SayıştaySayıştay Temyiz Kararı56486

Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareYüksek Öğretim Kurumları
Daire4
Dosya No49197
Yılı2019
Konu: Yüksekokul sekreteri olarak atanan kişinin, daha sonra görevde yükselme şartlarını sağlamadan şube müdürü kadrosuna atanması

1-69 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile; ... ... Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde bilgisayar işletmeni olarak görev yapmakta iken, 19.04.2019 tarihinde Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’na yüksekokul sekreteri olarak atanan ...’nun daha sonra 09.05.2019 tarihinde görevde yükselme şartlarını sağlamadan şube müdürü kadrosuna atanması ve kendisine bu kadro unvanının özlük hakları karşılığı ödemede bulunulması sonucu oluşan ... TL kamu zararının Üst Yönetici ...’ye (Rektör) tek başına ödettirilmesine karar verilmiştir.

Üst Yönetici ... (Rektör) tarafından 49197 sayılı dosya kapsamında gönderilen temyiz dilekçesinde özetle;

Sayıştay 4. Dairesi kararı ile yüksekokul sekreteri olarak atanan ...’nun daha sonra şube müdürlüğü kadrosuna atanması ve kendisine bu kadro unvanının özlük hakları karşılığı ödemede bulunulması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile ayrıntısı kamu zararı tablosunda gösterilen kamu zararının ... TL’sinin tarafınca 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’ncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine karar verilmiş olup, işbu kararın kanuna aykırılık nedeni ile temyiz zaruretinin doğduğu,

İlam gerekçesinde, şube müdürü kadrosunun görevde yükselmeye tabi kadrolar içinde sayıldığı ve bu kadroya atanacak kişilerin şube müdürlüğü için ilgili yönetmelikte belirlenen hem genel hem de özel şartları birlikte taşıması gerektiği, bir kişinin sınav şartı aranmadan atanabilmesinin diğer şartlara tabi olmadan atanabileceği anlamına gelmediği, söz konusu hatalı uygulamadan atama kararını imzalayan Rektör’ün sorumlu tutulması gerektiğinin yazıldığı,

Şube müdürü olarak atanan ...’nun 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68'inci maddesinin (B) bendinde belirtilen hizmet şartını ve yükseköğrenim şartını taşıdığı ancak, mezkûr yönetmeliğin görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartları düzenleyen 6’ncı maddesi gereğince 7’nci maddesinde sayılan alt görevlerde en az 3 yıl çalışmış olma şartını taşımadığı, şube müdürü kadrosunun görevde yükselmeye tabi kadrolar arasında sayıldığı ve bu kadroya atanacak kişilerin hem genel hem özel şartları birlikte taşımasının gerekmekte olduğu, bu nedenle hatalı atamalardan dolayı kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle kamu zararı hesaplandığının görüldüğü,

İlgili mevzuat hükümleri yanlış yorumlanmış olduğundan yapılan atamaların hatalı olduğu sonucuna varılmış olup; açıklamaların aşağıda sunulduğu:

Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin "Görev gruplar arasındaki geçişler ve sınavsız atanma" başlıklı 20'nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin;

"Gruplar arasındaki görevde yükselme ve unvan değişikliği niteliğindeki atamalar görevde yükselme sınavı veya unvan değişikliği sınavına tabidir. Ancak, Kurumda veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme sınavı veya unvan değişikliği sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir." hükmünde olduğu,

Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4'üncü maddesinde:

Alt görev; "27/9/1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanunda belirtilen hiyerarşik kademeler çerçevesinde daha alt hiyerarşi içindeki görevleri",

Alt görev grubu; "Aynı düzeydeki unvanların gruplandırılmasının”

Aynı düzey görev; "Hiyerarşi, görev, yetki ve sorumluluk açısından aynı görev grubunda ya da grup içinde alt gruplar olması halinde aynı alt grupta yer alan görevleri",

Görev grubu; "Benzer veya aynı düzeydeki unvanların yer aldığı grupları",

Görev unvanı; "5 inci maddede belirtilen kadrolara ilişkin unvanları",

Görevde yükselme ise; “Bu Yönetmelikte belirtilen aynı veya başka hizmet sınıflarındaki alt görevlerden üst görevlere yapılacak atamaları,” ifade edecek şekilde tanımlandığı,

Yönetmeliğin 5'inci maddesinde de görev grupları düzenlenmiş olup; söz konusu maddenin ikinci fıkrasında görevde yükselmeye tabi kadrolar;

"a) Yönetim Hizmetleri Grubu;

1) Çiftlik müdürü, yurt müdürü, hastane müdürü, müze müdürü, şube müdürü, ..." şeklinde belirlendiği,

Yönetmeliğin anılan hükmü uyarınca şube müdürünün, çiftlik müdürü, yurt müdürü, hastane müdürü ve müze müdürü ile aynı görev ve aynı düzey olarak sayıldığı, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterliğinin, yönetmelik kapsamında üst görev veya alt görev olarak hiyerarşi içinde yer almadığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Yönetim örgütleri” başlıklı 51. maddesi a ve b bentleri:

"Madde 51 –

a. Yükseköğretim üst kuruluşlarında başkana, üniversitelerde rektöre bağlı, merkez yönetim örgütünün başında bir genel sekreter ve hizmetlerin gerekli kıldığı daire başkanları, müdürler, danışmanlar, hukuk müşavirleri, uzmanlar ile büro ve iç hizmet görevlerini yapmak üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurlar ve diğer görevliler bulunur.

Daire başkanlıkları ve müdürlükler üst kuruluşlarda kurulların, üniversitelerde yönetim kurulunun kararı ile genel hükümlere göre kurulur.

b. Her fakültede, dekana bağlı ve fakülte yönetim örgütünün başında bir fakülte sekreteri, enstitü ve yüksekokullarda ise enstitü veya yüksekokul müdürüne bağlı enstitü veya yüksekokul sekreteri bulunur. Sekretere bağlı büro ve iç hizmet görevlerini yapmak üzere gerekli görüldüğü takdirde, yeteri kadar müdür ve diğer görevliler çalıştırılır. Bunlar arasındaki iş bölümü dekanın veya müdürün onayından sonra uygulanmak üzere ilgili sekreterce yapılır."

Disiplin ve ceza işlerinin düzenlendiği bölümde “Genel esaslar” başlıklı 53. maddesi a bendi:

“Madde 53 –

a. (Değişik: 2/12/2016 - 6764/26 md.) Yükseköğretim Kurulu Başkanı üst kuruluşlar, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürlerinin (...)(2); rektör, üniversitenin; bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürü, bağımsız vakıf meslek yüksekokulunun; dekan, fakültenin; enstitü ve yüksekokul müdürleri, enstitü ve yüksekokulların; kadrosu bulunan uygulama araştırma merkezi ile bağımsız enstitü müdürleri, uygulama araştırma merkezi ile enstitünün; bu birimlerin genel sekreter veya sekreterleri de bağlı birim personelinin disiplin amirleridir.”

