SayıştaySayıştay Temyiz Kararı53205

Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareGenel Bütçe Kapsamındaki İdareler
Daire3
Dosya No47839
Yılı2016
Vekalet Ücreti.

203 sayılı Ek İlamla; Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü görevini vekâleten yürüten ancak anılan göreve asil olarak atanabilmek için mevzuatın öngördüğü on yıllık hizmet süresi şartını taşımadığı anlaşılan ...’na, vekâlet görevinden kaynaklı tazminat farkının ödenmesi sonucu oluşan hükmolunan ... TL tutarındaki kamu zararı 33756 İlam (23.06.2021 tarih ve 49775 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile tasdik edilmiştir.

33756 sayılı Temyiz Kurulu İlamıyla; 3. Dairenin 11.06.2020 tarih ve 203 sayılı Ek İlamıyla ... TL olarak tazminine hükmedilip sorumlu Gerçekleştirme Görevlisi ... tarafından temyiz edilen ve Temyiz Kurulu İlamının başında ... TL olarak yazılan tutar, gereği görüşüldü kısmında ve hüküm paragrafında ... TL üzerinden tasdik edilmiştir.

34967 İlam (19.01.2022 tarih ve 50925 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile ise, tasdik olunan ... TL, ... TL olarak tavzih edilmiştir.

KARAR DÜZELTME DİLEKÇESİ

İlamda Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumlu tutulan ... adına vekili Avukat ... ve Ahiz ... tarafından sunulan aynı içerikli karar düzeltme dilekçesinde;

Sayıştay Temyiz Kurulunun 23.06.2021 tarih ve 47839 dosya ve 49775 tutanak numaralı ilamına ilişkin kararın düzeltilmesi talebinde bulunduklarını ve dosya ve karar numarası belirtilen kararda, kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazlarının yeterince incelenmemiş olup, usul yanlışlıklarının bulunduğunu ifade ederek karar düzeltme talebinde bulunmaktadırlar.

BAŞSAVCILIK MÜTALAASI

Başsavcılık mütalaasında;

“Sorumlu temyiz dilekçesinde; " kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazlarımız yeterince incelenmemiş olup, usuli yanlışlıklar bulunmaktadır. Bu bağlamda mahkemenizce verilen kararın yeniden incelenerek kararın düzeltilmesi için yargı organınıza başvurmak zorunluluğu doğmuştur." açıklaması ile karar düzeltilmesi talebinde bulunmuştur.

Dilekçede usulü yanlışlıkların neler olduğu belirtilmemiş olmakla birlikte; Temyiz Kurulu İlamının hüküm kısmında yer alan tazmin tutarına ilişkin yanlışlık, Savcılığın 6085 sayılı Kanunun 52/2 maddesi çerçevesinde "İlamın Düzeltilmesi" talebi doğrultusunda Temyiz Kurulunca 19.1.2022 günü 50926 dosya numaralı Karar ile düzeltmiştir.

Diğer taraftan, kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların yeterince incelenmediği yönündeki talep yersiz olup, söz konusu hususlar gerek Daire ve gerekse Temyiz Kurulu ilamında ayrıntılı olarak değerlendirilerek hüküm kurulduğundan; talebin reddi ile karar düzeltilmesine mahal bulunmadığına karar verilmesi uygun olur.” denilmektedir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

203 sayılı Ek İlamla; Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten ancak anılan göreve asil olarak atanabilmek için mevzuatın öngördüğü on yıllık hizmet süresi şartını taşımadığı anlaşılan ...’na, vekalet görevinden kaynaklı tazminat farkının ödenmesi sonucu tazminine hükmolunan ... TL, 33756 ilam (23.06.2021 tarih ve 49775 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile tasdik edilmiştir.

Bu defa, İlamda Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumlu tutulan ... adına vekili Avukat ... ile Ahiz ..., kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların yeterince incelenmediğini ve usulü yanlışlıklar olduğunu belirterek karar düzeltme kanun yoluyla başvuruda bulunmuşlardır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

“Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları” başlıklı 86 ncı maddesinde;

“Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.

Bir görevin memurlar eliyle vekâleten yürütülmesi halinde aylıksız vekâlet asıldır.



Aynı kurumdan ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir.



Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekâleten gördürülebilir....” denilmektedir.

