SayıştaySayıştay Daire Kararı524

Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire3
İlam No69
Madde No26
Yılı2023
Personelin mevzuata aykırı suretle daire başkanı kadrosuna atanması

...’in “fizikçi” kadrosuna yapılan atamasının mevzuata aykırı olduğu, bu suretle ilgilinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilen hizmet sürelerinin hatalı tespit edildiği, söz konusu hatalı intibak esas alınarak ilgilinin “daire başkanı” kadrosuna yapılan atamasının da mevzuata aykırı olduğu, netice itibarıyla ilgiliye “daire başkanı” kadrosunun mali haklarının ödenmesi suretiyle ... TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla ilgili olarak dosyada mevcut bilgi ve belgeler incelenmiştir.

...’in hizmet belgesi incelendiğinde;

• ….07.2005 tarihinde Fen Edebiyat Fakültesi Fizik bölümünden lisans derecesi ile mezun olduğu,

• ….10.2006 tarihinden ….06.2014 tarihine kadar, 2.705 gün özel bir müessesede “fizikçi” meslek unvanı ile istihdam edildiği, söz konusu çalışma süresinin 3/4’ü olan 2.030 günlük sürenin, yapılan intibakta memuriyette geçmiş sayıldığı bir başka deyişle ilgilinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirildiği,

• ….06.2014 tarihinden hizmet sözleşmesinin sona erdiği ….05.2019 tarihine kadar, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49 uncu maddesi uyarınca sözleşmeli personel olarak istihdam edildiği, … Belediyesinde geçen 2.117 günlük çalışma süresinin tamamının kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirildiği,

• ….05.2019 tarihinde ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün (...) “özel kalem müdürü” kadrosuna açıktan atandığı,

• ….06.2019 tarihinde, 23.07.1965 tarih ve 12056 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Memurların bir kurumdan diğerine nakilleri” başlıklı 74 üncü maddesine istinaden ... Belediyesinin “fizikçi” kadrosuna naklen atandığı,

• ….06.2019 tarihinde ise 657 sayılı Kanun’un 68/B ve 76 ncı maddelerine istinaden ... Belediyesinin “daire başkanı” kadrosuna naklen atandığı,

• Söz konusu tarihten itibaren ilgiliye “daire başkanı” kadrosunun mali haklarının ödendiği

Görülmüştür.

...’in “fizikçi” kadrosuna yapılan atamasının mevzuata aykırı olduğu, bu suretle ilgilinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilen hizmet sürelerinin hatalı tespit edildiği iddiasıyla ilgili olarak;

İlgilinin, ...’nin “özel kalem müdürü” kadrosundan naklen ... Belediyesinin “fizikçi” kadrosuna atandığı 21.06.2019 tarihinde yürürlükte bulunan, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde;

“Bu Yönetmelikte geçen;

(…)

i) Unvan değişikliği: En az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin kadrolara yapılan atamaları,

j) Unvan değişikliği sınavı: Bu Yönetmelik kapsamındaki personelin, en az orta öğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin görevlere atanacakların belirlenmesi amacıyla yapılan yazılı sınavı, (…)

İfade eder.”,

“Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8 inci maddesinde;

“Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aşağıdaki genel şartlar aranır:

b) Unvan değişikliği sınavında başarılı olmak. (…)” hükümleri yer almakta olup Yönetmelik’in “Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” başlıklı 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında “fizikçi” kadrosu, unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında sayılmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; belediye ve bağlı kuruluşlarının herhangi bir memur kadrosunda bulunan ilgililerin, teknik eğitim sonucu elde ettiği “fizikçi” unvanına ilişkin kadroya atanabilmesi için, Yönetmelik’in “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavına İlişkin Esaslar” başlıklı dördüncü bölümünde yer verilen hükümlere göre Bakanlık tarafından yaptırılacak yazılı sınavda ve yerel yönetim tarafından yapılacak sözlü sınavda başarılı olmaları gerekmektedir.

