SayıştaySayıştay Daire Kararı938

Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Kurum / İdareYüksek Öğretim Kurumları
Daire6
İlam No302
Madde No4
Yılı2018
Akademik Teşvik Ödemesi

… tarihli ve … sayılı İlamın …’nci maddesi ile tazmin hükmolunan konu ile ilgili olarak Temyiz Kurulunun … tarihli ve … tutanak sayılı bozma Kararı üzerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.

Anılan İlamın …’nci maddesiyle, 31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği uyarınca gerekli şartları taşımayan bazı projeler için akademik teşvik puanı hesaplanarak ilgililerine teşvik ödemesi yapılması sonucunda neden olunan kamu zararı tutarı olan …-TL’nin sorumlularından tazminine hükmedilmişti.

Bu tazmin hükmüne karşı sorumlular (Felsefe Bölümü Akademik Teşvik Komisyonu Birim Komisyon Üyeleri) …, … ve … tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna sunulan temyiz dilekçesi üzerine anılan Kurulca düzenlenen … tarihli ve … tutanak sayılı İlamın …’inci maddesiyle;

Mevzuatta projelerin AR-GE niteliğini haiz olması gerektiğine ilişkin özel durum bulunsa da; bu özel durumun hangi çerçevede, hangi şartlarda sağlanması ve hangi mevzuata bakılması gerektiğine ilişkin bir atıf ve çerçeve sunulmadığı, bu nedenle teşvik ödemesi konusundaki kararın, gereken şartların 2016 yılı Yönetmeliği ışığında aranması suretiyle ilgili akademik komisyonun o bilim alanı için değerlendirmesine bırakıldığı, 2016 yılı Yönetmeliği’nin değerlendirme komisyonlarına nispeten geniş ve esnek bir çerçevede takdir yetkisi tanıdığı,

Daire Kararında, AR-GE projelerinin tanım ve kapsamlarının belirlenmesi için OECD’nin Frascati, Oslo ve Canberra Kılavuzlarının ve 5746 sayılı Araştırma Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinin referans olarak alınması gerektiğinin ifade edildiği, ancak bu Kılavuzlardan hangisinin esas alınması gerektiğine ilişkin olarak, söz konusu Projelerin değerlendirilmesinde yürürlükte olan 31.12.2016 tarih ve 29935 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nde bir atıf bulunmadığı, bu durumun değerlendirmenin komisyonlara bırakıldığını gösterdiği,

Projelerin AR-GE niteliğini haiz olabilmesi için, projelerin rutinin dışında kalan yenilikçi yönü, bilime kazandırdığı kavram veya teknolojilerin olup olmadığı, hangi özgün çıktıların elde edildiği gibi AR-GE kavramının doğası gereği sahip olması gereken özellikleri taşıyıp taşımadığı hususlarının, Proje sahiplerinin sundukları belgeler ışığında bir hakem/bilirkişi hüviyetini de sağlayan akademik komisyonlarca değerlendirilerek kabul edildiği,

Daire İlamında söz konusu Projelerin AR-GE niteliğini kanıtlayan bilgi ve belge bulunmadığı iddiasının bulunduğu, ancak Proje sahipleri tarafından Projelerin süreçleri, planlanması, uygulanması, kapanması ve sonuçları ile Projeler sonucunda meydana getirilen akademik kitaplara ilişkin bilgi ve belgelerin sunulmuş olduğu,

Bu nedenle, değerlendirme komisyonunun düşüncesine itibar edilmek suretiyle AR-GE kapsamında bir proje olarak nitelendirilmesinde mevzuata aykırı bir husus bulunmayan Projeler için öğretim üyesine akademik teşvik ödenmesi sonucunda 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesi bağlamında kamu zararına neden olunmadığı,

ifade edilerek yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak yeniden hüküm tesis edilmesi için dosyanın hükmü veren Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.

