SayıştaySayıştay Daire Kararı325
Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire4
İlam No314
Madde No1
Yılı2018
VERGİ GECİKME ZAMLARININ TAHSİL EDİLMEMESİ
Asıl İlamın 3 üncü maddesiyle tazminine hükmolunan konuyla ilgili olarak Temyiz Kurulunca alınan bozma kararı üzerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca düzenlenen Ek Raporun 6085 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesi gereğince görüşülmesine karar verildi.
Yapılan incelemede, emlak vergisi ile çevre temizlik vergisi tahsilatlarında bazı mükelleflere ait vadesinde ödenmeyen vergilere uygulanması gereken gecikme zamlarının tahsil edilmediği ve söz konusu alacakların zamanaşımına uğratıldığı görülmüştür.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “Usul hükümleri” başlıklı 98 inci maddesinde; bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun’a göre alınacak vergi, harç ve katılma payları hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’un “Gecikme Zammı, Nispet ve Hesabı” başlıklı 51 inci maddesinde; amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı gecikme zammı tatbik olunacağı,
“Tahsil zamanaşımı” başlıklı 102 nci maddesinde ise; kamu alacağının kural olarak vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı,
Hüküm altına alınmıştır.
Üst yöneticiler …………. (Belediye Başkanı) ve …………. (Eski Belediye Başkanı) ile gerçekleştirme görevlisi ………….’… (Mali Hizmetler Müdürü) temyiz dilekçelerinde; ilçelerinin küçük ve yazlıkçı bir ilçe olması nedeniyle vergi tahsilatlarının çok zor şartlarda yapıldığı, bu tahsilatları yapmak için yeterli personelin olmadığı, zamanaşımına uğradığı halde mükelleflerin vergi borçlarının tümünü yatırabildikleri ve bununla ilgili tebligatların yapılarak kısmi de olsa tahsilatların sağlandığı ve Temyiz Kurulu Kararında da 5-6 yıl sonra dahi ödenebileceği değerlendirildiğinden söz konusu silinen gecikme zamlarının terkininin yapılmamış olması durumunda, bu gecikme zamlarının zamanaşımına uğramadığı ifade edilmiş ise de;
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un; “Kanundaki terimler” başlıklı 3 üncü maddesinde;
“Alacaklı amme idaresi terimi: Devleti, vilayet hususi idarelerini ve belediyeleri,
Tahsil dairesi terimi: Alacaklı amme idaresinin bu kanunu tatbik etmekle vazifeli dairesini, servisini, memur veya memurlarını,”,
“Takibata salahiyetli tahsil dairesi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Takibat, alacaklı amme idaresinin mahalli tahsil dairesince yapılır.
Borçlu veya malları başka mahallerde bulunduğu takdirde, tahsil dairesi borçlunun veya mallarının bulunduğu mahalde yapılacak takipleri o mahaldeki aynı neviden amme idaresinin tahsil dairelerine niyabeten yaptırır.”,
“Cebren tahsil ve şekilleri” başlıklı 54 üncü maddesinde;
“Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Cebren tahsil aşağıdaki şekillerden herhangi birinin tatbiki suretiyle yapılır:
1. Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi,
2. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi,
3. Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi.”,
“Ödeme emri” başlıklı 55 inci maddesinde; “Amme alacağım vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarım ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur.”,
“Tahsilat zamanaşımı” başlıklı 102 nci maddesinde; “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.
Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olur.”
Hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca; alacaklı amme idaresi olan belediyelerin, bünyelerindeki mali hizmetler birimi aracılığıyla tahsilat sorumluları ve mali hizmetler müdürü marifetiyle Kanun kapsamındaki alacakları takip etmesi gerektiği halde, vadesinde ödenmeyen borçlara yönelik ödeme emri düzenlenmemiştir.
Temyiz Kurulu Kararında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Tahsil imkansızlığı sebebiyle terkin” başlıklı 106 ncı maddesi hükmü gereği; her bir dosyaya düşen ortalama kamu zararı tutarının, tahsili için yapılacak giderden düşük olduğu belirtilmekte ise de; İdarenin, vergi borcunu ödemek için gelen mükelleflerden sadece verginin aslını tahsil edip, bu verginin vadesinde ödenmemesinden kaynaklı gecikme zamlarını da tahsil etmek yerine herhangi bir takip masrafına katlanmaksızın yasal dayanağı olmadan gecikme zamlarını silmek suretiyle zamanaşımına uğrattığı görülmüştür.
Mükelleflerden vergi asılları ile birlikte İdarece silinen söz konusu gecikme zamlarının da tahsil edilmesi halinde bu tutarlar, vergi aslı ile birlikte düşünülmesi gerektiğinden, esasen 6183 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinde belirtilen terkin tutarlarının altında kalmayacağından terkine de gerek duyulmayacaktır.
