SayıştaySayıştay Temyiz Kararı55397
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire5
Dosya No51197
Yılı2020
Konu: Maktu fazla çalışma ücreti
12 sayılı İlamın 27’nci maddesi ile; itfaiye teşkilatında çalışan ancak maktu fazla çalışma ücreti ödenmemesi gereken kişilere maktu mesai ödenmesi sonucu oluşan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Sorumlular ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenilmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İtfaiye teşkilatında çalışan ancak maktu fazla çalışma ücreti ödenmemesi gereken kişilere ödeme yapılması suretiyle … TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “İtfaiye” başlıklı 52’nci maddesinin ikinci fıkrasında; “İtfaiye hizmetleri kesintisiz olarak yürütülür. İtfaiye personelinin çalışma süresi ve saatleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın, hizmetin aksatılmadan yürütülmesini sağlayacak şekilde düzenlenir. Belediye itfaiye teşkilâtında fiilen çalışanlara fazla mesai ücreti olarak yılı bütçe kanununda belirlenen üst sınırı aşmamak kaydıyla belediye meclisi kararı ile tespit edilen maktu tutar ödenir.” hükmü yer almaktadır.
2020 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun K Cetvelinin “Aylık maktu fazla çalışma ücreti” başlıklı bölümünde, belediyeler ile bunlara bağlı müstakil bütçeli kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarda (iktisadi işletmeler hariç) görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele belediye meclis kararı ile tespit edilen tutarın, fazla çalışma ücreti olarak maktuen ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, personele aylık maktu fazla çalışma ücreti verilebilmesi için 657 sayılı yasada belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışmak gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, bir personelin aylık maktu mesai alabilmesi için kadrosunun itfaiye memurluğunda olmasından ziyade fiili olarak itfaiye hizmetlerini ifa ediyor olması gerekmektedir.
Yapılan incelemede İtfaiye Afet Koordinasyon ve Planlama Amirliği, İtfaiye Yangın Önleme ve Denetim Amirliği ile yangına müdahale ekibinde olan personel ile idari işler, bakım ve onarım personeli ile eğitim ve halkla ilişkiler birimindeki personelin itfaiye hizmeti kapsamında çalışanlar olduğu anlaşılmıştır. İtfaiye hizmeti bir bütün olarak ele alınması gerektiği için, itfaiye biriminde fiilen yürütülen itfaiye hizmetlerini yerine getiren tüm personele maktu fazla mesai ücreti ödenmesi gerekmektedir. Bu nedenle itfaiye teşkilatında fiilen çalışıp fazla mesai yapan tüm personele merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen maktu fazla mesai ücreti ödenebilecektir.
12 sayılı ilamın 27’nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA, yukarıdaki hususlar göz önüne alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE (Temyiz Kurulu Başkanı ve .... Daire Başkanı …, 2.Daire Başkanı … , Üyeler … ’in aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oy çokluğu ile,
Karar verildiği 07.06.2023 tarih ve 55397 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Üye … ’un ilave görüşü
Çoğunluğun gerekçeli bozma görüşüne iştirak etmekle birlikte;
12 sayılı İlamın 27’nci maddesiyle; itfaiye teşkilatında çalışan ancak maktu fazla çalışma ücreti ödenmemesi gereken kişilere maktu mesai ücreti ödenmesi sonucu oluşan kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Daire Kararında, İtfaiye Afet Koordinasyon ve Planlama Amirliği, İtfaiye Yangın Önleme ve Denetim Amirliği ile yangına müdahale ekibinde olan personelin itfaiye hizmetinde çalışanlar olduğu; idari işler, bakım ve onarım personeli ile eğitim ve halkla ilişkiler birimindeki personelin destek hizmeti kapsamında çalışanlar olduğu; destek hizmet personelinin normal memur mesaisine tabi olduğu gibi yaptıkları işin itfaiye hizmetinden ziyade yardımcı ve destek işi olduğu; bu nedenle destek hizmeti kapsamında çalışan personele maktu mesai ücreti ödenmemesi gerektiği ifade edilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Zabıtanın görev ve yetkileri“ başlıklı 51’nci maddesinde, “Belediye zabıta ve özel güvenlik hizmetlerinde fiilen çalışanlara, fazla mesai ücreti olarak yılı bütçe kanununda belirlenen üst sınırı aşmamak kaydıyla belediye meclisi kararı ile tespit edilen maktu tutar ödenir.” hükmü yer alırken, aynı Kanun’un “İtfaiye” başlıklı 52’nci maddesinde, “Belediye itfaiye teşkilâtında fiilen çalışanlara fazla mesai ücreti olarak yılı bütçe kanununda belirlenen üst sınırı aşmamak kaydıyla belediye meclisi kararı ile tespit edilen maktu tutar ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Her iki madde incelendiğinde görüleceği üzere, zabıta biriminde çalışanlara yılı merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen maktu fazla mesai ücretinin ödenebilmesi için “zabıta hizmetlerinde fiilen çalışma” şartı öngörülmüş iken, itfaiye biriminde çalışanlara mezkûr ücretin ödenebilmesi için “itfaiye teşkilatında fiilen çalışma” şartı yeterli görülmüştür. Bu bağlamda, maktu fazla mesai ücreti ödenmesinde; zabıta biriminde fiilen yürütülen zabıta hizmetleri ve destek hizmetleri ayrımı mümkün iken, itfaiye teşkilatında bahsedilen şekilde bir ayrım yapılması isabetli olmayacaktır.
