SayıştaySayıştay Temyiz Kararı57851

Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire5
Dosya No48968
Yılı2019
Konu: Görevde yükselme sınavına girmeyen memurun şef kadrosuna atanması.

10-37 sayılı İlamın 12’nci maddesi ile; ... Belediyesinde tahsildar olarak çalışan ...’nin atandığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine aykırı olarak “görevde yükselme sınavında başarılı olma” şartını sağlamadan 05.03.2009 tarihinde 3. dereceli şef kadrosuna atanması ve kendisine şef kadrosuna ait ödemelerin yapılması sonucu oluşan … TL kamu zararının;

Tahsildar olarak çalışırken şef kadrosuna atama işlemini onaylayan ... (Belediye Başkanı) ile hatalı atama işlemi kendilerine geldiğinde gerekli yazıyı yazarak atama yapan Belediye Başkanını uyarmadığından dolayı atama tarihindeki İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’den müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmiştir.

Söz konusu tazmin hükmü, Temyiz Kurulu’nun 08.11.2023 tarih ve 56071 Tutanak sayılı Kararın 11’nci maddesi ile [Aynı konuya karar düzeltilmesi başvurusu yapan sorumlu ...’in dosyası için aynı tarih ve 56078 Tutanak sayılı Kararın 10’uncu maddesi ile] tasdik edilmiştir.

Bu defa sorumlular karar düzeltilmesi başvurusu yapmışlardır.

37 sayılı İlamın 12’nci maddesi ile; ... Belediyesinde tahsildar olarak çalışan ...’nin atandığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine aykırı olarak “görevde yükselme sınavında başarılı olma” şartını sağlamadan 05.03.2009 tarihinde 3. dereceli şef kadrosuna atanması ve kendisine şef kadrosuna ait maaş unsurlarının ödenmesi sonucu oluşan … TL kamu zararının tazminine karar verilmiş olup, sorumluların başvurması üzerine Daire kararı temyizen incelendiğinde Temyiz Kurulu tazmin hükmünün esas ve sorumluluk yönleriyle mevzuata uygun verildiğini değerlendirerek hükmün tasdikine karar vermiştir.

Bu defa sorumlular temyiz dilekçelerinde öne sürdükleri benzer itirazlar ile karar düzeltilmesi kanun yoluna gelmişlerdir.

Somut olay:

... 31.12.1985 tarihinde Belediye’de tahsildar olarak göreve başlamıştır. Tahsildar olarak çalışırken 05.03.2009 tarihinde görevde yükselme sınavına girmeden 3. dereceli şef kadrosuna atanmıştır. 19.06.1981 tarihinde liseden mezun olmuştur.

Somut olayda adı geçen kişinin 3. dereceli şefliğe atandığı tarihte geçerli olan ve 02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerine göre şeflik görevde yükselmeye tabi bir kadro unvanı olup, şefliğe atanacak bir kişinin “en az iki yıllık yüksek öğrenimi bitirmiş olmak” (18.04.1999’dan önce görevde olan memurlar için bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.), “kurumlarınca açılacak yazılı sınavda başarılı olmak” ve “belirli süreli hizmeti bulunma” şartlarını birlikte taşıması gerekmektedir. ... “görevde yükselme sınavında başarılı olma” şartını sağlamadan şef olarak atanmıştır. ...’nin gerekli koşulu sağlamadan şef kadrosuna atanması mevzuata aykırı olduğundan, kendisine şeflik kadrosuna ait maaş unsurlarının ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

Bu itibarla, yapılan inceleme ve değerlendirmede; sorumlular tarafından karar düzeltilmesi aşamasında öne sürülen tüm iddia ve itirazların karar düzeltilmeye esas Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı, bu Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca bu aşamada ileri sürülen benzer hususların da söz konusu Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette olmadığı görüldüğünden; sorumluların karar düzeltilmesi istemi reddedilerek, (37 sayılı İlamın 12’nci maddesiyle verilen … TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden) 08.11.2023 tarih ve 56071 Tutanak sayılı Kararın 11’inci maddesinde [Aynı konuya karar düzeltilmesi başvurusu yapan sorumlu ...’in dosyası için aynı tarih ve 56078 Tutanak sayılı Kararın 10’uncu maddesinde] KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,