Ceza soruşturması usulünü düzenleyen c/2-(d) ve (e) bentleri:

"Son soruşturmanın açılıp açılmamasına;

Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurlar hakkında, mahal itibariyle yetkili il idare kurulu, karar verir.” hükümlerini taşıdığı,

Anılan hükümlerden anlaşılacağı üzere, üniversitelerde fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterliği kadrolarının yönetici kadroları olup, şube müdüründen farklı düzenlemelere konu olduğu, bu kadrolarda görev yapan personele disiplin amiri yetkisi tanındığı gibi, ceza soruşturması usulünde de şube müdürleri hakkında son soruşturma kararını diğer memurlar gibi il idare kurulu verir iken, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurulun karar verdiği,

Yukarıda arz ve izah edilen tüm bu hususlar ilgili mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde; fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterliği kadroları yönetmelik ve 3046 sayılı Kanun kapsamında üst görev veya alt görev olarak hiyerarşi içinde yer almamakla birlikte, şube müdürlüğü kadrolarından daha üst düzey olarak anlamanın kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun düşmediği, üniversitelerde yer alan kadroların tamamının ilgili mevzuatta aynı düzey ya da alt-üst olarak sayılmadığı, örneğin genel sekreter yardımcısı kadroları üst kademe yönetici kadrosu olarak sayılmamakla birlikte, bu kadroların daire başkanı kadrosuna denk değil daha üst düzeyde kadrolar olduğu, fakülte sekreteri, enstitü sekreteri, yüksekokul sekreteri kadroları da hiyerarşik olarak sayılmamakla birlikte, yönetim örgütü başında sayıldıkları ve kendilerine bağlı büro ve iç hizmet görevlerini yapmak üzere gerekli görüldüğü takdirde, yeteri kadar müdür ve diğer görevliler çalıştırılacağının 2547 sayılı Kanun’da açık ve net şekilde düzenlendiği,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesi:

“B) (Değişik: 4/5/1984 - KHK-199/1 md.) Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir/2)

(Değişik ikinci paragraf: 13/2/2011-6111/101 md.) Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;

a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,

b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300‘den az olanlar için en az 10 yıl,

c)3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl, hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır.

(Ek paragraf: 2/7/2018-KHK-703/172 md.) Cumhurbaşkanı onayıyla yapılan atamalarda Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde öngörülen hizmet süresi şartları aranır. Üst kademe kamu yöneticisi sayılmayan daire başkanı ve bu kadrolara denk yönetici kadrolarına yapılacak atamalarda bu bentte öngörülen hizmet süresi yükseköğrenim gördükten sonra beş yıl olarak uygulanır. Ancak bu beş yıllık sürenin hesabında Devlet memurlarının kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilen hizmet süreleri esas alınır.”

Devlet Personel Dairesi Başkanlığının birçok görüş yazısında; “Üniversite bünyesindeki daire başkanlığı kadrosuna denk olmayan 1, 2 ve 3’üncü dereceli (fakülte sekreteri, enstitü sekreteri, yüksekokul sekreteri, şube müdürü) kadrolarına yapılacak atanmalarda 657 sayılı Kanunun 68. maddesinin (B) bendinin ikinci paragrafında sayılan hizmet sürelerinin uygulanması gerektiği” nin mütalaa edildiği,

Arz edildiği üzere; fakülte, enstitü veya yüksekokul sekreterliği kadrosundan şube müdürü kadrosuna yapılan atamaların, görevde yükselme olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığı, yüksekokul sekreteri kadrosu ve şube müdürlüğü kadrosunun ek göstergelerinin (1100) aynı olduğu, bu nedenle, ilama konu fakülte sekreteri, enstitü sekreteri, yüksekokul sekreteri kadrolarında bulunmakta iken şube müdürü kadrosuna yapılan atamalarda, şube müdürlüğü kadrosunun yönetmelik kapsamında görevde yükselmeye tabi kadro unvanları arasında yer aldığı gerekçesiyle ilgilinin 7’nci maddede belirtilen alt görevlerde toplam en az üç yıl hizmeti bulunmak şartı aranmadan yapılmasının hatalı atama olarak değerlendirilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu,

Dilekçe ekinde sunulan hizmet belgesi ile ...’nun 26.08.2002 tarihinde memuriyete başladığı, 10 (on) hizmet yılını doldurduğu, 26.08.2012 tarihinden çok sonra toplam 17 (on yedi) yıl gibi bir süre sonra 22.04.2019 tarihinde yüksekokul sekreterliğine atandığı, Sayıştay ilamına konu atama işlemleri mevzuat hükümlerine uygun şekilde gerçekleştirilmiş olup, hatalı uygulama nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiğinin kabulünün mümkün olmadığı,

Sayıştay ilamında azınlık görüşü de yazılmış olup, karşı oy gerekçesinde de; “Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlan Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin “Görev gruplar arasındaki geçişler ve sınavsız atanma” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca daha önce bulunulan görevden aynı veya alt düzey göreve, görevde yükselme şartı aranmaksızın atama yapılabildiğinden ilgiliye bulunduğu ve fiilen görev yaptığı kadronun özlük haklarının ödenmesinin mevzuata uygun olduğu” nun belirtildiği,

Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu zararının belirlenmesi” başlığı altındaki 6. maddesi hükmünün dikkate alınması halinde; ilama konu atamalarda mevzuata aykırılık olmadığından ve kişilere bulundukları ve fiilen görev yaptıkları kadroların özlük hakları ödenmiş olduğundan herhangi bir kamu zararının söz konusu olmadığı,

İlamda belirtilen Yönetmeliğin 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmünün sınav şartının bertaraf edilmesine gerekçe teşkil edecek şekilde anlaşılması ve uygulanmasının hem 657 sayılı Kanun hem de bu Yönetmeliğin lafzına ve ruhuna uygun düşmediği değerlendirmesine katılmanın mümkün olmadığı, yeni bir devlet üniversitesi olan ... ... Üniversitesi’nin rektörü olarak atamaya yetkili amir olması nedeniyle, Kurumun personel ihtiyacını kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, kariyer ve liyakat ilkelerini esas alarak karşılamaya özellikle özen gösterdiği, 2016 ve 2017 yıllarında Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na gönderilen yazılar ile “Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği” nin ilgili hükümleri uyarınca yapılacak atamalar için yapılacak yazılı sınavın merkezi olarak yapılması talebinde bulunulduğu, ancak sınavın yapılamadığı, söz konusu yazı örneklerinin de ekte sunulduğu, personel istihdamında liyakat ve eşitlik ilkelerini gözetmek niyetinde olunduğunun delili olduğu,

Ekte örneği sunulan Danıştay 1. Dairesi kararı ile de; “ilgililerin önce yüksekokul sekreterliği kadrosuna, sonra da sınavsız olarak şube müdürlüğü kadrolarına atandıkları, bu atama işlemleri nedeniyle kamunun zararına, kişilerin mağduriyetine ya da üçüncü kişilere haksız menfaat sağlanmasına neden olunmadığı, bu nedenlerle mevcut delillerin şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı” gerekçesiyle men’i muhakeme kararının verildiği,

Üniversitelerde atamaya yetkili amir Rektör olduğundan, söz konusu atama işlemlerinin kendi onayıyla gerçekleştiği, ancak atama onayının personel daire başkanı teklifi ve genel sekreter uygun görüşü ile onaya sunulduğu ve rektör imzası ile tamamlandığı, buna rağmen ilamda sadece rektör tarafından kamu zararına sebebiyet verildiğinin kabul edildiği, söz konusu atamalar onaylanmadan önce atama işlemleri hakkında bilgi istendiği ve ilgili personel tarafından verilen bilgiler doğrultusunda duyulan güven ile atama onaylarının imzalandığı, ilama konu edilen personelin mevzuat hükümlerine uygun şekilde atandığı ve görevli oldukları birimlerde görev gereklerini yerine getiren personele, fiilen yaptıkları görev karşılığı özlük haklarının ödendiği, Rektörlük Makamına atama teklifinde bulunan, uygun görüş bildiren ya da bu personelin çalıştıkları birimlerin amirleri, gerçekleştirme görevlileri ya da harcama yetkilileri tarafından da yapılmış herhangi bir mevzuata aykırılık bildiriminin de olmadığı, ilamda yer alan savcı görüşünde de; sorumluluğun atama onayı ile sınırlı tutulmasına katılınmadığı, atama onayının hazırlanma sürecinde görev alan gerçekleştirme görevlileri ile ödemeye ilişkin belgeleri imzalayan gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkililerinin de atamanın mevzuata uygun olup olmadığını ek belgelerden kontrol ederek tespit edebileceklerinden dolayı sorumlulukları olduğunun belirtildiği,