21.10.2006 tarihli ve 26326 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye İtfaiye Yönetmeliği’nin 7’nci maddesinde de, “(2) İtfaiye personelinin çalışma saatleri vardiyalar şeklinde düzenlenir. Fazla çalışma ücretleri ile ilgili olarak 5393 sayılı Kanunda yer alan hükümler uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Her ne kadar 2014 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’na ekli "K" Cetvelinin "Aylık Maktu Fazla Çalışma Ücreti" başlıklı bölümünün "III. Aylık Maktu Fazla Çalışma Ücreti" alt başlığında yer alan;
"Belediyeler ile bunlara bağlı müstakil bütçeli kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarda (iktisadi işletmeler hariç), görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele (destek hizmeti yürüten personel hariç), belediye meclisi kararı ile tespit edilen tutar, fazla çalışma ücreti olarak maktuen ödenir." hükmünde, itfaiye hizmetlerinde de fiilen çalışma şartı öngörülmüşse de; 5393 sayılı Kanun’unda maktu fazla mesai ücretinin ödenmesine ilişkin esas ve usuller açısından değil, sadece ücretin maktu tutarı konusunda bütçe kanuna atıf yapılmış olduğundan mezkûr Kanun’da sağlanan hak ve menfaatin merkezi yönetim bütçe kanunları ile sınırlandırılamayacağı düşünülmektedir.
Bu durumda 5393 sayılı Kanun’da düzenlendiği şekliyle zabıta hizmetlerinde fiilen çalışanlara maktu fazla mesai ücreti ödenebilecek iken, itfaiye teşkilatında fiilen çalışıp fazla mesai yapan tüm personele merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen maktu fazla mesai ücreti ödenebilecektir.
Bu itibarla; tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi uygun olacaktır.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Temyiz Kurulu Başkanı ve …. Daire Başkanı …, Üye … ’in karşı oy gerekçesi
İtfaiye teşkilatında çalışan ancak maktu fazla çalışma ücreti ödenmemesi gereken kişilere ödeme yapılması suretiyle … TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
31.12.2019 gün ve 30995 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7197 sayılı 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun K cetvelinde; “Belediyeler ile bunlara bağlı müstakil bütçeli kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarda (iktisadi işletmeler hariç), görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele (destek hizmeti yürüten personel hariç), belediye meclisi kararı ile tespit edilen tutar, fazla çalışma ücreti olarak maktuen ödenir. ” denilmektedir. Bu maddeye istinaden fazla çalışma ücreti ödenebilmesi için, kişinin 657 sayılı Kanun’da belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personel olması ve destek hizmeti yürüten personel olmaması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
İtfaiye Afet Koordinasyon ve Planlama Amirliği, İtfaiye Yangın Önleme ve Denetim Amirliği ile yangına müdahale ekibinde olanlar itfaiye hizmetinde çalışmaktadır. İdari işler, bakım ve onarım personeli ile eğitim ve halkla ilişkilerde çalışanlar destek hizmeti kapsamında çalışmaktadır. Bu kişiler normal mesaiye tabi olduğu gibi yaptıkları iş itfaiye hizmetinden ziyade yardımcı ve destek işidir.
