SayıştaySayıştay Temyiz Kararı57390

Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire5
Dosya No49749
Yılı2019
Konu: Belediye tarafından doğrudan nakit aktarımı yapılması öngörülerek ortak hizmet projesi adı altında ek protokolle Vakfa kaynak aktarımında bulunulması.

1- 105 sayılı İlamın 2’nci maddesiyle; … Büyükşehir Belediyesi ile … Vakfı (…) arasında Belediye tarafından doğrudan nakit aktarımı yapılması öngörülerek ortak hizmet projesi adı altında ek protokolle kaynak aktarımında bulunulması sonucunda kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Sorumlu [(Protokol Üzerinde İmzası Bulunan) Üst Yönetici sıfatıyla temyiz talep eden Belediye Eski Başkanı …] (aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Sosyolog …’in kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde de tamamen aynı olmak üzere), temyiz dilekçesinde özetle; 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinin (v) bendinde; “Sağlık merkezleri, hastaneler, gezici sağlık üniteleri ile yetişkinler, yaşlılar, engelliler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik her türlü sosyal ve kültürel hizmetleri yürütmek, geliştirmek ve bu amaçla sosyal tesisler kurmak, meslek ve beceri kazandırma kursları açmak, işletmek veya işlettirmek, bu hizmetleri yürütürken üniversiteler, yüksek okullar, meslek liseleri, kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapmak.” denildiğini, aynı Kanun’un 24’üncü maddesinin (o) bendinde “spor, sosyal, kültürel ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler”in, anılan maddenin (r) bendinde ise “Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler”in belediyenin giderleri arasında sayıldığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; (a) ... kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor ... sosyal hizmet ve yardım, ... hizmetlerini yapar veya yaptırır. ...” denildiğini, diğer yandan, andan Kanun’un “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinin (k) bendinde “temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri”nin ve (n) bendinde ise “sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler”in belediyenin giderleri arasında sayıldığını, aynı Kanun’un “Hemşehri hukuku” başlıklı 13’üncü maddesinin ikinci fıkrasında; “Belediye, hemşehriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapar. Bu çalışmalarda üniversitelerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, sivil toplum kuruluşları ve uzman kişilerin katılımını sağlayacak önlemler alınır.” denildiğini, yine anılan Kanun’un “Belediyelerin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde; “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır: a) Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.” hükümlerine yer verildiğini, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer Kuruluşlarla İlişkiler” başlıklı 75’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 saydı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.” denildiğini ve aynı maddeye 12.11.2012 tarihli ve 6360 sayılı Kanun’un 19’uncu maddesiyle eklenen ek fıkrada ise; “5018 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ite ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz. ...” hükmüne yer verildiğini, ilama konu ... Vakfı’nın (...), ...'i dünya ölçeğinde tanıtmak, kültür ve doğa mirasını yaşatıp zenginleştirmek amacıyla kamu yararı gözetilerek, ... Valiliği ve ... Büyükşehir Belediyesi'nin öncülüğünde başta ... Ticaret Odası olmak üzere 69 kurum ve kuruluşun katılımıyla oluşturulan bir vakıf olduğunu, ... Vakfının misyonunun, ... içinde ve daha geniş kapsamlı olarak Akdeniz'de kamu kuruluşları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasında ortaklıklar kurarak ...'in değerlerini korumak ve teşvik etmek olduğunu, ... Vakfının birinci hedefinin ise ... Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle, ... Kalkınma Ajansı (...) ile birlikte hazırlanan ... Stratejisi kapsamında ...'in itibarının ve marka değerinin dünya ölçeğinde güçlendirilmesi olduğunu, ... Büyükşehir Belediyesince ...'in marka değerini yükselterek kentimizin turizm potansiyelini en verimli ve etkin bir şekilde yükseltme hedefi ile ... Vakfı (...) ile ... … Ortak Hizmet Protokolü hazırlanarak .. tarihli ve … sayılı yazı ile ... Valiliğinin Olur'larına sunulduğunu (Dilekçe Eki:1), ... Valiliğince 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinin (c) bendi uyarınca; ... Büyükşehir Belediyesi ile ... Vakfı (...) arasında ortak hizmet protokolü yapılmasına … tarihli ve … sayılı Olur ile izin verildiğini, söz konusu “Valilik Oluru”nun ... İl Mahalli İdareler Müdürlüğünün … tarihli ve … sayılı yazısı ekinde Belediyeye gönderildiğini, (Dilekçe Eki: 2), mahallin en büyük mülki idare amirinin iznine istinaden ...'in marka değerini yükselterek kentin turizm potansiyelini en verimli ve etkin bir şekilde yükseltme hedefi doğrultusunda yapılması planlanan ve iç turizme yönelik tanıtım kampanyası çalışmasını içeren ortak hizmet projesi kapsamında ... Projesine ilişkin ... Büyükşehir Belediyesi ve ... … Ortak Hizmet Protokolünün ... Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı Meclis Kararı ile kabul edilerek protokolün imzalanması için tarafına yetki verildiğini (Dilekçe Eki. 3), ... Büyükşehir Belediyesi ve ... Vakfı (...) arasında mahallin en büyük mülki idare amirinin izni ve Meclis Kararına istinaden 17/06/2016 tarihinde protokol imzalandığını, ilgili protokolle “...” projesi kapsamında, ülkemizde ve bölgemizde turizm sektörünün gerileme sürecine girmiş olmasından hareketle, ...'in turizm potansiyelini arttırmak, turistik değerlerini korumak, geliştirmek, ...'i ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtmak, kentin tanıtım politikalarını oluşturmak ve uygulamak, kentimizin sahip olduğu değerlere uygun turistik ürün çeşitliliğini tüm yıla etkin bir şekilde yaymak ve böylece ...'in marka değerini yükseltmek, kültürel miras ve turizm olanaklarını etkin biçimde tanıtmak, ...'in diğer şehirlerden farklılaşan değerlerini ve destinasyonlarını ön plana çıkartmak ve ...'i ulusal ve uluslararası alanda turizm, ticaret ve fuarcılık alanında cazibe merkezi haline getirmek hususlarının amaçlandığını, yukarıdaki belirtilen amacı hayata geçirmek için protokolün 7. maddesinde Belediye ve ... Vakfı’nın (...) yükümlülüklerinin;

“7.1 Vakfın Yükümlülükleri

7.1.1 Proje amacı kapsamında, bu protokolün 6. maddesinde belirlenen iş ve işlemleri bu protokol süresinde yapmaktır.

7.1.2. ..., protokol süresince hazırlanan görsel film vb. tanıtım materyallerini internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarında süresiz olarak paylaşabilecektir. Tanıtım filmlerinin Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanundan kaynaklanan tüm hakları Vakfa ve ... Büyükşehir Belediyesine ait olacaktır.

7.1.3 Vakıf tarafından haftalık beğeni, paylaşım ve istatistiki bilgiler çıkartılacak, talep halinde belediyeye sunulacaktır.

7.1.4. Vakıf, Protokol sürecince ... Büyükşehir Belediyesine projeye yönelik faaliyet raporu hazırlayıp sunmakla yükümlüdür.

7.2 Belediyenin Yükümlülükleri

... Büyükşehir Belediyesi, “...” projesi kapsamında; işbu protokolün 6. maddesinde belirtilen faaliyetleri gerçekleştirmek üzere Vakfa. Vakfın bildireceği banka hesabına protokol süresince, her iki tarafın kararlaştırılacağı zaman dilemleri içerisinde ve miktarlarda toplam … (…) milyon … aktaracaktır.”

