SayıştaySayıştay Temyiz Kararı56788
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire6
Dosya No53716
Yılı2021
Konu: Su ve Kanalizasyon İdaresi Yönetim Kurulu üyesine fark tazminatının hatalı ödenmesi
2- 127 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile; ... Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde Genel Müdür olarak görev yaparken ... Büyükşehir Belediyesinin teklifi ve İçişleri Bakanlığı’nın onayı ile Genel Müdürlük görevinden alınıp 3 yıllığına Yönetim Kurulu üyesi olarak atanan ...’a fark tazminatı ödenirken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine ve 2560 sayılı Kanunun 7’nci maddesine aykırı olarak Genel Müdürlük kadrosuna ait maaş unsurlarının esas alınması sonucu oluşan ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.
Sorumlu Harcama Yetkilisi ... (İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı) tarafından 53716 sayılı dosya kapsamında gönderilen temyiz dilekçesinde [Sorumlu Gerçekleştirme Görevlileri ... (Eğit. Hiz. Şube Müd.-Dosya no:53718) ile ... (İnsan Kayn. Şube Müd.-Dosya no:53717) tarafından gönderilen temyiz dilekçelerinde de tamamen aynı olmak üzere] özetle;
İşbu Tutanağın/İlamın 1’inci maddesinde (127 sayılı İlamın 2’nci maddesine ilişkin) yazıldığı gibidir.
Diğer Sorumlu sıfatı ile sorumlu tutulan ... (... Büyükşehir Belediye Başkanı) tarafından 53736 sayılı dosya kapsamında gönderilen temyiz dilekçesinde özetle;
SAYIŞTAY İLAMI ÖZET:
... Yönetim Kurulu üyeliğinin bir kadroya atanma değil, bir görevlendirme olduğu atanan kişinin önceki kadrosu ile ilişiğinin kesilmediği, ...'un görevden alındıktan sonra öğrenim durumu itibarıyla ihraz etmiş olduğu unvana ilişkin kadro ve pozisyon ilişkilendirilmiş olması gerektiği, bu hususlara dikkate edilmeden, dolu olan Genel Müdürlük kadrosu ile Yönetim Kurulu üyeliği ücreti karşılaştırılarak fazla olan Genel Müdürlük ücreti farkının zam ve tazminatın ...'a ödenmesinin 5018 sayılı Kanunun "Kamu Zararı" başlıklı 71. maddesi ve g bendi göre "mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" nedeniyle ... TL kamu zararı oluştuğu, ... Büyükşehir Belediye Başkanı …'in ise ...'un görevden alınırken Mühendis kadrosu ile ilişkilendirilmemesi ve mühendislik kadrosu yerine Genel Müdür kadrosunun hakları dikkate alınarak kendisine ödeme yapılması sebebiyle meydana geldiğinden ilgilinin Mühendis kadrosu ile ilişkilendirilmeden görevden alındığı TALEP YAZISINI ONAYLARAK harcama sürecine dahil olduğundan diğer harcama ve gerçekleştirme yetkileri ile sorumlu olduğu kararına varıldığı, bu kararın da üçte iki oy çokluğu ile alındığı,
TEMYİZ NEDENLERİ:
Daha önceki yazılı savunmalarda belirtiği üzere 2560 sayılı yasasının 7/3 maddesine göre "....Yönetim Kurulunun diğer üç üyesi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının teklifi ve Çevre ve Şehircilik Bakanının onayı ile atanır." Yasal mevzuatına istinaden Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa eden ...'nun yerine kalan süreyi tamamlamak üzere ...’un Yönetim Kurulu üyeliğine atanmasının Bakanlıkça uygun görüldüğü, Bakanlığın uygun görmesi sonrası yapılan iş ve işlemlerin İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı tarafından yapıldığı,
Adı geçen ilamın karşı oy gerekçesinde; “Kamu zararının ilgilinin görevden alınması sırasında yapılan işlemlerden değil kadro dolu olduğu halde bu kadro haklarının ikinci bir kişiye ödenmesinden kaynaklandığından oluşan kamu zararında görevden alma işlemlerini gerçekleştiren ve onaylayan ... Büyükşehir Belediye Başkanı ...' ün sorumlu olmadığı, oluşan kamu zararından ödemeyi gerçekleştirmek için ödeme emrini hazırlayan ve onaylayan gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkilileri sorumludur.” denildiği,
Yukarıda arz edilen nedenler ve karşı oy gerekçesinin savunmalarını teyit eder mahiyette olduğu,
SONUÇ VE İSTEM;
Yukarıda açıklanan nedenlerle ve kurulunuzun incelemeleri sırasında tespit edeceği sair nedenlerle, şahsına yönelik verilmiş olan Sayıştay 6. Daire Başkanlığının 127 ilam no.lu kararı ile "kurum zararının sorumlulardan müşterek ve müteselsilen ödettirilmesine" şeklindeki tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ettiği, belirtilmiştir.
Başsavcılık Mütalaasında özetle;
(Başvuran tüm sorumlular için geçerli olmak üzere)
İşbu Tutanağın/İlamın 1’inci maddesinde (127 sayılı İlamın 2’nci maddesine ilişkin) yazılan gerekçelerle, Daire kararının korunmasının uygun olacağı, belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
[Duruşma talep eden sorumlulardan ... (İns. Kayn. Ve Eğt. Dai. Başk.), ... (Eğt. Hizm. Şube Müd.), ... (İns. Kayn. Şube Müd.) ve ... (Büyükşehir Belediye Başkanı)’e usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadıklarından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyaplarında]
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Somut olay:
... Büyükşehir Belediyesinde mühendis olarak çalışan ..., Belediyeye 17.04.2015 tarihinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak atanmış, 05.01.2017 tarihinde ... Genel Müdürlüğünde Genel Müdür Yardımcısı olarak atanmış, daha sonra da İçişleri Bakanlığı’nın 27.03.2017 tarihli Bakan Olur’u ile 2560 sayılı Kanunun 11’inci maddesi ve 657 sayılı Kanunun 74’üncü maddesine göre ... Genel Müdürlüğünde boş bulunan 1. dereceli Genel Müdür kadrosuna (Görevden alınan Genel Müdür ...’in yerine) asaleten atanmıştır.
