SayıştaySayıştay Temyiz Kararı55750

Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire7
Dosya No49276
Yılı2018
Konu: Belediyece bir adet dairenin kiralanarak Kaymakamlık hizmetlerinde kullanılmak üzere mevzuata aykırı şekilde tahsis edilmesi.

112-180 Ek İlamın 1’nci maddesi ile; Belediye tarafından … ilçesi sınırlarında bir dairenin kiralanarak … Kaymakamlığının hizmetlerinde kullanılmak üzere mevzuata aykırı olarak tahsis edilmesi nedeniyle oluşan toplam … TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Karar, 23.03.2022 tarih ve 51390 sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile tasdik edilmiştir.



Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Karar düzeltilmesi talebine konu olayda, … Belediyesi tarafından ... tarihli ve ... no.lu Meclis Kararı ile bir adet daire kiralandığı ve kaymakamlık hizmetlerinde kullanılmak üzere … Kaymakamlığına tahsis edildiği, ancak söz konusu dairenin kamu konutu olarak kullanılması suretiyle hem tahsis amacı dışında kullanıldığı hem de 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75 inci maddesinde yer alan “…Kamu kurum ve kuruluşlarına belediyeler, bağlı kuruluşları ve belediye şirketlerince devir veya tahsis edilen taşınmazlar, kamu konutu ve sosyal tesis olarak kullanılamaz” hükmüne aykırı hareket edildiği gerekçesiyle söz konusu dairenin kiralama bedeli olan … TL’nin tazminine hükmedildiği, bu hükmün 23.03.2022 tarihli ve 51390 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile tasdik edildiği görülmektedir.

Belediyelerin taşınmaz tahsis işlemlerine ilişkin düzenlemeler 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda yer almaktadır.

5018 sayılı Kanun’un “Taşınmaz tahsisi” başlıklı 47 inci maddesinde;

“Kamu idareleri, kanunlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için mülkiyetlerindeki taşınmazlarla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri, birbirlerine ve köy tüzel kişiliklerine bedelsiz olarak tahsis edebilirler. Tahsis edilen taşınmaz, amaç dışı kullanılamaz.

…” denilmektedir.

5393 sayılı Kanun’un “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75 inci maddesinde;

“Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;



d) Kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına devredebilir veya süresi yirmibeş yılı geçmemek üzere tahsis edebilir. Bu taşınmazlar aynı kuruluşlara kiraya da verilebilir. Bu taşınmazların, tahsis amacı dışında kullanılması hâlinde, tahsis işlemi iptal edilir. Tahsis süresi sonunda, aynı esaslara göre yeniden tahsis mümkündür. Kamu kurum ve kuruluşlarına belediyeler, bağlı kuruluşları ve belediye şirketlerince devir veya tahsis edilen taşınmazlar, kamu konutu ve sosyal tesis olarak kullanılamaz.

…” hükmü yer almaktadır.

Taşınmaz tahsisine karar verme yetkisi ise 5393 sayılı Kanun’un “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18 inci maddesine göre belediye meclisindedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden belediyelerin meclis kararıyla, asli görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına taşınmaz tahsis etmesinin mümkün olduğu, ancak tahsis edilen taşınmazın öncelikle kendi mülkiyetinde bulunan bir taşınmaz olması gerektiği, diğer yandan tahsis edilen taşınmazların amacı dışında kullanılmaması ve kamu konutu ve sosyal tesis olarak kullanılmaması gerektiği anlaşılmaktadır.

Dosya ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde;

Somut olayda; ... tarih ve ... nolu Meclis Kararı ile bir adet konut kiralandığı ve … Kaymakamlığına Kaymakamlık hizmetlerinde kullanılmak üzere 3 yıl süre ile tahsis edildiği, ... tarih ve ... nolu Meclis Kararı ile 08.09.2018 tarihinde bitecek tahsisin kira sözleşmesinin uzatılarak devamı yönünde karar alındığı anlaşılmakta olup, tahsis işlemine konu taşınmazın Belediyenin mülkiyetinde olan taşınmazlardan olmaması ve ilgili taşınmazın kamu konu olarak kullanılmasının tespiti üzerine, söz konusu işlemin yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine aykırı olduğu görülmektedir.

Yukarıda da yer verildiği üzere belediyeler ancak kendi mülkiyetindeki taşınmazları diğer kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edebilirler. Tahsise konu taşınmaz belediye mülkiyetinde olmayıp, kaymakamlığa tahsis edilmek üzere belediye tarafından kiralandığı için, tahsis işlemi mevzuata uygun değildir.