Açıklanan gerekçelerle, söz konusu atamaların hatalı uygulama kabul edilerek, atama kararını imzalayan Rektör'ün sorumlu tutulması gerekçesiyle; şube müdürlüğü kadrosuna atanmaları ve kendilerine bu kadro unvanının özlük hakları karşılığı ödemede bulunulması sonucu olduğu iddia edilen kamu zararından sorumlu tutulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu, ilama konu atamaların yapıldığı tarihler dikkate alındığında daha önceki yıllara ait denetimlerde herhangi bir kamu zararı tespiti yapılmadığı halde, geçmiş tarihli atamalar için 2019 yılına ait denetimde kamu zararı çıkartılmasının haksız ve hukuka aykırı bulduğu, bu kararın onanması durumunda; için söz konusu atamaların iptali hukuken mümkün olmadığından bu kişiler bulundukları kadrolarda görev yapmaya devam edeceklerinden, bu kişilerin emekli oluncaya kadar alacakları maaşlarının hatta emekli olduktan sonra alacakları ikramiye ve maaş farklarından dahi şahsının sorumlu tutulması gibi uygulanması mümkün olmayan bir durumun ortaya çıkacağı,

Açıklanan gerekçelerle, söz konusu hatalı uygulamadan atama kararını imzalayan Rektör’ün sorumlu tutulması gerekçesiyle şube müdürlüğü kadrosuna atanma ve kendilerine bu kadro unvanının özlük hakları karşılığı ödemede bulunulması sonucu olduğu iddia edilen kamu zararından sorumlu tutulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55'inci maddesi uyarınca işbu ilam için süresi içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu ile incelenmesi talebiyle temyiz kanun yoluna başvurduğu,

NETİCE VE TALEP: Sayıştay 4. Dairesi’nin yukarıda tarih ve sayısı verilen ilamının temyizen incelenerek bozulmasına ve tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ettiği, belirtilmiştir.

Başsavcılık Mütalaasında özetle;

Şube müdürü olarak atanan ...'nun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68'inci maddesinin (B) bendinde belirtilen hizmet şartı ile yükseköğrenim şartını taşıdığı ancak, adı geçen Yönetmeliğin görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartları düzenleyen 6'ncı maddesi gereğince 7'nci maddesinde sayılan alt görevlerde en az 3 yıl çalışmış olma şartını taşımadığının anlaşıldığı, şube müdürü kadrosu görevde yükselmeye tabi kadrolar içerisinde sayılmakta olup, bu kadroya atanacak kişilerin şube müdürlüğü için Yönetmelikte belirlenen hem genel hem de özel şartları birlikte taşımasının gerektiği, bir kişinin sınav şartı aranmadan atanabilmesinin, diğer şartlara tabi olmaksızın atanabileceği anlamına gelmediği,

Bu çerçevede, Daire Kararında yapılan tespitlerin ve değerlendirmelerin yerinde olduğu ve Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 5, 6, 7 ve 20’nci maddesinin birinci fıkrası (b) bendinin sadece yapılacak atamada aranan sınava tabi tutulma şartını kaldırdığı, Yönetmeliğin 7’nci maddesindeki görevde yükselme sınavı sonucu atanacaklarda aranacak özel şartlarda bir değişiklik öngörmediği, dolayısıyla adı geçen kişinin şube müdürlüğü kadrosuna, sınava girmeden Yönetmeliğin 7’nci maddesindeki özel şartları taşıması kaydıyla atanabileceği, dolaysıyla yapılan atama işleminin mevzuata aykırı olduğu ve hesaplanan fazla ödemenin de 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesi hükmü gereği kamu zararını oluşturduğunun değerlendirildiği,

Diğer taraftan, kamu zararına ilişkin sorumluların tespiti konusundaki Daire Kararındaki değerlendirmeye ve sadece üst yöneticinin sorumlu olarak belirlenmesine katılınmadığı,

Atama işleminin usulüne uygun olmadığını bilmesi gereken kişilerin, düzenledikleri ödeme emri belgesi ve eki belgelerle ödeme işlemini gerçekleştiren gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkilileri olduğu, bu kişilerin ödeme işlemini gerçekleştirirken, ödemenin mevzuata uygunluğunu gözetmek ve aksi durumda gerekli düzeltme işlemini yapmakla yükümlü oldukları,

Harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin yapılan ödemeler karşısındaki sorumlulukları 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33’üncü maddelerinde açıklandığı,

5018 sayılı Kanunun "harcama talimatı ve sorumluluk" başlıklı 32’nci maddesinde;

"Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.",

"Giderin gerçekleştirilmesi" başlıklı 33’üncü maddesinde de;

"Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler. Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar." hükmünün yer aldığı,

Diğer taraftan, 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararında: “5018 sayılı Kanunda dört grup sorumlu belirlenmiştir.” denildikten sonra, “Sorumlular” başlıklı 3'ncü bölümde, Harcama Yetkililerinin sorumluluğundan bahsedildiği,

"3-Harcama Yetkilileri

a) Harcama Yetkililerinin Genel Sorumluluğu

5018 sayılı Kanunda harcama yetkilisi ifadesiyle bir program sorumlusuna ve statü hukukunda tanımlanan daire/birim amirine işaret edilmektedir. Bu konumda olan yöneticilerin, 657 sayılı Kanunun 10'uncu maddesinde belirtildiği gibi, amiri oldukları kuruluş ve hizmet biriminde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurları takip ve kontrol etmekten görevli ve sorumlu tutulacakları da tabiidir. Bu hükümler karşısında, bütçeden yapılacak harcamalar konusunda 5018 sayılı Kanunda öngörülen harcama sürecinde tek ve tam yetkili olan, giderin yapılmasına karar vermekten ödeme aşamasına kadar tüm işlemleri emir ve talimatı çerçevesinde yürüten ve maiyetindekileri ve onların eylem ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlü olan harcama yetkilisinin, Sayıştaya karşı hesap verme konusunda tam ve doğrudan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına oybirliğiyle," denildiği,

4’üncü bölümde, Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluğunda ise;

"4-Gerçekleştirme Görevlileri

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar." denildiği,

Bu hüküm uyarınca, bir mali işlemi gerçekleştirmede görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, gerçekleştirme işlemini yapan memurun, yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevli tarafından düzenlenip imzalanan belgeye dayanıyor olmasının zorunlu olduğu, bir başka deyişle, yukarıda anılan belge ve imza olmadan ödeme emri belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerektiği, aynı şekilde, belgeyi düzenleyenin de gerçekleştirme konusunda yetkisinin bulunması ve harcama talimatı ile veya sair surette amir tarafından görevlendirilmiş olması gerektiği,

“a) Ödeme Emri Belgesini Düzenlemekle Görevlendirilen Gerçekleştirme Görevlisinin Sorumluluğu;

5018 sayılı Kanunun 33'üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca ödeme emri belgesi, harcama yetkilisi tarafından belirlenen bir görevli tarafından düzenlenecektir. Ödeme emri belgesi tek başına mali bir işlem sayılmamakla birlikte taahhüt ve tahakkuk aşamalarından sonra ödeme aşamasına geçilmesine esas teşkil etmektedir. 31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı 3. mükerrer Resmî Gazetede yayımlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 12 ve 13'üncü maddelerinde ödeme emri belgesi düzenleme görevi, ön mali kontrol kapsamında ele alınmakta ve "kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür" şerhi çerçevesinde değerlendirilmektedir. Aynı esaslarda belirtildiği üzere, harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirecek, ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yapacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen gerçekleştirme görevlisinin yaptığı işlemler nedeniyle sorumluluk üstlenmesi tabiidir. Ayrıca, harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılarak her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanıp uygulanacak, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol edeceklerdir.