...’un Genel Müdürlük görevinden ayrılmak istemesi üzerine Büyükşehir Belediye Başkanlığınca anılan kişinin Genel Müdürlükten alınması ve aynı kurumda yönetim kurulu üyesi olarak (...’nun yerine kalan süreyi tamamlamak üzere) atanması uygun görülmüş ve ..., 29.05.2019 tarihli Bakan Olur’u ile Genel Müdürlük görevinden alınarak 2560 sayılı Kanunun 7’nci maddesine istinaden yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirilmiştir. Boşalan Genel Müdürlük kadrosuna 17.06.2019 tarihli Bakan Olur’u ile yeni bir Genel Müdür (...) asaleten atanmıştır. Genel Müdürlük görevinden ayrılan ...’a yönetim kurulu üyeliği ücretinden fazla olan Genel Müdürlük maaş unsurları, bordrolarda “tazminat farkı” adı altında ödenmeye devam edilmiştir.
Temyize konu İlam maddesinde; Genel Müdürlük görevinden alınıp yönetim kurulu üyeliğine atanan ...’un Genel Müdürlük kadrosundan ücretsiz izinli olduğunun varsayılması ve kendisine yönetim kurulu üyeliği ücretinden fazla olan Genel Müdür maaş unsurlarının (ek gösterge aylığı, özel hizmet tazminatı, ek ödemenin) tazminat olarak ödenmesinin, 657 sayılı Kanunun 33’üncü maddesindeki kadrosuz memur çalıştırılamayacağı ilkesine ve 2560 sayılı Kanunun 7’nci maddesi hükmüne aykırı olduğundan bahisle mevzuata aykırı yapılan tazminat ödemeleri neticesinde oluşan ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir. Kamu zararı, ...’un görevden alındıktan sonra mühendis kadrosuna atanacağı ve oradan maaşsız izinli sayılacağı kabulü ile yönetim kurulu üyesi ve mühendis maaşının kıyasına dayalı olarak hesaplanmıştır.
Sorumlular temyiz dilekçelerinde; ... Genel Müdürlüğü yapan bir kimsenin bu görevinden maaşsız izinli sayılmak suretiyle yönetim kurulu üyesi olarak atanabilmesinin önünde engel herhangi bir düzenlemenin/mevzuatın bulunmadığı, Genel Müdür’ün önce başka bir kadroya atanması ardından yönetim kurulu üyesi olmasını gerektirecek bir mevzuatın da olmadığı, yani yönetim kurulu üyesi olan ...'un Genel Müdür kadrosundan maaşsız izinli sayılması gerektiği, ayrıca yöneticilik görevi üstlenmiş bulunan ...’un Genel Müdürlük’ten sonra başka bir göreve atanmak istense dahi müktesebine uygun görevin mühendislik olmayacağı, kişiye yapılan ödemelerin Genel Sekreter Y. veya Genel Müdür Y. maaşıyla kıyaslanması gerekirken mühendis kadrosu ile kıyas edilmesinin yanlış olduğu, önceki Genel Müdürlük görevinden maaşsız izinli sayılarak yönetim kurulu üyeliğine yapılan atamanın ve ücret farkları ödenmesinin kanuna ve usulüne uygun olduğu belirterek konunun esasına itiraz etmişlerdir.
Mevzuat:
Kadro, memurun çalıştığı belli bir görev yerini ifade etmekte, memurun yapacağı iş, onun kadrosu ile ilişkili bulunmaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 33’üncü maddesi ile kanun koyucu, her kurumda çalıştırılacak personelin tamamı için görev yerlerinin belirtilerek kadro tespiti zorunluluğunu getirmiş, kadrosuz memur çalıştırılamayacağını kurala bağlamıştır. Yasada; hizmetin önemi, hizmet yerinin özellikleri ve yoğunluğu gibi kriterler esas alınmak suretiyle personel kadrolarının tespit edilmesi ve bu hizmetleri göreceklerin kendi sınıfları içindeki derece durumlarına uygun olmak kaydıyla o kadronun aylığını almaları amaçlanmıştır. 657 sayılı Kanun’un 147’nci maddesinin gerekçesinde, aylık tabirinin ister esas görev ister vekâlet görevi ister ise ikinci görev şeklinde olsun, işgal edilen bir kadro karşılığında ay itibarıyla ödenen parayı ifade ettiği açıkça belirtilmiştir.
22/2/2007 tarihli ve 26442 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik’in;
“Kadroların tespiti
MADDE 9 – (Değişik: RG-12/9/2010-27697)
(1) Bu Yönetmeliğe ekli cetvellerde alt gruplar için unvan ve sayı itibarıyla tespit edilenler dışında kadro kullanılamaz. Ayrıca Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-2 ve (Değişik ibare: RG-17/4/2022-31812) Ek-3’te unvan, personel grubu ve sayı itibarıyla alt gruplar için belirlenen memur ve sürekli işçi kadro toplamı aşılamaz. Ancak, memur ve sürekli işçi kadro sayıları, tespit edilen memur ve işçi kadro sayısından daha az sayıda belirlenebilir.
(2) (Değişik: RG-2/4/2015-29314) Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-2 Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro Standartları Cetvellerinde belirtilen birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadro unvanları ile Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-3 Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Kadro Unvanları Listelerinden (I), (II) ve (III) sayılı listelerde belirtilen unvanlar kullanılarak idarî birimler oluşturulur. İdarî birimler ile bu birimlere ait kadro unvanları arasında yetki ve görev mükerrerliğine yer verilemez ve bu kadro unvanlarından aynı mahiyetteki hizmet ve görevleri ifa edebilecek birden fazla yönetici kadro unvanı ihdas edilemez. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadro unvanları hizmet gereklerine uygun olarak belirlenir ve fiilen icra edilmeyen hizmetlere ilişkin kadro unvanları kullanılamaz. Ek-3 Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Kadro Unvanları Listelerinden (I) ve (II) sayılı listelerde yer alan 2975 unvan kodlu “Daire Başkanı” kadrosunun ihdas edilmesi durumunda; ihdas edilen her kadro için ayrı ayrı olmak üzere; görev ve yetki alanı bu maddede belirtilen hükümlere uygun olarak atamaya yetkili amir tarafından belirlenir.” denilmiştir ve anılan Yönetmeliğe ekli “EK–2: BELEDİYE VE BAĞLI KURULUŞLARI İLE MAHALLİ İDARE BİRLİKLERİ NORM KADRO STANDARTLARI CETVELLERİ”, “(E) GRUBU: BELEDİYE BAĞLI KURULUŞLARI NORM KADRO STANDARTLARI CETVELİ” nde Büyükşehir Belediyesine bağlı Su ve Kanalizasyon İdaresi için (E-3 Grubunda bulunan ... Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü için) 1 adet Genel Müdür kadrosu tahsis edilmiştir.