Sorumlunun karar düzeltilmesi dilekçesinde, … Kaymakamlığı tarafından yürütülen … Destek Projesi kapsamında toplumun dezavantajlı kesiminde yer alan kimsesiz çocukların başta barınma ve eğitimleri olmak üzere çeşitli ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik barınma ve sosyal etkinlik alanları oluşturulmakta ve bu amaca ilişkin çeşitli kiralama ve tahsis işlemleri gerçekleştirilmekte olduğunu, her ne kadar … Kaymakamlığı tarafından tahsis talebinde kullanım amaç ve detayı bildirilmemişse de, … Destek Projesi yahut benzer sosyal sorumluluk projeleri için bu talepte bunulduğunun taraflarınca düşünülmüş olduğunu,

Tahsis talebinin yapıldığı dönemde kimsesiz çocuklara sıcak bir ev ortamı sağlanması, böylece kimsesiz çocukların bağlanma ve aidiyet duygularının gelişmesi amacıyla konut ihtiyacı karşılanması için bu tahsis talebinin yapılmış olmasının muhtemel olduğunu, … Kaymakamlığının projesi kapsamında birçok faydalı faaliyeti olduğunu, psiko-sosyal, eğitim, ekonomik destek adı altında çocuklara imkân sağlamak için başta belediyeler ve diğer kamu kurumları ile ortak çalışmaları olduğunu, … Kaymakamlığının yoğun olarak yürüttüğü bu kampanya dâhilinde taşınmazın sosyal sorumluluk projesi olan … evleri projelerinde kullanılabilecek olduğunu söylemişlerse de;

Taşınmaz tahsisine ilişkin belgelerde kiralanan taşınmazın Kaymakamlık tarafından koruyucu destek projesi kapsamında kullanılacağına dair hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Hem 5018 sayılı Kanun’da hem de 5393 sayılı Kanun’da tahsis edilen taşınmazın amacı dışında kullanılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla taşınmaz tahsis eden idarenin tahsis edilen bu taşınmazın hangi amaçla kullanılacağını net olarak bilmesi gerekmektedir. İhtimaller üzerine taşınmaz tahsisi yapılamayacağı ilgili hükümlerden anlaşılmaktadır. Kaldı ki, bu taşınmaz belediyenin mülkiyetinde bulunan, kendine ait bir taşınmaz değildir. Her ne amaçla olursa olsun başka bir kamu idaresine tahsis etmek üzere belediye tarafından taşınmaz kiralanması mevzuata aykırıdır.

Sorumlunun karar düzeltmesi dilekçesinde; Sayıştay Temyiz Kurulunun tasdik kararın esas alınan Başsavcılık Mütalaası taraflarına tebliğ edilmeksizin karar verilerek Adil Yargılanma ve Hukuki Dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, Kaymakamlık hizmetlerinde kullanılmak üzere tahsis edilen daire sebebiyle verilen tazmin hükmü herhangi bir somut delil yahut veriye dayanmadığını, hami-yet koruyucu destek projesi yahut benzer sosyal sorumluluk projeleri için bu talepte bunulduğu düşünülerek kiralama işleminin yapıldığı, tahsis edilen dairenin, hangi amaçla kullanıldığına dair herhangi bir şüpheye mahal bırakmayacak bulgu ve/veya delil de ortaya konulmamasına rağmen kamu zararına hükmedildiği, meydana gelen kamu zararı ile gerçekleştirilen eylem arasında illiyet bağının bulunması şartının da gerçekleşmediği belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmiştir.

Dosya üzerinde yapılan incelemede; Sorumlunun temyiz talebi üzerine Başsavcılık görüşünün süresi içerisinde sorumlu tarafından karşılandığı ve Savcılık tarafından bu karşılamaya ilişkin ikinci görüş verildiği ortada iken, Temyiz aşamasında sorumlulara savunma hakkı yazılı ve sözlü verilmiş olmasına rağmen ve yine sorumlulara mezkur Temyiz Kurulu Kararı tebliğ edildikten sonra Karar düzeltme başvurusunda bulunması da gösteriyor ki usul hukuku açısında herhangi bir eksiklik veya hatanın olmadığı sorumlunun tüm savunma hakkını eksiksiz kullanmasını sağlayacak hukuki imkanın verildiği ortadadır. Bu nedenle sorumlunun savunma hakkı, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlaline ilişkin iddiasının kabulü mümkün değildir.

Ayrıca karar düzeltme talepli dilekçesinde belirttiği diğer hususlar Temyiz Kurulu Kararında açık bir şekilde gerekçelendirilerek karşılandığı için ve sorumlunun kararı değiştirecek ilave bilgi ve belge sunmadığı anlaşıldığından Karar Düzeltmesine mahal olmadığı değerlendirilmektedir.

Temyize konu Daire kararında sorumluluk tesisi şu şekildedir.