Bütçe Kanunu’nda, “...görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele.... ” denilmektedir. Bu bağlamda vardiya siteminde çalışan kişiler 657 sayılı Kanun’da belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personeldir. Yangın Önleme Denetleme Amirliği Personeli ile Afet Koordinasyon ve Planlama Personeli itfaiye hizmetinde çalışan personel olmakla birlikte mesai saatleri diğer Devlet memurları gibidir. Yani normal mesaiye (08: 30 - 17: 30) tabi olarak görev yapmaktadırlar. Kişilerin günlük devam çizelgelerinin incelenmesinde bu durum açıkça görülmektedir. Bu bağlamda bu kapsamda çalışan kişilere maktu mesai ödenmemesi gerekir.
Yine, İdari İşler Amirliği Personeli, Bakım Onarım Personeli ve Eğitim ve Halkla İlişkiler Personeli olarak çalışan kişilerin mesai saatleri (08: 30 - 17: 30) diğer Devlet memurları gibidir. Günlük mesai çizelgelerinin incelenmesinde bu durum açıkça görülmektedir. Ayrıca bu kişilerin yaptıkları iş de destek hizmetidir. Diğer Daire Başkanlığındaki İdari İşler ile İtfaiyedeki İdari İşler Amirliği personeli arasında yaptıkları iş/görev açısından fark bulunmamaktadır.
01.03.2020-28.02.2021 tarihleri arasında geçerli Toplu İş Sözleşmesinin “İtfaiye İşyerinde Çalışma” başlıklı 81 inci maddesinde; “İtfaiye işçisi ve şoförü 24 saat esasına göre çalışır, 48 saat tatil yapar. Bu esas dahilinde çalışan Hizmet-İş Sendikası üyesi işçilere fazla çalışmalarına karşılık brüt 728.00 TL (YEDİYÜZ YİRMİ SEKİZ TÜRKLİRASI) ödenir. Bu ödeme işçinin izin, ücretsiz izin ve istirahatli, raporlu günler için çalıştıkları süreye göre kısıt oranında ödenir. ” denilmektedir.
Bu kapsamda, … idari işler personeli, … bakım ve onarım personeli, … ise eğitim ve halkla ilişkiler personeli olarak tıpkı diğer memurlar gibi (08: 30 - 17: 30) normal mesaiye tabi olarak çalışmaktadır. İşçilere anılan maddede belirtilen ödemenin yapılabilmesi için 24/48 esasına göre çalışması gerekmektedir ki bu sebeple ismi belirtilen işçiler belirtilen esaslara göre çalışmadıkları için bu ödemeye hak kazanamazlar.
İlam ve sorgu konusu uyuşmazlık İtfaiye Müdürlüğünde normal memur mesaisinde çalışan veya destek hizmetinde çalışan kişilere maktu fazla çalışma ücreti ödenip ödenmeyeceği noktasındadır.
İlgili yıl Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu K cetvelinde, “Belediyeler ile bunlara bağlı müstakil bütçeli kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarda (iktisadi işletmeler hariç), görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele (destek hizmeti yürüten personel hariç), belediye meclisi kararı ile tespit edilen tutar, fazla çalışma ücreti olarak maktuen ödenir. ”
denilmektedir.
Bu maddeye istinaden fazla çalışma ücreti ödenebilmesi için; 657 sayılı Kanun’da belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personel olması ve destek hizmeti yürüten personel olmaması şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
İtfaiyenin ana işi olan İtfaiye Afet Koordinasyon ve Planlama Amirliği, İtfaiye Yangın Önlem ve Denetim Amirliği ile yangına müdahale ekibinde olanlar itfaiye hizmetinde çalışmaktadır. Buna karşılık idari işlerde, bakım onarım personeli ile eğitim ve halkla ilişkilerde çalışanlar destek hizmeti kapsamındadır. Bu kişiler normal mesaiye tabi olduğu gibi yaptıkları iş itfaiye hizmetinden ziyade yardımcı ve destek işidir.
Bütçe Kanununda, “...görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele....” denilmektedir. Bu bağlamda vardiya siteminde çalışan kişiler 657 Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın itfaiye hizmetlerinde çalışan personeldir.