Temyiz Kurulunun anılan Kararına istinaden Dairemize havale edilen dosyalar ile konuya ilişkin düzenlenen ... tarihli Ek Rapor ve eklerinin incelenmesi sonucunda gereği düşünüldü:

31.12.2016 tarih ve 29935 (3.Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde akademik teşvik ödemesine esas alınacak olan faaliyetlerin neleri kapsadığı tanımlanmış olup; “faaliyet” kavramının “her bir takvim yılı için bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurtiçinde veya yurtdışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıfları, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda sunulan tebliğleri ve alınan akademik ödülleri” ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Aynı maddenin (ı) bendinde ise “proje”; “bilimsel değerlendirme süreci sonunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olup, yeni bilgiler üretilmesi, bilimsel yorumların yapılması veya teknolojik problemlerin çözümlenmesi için bilimsel esaslara uygun olarak yürütülmüş ve sonuç raporu yetkili mercilerce başarılı bulunarak kapatılmış araştırma çalışmaları” olarak tanımlanmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, bilimsel değerlendirme sürecine sahip olması, bu değerlendirme süreci sonunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olması, sonuçlandırılması ve sonuç raporunun yetkili mercilerce başarılı bulunması ve kapatılmış olması hususları, projelerin akademik teşvik ödemesine konu edilmesi için sağlanması gereken genel şartlar olarak belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, projenin bütçe desteğini sağladığı kurum veya kuruluşa göre mutlaka AR-GE niteliğine de sahip olması gerektiği özel durumlar bulunmaktadır. Şöyle ki;

Akademik teşvik ödemesine esas her bir faaliyet türüne dahil alt faaliyetlere nasıl puan verileceği ise Yönetmelik eki “Faaliyet ve Puan Tablosu”nda açıklanmıştır. Söz konusu tablonun “(1) Proje” başlıklı kısmında projeler, “uluslararası destekli sonuçlandırılmış proje” ve “ulusal destekli sonuçlandırılmış proje” olarak iki alt faaliyete ayrılmış olup, ulusal destekli sonuçlandırılmış projeler için; Kalkınma Bakanlığı, Yükseköğretim kurumları hariç diğer kamu kuruluşları ve özel kuruluşlar tarafından desteklenen projeler ile Yükseköğretim kurumları tarafından desteklenmiş bilimsel araştırma projeleri için projelerin AR-GE niteliğinde olması şartı öngörülmüş ancak TÜBA ve TÜBİTAK destekli projeler ile Sanayi Tezleri programı (SAN-TEZ) projeleri için AR-GE şartına yer verilmemiştir.

Yukarıda ifade edildiği üzere, her ne kadar, bazı durumlarda projelerin akademik teşvik ödeneğine konu olabilmesi için mutlak suretle AR-GE niteliğini haiz olması gerektiği öngörülmüşse de, 31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nde “AR-GE” ifadesinin kavramsal olarak tanımı bulunmamaktadır. Ancak, Yönetmelikte tanımın yer almaması, AR-GE unsurunun akademik teşvik ödemesine ilişkin sınırlayıcı ve belirleyici konumunu değiştirmediğinden, başvuruların değerlendirmesinde görevli ve yetkili akademik personelin, projelerin AR-GE niteliğine sahip olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapması zorunludur. Bu çerçevede, söz konusu değerlendirmenin hangi kriter ve esaslar dikkate alınarak yapılabileceğine ilişkin bir tespit yapılması da kaçınılmaz hale gelmektedir.

Nitekim, 11. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun 10 Mart 2005 tarihinde yaptığı 2005/7 No.lu ve “AR-GE Faaliyetlerinde OECD’nin Frascati, Oslo ve Canberra Kılavuzlarının Referans Olarak Kabulü” konulu toplantıda, “tüm kamu kurum ve kuruluşlarında AR-GE istatistiklerinin toplanması, AR-GE ve AR-GE desteği kapsamına giren konuların belirlenmesi ve ilgili diğer hususlarda referans olarak kullanılmasına” karar verilmiş olduğundan, Yönetmelikte AR-GE tanımına yönelik olarak oluşan bu kavramsal boşluğun, AR-GE’ye ilişkin hususlarda kamu kurum ve kuruluşlarınca referans olarak kullanılması gerektiği açıkça ifade edilmiş olan söz konusu Kılavuzlar çerçevesinde doldurulması gerektiği açıktır.