Şeklinde sayıldığını, ayrıca, protokolün 10. maddesinde protokol süresinin, protokol imzalandığı tarihten itibaren 1 yıl olduğu olacağı ve taraflarca gerek duyulduğu takdirde protokol süresinin uzatılabileceğinin kararlaştırıldığını, söz konusu maddeye istinaden protokolün süresinin 2017 yılında da uzatıldığını, ...’in turizm potansiyelini en verimli ve etkin bir şekilde kullanarak ...'in marka değerini yükseltmek amacıyla ... Büyükşehir Belediyesi ile ... Vakfı (...) arasında imzalanan ve detaylarına yukarıda değinilen protokolün 10. maddesine istinaden protokol süresinin 2018 yılında da uzatılmasına karar verildiğini ve bu amaçla hazırlanan ... … Ek Ortak Hizmet Protokolünün … tarihli ve … sayılı yazı ile ... Valiliğinin Olurlarına sunulduğunu, ... Valiliğinin … tarihli ve … sayılı Olurları ile verilen iznin, ... İl Mahalli İdareler Müdürlüğünün … tarihli ve … sayılı yazısı ekinde Belediyeye gönderildiğini (Dilekçe Eki: 4), mahallin en büyük mülki idare amirinin izni sonrasında ortak hizmet projesi kapsamında hazırlanan ... … Projesine ilişkin ... Büyükşehir Belediyesi ve ... … Ortak Hizmet Protokolünün Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararı ile kabul edildiğini ve protokolün imzalanması için tarafına yetki verildiğini (Dilekçe Eki: 5), tarafına verilen bu yetki sonrasında ... Büyükşehir Belediyesi ve ... Vakfı (...) arasında … tarihinde protokol imzalandığını, “... Turizm Tanıtım Projesi” kapsamında imzalanmış olan protokolün 6. maddesinde belirtilen faaliyetleri gerçekleştirmek üzere ... Vakfına 2019 yılı içerisinde 21.01.2019 tarihli ve 2392 sayılı ödeme emri ile … TL ve 22.03.2019 tarihli ve 10623 sayılı ödeme emri ile de …TL olmak üzere toplam … TL ödeme yapıldığını, ... Vakfına nakdi kaynak aktarımı olarak nitelendirilip sorguya konu edilen ödemelerin de bu amaçla yapılmış ödemeleri içerdiğini, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer Kuruluşlarla İlişkiler” başlıklı 75’inci maddesinin birinci fıkrası ve aynı fıkranın (c) bendi hükmünden de anlaşılacağı üzere, ortak hizmet projesi kapsamında işbirliği yapılacak vakıfların Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar arasında yer almıyorsa mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınmasının zorunlu tutulduğunu, Kurucuları arasında Belediye ile birlikte ... Valiliğinin de yer aldığı ... Vakfının, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar arasında yer almaması nedeniyle gerçekleştirilmesi planlanan ortak hizmet projesiyle ilgili ... Valiliğinden izin alındığını, sonrasında da Belediye Meclisince karar alındığını, alınan karar doğrultusunda protokol imzalaması konusunda tarafına yetki verildiğini, özetle yasanın zorunlu kıldığı tüm koşulların yerine getirildiğini, İlamda ... Vakfına (...) yapılan ödemlerin nakdi kaynak aktarımı olarak nitelendirildiğini, Belediye tarafından Vakfa yapılan ödemelerin doğrudan Vakfa yapılan nakdi kaynak aktarımı niteliğinde olmadığını, protokol içeriğinin ... Valiliğince mevzuata uygun bulunduğu ve mahallin en büyük mülki idare amirinin izni ile gerçekleştiği göz önünde bulundurulduğunda; protokol kapsamında yapılan ödemelerin ...'in turizm potansiyelini arttırmak, turistik değerlerini korumak, geliştirmek, ...'i ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtmak, ...'in marka değerini yükseltmek, kültürel miras ve turizm olanaklarını etkin biçimde tanıtmak, ...’in diğer şehirlerden farklılaşan değerlerini ve destinasyonlarını ön plana çıkartmak ve ...’i ulusal ve uluslararası alanda turizm, ticaret ve fuarcılık alanında cazibe merkezi haline getirmek amacıyla yapıldığını, yani yukarıda sayılan mevzuat hükümleri çerçevesinde Belediyenin görev ve sorumluluğu gereği yapması gereken kültür, sanat, turizm ve tanıtım giderleri kapsamında olduğundan yapılan ödemelerin kamu zararı olarak değerlendirilemeyeceğini ve dolayısıyla da kamu zararı oluşturmadığı kanaatinde olduğunu, ayrıca ilam konusuna benzer nitelikteki bir ödeme ile ilgili Sayıştay 6. Dairesinin 15.5.2018 tarihli ve 545 sayılı Kararında; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer Kuruluşlarla İlişikler” başlıklı 75’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre derneğe yapılan yardım tutarının, anılan mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulduğunda, yapılan yardımların doğrudan derneklere verilen yardım niteliğinde olmadığı, üyelerine sosyal, kültürel, sanatsal, tanıtım maksatlı yapıldığı, yani hemşehrilik hukuku kapsamında belediyenin hizmet ve etkinliklerinden faydalandırıldığı gerekçesi ile ilişilecek husus bulunmadığına karar verildiğini, ilam konusuna benzer nitelikteki bir ödeme ile ilgili Sayıştay 3. Dairesinin 19.12.2019 tarihli ve 347 sayılı Kararında; 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinde öngörülen ortak hizmet projesi çerçevesinde gerçekleştirilen kaynak aktarımının, adı geçen Derneğe karşılıksız bir yardım niteliğinde olmadığı, dolayısıyla da kamu zararına sebebiyet vermediği gerekçesi ile ilişilecek husus bulunmadığına karar verildiğini (Dilekçe Eki: 6), (Dilekçe Eki: A’nın bulunduğu kısım sadece sorumluların …’in dilekçesinde bulunmakla birlikte) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ... arasında, “iç turizme yönelik çalışma” yapılması amacıyla 2019 yılında protokol yapılması için Belediye Başkanına yetki verilmesi ve protokol doğrultusunda Belediye bütçesinden kaynak aktarılması hususunda alınan Belediye Meclisinin … gün ve … sayılı Kararının iptali talebiyle bazı Büyükşehir Belediye Meclis üyelerince ... Büyükşehir Belediyesi’ne dava açıldığını, ... …. İdare Mahkemesinin; … E - … K sayı ve … tarihli İlamla davalı Belediye ile ... arasında turizm ve tanıtım faaliyetlerinde bulunmak şeklindeki yükümlülükleri barındıran ortak hizmet projesinde adı geçen Vakıfça gerçekleştirilmesi öngörülen hizmetlere yönelik imzalanan protokol kapsamında para aktarımının gerçekleştirileceği göz önünde bulundurulduğunda bu aktarımın anılan Vakfa yapılan bir yardım niteliğinde olmayıp yapılacak işler karşılığında olduğu gerekçesiyle davanın 17/09/2020 tarihinde oybirliği ile reddine karar verildiğini, bununla birlikte; Vakıf Tüzüğünün 20 nci maddesinde Vakfın Başkanının ... Valiliği temsilcisi olduğu, Vakfın yetkili temsilcisi ve yetkili yöneticisi olan bu temsilcinin Mütevelli Heyetinin ve Yönetim Kurulunun da Başkanı olduğu hususu ile davacıların ileri sürdükleri muhtemel sakıncaların gerçekleşmesi halinde, gerek vakıfların kendilerine özgü denetim mekanizmalarının işleyeceği gerekse davacıların kanun yollarına başvurabileceklerinin de eklendiğini (Dilekçe Eki: A- T.C. ... …. İdare Mahkemesi Karar No …), söz konusu kararlardan hareketle, Belediyece ... Vakfına yapılan ödemelerin, adı geçen Vakıf tarafından protokol hükümlerine aykırı olarak amacı dışında kullanılmadığını, ayrıca yapılan ödemenin protokol hükümlerine aykırı amacı dışında kullanıldığına ilişkin bir tespit yapılmamış olup, söz konusu ödemelerin kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını düşündüğünü, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrasında kamu zararının tanımının yapıldığını, ikinci fıkrada ise birinci fıkrada tanımlanan hususların geçerli sayılacağı hallerin belirlendiğini, maddenin birinci fıkrası değerlendirildiğinde, kamu zararının kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması olarak belirlendiğini, ancak yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere, sorgu (ve sonrasında ilam) konusu işlemin kamu kaynağında eksilmeye neden veya artışa engel olmadığının açık bir şekilde görülebileceğini, bu sebeple sorgu incelemesinde belirtilen hususlarda, 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi tanımına giren bir kamu zararının söz konusu olmadığını, kamu zararının belirlenmesi kıstaslarına uygun olmayan bir “hukuki tavsif” ile sorumluluk atfedilmesinin de mümkün olmadığını, ayrıca sorgu konusu ile ilgili yapılan savunmada Denetçi raporunun sonuç kısmında; “... Yukarıda yer verilen gerekçelerle sorunluların savunması yerinde görülmüş ve konu ile ilgili ilişecek husus bulunmadığı değerlendirilmektedir.” denildiğini, sonuç olarak söz konusu ortak hizmet projesinin mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin olduğu, Vakfın kurucularının arasında Valilik, Büyükşehir Belediyesi, ... Ticaret Odası, ... Esnaf ve Sanatkârlar Odası, ilçe belediyeleri ile ilçe Ticaret Odaları gibi birçok kamu kurumu ve kamu kurumu niteliğindeki meslek odaları bulunduğu için ... Turizm ve Tanıtma Vakfının bir anlamda kamu yararına çalışan vakıf niteliğinde olduğu, Belediyenin turizm konusunda harcama yetkisine dayanılarak harcama yaptığı ve ... ilinin turizm potansiyelinin geliştirilmesi için yapılan harcamaların bir kısmının Büyükşehir Belediyesi dışındaki Valilik, ... Ticaret Odası, ... Esnaf ve Sanatkârlar Odası, ilçe belediyeleri ile ilçe Ticaret Odaları tarafından üstlenildiği için kamu zararından söz etmenin mümkün olmadığını, ilam metninde azınlık görüşünde bulunarak karşı oy kullanan üyelerin değinmiş olduğu mevzuat hükümleri gereğince 6360 sayılı Kanun’un 19’uncu maddesi ile 12.11.2012 tarihinde 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesine eklenen ek fıkra ile “5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmünün getirildiğini, bunun bir sonucu olarak belediyelerin 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesine dayalı olarak çıkarılan Derneklere Yardım Yönetmeliği kapsamından çıkarılmasını sağladığını ve aktarılan kaynaklara ait harcama belgelerinin ibrazının belediyeler için zorunlu olmasını ortadan kaldırdığını, bu mevzuat hükümlerine rağmen aktarılan kaynaklara ilişkin belgelerin sorgu savunması ve temyiz dilekçesi ekinde ibraz edildiğini, değinilen mevzuat hükümleri, Denetçinin görüşü, Sayıştay 6. Dairesinin 15.5.2018 tarihli ve 545 sayılı Kararı, Sayıştay 3. Dairesinin 19.12.2019 tarihli ve 347 sayılı Kararı ve dilekçe ekinde sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere Belediye tarafından adı geçen Vakfa yapılan ödemeler ile ... ilinin turizm potansiyelinin geliştirilmesine diğer kamu kuruluşları, Valilik, ... Ticaret Odası, ... Esnaf ve Sanatkârlar Odası, ilçe belediyeleri ile ilçe Ticaret Odaları katılımlarının sağlandığını, maliyetin paylaşıldığını, tüm bu nedenlerle yapılan harcamalar ile ilgili olarak mevzuata uygun olduğu yönünde karar verilmesi kanaatinde olduğunu (Dilekçe Eki: 7) Kurulumuza arz etmiştir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Büyükşehir Belediye Meclis Kararı Üzerinde İmzası Bulunan) Diğer Sorumlu sıfatıyla temyiz talep eden Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde yukarıda ve aşağıda belirtilen dilekçelerden farklı olarak özetle; temyiz edilen Sayıştay Kararı gerekçesinde; 6360 sayılı Kanun’un 19’uncu maddesi ile 12.11.2012 tarihinde 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesine eklenen ek fıkradaki; “5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmünden hareketle; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabileceğini düzenleyen 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesi ile kamu kurum ve kuruluşlarının derneklerle yürütebilecekleri ortak projelerinde de proje maliyetlerinin (en fazla yüzde ellisi oranında) aynî veya nakdî katkı sağlayabileceklerini düzenleyen 5253 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin Belediyeler için uygulanamayacağını yineleyerek; 5393 sayılı Kanunun 75’inci maddesi (c) bendinde kaynak aktarımı yapabileceği şeklinde bir düzenleme yer almadığından hareketle, bahsi geçen ortak projeler için belediyelerin düzenlenecek protokol ile her türlü harcamaların kaynak aktarımı olmaksızın yapabileceğinin belirtildiğini, … tarihli ve … sayılı Valilik Oluru ve … tarihli ve … sayılı Meclis Kararı ile onaylanmış olan 04.05.2018 tarihinde imzalanmış “... Turizm Tanıtım Projesi ... Büyükşehir Belediyesi ve ... … Ek Protokolü” uyarınca; 2019 yılı içerisinde Dış İlişkiler ve Turizm Şube Müdürlüğü tarafından 18.03.2020 tarihli ve 14850 sayılı Harcama Talimatı ile … TL ve 15.01.2019 tarihli ve 2694 sayılı Harcama Talimatı ile … TL olmak üzere toplamda … TL’nin ... Vakfı (...) hesabına aktarılmıştır. Bahse konu Ek Protokolün, 08.05.2017 tarihli “... … Projesi ... Vakfı ve ... Büyükşehir Belediyesi İşbirliği Protokolüne” ek protokol yapılabileceğini düzenleyen ilgili maddelerine istinaden imzalanmış olup, Belediyenin ve Vakfın yükümlülüklerini ayrı ayrı net olarak ortaya koyduğunu, yapılan işlemlerin protokollerdeki Belediyenin yükümlülükleri kapsamında olduğunu, tüm protokoller mahallin en büyük mülki idare amiri olan Valilik Makamı izni alınarak imza altına alındığını, taraflar arasındaki Protokolün 3. maddesinde; “Belediye proje kapsamında: … tarihli ... … Projesi ... Büyükşehir Belediyesi ve ... Vakfı İşbirliği Protokolünün 6’ncı maddesinde belirtilen faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için Vakfın bildireceği banka hesabına işbu Ek Protokolün süresi içerisinde toplam … TL aktarılacaktır.” ifadesine yer verildiğini, yukarıda yer alan Kanun hükmü ile protokol maddesi birlikte değerlendirildiğinde; yapılacak harcamaların tamamının ... … Projesine kapsamında olduğu ve Protokolün 6. maddesinde belirtilen faaliyetlerin gerçekleştirilmesine yönelik olacağının, 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesi (c) bendine ve 60’ıncı maddesi (m) ve (k) bentlerine uygun olduğunun açıkça anlaşılacağını, Sayıştay kararında kamu zararına dayanak olarak gösterilen 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinde yer alan; “5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmünün bir sonucunun da; muhalefet şerhinde belirtildiği üzere “belediyelerin 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesine dayalı olarak çıkarılan Derneklere Yardım Yönetmeliği kapsamından çıkarılması, aktarılan kaynaklara ait harcama belgelerinin ibrazının belediyeler için zorunlu olmasının ortadan kalkması” olduğunu, buna rağmen harcama belgelerinin de dosyaya sunulduğunu, ... Vakfı’nın (...), 5253 sayılı Dernekler Kanunu’na değil; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’na tabi bir teşekkül olduğunu öncelikle belirtmek gerektiğini, bu bağlamda 5253 sayılı Dernekler Kanunu’na tabi olmadığını, öte yandan uygulanmaz olarak belirtilen 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 29’uncu maddesindeki hükmün ise herhangi bir ortak projeye, şarta, sözleşmeye dayanmaksızın doğrudan doğruya yapılan yardım niteliğindeki nakdi ödemeler olduğunu, ne var ki mevcut durumda yapılan …-TL’lik ödemenin ... Turizm Tanıtım Projesinin gerçekleştirilmesine yönelik olduğunu ve Protokolde bahsi geçen ortak proje harcamalarına tahsisli olduğunu, kesinlikle Vakfa yapılmış bir yardım veya şartsız bağış olmadığını, zaten Sayıştay tarafından böyle bir tespit ve inceleme yapılmadığını, 5393 Sayılı Kanun’un 75’inci maddesi (c) bendi uyarınca yürütülecek ortak hizmet projesine mezkûr Kanunun ve 60’ıncı maddesi (m) bendi uyarınca gider yapılabileceği düzenlenmiş iken bu giderin yapılma şekline ilişkin mevzuatta bir düzenleme bulunmadığını, Kanun’un karşılıksız yardım yapılamayacağına ilişkin atıfların eklektik bir biçimde kıyaslanarak belediyelerin kaynak aktarımı yapamayacağını ileri sürmenin mesnetsiz bir yetki daraltma gayretinden öte olmadığını, zira mevzuatta düzenleme bulunmadığı hallerde saklı yetki kavramı çerçevesinde idarenin takdir yetkisinden söz etmek gerekeceğinin açık olduğunu, ayrıca mevzuatta düzenleme bulunmayan durumlara ilişkin İdare Hukukunun temel prensiplerinden biri olan yetki genişliği ilkesinin de ele alınmasının yerinde olacağını, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 126’ncı maddesi ikinci fıkrasının; “İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.” hükmü nazara alındığında, mahallin en büyük mülki amiri olarak ... Valilik Makamının konu bağlamında yetki genişliğini haiz olduğunun ve kaynak aktarımını da içeren söz konusu ortak hizmet projesi protokollerini onayladığının ortada olduğunu, dolayısıyla mevzuatta aksine bir hüküm bulunmadığı ve yetki genişliğini haiz makamın açık onayı olmasına rağmen, ortak hizmet projesinde kaynak aktarılmayacağını sorgu (ve sonrasında ilam) konusu yapmanın İdarenin takdir yetkisini sınırlayacağını ve ortadan kaldıracak şekilde yerindelik denetimi yapıldığını gösterdiğini, bu yönüyle de İlamda değinilen kamu zararı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunun açık olduğunu, bu itibarla da İlamda kamu zararı olduğu iddia edilen ödemelerin de bahsi geçen proje haricinde harcandığı, amacına uygun kullanılmadığı, protokol şartlarının oluşmadığı gibi bir değerlendirme veya kanaat de bulunmadığını, kaldı ki böyle bir araştırmanın dahi mevcut olmadığını, bu durumun bile yapılan ödemenin aslında kamu zararı niteliğinde olmadığının açık ispatı olduğunu, bu yönüyle olayın gerçek mahiyetini araştırmaksızın eksik ve yüzeysel bir inceleme neticesinde yapılan değerlendirme ile tazmin hükmü verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ...’dan (... …. Vakfı) temin edilen belgeler incelendiğinde aktarılan katkı payları kullanılarak, Vakıf tarafından yapılan harcamaların tamamının mevzuat dahilinde düzenlenen ortak hizmet projesi protokolünde belirtilen amaç ve hedeflerin gerçekleştirilmesi için kullanıldığının görüleceğini, bir başka ifade ile kamu kaynağının beldenin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçları için kamu yararı gözetilerek kullanıldığının ortada olduğunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesinde belirtilen zincirleme süreç akışı içerisinde, Valilik Makamınca iki defa “Olur” verilmiş bir protokole ilişkin olarak, Valilik Makamının ve ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlık Makamının onaylarına güvenerek, sadece Belediye Meclisindeki oylamaya katılarak oy kullanması nedeniyle, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olan şahsının sorumlu tutulmasının hukuka uyarlı olmadığını, yapılan ödemelerin de ortak projeler için harcandığını, harcama belgelerinin dosyaya sunulu olduğunu, ayrıca aşağıda projelerin gerçekleştirildiğine dair linkleri sunduğunu ve linkler vasıtası ile, alınan Meclis kararı üzerine imzalanan protokoller gereği yapılan hizmetlerin incelenmesini talep ettiğini;