(Temyiz Kurulu Başkanı-8. Daire Başkanı ..., 7. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’in karşı oyu ile) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 26.03.2025 tarih ve 57851 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



Karşı oy gerekçesi

Temyiz Kurulu Başkanı-8. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...:

Konunun esası yönüyle hukuka aykırı atama nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiğini düşünmekle birlikte; sorumluluk yönüyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Karar düzeltilmesine konu ilam hükmünde kamu zararından “hatalı atama işlemi kendilerine geldiğinde gerekli yazıyı yazarak atama yapan Belediye Başkanını uyarmadığı” gerekçesi ile atama tarihinde görev yapan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... sorumlu tutulmuştur. Atamanın yapıldığı tarihte ... insan kaynakları ve eğitim müdürlüğü görevini yürütse de adı geçen kişinin atama yazısında (personel hareketleri onayında) adı ya da imzası bulunmamaktadır. Atamanın yapıldığı tarihte ...’ün izinli olmayıp, görevi başında olduğunu da bilmiyoruz. Bu yüzden atama işlemine dahli somut bir delille ispatlanamayan sözü edilen kişi hakkında, hatalı atama ile ilgili olarak Belediye Başkanını uyarmadığı şeklinde doğruluğu kanıtlanamayan bir gerekçeyle sorumlu tutulması hukuken doğru değildir.

Bu itibarla; atama yazısında imzası olmayan ...’ün sorumluluğunun kaldırılması için karar düzeltilmesine karar verilerek 37 sayılı İlamın 12’nci madde hükmünün sorumluluktan bozulması gerekir.

7. Daire Başkanı ...:

İlgilinin görevde yükselme şartlarını sağlamadan şef kadrosuna atandığı, şeflik görevini yürüttüğü dönem içerisinde de kendisine atandığı kadronun özlük haklarının ödendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu atamanın hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Her hukuka aykırı işlem, idari, mali veya cezai sorumluluktan birini veya birkaçını doğurabilmekte, işlemin niteliği dikkate alınmak suretiyle de uygulanacak müeyyide belirlenmektedir.

5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler;

“a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” şeklinde belirlenmiştir.

5018 sayılı kanunun 71’inci maddesi gereğince, kamu zararının belirlenmesinde esas alınması gereken; ilgiliye hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapıldığı, hizmet yaptırılmadan ödeme yapıldığı, hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alındığı veya mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkânımız bulunmamaktadır. Diğer taraftan ilgilinin, atandığı görevi yürütebilmesi için gerekli teknik eğitim veya öğretim şartını taşımadığı veya mesleki veya teknik bilgi, beceri veya tecrübesi nedeniyle ilgilinin bu görevi gereği gibi yerine getirmediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirme de bulunmadığı görülmektedir.

Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde tanımlanan şekilde oluşmuş bir kamu zararı bulunmamasına ve aynı maddede belirlenen unsurların hiç birisini taşımamasına rağmen yapılan atamanın salt hukuka aykırı olması gerekçesiyle kamu zararına hükmedilmesinin “KAMU ZARARI” kavramı ile bağdaşmayacağı açıktır. Hukuka aykırı tesis edilen söz konusu işlem nedeniyle, sorumlular hakkında idari ve/veya cezai müeyyidenin uygulanması gerektiği bu nedenle de 6085 sayılı Kanunun 78’inci maddesi çerçevesinde konunun cumhuriyet savcılığı veya ilgili Bakanlığına bildirilmesi gerektiği kanaatindeyim.