Bahse konu Kılavuzlardan biri olan Frascati Kılavuzunda, sosyal ve beşeri bilimlerde AR-GE faaliyetinin nasıl değerlendirilmesine yönelik net bir değerlendirme yer almakta olup Kılavuzun “2.4.2 AR-GE’yi sosyal bilimlerde ve beşeri bilimlerde tanımlama” başlıklı kısmında;

“Sosyal ve beşeri bilimler Kılavuzda, AR-GE’nin “insan, kültür ve toplum bilgisi” olarak sınıflandırılması ile kendisine yer bulmuştur. … Sosyal ve beşeri bilimler için, AR-GE ve ilgili (rutin) bilimsel faaliyetler arasındaki sınırın belirlenmesi açısından fark edilebilir ölçülerdeki bir yenilik unsuru veya bilimsel ve/veya teknolojik bir belirsizliğin çözülmesi yine faydalı ölçütler olarak göze çarpmaktadır. Bu unsur, ilgili Projenin kavramsal, yöntem-bilimsel veya görgül (ampirik) kısmı ile ilgili olabilir. Rutin özellikteki ilgili faaliyetler sadece belirli bir araştırma projesinin ayrılmaz bir parçası olarak üstlenildiklerinde veya belirli bir araştırma projesinin yararına gerçekleştirildiklerinde AR-GE kapsamında yer alır. Bu nedenle sosyal bilimcilerin, belirli bir sorunun üzerine giderken sosyal bilimlerdeki yerleşik yöntembilimleri, prensipleri ve modelleri kullandıkları rutin nitelikteki çalışmaları araştırma olarak sınıflandırılamaz.” denilmiştir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda 31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği çerçevesinde AR-GE zorunluluğu bulunan projelerde; projenin AR-GE niteliğine sahip olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için, projenin rutinin dışında kalan yenilikçi yönü, hangi kavram ve teknolojilerin bilime ve uygulamaya kazandırıldığı, hangi özgün çıktıların elde edildiği gibi AR-GE kavramının doğası gereği sahip olması gereken özellikleri taşıyıp taşımadığının da incelenmesi gerekir.

Gönderilen yeni bilgi ve belgelerin bu kapsamda incelenmesi sonucunda;

“… Sempozyumu” Projesi; … Üniversitesi, … Yayınları ve … Müsteşarlığı iş birliğiyle … Üniversitesi … Binası'nda gerçekleştirilen ve … tarihinde başlayarak, … tarihinde nihayete ermiş bir sempozyum olarak planlanmıştır.

Söz konusu çalışma kapsamında, İran Edebiyatında “Kadın” unsurunun nasıl ele alındığı, hangi edebi tasvir ve yaklaşımlara konu olduğu, kadın şair ve yazarların toplumsal hayatta dönem dönem ortaya çıkan çeşitli sosyal hareketlere olan etkilerinin nasıl olduğu gibi özgün nitelikli metinlerin oluşturulduğu ve değerlendirmelerin yapıldığı, edebiyatta “Kadın” imgesinin çağdaş edebiyat ekseninde nasıl değerlendirilmesi gerektiği yönünde her iki ülke akademisyenleri tarafından müzakerelerin gerçekleştirildiği ve çalışma kapsamında hazırlanan metin ve bildirilerin kitap haline getirilerek Proje çıktısı olarak atıf değeri yüksek akademik bir çalışmanın ortaya konduğu görülmüştür.

Söz konusu çalışmayla, Türk ve İran Edebiyatı ekseninde halihazırda var olan edebi metinlerin yeni yorumlarının yapıldığı ve var olan bu eserlerin daha önce sentezlenmemiş yeni fikir ve kavramlar ekseninde farklı bir bakış açısıyla ele alındığı ve Proje çıktılarının özgün nitelikte olduğu değerlendirildiğinden, AR-GE vasfını haiz olan Projenin akademik teşvike konu edilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

“… Çalıştayı” Projesi; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince eser ve hak sahiplerin haklarının takibini yapmak üzere 22 Temmuz 2013 Tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ile kurulmuş bir telif hakları ve lisanslama meslek birliği olan … tarafından onaylanan bir çalışmadır.