>http://www.....org/tr/...-festivali linkinden festivale ilişkin gerekli bilginin edinilebileceğini,

>https://www.ntv.com.tr/sanat/26nci-...-...-...-festivali basladi,P5PshBatpEGiHQE2NaUsg ... ... … festivaline ilişkin haber linki

>https://www.ntv.com.tr/sanat/...-...-...-festivali- basladi,RFMw5DZu7UOucNVtalcXrg ….... Festivaline dair haber linki

>https://www.youtube.com/watch?v=BUkX5rwB8R8 …. ... Festivali tanıtım videosu.

>https://www....dergisi.com/tr/dergi-arsivi/338-47-nci-sayi/2767-2018-konsepti-city-of-everything-herseyin-sehri-mavi-ve-gunesin-sehri-icin-avrupa-hamlesi ... ile ortak proje kapsamında “city of everything” (Her şeyin şehri) tanıtımına ilişkin haber

>https://gozlemgazetesi.com/HaberDetay/212/193973/...dan-avrupa-hamlesi.html ... ile ortak proje kapsamında “city of everything” (Her şeyin şehri) tanıtımına ilişkin haber

...’in tanıtımı ve ...lilerin kültürel ve sanatsal gelişimi için, kamu yararına çalışan vakıflar ile işbirliği ile gerçekleştirilen faaliyetler nedeni ile, kanuna uygun kaynak aktarımıyla, aktarılan kaynakların projeye uygun, kamu yararına kullanımı ile projeler gerçekleştirilmiş iken; kararı veren, kararları uygulayanlara, emeği geçenlere teşekkür etmek yerine, hukuka uyarlı olmayan kamu zararı ve tazmin hükmü verilmesinin, hukukun temel ilkeleri, hakkaniyet ve iyi niyetle bağdaşmadığını, öte yandan belediye meclis kararlarının kesin olmadığını ve kararın uygulanması aşamasında meclis üyelerinin bir dahlinin bulunmadığını, alınan kararların hukuksal dayanağı olmasa dâhi kararlar kesin olmadığından; Büyükşehir Belediye Meclis üyelerine kamu zararı tahmilinin hukuka uyarlı olmadığını, özetle imza edilen protokolün 5018 sayılı Yasada belirtilen hükümlere uygun olup olmadığının, Büyükşehir Belediye Meclis üyelerinin bilebileceği bir husus olmadığını, sonuç olarak Sayıştay kararma konu işlemlerde hukuka aykırı bir durum olmayıp, alınan kararlar usul ve yasaya uygun olduğundan; tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini Kurulumuza arz etmiştir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Büyükşehir Belediye Meclis Kararı Üzerinde İmzası Bulunan) Diğer Sorumlu sıfatıyla temyiz talep eden Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde (İlamın 3’üncü maddesini de kapsayacak şekilde) özetle; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer Kuruluşlarla İlişkiler” başlıklı 75’inci maddesine göre belediyelerin; kamu yararına çalışan dernekler ve vergi muafiyeti tanınmış vakıflarla doğrudan, diğer dernek ve vakıflarla da mahallin en büyük mülki amirinin onayı ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceklerini, Meclis üyesi olduğu dönemde, ...’in marka değerini yükselterek kentin turizm potansiyelinin en etkin ve verimli bir biçimde değerlendirilmesi hedefiyle ... Büyükşehir Belediyesi ile ... Tanıtım Vakfı (...) arasında ortak hizmet protokolü imzalanması ve bunun için Belediye Başkanına yetki verilmesinin gündeme geldiğini, bu kapsamda alınan Meclis Kararının daha sonra ... Valiliği tarafından da onaylandığını ve iç turizme yönelik bir tanıtım kampanyası çalışmasını içeren ortak hizmet projesi kapsamında etkinlikler gerçekleştirildiğini, kurucuları arasında ... Valiliği, ... Büyükşehir Belediyesi, ... Ticaret Odası, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası, ilçe belediyeleri gibi kamu kurumu ve kamu kurumu niteliğinde meslek odaları bulunan ...’ın, kentin turizm sektöründeki en önemli paydaşlarıyla birlikte söz konusu çalışmaları yürüttüğünü, ...’in turizminin geliştirilmesi ve tanıtımının yapılması Belediyenin görevleri arasında yer almakta olup, bu kapsamdaki faaliyetlerin Belediye tarafından doğrudan harcama yapılarak gerçekleştirilmesi yerine bir protokol çerçevesinde, kentin turizm sektöründe yer alan paydaşlarının da katılımıyla yapılan ortak çalışmalara destek verilerek gerçekleştirildiğini, azınlık görüşünde de belirtildiği gibi, ortak hizmet projesi kapsamında yapılan çalışmaların, yürütülen faaliyetlerin, ...’in turizm ve tanıtımına nasıl bir fayda yarattığına ilişkin değerlendirme yapılmaksızın, yapılan ödemenin kamu zararı olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığını, sonuç olarak söz konusu Vakfa bağış yapılmadığını, turizm stratejisi çerçevesinde anılan çalışmaların gerçekleştirilmesinde kullanılmak üzere destek verildiğini, bu nedenle, Belediyenin görevleri arasında sayılan eylemleri karara bağlamak hususunda kamu zararından söz etmek doğru olamayacağından; Meclis kararına oy veren Meclis üyelerinin de kamu zararı oluşması yönünde kasıt, kusur ve ihmallerinin söz konusu olmadığını, nitekim konu ile ilgili olarak Denetçi görüşünün de savunmaların yerinde görüldüğü, ilişilecek bir husus olmadığı yönünde olduğunu, ayrıca Sayıştay 6. Dairesi Başkanı ve bir Daire üyesinin görüşünün de aynı yönde olup, karara muhalif kaldıklarını, Daire Kararının, kasıt, kusur ve ihmal olmaması nedeniyle bozulması ve kaldırılmaması gerektiğini vaki temyiz ile Kurulumuza arz etmiştir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Büyükşehir Belediye Meclis Kararı Üzerinde İmzası Bulunan) Diğer Sorumlu sıfatıyla temyiz talep eden Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi …, …, … ve …, kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarındaki temyiz dilekçelerinde tamamen aynı olmak üzere (İlamın 3’üncü maddesini de kapsayacak şekilde) özetle;