Bu bağlamda ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yaparak, ödeme emri belgesi üzerine "Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür" şerhi düşüp imzalayacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen görevli, gerçekleştirme belgelerinin ödeme emri belgesine doğru aktarılması yanında, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan da sorumludur. Yapılan bu açıklamalara göre, aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine çoğunlukla,

b) Ödeme Emri Belgesine Eklenmesi Gereken Taahhüt ve Tahakkuk Belgelerine İlişkin Sorumluluk;

5018 sayılı Kanunun 33'üncü maddesi uyarınca bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanmış ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekmektedir. Öte yandan anılan maddede, bir mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, bu görevlilerin yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevlilerce düzenlenen belgeye dayanıyor olması hususlarına bakılması gerekmektedir. Yani mali işlemin gerçekleştirilmesinde, görevli olanların imzası olmadan ödeme belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir. Bu nedenle, ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname, tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine çoğunlukla, ... karar verildi." denilmek suretiyle belirlendiği,

Sayıştay Genel Kurul Kararına göre harcama yetkililerinin harcamaların mevzuata uygunluğundan sorumlu olduğu, bu sorumluluğun tayininin harcama yetkilisinin ödeme emri belgesi ve eki belgeler çerçevesinde belirleneceğinin muhakkak olduğu, harcama yetkilileri, ilk maaş ödemelerinde atama onay belgesi ödeme emri belgesine eklendiğinden personel atamalarının ve buna ilişkin ilk ay maaşlarının mevzuata uygun olup olmadıklarını ödeme emri belgesi ve eki belgeleri inceleyerek tespit etmeleri ve mevzuata aykırı düzenlenmiş belge varsa ödeme işlemini gerçekleştirmemeleri gerektiği, aynı durumun, atama onay belgesini hazırlamak suretiyle süreçte yer alan gerçekleştirme görevlisi insan kaynakları müdürü ile ödeme emrini düzenlemekle ve eki belgeleri kontrol etmekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri için de geçerli olduğu,

Dolayısıyla, süreçte yer alan gerçekleştirme görevlileri onay belgesinin mevzuata uygun olarak hazırlanmasından, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri ise ödeme emri belgesini ve eki belgelerin mevzuata uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğinin kontrolünden sorumlu oldukları değerlendirildiğinden, sorumlular arasına bu görevleri yerine getiren görevlilerin de dahil edilmesi gerektiği,

Bu itibarla, kamu zararı tespitine katılınmakla beraber, sorumlunun sorumluluğa olan itirazının yerinde olduğu düşünüldüğünden konunun sorumluluk yönüyle yeniden değerlendirilmesi için dosyanın Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı, belirtilmiştir.

Konuyla ilgili olarak duruşmaya katılan sorumlu Üst Yönetici ... (Rektör) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas yönünden inceleme:

Somut olay:

... ... Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan ..., 19.04.2019 tarihinde Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’na yüksekokul sekreteri olarak atandıktan kısa bir süre sonra 09.05.2019 tarihinde görevde yükselmeye tabi olan ve atanmada bazı şartları haiz olmayı gerektiren (3. dereceli) şube müdürlüğü kadrosuna atanmıştır.

Mevzuat:

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 3’üncü maddesinde;

“Kariyer:

B) Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanını sağlamaktır.

Liyakat:

C) Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır.” Denilmektedir.

12.04.2014 tarih ve 28970 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğin;

“Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde,

“Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim kurumları memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliğine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”

“Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde,

“Bu Yönetmelik, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı ile yükseköğretim kurumlarında görev yapan memurlardan 5’inci maddede belirtilen kadrolara görevde yükselme ve unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsar.”

“Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde,

“(1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Alt görev: 27/9/1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanunda belirtilen hiyerarşik kademeler çerçevesinde daha alt hiyerarşi içindeki görevleri,

b) Alt görev grubu: Aynı düzeydeki unvanların gruplandırılmasını,

c) Aynı düzey görev: Hiyerarşi, görev, yetki ve sorumluluk açısından aynı görev grubunda ya da grup içinde alt gruplar olması halinde aynı alt grupta yer alan görevleri,



e) Görev grubu: Benzer veya aynı düzeydeki unvanların yer aldığı grupları,

f) Görev unvanı: 5 inci maddede belirtilen kadrolara ilişkin unvanları,



ö) Üst görev: 3046 sayılı Kanunda belirtilen hiyerarşik kademeler çerçevesinde daha üst hiyerarşi içindeki görevleri,

… ifade eder.”

“Görev grupları” başlıklı 5’inci maddesinde,

“(1) Bu Yönetmelik kapsamında görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadro unvanları aşağıda gösterilmiştir.

(2) Görevde yükselmeye tabi kadrolar:

a) Yönetim Hizmetleri Grubu;

1) Çiftlik müdürü, yurt müdürü, hastane müdürü, müze müdürü, şube müdürü,”

“Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 6’ncı maddesinde,

“(1) Bu Yönetmelikte belirtilen kadrolara görevde yükselme suretiyle atanabilmek için;

a) (Değişik:RG-11/3/2017-30004) İlan edilen kadrolar için belirlenen başvuru süresinin son günü itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen hizmet şartlarını taşımak,

b) (Değişik:RG-11/3/2017-30004) İlan edilen kadrolar için belirlenen başvuru süresinin son günü itibarıyla, ilgilinin başvurulan kadroya ilişkin 7’nci maddede belirtilen alt görevlerde toplam en az üç yıl hizmeti bulunmak, ilan edilen kadro için bu şartı sağlayan personel bulunmaması durumu hariç olmak üzere, bu hizmet süresinin en az bir yılını kurumda geçirmiş olmak,

c) (Ek:RG-4/2/2015-29257) (Mülga:RG-11/3/2017-30004)

ç) (Ek:RG-4/2/2015-29257) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak, gerekir.”

“Görevde yükselme sınavı sonucu atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7’nci maddesinde,

“(1) Bu Yönetmeliğe tabi kadrolara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aranacak özel şartlar aşağıda belirtilmiştir.

a) Çiftlik müdürü, yurt müdürü, hastane müdürü, müze müdürü, şube müdürü kadrolarına atanabilmek için;

1) En az dört yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak,

2) İlan edilen kadrolar için belirlenen başvuru süresinin son günü itibarıyla, yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarında şef, koruma ve güvenlik şefi, uzman, sivil savunma uzmanı, araştırmacı, basın ve halkla ilişkiler müşaviri, müze araştırmacısı, çözümleyici, başhemşire, müdür yardımcısı kadrolarından birinde veya en az lisans düzeyinde öğrenim gerektiren unvan değişikliğine tabi kadrolardan birinde çalışıyor olmak, … gerekir.”