Yapılan incelemede, ...’in Yönetmelik’te hüküm altına alınan “unvan değişikliği sınavında başarılı olma” şartını sağlamadığı görüldüğünden, ilgilinin “Genel İdare Hizmetleri” sınıfında bulunan özel kalem müdürü kadrosundan, “Teknik Hizmetler” sınıfında bulunan “fizikçi” kadrosuna yapılan ….06.2019 tarihli atamasının mevzuata aykırılık teşkil ettiği tespit edilmiştir. Binaenaleyh, ilgili hakkında, “teknik hizmetler sınıfında memurluğa girenler için” düzenlenen ve 657 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” başlıklı bölümünün (C) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer verilen “Teknik hizmetler sınıfına girenlerden memurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmi veya özel müesseselerde ifa edenlerle memuriyetten ayrıldıktan sonra bu işlerde çalışarak yeniden memuriyete girmek isteyenlerin teknik hizmetlerde geçen süresinden bu kanun ve bu kanunun 87 nci maddesinde sözü edilen kurumlarda geçen sürenin tamamı ve geri kalan sürenin 3/4 ü toplamı memuriyette geçmiş sayılarak bu süreler her yılı bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.” hükmünün uygulanması, bir başka deyişle ilgilinin memurluğa girmeden önce özel müesseselerde “fizikçi” unvanıyla geçen çalışma sürelerinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinin hesabında değerlendirilebilmesi de mümkün bulunmamaktadır.

Sorumluların savunmalarında, 657 sayılı Kanun’un “Memurların bir kurumdan diğerine nakilleri” başlıklı 74 üncü maddesinde yer verilen “Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür.” şeklindeki düzenlemeye istinaden ilgilinin, unvan değişikliği sınavına tabi olmaksızın fizikçi kadrosuna atanması ile kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilen hizmet sürelerinin tespitinin mevzuata uygun olduğu iddia edilmiştir. Ancak, 657 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinde yer verilen genel nitelikli düzenlemeden ayrı olarak, 657 sayılı Kanun’un 41 inci maddesinde yer verilen “Bir sınıfta belli görevlere atanabilmek veya bu görevlerde belli derecelere yükselebilmek için, kuruluş kanunları veya bu kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve kuruluş kanunlarına dayanılarak çıkarılacak yönetmelikler ile işin gereğine göre daha yüksek öğrenim dereceleri veya muayyen fakülte, okul veya öğrenim dallarını veya meslek içi veya meslekle ilgili eğitim programlarını bitirmiş olmak veya yabancı dil bilmek gibi şartlar konulabilir.” şeklindeki düzenlemeye istinaden, belediye ve bağlı kuruluşlarında görev yapan Devlet memurlarının unvan değişikliğine ilişkin usul ve esasları, 18.04.1999 tarihli ve 23670 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanan, yukarıda maddelerine yer verilen “Yönetmelik” ile belirlenmiştir. Anılan Yönetmelik’te ise “unvan değişikliği sınavında başarılı olma” şartı arandığından, Sorumluların savunmaları mevzuata uygun değildir.

Netice olarak; ...’in “fizikçi” kadrosuna yapılan ataması mevzuata aykırı olduğundan, mevzuata aykırı bu atama esas alınarak özel bir müessesede “fizikçi” meslek unvanı ile istihdam edildiği hizmetlerinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilmesi hukuken mümkün değildir.

Söz konusu hatalı intibak esas alınarak ...’in “daire başkanı” kadrosuna yapılan atamasının da mevzuata aykırı olduğu, bu suretle ilgiliye “daire başkanı” kadrosunun mali haklarının ödenmesi neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla ilgili olarak;

09.07.2018 tarihli ve 30473 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı KHK’nin 172 nci maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesine eklenen paragrafta; “Cumhurbaşkanı onayıyla yapılan atamalarda Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde öngörülen hizmet süresi şartları aranır. Üst kademe kamu yöneticisi sayılmayan daire başkanı ve bu kadrolara denk yönetici kadrolarına yapılacak atamalarda bu bentte öngörülen hizmet süresi yükseköğrenim gördükten sonra beş yıl olarak uygulanır. Ancak bu beş yıllık sürenin hesabında Devlet memurlarının kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilen hizmet süreleri esas alınır.” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda yer verilen düzenlemeye göre, belediyelerde “daire başkanı” kadrosuna atanacak ilgililerin, yükseköğrenim gördükten sonra beş yıl hizmetinin bulunması gerekmekte olup söz konusu beş yıllık sürenin hesabında, Devlet memurlarının kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilen hizmet sürelerinin esas alınması gerekmektedir.

Yapılan incelemede, ….05.2019 tarihinden itibaren Devlet memuru olan ...’in özel bir müessesede “fizikçi” meslek unvanı ile istihdam edildiği 2.705 günlük çalışma süresinin 3/4’ü olan 2.030 günlük süre ile ... Belediyesinde sözleşmeli personel olarak geçen 2.117 günlük çalışma süresinin tamamının ilgilinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirildiği; ….06.2019 tarihinde ise “daire başkanı” kadrosuna atandığı görülmüştür.