2560 sayılı Kanunun “Yönetim Kurulu” başlıklı 7’nci maddesinde;
“Madde 7 – (Değişik: 23/5/1984 - 3009/5 md.)
Yönetim Kurulu bir başkanla beş üyeden oluşur. Büyük Şehir Belediye Başkanı Yönetim Kurulunun başkanıdır. Belediye Başkanının bulunmaması halinde, Genel Müdür Yönetim Kuruluna başkanlık eder. Genel Müdür ile genel müdür yardımcılarından hizmette en eski olanı, hizmette eşitlik halinde yaşlı bulunan Yönetim Kurulunun tabii üyesidirler. Yönetim Kurulunun diğer üç üyesi İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanının teklifi ve Çevre ve Şehircilik Bakanının onayı ile atanır. Yönetim Kuruluna atanan üyelerin hizmet süresi 3 yıldır. Süresi dolanlar yeniden atanabilirler. Bir üyeliğin herhangi bir sebeple boşalması halinde, yerine atananlar daha önceki üyenin süresini tamamlarlar. Yönetim Kuruluna atanacak olanların İSKİ'nin konusuna giren teknik işlerde, yöneticilikte veya işletmecilikte uzmanlaşmış bulunmaları ve uzmanlıklarına uygun yüksek öğrenim görmüş olmaları gerekir.
Üyeler, Devlet memurlarına ilişkin mevzuatta yer alan istisnalar dışında, özel ya da kamu sektöründe başka bir görev alamazlar. Genel, katma ve özel bütçeli idarelerin, kamu iktisadi teşebbüslerinin kadrolarından yönetim kuruluna getirilenler asıl görevlerinden maaşsız izinli sayılırlar. Bu kimselerin memuriyetleri ile buna ait her türlü hak ve yükümlülükleri saklıdır. İzinli oldukları müddet, terfi ve emekliliklerinde fiili hizmet olarak hesaba katılacağı gibi bunlardan izinli oldukları sırada terfi hakkını kazananlar, başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın terfi ettirilirler. Yönetim Kurulu üyelerinin ücretleri izinli sayıldıkları kurumlarda ellerine geçen ücretlerden daha az olursa, aradaki fark tazminat olarak kendilerine ödenir.” denilmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden; kamu idarelerinde norm kadro cetvelinde unvan ve sayı itibariyle tespit edilen dışında kadro kullanılamayacağı, kadrosuz memur çalıştırılamayacağı, birden fazla yönetici kadro unvanının ihdas edilemeyeceği ve fiilen icra edilmeyen hizmetlere ilişkin kadro unvanlarının da kullanılamayacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca 2560 sayılı Kanunun 7’nci maddesinden, su ve kanalizasyon idarelerinin yönetim kurullarının; tabii üyelerle birlikte Büyükşehir Belediye Başkanının teklifi ve Çevre ve Şehircilik Bakanının onayı ile diğer kamu idarelerinin veya kamu iktisadi teşebbüslerinin kadrolarından getirilen atanmış üyelerden oluştuğu, Genel Müdürün kurulun tabii üyesi olduğu, dışarıdan atanmış üyelerin ise asıl görevlerinden maaşsız izinli sayıldığı ve bunların aldıkları yönetim kurulu üyeliği ücretleri, izinli sayıldıkları kurumlarda ellerine geçen ücretlerden daha az olursa, aradaki farkın kendilerine tazminat olarak ödeneceği anlaşılmaktadır.
Mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılan incelemede; ... Su ve Kanalizasyon İdaresi (...) norm kadro cetvelinde 1 adet Genel Müdür kadrosunun mevcut olduğu, ... Genel Müdür Yardımcısı ...’un önce usulüne uygun olarak 27.03.2017 tarihli Bakan Olur’u ile ... Genel Müdürü olarak atandığı, bu kadroda 2 yıl çalıştıktan sonra yine Bakan Olur’u ile Genel Müdürlük görevinden alındığı, yerine başka bir Genel Müdürün atandığı ve kendisinin de dış üye kontenjanından (tabii üye olmayan) yönetim kurulu üyesi olarak atandığı görülmüş olup, Kurum norm kadro cetveline göre bir adet tahsis edilen ve birden fazla tahsis edilmesi de mümkün olmayan Genel Müdürlük kadrosundan usulüne uygun olarak alınan ...’un görevinden alındıktan sonra bu kadro ile ilişiğinin tamamen kesildiği ve yerine başkasının atanması ile de kadronun zaten doldurulduğu anlaşıldığından, kişinin yönetim kurulu üyeliği yaptığı süre boyunca asli görevinin genel müdürlük olduğu kabul edilerek bu kadrodan maaşsız izinli sayılmasının, 657 sayılı Kanun hükümleri, norm kadro esaslarına ve 2560 sayılı Kanunun 7’nci maddesi hükmüne aykırılık teşkil ettiği ortadadır. Dolayısıyla somut olayda; mevzuata aykırı bu kabul-durum nedeniyle, kişiye hakkettiği yönetim kurulu üyesi ücreti ile genel müdür maaşı arasındaki farkın tazminat olarak ödenmesi sonucu 5018 sayılı Kanunun 71/g hükmü uyarınca kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
Aslında ...’un görevinden alındıktan sonra eğitim ve öğretim durumuna göre asli görevi olmak üzere müktesebi başka bir kadroyla ilişkisi kurulup yönetim kurulu üyeliğine atanması ve yönetim kurulu üyeliği yaptığı süre boyunca asli görevine ait ücreti ile yönetim kurulu üyeliği ücreti kıyaslanarak (varsa) farkın tazminat ödemesi yapılması gerekirdi. Somut olayda bu şekilde bir görevlendirme yapılmadığından, İlam hükmünde, ...’un önceki görevi mühendis maaşı ile yönetim kurulu üyeliği ücreti kıyaslanarak kamu zararı hesaplanmıştır.