“Görev grupları arasındaki geçişler ve sınavsız atanma” başlıklı 20’nci maddesinde,

“(1) 5 inci maddede belirtilen görev grupları arasındaki atamalar aşağıdaki esaslara göre yapılır.



b) Gruplar arasındaki görevde yükselme ve unvan değişikliği niteliğindeki atamalar görevde yükselme sınavı veya unvan değişikliği sınavına tabidir. Ancak, Kurumda veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme sınavı veya unvan değişikliği sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.



d) Şube müdüründen daha üst görevlere, en az dört yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak kaydıyla, genel hükümlere göre sınavsız atama yapılır.” denilmektedir.

Mevzuat hükümlerine göre görevde yükselmeye tabi kadrolardan olan şube müdürlüğü kadrosuna atanacak bir kişinin Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen hem genel hem de özel şartları bir arada taşıması gerekmektedir. Üniversitede yüksekokul sekreteri olarak görev yapan ...’nun şube müdürü olarak atandığı 09.05.2019 tarihi itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) bendinde belirtilen hizmet şartı ile en az 4 yıllık yüksek öğrenim şartını taşıdığı, ancak mezkûr Yönetmeliğin görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartları düzenleyen 6’ncı maddesi gereğince görevde yükselme sınavında başarılı olma şartı ile 7’nci maddesinde sayılan alt görevlerde en az 3 yıl çalışmış olma şartını ise taşımadığı anlaşılmaktadır.

Temyiz dilekçelerinde, fakülte, enstitü, yüksekokul sekreterliğinden şube müdürlüğü kadrosuna yapılan atamaların, Yönetmeliğin "Görev gruplar arasındaki geçişler ve sınavsız atanma" başlıklı 20'nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca aynı düzey veya alt düzey görevlere sınavsız geçiş kapsamında değerlendirileceği ve bu tür atamalarda görevde yükselme şartlarının aranmayacağından bahsedilmiştir. Ancak, 12.04.2014 tarihli ve 28970 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yönetmelik’in 20’nci maddesinin ilk fıkrasının (b) bendinde yer alan düzenlemenin, sınav şartının bertaraf edilmesine gerekçe teşkil edecek şekilde anlaşılması ve uygulanması 657 sayılı Kanun ve mezkûr Yönetmelik’in sözüne ve ilkelerine uygun düşmemektedir. Zira “aynı düzey görev” ve “alt düzey görev” kavramlarını Yönetmelik kapsamında anlamlandırmak gerekir. Bu bağlamda, söz konusu atamalar Yönetmelik’in 20’nci maddesi ilk fıkrasının (b) bendi kapsamına girmemektedir.

Yönetmeliğin anılan hükmü uyarınca şube müdürü; çiftlik müdürü, yurt müdürü, hastane müdürü ve müze müdürü ile aynı düzey olarak sayılmıştır. Yukarıdaki “aynı düzeydeki görev” ifadesini şube müdürüne eşit düzey olarak çiftlik müdürü, yurt müdürü, hastane müdürü ve müze müdürü ile sınırlamak gerekir.

Fakülte, enstitü, yüksekokul sekreteri kadroları Yönetmelik ve 3046 sayılı Kanun kapsamında şube müdürü kadrosu ile üst görev veya alt görev olarak hiyerarşi içinde yer almamaktadır. Ek göstergeleri dikkate alındığında dahi belirtilen sekreter kadrolarının şube müdürü kadrosunun üst düzeyinde veya onunla aynı düzeyde görev olarak telakki edilmesi mümkün değildir.

2547 sayılı Kanun’da, üniversitelerde görev yapan yönetim örgütleri ikili bir yapı içerisinde düzenlendiği görülmektedir. Bunlardan ilki, Kanunun 51’inci maddesinin (a) bendi kapsamında kurulan yönetim birimleridir. Bu birimler, genel sekretere bağlı olarak faaliyetlerini yürütmekte ve çoğunlukla daire başkanlığı ve müdürlük şeklinde örgütlenmektedirler. Kanunun 51’inci maddesinin (b) bendinde düzenlenen ikinci tür yönetim birimleri ise özellikle ve sadece fakülte, enstitü ve yüksekokul gibi akademik birimlere hizmet üreten ve doğrudan bu akademik birim yöneticilerine (dekan, enstitü ve yüksekokul müdürü) bağlı olarak çalışan fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterlikleridir.

Bu iki farklı tür yönetim biriminin kuruluşu, örgütlenmesi, görev ve yetki alanı ile yöneticilerinin atanma usulleri, 2547 sayılı Kanunun 51 ve 52’nci maddelerinde farklı şekillerde düzenlenmiştir. Örneğin, Kanunun 52’nci maddesi uyarınca, daire başkanı ve müdürler (şube müdürü, yurt müdürü, hastane müdürü vd.) üniversite yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından atanırken; fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri dekan ve ilgili müdürün önerisi üzerine rektör tarafından atanmaktadır. Görev ve sorumluluk alanı tüm üniversite çapında olan daire başkanı ve müdürlerin atanma sürecinde üniversite yönetim kurulu görüşünün alınması ön şartı getirilmiştir. Buna karşın, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri çok daha sınırlı bir alanda görev yapacakları için ilgili alan yöneticisi konumundaki dekan veya müdür tarafından önerilmeleri yeterli görülmektedir. Diğer taraftan, 2547 sayılı Kanunun 52’nci maddesinin (b) bendine göre, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterlerinin yükseköğretim diplomasına sahip olması gerekirken, gerek Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’in 5’inci maddesinin (a) bendi ve gerekse Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin 7’nci maddesinin ilk fıkrasının (a) bendine göre şube müdürü olabilmek için en az 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu olunması gerekmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreteri kadroları mevcut yönetim hiyerarşisi içerisinde üst görev veya alt görev olarak konumlandırmadığı gibi yönetim birimlerinin kuruluşu, örgütlenmesi, görev ve yetki alanı ile yöneticilerinin atanma usulleri değerlendirildiğinde fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterini şube müdüründen daha üst veya dengi görev olarak kabul etmek mevzuatın sözüne ve ilkelerine uygun değildir.

Nitekim 12.11.2005 tarihli ve 25991 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan mülga Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlan Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin “Hizmet grupları” başlıklı 5’inci maddesinde, görevde yükselmeye tabi kadrolar sayılırken, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreteri, şube müdüründen önce sayılarak üst görev olarak düzenlenmiş iken 12.04.2014 tarihli ve 28970 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve halen yürürlükte olan Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreteri görev grupları arasından çıkarılmıştır. Mevzuattaki bu değişiklik, kanun koyucunun fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreteri görevlerini mevcut yönetim hiyerarşisi içerisinde üst görev veya alt görev olarak konumlandırmadığını göstermektedir.

Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 5’inci maddesinin 2’nci fıkrasında, görevde yükselmeye tabi kadrolar beş farklı grupta toplanmış ve en üst kadrodan başlayarak beş bent halinde “sayma tekniği” kullanılarak sıralanmıştır. Buna karşın fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreteri kadroları görevde yükselmeye tabi kadrolar ve unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında sayılmamıştır.