Aynı Kanunun “Vekâlet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler” başlıklı 175 inci maddesinde ise;

“Bir göreve vekâleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekalet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır.

Ancak, kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur.…” hükmü yer almaktadır.

05.01.2015 tarihli ve 2015/7177 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 2015 yılında da uygulanmasına devam edileceği belirtilen ve 17.04.2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın “Vekalet” başlıklı 9 uncu maddesinde;

“(1) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;

a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekâlet ettirilenlere;

aa) Vekâletin, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,

bb) Vekâletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,

cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,

kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.

2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara,



vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.” denilmektedir.

27.06.1989 tarihli 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 11/10/2011 tarihinde 666 sayılı KHK’nın 1 maddesiyle eklenen Ek 9 uncu maddesinin birinci fıkrasıyla ek ödemenin kimlere ve nasıl yapılacağı belirtilmekte olup; aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamından alan personel kapsam dahilinde bulunmaktadır. Aynı maddenin 5 inci fıkrasında ise; “Birinci fıkra kapsamına giren personelden; kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir…” denilmektedir.

Bu mevzuat hükümlerinden; boş bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekalet aylığı, zam ve tazminat farkı ile ek ödeme farkı ödenebilmesi için bu kişilerin genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşıması gerektiği anlaşılmaktadır.

08.06.2007 tarihli ve 26546 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ... Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin (16.12.2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değişen) “Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 6 ncı maddesi; Yönetmelikte belirtilen kadrolara görevde yükselme suretiyle atanabilmek için;

a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanabilme şartlarını taşımak,

b) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,

şeklinde genel şartlar belirtilmekte, Yönetmeliğin 5 inci maddesinde birinci fıkrasında da Bakanlık personeli görev gruplarına ayrılarak görevde yükselmeye tabi kadrolar belirtilerek, şube müdürlüğü kadrosu Yönetim Hizmetleri Grubu içinde sayılmaktadır.

Aynı Yönetmeliğin (sırasıyla 16.12.2010, 11.04.2014 ve 19.01.2015 tarihli Resmi Gazete’lerde yayımlanan Yönetmeliklerle değişen ve denetim döneminde de geçerli olan) “Görevde yükselme sınavı sonucu atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de; şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;

1) Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

2) Son müracaat tarihi itibariyle; Bakanlık merkez veya taşra teşkilatında il planlama uzmanı, sivil savunma uzmanı, eğitim uzmanı, uzman, şef veya daha üst unvanlı bir kadroda en az üç yıl çalışmış olmak kaydıyla toplam on yıl memuriyet hizmeti bulunmak,

şeklinde özel şartlar sayılmaktadır.

Anılan Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde atıf yapılan 657 sayılı Kanunun “Derece yükselmesinin usul ve şartları” başlıklı 68 inci maddesinin (B) bendinde ise;

“Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.

Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;

a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,

b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl,

c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,

hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edilir…

…”

hükmüne yer verilmek suretiyle 657 sayılı Kanun kapsamındaki tüm kamu görevlilerine uygulanacak genel bir düzenleme yapılmaktadır.

Temyiz Kurulu kararı ile tasdik edilen Daire İlamından; hukuk fakültesi mezunu olan ve 2012 yılı itibariyle Hukuk Müşavirliği görevine asaleten atanan ...’nun, ek göstergesi 2200 olan 1. Dereceli Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmeye başladığı 11.12.2014 tarihi itibariyle 7. Dereceli kadroda bulunup toplam 5 yıl 7 ay 3 gün hizmet süresine sahip olduğu, şube müdürlüğü kadrosuna atanabilmek için öngörülen 10 yıllık hizmet süresi şartını taşımadığı anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla ilgili personele, 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesi uyarınca öngörülen vekâlet aylığı, 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 9 uncu maddesi uyarınca öngörülen zam ve tazminat farkı ile 375 sayılı KHK’nın Ek 9 uncu maddesi uyarınca ek ödeme farkı ödenmesinin mevzuata uygun olmadığı,

Bu itibarla, 203 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünün tasdikine ilişkin 33756 ilam (23.06.2021 tarih ve 49775 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu Kararının Düzeltilmesine Mahal Olmadığına oybirliğiyle,

Karar verildiği 18.01.2023 tarih ve 53205 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.