Ancak Yangın önleme Denetleme Amirliği Personeli ile Afet Koordinasyon ve Planlama Personeli itfaiye hizmetinde çalışan personel olsalar da mesai saatleri diğer Devlet memurları gibidir. Buna ilişkin günlük devam (mesai) çizelgelerinin incelenmesinde bu durum açıkça görülmektedir.
Bu bağlamda, İdari İşler Amirliği Personeli ile Eğitim ve Halkla İlişkiler Personeli itfaiye hizmetinde çalışan personel olsalar da mesai saatleri diğer devlet memurları gibidir. Buna ilişkin günlük devam çizelgelerinin incelenmesinde bu durum da açıkça görülmektedir.
Sonuç olarak, İdari İşler Amirliği Personeli, Bakım ve Onarım Personeli, Eğitim ve Halkla İlişkiler Personelinin normal mesaiye tabi olarak çalıştığı anlaşıldığından kişilere yapılan maktu fazla çalışma ücreti ödemelerinde mevzuata uyarlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar doğrultusunda, itfaiye teşkilatında çalışan ancak maktu fazla çalışma ücreti ödenmemesi gereken kişilere maktu mesai ödenmesi nedeniyle … TL kamu zararına hükmedilen daire kararının tasdik edilmesi gerekir.
….Daire Başkanı … ve Üye … ’in karşı oy gerekçesi
Esasa ilişkin olarak Daire Kararı’nın tasdiki yönündeki azınlık görüşüne katılmakla birlikte, usul yönünden;
Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak Dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 sayılı Kanun’un, “Temyiz” başlıklı 55’nci maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek ilgili Daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile Daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay Dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da Dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.
Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dâhil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanun’da normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.
İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumlular haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol Dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.
Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında bozma kararı verildiği kabul edilemeyeceğinden sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.
Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna (bahse konu olayda 9 oya) ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılamaz. Açıklanan nedenlerle müzakerelere devam edilerek İlam hükmüne ilişkin kaldırma kararı dışındaki seçenekler üzerinde görüşme yapılmalı, tasdik veya bozma kararları oylanmalıdır.
12 sayılı İlamın 27’nci maddesi ile; itfaiye teşkilatında çalışan ancak maktu fazla çalışma ücreti ödenmemesi gereken kişilere maktu mesai ödenmesi sonucu oluşan … TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Sorumlular ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenilmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İtfaiye teşkilatında çalışan ancak maktu fazla çalışma ücreti ödenmemesi gereken kişilere ödeme yapılması suretiyle … TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “İtfaiye” başlıklı 52’nci maddesinin ikinci fıkrasında; “İtfaiye hizmetleri kesintisiz olarak yürütülür. İtfaiye personelinin çalışma süresi ve saatleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın, hizmetin aksatılmadan yürütülmesini sağlayacak şekilde düzenlenir. Belediye itfaiye teşkilâtında fiilen çalışanlara fazla mesai ücreti olarak yılı bütçe kanununda belirlenen üst sınırı aşmamak kaydıyla belediye meclisi kararı ile tespit edilen maktu tutar ödenir.” hükmü yer almaktadır.
2020 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun K Cetvelinin “Aylık maktu fazla çalışma ücreti” başlıklı bölümünde, belediyeler ile bunlara bağlı müstakil bütçeli kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarda (iktisadi işletmeler hariç) görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele belediye meclis kararı ile tespit edilen tutarın, fazla çalışma ücreti olarak maktuen ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, personele aylık maktu fazla çalışma ücreti verilebilmesi için 657 sayılı yasada belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışmak gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, bir personelin aylık maktu mesai alabilmesi için kadrosunun itfaiye memurluğunda olmasından ziyade fiili olarak itfaiye hizmetlerini ifa ediyor olması gerekmektedir.
