KİKKİK Mahkeme Kararı2026/MK-100

2025/1105153 İhale Kayıt Numaralı "12 AY SÜRE İLE ARAÇ KİRALAMA VE PERSONEL TAŞIMA HİZMETİ" İhalesi

İlgili ihaleyi görüntüle2025/1105153
Kurum / İdareKAY-TUR KAYSERİ TURİZM EĞİTİM KÜLTÜR TİCARET ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
İKN2025/1105153
BaşvuranDevtur Turizm Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi

Kay-Tur Kayseri Turizm Eğitim Kültür Ticaret Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 2025/1105153 ihale kayıt numaralı “12 Ay Süre ile Araç Kiralama ve Personel Taşıma Hizmeti” ihalesine ilişkin olarak Devtur Turizm Otomotiv Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 01.10.2025 tarihli ve 2025/UH.I-2112 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.

 

Davacı Devtur Tur. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 14. İdare Mahkemesinin 18.02.2026 tarihli E: 2025/1669, K: 2026/255 sayılı kararında “Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, Kay-Tur Kayseri Turizm Eğitim Kültür Ticaret Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü taarfından 21.08.2025 tarihinde Açık İhale Usulü ile yapılan 2025/1105153 İhale Kayıt Numaralı “12 Ay Süre ile Araç Kiralama ve Personel Taşıma Hizmeti” ihalesine ilişkin olarak davacı Devtur Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından 12.09.2025 tarihinde itirazen şikayet başvurusunda bulunulması üzerine Kamu İhale Kurulu'nun 01.10. 2025 tarih ve 2025/UH.1-2112 sayılı kararında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının 9’uncu alt bendi hükmü gereğince başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle başvuru bedelinin iadesinin reddine ilişkin kararın iptali ile başvuru bedelinin iadesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, davalı idarece davaya konu itirazen şikayet başvuru bedelinin ödenmemesine dayanak gösterilen 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen dördüncü paragraf, 26/03/2025 tarih ve 32853 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve kararda özetle, "...Kanun'un 54. maddesinin ikinci fıkrasında itirazen şikâyet başvurusu, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yolu olarak öngörüldüğünden başvuru sahibinin bu yolu tüketmeden dava açması mümkün değildir. Zorunlu başvuru yolunda ileri sürülen iddialarının bir kısmında dahi haklı çıkan başvuru sahibine itiraz konusu kural uyarınca başvuru bedelinden herhangi bir iade yapılmayacaktır. Bununla birlikte başvuru sahibinin iddialarının en azından bir kısmının Kurum tarafından haklı bulunmasının, ihaleyi yapan idarenin ihale sürecindeki bazı işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun kabulü anlamına geleceği de açıktır. Bu durumda kurallar gereği idarenin hukuka aykırı işleminin sonuçlarından dolayı kişilere külfet yüklemesi ise kaçınılmaz olacaktır. Kişinin Kuruma yatırdığı bedeli ihaleyi yapan idareye karşı açacağı ayrı bir dava ile idareden isteyebileceği söylenebilse dahi ayrı bir davaya zorlanıyor olması da yeni bir külfet olarak nitelendirilebilecektir …. Bu itibarla başvuru sahibinin şikâyet başvurusunda haklı çıktığı iddiaları dikkate alınmaksızın iddialarının tamamında haklı çıkması durumunda başvuru bedelinin iade edilmesini öngören kişilere ayrı bir külfet yüklediği, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi kişi aleyhine bozarak orantısız bir sınırlamaya neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır.” şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olup, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

Anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesince bir Kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşecektir.

Bir başka anlatımla; Anayasa Mahkemesinin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması öncelikle, yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak, yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelik olup, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin açmış olduğu davalarda da; hak veya menfaat ihlaline neden olan kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması halinde, iptal hükmünün uyuşmazlık yönünden değerlendirilmesi gerekeceği açıktır. Bu itibarla, Resmi Gazete'de yayımlanarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılan Anayasa Mahkemesi kararının bakılan davada uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen dördüncü paragrafın ve 4734 sayılı Kanun'a 7421 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle eklenen geçici 21. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması nedeniyle yasal dayanağı kalmayan dava konusu kararın itirazen şikayet bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Diğer yandan, dava konusu kararın itirazen şikayet bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, davacı şirket tarafından ödenen itirazen şikayet başvuru bedelinin yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline, ödenen itirazen şikayet başvuru bedelinin yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine, …” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, ödenen itirazen şikayet başvuru bedelinin yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.

 

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

 

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

 

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

 

1- Kamu İhale Kurulunun 01.10.2025 tarihli ve 2025/UH.I-2112 sayılı kararının “4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının 9’uncu alt bendi hükmü gereğince başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığı” kısmının iptaline,

 

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 152.021,00 TL  tutarındaki başvuru  bedelinin yasal faiziyle birlikte iadesine

 


   Oybirliği ile karar verildi.