KİKKİK Mahkeme Kararı2026/MK-205

2024/1861993 İhale Kayıt Numaralı "Sivas Orman Fidanlık Şefliği 2025 Yılı Fidan Üretim Bakım  Hizmet Alımı İşi" İhalesi

İlgili ihaleyi görüntüle2024/1861993
Kurum / İdareOrman Fidanlık Müdürlüğü- Sivas DİĞER ÖZEL BÜTÇELİ KURULUŞLAR ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
İKN2024/1861993
BaşvuranOksa Mühendislik Ormancılık Gıda İnşaat Enerji Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi

Sivas Orman Fidanlık Müdürlüğü tarafından yapılan 2024/1861993 İhale Kayıt Numaralı “Sivas Orman Fidanlık Şefliği 2025 Yılı Fidan Üretim Bakım Hizmet Alımı İşi” ihalesine ilişkin olarak Oksa Mühendislik Ormancılık Gıda İnşaat Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 12.03.2025 tarihli ve 2025/UH.I-697 sayılı karar ile “ihalenin iptaline” karar verilmiştir.

 

Söz konusu Kurul kararında ayrıca “… başvuru sahibinin, iddialarının tamamında haklı bulunmadığı anlaşıldığından başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesi için Kanunun öngördüğü şekilde “başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması” koşulunun gerçekleşmediği, dolayısıyla 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının 9’uncu alt bendi hükmü gereğince başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığı …” ifade edilmiştir.

 

Davacı Oksa Mühendislik Ormancılık Gıda İnşaat Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının itirazen şikâyet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 2. İdare Mahkemesi'nin 13.05.2025 tarih ve E:2025/474 sayılı kararı ile "yürütmesinin durdurulmasına" karar verildiğinden Kamu İhale Kurulu tarafından 25.06.2025 tarihli ve 2025/MK-99 sayılı karar ile “1- Kamu İhale Kurulunun 12.03.2025 tarihli ve 2025/UH.I-697 sayılı kararının başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığı ile ilgili kısmının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin yazılı talebi doğrultusunda 152.021,00 TL başvuru bedelinin iadesine” karar verilmiştir.

 

Söz konusu karara karşı Kurum tarafından yapılan itiraza ilişkin olarak Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi'nin 12.06.2025 tarih ve Y.D. İtiraz No:2025/665 sayılı kararı ile "davalı idare itirazının KABULÜNE, itiraza konu idare mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yürütmenin durdurulması isteminin REDDİNE" karar verilmesi üzerine Kamu İhale Kurulu tarafından 09.07.2025 tarihli ve 2025/MK-120 sayılı karar ile “1- Kamu İhale Kurulunun 25.06.2025 tarihli ve 2025/MK-99 sayılı kararının iptaline,

2- Kamu İhale Kurulunun 12.03.2025 tarihli ve 2025/UH.I-697 sayılı kararının hukuken geçerliliğini koruduğuna,

3- 25.06.2025 tarihli ve 2025/MK-99 sayılı Kurul kararı ile iadesi yapılmış başvuru bedelinin geri alınmasına” karar verilmiştir.

 

Ancak, Ankara 2. İdare Mahkemesi'nin 18.09.2025 tarih ve E:2025/474, K:2025/1244 sayılı kararı ile "dava konusu işlemin İPTALİNE, davacı tarafından ödenen itirazen şikayet başvuru bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmesi nedeniyle Kamu İhale Kurulu tarafından 08.10.2025 tarihli ve 2025/MK-181 sayılı karar ile “1- Kamu İhale Kurulunun 09.07.2025 tarihli ve 2025/MK-120 sayılı kararı ve 12.03.2025 tarihli ve 2025/UH.I-697 sayılı kararının başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığı ile ilgili kısmının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin yazılı talebi doğrultusunda 152.021,00 TL başvuru bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte iadesine” karar verilmiştir.

 

Kurum tarafından yapılan istinaf başvurusu neticesinde ise Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin 25.12.2025 tarih ve E:2025/1710, K:2025/1771 sayılı kararı ile "istinaf başvurusunun reddine" karar verilmiştir.

 

Bu defa söz konusu karara ilişkin olarak Kurum tarafından yapılan temyiz başvurusu neticesinde; Danıştay Onüçüncü Dairesi Başkanlığı'nın 17.03.2026 tarih ve E:2026/344, K:2026/912 sayılı kararı ile " 1. 12/03/2025 tarih ve 2025/UH.I-697 sayılı Kurul kararının itirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmı bakımından:

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 4734 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (j) bendinde, itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesi, başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması şartına bağlanmış olup, bu şartın gerçekleşmemesi halinde başvuru bedelinin iade edilmeyeceği belirtilmiştir.