Sorumlular bu hususta, ...’un müktesebine uygun görevin mühendislik olmayacağı, kişiye yapılan ödemelerin Genel Sekreter, Genel Müdür veya yardımcısı maaşıyla kıyaslanması gerektiğini ileri sürmüşlerse de, anılan kişi genel müdürlük görevinden alındıktan sonra eğitim ve hizmet durumuna göre müktesebi başka bir kadroya atanmadığından, Genel Müdürlükten önceki müktesep görev unvanı mühendislik olduğundan ve Genel Sekreterlik, Genel Müdürlük veya yardımcılığı gibi yönetici unvanları da şahsa bağlı kadro unvanları olmayıp, başka görevlere atanmada kişi açısından kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden, İlam maddesindeki söz konusu kıyaslamanın hukuka aykırı bir tarafının olmadığı değerlendirilmiştir.
...’a ait maaş bordrolarının incelenmesinde; kişiye Genel Müdür-Yönetim Kurulu Üyesi ücret kıyaslamasından hareketle her ay “tazminat farkı” adı altında bir ödeme yapıldığı görülmüştür. Daha önce de denildiği gibi kişinin asli görevi mühendislik kadrosundan maaşsız izinli olduğu sayılmalı ve ödenecek bir tazminat farkı varsa da bu tutar, mahrum kaldığı mühendis maaşı ile yönetim kurulu üyesi maaşı kıyaslanarak bulunup ödenmelidir. Ancak yönetim kurulu üyeliği ücreti mühendis maaşından daha fazladır. (Yönetim kurulu üyesi ek göstergesi: 4200, mühendis ek göstergesi: 3600, yönetim kurulu üyesi özel hizmet tazminat oranı: %210, mühendis özel hizmet tazminat oranı: %160, yönetim kurulu üyesi ek ödeme oranı: %185, mühendis ek ödeme oranı: %150’dir.) Bu durumda kişiye 2560 sayılı Kanunun 7’nci maddesine göre sadece yönetim kurulu üyeliği ücreti ödenmeli, mühendis maaşı daha düşük olduğundan herhangi bir tazminat farkı ise ödenmemelidir. Dolayısıyla aylık maaş bordrolarında ...’a genel müdür maaşına kıyasen “tazminat farkı” adı altında yapılan ödemelerin tamamı, mevzuata aykırı ödeme niteliğinde olup, kamu zararı tutarını teşkil etmektedir. Temyize konu İlamda sadece birkaç tane ödeme kalemi (ek gösterge, özel hizmet tazminatı ve ek ödeme) dikkate alınarak hesaplanmış tazminat farkının gerçek kamu zararı tutarını göstermediği yani kamu zararının eksik hesaplandığı (örneğin genel müdüre ödenip mühendise ödenmeyen makam-görev tazminatları fark hesabında dikkate alınmamıştır.) anlaşılmıştır. Sonuç olarak, somut olaya esas kamu zararının aylık bordrolardaki “tazminat farkı” adı altında yapılan ödemelerin tamamı esas alınarak yeniden hesaplanması gerektiği değerlendirilmiştir.
Sorumluluk yönünden inceleme:
İlam hükmünde kamu zararından maaş ödemesini gerçekleştiren Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlileri ile beraber ...’un mühendis kadrosuyla ilişkilendirilmeden görevden alındığı talep yazısını hazırlayarak ve onaylayarak harcama sürecine dahil olan ... Büyükşehir Belediye Başkanı ... sorumlu tutulmuştur.
Temyize başvuran sorumlular sorumluluk itirazında bulunmuşlarsa da yapılan incelemede; somut olaydaki kamu zararının; ...’un Genel Müdürlük görevinden alınırken mühendislik kadrosuyla ilişkilendirilmemesi sonucu fark tazminatının Genel Müdür kadrosunun sağladığı mali haklar dikkate alınarak hesaplanıp ödemesi sebebiyle meydana geldiği görülmüş olup, kamu zararının, maaş ödemesini gerçekleştiren Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin yanı sıra ilgilinin mühendis kadrosuyla ilişkilendirilmeden görevinden alındığı talep yazısını (Büyükşehir Belediyesinin 13.05.2019 tarih ve ... sayılı yazısını) hazırlayıp onaylayarak harcama sürecine dahil olan kamu görevlisinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri neticesinde oluştuğu anlaşıldığından, sorumluluk tespitinde kurulan illiyet bağının 5018 sayılı Kanunun 32, 33 ve 71’inci maddeleri ile 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 7’inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle sorumluluk itirazları yerinde değildir.
Bu itibarla; konuyla ilgili sorumluların tüm itirazları reddedilerek, yönetim kurulu üyesi ...’a mevzuata aykırı yapılan tazminat ödemeleri nedeniyle oluşan kamu zararının yukarıda yapılan açıklamalara göre yeniden hesaplanarak hüküm tesisini teminen 127 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünün BOZULMASINA ve dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
(Üye ..., Üye ... ve Üye ...’ın aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 24.04.2024 tarih ve 56788 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı Oy Gerekçesi/Azınlık Görüşü
Üye ..., Üye ... ve Üye ...:
Konunun esası ve sorumluluk yönüyle ilgili çoğunluk görüşünde yer alan gerekçelere katılarak, yönetim kurulu üyesi ...’a yapılan tazminat farkı ödemelerinin mevzuata aykırı olduğu ve kamu zararına sebebiyet verildiği düşünülmekle birlikte; çoğunluğun kamu zararının yeniden hesaplanması gerektiği gerekçesine katılmıyorum. 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 61’inci maddesinde; “Bu Kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.” Denilmekte olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda Yargılamaya Hâkim Olan İlkelerin sayıldığı “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26’nci maddesinde; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir…” denildiğinden, temyiz görüşmesinde, sorumlular hakkında Sayıştay denetiminde iddia edilmiş ve Daire yargılamasında tespit edilmiş tazmin tutarından daha yüksek bir tazmin tutarıyla sonuçlanacak şekilde karar verilmesi yargılama usulüne uygun olmaz. Çoğunluk görüşünde belirtildiği gibi bozma kararı verilmesi halinde kamu zararı tutarı artacağından ve sorumlular daha ağır bir tazmin hükmü ile karşılaşacağından, bu durum hak arama hürriyeti ve hakkaniyetle de bağdaşmaz. Sonuç olarak kanun yoluna giden sorumlular hakkında aleyhe bozma yasağı ilkesine aykırı bir karar verilemeyeceğinden, temyize esas ilamda yer alan kamu zararı miktarı dikkate alınmak suretiyle hükmün haliyle tasdikine karar verilmesi gerekir.
