağı ve tahliye ve yıkıma ilişkin masrafların riskli yapının maliklerinden tahsil edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; … ada/… parselde (eski … ada … parsel) yer alan yapının … tarihinde çıkarılan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar’a göre riskli yapı olduğu …. Anonim Şirketi tarafından tespit edildiği, bu tespitin …. tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı … İl Müdürlüğü tarafından da doğrulandığı, İdarece verilen sürede malikleri tarafından yıkılmayan yapının … tarihinde … Belediyesi …. Müdürlüğü’nün yazılı talebi üzerine … Müdürlüğü Yıkım Şefliği tarafından yıkıldığı, yıkımın … tarihli tutanak ile tespit edildiği, yapının yıkımına ilişkin masrafların yapı sahiplerinden tahakkuk ve tahsil edilmemesi suretiyle yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine aykırı işlem yapıldığı görülmektedir.
Ancak yapılan savunmalardan, riskli yapının yıkımına ilişkin masrafların tahakkuk ve tahsili konusundaki hukuka aykırı uygulamalarla ilgili düzenlemelerin yapıldığı, ilgili mevzuat çerçevesinde yapılması gereken tahakkukların gerçekleştirildiği, mirasçıların ve yapı sahipliği satışlarının/devirlerinin tespit edildiği, yapı maliklerine ödeme emri tebliğ işlemlerinin yapıldığı, mevzuata uygun takibat sonucunda ….’na … tarih ve …. sayı ile hissesine düşen …. TL yıkım bedelinin ödenmesi hususunda ödeme emri gönderildiği ve … tarihinde ilgilisine tebliğ edildiği, ilgilisince ödeme yapılmamasına istinaden … tarih … sayılı haciz varakası düzenlendiği; …’e … tarih ve … sayı ile hissesine düşen …. TL yıkım bedelinin ödenmesi hususunda ödeme emri gönderildiği ve … tarihinde ilgilisine tebliğ edildiği, ilgilisince ödeme yapılmamasına istinaden … tarih …sayılı haciz varakası düzenlendiği, …’e … tarih ve … sayı ile hissesine düşen ….TL yıkım bedelinin ödenmesi hususunda ödeme emri gönderildiği ve …. tarihinde ilgilisine tebliğ edildiği, ilgilisince ödeme yapılmamasına istinaden …. tarih … sayılı haciz varakası düzenlendiği, amme alacağının zamanaşımına uğramadığı ve bu hususu ispatlayıcı belgelerin savunma eki olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla; … Belediyesi tarafından yıkılan yapılara ait 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve bu Kanun hükümleri uyarınca hazırlanan Uygulama Yönetmeliği gereği tahsil edilmesi gereken yıkım bedellerinin tahakkuk ve tahsili konusundaki takibatlar sonucu kamu zararı oluşmadığı anlaşılan … TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
… Belediyesi tarafından yıkılan yapılara ait 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve bu Kanun hükümleri uyarınca hazırlanan Uygulama Yönetmeliği gereği tahsil edilmesi gereken yıkım bedellerinin yapı maliklerinden tahsil edilmeyerek … TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak;
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde;
“a) Bakanlık: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığını,
b) İdare: Belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeleri, bu sınırlar dışında il özel idarelerini, büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerini ve Bakanlık tarafından yetkilendirilmesi hâlinde büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ilçe belediyelerini, … ifade eder.” denilmektedir.
Mezkûr Kanun’un (yıkımın gerçekleştiği 18.05.2023 tarihinde mer’i olan) “Tahliye ve yıktırma” başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında; “Uygulamaya başlanmadan önce, riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulur. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır.” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 4 üncü fıkrasında “Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen usullere göre süresinde yıktırılmadığı tespit edilen riskli yapıların yıktırılması, Bakanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilir. Buna rağmen yıktırılmadığı tespit edilen yapılar, Bakanlıkça yıkılır veya yıktırılır. Uygulamanın gerektirmesi hâlinde Bakanlık, yukarıdaki fıkralarda belirtilen tespit, tahliye ve yıktırma iş ve işlemlerini bizzat da yapabilir”, 5 inci fıkrasında ise “Bakanlık veya İdare tarafından yapılan yıktırmanın masrafları, ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir. Tapu müdürlüğü, yıkılan binanın paydaşlarının müteselsil sorumlu olmalarını sağlamak üzere tapu kaydındaki arsa payları üzerine masraf tutarında müşterek ipotek belirtmesinde bulunarak Bakanlığa veya İdareye ve binanın ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi verir.” denilmektedir.
