SayıştaySayıştay Temyiz Kararı55598

Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Kurum / İdareYüksek Öğretim Kurumları
Daire8
Dosya No49725
Yılı2018
Rektörlük konutuna ait temizlik giderlerinin üniversite bütçesinden ödenmesi;

189 sayılı İlamın 3. maddesiyle; … Üniversitesi Rektörü … tarafından lojman olarak kullanılan ve Üniversite’nin mülkiyetinde bulunan konuta ait temizlik giderlerinin Üniversite bütçesinden ödendiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Sorumlu [(Yapılan Harcamaya Yönelik Talimatı Veren) Üst Yönetici sıfatıyla temyiz talep eden Rektör Prof. Dr. …], temyiz dilekçesinde özetle; konunun daha iyi anlaşılabilmesi adına Kurulumuza konu hakkında kısaca bilgi vermek istediğini, şöyle ki;

1) Eşyalı Görev Tahsisli Rektörlük konutunun 820 m² dış, 750 m² iç olmak üzere yaklaşık 1.500 m²’den oluştuğunu, bu konutun projesinin göreve başladığı tarihten öncesine dayandığını, yapımına kendisinde önce başlanıldığını, ancak konutun göreve başladıktan bir müddet sonra İdareye teslim edildiğini, Rektörlük konutuna ait yapım işinin bitmesi üzerine bu konutun kullanıma uygun ve hazır hale getirilmesi için birtakım zorunlu temizlik işleri yapıldığını, ancak bu masrafların kullanım sırasında tarafından yapılan olağan temizlik işleri için olmayıp, tamamen Rektörlük konutunun kullanıma hazır hale getirilmesi nedeniyle yapılmış esaslı bakım tamirat ve olağan olmayan temizlik işleri olduğunu, işte Denetçi raporunda bahsedilmekte olan temizlik işinin de bu kapsamda yapılan bir iş olduğunu ve konutun kullanıma uygun ve hazır hale getirilmesi için yapılmak zorunda kalınan zorunlu bir masraf olduğunu, Denetçi raporunda ve Daire kararında sanki bu temizliğin konutu kullandığı esnada tarafından yapılan olağan bir temizlik olduğu izlenimi verilmeye çalışıldığını ki durumun böyle olmadığını; yukarıda anlattığı gibi olduğunu, 1.500 m² büyüklüğünde olan ve Kamu Konutları Yönetmeliğinin 3 sayılı cetveline göre eşyalı görev tahsisli konut niteliğinde olan Rektörlük Konutunun ilk kullanıma hazır hale getirilebilmesi için demirbaş ve mefruşat giderleri ile diğer temizlik hizmetlerinin tamamının oturan tarafından karşılanmasının yasal açıdan mümkün olmadığını ve bunu kullanacak olana yapılan büyük bir haksızlık olacağını, zaten konutta oturanın ilgili Yönetmelik gereği aydınlatma, elektrik, gaz, su vb. diğer giderlerinin bile sadece bir kısmını (konutun yüz yirmi metrekaresine isabet eden tutarı) ödeyeceğinin Yönetmelikte yazılı olduğunu, Kamu Konutları Yönetmeliğinin Beşinci Bölümünün “Kurum Kuruluşlarca Karşılanacak İşletme, Bakım ve Onarım Giderleri ’’ başlıklı 26 ncı maddesinde;

“a) Bu Yönetmeliğe göre, kamu konutu olarak ayrılan konutların;

1) 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmayan kaloriferli konutların ısınma giderleri,

2) Borçlar Kanununun 258 nci maddesinde bahsi geçen ve konutların olağan kullanılmasından doğan temizlik ve küçük onarım giderleri dışında kalan asansör, kalorifer, ana duvarlar, çatı, koridor gibi ortak yerlerin bakımı, korunması ve onarımı ile ilgili giderleri,

3) (Değişik: 1/9/1986-86/10974) Kalorifer, hidrofor ve asansör gibi ortak tesislerin elektrik ve işletme giderleri,

4) Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren beş yılda bir boya (yağlı, plastik gibi) ve üç yılda bir badana giderleri,

b) Özel tahsisli konutların ısınma, işletme, bakım ve onarım giderleri ile demirbaş eşya ve mefruşat giderleri ve konutun aydınlatma, elektrik, su, gaz, temizlik, telefon, kapıcı, ahçı, kaloriferci, bahçıvan ve benzeri giderleri,

c) Görev tahsisli konutlardan (3) sayılı cetvelde belirtilen makam ve rütbe sahiplerine tahsis edilen konutların (a) bendinde belirtilen giderlerine ilave olarak, demirbaş eşya ve mefruşat giderlerinin tamamı ile konutun aydınlatma, elektrik, su, gaz ve benzeri giderlerinin, konutun yüzyirmi metrekaresine isabet eden kısmından fazlası,

Kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanır.