Söz konusu çalıştay kapsamında önemli bir telif sorunu olan korsan kitap yayınına ilişkin olarak kapsayıcı bir mücadele yaklaşımının oluşturulması noktasında, gerek hukuki, gerek toplumsal, gerekse de ticari nitelikli politika ve düzenlemelerin nasıl planlanması gerektiği, hangi alanlara ve ne şekilde destek sağlanmasının öncelikli olduğu, söz konusu hususta etkin mücadele için fonksiyonel örgütlenmenin hangi idari eleman ve unsurlara sahip olması gerektiği gibi konuların ele alınmış olduğu, yapılan değerlendirme ve politika önerilerinin Proje çıktısı olarak kitap haline getirildiği, bu çerçevede hali hazırda mevcut bir sorun olan korsan yayın sorununa bütüncül nitelikli ve farklı bakış açısı sunan yaklaşımlarla çözüm önerileri üretmek suretiyle, çalışmanın ilgili alandaki bilgi birikimine özgün bir katkı sunduğu değerlendirildiğinden, AR-GE vasfını haiz olduğu görülen projenin akademik teşvike konu edilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

“…Şöleni” Projesi; İstiklal Şairi Mehmet ÂKİF’in gerek kişiliğinin gerekse de şiirlerinin, alandaki akademisyenler tarafından farklı perspektiflerle ele alındığı ve bu kapsamda akademisyenlerce bildirilerin sunulduğu bir bilimsel etkinlik şeklinde düzenlenmiştir.

Proje kapsamında, alandaki pek çok akademisyen tarafından, Mehmet AKİF’in edebiyatımıza bırakmış olduğu eserler üzerinde farklı bakış açıları ve odak noktaları sunan tahlil ve değerlendirmelerinin yer aldığı söz konusu bu bildirilerin, Proje çıktısı olarak bir kitap haline getirilerek literatüre kazandırıldığı, bu çerçevede çalışmanın mevcut kavramlar üzerinden yeni yorumlar sağlamak suretiyle kendi alanında yeni bilgiler ürettiği ve dünya kütüphanelerinde dizinlenen bahse konu çalışmanın atıf değerine sahip olduğu değerlendirildiğinden, AR-GE vasfını haiz olduğu görülen Projenin akademik teşvike konu edilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan, “… Şöleni” Projesi; … Üniversitesi, … Bakanlığı ve … Birliği ortaklığında gerçekleştirilen bilimsel bir etkinliğin düzenlenmesinden ibarettir. Projeye ilişkin olarak sunulan bilgi ve belgelerde söz konusu etkinlik kapsamında bilime ve literatüre kazandırılmış yeni bilgi ve kavramların ve bilimsel çıktıların ne olduğu, bu sonuçlara ulaşmada hangi bilimsel yöntem ve metotların kullanıldığı, hangi saha araştırmalarının yapıldığı, hangi AR-GE safhalarının planlandığı, varsa ve izlenen sistematik araştırmada proje yürütücülerinin ve katılımcılarının rolü ve katkısının ne olduğu gibi konularda herhangi bir bilgi yer almamaktadır. Bu çerçevede, söz konusu Projenin özgün niteliği, rutinin dışında kalan yenilikçi yönü, hangi kavram ve teknolojilerin bilime ve uygulamaya kazandırıldığı, hangi özgün çıktıların elde edildiği gibi unsurlar yönünden AR-GE projesi olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, AR-GE niteliğini haiz olduğuna dair herhangi bir tevsik edici bilgi ve belgesi bulunmayan Projenin Yönetmelik kapsamı dışında bırakılması gerekirken teşvike konu edilmesi sonucunda …-TL kamu zararına neden olunmuştur.