Bu düzenleme uyarınca, başvuru sahibinin iddialarının bir kısmında haklı bulunması halinde dahi başvuru bedelinin tamamen iade edilmemesi sonucu doğmakta olup, somut olayda da davacı tarafından ileri sürülen iddiaların bir kısmı Kurul tarafından yerinde görülerek ihalenin iptaline karar verilmesine rağmen, iddiaların tamamında haklı bulunmadığı gerekçesiyle başvuru bedelinin iade edilmemesine karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararıyla; anılan düzenlemenin, başvuru sahibinin iddialarının bir kısmında haklı bulunmasına rağmen başvuru bedelinin iade edilmemesine yol açması nedeniyle mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale teşkil ettiği ve hak arama özgürlüğü ile kamu yararı arasında kurulması gereken dengeyi bozduğu gerekçeleriyle iptaline karar verilmiş; iptal gerekçesinde özellikle kısmen haklı bulunan başvuru sahipleri yönünden haklılık oranı esas alınarak iade imkanı tanınmamasının anayasal ilkelere uygun olmadığı vurgulanmıştır.

Anılan Anayasa Mahkemesi kararını takiben kanun koyucu tara düzenlemede, başvuru bedelinin, başvuru dilekçesinde yer verilen id bulunanlar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmın başvuru sahibine iadesine karar verileceği kuralına yer verildiğinden, itirazen şikayet başvurusunda ileri sürülen iddiaların bir kısmında haklı bulunan başvuru sahibinin kısmen haklı bulunduğu hallerde başvuru bedelinin iadesinin haklılık oranı esas alınarak belirlenmesi gerektiği açıktır.

Somut olayda, davacının itirazen şikayet başvurusunda ileri sürdüğü iddiaların bir kısmının Kurul tarafından yerinde görülerek ihalenin iptaline karar verildiği ancak iddiaların tamamında haklı bulunmadığı gerekçesiyle başvuru bedelinin iade edilmediği anlaşılmakta olup, bu yönüyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, uyuşmazlıkta başvuru sahibinin iddialarının tamamında değil, bir kısmında haklı bulunduğu açık olduğundan, başvuru bedelinin tamamının iadesine hükmedilmesi de hukuken mümkün değildir.

Bu durumda, dava konusu Kurul kararının başvuru bedelinin iadesine ilişkin kısmının, Anayasa Mahkemesi kararı ve sonrasında yapılan yasal düzenleme çerçevesinde, başvuru sahibinin haklı bulunduğu iddialar esas alınarak yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Kurul kararının itirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının iptaline dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

2. Davacının ödediği itirazen şikayet başvuru bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi bakımından:

Bakılan uyuşmazlıkta, başvuru sahibinin iddialarının tamamında değil, bir kısmında haklı bulunduğu açık olup, aktarılan Anayasa Mahkemesi kararı ile anılan karar sonrası yapılan yasal düzenlemeler uyarınca başvuru bedelinin iadesinin haklılık oranı esas alınarak ve başvuru sahibinin haklı bulunduğu iddialar dikkate alınmak suretiyle Kurul tarafından yeniden belirlenmesi gerekmektedir.

 Bu durumda, Kurul tarafından yapılacak haklılık değerlendirmesi sonucuna göre iade edilecek başvuru bedeli belirleneceğinden, Kurul kararının başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının iptali ile yetinilmesi gerekirken, başvuru bedelinin tamamının işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

 Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının, davacının ödediği itirazen şikayet başvuru bedelinin tamamının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır." kesin olarak karar verilmiştir.

 

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

 

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

 

Açıklanan nedenlerle; 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

 

1) Kamu İhale Kurulunun 12.03.2025 tarihli ve 2025/UH.I-697 sayılı kararının başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığı ile ilgili kısmı ile 08.10.2025 tarihli ve 2025/MK-181 sayılı kararının iptaline,

 

2) Anılan Danıştay kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin beş iddiasından birinde haklı olduğu, dolayısıyla haklılık oranına karşılık gelen tutarın dışındaki tutarın geri alınması gerektiğinden, 08.10.2025 tarihli ve 2025/MK-181 sayılı Kurul kararı ile iadesi yapılmış başvuru bedelinin 121.616,80 TL'lik kısmının yasal faizi ile birlikte geri alınmasına,

 


   Oybirliği ile karar verildi.