Temyiz Kurulu Kararında gecikme zamlarının terkininin yapılmamış olması nedeniyle zamanaşımına uğramaması sonucu kamu zararı oluşmadığı belirtilmiş ise de zamanaşımına itiraz edilmeyerek gecikme zamlarının mükellefler tarafından ödenebilme ihtimali bulunması kamu zararının oluşmadığı anlamına gelmemektedir. Kaldı ki bu durum, zararın tahsiline yöneliktir.
Her bir gecikme zammının zamanaşımına uğradığı tarihteki sorumlularının belli olmadığı anılan Kararda belirtilmiş ise de toplam kamu zararı tutarı, vergi aslının tahsil edilip gecikme zamlarının silindiği tarihler itibarıyla görevli ve yetkili olan sorumlular arasında dağıtılmıştır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde; idare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmamasının kamu zararı oluşturduğu belirtilmektedir.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Kamu zararının oluştuğu tarih” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince; idare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zamanaşımına uğradığı tarihte kamu zararının oluştuğu kabul edilmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; belediye başkanının görevleri arasında belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etme görevi de yer almaktadır.
Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmekle yetkili ve görevli olanlar, verginin tahsil edilmesine yönelik iş ve işlemleri yapmakla görevlidirler.
Anılan mevzuat hükümleri uyarınca, vade tarihi 2013 ve öncesi yıllara rastlayıp da vadesinde ödenmeyen emlak ve çevre temizlik vergilerine tatbik edilmesi gereken gecikme zamlarının tahsil edilmemesi ve 2018 yılı sonu itibarıyla bu alacakların zamanaşımına uğraması sonucu kamu zararına neden olunmuştur.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38 inci maddesinde; kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanların, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumlu olduğu belirtilmiş, “Mali hizmetler birimi” başlıklı 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile mali hizmetler birimlerine ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütme görevi verilmiştir.
Anılan hükümler gereğince; verginin ödendiği tarih itibarıyla görevde bulunan belediye başkanının, mali hizmetler müdürünün ve tahakkuk işlemlerini yerine getiren personelin neden olunan kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu nedenle, vadesinde ödenmeyen vergilere ilişkin gecikme zamlarının tahsil edilmemesi ve zamanaşımına uğratılması sonucu neden olunan toplam …………. TL kamu zararının sorumlularına,
Ortaklaşa ve zincirleme,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere,
Oy birliğiyle,
Karar verildi.
Asıl İlamın 3 üncü maddesiyle tazminine hükmolunan konuyla ilgili olarak Temyiz Kurulunca alınan bozma kararı üzerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca düzenlenen Ek Raporun 6085 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesi gereğince görüşülmesine karar verildi.
Yapılan incelemede, emlak vergisi ile çevre temizlik vergisi tahsilatlarında bazı mükelleflere ait vadesinde ödenmeyen vergilere uygulanması gereken gecikme zamlarının tahsil edilmediği ve söz konusu alacakların zamanaşımına uğratıldığı görülmüştür.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “Usul hükümleri” başlıklı 98 inci maddesinde; bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun’a göre alınacak vergi, harç ve katılma payları hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’un “Gecikme Zammı, Nispet ve Hesabı” başlıklı 51 inci maddesinde; amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı gecikme zammı tatbik olunacağı,
“Tahsil zamanaşımı” başlıklı 102 nci maddesinde ise; kamu alacağının kural olarak vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı,
Hüküm altına alınmıştır.
Üst yöneticiler …………. (Belediye Başkanı) ve …………. (Eski Belediye Başkanı) ile gerçekleştirme görevlisi ………….’… (Mali Hizmetler Müdürü) temyiz dilekçelerinde; ilçelerinin küçük ve yazlıkçı bir ilçe olması nedeniyle vergi tahsilatlarının çok zor şartlarda yapıldığı, bu tahsilatları yapmak için yeterli personelin olmadığı, zamanaşımına uğradığı halde mükelleflerin vergi borçlarının tümünü yatırabildikleri ve bununla ilgili tebligatların yapılarak kısmi de olsa tahsilatların sağlandığı ve Temyiz Kurulu Kararında da 5-6 yıl sonra dahi ödenebileceği değerlendirildiğinden söz konusu silinen gecikme zamlarının terkininin yapılmamış olması durumunda, bu gecikme zamlarının zamanaşımına uğramadığı ifade edilmiş ise de;
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un; “Kanundaki terimler” başlıklı 3 üncü maddesinde;
“Alacaklı amme idaresi terimi: Devleti, vilayet hususi idarelerini ve belediyeleri,
Tahsil dairesi terimi: Alacaklı amme idaresinin bu kanunu tatbik etmekle vazifeli dairesini, servisini, memur veya memurlarını,”,
“Takibata salahiyetli tahsil dairesi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Takibat, alacaklı amme idaresinin mahalli tahsil dairesince yapılır.