…”

Şeklinde bir düzenleme yer aldığını, Bu Yönetmelik maddesinde 3 sayılı Cetvelde yer alan konutların (Rektörler 3 sayılı Cetvelde yer alır) olağan kullanım dışında kalan temizlik giderinin tamamının kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödeneceğinin yazıldığını, işte Rektörlük konutunun kullanıma uygun ve hazır hale getirilebilmesi için yapılan bu temizliğin olağan bir temizlik değil; olağandışı bir temizlik olduğunu, hak ve nefaset kuralları gereği de bu temizlik ücretinin Kuruma ait olması gerektiğini, konutun rutin ve şahsi kullanımına ait temizlik işlerinin ise tarafından zaten karşılandığını, 294 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinde;

“3.3. Kamu Kurum ve Kuruluşları Tarafından Karşılanacak Giderler

Kamu konutu olarak tahsis tarihinden itibaren;

a) Özel tahsisli konutların ısınma, işletme, bakım ve onarım giderleri ile demirbaş eşya ve mefruşat giderleri ve konutun aydınlatma, elektrik, su, gaz, temizlik, telefon, kapıcı, aşçı, kaloriferci, bahçıvan ve benzeri giderleri,

b) Eşyalı görev tahsisli konutların demirbaş eşya ve mefruşat giderleri,

c) Konutların, tahsis edilenlerce karşılanacak giderleri dışındaki esaslı bakım ve onarım giderleri,(EK:5)

d) İdarelerce inşa veya satın alma yoluyla edinilenler hariç olmak üzere; diğer yollarla edinilen kullanılmış konutlardan ilk defa kamu konutu olarak kullanılacak olanlardan onarıma ihtiyaç duyulan kamu konutlarının, bu Genel Tebliğin 3.2. bölümünde belirtilen hükümlere uyulmadan, söz konusu konutların kullanıma uygun duruma getirilmesi için yapılması gereken onarım giderleri,

e) Konutların boş kaldığı süreler için ortak kullanım alanlarına ait giderler,

kamu kurum ve kuruluşları tarafından karşılanır.”

Şeklinde bir düzenleme yer aldığını, işte Rektörlük konutunun temizlik işinin de esaslı bir bakım işi olarak kabul edilmesi ve konutu kullanıma hazır hale getirmek için yapıldığının unutulmaması gerektiğini,

2) Denetçilerin görüşlerinde ödemenin 2018 yılında gerçekleştirildiğini ancak Rektörlük konutunun 2016 yılında kullanılmaya başlandığını dolayısıyla bu harcamanın Rektörlük Konutunun kullanıma hazır hale getirmek için yapılmış olamayacağını iddia ettiklerini ve bu iddianın da maalesef ki Daire tarafından itibar gördüğünü, ancak daha önceki dilekçelerinde de arz ettikleri üzere Rektörlük Konutuna apar topar ve yoğun kış şartları altında taşınıldığını, birçok eksik iş ve esaslı bakımın yapılması ile tamirat işlerinin sonraya bırakıldığını, inşaattan kalan artıkların ve lekelerin silinmesi ve de pisliğin tahliye edilmesi sonraya bırakıldığından bunların ödemesinin de ileriki bir tarihte gerçekleştiğini, kaldı ki daha önce İdare tarafından Rektörlük konutunun ilk kullanıma hazır hale getirilmesi için herhangi bir ödeme yapılmamış olmasının da bunun en açık delili olduğunu,