Bu yapılmaksızın, somut olayda, hukuka aykırı atama işlemi sonucunda şef olarak görev yapan ve bu görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan ilgiliye yapılmış olan ödemelerin kamu zararı olarak değerlendirilmesi hukuken mümkün olmadığından, karar düzeltilmesi yoluyla Dairenin tazmin kararının kaldırılması gerekmektedir.

Üye ...:

...’nin 19.06.1981 tarihinde liseden mezun olduğu, 31.12.1985 tarihinde açıktan sınavla tahsildar, 05.03.2009 tarihinde görevde yükselme sınavına girmeden 3’üncü dereceli şef kadrosuna atandığı, dosya münderecatından anlaşılmıştır.

...’nin 3’üncü dereceli şeflik kadrosuna atandığı 05.03.2009 tarihinde geçerli 02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik’in şefliğe atanabilmesi için “En az iki yıllık yükseköğrenimi bitirmiş olmak” şartı aynı yönetmeliğin Geçici 1’inci maddesinde belirtilen; “İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.” istisna getiren hükmü, 31.12.1985 tarihinde görevde olması nedeniyle uygulanabilecektir.

2009 yılında yapılan bir atama nedeniyle 2019 yılındaki görevin gereği yapılan ödemelerle ilgili olarak, 2019 yılında görevde olan yöneticiler ile 2009 yılındaki ilgililere bu atama nedeniyle 2019 yılında bu atamanın mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle mali yönden bir sorumluluk yüklenmesi 5018 sayılı Kanunu’nun 71’nci maddesi gereğince mümkün gözükmemektedir.

5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında Kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler;

“a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” şeklinde belirlenmiştir.

Yakarıda yer verdiğimiz 5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesi gereğince ilgiliye yaptığı görev nedeniyle yapılan ödemeleri “Kamu Zararı” olarak değerlendirmek mümkün gözükmemektedir.

Yönetmelikte belirtilen sınav şartına uyulmadan bu yönüyle mevzuata aykırı bu işlem nedeniyle “Kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmamıştır.” Bu yönüyle “Kamu Zararının” söz konusu olmamasına rağmen bu işlem nedeniyle gerekli inceleme ve soruşturma yapıldığı sorumluları tespit edilerek ilgili mercilerce idari ve cezai işlemlere konu olduğu anlaşılmıştır.

... 05.03.2009 tarihinden itibaren “Şef” kadrosuna vekâleten görevlendirilmiş olsaydı kamu zararına konu edilen ödemeleri alabilecekti. Bu ödemeler herhangi bir kamu zararına konu edilemeyecek yapılan ödemeler de hukuka uygun olarak değerlendirilecekti.

Dosya münderecatından; atama yapanlar hakkında cezai bir karar olmasına rağmen yapılan atamanın iptaline yönelik bir karar mevcut değildir. Kamu zararına konu edinilen dönemde atama iptal edilerek vekâlet görevi ile tekrar görevlendirilmiş olsaydı kamu zararına konu bir işlemden bahsedilemeyecekti. Kamu zararına konu edilen dönemde; vekâlet için gerekli şartları taşıyan ilgiliye yaptığı görev nedeniyle yapılan ödemeler, 5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesinde belirtilen “Kamu Zararı” tanımına girmemektedir.

Kamu idaresi tarafından atamanın yapıldığı dönem itibariyle ...‘nin görevini yerine getirmediği yönünde düzenlenmiş bir tutanak ve hakkında başlatılmış inceleme ve soruşturmanın da mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Yapılan ödemeler, fiilen yapılan görevin karşılığı ödemelerdir. Bu kadro için başka bir personele bu müdürlüğe ilişkin ödeme yapıldığına ilişkin bir tespit de mevcut değildir. Görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan bu görev nedeniyle ilgiliye yapılmış olan ödemeleri kamu zararı olarak nitelendirmek hukuken mümkün değildir. Yukarıda yer verilen mevzuat ve izahat muvacehesinde yapılan ödemenin mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle karar düzeltilmesine karar verilerek tazmin hükmüne ilişkin daire kararının kaldırılması gerekmektedir.