Yapılan incelemede İtfaiye Afet Koordinasyon ve Planlama Amirliği, İtfaiye Yangın Önleme ve Denetim Amirliği ile yangına müdahale ekibinde olan personel ile idari işler, bakım ve onarım personeli ile eğitim ve halkla ilişkiler birimindeki personelin itfaiye hizmeti kapsamında çalışanlar olduğu anlaşılmıştır. İtfaiye hizmeti bir bütün olarak ele alınması gerektiği için, itfaiye biriminde fiilen yürütülen itfaiye hizmetlerini yerine getiren tüm personele maktu fazla mesai ücreti ödenmesi gerekmektedir. Bu nedenle itfaiye teşkilatında fiilen çalışıp fazla mesai yapan tüm personele merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen maktu fazla mesai ücreti ödenebilecektir.
12 sayılı ilamın 27’nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA, yukarıdaki hususlar göz önüne alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE (Temyiz Kurulu Başkanı ve .... Daire Başkanı …, 2.Daire Başkanı … , Üyeler … ’in aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oy çokluğu ile,
Karar verildiği 07.06.2023 tarih ve 55397 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Üye … ’un ilave görüşü
Çoğunluğun gerekçeli bozma görüşüne iştirak etmekle birlikte;
12 sayılı İlamın 27’nci maddesiyle; itfaiye teşkilatında çalışan ancak maktu fazla çalışma ücreti ödenmemesi gereken kişilere maktu mesai ücreti ödenmesi sonucu oluşan kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Daire Kararında, İtfaiye Afet Koordinasyon ve Planlama Amirliği, İtfaiye Yangın Önleme ve Denetim Amirliği ile yangına müdahale ekibinde olan personelin itfaiye hizmetinde çalışanlar olduğu; idari işler, bakım ve onarım personeli ile eğitim ve halkla ilişkiler birimindeki personelin destek hizmeti kapsamında çalışanlar olduğu; destek hizmet personelinin normal memur mesaisine tabi olduğu gibi yaptıkları işin itfaiye hizmetinden ziyade yardımcı ve destek işi olduğu; bu nedenle destek hizmeti kapsamında çalışan personele maktu mesai ücreti ödenmemesi gerektiği ifade edilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Zabıtanın görev ve yetkileri“ başlıklı 51’nci maddesinde, “Belediye zabıta ve özel güvenlik hizmetlerinde fiilen çalışanlara, fazla mesai ücreti olarak yılı bütçe kanununda belirlenen üst sınırı aşmamak kaydıyla belediye meclisi kararı ile tespit edilen maktu tutar ödenir.” hükmü yer alırken, aynı Kanun’un “İtfaiye” başlıklı 52’nci maddesinde, “Belediye itfaiye teşkilâtında fiilen çalışanlara fazla mesai ücreti olarak yılı bütçe kanununda belirlenen üst sınırı aşmamak kaydıyla belediye meclisi kararı ile tespit edilen maktu tutar ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Her iki madde incelendiğinde görüleceği üzere, zabıta biriminde çalışanlara yılı merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen maktu fazla mesai ücretinin ödenebilmesi için “zabıta hizmetlerinde fiilen çalışma” şartı öngörülmüş iken, itfaiye biriminde çalışanlara mezkûr ücretin ödenebilmesi için “itfaiye teşkilatında fiilen çalışma” şartı yeterli görülmüştür. Bu bağlamda, maktu fazla mesai ücreti ödenmesinde; zabıta biriminde fiilen yürütülen zabıta hizmetleri ve destek hizmetleri ayrımı mümkün iken, itfaiye teşkilatında bahsedilen şekilde bir ayrım yapılması isabetli olmayacaktır.
21.10.2006 tarihli ve 26326 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye İtfaiye Yönetmeliği’nin 7’nci maddesinde de, “(2) İtfaiye personelinin çalışma saatleri vardiyalar şeklinde düzenlenir. Fazla çalışma ücretleri ile ilgili olarak 5393 sayılı Kanunda yer alan hükümler uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Her ne kadar 2014 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’na ekli "K" Cetvelinin "Aylık Maktu Fazla Çalışma Ücreti" başlıklı bölümünün "III. Aylık Maktu Fazla Çalışma Ücreti" alt başlığında yer alan;
"Belediyeler ile bunlara bağlı müstakil bütçeli kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarda (iktisadi işletmeler hariç), görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele (destek hizmeti yürüten personel hariç), belediye meclisi kararı ile tespit edilen tutar, fazla çalışma ücreti olarak maktuen ödenir." hükmünde, itfaiye hizmetlerinde de fiilen çalışma şartı öngörülmüşse de; 5393 sayılı Kanun’unda maktu fazla mesai ücretinin ödenmesine ilişkin esas ve usuller açısından değil, sadece ücretin maktu tutarı konusunda bütçe kanuna atıf yapılmış olduğundan mezkûr Kanun’da sağlanan hak ve menfaatin merkezi yönetim bütçe kanunları ile sınırlandırılamayacağı düşünülmektedir.