1. Sayıştay Daire Kararında özetle; kamu zararı olduğu iddia edilen ödemenin bahsi geçen proje haricinde harcandığı, amacına uygun kullanılmadığı, protokol şartlarının oluşmadığı; ortak hizmet projelerinin isminden de anlaşılacağı üzere ortak olarak gerçekleştirilecek bir hizmet projesinin varlığının gerektiği; yapılacak hizmetleri maddi ve gayri maddi olarak belirlemeleri ve protokolde yer almalarını sağlamaları gerektiği; aksi durumda bozulması gerektiği, şöyle ki; ortak yürütülen bir hizmetten veya projeden bahsetmenin mümkün olmayacağı, Büyükşehir Belediyesi tarafından ...’a aktarılan kaynağın hangi amaçla kullanıldığının belgelendirilmediği hususlarının belirtildiğini, Sayıştay'ın kamu zararı oluştuğundan bahisle kararda imzaları olan Belediye Başkanı ve meclis üyeleri tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi yönündeki kararının pek çok yönü ile hatalı tespitler içermekte olup bozulması gerektiğini,

2. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesine göre; belediyelerin kamu yararına çalışan dernekler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış Vakıflarla ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceklerini, ... Büyükşehir Belediyesi ile ... Tanıtım Vakfı (...) arasında ...'in Turizm ve Tanıtım faaliyetleri için ortak hizmet protokolü imzalanması için Belediye Başkanına yetki verilmesi gündem maddesi ile konu Belediye Meclisine geldiğini ve yasaların izin vermiş olması nedeni ile taraflarınca olumlu oy verildiğini, Belediye Meclisinin bu kararının ... Valiliğinin izni ve olurları ile gerçekleştiğini, bağış veya kaynak aktarımının söz konusu olmadığını, ortak hizmet projesi imzalanması için Belediye Başkanına yetki verilmesi olduğunu, kamu zararının söz konusu olamayacağını, bu Meclis Kararına oy veren Meclis üyelerinin kamu zararı oluşması yönünde kasıt, kusur ve ihmallerinin söz konusu olmadığını,

3. İlamın gerekçesinde, Belediye tarafından para aktarıldığı ancak projelerin gerçekleşmesinde herhangi bir faaliyette bulunulmadığına ilişkin belgelendirilme yapılmadığından söz edilmişse de; aksi yönde de bir tespit bulunmadığını, kaldı ki, yapılan harcamalarının bir kısmının ortak projenin yürütüldüğü Büyükşehir Belediyesi dışındaki kurumlar tarafından üstlenilmiş olmasının da mümkün olduğunu, bu yönde bir inceleme yapılmaksızın, yapılan etkinliklerin belgelendirilmediği gerekçesi ile tersi yönde yorum yapılarak Büyükşehir Belediyesi tarafından aktarılan paraların herhangi bir etkinlikte kullanılmadığı yönündeki tespitin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki, dilekçe ekinde harcama belgelerinin de ibraz edildiğini, dolayısıyla ortak hizmet projesi kapsamında yapılan işler olduğunun da ortada olduğunu, bu kapsamda Kararın Azınlık Görüşünde de yer aldığı üzere bu kapsamda yapılan çalışmalarda Belediyenin kaynak aktarımı dışında hiçbir işlemin yapılmadığı kabulüne dayalı olarak kamu zararına neden olduğuna karar verilmesinin doğru olmadığını, Belediyenin Vakfa kaynak aktarmadan protokol kapsamında işleri doğrudan yapabileceği gibi ortak hizmet kapsamında harcama yapmasının da mümkün olduğunu, özetle yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu,

4. Ortak hizmet projesi kapsamında yapılan işler olduğunun aşikar olduğunu, bu bağlamda Büyükşehir Belediyesi tarafından kaynak aktarımı dışında hiçbir işlemin yapılmadığı; aktarılan bedelin hangi amaçla nerede kullanıldığının tespit edilemediğinden bahisle kamu zararının doğmuş olduğu sonucunun çıkarılmasının doğru olmadığını, yapılan harcamalara ilişkin tüm belge ve belgelerin dilekçe eklerinde sunulduğunu, Büyükşehir Belediyesi tarafından söz konusu bedelin hangi amaçla aktarıldığının da belgelerle sabit olduğunu, kamu zararına neden olmak eyleminin hiçbir koşulunun gerçekleşmediğini,

5. Öte yandan belediye meclis kararlarının kesin olmadığını ve kararın uygulanması aşamasında bir dâhillerinin bulunmadığını, alınan kararların hukuksal dayanağı olmasa dâhi kararlar kesin olmadığından; Büyükşehir Belediye Meclis üyelerine kamu zararı tahmilinin hukuka, hakkaniyete ve adalete uygun olmaması gerektiğini, özetle imza edilen protokolün 5018 sayılı Yasada belirtilen hükümlere uygun olup olmadığının, Meclis üyelerinin bilebileceği bir husus olmadığını,

6. Konu ile ilgili olarak Denetçi görüşünün de savunmaların yerinde görüldüğü yönünde olduğunu, Sayıştay 5. Dairesi Başkanı ve bir Daire üyesinin muhalefet şerhi ile oy çokluğu ile aleyhe hüküm kurulduğunu,

7. ... Büyükşehir Belediyesi ile ... Vakfı (...) arasındaki ortak hizmet protokolü imzalanması konusunda Belediye Başkanına yetki verilmesi hususunun da diğer konu gibi Belediye Meclisine gündem olarak geldiğini ve Ortak Hizmet Projesinin diğer yanı ...'in Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıf olması nedeni ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesi gereğince Ortak Hizmet Projesi imza edilmesi için Belediye Başkanına yetki verilmesine mevzuata uygun olması nedeni ile olumlu oy verildiğini, kamu zararı oluşması yönünde kasıt, kusur ve ihmallerinin söz konusu olmadığını, bağış veya nakit aktarımı yetkisi verilmesinin düşünülemeyeceğini, kaldı ki, ... Vakfının Kurucu Üyelerinin ... Valiliği, ... Büyükşehir Belediyesi olup, Dışişleri Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Valilik ve Büyükşehir Belediyesi bu Vakfın yönetiminde bulunduğunu, kamu kurumlarının yönetimde bulunduğu bir Vakıf ile ortak hizmet projesi imzalanmasında kamu zararı oluşması yönünde Büyükşehir Belediye Meclis üyelerinin kasıt kusur ve ihmallerinden söz edilemeyeceğini,

Sonuç olarak, temyiz konusu yapılan işlerde hukuka aykırı bir durum olmayıp, alman kararların usul ve yasaya uygun olduğunu ifade etmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini Kurulumuza bildirmişlerdir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Büyükşehir Belediye Meclis Kararı Üzerinde İmzası Bulunan) Diğer Sorumlu sıfatıyla temyiz talep eden Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi … (aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Diğer Sorumlu-Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi sıfatıyla temyiz talep eden ve yukarıda adı geçenler dışındaki diğer tüm sorumluların kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarındaki temyiz dilekçelerinde de tamamen aynı olmak üzere), kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde (İlamın 3’üncü maddesini de kapsayacak şekilde) özetle;

1- 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesine göre belediyelerin kamu yararına çalışan dernekler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflarla ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceklerini, ... Büyükşehir Belediyesi ile ... … (...) arasında ...’in turizm ve tanıtım faaliyetleri için ortak hizmet protokolü imzalanması için Belediye Başkanına yetki verilmesi gündem maddesi ile konu Belediye Meclisine geldiğini ve yasaların izin vermiş olması nedeni ile taraflarınca olumlu oy verildiğini, Belediye Meclisinin bu kararının ... Valiliğinin izni ve olurları ile gerçekleştiğini, bağış veya kaynak aktarımının söz konusu olmadığını, ortak hizmet projesi imzalanması için Belediye Başkanına yetki verilmesinin kamu zararı söz konusu olamayacağını, bu Meclis Kararına oy veren Meclis üyelerinin kamu zararı oluşması yönünde kasıt, kusur ve ihmallerinin söz konusu olmadığını,

2- Konu ile ilgili olarak Denetçi görüşünün de savunmaların yerinde görüldüğü, ilişilecek bir husus olmadığı yönünde olduğunu, Sayıştay 6. Dairesi Başkanı ve bir daire üyesinin muhalefet şerhi ile oy çokluğu ile aleyhe hüküm kurulduğunu, Daire Kararının kasıt, kusur ve ihmal söz konusu olmaması nedeni ile bozulması ve kaldırılması gerektiğini,

3- Öte yandan belediye meclis kararlarının kesin olmadığını ve kararın uygulanması aşamasında bir dâhillerinin bulunmadığını, alınan kararların hukuksal dayanağı olmasa dâhi kararlar kesin olmadığından; Büyükşehir Belediye Meclis üyelerine kamu zararı tahmilinin hukuka, hakkaniyete ve adalete uygun olmaması gerektiğini, özetle imza edilen protokolün 5018 sayılı Yasada belirtilen hükümlere uygun olup olmadığının, Meclis üyelerinin bilebileceği bir husus olmadığını,

4- ... Büyükşehir Belediyesi ile ... Vakfı (...) arasındaki ortak hizmet protokolü imzalanması konusunda Belediye Başkanına yetki verilmesi hususunun da diğer konu gibi Belediye Meclisine gündem olarak geldiğini ve Ortak Hizmet Projesinin diğer yanı ...’in Bakanlar kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıf olması nedeni ile 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesi gereğince ortak hizmet projesi imza edilmesi için Belediye Başkanına yetki verilmesine mevzuata uygun olması nedeni ile olumlu oy verildiğini, kamu zararı oluşması yönünde kasıt, kusur ve ihmallerinin söz konusu olmadığını, bağış veya nakit aktarımı yetkisi verilmesi düşünülemeyeceğini, kaldı ki ... Vakfının Kurucu Üyelerinin ... Valiliği, ... Büyükşehir Belediyesi olup, Dışişleri Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Valilik ve Büyükşehir Belediyesinin bu Vakfın yönetiminde bulunduğunu, kamu kurumlarının yönetiminde bulunduğu bir Vakıf ile ortak hizmet projesi imzalanmasında kamu zararı oluşması yönünde Büyükşehir Belediye Meclis üyelerinin kasıt, kusur ve ihmallerinden söz edilemeyeceğini,

Sonuç olarak, temyiz konusu yapılan işlerde hukuka aykırı bir durum olmayıp, alınan kararlar usul ve yasaya uygun olduğundan; tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini Kurulumuza arz etmiştir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Sosyolog … ve Şef …, kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarındaki temyiz dilekçelerinde tamamen aynı olmak üzere yukarıdaki dilekçelerden farklı olarak özetle;