… tarih ve … sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 31.12.2016 tarih ve 29935 (3.Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nde AR-GE’nin tanımlandığına ve AR-GE projelerinin tanımlanması ve kapsamına ilişkin hangi kaynakların referans olarak alınması gerektiğine ilişkin herhangi bir atıf bulunmadığından, konunun değerlendirmesinin komisyonlara bırakılmış olduğu ifade edilmişse de, komisyonlara projelerin AR-GE niteliğine ilişkin değerlendirme yapma konusunda tanınmış olan takdir yetkisinin kamu yararı ve kamu hizmeti gereklerine uygun olarak ve kamu hizmetinden öngörülen amaçlar doğrultusunda kullanılması gerekmekte olup, kamu görevlileri idare adına yürüttükleri iş ve işlemlerde bu hususları göz önünde bulundurmalıdır.

Bu itibarla, tüm idari iş ve işlemlerde olduğu gibi, mevzuatta açıkça düzenlenmemiş ve bu itibarla yoruma muhtaç olan durumlarda, İdarenin takdir yetkisinin hukukun genel ilkeleri, adalet, eşitlik ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde kullanılması gerektiği açıktır.

Kaldı ki, 11. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun 10 Mart 2005 tarihinde yaptığı 2005/7 No.lu ve “AR-GE Faaliyetlerinde OECD’nin Frascati, Oslo ve Canberra Kılavuzlarının Referans Olarak Kabulü” konulu toplantıda, “tüm kamu kurum ve kuruluşlarında AR-GE istatistiklerinin toplanması, AR-GE ve AR-GE desteği kapsamına giren konuların belirlenmesi ve ilgili diğer hususlarda referans olarak kullanılmasına” karar verildiği yukarıda da ifade edilmiştir. Bu durumda 31.12.2016 tarih ve 29935 (3.Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nde AR-GE projelerinin tanımı ve kapsamının belirlenmesi konusunda herhangi bir atıf yer almasa da, söz konusu Kılavuzların AR-GE desteği kapsamına giren konularda referans olarak kullanılması gerektiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.

Konunun sorumluluk yönünden değerlendirilmesinde;

Başvuruların değerlendirilmesi sırasında yürürlükte olan 31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin “Akademik Teşvik Başvuru ve Değerlendirme Süreci” başlıklı 6’ncı maddesinde;

“(1) Öğretim elemanları, akademik teşvik başvurularını yayımlanan başvuru takvimi kapsamında kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumunun ilgili Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonuna YÖKSİS’ten alınan çıktı ile birlikte akademik faaliyetlere ilişkin örnek, kanıt ve belgeleri ilan edilen usule uygun olarak sunar. Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme komisyonu, değerlendirmelerin tüm aşamalarında gerekli gördüğü hallerde başvuru sahiplerinden akademik faaliyetlerine ilişkin ek açıklama, bilgi ve belgeler talep edebilir. Başvuru sahipleri, söz konusu talepleri yerine getirmekle yükümlüdür. Öğretim elemanlarınca yapılan başvurular Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından incelenir.



(3) Başvuru sahipleri, faaliyetlerine uygun Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonuna başvuru yapmakla yükümlüdür. Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu öncelikle başvuru sahibinin faaliyetlerinin komisyon tarafından incelenmeye uygun olup olmadığına karar verir. Uygun görülmeyen başvurular gerekçeli olarak, değerlendirilmek üzere Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonuna iletilir. Komisyon ilgili başvuruyu kendisi değerlendirebileceği gibi, mevcut komisyonlardan birine de yönlendirebilir.

(4) Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu başvuruları inceleyerek hazırladıkları karar tutanağını, başvurularla ilgili değerlendirme raporunu ve ekinde puan tablosunu imzalı olarak rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanı, fakültelerde dekan, diğer birimlerde ise müdür tarafından onaylanmış olarak Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonuna ilan edilen takvime uygun olarak gönderir. Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından hazırlanan değerlendirme raporunda, reddedilen veya puan değerinde değişiklik yapılan akademik faaliyetlerle ilgili olarak açıklama yapılması zorunludur.