Bu durumda 5393 sayılı Kanun’da düzenlendiği şekliyle zabıta hizmetlerinde fiilen çalışanlara maktu fazla mesai ücreti ödenebilecek iken, itfaiye teşkilatında fiilen çalışıp fazla mesai yapan tüm personele merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen maktu fazla mesai ücreti ödenebilecektir.
Bu itibarla; tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi uygun olacaktır.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Temyiz Kurulu Başkanı ve …. Daire Başkanı …, Üye … ’in karşı oy gerekçesi
İtfaiye teşkilatında çalışan ancak maktu fazla çalışma ücreti ödenmemesi gereken kişilere ödeme yapılması suretiyle … TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
31.12.2019 gün ve 30995 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7197 sayılı 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun K cetvelinde; “Belediyeler ile bunlara bağlı müstakil bütçeli kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarda (iktisadi işletmeler hariç), görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele (destek hizmeti yürüten personel hariç), belediye meclisi kararı ile tespit edilen tutar, fazla çalışma ücreti olarak maktuen ödenir. ” denilmektedir. Bu maddeye istinaden fazla çalışma ücreti ödenebilmesi için, kişinin 657 sayılı Kanun’da belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personel olması ve destek hizmeti yürüten personel olmaması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
İtfaiye Afet Koordinasyon ve Planlama Amirliği, İtfaiye Yangın Önleme ve Denetim Amirliği ile yangına müdahale ekibinde olanlar itfaiye hizmetinde çalışmaktadır. İdari işler, bakım ve onarım personeli ile eğitim ve halkla ilişkilerde çalışanlar destek hizmeti kapsamında çalışmaktadır. Bu kişiler normal mesaiye tabi olduğu gibi yaptıkları iş itfaiye hizmetinden ziyade yardımcı ve destek işidir.
Bütçe Kanunu’nda, “...görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele.... ” denilmektedir. Bu bağlamda vardiya siteminde çalışan kişiler 657 sayılı Kanun’da belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personeldir. Yangın Önleme Denetleme Amirliği Personeli ile Afet Koordinasyon ve Planlama Personeli itfaiye hizmetinde çalışan personel olmakla birlikte mesai saatleri diğer Devlet memurları gibidir. Yani normal mesaiye (08: 30 - 17: 30) tabi olarak görev yapmaktadırlar. Kişilerin günlük devam çizelgelerinin incelenmesinde bu durum açıkça görülmektedir. Bu bağlamda bu kapsamda çalışan kişilere maktu mesai ödenmemesi gerekir.
Yine, İdari İşler Amirliği Personeli, Bakım Onarım Personeli ve Eğitim ve Halkla İlişkiler Personeli olarak çalışan kişilerin mesai saatleri (08: 30 - 17: 30) diğer Devlet memurları gibidir. Günlük mesai çizelgelerinin incelenmesinde bu durum açıkça görülmektedir. Ayrıca bu kişilerin yaptıkları iş de destek hizmetidir. Diğer Daire Başkanlığındaki İdari İşler ile İtfaiyedeki İdari İşler Amirliği personeli arasında yaptıkları iş/görev açısından fark bulunmamaktadır.
01.03.2020-28.02.2021 tarihleri arasında geçerli Toplu İş Sözleşmesinin “İtfaiye İşyerinde Çalışma” başlıklı 81 inci maddesinde; “İtfaiye işçisi ve şoförü 24 saat esasına göre çalışır, 48 saat tatil yapar. Bu esas dahilinde çalışan Hizmet-İş Sendikası üyesi işçilere fazla çalışmalarına karşılık brüt 728.00 TL (YEDİYÜZ YİRMİ SEKİZ TÜRKLİRASI) ödenir. Bu ödeme işçinin izin, ücretsiz izin ve istirahatli, raporlu günler için çalıştıkları süreye göre kısıt oranında ödenir. ” denilmektedir.