3) Yine Dairenin, Kamu Konutları Kanununun 6 ncı maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle Yönetmeliğin 26 ncı 27 nci ve 28 inci maddelerinin uygulama kabiliyeti kalmadığını bu manada Tebliğ’e bakılması gerektiğini ve Tebliğ’de de temizlik işlerinin İdarece karşılanacağı yönünde bir hükme yer verilmediğini ifade ettiğini, öncelikle bu değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu ifade etmek istediğini, şöyle ki; atıfta bulunulan Kanunun 6 ncı maddesinin 1996 tarihinde yürürlükten kaldırıldığının doğru olduğunu, ancak bu yürürlükten kaldırmanın Yönetmeliğin 26 ncı 27 nci ve 28 inci maddelerini otomatikman hükümsüz bıraktığı iddiasının yanlış olduğunu, Kanunun 6 ncı maddesinde düzenlenen hususun (kamu konutlarının işletme bakım ve onarım giderleri hususu) aslında Yönetmelikle düzenlenmesi gereken bir husus olduğu, kamu konutlarının işletme bakım ve onarım giderleri meselesinin çok tafsilatlı bir mesele olduğu ve ayrıntıyı gerektirdiği düşüncesiyle maddenin ilga edildiğini, bu işin Yönetmelik’e bırakıldığını, dolayısıyla Yönetmeliğin 26 ncı 27 nci ve 28 inci maddelerinin halen yürürlükte olduğunu, zira 1996 yılından beri Kamu Konutları Yönetmeliğinin kimi hükümlerinin toplamda 14 kez değişmiş olmasına rağmen Yönetmeliğin 26 ncı 27 nci ve 28 inci maddelerine dokunulmadığını ve bunların değiştirilmediğini, şayet Maliye Bakanlığının, bunu isteseydi bu maddeleri pek çok kez değiştireceğini ve yürürlükten kaldıracağını, dolayısıyla ilgili maddelerin halen yürürlükte olduğunu ve uygulama kabiliyeti bulunduğunu,

4) Son olarak Daire kararında 294 nolu Tebliğ’den söz edildiğini ve Tebliğ hükümleri dikkate alındığında temizlik giderlerinin İdarece karşılanamayacağının ifade edildiğini, kanunlar hiyerarşisinde yönetmeliğin tebliğden önce geldiğini, tebliğin üst normlara aykırı olamayacağı bilinen bir hukuk kuralı olup, şayet böyle bir aykırılık varsa tebliğin ilgili maddesinin dikkate alınmayacağını ve üst normun uygulanacağını, somut olaya dönülecek olursa; yukarıda Yönetmeliğin ncı 27 nci ve 28 inci maddelerinin halen yürürlükte olduğunu dile getirdiklerini, bu durumda Tebliğ’den önce Yönetmeliğe bakılacağını ve Yönetmelik olağan temizlik gideri dışındaki diğer temizlik giderinin başka bir deyişle olağanüstü temizlik giderinin idarece karşılanacağını öngördüğüne göre (Yön. Md. 26/a-2. alt bent) ortada şahsı tarafından karşılanması gereken bir harcama bulunmadığını, zira bu temizlik giderinin inşaattan kalan artıkların ve lekelerin silinmesi ve de pisliğin tahliye edilmesi için yapılmış olup, yapılan temizliğin olağan bir temizlik olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, diğer yandan rapor ve kararda Üst Yönetici olarak sorumlu olduğunun ifade edildiğini, ancak 5018 sayılı Yasanın harcama sürecinde yer almayan üst yöneticiler için mali sorumluluk öngörmediği ilkesinin de dikkate alınmadığını