(5) Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu, Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından gönderilen başvuruları ve değerlendirme kararlarını inceler. Gerekli gördüğü hallerde başvuru sahiplerinden ek belge ve bilgi talep edebilir ve/veya birimlerden gelen kararlar üzerinde değişiklik yapabilir. Komisyon, hazırladığı karar tutanağını, başvurularla ilgili değerlendirme raporunu ve ekinde puan tablosunu imza altına alır ve nihai kararlarını ilgili araştırmacılara yazılı olarak veya elektronik ortamda duyurur. Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu tarafından hazırlanan değerlendirme raporunda reddedilen veya puan değerinde değişiklik yapılan akademik faaliyetlerle ilgili olarak açıklama yazılması zorunludur.

(6) Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu kararlarına karşı duyuru tarihinden itibaren beş işgünü içinde anılan komisyona itiraz edilebilir. Komisyon, yapılan itirazları, itiraz süresinin bittiği tarihten itibaren en geç beş işgünü içerisinde karar bağlar. Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve itiraz Komisyonunun vereceği kararlar kesindir.

…” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan hüküm uyarınca, başvurular Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından değerlendirilmekte olup, komisyon tarafından uygun görülmeyen başvuruların gerekçeli olarak Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonuna iletileceği, değerlendirilmeye uygun görülen başvuruların ise birim komisyonu tarafından incelenerek bunlara ilişkin karar tutanağının, başvurularla ilgili değerlendirme raporunun ve ekinde puan tablosunun Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonuna iletileceği düzenlenmiştir.

Raporda, her ne kadar anılan madde hükmünün beşinci fıkrasında yer alan “Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu, Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından gönderilen başvuruları ve değerlendirme kararlarını inceler.” ifadesi itiraz komisyonunun re’sen inceleme yetkisi olarak tanımlanmış ve bu hükümden hareketle, birim komisyonu tarafından incelenip karar verilmiş olan tüm dosyaların itiraz komisyonu tarafından tekrar incelenmesi gerektiği ifade edilmiş olsa da; söz konusu hükümden birim komisyonuna iletilen tüm başvuru dosyalarının değil, birim komisyonunca incelemeye uygun görülmeyen dosyalar ile sürecin sonunda itiraza konu edilen başvuru dosyalarının anlaşılması gerekir. İtiraz komisyonunun değerlendirmek istediği her başvuru dosyası için ek bilgi ve belge talep etme ve dosyaları görme yetkisi bulunmakla birlikte, söz konusu yetki itiraz komisyonuna tüm başvuru dosyalarını tekrar değerlendirme konusunda herhangi bir zorunluluk atfetmemektedir. Aksi takdirde, birim komisyonu tarafından yapılan incelemenin de bir anlamı ve amacının kalmayacağı tabiidir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde kamu zararı “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış olup anılan Kanun’un “Harcama Yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” denilerek Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyorsa ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağı hüküm altına alınmıştır.

Sorumlularca yapılan savunmalarda, “… Şöleni” Projesinin Tarih Birim Akademik Teşvik Komisyonu tarafından gerekli nitelikleri taşımadığı gerekçesiyle reddedildiği ve Projenin üst kurula sevk edildiği, Üniversite Akademik Teşvik İtiraz Komisyonunun başvuru sahibinin itirazı üzerine Projeyi AR-GE kapsamında değerlendirdiği ifade edilse de, Projenin AR-GE kapsamında kabul edilmeyeceğine karar veren birim komisyonu tarih birim komisyonu olup, felsefe birim komisyonunca Projenin reddi yönünde bir değerlendirme yapılmamış ve Proje doğrudan kabul edilmiştir. Dolayısıyla, felsefe birim komisyonu üyeleri tarafından, Projenin AR-GE niteliğine yönelik bir itirazda bulunulmadığından, başka bir birim komisyonu tarafından Projenin reddedilmiş olması, felsefe birim komisyonu üyelerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.

Ayrıca, tarih birim komisyonunca Projenin reddedilmesi üzerine, itiraz komisyonunca yapılan değerlendirme sonucunda Projenin kabul edilmiş olması nedeniyle, felsefe birim komisyonunca bu durum gözetilerek Projenin AR-GE nitelikli olarak kabul edildiğini kanıtlayan herhangi bir bilgi ve belge de sunulmamıştır.