2- 127 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile; ... Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde Genel Müdür olarak görev yaparken ... Büyükşehir Belediyesinin teklifi ve İçişleri Bakanlığı’nın onayı ile Genel Müdürlük görevinden alınıp 3 yıllığına Yönetim Kurulu üyesi olarak atanan ...’a fark tazminatı ödenirken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine ve 2560 sayılı Kanunun 7’nci maddesine aykırı olarak Genel Müdürlük kadrosuna ait maaş unsurlarının esas alınması sonucu oluşan ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.
Sorumlu Harcama Yetkilisi ... (İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı) tarafından 53716 sayılı dosya kapsamında gönderilen temyiz dilekçesinde [Sorumlu Gerçekleştirme Görevlileri ... (Eğit. Hiz. Şube Müd.-Dosya no:53718) ile ... (İnsan Kayn. Şube Müd.-Dosya no:53717) tarafından gönderilen temyiz dilekçelerinde de tamamen aynı olmak üzere] özetle;
İşbu Tutanağın/İlamın 1’inci maddesinde (127 sayılı İlamın 2’nci maddesine ilişkin) yazıldığı gibidir.
Diğer Sorumlu sıfatı ile sorumlu tutulan ... (... Büyükşehir Belediye Başkanı) tarafından 53736 sayılı dosya kapsamında gönderilen temyiz dilekçesinde özetle;
SAYIŞTAY İLAMI ÖZET:
... Yönetim Kurulu üyeliğinin bir kadroya atanma değil, bir görevlendirme olduğu atanan kişinin önceki kadrosu ile ilişiğinin kesilmediği, ...'un görevden alındıktan sonra öğrenim durumu itibarıyla ihraz etmiş olduğu unvana ilişkin kadro ve pozisyon ilişkilendirilmiş olması gerektiği, bu hususlara dikkate edilmeden, dolu olan Genel Müdürlük kadrosu ile Yönetim Kurulu üyeliği ücreti karşılaştırılarak fazla olan Genel Müdürlük ücreti farkının zam ve tazminatın ...'a ödenmesinin 5018 sayılı Kanunun "Kamu Zararı" başlıklı 71. maddesi ve g bendi göre "mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" nedeniyle ... TL kamu zararı oluştuğu, ... Büyükşehir Belediye Başkanı …'in ise ...'un görevden alınırken Mühendis kadrosu ile ilişkilendirilmemesi ve mühendislik kadrosu yerine Genel Müdür kadrosunun hakları dikkate alınarak kendisine ödeme yapılması sebebiyle meydana geldiğinden ilgilinin Mühendis kadrosu ile ilişkilendirilmeden görevden alındığı TALEP YAZISINI ONAYLARAK harcama sürecine dahil olduğundan diğer harcama ve gerçekleştirme yetkileri ile sorumlu olduğu kararına varıldığı, bu kararın da üçte iki oy çokluğu ile alındığı,
TEMYİZ NEDENLERİ:
Daha önceki yazılı savunmalarda belirtiği üzere 2560 sayılı yasasının 7/3 maddesine göre "....Yönetim Kurulunun diğer üç üyesi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının teklifi ve Çevre ve Şehircilik Bakanının onayı ile atanır." Yasal mevzuatına istinaden Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa eden ...'nun yerine kalan süreyi tamamlamak üzere ...’un Yönetim Kurulu üyeliğine atanmasının Bakanlıkça uygun görüldüğü, Bakanlığın uygun görmesi sonrası yapılan iş ve işlemlerin İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı tarafından yapıldığı,
Adı geçen ilamın karşı oy gerekçesinde; “Kamu zararının ilgilinin görevden alınması sırasında yapılan işlemlerden değil kadro dolu olduğu halde bu kadro haklarının ikinci bir kişiye ödenmesinden kaynaklandığından oluşan kamu zararında görevden alma işlemlerini gerçekleştiren ve onaylayan ... Büyükşehir Belediye Başkanı ...' ün sorumlu olmadığı, oluşan kamu zararından ödemeyi gerçekleştirmek için ödeme emrini hazırlayan ve onaylayan gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkilileri sorumludur.” denildiği,
Yukarıda arz edilen nedenler ve karşı oy gerekçesinin savunmalarını teyit eder mahiyette olduğu,
SONUÇ VE İSTEM;
Yukarıda açıklanan nedenlerle ve kurulunuzun incelemeleri sırasında tespit edeceği sair nedenlerle, şahsına yönelik verilmiş olan Sayıştay 6. Daire Başkanlığının 127 ilam no.lu kararı ile "kurum zararının sorumlulardan müşterek ve müteselsilen ödettirilmesine" şeklindeki tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ettiği, belirtilmiştir.
Başsavcılık Mütalaasında özetle;
(Başvuran tüm sorumlular için geçerli olmak üzere)
İşbu Tutanağın/İlamın 1’inci maddesinde (127 sayılı İlamın 2’nci maddesine ilişkin) yazılan gerekçelerle, Daire kararının korunmasının uygun olacağı, belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
[Duruşma talep eden sorumlulardan ... (İns. Kayn. Ve Eğt. Dai. Başk.), ... (Eğt. Hizm. Şube Müd.), ... (İns. Kayn. Şube Müd.) ve ... (Büyükşehir Belediye Başkanı)’e usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadıklarından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyaplarında]
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Somut olay:
... Büyükşehir Belediyesinde mühendis olarak çalışan ..., Belediyeye 17.04.2015 tarihinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak atanmış, 05.01.2017 tarihinde ... Genel Müdürlüğünde Genel Müdür Yardımcısı olarak atanmış, daha sonra da İçişleri Bakanlığı’nın 27.03.2017 tarihli Bakan Olur’u ile 2560 sayılı Kanunun 11’inci maddesi ve 657 sayılı Kanunun 74’üncü maddesine göre ... Genel Müdürlüğünde boş bulunan 1. dereceli Genel Müdür kadrosuna (Görevden alınan Genel Müdür ...’in yerine) asaleten atanmıştır.