Görevde yükselme, memurun en alt düzey görev grubundan Yönetmelik kapsamındaki yönetim hiyerarşisinde en üst düzeye kadar liyakat ve kariyer olarak çıkabilme imkânı sağlayan bir mekanizmadır. Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle hiyerarşik sıralama dışına çıkarılan fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreteri kadrolarından bu Yönetmeliğe tabi kadrolara sınavsız atama yapılması Yönetmeliğe aykırılık teşkil edecektir.

Sonuç olarak; bilgisayar işletmeni olarak görev yapan ...’nun yüksekokul sekreteri olarak atanmasından kısa bir süre sonra Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde şube müdürlüğü kadrosu için öngörülen görevde yükselme sınavında başarılı olma ve alt görevlerde en az 3 yıl çalışmış olma şartlarını sağlamadan şube müdürlüğü kadrosuna atanması söz konusu mevzuata aykırı olduğundan, kendisine bu kadro unvanının özlük hakları karşılığı ödemede bulunulması sonucu 5018 sayılı Kanunun 71/g maddesi kapsamında İlamda hesaplandığı tutarda kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşılmıştır.

Sorumluluk yönünden inceleme:

İlam hükmünde atama kararını imzalayan üst yönetici ... (Rektör) kamu zararından tek başına sorumlu tutulmuştur. Sorumlu ... atama işlemini onaya sunan, uygun görüş veren görevlilerin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiğini iddia etmektedir.

Somut olayda, atama işlemine dayanak teşkil eden temel norm 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Atamalar” başlıklı 52’nci maddesidir. Bu Kanun maddesinde aynen;

“Atama esasları:

a. Genel Sekreter ile daire başkanları, müdürler, hukuk müşavirleri ve uzmanlar, yükseköğretim üst kuruluşlarında ilgili kuruluşların görüşü alınarak Yükseköğretim Üst Kuruluşunun Başkanı; üniversitelerde ise yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından atanır. Fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterinin atanması, ilgili dekan ve müdürün önerisi üzerine rektör tarafından yapılır.” denilmiştir.

Üniversitelerde şube müdürü ataması, yönetim kurulunun görüşü alınarak üniversite üst yöneticisi konumunda bulunan rektör tarafından yapılmaktadır. Kanunun 52'nci maddesinde belirtilen "üniversite yönetim kurulu görüşü" danışma ve hazırlık işlemi mahiyetindedir. Atama işlemi, rektörün onayı olmadan hukuki sonuç doğurmamaktadır. Bu nedenle de atama işlemine olur veren üst yönetici rektörün mevzuata aykırı atama işleminden doğrudan ve münferiden sorumluluğu bulunmaktadır. Dolayısıyla ilam maddesindeki sorumluluk hükmünün isabetli olduğu anlaşılmıştır.

Bu itibarla, ... ... Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu sekreteri ...’nun Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nde belirtilen şartların tümü sağlanmadan şube müdürlüğü kadrosuna atanması mevzuata aykırılık teşkil ettiğinden ve hatalı atama işlemi nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiğinden, sorumlunun konu ile ilgili esas ve sorumluluk iddiaları reddedilerek, 69 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünün TASDİKİNE,

(Temyiz Kurulu Başkanı-.... Daire Başkanı ... ile .... Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’in aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 21.02.2024 tarih ve 56486 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



Karşı Oy Gerekçesi/Azınlık Görüşü

Temyiz Kurulu Başkanı-.... Daire Başkanı ... ile .... Daire Başkanı ... ve Üye ...:

12.04.2014 tarih ve 28970 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin (yeni Yönetmelik’in) 24’üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılan 12.11.2005 tarih ve 25991 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmış Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin (eski Yönetmelik’in) “Hizmet grupları” başlıklı 5’inci maddesinde Yönetim Hizmetleri Grubu içindeki görevde yükselmeye tabi kadro unvanları:

“1) Genel Sekreter,

2) Genel Sekreter Yardımcısı,

3) Daire Başkanı,

4) Üniversite Hastaneleri Başmüdürü,

5) Fakülte Sekreteri, Yüksekokul Sekreteri, Enstitü Sekreteri,

6) Savunma Sekreteri,

7) Özel Kalem Müdürü, Çiftlik Müdürü, Yurt Müdürü, Hastane Müdürü, İlköğretim ve Ortaöğretim Müdürü, Döner Sermaye İşletme Müdürü ile diğer unvanlı müdürler, Şube Müdürü,

8) Müdür Yardımcısı,

9) Şef, Koruma ve Güvenlik Şefi.” olarak 9 bent halinde belirtilmiş,

“Görevde yükselme sınavına tabi olmadan yapılacak atamalarda aranacak şartlar” başlıklı 6’ncı maddede ise; “Bu Yönetmeliğin 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (1), (2), (3), (4), (5) ve (6) numaralı alt bentleri ile (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan kadrolara sınavsız atama yapılır. Ancak, bu kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır.

a) Genel Sekreter, Genel Sekreter Yardımcısı, I. Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, Üniversite Hastaneleri Başmüdürü, Fakülte Sekreteri, Yüksekokul Sekreteri, Enstitü Sekreteri ve Savunma Sekreteri kadrolarına atanabilmek için;

1) En az fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

2) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen şartları taşımak,” denilerek fakülte/yüksekokul/enstitü sekreterliği kadrolarına en az fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen hizmet şartlarını taşımak kaydıyla sınavsız atama yapılabileceğinden bahsedilmişti.

Görüldüğü üzere mülga Yönetmelikte fakülte/yüksekokul/enstitü sekreterliği görevde yükselmeye tabi olmadan atanılacak kadrolar arasında sayılarak, aynı hizmet grubu içinde yer alan şube müdürlüğünün üstü bir yönetici kadrosu olarak kabul edilmiştir. Aynı yönetmeliğin 24’ncü maddesinde; aynı görev grubu içinde kalmak kaydıyla personelin isteğiyle sınav yapılmaksızın alt görevlere atanabileceği ve yine Kurumda veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan atama yapılabileceği hükme bağlanmış idi.

2014 tarihli yeni Yönetmelik’te ise fakülte/yüksekokul/enstitü sekreterliği, görevde yükselmeye tabi yönetim hizmetleri grubu içinden çıkarılmış, böylece bu grupta şube müdürlüğü en üst görev olarak kalmıştır. Ayrıca Yönetmeliğin “Görev grupları arasındaki geçişler ve sınavsız atanma” başlıklı 20’nci maddesi d bendinde; “Şube müdüründen daha üst görevlere, en az dört yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak kaydıyla, genel hükümlere göre sınavsız atama yapılır.” denilerek fakülte/yüksekokul/enstitü sekreterliği şube müdürlüğünden daha üst bir görev olarak kabul edilmiştir.

Anılan Yönetmeliğin 20’nci maddesi b bendinde de;

“b) Gruplar arasındaki görevde yükselme ve unvan değişikliği niteliğindeki atamalar görevde yükselme sınavı veya unvan değişikliği sınavına tabidir. Ancak, Kurumda veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme sınavı veya unvan değişikliği sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.” Denilmiştir.

Yukarıda yer verilen hükme göre memurun çalıştığı kurumda veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında daha önce bulunduğu görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme sınavı veya unvan değişikliği sınavına tabi tutulmadan ataması yapılabilecektir.