Ancak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, ...’in fizikçi kadrosuna yapılan ataması mevzuata uygun olmadığından, teknik hizmetler sınıfında yer alan unvanlara atananlar için düzenlenen ve 657 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” başlıklı bölümünün (C) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer verilen hükümden yararlandırılması, bir başka deyişle bahse konu 2.030 günlük sürenin ilgilinin hizmet intibakında değerlendirilebilmesi mümkün değildir.

Diğer taraftan, 657 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” başlıklı bölümünün (C) bendinin (6) numaralı alt bendinde; “Bu kanunun 4 üncü ve 237 nci maddesinin (e) fıkrasına göre sözleşme ile istihdam edilenlerin, memuriyete geçirilmeleri halinde, sözleşmeli olarak geçirdikleri hizmet süreleri, her yıl için bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre hizmet intibakının yapılabilmesi için ilgililerin, sözleşmesi devam ederken doğrudan memuriyet kadrolarına geçirilmiş olması gerekmektedir.

Ancak, ilgilinin dosyası incelendiğinde, sözleşmeli personel hizmet sözleşmesinin ….05.2019 tarihinde sona erdirildiği, ….05.2019 tarihinde ise açıktan istisnai memur kadrosuna özel kalem müdürlüğüne atandığı tespit edilmiştir. Bu sebeple, ...’in, sözleşmeli olarak istihdam edilmekte iken Kanun hükümleri ile memuriyet kadrolarına geçirilenler için düzenlenen ve 657 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” başlıklı bölümünün (C) bendinin (6) numaralı alt bendinde yer verilen hükümden yararlandırılması, bir başka deyişle bahse konu 2.117 günlük sürenin ilgilinin hizmet intibakında değerlendirilebilmesi mümkün değildir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, ...’in hizmet intibakı hukuka uygun olmadığından ilgilinin, “yükseköğrenim gördükten sonra kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilmeye tabi tutulacak beş yıllık hizmet süresi” şartını haiz olmaksızın “daire başkanı” kadrosuna atanması da mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.

Sorumluların savunmalarında, 26.01.2023 tarihli ve 32085 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7433 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle 5393 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesine eklenen “(…) Bunların sözleşmeli personel pozisyonlarında geçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespiti ile 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında değerlendirilir.” hükmü uyarınca ilgilinin sözleşmeli personel olarak geçen çalışma sürelerinin hizmet intibakında dikkate alınması gerektiği, bu suretle “daire başkanı” kadrosuna yapılan atamanın mevzuata uygun olduğu iddia edilmişse de anılan mevzuat hükmü, 28.11.2022 tarihi itibarıyla “sözleşmeli olarak istihdam edilmekte iken memuriyet kadrolarına geçirilenler” için uygulanmaktadır. Hal böyle iken, Sorumluların savunmaları kabul edilebilir değildir.

Netice itibarıyla; ...’e mevzuata aykırı olarak atandığı “daire başkanı” kadrosunun mali haklarının ödenmesi sonucunda, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun 71 inci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” şeklinde tanımlanan kamu zararının oluşmasına sebebiyet verilmiştir.

Oluşan kamu zararından sorumlular:

...’in “daire başkanı” kadrosuna atanmasına ilişkin düzenlenen ….06.2019 tarihli “Olur” yazısında imzası bulunan Diğer Sorumlular (İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkan Vekili) ...’un; atamayı uygun görüşle arz eden (Genel Sekreter Yardımcısı) ... ile (Genel Sekreter) ...’ın; atamaya “Olur” veren (Belediye Başkanı) ...’ın oluşan kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır.

Diğer yandan, 5018 sayılı Kanun’un “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükmü gereğince ilişikli ödeme emri belgelerinde imzası bulunan harcama yetkilileri,

31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı 3. Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların “Ön malî kontrol süreci” başlıklı 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Harcama yetkilileri, (…) bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir. Ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yaparlar. Bu gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan kontrol sonucunda, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşülerek imzalanır.” hükmü gereğince ödeme emri belgesini düzenleyen gerçekleştirme görevlileri,

Giderin gerçekleştirilmesi sürecinde mevzuata uygunluk açısından gerekli kontrolleri yapmakla yükümlü kılınmışlardır.