...’un Genel Müdürlük görevinden ayrılmak istemesi üzerine Büyükşehir Belediye Başkanlığınca anılan kişinin Genel Müdürlükten alınması ve aynı kurumda yönetim kurulu üyesi olarak (...’nun yerine kalan süreyi tamamlamak üzere) atanması uygun görülmüş ve ..., 29.05.2019 tarihli Bakan Olur’u ile Genel Müdürlük görevinden alınarak 2560 sayılı Kanunun 7’nci maddesine istinaden yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirilmiştir. Boşalan Genel Müdürlük kadrosuna 17.06.2019 tarihli Bakan Olur’u ile yeni bir Genel Müdür (...) asaleten atanmıştır. Genel Müdürlük görevinden ayrılan ...’a yönetim kurulu üyeliği ücretinden fazla olan Genel Müdürlük maaş unsurları, bordrolarda “tazminat farkı” adı altında ödenmeye devam edilmiştir.
Temyize konu İlam maddesinde; Genel Müdürlük görevinden alınıp yönetim kurulu üyeliğine atanan ...’un Genel Müdürlük kadrosundan ücretsiz izinli olduğunun varsayılması ve kendisine yönetim kurulu üyeliği ücretinden fazla olan Genel Müdür maaş unsurlarının (ek gösterge aylığı, özel hizmet tazminatı, ek ödemenin) tazminat olarak ödenmesinin, 657 sayılı Kanunun 33’üncü maddesindeki kadrosuz memur çalıştırılamayacağı ilkesine ve 2560 sayılı Kanunun 7’nci maddesi hükmüne aykırı olduğundan bahisle mevzuata aykırı yapılan tazminat ödemeleri neticesinde oluşan ... TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir. Kamu zararı, ...’un görevden alındıktan sonra mühendis kadrosuna atanacağı ve oradan maaşsız izinli sayılacağı kabulü ile yönetim kurulu üyesi ve mühendis maaşının kıyasına dayalı olarak hesaplanmıştır.
Sorumlular temyiz dilekçelerinde; ... Genel Müdürlüğü yapan bir kimsenin bu görevinden maaşsız izinli sayılmak suretiyle yönetim kurulu üyesi olarak atanabilmesinin önünde engel herhangi bir düzenlemenin/mevzuatın bulunmadığı, Genel Müdür’ün önce başka bir kadroya atanması ardından yönetim kurulu üyesi olmasını gerektirecek bir mevzuatın da olmadığı, yani yönetim kurulu üyesi olan ...'un Genel Müdür kadrosundan maaşsız izinli sayılması gerektiği, ayrıca yöneticilik görevi üstlenmiş bulunan ...’un Genel Müdürlük’ten sonra başka bir göreve atanmak istense dahi müktesebine uygun görevin mühendislik olmayacağı, kişiye yapılan ödemelerin Genel Sekreter Y. veya Genel Müdür Y. maaşıyla kıyaslanması gerekirken mühendis kadrosu ile kıyas edilmesinin yanlış olduğu, önceki Genel Müdürlük görevinden maaşsız izinli sayılarak yönetim kurulu üyeliğine yapılan atamanın ve ücret farkları ödenmesinin kanuna ve usulüne uygun olduğu belirterek konunun esasına itiraz etmişlerdir.
Mevzuat:
Kadro, memurun çalıştığı belli bir görev yerini ifade etmekte, memurun yapacağı iş, onun kadrosu ile ilişkili bulunmaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 33’üncü maddesi ile kanun koyucu, her kurumda çalıştırılacak personelin tamamı için görev yerlerinin belirtilerek kadro tespiti zorunluluğunu getirmiş, kadrosuz memur çalıştırılamayacağını kurala bağlamıştır. Yasada; hizmetin önemi, hizmet yerinin özellikleri ve yoğunluğu gibi kriterler esas alınmak suretiyle personel kadrolarının tespit edilmesi ve bu hizmetleri göreceklerin kendi sınıfları içindeki derece durumlarına uygun olmak kaydıyla o kadronun aylığını almaları amaçlanmıştır. 657 sayılı Kanun’un 147’nci maddesinin gerekçesinde, aylık tabirinin ister esas görev ister vekâlet görevi ister ise ikinci görev şeklinde olsun, işgal edilen bir kadro karşılığında ay itibarıyla ödenen parayı ifade ettiği açıkça belirtilmiştir.
22/2/2007 tarihli ve 26442 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik’in;
“Kadroların tespiti
MADDE 9 – (Değişik: RG-12/9/2010-27697)
(1) Bu Yönetmeliğe ekli cetvellerde alt gruplar için unvan ve sayı itibarıyla tespit edilenler dışında kadro kullanılamaz. Ayrıca Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-2 ve (Değişik ibare: RG-17/4/2022-31812) Ek-3’te unvan, personel grubu ve sayı itibarıyla alt gruplar için belirlenen memur ve sürekli işçi kadro toplamı aşılamaz. Ancak, memur ve sürekli işçi kadro sayıları, tespit edilen memur ve işçi kadro sayısından daha az sayıda belirlenebilir.
(2) (Değişik: RG-2/4/2015-29314) Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-2 Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro Standartları Cetvellerinde belirtilen birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadro unvanları ile Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-3 Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Kadro Unvanları Listelerinden (I), (II) ve (III) sayılı listelerde belirtilen unvanlar kullanılarak idarî birimler oluşturulur. İdarî birimler ile bu birimlere ait kadro unvanları arasında yetki ve görev mükerrerliğine yer verilemez ve bu kadro unvanlarından aynı mahiyetteki hizmet ve görevleri ifa edebilecek birden fazla yönetici kadro unvanı ihdas edilemez. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadro unvanları hizmet gereklerine uygun olarak belirlenir ve fiilen icra edilmeyen hizmetlere ilişkin kadro unvanları kullanılamaz. Ek-3 Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Kadro Unvanları Listelerinden (I) ve (II) sayılı listelerde yer alan 2975 unvan kodlu “Daire Başkanı” kadrosunun ihdas edilmesi durumunda; ihdas edilen her kadro için ayrı ayrı olmak üzere; görev ve yetki alanı bu maddede belirtilen hükümlere uygun olarak atamaya yetkili amir tarafından belirlenir.” denilmiştir ve anılan Yönetmeliğe ekli “EK–2: BELEDİYE VE BAĞLI KURULUŞLARI İLE MAHALLİ İDARE BİRLİKLERİ NORM KADRO STANDARTLARI CETVELLERİ”, “(E) GRUBU: BELEDİYE BAĞLI KURULUŞLARI NORM KADRO STANDARTLARI CETVELİ” nde Büyükşehir Belediyesine bağlı Su ve Kanalizasyon İdaresi için (E-3 Grubunda bulunan ... Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü için) 1 adet Genel Müdür kadrosu tahsis edilmiştir.