- Söz konusu protokol gereği yapılmış olan ödemenin hukuka uygun şekilde gerçekleştirildiğini, sorgu (ve sonrasında İlamda) kamu zararı oluşmasına gerekçe olarak gösterilen hususun ise işbu protokol veya protokol gereği yapılmış ödemelerin tabi olduğu veya olması gereken bir düzenleme olmadığını, zira 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin, kamu kaynağından gerçek ve tüzel kişilere “yardım” yapılmasını düzenlediğini, bilindiği üzere “ortak hizmet projesi” ile “yardım”ın birbirinden farklı kavramlar olduğunu, ortak hizmet projesinde belediye ve derneğin (eldeki İlamda Vakıf), gerçekleştirilecek hizmette iş bölümü yapmaları, proje kapsamında karşılıklı yükümlülüklerin belirlenmesi ve belli şartların sağlanması gerektiğini, yardımın ise tek taraflı olup karşılıksız olduğunu, ... Büyükşehir Belediyesi’nin, ...’a yardım yapmadığını, bağışta bulunmadığını, karşılıksız kaynak aktarmadığını; bu Vakıfla ortak bir hizmet projesi yürüttüğünü,

- Keza 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, Dernekler Kanunu’nun 10’uncu maddesinin belediyeler için uygulanmayacağının belirtildiğini, burada da yine dernek veya vakıflara yapılacak yardımlara ilişkin bir düzenlemenin söz konusu olduğunu, işbu gerekçelerle verilmiş bulunan Sayıştay Temyiz Kurulunun 2016/ 41835 Karar no ve 10.05.2016 tarihli Kararının incelenmesinde yarar bulunduğunu, Kararda; “Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca Belediyelerin turizm ve tanıtım, kültürel işler, festival vb. organizasyonlar yapması veya yaptırması, konuyla ilgili maddi ve ayni yardım yapması mümkündür. Ayrıca temyiz dilekçesi ekinde ... Belediyesi ile ... … Derneği arasında imzalanan … tarihli protokol de gönderilmiştir. Bu itibarla karar düzeltilmesi talebinin kabulüyle 24438 (05.05.2015 tarih ve 40491 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu İlamının 3’üncü maddesinin DÜZELTİLEREK 374 sayılı İlamın 4’üncü maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA karar verildiği 10.05.2016 tarih ve 41835 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.” denildiğini,

- 5393 Sayılı Kanun’un 75’inci maddesi (c) bendi uyarınca yürütülecek ortak hizmet projesine mezkûr Kanun’un ve 60’ıncı maddesi (m) bendi uyarınca gider yapılabileceği düzenlenmiş iken bu giderin yapılma şekline ilişkin mevzuatta bir düzenleme bulunmadığını, Kanun’un karşılıksız yardım yapılamayacağına ilişkin atıfların eklektik bir biçimde kıyaslanarak belediyelerin kaynak aktarımı yapamayacağını ileri sürmenin mesnetsiz bir yetki daraltma gayretinden öte olmadığını, zira mevzuatta düzenleme bulunmadığı hallerde saklı yetki kavramı çerçevesinde idarenin takdir yetkisinden söz etmek gerekeceğinin açık olduğunu, ayrıca mevzuatta düzenleme bulunmayan durumlara ilişkin İdare Hukukunun temel prensiplerinden biri olan yetki genişliği ilkesinin de ele alınmasının yerinde olacağını, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 126 ncı maddesi kinci fıkrasının; “İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.” hükmü nazara alındığında, mahallin en büyük mülki amiri olarak ... Valilik Makamının konu bağlamında yetki genişliğini haiz olduğunun ve kaynak aktarımını da içeren söz konusu ortak hizmet projesi protokollerini onayladığının ortada olduğunu, dolayısıyla mevzuatta aksine bir hüküm bulunmadığı ve yetki genişliğini haiz makamın açık onayı olmasına rağmen, ortak hizmet projesinde kaynak aktarılmayacağını sorgu (ve sonrasında ilam) konusu yapmanın İdarenin takdir yetkisini sınırlayacağını ve ortadan kaldıracak şekilde yerindelik denetimi yapıldığını gösterdiğini, bu yönüyle de İlamda değinilen kamu zararı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunun açık olduğunu,

- Öte yandan kamu zararının da oluşmadığını, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinde kamu zararının belirlenmesinde; kamu kaynakları kullanılarak piyasadan mal ve hizmet satın alınması sırasında fazla ödeme yapılması, idarenin gelirlerinin tahsili sırasında mevzuata aykırı davranılması ve mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması suretiyle yol açılan zararla sınırlı olduğunun anlaşılmakta olduğunu, nitekim ikinci fıkra ile belirlenen kapsam içinde, kamu malına zarar verilmesi, kamu görevlilerinin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle kişilere verdikleri zararın kamu tarafından ödenmek zorunda kalınması ya da mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte mevzuatın yorumunda hataya düşülmek veya ihmal ve kasıt yoluyla fazla ödeme yapılması hallerinin sayılmadığını, ikinci fıkra bir bütün olarak değerlendirildiğinde (g) bendinde yer alan “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kuralının kapsamının, yine mal ve hizmet alımları nedeniyle yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararı şeklinde anlaşılması gerektiğini, 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesine istinaden Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik düzenlendiğini ve bu Yönetmelik’in bazı maddelerinin de, 15.06.2019 tarihli ve 30802 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”’te değiştirildiğini, söz konusu Yönetmelikte’de kamu zararının; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasından doğan zarar” şeklinde tanımlandığını, kamu zararının tespitinde “sorumlunun kasıt, kusur veya ihmalinin gerektiği”nin hüküm altına alındığını, bu itibarla, sorgu incelemesinde belirtilen hususun 5018 sayılı Kanun’un 71 inci maddesindeki tanımı kapsamında kamu zararı niteliğinde olmadığından; kamu zararının belirlenmesi kıstaslarına uygun olmayan bir “hukuki tavsif’ ile Gerçekleştirme Görevlisi olarak şahsına mali sorumluluk atfedilmesinin de hukuken mümkün olmamakla birlikte hakkaniyete de aykırı olduğunu,

- 5018 Sayılı yasanın 33 üncü maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” denildiğini, görüleceği üzere gerçekleştirme görevlisinin yetkisinin, yapılmasına karar verilmiş bir ödemeyi gerçekleştirmekten ibaret olduğunu, 5018 Sayılı Yasanın 11 inci maddesi ve 5393 Sayılı Belediye Kanunumun 38 inci maddesi birlikte incelendiğinde belediye başkanlarının “bütçeyi uygulama” görevi bulunduğunu ve 5018 Sayılı yasada belirlenen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden kendi meclislerine karşı sorumlu olduklarını,

- Keza 5018 Sayılı Kanun’un 31/3 maddesinde; “Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kuru! veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.” denildiğini, sorgu (ve sonrasında ilam) konusu ödemelerin, Belediye Meclisi Kararı ile Belediye Başkanı tarafından imzalanmış bir protokole dayandığını, şu durumda Gerçekleştirme Görevlisinin bu şekilde yapılmış bir ödemeden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,

- Kaldı ki, Gerçekleştirme Görevlisi olarak; inceleme yetkisi dışında kalan ve denetleme yetkisinin bulunmadığı bir protokole bağlanarak oluşmuş idare borcunun doğması hasebiyle de Belediye Meclisinden geçen bir bütçe ile karşılığı ayrılmış olarak ön görülen bir kalemin fazla ödenmesi söz konusu olmadığı gibi, tam olarak Belediye bütçesinde karşılığı bulunan bir miktarın protokolde belirtilen şeklide ödemesinin tarafınca yapılmasının zorunlu olduğunu, yukarıda daha önce de değindiği gibi, bütçede karşılığı olan bu kalemlerin zamanında ve tam olarak ödemesinin yapılmaması halinde doğacak bir kamu zararından söz edilebileceğini, zamanında ve tam olarak ödenmesi durumunun kamu zararına neden olmadığını, gerçekleştirme görevlisinin, “protokolün kısmen veya tamamen geçersiz sayılması gerektiğine” ilişkin olarak bir belirleme yapma konusunda yasal bir hakkı bulunmadığını, böyle bir gerçek karşısında gerçekleştirme görevlisinin oluşturduğu iddia edilen ancak hukuki dayanağı bulunmayan kamu zararı kavramından söz edilemeyeceğini, bir protokolün feshinin, ancak taraflar arasında yapılacak bir uzlaşı ile veya yargısal denetim ile oluşan bir yargı kararı ile olabilecek durum olduğunu, belediye meclisinin onayı sonrasında belediye başkanı tarafından imzalanan protokolün yerindelik denetimi görevini gerçekleştirme görevlisine veren bir düzenleme bulunmadığını,

- Sorguya (ve sonrasında ilama) konu ödemenin kamu zararı olup olmadığını tespit edebilmek için Vakfın Belediyeden aldığı tutarlarla yine kamuya ait harcama yaptığı hususunun göz önüne alınarak bir değerlendirmede bulunulması, bunun için de bahsi geçen ödemelerin Vakıf tarafından proje amacına uygun şekilde, kamu yararı çerçevesinde kullanılıp kullanılmadığının incelenmesi gerektiğini, oysa ne sorguda ne İlamda, kamu zararı olduğu iddia edilen …-TL’ik ödemenin, bahsi geçen proje haricinde harcandığı, amacına uygun kullanılmadığı, protokol şartlarının oluşmadığı gibi bir değerlendirme veya kanaat de bulunmadığını, kaldı ki, böyle bir araştırmanın dahi mevcut olmadığını, yapılan tüm ödemelerin, Vakıf tarafından gerçekleştirilen hizmetler karşılığında her biri faturalandırılarak ödendiğini, faturaların dosyada mevcut olduğunu, bu durumun bile yapılan ödemenin aslında kamu zararı niteliğinde olmadığının açık ispatı olduğunu, bu yönüyle olayın gerçek mahiyetini araştırmaksızın, eksik ve yüzeysel bir inceleme sonucunda yapılan değerlendirme ile tazmin hükmü verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,

- Sorguya (ve sonrasında ilama) konu olan 2019 yılı içerisinde hizmet projesi kapsamında ...’a yapılan ödemeye ilişkin ana protokol ve ek protokol yapılmasına ilişkin süreçten ... Valilik Makamının da bilgisi ve onayının bulunduğunu, şöyle ki; ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığınca tanzim edilen … tarihli ve …sayılı yazı ile 5393 sayılı Kanun’un 75/c maddesi doğrultusunda ... ile yapılacak protokol taslağının gönderildiğini ve Valilik Makamınca da anılan madde hükmü kapsamında protokol yapılmasına olur verildiğini, yine, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığınca tanzim edilen … tarihli ve … sayılı yazı ile 5393 sayılı Kanun’un 75/c maddesi doğrultusunda daha önceden ... ile yapılan Protokol’e istinaden düzenlenen Ek Protokol taslağının gönderildiğini, Valilik Makamınca da anılan madde hükmü kapsamında ek protokol yapılmasına tekrardan olur verildiğini, Valilik Makamının sorumlu tutulmadığı koşullarda Gerçekleştirme Görevlisi olarak şahsına sorumlu yüklenmesinin adalet ve hakkaniyetle uyuşmadığını,