Yukarıda arz ve izahına çalıştığım sebeplerden; İlamda hüküm altına alınan kamu zararının gerçekleşmediğinin tespiti ile tarafınca gerçekleştirilen işlemlerin hukuka uygunluğuna karar verilmesini ve hakkında herhangi bir tazmin hükmüne karar verilmemesini Kurulumuza arz etmiştir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden İdari ve Mali İşler Daire Başkan Vekili … ve (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Şube Müdürü …, kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarındaki ortak mahiyetteki temyiz dilekçelerinde farklı olarak özetle; kamu zararına hükmedilen tutarın kendisine düşen kısmını yasal faizi ile beraber yatırmış bulunduğunu, ancak bunun suçlamaları kabul ettiği anlamına gelmeyeceğini ve bu şekilde anlaşılmaması gerektiğini, yatırmış olduğu tutarı temyiz sonunda haklı görülmesi durumunda yasal faizi ile tekrar tarafına iadesini istediğini, iade talebinin haklılığını da dilekçesinde beyan etmiş bulunduğunu, 294 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği’nin ve eklerinin; konutta oturanlar tarafından karşılanacak giderler başlığı altında yer alan kalemlerin, daha çok Rektör dışında diğer personele tahsis edilen görev, sıra ve hizmet tahsisli daireler için olduğunun düşünüldüğünü, rektörlere tahsis edilen konutların bunlardan farklı olarak düşünülmesi gerektiğini, diğer personele tahsis edilen konutların alanı yüzyirmi metrekareyi geçmezken, eşyalı görev tahsisli ve özel tahsisli konutların büyüklüklerinin çok daha farklı olduğunu, bir blok ve site şeklinde yer alan personel lojmanlarının ortak giderlerinin oturanlar tarafından karşılanmasının çok normal ve kanuni olduğunu, çünkü bu tür konutlarda oturan sayısı çok olduğundan ve ortak kullanım esasına göre ödeme yapıldığından personelin maddi anlamda zorlanmadığını, bunun yanında, eşyalı görev tahsisli konutların tüm ısınma, demirbaş ve mefruşat eşya ile aydınlatma, gaz, su ve buna benzer diğer giderlerinin tamamının mevzuat gereği karşılanabiliyor olmasının bu hizmetin de yapılabileceği kanaatini güçlendirdiğini, temizlik hizmet alımının yapıldığı alanın Üniversitenin arazisinde devlet imkânları ile yapılan ve projelendirilen resmi, rektöre tahsisli bir konut olduğunun unutulmaması gerektiğini, bu konutta kullanımda yer alan neredeyse tüm demirbaş ve mefruşat malzemelerinin başlangıçta Kurum tarafından alınmış demirbaş kaydı olan malzemeler olduğunu, devlet büyüklerinin ve resmi protokolün sıklıkla ağırlandığı, bu vesile ile aynı zamanda temsil alanı olan bu mekânın temizliğinin tek başına oturan tarafından yapılmasının pek mümkün görünmediğini, eğer konutun diğer emsalleri gibi 120 metrekare olsaydı muhtemelen içindeki eşya ve dışındaki müştemilatın da ona göre az olacağını, o takdirde böyle bir hizmet alımına zaten ihtiyaç duyulmayacağını, bu hizmet alımının üst yönetici talimatıyla konuttaki demirbaş eşya ve müştemilatın temizlik yaptırılmak suretiyle, kullanım ömrünü uzatarak uzun yıllar kullanmak saikiyle ve kanuna uygunluğu düşünülerek prosedüre uygun olarak yapıldığını, bugüne kadar tüm araştırma ve soruşturmalarına rağmen Rektörlere tahsis edilen eşyalı görev tahsisli konutlara ne tür hizmet verilip verilemeyeceği bilgisine ulaşamadıklarını, böyle bir bilginin olması halinde konu ile ilgili işlerin kolaylaşacağını ve alınacak malzeme listesi ve yapılabilecek hizmetler belli olacağından, bu liste dışında herhangi bir alıma ve hizmete müsaade edilmeyeceğinin bilinmesi gerektiğini ve üniversiteler Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğe tabi olmamasına rağmen icracı ve yasal mevzuatına uygun harcama yapan kamu görevlileri olarak harcamalarını da mümkün mertebe bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapmaya çalıştıklarını, israf ve savurganlığın en fazla dikkat ettikleri ve mücadele verdikleri kavramlar olduğunu, israf ve savurganlık kurumlar ve makamlar bazlı ölçütü net olmadığından yorum farkları olabildiğini, harcama politikalarında uyulacak kıstasları belirlemenin kendi müdahale alanları dışında olduğunu, aynı konularla ilgili farklı üniversitelerde farklı veya benzer durumlarla karşılaşmanın mümkün olduğunu, örneklerinin mevcut olduğunu, gerek ihale ve gerek doğrudan teminle alınan mal/malzeme ve hizmet alımlarının şeffaf ve ekonomik olması için, Kurumu ve Devleti 1 kuruş dahi olsa zarara uğratmamak adına ekip olarak verdikleri hizmete kendilerinin kefil olduklarını ve manen rahat olduklarını, Üniversitelerdeki bu tip farklı uygulama ve harcamaların disipline edilmesinin yegane çaresinin tüm üniversiteleri kapsayacak ve hepsinin aynı usulde hareket etmesini sağlayacak mekanizmaları ortaya koymak olduğunu, netice itibarıyla,

> Yapılan temizlik hizmet alımının eşyalı görev tahsisli olarak kullanılan Rektörlük konutuna, gelen resmi talep üzerine yapıldığını ve teslim edildiğini, bu alımda kendi işlerinin gelen resmi talimatı piyasadan usulüne uygun olarak yerine getirmek olduğunu, hiçbir şekilde bu alımın faydalanıcısı konumunda olmadıklarını,

> Bu alıma temel dayanağın Kamu Konutlarının Yönetmeliğinin ilgili maddeleri olduğunu,

> 294 ve 339 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliğlerinde yer alan eklerde konutta oturanlar tarafından karşılanacak giderler ile kurumlar tarafından karşılanacak giderlerin zikredildiğini ve bu hükümlerin daha çok genel anlamda personele tahsis edilen konutları kapsadığı anlaşılmakla beraber bu Tebliğler ve eklerinde eşyalı görev tahsisli konutlara mal/malzeme ve temizlik hizmeti alınmayacağından bahsedilmediğini