Bu minvalde, felsefe birim komisyonu tarafından itiraza konu edilmeyen Proje için yapılan akademik teşvik ödemesi sonucunda oluşan kamu zararı ile kamu görevlisinin fiili arasındaki illiyet bağı, itiraz komisyonu üyeleri açısından kurulamayacağından, kamu zararında itiraz komisyonu üyelerinin sorumluluğu yoktur.

Bu itibarla, sorgu konusu …-TL’nin;

…-TL’si için yapılan ödeme mevzuata uygun olduğundan ilişilecek husus bulunmadığına oy çokluğuyla,

Kamu zararı olan kalan …-TL’sinin ise Felsefe Bölümü Akademik Teşvik Komisyonu Birim Komisyon Üyeleri; …, …, … ve …’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödettirilmesine oy birliğiyle,

6085 sayılı Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca Ek İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

Karşı Oy

Üye …’ün karşı oy gerekçesi:

31.12.2016 tarihli Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3’üncü maddesinde akademik teşvik ödemesine esas alınacak olan faaliyetlerin neleri kapsadığı açıklanmış olup, anılan maddede “faaliyet” ve “proje” kavramlarının tanımlarına da yer verilmiştir.

Akademik teşvik ödemesine esas her bir faaliyet türüne dahil alt faaliyetlere nasıl puan verileceği ise Yönetmelik eki “Faaliyet ve Puan Tablosu”nda açıklanmıştır. Bahse konu tablonun detay açıklama sütununda belirtilen istisnalar dışında, “Yalnızca Ar-Ge niteliğindeki projeler olması” şartı öngörülmüş olmakla birlikte, Yönetmelikte AR-GE’nin kavramsal olarak tanımı yer almamaktadır.

Ancak, akademik personelin hangi projenin AR-GE içerikli olduğunu araştırabileceği pek çok hukuki ve teknik materyal mevcuttur. Nitekim, 11. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun 10 Mart 2005 tarihli toplantısında, OECD’nin Frascati, Oslo ve Canberra Kılavuzlarının tüm kamu kurum ve kuruluşlarında AR-GE istatistiklerinin toplanmasında, AR-GE desteği kapsamına giren konuların belirlenmesinde ve ilgili diğer hususlarda referans olarak kullanılmasına karar verilmiş olup, Frascati Kılavuzunda sosyal bilimlerdeki bir projenin AR-GE projesi olarak kabul edilebilmesi için fark edilebilir ölçülerdeki bir yenilik unsuruna sahip olması ve yerleşik yöntembilimlerin, prensip ve modellerin kullanıldığı rutin nitelikteki çalışmalardan olmaması gerektiği hususlarına vurgu yapılmıştır.

Bahsi geçen Projelerde, ilgili olduğu bilim dalına veya uygulamaya AR-GE anlamında nelerin kazandırılmasının hedeflendiği, AR-GE çalışmasında nasıl bir sistemli çalışma izleneceği, hangi AR-GE safhalarının nasıl uygulanacağı ve test edileceği, sahada veya laboratuvar ortamında ne kadar/kaç kişi veya veri grubu üzerinde çalışılacağı/çalışıldığı, proje sonucunda hangi somut ve yeni yöntem, metot, kavram veya ürün ve teknolojilerin bilime ve uygulamaya kazandırıldığı, Proje kapsamında toplanan verilerin hangi bilimsel yöntemler ile analiz edildiği ve bu verilerin hangi özgün çıktıları elde etmede kullanıldığı, yeni ve özgün kavram veya yaklaşımların Proje yürütücülerinin hangi bilimsel analiz yöntemleri neticesinde kazandırıldığı konularında herhangi bir bilgi yer almamaktadır.

Bu nedenle, AR-GE vasfına sahip olduğu yönünde bir kanaate varılması mümkün olmayan söz konusu Projeler akademik teşvike konu edilemeyeceğinden, kamu zararı tutarı …-TL’nin sorumlularına ödettirilmesi gerektiği düşüncesiyle ilişilecek husus bulunmadığı yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.