- Görüleceği üzere ... ile ... Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan Protokol sürecinin her aşamasında ... Valilik Makamının Olurunun bulunduğunu ve yapılan işlemlerin, 5393 sayılı Kanun’un 75/c maddesi kapsamında hukuka uygun olduğunun, mevcut Valilik Olurlarından da anlaşıldığını, ... Valilik Makamının da sürecin içerisinde olduğunu, ayrıca, ... Vakfının üyelerine de bir göz atılacak olursa; ... Ticaret Odası, ... Esnaf ve Sanatkârlar Odası, ...’in bazı ilçe belediyeleri, birçok ilçenin ticaret odası gibi birçok kamu kurumu ve kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarının yer aldığının görüleceğini, anılan Vakfın Yönetim Kurulu Başkanının, halihazırdaki ... Büyükşehir Belediyesi Başkanı olan … olduğunu, ... Vali Yardımcısı …, ... Ticaret Odası Başkanı …, … Bölgesi Sanayicileri Odası … gibi isimlerin Vakıf’ta yönetim kurulu üyeliği yapmakta olduğunu, İlamda belirtilen ödemeyi harcamaya yetkili yerin, zaten yine bu ödemeye izin veren yer olduğunu, İlamda bir kanaate yer verilirken bahsi geçen makamların, anılan Vakfın yönetiminde olduğunun göz ardı edilmesiyle olayın gerçek mahiyetinin gözden kaçırılmakta olduğunu,

- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ... arasında, iç turizme yönelik çalışma yapılması amacıyla protokol yapılması için Belediye Başkanına yetki verilmesi ve protokol doğrultusunda Belediye bütçesinden kaynak aktarılması hususunda alınan Belediye Meclisi Kararının iptali talebiyle bazı Büyükşehir Belediye Meclis üyelerince açılan davada ... …. İdare Mahkemesi’nin … E - … K sayı ve … tarihli İlamla davalı Belediye ile ... arasında turizm ve tanıtım faaliyetlerinde bulunmak şeklindeki yükümlülükleri barındıran ortak hizmet projesinde adı geçen Vakıfça gerçekleştirilmesi öngörülen hizmetlere yönelik imzalanan protokol kapsamında para aktarımının gerçekleştirileceği göz önünde bulundurulduğunda bu aktarımın anılan Vakfa yapılan bir yardım niteliğinde olmayıp yapılacak işler karşılığında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini,

- İlamın Azınlık Görüşü kısmında Daire Başkanı … ve Üye …’in karşı oy gerekçesinde; “Sonuç olarak ortak hizmet projesi kapsamında yapılan işler olduğu ortadadır. Bu kapsamda yapılan çalışmalarda belediyenin kaynak aktarımı dışında hiçbir işlemin yapılmadığı kabulüne dayalı olarak kamu zararına neden olunduğuna karar verilmesi doğru değildir. Belediyenin Vakfa kaynak aktarmadan, protokol kapsamındaki işleri doğrudan yapması mümkündür. Buna karşılık ortak hizmet projesi kapsamında yapması da mümkündür. İki halde de belediye bütçesinden harcama yapılacaktır. Uygulama önceki yıllarda da bu şekilde yapılmıştır. Bu yapılırken de ... ilinin turizm potansiyelinin geliştirilmesine diğer kamu kuruluşlarının da katılımı sağlanmış maliyet paylaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle yapılan harcamalarla ilgili olarak mevzuata uygun olduğu kararı verilmesi gerekir.” denildiğini,

Sonuç olarak, İlamda tüm bu süreçler dikkate alınmaksızın yüzeysel ve gerçeği aykırı bir değerlendirmede bulunulduğunu, bu yönüyle de ... Valilik Makamına sorumluluk yüklenmemiş olmasının da esasında yapılan işlerin mer’i mevzuata uygun olduğunu ortaya koymakta olduğunu, aksi takdirde, ... ile gerçekleştirilen hizmet projesi süreci paydaşlarının salt bir kısmına mali sorumluluk yüklenmesine rağmen bir kısmının yokmuş gibi davranılmasının, hukuka ve hakkaniyete uygun düşmeyeceğini, yapılan iş ve işlemlerde nasıl ki ... Valilik Makamı sürecin dışında bırakılmış ise, tarafınca da Gerçekleştirme Görevlisi olarak Valilik Makamınca iki defa olur verilmiş bir Protokol’e ilişkin olarak sadece ödeme evraklarını düzenlemesi nedeniyle sorumlu tutulmasının kabul edilebilir olmadığı ve hukuka aykırı olduğu kanaatinde olduğunu Kurulumuza bildirmiştir.

(Temyiz talep eden tüm sorumluların dilekçeleri için geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle; temyiz dilekçesinde sorumlunun ileri sürdüğü ve açıkladığı hususların, ilam maddesinde değerlendirilerek karşılandığı görülmüş olmakla birlikte, 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinin birinci fıkrasındaki;

“Gerçek veya tüzel kişilere kanunda veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.”,

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki;

“Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.”

Ve üçüncü fıkrasındaki;

“5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.”

Hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 5018 sayılı Kanunun 29’uncu maddesinin, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla, kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapabilmelerini öngörmekte olduğu, ancak, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesine 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı Kanun’un 19’uncu maddesiyle eklenen ve yukarıda yer verilen üçüncü fıkra hükmü ile belediyelerin dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere nakdi yardım yapabilmelerinin yasaklandığı, buna göre, ... Büyükşehir Belediyesi ile ... Vakfı (...) arasında yapılan protokol çerçevesinde Belediye bütçesinden Vakfa yapılan nakit aktarımının kanuna aykırı olduğunun değerlendirildiği, bu kapsamda mevzuata aykırı olarak yapılan ödemeden dolayı oluşan kamu zararından, 5018 sayılı Kanun’un 31’inci, 32’nci ve 33’üncü maddeleri ile Sayıştay Genel Kurulunun 14/06/2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Kararı uyarınca, Üst Yöneticinin, Meclis Üyelerinin, Harcama Yetkililerinin ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumlu olduğunun düşünüldüğü; bu itibarla, temyiz talebinin reddedilerek Daire kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmuştur.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak kendi gündem sırasında görüşülen dosyalarla duruşma talebinde bulunan sorumlular …, …, …, … ve … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra, işbu dosyayla duruşma talebinde bulunan sorumlu …’… … tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesi:

“…

v) Sağlık merkezleri, hastaneler, gezici sağlık üniteleri ile yetişkinler, yaşlılar, engelliler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik her türlü sosyal ve kültürel hizmetleri yürütmek, geliştirmek ve bu amaçla sosyal tesisler kurmak, meslek ve beceri kazandırma kursları açmak, işletmek veya işlettirmek, bu hizmetleri yürütürken üniversiteler, yüksek okullar, meslek liseleri, kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapmak.”

…”,

“Büyükşehir belediyesinin giderleri” başlıklı 24’üncü maddesi:

“…

o) Spor, sosyal, kültürel ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler.



r) Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler.”

Hükümlerini haizdir.

Benzer şekilde, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Hemşehri hukuku” başlıklı 13’üncü maddesinde:

“…

Belediye, hemşehriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapar. Bu çalışmalarda üniversitelerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, sivil toplum kuruluşları ve uzman kişilerin katılımını sağlayacak önlemler alınır.

…”,

“Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde:

“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;

a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75’inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. …

…”,

“Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde:

“Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır:

a) Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.

…”,

“Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinde:

“Belediyenin giderleri şunlardır:



k) Temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri.



m) Yurt içi ve yurt dışı kamu ve özel kesim ile sivil toplum örgütleriyle birlikte yapılan ortak hizmetler ve proje giderleri.

n) Sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler.

…”

Hükümleri yer almaktadır.

Aynı Kanun’un “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinde ise:

“Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;



c) (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.) Kamu Kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.

d) Kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına devredebilir veya süresi yirmi beş yılı geçmemek üzere tahsis edebilir. Bu taşınmazlar aynı kuruluşlara kiraya da verilebilir. Bu taşınmazların, tahsis amacı dışında kullanılması hâlinde, tahsis işlemi iptal edilir. Tahsis süresi sonunda, aynı esaslara göre yeniden tahsis mümkündür.

Kamu kurum ve kuruluşlarına belediyeler, bağlı kuruluşları ve belediye şirketlerince devir veya tahsis edilen taşınmazlar, kamu konutu ve sosyal tesis olarak kullanılamaz.

(Ek fıkra: 12/11/2012-6360/19 md.) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.

…”

Denilmektedir.

Öte yandan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinde;

“Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek demek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.

Bu yardımların yapılması, kullanılması, izlenmesi, denetlenmesi ve kamuoyuna açıklanmasına ilişkin esas ve usuller Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”

Düzenlemesi yer almaktadır.

Temyize konu Daire Kararına ilişkin ödeme emri belgesi ve eki bilgi ve belgelere göre; ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı (Büyükşehir Belediyesi) ile ... Turizm ve Tanıtma Vakfı (...) arasında ilk olarak … tarihli ve … sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi Kararıyla, ...’in marka değerini yükselterek kentin turizm potansiyelinin en verimli ve etkin bir şekilde değerlendirilmesi hedeflenerek iç turizme yönelik tanıtım kampanyası çalışmasını içeren ortak hizmet projesi için bir yıl süreli iş birliği protokolü hazırlanmış, 5393 sayılı Kanun’un 75/c maddesi uyarınca Valilik Onayıyla gerçekleştirilen söz konusu protokolün görüşülmesi ve protokolün imzalanması için Büyükşehir Belediye Başkanına yetki verilmesi ile protokol doğrultusunda projeye Büyükşehir Belediyesinin ilgili bütçesinden … TL aktarılmasına karar verilmiş, akabinde anılan protokol Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı ve … tarihli ve … sayılı Kararları ile kabul edilen ek protokollerle birer yıl daha uzatılmış ve ...'a proje ile ilgili olarak Büyükşehir Belediye bütçesinden 2017 yılı için … TL, 2018 yılı için … TL para aktarılmasına karar verilmiş, daha sonra 2019 yılı için de ... ile yapılmak istenen ve 5393 sayılı Kanun’un 75/c maddesi uyarınca hazırlanan taslak protokol ... Valiliğinin … tarihli ve … sayılı yazısıyla onaylanmış, Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı Kararı ile de anılan protokolün görüşülmesi ve protokolün imzalanması için Belediye Başkanına yetki verilmesi ile protokol doğrultusunda projeye Büyükşehir Belediyesinin ilgili bütçesinden … TL aktarılmasına karar verilmiştir.

Söz konusu bilgi ve belgeler, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinde turizm ve tanıtım hizmetleri belediyenin sorumlulukları arasında sayılmış olmakla birlikte, aynı Kanun’un 75/c maddesinde de, belediyelerin belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceği, ancak diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerektiği kuralının yer aldığı anlaşılmaktadır.

Nitekim temyize konu olayda da; Büyükşehir Belediyesi ile Vakıf Tüzüğüne göre kamuya yararlı hizmetler sunmak ve ...'in turizm potansiyelini artırmak, turistik değerlerini korumak, geliştirmek, ...'i ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtmak amacıyla kurulan ... arasında, ...'in 2016-2017-2018 yıllarında gerçekleştirilen iç turizme yönelik tanıtım kampanyası çalışmasını içeren “... Turizm Tanıtım” ortak hizmet projesi için iş birliği protokolü ve ek protokolleri hazırlanarak mülki idare amiri tarafından onaylanmış, 2019 yılı için de önceki yıllarda ... tarafından yürütülen bahse konu ortak hizmet projesinin hazırlanan protokol çerçevesinde sürdürülmesi amacıyla mülki idare amirinin onayı sonrası yukarıda tarih ve numarası belirtilen Büyükşehir Belediye Meclis Kararı alınarak, ortak hizmet projesi düzenlenmesine ilişkin temel esas ve kurallara uyulmuştur.