Bu vesile ile resmi talep ve talimat üzerine, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun hizmet alım yönetmeliğine uygun olarak piyasadan rekabet sağlanarak yapılan bu harcamada, Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi olarak bulunduklarını, maddi ve manevi hiç bir menfaat beklemeksizin yapılan bu hizmet alımının dilekçelerinde zikredilen yasal dayanak noktalarına rağmen eğer hala uygun görülmüyorsa konuyla ilgili Sayıştay İlamında yer alan Denetçi ve Savcı görüşü de dikkate alınarak, hukuktaki sebepsiz zenginleşme maddesine istinaden yeniden hüküm tesis edilmesini dilediklerini ve bu işlem için beraatlarını istediklerini ifade etmişlerdir.

Bu itirazlar üzerine Temyiz Kurulunun 14.12.2022 tarihli ve 52608 tutanak (36642 ilam) sayılı Kararında (1. maddesi) özetle; “konutlara ait temizlik giderleri bizzat konutlarda oturanlar tarafından karşılanması gerektiğinden ve Rektör tarafından lojman olarak kullanılmakta olan Rektörlük konutuna ait temizlik giderinin mevzuata aykırı olarak Üniversite bütçesinden karşılanmasının, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararına sebebiyet verdiği” belirtilerek verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Yukarıda adı geçen sorumlu (…), bu defa karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurarak gönderdiği dilekçede özetle; konunun daha iyi anlaşılabilmesi adına Kurulumuza konu hakkında kısaca bilgi vermek istediğini, şöyle ki;

1) Eşyalı Görev Tahsisli Rektörlük konutunun 820 m² dış, 750 m² iç olmak üzere yaklaşık 1.500 m²’den oluştuğunu, bu konutun projesinin göreve başladığı tarihten öncesine dayandığını, yapımına kendisinde önce başlanıldığını, ancak konutun göreve başladıktan bir müddet sonra İdareye teslim edildiğini, Rektörlük konutuna ait yapım işinin bitmesi üzerine bu konutun kullanıma uygun ve hazır hale getirilmesi için birtakım zorunlu temizlik işleri yapıldığını, ancak bu masrafların kullanım sırasında tarafından yapılan olağan temizlik işleri için olmayıp, tamamen Rektörlük konutunun kullanıma hazır hale getirilmesi nedeniyle yapılmış esaslı bakım tamirat ve olağan olmayan temizlik işleri olduğunu, işte Kurumuz kararında bahsedilmekte olan temizlik işinin de bu kapsamda yapılan bir iş olduğunu ve konutun kullanıma uygun ve hazır hale getirilmesi için yapılmak zorunda kalınan zorunlu bir masraf olduğunu, Denetçi raporunda ve Daire kararında sanki bu temizliğin konutu kullandığı esnada tarafından yapılan olağan bir temizlik olduğu izlenimi verilmeye çalışıldığını ki durumun böyle olmadığını; yukarıda anlattığı gibi olduğunu, 1.500 m² büyüklüğünde olan ve Kamu Konutları Yönetmeliğinin 3 sayılı cetveline göre eşyalı görev tahsisli konut niteliğinde olan Rektörlük Konutunun ilk kullanıma hazır hale getirilebilmesi için demirbaş ve mefruşat giderleri ile diğer temizlik hizmetlerinin tamamının oturan tarafından karşılanmasının yasal açıdan mümkün olmadığını ve bunu kullanacak olana yapılan büyük bir haksızlık olacağını, zaten konutta oturanın ilgili Yönetmelik gereği aydınlatma, elektrik, gaz, su vb. diğer giderlerinin bile sadece bir kısmını (konutun yüz yirmi metrekaresine isabet eden tutarı) ödeyeceğinin Yönetmelikte yazılı olduğunu, Kamu Konutları Yönetmeliğinin Beşinci Bölümünün “Kurum Kuruluşlarca Karşılanacak İşletme, Bakım ve Onarım Giderleri ’’ başlıklı 26 ncı maddesinde;

“a) Bu Yönetmeliğe göre, kamu konutu olarak ayrılan konutların;

1) 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmayan kaloriferli konutların ısınma giderleri,

2) Borçlar Kanununun 258 nci maddesinde bahsi geçen ve konutların olağan kullanılmasından doğan temizlik ve küçük onarım giderleri dışında kalan asansör, kalorifer, ana duvarlar, çatı, koridor gibi ortak yerlerin bakımı, korunması ve onarımı ile ilgili giderleri,