Borçlu veya malları başka mahallerde bulunduğu takdirde, tahsil dairesi borçlunun veya mallarının bulunduğu mahalde yapılacak takipleri o mahaldeki aynı neviden amme idaresinin tahsil dairelerine niyabeten yaptırır.”,
“Cebren tahsil ve şekilleri” başlıklı 54 üncü maddesinde;
“Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Cebren tahsil aşağıdaki şekillerden herhangi birinin tatbiki suretiyle yapılır:
1. Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi,
2. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi,
3. Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi.”,
“Ödeme emri” başlıklı 55 inci maddesinde; “Amme alacağım vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarım ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur.”,
“Tahsilat zamanaşımı” başlıklı 102 nci maddesinde; “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.
Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olur.”
Hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca; alacaklı amme idaresi olan belediyelerin, bünyelerindeki mali hizmetler birimi aracılığıyla tahsilat sorumluları ve mali hizmetler müdürü marifetiyle Kanun kapsamındaki alacakları takip etmesi gerektiği halde, vadesinde ödenmeyen borçlara yönelik ödeme emri düzenlenmemiştir.
Temyiz Kurulu Kararında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Tahsil imkansızlığı sebebiyle terkin” başlıklı 106 ncı maddesi hükmü gereği; her bir dosyaya düşen ortalama kamu zararı tutarının, tahsili için yapılacak giderden düşük olduğu belirtilmekte ise de; İdarenin, vergi borcunu ödemek için gelen mükelleflerden sadece verginin aslını tahsil edip, bu verginin vadesinde ödenmemesinden kaynaklı gecikme zamlarını da tahsil etmek yerine herhangi bir takip masrafına katlanmaksızın yasal dayanağı olmadan gecikme zamlarını silmek suretiyle zamanaşımına uğrattığı görülmüştür.
Mükelleflerden vergi asılları ile birlikte İdarece silinen söz konusu gecikme zamlarının da tahsil edilmesi halinde bu tutarlar, vergi aslı ile birlikte düşünülmesi gerektiğinden, esasen 6183 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinde belirtilen terkin tutarlarının altında kalmayacağından terkine de gerek duyulmayacaktır.
Temyiz Kurulu Kararında gecikme zamlarının terkininin yapılmamış olması nedeniyle zamanaşımına uğramaması sonucu kamu zararı oluşmadığı belirtilmiş ise de zamanaşımına itiraz edilmeyerek gecikme zamlarının mükellefler tarafından ödenebilme ihtimali bulunması kamu zararının oluşmadığı anlamına gelmemektedir. Kaldı ki bu durum, zararın tahsiline yöneliktir.
Her bir gecikme zammının zamanaşımına uğradığı tarihteki sorumlularının belli olmadığı anılan Kararda belirtilmiş ise de toplam kamu zararı tutarı, vergi aslının tahsil edilip gecikme zamlarının silindiği tarihler itibarıyla görevli ve yetkili olan sorumlular arasında dağıtılmıştır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde; idare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmamasının kamu zararı oluşturduğu belirtilmektedir.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Kamu zararının oluştuğu tarih” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince; idare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zamanaşımına uğradığı tarihte kamu zararının oluştuğu kabul edilmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; belediye başkanının görevleri arasında belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etme görevi de yer almaktadır.
Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmekle yetkili ve görevli olanlar, verginin tahsil edilmesine yönelik iş ve işlemleri yapmakla görevlidirler.
Anılan mevzuat hükümleri uyarınca, vade tarihi 2013 ve öncesi yıllara rastlayıp da vadesinde ödenmeyen emlak ve çevre temizlik vergilerine tatbik edilmesi gereken gecikme zamlarının tahsil edilmemesi ve 2018 yılı sonu itibarıyla bu alacakların zamanaşımına uğraması sonucu kamu zararına neden olunmuştur.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38 inci maddesinde; kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanların, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumlu olduğu belirtilmiş, “Mali hizmetler birimi” başlıklı 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile mali hizmetler birimlerine ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütme görevi verilmiştir.
Anılan hükümler gereğince; verginin ödendiği tarih itibarıyla görevde bulunan belediye başkanının, mali hizmetler müdürünün ve tahakkuk işlemlerini yerine getiren personelin neden olunan kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu nedenle, vadesinde ödenmeyen vergilere ilişkin gecikme zamlarının tahsil edilmemesi ve zamanaşımına uğratılması sonucu neden olunan toplam …………. TL kamu zararının sorumlularına,
Ortaklaşa ve zincirleme,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere,
Oy birliğiyle,
Karar verildi.