Söz konusu Kanun’un “Çeşitli hükümler” başlıklı 8 inci maddesinin yedinci fıkrasında; “Riskli yapıların tespit edilmesine veya ettirilmesine dair usul ve esaslar, risklilik kriterleri, riskli yapıların tespitinde ve itirazların değerlendirilmesinde görev alacak teknik heyet ve diğer komisyonlar ile bu Kanunun uygulanmasına dair diğer usul ve esaslar, Başkanlıkça hazırlanacak yönetmelikler ile düzenlenir.” hükmüne yer verilerek 6306 sayılı Kanun’un uygulanmasına ilişkin düzenlemelerin yönetmelik ile yapılacağı belirtilmiştir.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin “Riskli yapıların yıktırılması” başlıklı 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Maliklere verilen süreler içerisinde maliklerce yıktırılmayan riskli yapılar mülki amire bildirilir ve bu yapıların tahliyesi ve yıktırma işlemleri, mülkî amirler tarafından sağlanacak kolluk kuvveti desteği ile İdarece yapılır veya yaptırılır.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin altıncı fıkrasında; “… Malikler tarafından yıktırılmadığı için Bakanlık veya İdare tarafından yapılan veya yaptırılan tahliye ve yıkımın masraflarından malikler hisseleri oranında sorumludur. Riskli yapının tahliye ve yıktırılmasının masrafları, Bakanlıkça veya İdarece ilgilisine yapılacak tebligatı takip eden bir aylık süre içerisinde ödenir. Süresinde ödenmeyen masraflar, tahliye ve yıkım Bakanlıkça yapılmış veya yaptırılmış ise Bakanlığın ilgili vergi dairesine bildirmesi üzerine vergi dairesince, İdarece yapılmış veya yaptırılmış ise İdarece 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.” denilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde riskli yapı olarak tespit edilen yapıların malikleri tarafından yıkılması gerektiği, verilen süre içinde malikleri tarafından yıkılmayan yapıların tahliye ve yıkım işlemlerinin mülkî amir tarafından sağlanacak kolluk kuvvetlerinin desteği ile İdare tarafından yapılacağı ve tahliye ve yıkıma ilişkin masrafların riskli yapının maliklerinden tahsil edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; … ada/… parselde (eski … ada … parsel) yer alan yapının … tarihinde çıkarılan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar’a göre riskli yapı olduğu …. Anonim Şirketi tarafından tespit edildiği, bu tespitin …. tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı … İl Müdürlüğü tarafından da doğrulandığı, İdarece verilen sürede malikleri tarafından yıkılmayan yapının … tarihinde … Belediyesi …. Müdürlüğü’nün yazılı talebi üzerine … Müdürlüğü Yıkım Şefliği tarafından yıkıldığı, yıkımın … tarihli tutanak ile tespit edildiği, yapının yıkımına ilişkin masrafların yapı sahiplerinden tahakkuk ve tahsil edilmemesi suretiyle yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine aykırı işlem yapıldığı görülmektedir.
Ancak yapılan savunmalardan, riskli yapının yıkımına ilişkin masrafların tahakkuk ve tahsili konusundaki hukuka aykırı uygulamalarla ilgili düzenlemelerin yapıldığı, ilgili mevzuat çerçevesinde yapılması gereken tahakkukların gerçekleştirildiği, mirasçıların ve yapı sahipliği satışlarının/devirlerinin tespit edildiği, yapı maliklerine ödeme emri tebliğ işlemlerinin yapıldığı, mevzuata uygun takibat sonucunda ….’na … tarih ve …. sayı ile hissesine düşen …. TL yıkım bedelinin ödenmesi hususunda ödeme emri gönderildiği ve … tarihinde ilgilisine tebliğ edildiği, ilgilisince ödeme yapılmamasına istinaden … tarih … sayılı haciz varakası düzenlendiği; …’e … tarih ve … sayı ile hissesine düşen …. TL yıkım bedelinin ödenmesi hususunda ödeme emri gönderildiği ve … tarihinde ilgilisine tebliğ edildiği, ilgilisince ödeme yapılmamasına istinaden … tarih …sayılı haciz varakası düzenlendiği, …’e … tarih ve … sayı ile hissesine düşen ….TL yıkım bedelinin ödenmesi hususunda ödeme emri gönderildiği ve …. tarihinde ilgilisine tebliğ edildiği, ilgilisince ödeme yapılmamasına istinaden …. tarih … sayılı haciz varakası düzenlendiği, amme alacağının zamanaşımına uğramadığı ve bu hususu ispatlayıcı belgelerin savunma eki olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla; … Belediyesi tarafından yıkılan yapılara ait 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve bu Kanun hükümleri uyarınca hazırlanan Uygulama Yönetmeliği gereği tahsil edilmesi gereken yıkım bedellerinin tahakkuk ve tahsili konusundaki takibatlar sonucu kamu zararı oluşmadığı anlaşılan … TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.