3) (Değişik: 1/9/1986-86/10974) Kalorifer, hidrofor ve asansör gibi ortak tesislerin elektrik ve işletme giderleri,

4) Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren beş yılda bir boya (yağlı, plastik gibi) ve üç yılda bir badana giderleri,

b) Özel tahsisli konutların ısınma, işletme, bakım ve onarım giderleri ile demirbaş eşya ve mefruşat giderleri ve konutun aydınlatma, elektrik, su, gaz, temizlik, telefon, kapıcı, ahçı, kaloriferci, bahçıvan ve benzeri giderleri,

c) Görev tahsisli konutlardan (3) sayılı cetvelde belirtilen makam ve rütbe sahiplerine tahsis edilen konutların (a) bendinde belirtilen giderlerine ilave olarak, demirbaş eşya ve mefruşat giderlerinin tamamı ile konutun aydınlatma, elektrik, su, gaz ve benzeri giderlerinin, konutun yüzyirmi metrekaresine isabet eden kısmından fazlası,

Kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanır.

…”

Şeklinde bir düzenleme yer aldığını, Bu Yönetmelik maddesinde 3 sayılı Cetvelde yer alan konutların (Rektörler 3 sayılı Cetvelde yer alır) olağan kullanım dışında kalan temizlik giderinin tamamının kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödeneceğinin yazıldığını, işte Rektörlük konutunun kullanıma uygun ve hazır hale getirilebilmesi için yapılan bu temizliğin olağan bir temizlik değil; olağandışı bir temizlik olduğunu, hak ve nefaset kuralları gereği de bu temizlik ücretinin Kuruma ait olması gerektiğini, konutun rutin ve şahsi kullanımına ait temizlik işlerinin ise tarafından zaten karşılandığını, 294 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinde;

“3.3. Kamu Kurum ve Kuruluşları Tarafından Karşılanacak Giderler

Kamu konutu olarak tahsis tarihinden itibaren;

a) Özel tahsisli konutların ısınma, işletme, bakım ve onarım giderleri ile demirbaş eşya ve mefruşat giderleri ve konutun aydınlatma, elektrik, su, gaz, temizlik, telefon, kapıcı, aşçı, kaloriferci, bahçıvan ve benzeri giderleri,

b) Eşyalı görev tahsisli konutların demirbaş eşya ve mefruşat giderleri,

c) Konutların, tahsis edilenlerce karşılanacak giderleri dışındaki esaslı bakım ve onarım giderleri,(EK:5)

d) İdarelerce inşa veya satın alma yoluyla edinilenler hariç olmak üzere; diğer yollarla edinilen kullanılmış konutlardan ilk defa kamu konutu olarak kullanılacak olanlardan onarıma ihtiyaç duyulan kamu konutlarının, bu Genel Tebliğin 3.2. bölümünde belirtilen hükümlere uyulmadan, söz konusu konutların kullanıma uygun duruma getirilmesi için yapılması gereken onarım giderleri,

e) Konutların boş kaldığı süreler için ortak kullanım alanlarına ait giderler,

kamu kurum ve kuruluşları tarafından karşılanır.”

Şeklinde bir düzenleme yer aldığını, işte Rektörlük konutunun temizlik işinin de esaslı bir bakım işi olarak kabul edilmesi ve konutu kullanıma hazır hale getirmek için yapıldığının unutulmaması gerektiğini,

2) Kurulun çoğunluk görüşünde ödemenin 2018 yılında gerçekleştirildiğini ancak Rektörlük konutunun 2016 yılında kullanılmaya başlandığını dolayısıyla bu harcamanın Rektörlük Konutunun kullanıma hazır hale getirmek için yapılmış olamayacağını düşündüklerini, ancak daha önceki dilekçelerinde de arz ettikleri üzere Rektörlük Konutuna apar topar ve yoğun kış şartları altında taşınıldığını, birçok eksik iş ve esaslı bakımın yapılması ile tamirat işlerinin sonraya bırakıldığını, inşaattan kalan artıkların ve lekelerin silinmesi ve de pisliğin tahliye edilmesi sonraya bırakıldığından bunların ödemesinin de ileriki bir tarihte gerçekleştiğini, kaldı ki daha önce İdare tarafından Rektörlük konutunun ilk kullanıma hazır hale getirilmesi için herhangi bir ödeme yapılmamış olmasının da bunun en açık delili olduğunu, bir diğer açık delilin ise son temizliğin yapıldığı 2018 yılından Rektörlük görevinin sona erdiği 2020 yılı Ağustos ayma kadar herhangi bir hizmet alımının yapılmamış olması ve konutun rutin temizliğinin taraflarınca yapılmış olması olduğunu, şayet konutun rutin temizliğinin mütemadiyen hizmet alımı şeklinde yapılmış olsa 2018-2020 yılları arasında yaklaşık 2 yıl içerisinde başka hizmet alımı ödemelerinin de gerçekleşmiş olması gerektiğini, ancak ilgili yıllara ait Sayıştay denetlemelerinde böyle bir bulguya yer verilmediğini, Temyiz Kurulu İlamında Temyiz Kuru Başkanı ve 6. Daire Başkanı ve 4 Kurul üyesinin karşı oy gerekçelerinde de sorumlunun temyiz dilekçesindeki iddiaların kabulüyle tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğinin ifade edildiğini,