..., lisansüstü eğitimini tamamlamış, fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olduğundan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen hizmet şartlarını taşıdığından, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’na yüksekokul sekreterliği görevine atanmış ve 09.05.2019 tarihinde de şube müdürü olarak ataması yapılmıştır. Bu kişinin yüksekokul sekreterliğinden şube müdürlüğüne geçmesi, 2014 tarihli Yönetmeliğin 20’nci maddesi b bendi kapsamında aynı düzey veya alt düzey göreve atanma sayılacağından görevde yükselme şartları aranmaksızın şube müdürlüğüne sınavsız atanmasında hukuki bir beis yoktur.

Bir üst görevden alt görevlere sınavsız atanmada aranılacak diğer şartlara ilişkin olarak Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personeli ile ilgili düzenlemede;

02.07.2020 tarih ve 31173 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” in “Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 19’uncu maddesinde;

“(1) 5 inci maddede belirtilen hizmet grupları arasındaki geçişler aşağıdaki esaslar çerçevesinde yapılır:



b) Gruplar arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme sınavına tabidir. Yerel yönetimlerde ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya daha alt düzeydeki görevlere, görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan genel hükümlere göre atama yapılabilir.

c) Bu Yönetmelik kapsamı dışında bulunan daha üst görevlerde en az altı ay süreyle çalışmış olanlar, alt görevlerde çalışma süresi şartı hariç olmak üzere, aranan diğer özel şartları taşımaları kaydıyla, 5 inci maddede yer alan yönetim hizmetleri grubu, araştırma, planlama ve savunma hizmetleri grubu ve hukuk hizmetleri grubunda gösterilen kadrolar ile unvan değişikliğine tabi kadrolara sınavsız, genel hükümlere göre atanabilirler. Diğer hizmet gruplarında yer alan kadrolara atanmada en az altı ay çalışmış olma şartı aranmaz.” hükümleri yer almaktadır.

Mahalli idarelerde Yönetmelik kapsamı dışında bulunan bir üst görevde (Belediye Başkan Yardımcısı, Genel Sekreter, Genel Sekreter Yardımcısı ve Daire Başkanı gibi) en az 6 ay çalışmış personelin atanılacak kadro için -alt görevlerde belli bir süre çalışma hariç- aranan diğer özel şartları taşımaları kaydı ile alt görevlere sınavsız atamasının yapılabileceği hükme bağlanmıştır. Yani mahalli idarelerde üst düzey görevden alt düzey göreve sınavsız geçişte mevzuatın aradığı diğer özel şartların da aranması gerektiği açıkça söylenmektedir.

2014 tarihli Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğin “Görev grupları arasındaki geçişler ve sınavsız atanma” başlıklı 20’nci maddesi b bendinde ise;

“b) Gruplar arasındaki görevde yükselme ve unvan değişikliği niteliğindeki atamalar görevde yükselme sınavı veya unvan değişikliği sınavına tabidir. Ancak, Kurumda veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme sınavı veya unvan değişikliği sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.” Denilerek mahalli idarelerin aksine hiçbir şart getirilmeden idarenin takdiri ile üst görevlerden dengi veya alt görevlere atama yapılabileceği hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla yükseköğretim kurumlarında memurun daha önce bulunduğu görevlerden aynı veya alt düzey görevlere görevde yükselme şartları (genel ve özel) aranmadan ataması yapılabilecektir. Bu bağlamda üniversitelerde görevde yükselme şartları aranmadan genel hükümlere göre atanılabilecek üst düzey yönetim kadroları niteliğindeki fakülte/yüksekokul/enstitü sekreterliğinden dengi veya daha alt düzey kadro niteliğindeki şube müdürlüğü kadrolarına görevde yükselme şartları aranmadan atama yapılması Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin sınavsız atanmaya ilişkin maddesi kapsamında mümkün görülmektedir.

Bu itibarla, tesis edilen işlemin mevzuatına uygun olduğu ve kamu zararı oluşmadığı anlaşıldığından, sorumlu talebinin kabulü ile 69 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünün KALDIRILMASINA karar verilmesi gerekir.

.... Daire Başkanı ...’ın ilave görüşü:

Konunun esasıyla ilgili olarak hükmün tasdiki yönünde çoğunluk görüşü oluşsa dahi ilam maddesindeki sorumluluk hükmünün isabetli olmadığı değerlendirilmektedir. Daire kararında sadece atamaya olur veren Rektör kamu zararından sorumlu tutulmuştur. Oysa 5018 sayılı Kanunun 31, 32, 33’üncü maddesi ve Sayıştay Genel Kurulunun 5189/1 sayılı Kurul Kararında açıklanan kurallar çerçevesinde; bir giderin yapılmasında görevlendirilmiş kişilerin düzenlediği, onayladığı her bir belge gerçekleştirme belgesi sayılır ve bu süreçte yetkili olarak görev yaparak işlemin tamamlanmasını sağlayan kişiler düzenledikleri belgelerin doğruluğundan, mevzuata uygunluğundan sorumludurlar. Ayrıca Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Aylıklar” başlıklı 8’inci maddesinde; “(1) Aylık ve aylıkla birlikte ödenen hakedişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine aşağıda belirtilen belgeler eklenir.

a) İlk atamalarda, atama onayı ve işe başlama yazısı,…” hükmü gereğince, atama onayı ve işe başlama yazısı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekmektedir. Atama işlemi kamu zararının tespit edildiği 2019 hesap yılı içinde gerçekleştiği ve atama onayı ve işe başlama yazısı 2019 yılı ödeme emri belgesi ekinde yer aldığı halde, atamadan sonraki ödeme emri belgesini düzenleyip ilk maaş ödemesini gerçekleştiren harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin söz konusu atamanın mevzuata uygunluğu kontrolünü yapmadıkları için 2019 yılında oluşan kamu zararından sorumlulukları bulunmaktadır.

Dolayısıyla atama onay belgesini hazırlamak, uygun bulmak suretiyle atama işlem sürecinde görev yapan gerçekleştirme görevlileri (Personel Daire Başkanı, Genel Sekreter) ile atamadan sonraki ilk maaş ödemesini gerçekleştiren harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa dahil edilmesi için hükmün BOZULMASI gerekir.

Üye ... ve Üye ...:

Esas yönünden verilen Kurul kararına katılmakla birlikte, sorumluluk kararına katılmıyorum. Daire ilamında sadece atamayı yapan Rektör sorumlu kabul edilmiştir. Oysa 5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi ve Sayıştay Genel Kurulunun 5189/1 sayılı Kurul Kararında açıklanan kurallar çerçevesinde; atama işlemi süreçte görevli olanların imzası tamamlanmadan gerçekleşemeyeceğinden, atama onay belgesini hazırlamak, uygun bulmak suretiyle sürece dahil olan gerçekleştirme görevlileri, mevzuata uygunluk kontrolünü yapmadan imzaladıkları belgeden dolayı sorumlu tutulması gerekir. Dolayısıyla şube müdürlüğüne atama onay belgesinde imzası olan personel daire başkanı ile genel sekreterin de sorumluluğa dahil edilmesi için hükmün BOZULMASI gerekir.

Üye ...:

Esas yönünden verilen Kurul kararına katılmakla birlikte, sorumluluk yönüne katılmıyorum.

Daire Kararında, mevzuata aykırı olarak şube müdürü kadrosuna/kadrolarına yapılan atamalara bağlı olarak, şube müdürü kadro unvanının özlük haklarının ödenmesi sonucu oluşan kamu zararının Üst Yöneticiye (Rektör) tek başına ödettirilmesine karar verilmiştir.