2560 sayılı Kanunun “Yönetim Kurulu” başlıklı 7’nci maddesinde;
“Madde 7 – (Değişik: 23/5/1984 - 3009/5 md.)
Yönetim Kurulu bir başkanla beş üyeden oluşur. Büyük Şehir Belediye Başkanı Yönetim Kurulunun başkanıdır. Belediye Başkanının bulunmaması halinde, Genel Müdür Yönetim Kuruluna başkanlık eder. Genel Müdür ile genel müdür yardımcılarından hizmette en eski olanı, hizmette eşitlik halinde yaşlı bulunan Yönetim Kurulunun tabii üyesidirler. Yönetim Kurulunun diğer üç üyesi İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanının teklifi ve Çevre ve Şehircilik Bakanının onayı ile atanır. Yönetim Kuruluna atanan üyelerin hizmet süresi 3 yıldır. Süresi dolanlar yeniden atanabilirler. Bir üyeliğin herhangi bir sebeple boşalması halinde, yerine atananlar daha önceki üyenin süresini tamamlarlar. Yönetim Kuruluna atanacak olanların İSKİ'nin konusuna giren teknik işlerde, yöneticilikte veya işletmecilikte uzmanlaşmış bulunmaları ve uzmanlıklarına uygun yüksek öğrenim görmüş olmaları gerekir.
Üyeler, Devlet memurlarına ilişkin mevzuatta yer alan istisnalar dışında, özel ya da kamu sektöründe başka bir görev alamazlar. Genel, katma ve özel bütçeli idarelerin, kamu iktisadi teşebbüslerinin kadrolarından yönetim kuruluna getirilenler asıl görevlerinden maaşsız izinli sayılırlar. Bu kimselerin memuriyetleri ile buna ait her türlü hak ve yükümlülükleri saklıdır. İzinli oldukları müddet, terfi ve emekliliklerinde fiili hizmet olarak hesaba katılacağı gibi bunlardan izinli oldukları sırada terfi hakkını kazananlar, başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın terfi ettirilirler. Yönetim Kurulu üyelerinin ücretleri izinli sayıldıkları kurumlarda ellerine geçen ücretlerden daha az olursa, aradaki fark tazminat olarak kendilerine ödenir.” denilmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden; kamu idarelerinde norm kadro cetvelinde unvan ve sayı itibariyle tespit edilen dışında kadro kullanılamayacağı, kadrosuz memur çalıştırılamayacağı, birden fazla yönetici kadro unvanının ihdas edilemeyeceği ve fiilen icra edilmeyen hizmetlere ilişkin kadro unvanlarının da kullanılamayacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca 2560 sayılı Kanunun 7’nci maddesinden, su ve kanalizasyon idarelerinin yönetim kurullarının; tabii üyelerle birlikte Büyükşehir Belediye Başkanının teklifi ve Çevre ve Şehircilik Bakanının onayı ile diğer kamu idarelerinin veya kamu iktisadi teşebbüslerinin kadrolarından getirilen atanmış üyelerden oluştuğu, Genel Müdürün kurulun tabii üyesi olduğu, dışarıdan atanmış üyelerin ise asıl görevlerinden maaşsız izinli sayıldığı ve bunların aldıkları yönetim kurulu üyeliği ücretleri, izinli sayıldıkları kurumlarda ellerine geçen ücretlerden daha az olursa, aradaki farkın kendilerine tazminat olarak ödeneceği anlaşılmaktadır.
Mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılan incelemede; ... Su ve Kanalizasyon İdaresi (...) norm kadro cetvelinde 1 adet Genel Müdür kadrosunun mevcut olduğu, ... Genel Müdür Yardımcısı ...’un önce usulüne uygun olarak 27.03.2017 tarihli Bakan Olur’u ile ... Genel Müdürü olarak atandığı, bu kadroda 2 yıl çalıştıktan sonra yine Bakan Olur’u ile Genel Müdürlük görevinden alındığı, yerine başka bir Genel Müdürün atandığı ve kendisinin de dış üye kontenjanından (tabii üye olmayan) yönetim kurulu üyesi olarak atandığı görülmüş olup, Kurum norm kadro cetveline göre bir adet tahsis edilen ve birden fazla tahsis edilmesi de mümkün olmayan Genel Müdürlük kadrosundan usulüne uygun olarak alınan ...’un görevinden alındıktan sonra bu kadro ile ilişiğinin tamamen kesildiği ve yerine başkasının atanması ile de kadronun zaten doldurulduğu anlaşıldığından, kişinin yönetim kurulu üyeliği yaptığı süre boyunca asli görevinin genel müdürlük olduğu kabul edilerek bu kadrodan maaşsız izinli sayılmasının, 657 sayılı Kanun hükümleri, norm kadro esaslarına ve 2560 sayılı Kanunun 7’nci maddesi hükmüne aykırılık teşkil ettiği ortadadır. Dolayısıyla somut olayda; mevzuata aykırı bu kabul-durum nedeniyle, kişiye hakkettiği yönetim kurulu üyesi ücreti ile genel müdür maaşı arasındaki farkın tazminat olarak ödenmesi sonucu 5018 sayılı Kanunun 71/g hükmü uyarınca kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
Aslında ...’un görevinden alındıktan sonra eğitim ve öğretim durumuna göre asli görevi olmak üzere müktesebi başka bir kadroyla ilişkisi kurulup yönetim kurulu üyeliğine atanması ve yönetim kurulu üyeliği yaptığı süre boyunca asli görevine ait ücreti ile yönetim kurulu üyeliği ücreti kıyaslanarak (varsa) farkın tazminat ödemesi yapılması gerekirdi. Somut olayda bu şekilde bir görevlendirme yapılmadığından, İlam hükmünde, ...’un önceki görevi mühendis maaşı ile yönetim kurulu üyeliği ücreti kıyaslanarak kamu zararı hesaplanmıştır.