3) Yine Kurulumuzun, Kamu Konutları Kanununun 6 ncı maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle Yönetmeliğin 26 ncı 27 nci ve 28 inci maddelerinin uygulama kabiliyeti kalmadığını bu manada Tebliğ’e bakılması gerektiğini ve Tebliğ’de de temizlik işlerinin İdarece karşılanacağı yönünde bir hükme yer verilmediğini kabul ettiğini, öncelikle bu değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu ifade etmek istediğini, şöyle ki; atıfta bulunulan Kanunun 6 ncı maddesinin 1996 tarihinde yürürlükten kaldırıldığının doğru olduğunu, ancak bu yürürlükten kaldırmanın Yönetmeliğin 26 ncı 27 nci ve 28 inci maddelerini otomatikman hükümsüz bıraktığı iddiasının yanlış olduğunu, Kanunun 6 ncı maddesinde düzenlenen hususun (kamu konutlarının işletme bakım ve onarım giderleri hususu) aslında Yönetmelikle düzenlenmesi gereken bir husus olduğu, kamu konutlarının işletme bakım ve onarım giderleri meselesinin çok tafsilatlı bir mesele olduğu ve ayrıntıyı gerektirdiği düşüncesiyle maddenin ilga edildiğini, bu işin Yönetmelik’e bırakıldığını, dolayısıyla Yönetmeliğin 26 ncı 27 nci ve 28 inci maddelerinin halen yürürlükte olduğunu, zira 1996 yılından beri Kamu Konutları Yönetmeliğinin kimi hükümlerinin toplamda 14 kez değişmiş olmasına rağmen Yönetmeliğin 26 ncı 27 nci ve 28 inci maddelerine dokunulmadığını ve bunların değiştirilmediğini, şayet Maliye Bakanlığının, bunu isteseydi bu maddeleri pek çok kez değiştireceğini ve yürürlükten kaldıracağını, dolayısıyla ilgili maddelerin halen yürürlükte olduğunu ve uygulama kabiliyeti bulunduğunu,

4) Son olarak Kurul kararında 294 nolu Tebliğ’den söz edildiğini ve Tebliğ hükümleri dikkate alındığında temizlik giderlerinin İdarece karşılanamayacağının ifade edildiğini, kanunlar hiyerarşisinde yönetmeliğin tebliğden önce geldiğini, tebliğin üst normlara aykırı olamayacağı bilinen bir hukuk kuralı olup, şayet böyle bir aykırılık varsa tebliğin ilgili maddesinin dikkate alınmayacağını ve üst normun uygulanacağını, somut olaya dönülecek olursa; yukarıda Yönetmeliğin 26 ncı 27 nci ve 28 inci maddelerinin halen yürürlükte olduğunu dile getirdiklerini, bu durumda Tebliğ’den önce Yönetmeliğe bakılacağını ve Yönetmelik olağan temizlik gideri dışındaki diğer temizlik giderinin başka bir deyişle olağanüstü temizlik giderinin idarece karşılanacağını öngördüğüne göre (Yön. Md. 26/a-2. alt bent) ortada şahsı tarafından karşılanması gereken bir harcama bulunmadığını, zira bu temizlik giderinin inşaattan kalan artıkların ve lekelerin silinmesi ve de pisliğin tahliye edilmesi için yapılmış olup, yapılan temizliğin olağan bir temizlik olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, diğer yandan rapor ve kararda Üst Yönetici olarak sorumlu olduğunun ifade edildiğini, ancak 5018 sayılı Yasanın harcama sürecinde yer almayan üst yöneticiler için mali sorumluluk öngörmediği ilkesinin de dikkate alınmadığını

İfade etmek suretiyle, yukarıda arz ve izahına çalıştığı sebeplerden ötürü; Kurulumuzca tasdikine karar verilen kamu zararının gerçekleşmediğinin tespiti ile tarafınca gerçekleştirilen işlemlerin hukuka uygunluğuna karar verilmesini ve hakkında herhangi bir tazmin hükmüne karar verilmemesini Kurulumuza arz etmiştir.