Ancak, ilgili personelin/personellerin şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin atama onay belgesi/belgeleri (personel hareketleri onayı) incelendiğinde, bu belgede/belgelerde Rektörün yanısıra Üniversite Genel Sekreteri ile Personel Daire Başkanının da imzası olduğu görülmektedir. Kamu zararına esas tutulan ödemeler söz konusu atama onay belgesine/belgelerine istinaden yapılmış olduğundan, Daire Kararında tazminine hükmedilen kamu zararından Rektör ile birlikte Üniversite Genel Sekreteri ve Personel Daire Başkanının da sorumlu tutulmaları 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesine uygun olacaktır.

Bu itibarla, İlamda yer alan kamu zararından Üniversite Genel Sekreteri ve Personel Daire Başkanının da sorumlu tutulmalarını temin için Daire Kararının sorumluluk yönünden bozularak dosyanın Dairesine tevdiine karar verilmesi gerekmektedir.

Üye ...:

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun "Yönetim Örgütleri" başlıklı 51’inci maddenin (b) bendinde, "Her fakültede, dekana bağlı ve fakülte yönetim örgütünün başında bir fakülte sekreteri, enstitü ve yüksekokullarda ise enstitü veya yüksekokul müdürüne bağlı enstitü veya yüksekokul sekreteri bulunur."

"Atama esasları" başlıklı 52’nci maddesinin (a) bendinde, "...Fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterinin atanması, ilgili dekan ve müdürün önerisi üzerine rektör tarafından yapılır."

Denilmiştir.

Ayrıca, Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme Yönetmeliğinin;

"Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine İlişkin Esaslar" başlıklı 5’inci maddesinde,

“(1) Bu Yönetmelik kapsamında görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadro unvanları aşağıda gösterilmiştir.

(2) Görevde yükselmeye tabi kadrolar:

a) Yönetim Hizmetleri Grubu;

1) Çiftlik müdürü, yurt müdürü, hastane müdürü, müze müdürü, şube müdürü,

...",

"Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar" başlıklı 6’ncı maddesinde, "(1) Bu Yönetmelikte belirtilen kadrolara görevde yükselme suretiyle atanabilmek için;

a) (Değişik:RG-11/3/2017-30004) İlan edilen kadrolar için belirlenen başvuru süresinin son günü itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen hizmet şartlarını taşımak,

b) (Değişik:RG-11/3/2017-30004) İlan edilen kadrolar için belirlenen başvuru süresinin son günü itibarıyla, ilgilinin başvurulan kadroya ilişkin 7 nci maddede belirtilen alt görevlerde toplam en az üç yıl hizmeti bulunmak, ilan edilen kadro için bu şartı sağlayan personel bulunmaması durumu hariç olmak üzere, bu hizmet süresinin en az bir yılını kurumda geçirmiş olmak,

ç) (Ek:RG-4/2/2015-29257) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak, gerekir.”

"Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar" başlıklı 7’nci maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğe tabi kadrolara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aranacak özel şartlar aşağıda belirtilmiştir.

a) Çiftlik müdürü, yurt müdürü, hastane müdürü, müze müdürü, şube müdürü kadrolarına atanabilmek için;

1) En az dört yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak,

2) İlan edilen kadrolar için belirlenen başvuru süresinin son günü itibarıyla, yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarında şef, koruma ve güvenlik şefi, uzman, sivil savunma uzmanı, araştırmacı, basın ve halkla ilişkiler müşaviri, müze araştırmacısı, çözümleyici, başhemşire, müdür yardımcısı kadrolarından birinde veya en az lisans düzeyinde öğrenim gerektiren unvan değişikliğine tabi kadrolardan birinde çalışıyor olmak,

Öte yandan mezkûr Yönetmeliğin "Görev grupları arasındaki geçişler ve sınavsız atanma" başlıklı 20’nci maddesinin (a) ve (b) fıkralarında;

a) Aynı görev grubu içinde kalmak kaydıyla, ilgili personelin isteği ve atanılacak kadronun gerektirdiği özellikleri taşıyanlar sınav yapılmaksızın alt görevlere atanabilirler.

b) Gruplar arasındaki görevde yükselme ve unvan değişikliği niteliğindeki atamalar görevde yükselme sınavı veya unvan değişikliği sınavına tabidir. Ancak, Kurumda veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme sınavı veya unvan değişikliği sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.” hükümleri yer almaktadır.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde, her ne kadar şube müdürü kadrosuna atanmak için görevde yükselme sınavında başarılı olmak genel kural olarak belirlenmiş olsa da, mevzuatta üst görevden alt görevlere veya aynı düzey görevlere sınavsız atanabilme hususunda istisna getirildiğinden, 657 sayılı Kanunu’nun 68’inci maddesinin (B) bendinde belirtilen şartları taşıyan ilgili kişinin kendi isteğiyle enstitü sekreterliğinden aynı düzey görev ve/veya alt görev olan şube müdürlüğüne; mezkûr Yönetmeliğin 20’nci maddesinin; “a) Aynı görev grubu içinde kalmak kaydıyla, ilgili personelin isteği ve atanılacak kadronun gerektirdiği özellikleri taşıyanlar sınav yapılmaksızın alt görevlere atanabilirler.

b) Gruplar arasındaki görevde yükselme ve unvan değişikliği niteliğindeki atamalar görevde yükselme sınavı veya unvan değişikliği sınavına tabidir. Ancak, Kurumda veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme sınavı veya unvan değişikliği sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.” hükmü gereğince ataması yapılabilir.

Bu hükme dayalı yapılan söz konusu atamalarda, yüksekokul sekreterliğinde geçirilen sürenin çok kısa olması ve sekreterliğe atanmanın diğer müdürlüklere sınavsız atanmada basamak olarak kullanılması durumunun idari ve adli bir soruşturmanın konusu olduğu değerlendirilmekle beraber, bu yönüyle mevzuata aykırı olarak değerlendirilen bu işlem nedeniyle “Kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmamıştır.”

Bu meyanda; üniversitelerde fakülte, yüksekokul ve enstitü birimlerinde idari iş ve işlemlerden; bulunduğu birimde dekan, yüksekokul ve enstitü müdürüne karşı sorumlu olan sekreter unvanındaki personelin gerek rektör tarafından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili maddesine göre sınavsız olarak atanmaları gerekse de bulunduğu birimdeki sorumlulukları, görev ve yetkileri açısından söz konusu görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmelikleri kapsamında olmayan bir unvan olması nedeniyle görevde yükselme ve unvan değişikliği kapsamında sayılan unvanlara sertifika, öğrenim durumu ve hizmet süresi yönünden gerekli şartları sağlaması şartıyla Üniversitede bulunan şube müdürlüğü kadrosu ve daha alt görevlere naklen atanmasının rektörün takdirinde olduğu değerlendirilmektedir.

Diğer yandan: Kamu idaresi tarafından atamanın yapıldığı dönem itibariyle ilgilinin görevini yerine getirmediği yönünde düzenlenmiş bir tutanak ve hakkında başlatılmış bir inceleme ve soruşturmanın da mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Yapılan ödemeler, fiilen yapılan görevin karşılığı ödemelerdir. Bu kadro için başka bir personele bu müdürlüğe ilişkin ödeme yapıldığına ilişkin bir tespit de mevcut değildir. Görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan bu görev nedeniyle ilgiliye yapılmış olan ödemeleri kamu zararı olarak nitelendirmek hukuken mümkün değildir. Yukarıda yer verilen mevzuat ve izahat muvacehesinde yapılan ödemenin mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle verilen tazmin hükmüne ilişkin daire kararının “Refi” gerektiği gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.