Bu duruma rağmen, İlamda Büyükşehir Belediyesi tarafından sadece para aktarıldığı (ki 2012 yılında yapılan değişiklikle ister ortak hizmet projesi kapsamında ister doğrudan dernek ve vakıflara yardım yapılmasının kati suretle engellendiği kabulüyle), projelerin gerçekleştirilmesinde ortak bir faaliyette bulunulmadığı ve aktarılan kaynağın hangi amaçla kullanıldığının belgelendirilmediği şeklinde özetlenebilecek gerekçelerle tazmin hükmü verilmiştir.

Öncelikle, Büyükşehir Belediyesi ile (kurucuları arasında Valilik, Büyükşehir Belediyesi, ... Ticaret Odası, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası, ilçe belediyeleri ve ilçe ticaret odaları gibi birçok kamu kurumu ve kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarını barındıran) ... arasında turizm ve tanıtım faaliyetlerinde bulunmak şeklindeki yükümlülükleri içeren ortak hizmet projesinde adı geçen Vakıfça gerçekleştirilmesi öngörülen hizmetlere yönelik imzalanan protokol ve ek protokoller kapsamında para aktarımının gerçekleştirildiği göz önünde bulundurulduğunda; bu aktarımın anılan Vakfa yapılan (nakdi) bir yardım niteliğinde olmayıp, (proje giderlerinin karşılanması için faturaların ödenmesi suretiyle) yapılacak hizmetler karşılığı olduğu noktasında bir tereddüt bulunmamaktadır.

Kaldı ki, ortada ... Valiliğince onaylanan bir iş birliği protokolü bulunmaktadır. Önceki üç yıl süresince de Vakfa kaynak aktarılmış ve protokolde belirtilen etkinlikler gerçekleştirilmiştir. Ortak proje kapsamında Büyükşehir Belediyesinin para aktarımı dışında herhangi bir etkinlik yapmadığı hususunda bir tespit bulunmamaktadır. Başta Valilik olmak üzere çok sayıda kamu kurumu ortağı bulunan Vakfın, onaylı protokol kapsamında üstlendikleri görevlerle ilgili bir araştırma yapılmamıştır. Bu açıdan olaya bakıldığında, ... ilinin turizm potansiyelinin geliştirilmesi için yapılan harcamaların bir kısmının (gerek organizasyon gerekse de nakit harcama bakımından) Büyükşehir Belediyesi dışındaki kurumlar tarafından üstlenilmiş olması da mümkündür ki; böyle bir durumda Büyükşehir Belediye bütçesinden yapılacak harcamalar da azaltılmış olacaktır.

Yukarıda yer aldığı üzere 6360 sayılı Kanun’un 19’uncu maddesi ile 12.11.2012 tarihinde 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesine eklenen ek fıkranın bir sonucu da; belediyelerin 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesine dayalı olarak çıkarılan Derneklere Yardım Yönetmeliği kapsamından çıkarılması ve aktarılan kaynaklara ait harcama belgelerinin ibrazının belediyeler için zorunlu olmasının ortadan kalkması olmuştur. Ayrıca temyize konu ihtilaf özelinde, Vakıf Tüzüğünün 20’nci maddesinde Vakıf Başkanının ... Valiliği temsilcisi olduğu, Vakfın yetkili temsilcisi ve yetkili yöneticisi olan bu temsilcinin Mütevelli Heyetinin ve Yönetim Kurulunun da Başkanı olduğu hususu göz önüne alındığında; paranın kullanımı noktasında Vakfın kendisine özgü denetim mekanizmalarının işleyeceği de bilinmesi gereken diğer bir husustur.

Buna karşılık, aktarılan kaynakların harcanmasına ilişkin belgeler gerek sorgu aşamasında savunma eki olarak Daireye, gerekse temyiz aşamasında dilekçe eki olarak Kurulumuza ibraz edilmiş de olup, söz konusu fatura, fiş, makbuz vb. belgelerin içeriğinin; (2019 yılını ilgilendiren) iş birliği (ek) protokolündeki “Yöntem” başlıklı 6. maddede sayılan hizmet ve faaliyetler (kampanya, etkinlik, afiş, broşür, kitap, kitapçık, dergi hazırlanması, televizyon programı vb.) ile uyarlı olduğu açık bir şekilde görülmektedir. Zaten bu doğrultuda bahsi geçen protokolün “Belediyenin Yükümlülükleri” başlıklı 7.2. maddesindeki “işbu protokolün 6. maddesinde belirtilen faaliyetlerin gerçekleştirilmesi üzere” ibaresiyle ihtilafa konu olan aktarım (21.01.2019 tarihli ve 2392 sayılı ödeme emri belgesi ile … TL ve 22.03.2019 tarihli ve 10623 sayılı ödeme emri belgesi ile de … TL olmak üzere toplam … TL) gerçekleştirilmiştir.

Son olarak, Büyükşehir Belediyesinin Vakfa kaynak aktarmadan, protokol kapsamındaki işleri doğrudan yapması mümkündür. Buna karşılık ortak hizmet projesi kapsamında harcama yapması da mümkündür. İki halde de belediye bütçesinden harcama yapılacaktır. Uygulama önceki yıllarda da bu şekilde yapılmıştır. Bu yapılırken de ... ilinin turizm potansiyelinin geliştirilmesine diğer kamu kuruluşlarının katılımı sağlanmış, maliyet paylaşılmıştır.

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, sorumlular tarafından ortak hizmet projesi kapsamında Vakıfça yapılan işler açıkça sunulmuş iken, bu kapsamda yapılan çalışmalarda Büyükşehir Belediyesince kaynak aktarımı dışında hiçbir işlemin yapılmamış olduğu kabulüne dayalı olarak söz konusu nakit aktarımının kamu zararı sonucu doğurduğuna karar verilmesi hukuken isabetli görülemeyeceğinden; temyiz talebinde bulunan sorumluların iddia ve itirazlarının kabul edilerek 105 sayılı İlamın 2’nci maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (…. Daire Başkanı … ile Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’in aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 26’ncı maddesi hükmü gereğince Başkanın bulunduğu taraf üstün tutulmak suretiyle,

Karar verildiği 06.11.2024 tarih ve 57390 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

…. Daire Başkanı …:

Usule ve yasaya uygun olan Daire Kararının tasdiki gerekir.

Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:

Mevcut mevzuat hükümlerine göre, usulüne uyularak protokole bağlanmış ortak hizmet projesine aktarılan nakit kaynak kamu zararı oluşturmayacağı gibi, somut olayda ödeme emri belgelerini imzalayan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin sorumlu tutulması 5018 sayılı Kanun’un 71’inci ve 6085 sayılı Kanun’un 7’nci maddeleriyle uyarlı değildir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesi:

“Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;



c) (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.) Kamu Kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.



(Ek fıkra: 12/11/2012-6360/19 md.) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.

…”

Hükümlerini içermektedir.

Kanun’un “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde; mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla, “kültür ve sanat, turizm ve tanıtım hizmetleri” belediyelerin görev ve sorumluluk alanında yer almıştır.

Aynı Kanun’un “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinde de, “Temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri; yurt içi ve yurt dışı kamu ve özel kesim ile sivil toplum örgütleriyle birlikte yapılan ortak hizmetler ve proje giderleri; sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler” belediyelerin giderleri arasında sayılmıştır.

Diğer yandan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinde:

“Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek demek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.

Bu yardımların yapılması, kullanılması, izlenmesi, denetlenmesi ve kamuoyuna açıklanmasına ilişkin esas ve usuller Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”

Hükümleri yer almaktadır.

Temyiz dilekçesi ve ekleri ile ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinde turizm ve tanıtım hizmetinin belediyenin sorumlulukları arasında sayıldığı, aynı Kanun’un 75/c maddesine göre belediyelerin belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceği, ancak diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerektiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, kamuya yararlı hizmetler sunmak ve ...'in turizm potansiyelini artırmak, turistik değerlerini korumak, geliştirmek, ...'i ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtmak amacıyla kurulan ... ile Büyükşehir Belediyesi arasında, ...'in 2016-2017-2018 yıllarında gerçekleştirilen “iç turizme yönelik tanıtım kampanyası çalışmasını” içeren “... Turizm Tanıtım” ortak hizmet projesi için iş birliği protokolü ve ek protokolleri hazırlanarak mülki idare amiri tarafından onaylanmış, 2019 yılı için de önceki yıllarda ... tarafından yürütülen bahse konu ortak hizmet projesinin hazırlanan protokol çerçevesinde sürdürülmesi amacıyla mülki idare amirinin onayı sonrası yukarıda tarih ve numarası belirtilen Büyükşehir Belediye Meclis Kararı alınarak, ortak hizmet projesi düzenlenmesine ilişkin temel esas ve kurallara uyulmuştur.

Diğer bir anlatımla, vergi muafiyeti bulunmayan Vakıfla Belediye arasında 5393 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesinde yer alan turizm tanıtımı hizmeti için ortak hizmet projesi protokolü imzalanmış olup, projenin protokole bağlanmasında mevzuatındaki kurala uyulmuş, ayrıca protokolün iptali için açılan dava İdare ve Vakıf lehine sonuçlanmıştır.

Somut olayda, İdare tarafından kendi görev ve sorumluluk alanında yer alan turizm tanıtım hizmeti için protokole bağlanan ortak hizmet projesi için kaynak aktarımı söz konusu olup, bu aktarma 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinde ifade edilen ve 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinin ek fıkrası hükmü uyarınca belediyeler için uygulanmayan “yardım” niteliğinde değildir. Bu nedenle, mevzuata uygun olarak protokole bağlanan ortak hizmet projesine kaynak aktarılması doğrudan kamu zararı sonucunu doğurmamaktadır.

Her ne kadar mevzuata uygun olarak protokole bağlanan ortak hizmet projesine kaynak aktarılması doğrudan kamu zararı sonucunu doğurmasa da;

Söz konusu protokolün 7.1’inci maddesinde, Vakfın yükümlülükleri;

“7.1.1 Proje amacı kapsamında, bu protokolün 6. maddesinde belirlenen iş ve işlemleri bu protokol süresinde yapmaktır.

7.1.2. ..., protokol süresince hazırlanan görsel film vb. tanıtım materyallerini internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarında süresiz olarak paylaşabilecektir. Tanıtım filmlerinin Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanundan kaynaklanan tüm hakları Vakfa ve ... Büyükşehir Belediyesine ait olacaktır.

7.1.3 Vakıf tarafından haftalık beğeni, paylaşım ve istatistiki bilgiler çıkartılacak, talep halinde belediyeye sunulacaktır.

7.1.4. Vakıf, Protokol sürecince ... Büyükşehir Belediyesine projeye yönelik faaliyet raporu hazırlayıp sunmakla yükümlüdür.”

Şeklinde düzenlenmiştir.