Sorumlular bu hususta, ...’un müktesebine uygun görevin mühendislik olmayacağı, kişiye yapılan ödemelerin Genel Sekreter, Genel Müdür veya yardımcısı maaşıyla kıyaslanması gerektiğini ileri sürmüşlerse de, anılan kişi genel müdürlük görevinden alındıktan sonra eğitim ve hizmet durumuna göre müktesebi başka bir kadroya atanmadığından, Genel Müdürlükten önceki müktesep görev unvanı mühendislik olduğundan ve Genel Sekreterlik, Genel Müdürlük veya yardımcılığı gibi yönetici unvanları da şahsa bağlı kadro unvanları olmayıp, başka görevlere atanmada kişi açısından kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden, İlam maddesindeki söz konusu kıyaslamanın hukuka aykırı bir tarafının olmadığı değerlendirilmiştir.
...’a ait maaş bordrolarının incelenmesinde; kişiye Genel Müdür-Yönetim Kurulu Üyesi ücret kıyaslamasından hareketle her ay “tazminat farkı” adı altında bir ödeme yapıldığı görülmüştür. Daha önce de denildiği gibi kişinin asli görevi mühendislik kadrosundan maaşsız izinli olduğu sayılmalı ve ödenecek bir tazminat farkı varsa da bu tutar, mahrum kaldığı mühendis maaşı ile yönetim kurulu üyesi maaşı kıyaslanarak bulunup ödenmelidir. Ancak yönetim kurulu üyeliği ücreti mühendis maaşından daha fazladır. (Yönetim kurulu üyesi ek göstergesi: 4200, mühendis ek göstergesi: 3600, yönetim kurulu üyesi özel hizmet tazminat oranı: %210, mühendis özel hizmet tazminat oranı: %160, yönetim kurulu üyesi ek ödeme oranı: %185, mühendis ek ödeme oranı: %150’dir.) Bu durumda kişiye 2560 sayılı Kanunun 7’nci maddesine göre sadece yönetim kurulu üyeliği ücreti ödenmeli, mühendis maaşı daha düşük olduğundan herhangi bir tazminat farkı ise ödenmemelidir. Dolayısıyla aylık maaş bordrolarında ...’a genel müdür maaşına kıyasen “tazminat farkı” adı altında yapılan ödemelerin tamamı, mevzuata aykırı ödeme niteliğinde olup, kamu zararı tutarını teşkil etmektedir. Temyize konu İlamda sadece birkaç tane ödeme kalemi (ek gösterge, özel hizmet tazminatı ve ek ödeme) dikkate alınarak hesaplanmış tazminat farkının gerçek kamu zararı tutarını göstermediği yani kamu zararının eksik hesaplandığı (örneğin genel müdüre ödenip mühendise ödenmeyen makam-görev tazminatları fark hesabında dikkate alınmamıştır.) anlaşılmıştır. Sonuç olarak, somut olaya esas kamu zararının aylık bordrolardaki “tazminat farkı” adı altında yapılan ödemelerin tamamı esas alınarak yeniden hesaplanması gerektiği değerlendirilmiştir.
Sorumluluk yönünden inceleme:
İlam hükmünde kamu zararından maaş ödemesini gerçekleştiren Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlileri ile beraber ...’un mühendis kadrosuyla ilişkilendirilmeden görevden alındığı talep yazısını hazırlayarak ve onaylayarak harcama sürecine dahil olan ... Büyükşehir Belediye Başkanı ... sorumlu tutulmuştur.
Temyize başvuran sorumlular sorumluluk itirazında bulunmuşlarsa da yapılan incelemede; somut olaydaki kamu zararının; ...’un Genel Müdürlük görevinden alınırken mühendislik kadrosuyla ilişkilendirilmemesi sonucu fark tazminatının Genel Müdür kadrosunun sağladığı mali haklar dikkate alınarak hesaplanıp ödemesi sebebiyle meydana geldiği görülmüş olup, kamu zararının, maaş ödemesini gerçekleştiren Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin yanı sıra ilgilinin mühendis kadrosuyla ilişkilendirilmeden görevinden alındığı talep yazısını (Büyükşehir Belediyesinin 13.05.2019 tarih ve ... sayılı yazısını) hazırlayıp onaylayarak harcama sürecine dahil olan kamu görevlisinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri neticesinde oluştuğu anlaşıldığından, sorumluluk tespitinde kurulan illiyet bağının 5018 sayılı Kanunun 32, 33 ve 71’inci maddeleri ile 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 7’inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle sorumluluk itirazları yerinde değildir.
Bu itibarla; konuyla ilgili sorumluların tüm itirazları reddedilerek, yönetim kurulu üyesi ...’a mevzuata aykırı yapılan tazminat ödemeleri nedeniyle oluşan kamu zararının yukarıda yapılan açıklamalara göre yeniden hesaplanarak hüküm tesisini teminen 127 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünün BOZULMASINA ve dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
(Üye ..., Üye ... ve Üye ...’ın aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 24.04.2024 tarih ve 56788 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı Oy Gerekçesi/Azınlık Görüşü
Üye ..., Üye ... ve Üye ...:
Konunun esası ve sorumluluk yönüyle ilgili çoğunluk görüşünde yer alan gerekçelere katılarak, yönetim kurulu üyesi ...’a yapılan tazminat farkı ödemelerinin mevzuata aykırı olduğu ve kamu zararına sebebiyet verildiği düşünülmekle birlikte; çoğunluğun kamu zararının yeniden hesaplanması gerektiği gerekçesine katılmıyorum. 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 61’inci maddesinde; “Bu Kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.” Denilmekte olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda Yargılamaya Hâkim Olan İlkelerin sayıldığı “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26’nci maddesinde; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir…” denildiğinden, temyiz görüşmesinde, sorumlular hakkında Sayıştay denetiminde iddia edilmiş ve Daire yargılamasında tespit edilmiş tazmin tutarından daha yüksek bir tazmin tutarıyla sonuçlanacak şekilde karar verilmesi yargılama usulüne uygun olmaz. Çoğunluk görüşünde belirtildiği gibi bozma kararı verilmesi halinde kamu zararı tutarı artacağından ve sorumlular daha ağır bir tazmin hükmü ile karşılaşacağından, bu durum hak arama hürriyeti ve hakkaniyetle de bağdaşmaz. Sonuç olarak kanun yoluna giden sorumlular hakkında aleyhe bozma yasağı ilkesine aykırı bir karar verilemeyeceğinden, temyize esas ilamda yer alan kamu zararı miktarı dikkate alınmak suretiyle hükmün haliyle tasdikine karar verilmesi gerekir.