(Karar düzeltilmesine ilişkin) Başsavcılık mütalaasında özetle; dilekçede özetle; İlama konu olan harcamanın Rektörlük konutunun kullanımı sırasında yapılan olağan temizlik işleri için değil de, konutun kullanıma hazır hale getirilmesi nedeniyle yapılmış olan esaslı bakım, tamirat ve olağan olmayan temizlik işlerine ait olduğu hususunun ileri sürüldüğü ve bu meyandan tazmin hükmünün kaldırılmasının talep edildiği ifade edildikten sonra; dilekçede ileri sürülen iddia ve açıklamaların gerek Daire, gerekse Temyiz Kurulu ilamlarında ayrıntılı olarak ele alınıp gerekçeleriyle birlikte karşılandığı değerlendirildiğinden; karar düzeltilmesi talebinin reddine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmuştur.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Sorumlu tarafından (genel anlamda temyiz dilekçesi ile birebir aynı nitelikte) ileri sürülen iddia ve itirazların tamamının Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı ve Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca bu aşamada ileri sürülen hususlar Kararın düzeltilmesini icap ettirecek bir mahiyette görülmediğinden; (189 sayılı İlamın 3. maddesiyle verilen … TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden) söz konusu 14.12.2022 tarihli ve 52608 tutanak (36642 ilam) sayılı Temyiz Kurulu Kararında (1. maddesi) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Üye …’in aşağıda yazılı azınlık görüşüne karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 05.07.2023 tarih ve 55598 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Üye …:

Yargılamaya esas rapor ve ekleri, temyiz dilekçesi ve ekleri ile sorumlunun (Rektörün) duruşma sırasında yaptıkları açıklamalardan; kamu zararına konu edilen masrafların 820 m2 dış, 750 m2 iç olmak üzere yaklaşık 1.500 m2’lik büyük bir alanda kullanım sırasında Rektör tarafından yapılan olağan temizlik işleri için olmayıp, tamamen Rektörlük konutunun kullanıma hazır hale getirilmesi nedeniyle yapılmış esaslı bakım tamirat ve olağan olmayan temizlik işleri için olduğu anlaşılmaktadır.

Kamu Konutları Yönetmeliğinin 26 ncı maddesinde 3 sayılı cetvelde belirtilen makam ve rütbe sahiplerine tahsis edilen konutların (Rektörler 3 sayılı cetvelde yer almakla birlikte) olağan kullanım dışında kalan temizlik giderinin tamamının kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödeneceği yazılmaktadır. İşte Rektörlük konutunun kullanıma uygun ve hazır hale getirilebilmesi için yapılan bu temizlik olağan bir temizlik değil olağandışı bir temizliktir. Hak ve nefaset kuralları gereği de bu temizlik ücretinin Kuruma ait olması gerekmektedir. Konutun rutin ve şahsi kullanımına ait temizlik işlerinin ise Rektörün kendisince gerçekleştirildiği (temyiz aşamasındaki duruşma sırasında da) dile getirilmiştir.

Son olarak, İlamda ödemenin 2018 yılında gerçekleştirildiği, ancak Rektörlük konutunun 2016 yılında kullanılmaya başlandığı; dolayısıyla bu harcamanın Rektörlük Konutunun kullanıma hazır hale getirmek için yapılmış olamayacağı ifade edilmekte ise de; bu durum sorumlu (Rektör) tarafından (temyiz aşamasındaki duruşma sırasında da) ifade edildiği üzere; Rektörlük Konutuna apar topar ve yoğun kış şartları altında taşınılmış olmasından ötürü birçok eksik iş ve esaslı bakımın yapılması ile tamirat işlerinin (inşaattan kalan artıkların ve lekelerin silinmesi ve de pisliğin tahliye edilmesi gibi) sonraya bırakılmasından kaynaklanmıştır. Kaldı ki, daha önce İdare tarafından Rektörlük Konutunun ilk kullanıma hazır hale getirilmesi için herhangi bir ödeme yapılmamış olması da bunun en açık delilidir.

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, karar düzeltilmesi dilekçesindeki iddiaların kabulüyle karar düzeltilmesine mahal olduğuna karar verilerek tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.