Hem sorgu üzerine gönderilen savunmalarda hem de temyiz dilekçesi eklerinde projeye yönelik faaliyet raporuna ilişkin bilgi ve belge yer almamaktadır. Halbuki İdare tarafından söz konusu faaliyet raporunun istenmesi ve projeye aktarılan kaynağın kamu yararına kullanılıp kullanılmadığının takip edilmesi gerekmektedir. İdare için, bu projenin esasını projenin faaliyet raporunun oluşturduğu açıktır. Diğer bir ifadeyle, kendi görev ve sorumluluk alanında yer alan turizm tanıtım hizmeti için aktarılan kaynağın bu amaçla kullanılmasını sağlamak İdarenin görevidir. Bu bağlamda kamu zararı incelemesinin; faaliyet raporunun hazırlanmış ve idareye teslim edilmiş olması, bu faaliyet raporunda hangi harcamaların hangi hizmetler için yapılmış olduğunun belgelenmiş ve açıklanmış olması esasında yapılması gerekmektedir. Zira, Belediye tarafından projeye kamu kaynağı aktarıldıktan sonra takipsiz bırakılması, sonuçları itibarıyla kamu zararına neden olabilecektir. Kaldı ki, temyiz dilekçesi eklerinde yer alan faturaların hem içeriği hem de toplam tutarı da projeyle ilgili olup olmadıkları bakımından açıklayıcı ve kanıtlayıcı olmaktan uzaktır.

5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinin birinci fıkrası:

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.”

Hükmünü içermektedir.

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Sorumlular ve sorumluluk halleri” başlıklı 7’nci maddesinde ise:

“(3) Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.

(…)”

Hükmü yer almaktadır.

İlgili mevzuat hükümleri ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararı uyarınca mali sorumluluğun şartları şöyle sıralanabilir:

- Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem bulunmalıdır.

- Ortada bir kamu zararı olmalıdır.

- Mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle zarar arasında bir illiyet olmalıdır.

Somut olayda, mevzuatta belirtilen süreçlere uyularak protokole bağlanan ve lehine mahkeme kararı bulunan ortak hizmet projesi için yapılan nakdi aktarmadan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisi de sorumlu tutulmuştur. Bu kamu zararı sorumluluğu 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi ile 6085 sayılı Kanun’un 7’nci maddesiyle uyarlı değildir. Zira söz konusu görevlilerin belirtilen nakit aktarmada herhangi bir kusurlu işlem ve kararlarından bahsedilemez.

Bu itibarla, kamu zararı incelemesi ile sorumluluk tespitinin söz konusu protokolün 7.1. maddesinde yer alan; “Vakıf, Protokol sürecince ... Büyükşehir Belediyesine projeye yönelik faaliyet raporu hazırlayıp sunmakla yükümlüdür.” kuralı bağlamında yapılması gerekmektedir. Belirtilen gerekçeler uyarınca, tazmin hükmünün esastan ve sorumluktan bozularak dosyanın Dairesine tevdiine karar verilmesi uygun olacaktır.

Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:

Karar metnimizde yer verilen mevzuat hükümlerinden görüleceği üzere belediyeler belediye meclisinin alacağı karar üzerine kamu yararına çalışan dernekler ile doğrudan, diğer dernekler ile mülki amirin onayıyla ortak hizmet projesi yapabileceklerdir.

Belediyeler belirtildiği üzere ortak hizmet projesi yapabilmekle birlikte bu yetkisini sınırsız kullanamayacaktır. 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinin (a) ve (c) bendi belediyenin diğer kurum ve kuruluşlarla ortak hizmet projesi yapmasını düzenlemiştir.

Kanun’un 75’inci maddesinin (a) bendine göre mahallî idareler ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ortak hizmet projesi gerçekleştirilmesinde belediyenin bu kuruluşlara kaynak aktarımı öngörülmektedir. Bu kapsamda belediye bir kaynak aktarımında bulunuyorsa bu takdirde iş, işin yapımını üstlenen kuruluşun tâbi olduğu mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılacaktır.

Ancak, Kanun’un (c) bendi kapsamında kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, özürlü dernek ve vakıfları, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirilmesinde bir kaynak aktarımından bahsedilmemiştir. Kanunda bu kuruluşlarla ortak hizmet projesi gerçekleştirmek için kaynak aktarımının öngörülmemiş olması, bu projeler için belediyenin harcama yapamayacağı anlamına da gelmemektedir. Belediye ortak hizmet projesi gerçekleştirme protokolü kapsamında gereken her türlü harcamaları kaynak aktarmaksızın kendisi yapacak veya tarafların ortak proje kapsamında ne tür katkılarının olacağı, bunların nasıl finanse edileceği protokolde belirtilecek ve buna göre kaynak kullanılacaktır.

Ancak Vakıf ile yapılan ortak projenin içeriği incelendiğinde ortak proje sözleşmesinin “Kapsam” başlıklı 3. maddesinde; “Belediye proje kapsamında; … tarihli ... … Projesi ... Büyükşehir Belediyesi ve ... Vakfı İşbirliği Protokolünün 6 ncı maddesinde belirtilen faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için Vakfın bildireceği banka hesabına iş bu Ek Protokolün süresi içerisinde toplam …-TL aktarılacaktır.” ifadesine yer verilerek Büyükşehir Belediyesine hizmet adı altında vakfa nakdi kaynak aktarımı şeklinde bir yükümlülük verildiği görülmüştür.

Protokolün hükmünden anlaşılacağı üzere Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğu olarak nakit aktarım öngörülmüştür. Bu tutar yıllık olarak ödenmektedir. Her yıl ek protokollerle süre uzatılmakta ve yeni kaynak aktarımı kararları alınmaktadır. Yapılan bu protokoller ile 2016 yılında …-TL, 2017 yılında …-TL, 2018 yılında …-TL ve 2019 yılı içerisinde …-TL ödeme yapılmıştır.

Yine bir başka husus 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinin son paragrafıdır. İlgili paragrafa 12.11.2012 tarihinde 6360 sayılı Yasa’nın 19'uncu maddesi ile yapılan ekleme dernek ve vakıflara yapılacak ödemeler için mahalli idareler açısından önemli bir değişiklik getirmiştir.

İlgili madde hükmünde; “5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” denilmiştir.

5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde; “Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Görüleceği üzere 5018 sayılı Kanun’da yer alıp da belediyeler açısından uygulanmayacağı ifade edilen hükümler nakdi kaynak aktarımına ilişkindir.

2012 yılı öncesinde 5018 sayılı Kanun mahalli idarelerin derneklere nakdi kaynak aktarımına müsaade etmekteydi. Yine Dernekler Kanunu belediyeler ile derneklerin ortak proje yapmasını ve proje maliyetinin %50’sini aşmamak kaydıyla nakdi yardım yapılabilmesine imkan kılıyordu. Ancak 2012 yılındaki değişiklikle bu hususlar kesin bir şekilde kaldırılmış ve belediyelerin ister proje kapsamında ister doğrudan dernek ve vakıflara aktarım yapması kati suretle engellenmiştir.

Ortak hizmet projeleri isminden de anlaşılacağı üzere, ortak olarak gerçekleştirilecek bir hizmet projesinin varlığını gerektirmektedir. Bu durumda ortak hizmet gerçekleştirmeye karar veren ve bu hususta protokol imzalayan tarafların her birinin söz konusu ortak hizmet projesi kapsamında yapacakları hizmetleri maddi veya gayri maddi olarak belirlemeleri ve protokolde yer almalarını sağlamaları gerekmektedir. Aksi durumda ortak yürütülen bir hizmetten veya projeden bahsetmek mümkün olmayacaktır. Büyükşehir Belediyesi ile ... arasında yapılan protokol incelendiğinde, söz konusu protokolün 6. maddesinde, ... ve çevresinin etkin tanıtımına yönelik tanıtım ve halkla ilişkiler kampanyaları gerçekleştirilmesi, il turizmini gerçekleştirmek ve ...’in tanıtımını yapmak amacıyla tematik misyonlar düzenlenmesi vb. adı geçen vakfın gerçekleştireceği faaliyetler sayılmış olmakla birlikte, görüleceği üzere vakfın yükümlülükleri çok genel tanımlanmıştır. Yapılan ödemelerin Vakıf tarafından proje amacına uygun şekilde kullanıldığı hususunda da netlik bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Büyükşehir Belediyesinin taraf olduğu protokol bu haliyle bir projenin gerçekleştirilmesinden çok Vakfa protokolle belirlenen tutarda maddi yardım yapılması niteliğinde olmaktadır.

Sorumluluk yönünden de; İlamda da belirtildiği üzere; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde; “… Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm uyarınca ödemeye ilişkin hususlarda bütçe ilke esaslarına ve ödenek durumuna uygun hareket edilmiş olunması sorumluluğu ortadan kaldırmak için yeterli değildir. Sorumluların mali iş ve işlemlerinde diğer ilgili mevzuat hükümlerine de uygun hareket etmesi gerekmektedir.

5018 sayılı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir.” denilmekte ve gerçekleştirme görevlilerinin, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli olan belgelerin hazırlanması görevlerini yürütecekleri hüküm altına alınmıştır. Maddenin devam eden fıkrasında ise gerçekleştirme görevlilerinin bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumlu oldukları belirtilmiştir.

İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Ön mali kontrolün kapsamı” başlıklı 10’uncu maddesinde ise:

“Ön mali kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde harcama birimleri ve mali hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.

Ön mali kontrol harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile mali hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşur…

Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemler, harcama birimleri ve mali hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Mali karar ve işlemler harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edilir.”

Hükümleri yer almaktadır.

5018 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri ve söz konusu Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında; mali karar ve işlemlerin merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönünden kontrolü, harcama birimlerine verilen bir sorumluluktur ve bu sorumluluk harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin uhdesindedir.

Netice itibarıyla her ne kadar protokole bağlanmış olsa ve bütçesinde ödeneği bulunsa da; adı geçen Vakfa protokolle belirlenen tutarların ödenmesine ilişkin Harcama Yetkilileri tarafından verilen harcama talimatı ve bu talimat doğrultusunda ödemeye ilişkin işlemleri gerçekleştiren Gerçekleştirme Görevlilerinin bu ödemelere ilişkin sorumlulukları bulunmaktadır.

Öte yandan, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanı” başlıklı 37’nci maddesinde; belediye başkanının belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu ifade edilmiştir. Belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olan Büyükşehir Belediye Başkanı da imzaladığı protokol ile Büyükşehir Belediyesini yükümlülük altına sokmuştur. Yani Büyükşehir Belediye Başkanının imzaladığı protokol, temsilcisi olduğu İdare için bağlayıcılık taşımaktadır.

Bu bağlamda, ödemeye esas protokole onay veren ... Büyükşehir Belediye Meclis Kararında imzası bulunan Meclis Üyelerinin, söz konusu maddi yardımların yapılmasına ilişkin ödeme emri belgelerine ekli protokolde imzası bulunan Üst Yöneticinin ve Harcama Yetkilisi İle Gerçekleştirme Görevlilerinin oluşan kamu zararından birlikte sorumlulukları bulunması hasebiyle, sorumluluk tespitinde kurulan illiyet bağının 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi ve 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 7’nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne uygun olduğu görüldüğünden; sorumluluk itirazlarının da reddi gerekir.

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, sorumluların iddia ve itirazlarının hem konunun esası hem de sorumluluk yönlerinden reddedilerek tazmin hükmünün tasdiki gerekir.