Bu kapsamda, … idari işler personeli, … bakım ve onarım personeli, … ise eğitim ve halkla ilişkiler personeli olarak tıpkı diğer memurlar gibi (08: 30 - 17: 30) normal mesaiye tabi olarak çalışmaktadır. İşçilere anılan maddede belirtilen ödemenin yapılabilmesi için 24/48 esasına göre çalışması gerekmektedir ki bu sebeple ismi belirtilen işçiler belirtilen esaslara göre çalışmadıkları için bu ödemeye hak kazanamazlar.
İlam ve sorgu konusu uyuşmazlık İtfaiye Müdürlüğünde normal memur mesaisinde çalışan veya destek hizmetinde çalışan kişilere maktu fazla çalışma ücreti ödenip ödenmeyeceği noktasındadır.
İlgili yıl Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu K cetvelinde, “Belediyeler ile bunlara bağlı müstakil bütçeli kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarda (iktisadi işletmeler hariç), görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele (destek hizmeti yürüten personel hariç), belediye meclisi kararı ile tespit edilen tutar, fazla çalışma ücreti olarak maktuen ödenir. ”
denilmektedir.
Bu maddeye istinaden fazla çalışma ücreti ödenebilmesi için; 657 sayılı Kanun’da belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personel olması ve destek hizmeti yürüten personel olmaması şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
İtfaiyenin ana işi olan İtfaiye Afet Koordinasyon ve Planlama Amirliği, İtfaiye Yangın Önlem ve Denetim Amirliği ile yangına müdahale ekibinde olanlar itfaiye hizmetinde çalışmaktadır. Buna karşılık idari işlerde, bakım onarım personeli ile eğitim ve halkla ilişkilerde çalışanlar destek hizmeti kapsamındadır. Bu kişiler normal mesaiye tabi olduğu gibi yaptıkları iş itfaiye hizmetinden ziyade yardımcı ve destek işidir.
Bütçe Kanununda, “...görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele....” denilmektedir. Bu bağlamda vardiya siteminde çalışan kişiler 657 Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın itfaiye hizmetlerinde çalışan personeldir.
Ancak Yangın önleme Denetleme Amirliği Personeli ile Afet Koordinasyon ve Planlama Personeli itfaiye hizmetinde çalışan personel olsalar da mesai saatleri diğer Devlet memurları gibidir. Buna ilişkin günlük devam (mesai) çizelgelerinin incelenmesinde bu durum açıkça görülmektedir.
Bu bağlamda, İdari İşler Amirliği Personeli ile Eğitim ve Halkla İlişkiler Personeli itfaiye hizmetinde çalışan personel olsalar da mesai saatleri diğer devlet memurları gibidir. Buna ilişkin günlük devam çizelgelerinin incelenmesinde bu durum da açıkça görülmektedir.
Sonuç olarak, İdari İşler Amirliği Personeli, Bakım ve Onarım Personeli, Eğitim ve Halkla İlişkiler Personelinin normal mesaiye tabi olarak çalıştığı anlaşıldığından kişilere yapılan maktu fazla çalışma ücreti ödemelerinde mevzuata uyarlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar doğrultusunda, itfaiye teşkilatında çalışan ancak maktu fazla çalışma ücreti ödenmemesi gereken kişilere maktu mesai ödenmesi nedeniyle … TL kamu zararına hükmedilen daire kararının tasdik edilmesi gerekir.
….Daire Başkanı … ve Üye … ’in karşı oy gerekçesi
Esasa ilişkin olarak Daire Kararı’nın tasdiki yönündeki azınlık görüşüne katılmakla birlikte, usul yönünden;
Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak Dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 sayılı Kanun’un, “Temyiz” başlıklı 55’nci maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek ilgili Daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile Daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay Dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da Dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.
Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dâhil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanun’da normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.
İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumlular haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol Dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.
Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında bozma kararı verildiği kabul edilemeyeceğinden sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.
Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna (bahse konu olayda 9 oya) ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılamaz. Açıklanan nedenlerle müzakerelere devam edilerek İlam hükmüne ilişkin kaldırma kararı dışındaki seçenekler üzerinde görüşme yapılmalı, tasdik veya bozma kararları oylanmalıdır.