5018 sayılı Kanun çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında 14.06.2007 tarih 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararında;

“5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğu, bu işlemleri yetkili ve görevli olarak yapmalarına ve yapılan giderin bu kişilerce düzenlenen belgeye dayanılarak yapılması hususlarına göre belirlenmektedir. Bu nedenle mevzuatına göre oluşturulan kurul, komisyon veya benzeri bir organ tarafından düzenlenen keşif, rapor, tutanak, karar veya ödemeye esas benzeri belgelerden doğacak sorumluluğa, işlemi gerçekleştiren ve bu belgeyi düzenleyip imzalayan kurul üyelerinin de dâhil edilmeleri …” denildiği,

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclis Kararlarının Kesinleşmesi” başlıklı 23’üncü maddesinde “Belediye başkanı hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını, gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere beş gün içinde meclise iade edebilir.” hükmü yer almaktadır. Belediye Başkanının mevzuata aykırı olarak tesis edilen tahsis işlemiyle ilgili meclis kararını iade etme hakkı olmasına rağmen iade etmemesi nedeniyle de bu işlemden sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.

5018 sayılı Kanun’un 31’inci maddesindeki “… Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur…” hükmünden hareketle meclis kararıyla tesis edilen mevzuata aykırı bu işlem için gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinin sorumluluğunun kaldırılması ve meclis kararında imzası bulunan belediye başkanı ve meclis üyelerinin sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek,

Somut olaya konu kamu zararının tazmininden ilgili meclis kararında evet oyu bulunan meclis üyeleri ile Belediye Başkanının müşterek ve müteselsil sorumluluğuna hükmedilmiştir.

İlam hükmünde kiralanan daire için bütçeden yapılan ödemenin kamu zararı olduğu, hukuka aykırı işlem neticesinde sebep olunan kamu zararından İlişikli ödeme emirlerinde imzası bulunan Harcama Yetkilileri, Gerçekleştirme Görevlileri ve mevzuata aykırı olan bu işlemin Meclis Kararına istinaden yapıldığından sebeple kararda olumlu oyuyla bulunan meclis üyelerinden tazminine hükmedildiği anlaşılmıştır.

Meclis Kararına olumlu oy Kullanan Meclis Üyelerinin Sorumluluğuna ilişkin olarak;

Söz konusu tahsis işlemi ... tarih ve ... nolu Meclis Kararı ile bir adet konut kiralandığı ve … Kaymakamlığına Kaymakamlık hizmetlerinde kullanılmak üzere 3 yıl süre ile tahsis edilmesi, ... tarih ve ... nolu Meclis Kararı ile 08.09.2018 tarihinde bitecek tahsisin kira sözleşmesinin uzatılarak devamı yönünde karar alınması üzerine gerçekleştirilip hukuka aykırı işlemin devamının sağlandığı anlaşılmış olup,

5018 sayılı Kanun Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında 14.06.2007 tarih 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararında; “5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğu, bu işlemleri yetkili ve görevli olarak yapmalarına ve yapılan giderin bu kişilerce düzenlenen belgeye dayanılarak yapılması hususlarına göre belirlenmektedir. Bu nedenle mevzuatına göre oluşturulan kurul, komisyon veya benzeri bir organ tarafından düzenlenen keşif, rapor, tutanak, karar veya ödemeye esas benzeri belgelerden doğacak sorumluluğa, işlemi gerçekleştiren ve bu belgeyi düzenleyip imzalayan kurul üyelerinin de dâhil edilmeleri ve bu işlem nedeniyle harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine dair…” denilmekte olduğundan,

Tahsis işlemine konu taşınmazın Belediyenin mülkiyetinde olan taşınmazlardan olmaması ve ilgili taşınmazın kamu konu olarak kullanılması sonucu hukuka aykırı işlemin neticesinden; 5018 sayılı Kanunun 71’nci maddesinde kamu zararından sorumluluk için aranan maddi, manevi unsurun varlığı ve kamu görevlisinin fiili ve kamu zararı neticesi arasında var olması gerekli illiyet bağının bulunması sebebiyle, Belediye Meclis Üyelerinin sorumluluğuna hükmedilmesi yerindedir.

Belediye Başkanının Sorumluluğuna İlişkin olarak;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclis Kararlarının Kesinleşmesi” başlıklı 23’üncü maddesinde “Belediye başkanı hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını, gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere beş gün içinde meclise iade edebilir.” hükmü yer almaktadır. Belediye Başkanının mevzuata aykırı olarak tesis edilen tahsis işlemiyle ilgili meclis kararını iade etme hakkı olmasına rağmen iade etmemesi nedeniyle de bu işlemden sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde; … Belediyesi tarafından bir adet dairenin kiralanarak mevzuata aykırı olarak … Kaymakamlığına tahsis edilmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiğinden, sorumluların karar düzeltilmesine ilişkin talebinin reddi ile 112-180 sayılı Ek İlamın 1’nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE ilişkin 23.03.2022 tarih ve 51390 sayılı Temyiz Kurulu Kararının DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, oy birliği ile,

Karar verildiği 20.09.2023 tarih ve 55750 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.