Ancak somut olayda kamu zararı, mevzuata aykırı atama sonucu yapılan ödemeler nedeniyle meydana gelmiştir. 15.08.2007 tarihli ve 26614 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “Aylıklar” başlıklı 8 inci maddesine göre, ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme emri belgesine, ilk atama/naklen atamalarda atama onayı, işe başlama yazısı ve personel nakil bildirimi eklenmektedir. Dolayısıyla atamayı müteakip ilk ödeme emri belgesinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine gerekli kontrolleri yapmadıkları gerekçesiyle sorumluluk tevcih edilebilecek iken takip eden ödeme emri belgelerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerine, sözleşmeyi müteakip ilk ödeme emrinde imzaları bulunmamak koşuluyla, sorumluluk tevcih edilemeyecektir. Bu suretle, Raporda sorumluluk tevcih edilen Harcama Yetkilisi (Şube Müdürü) ...’un ve Gerçekleştirme Görevlisi (Şube Müdürü) ...’in atamayı müteakip ilk ödeme emrinde imzaları bulunmadığından, oluşan kamu zararından sorumluluğu da bulunmamaktadır.

Atamayı müteakip ilk ödeme emri belgesinde imzaları bulunan Harcama Yetkilisi ... ve Gerçekleştirme Görevlisi ...’ın eylemleri ile oluşan kamu zararı arasında illiyet bağı bulunduğundan, imzaları bulunan ödeme emri belgeleri ile ilişikli kamu zararı tutarlarından sorumlulukları bulunmaktadır.

Sorgu tebliğ edilen Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ...’ın ise Rapor’da nihai olarak belirtildiği üzere atama sürecinde yer almadığından, oluşan kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Sonuç:

Yukarıda ayrıntılı olarak yer verilen gerekçeler uyarınca oluşan ve hesabı İlama ekli tabloda gösterilen ... TL kamu zararının;

… TL’sinin Harcama Yetkilisi (Bilgi İşlem Dairesi Başkanı) ...; Gerçekleştirme Görevlisi (Bordro ve Tahakkuk Şube Müdürü) ... ile Diğer Sorumlular (İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Vekili) ..., (Belediye Başkanı) ..., (Genel Sekreter) ... ve (Genel Sekreter Yardımcısı) ...’ya

… TL’sinin Gerçekleştirme Görevlisi (Bordro ve Tahakkuk Şube Müdürü) ... ile Diğer Sorumlular (İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Vekili) ..., (Belediye Başkanı) ..., (Genel Sekreter) ... ve (Genel Sekreter Yardımcısı) ...’ya, müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine oy çokluğuyla, (Üye ... bu karara katılmamıştır.)

6085 sayılı Kanun’un 55 inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere,

Azınlık Görüşü:

Üye ...’nin karşı oy gerekçesi:

“Raporda; Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümünden ….07.2005 tarihinde mezun olup ….05.2019 tarihinde ...’de Özel Kalem Müdürü kadrosuna, ….06.2019 tarihinde unvan değişikliği sınavına girmeksizin naklen ... Belediyesi Fizikçi kadrosuna, daha sonra ….06.2019 tarihinde Bilgi İşlem Daire Başkanlığı kadrosuna atanan ...’in sınavsız fizikçi kadrosuna atanması sebebiyle intibak işlemlerinin hatalı olduğu ve beş yıl memuriyeti bulunmadığından daire başkanlığına atanamayacağı iddia edilmiştir. Savunmalarda adı geçen personelin ….06.2014-….05.2019 tarihleri arasında ... Belediyesi’nde Sözleşmeli Fizikçi kadrosunda çalıştığı ifade edilmiştir.

Devlet Personel Başkanlığı’nın 16.02.2016 tarih ve 979 sayılı görüşü; 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak geçen hizmetlerin kazanılmış hak aylığı kademe ve derecesinde dikkate alınacağı yönündedir.

Ayrıca; Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 28/2/2023 tarihli ve E-74073113-010.99-140151 sayılı yazısında mezkûr Kanunun geçici 48 inci maddesindeki tereddütleri giderme konusunda açıklamalarda bulunulmuştur.

Söz konusu yazıda, “657 sayılı Kanunun geçici 48 inci maddesi kapsamında memur kadrolarına atananların sözleşmeli pozisyonda geçirdikleri hizmet süreleri haricinde kamu kurumlarında ve özel kurumlarda veya serbest olarak çalıştıkları süreler var ise ilgililerin bu sürelerinde 657 sayılı Kanunun 36/C maddesi hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir.

Bu itibarla, mer'i mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, -Sözleşmeli pozisyondan kadroya geçirilenlerin sözleşmeli statüde geçirdikleri sürelerin ilgililere son sekiz yıl içinde disiplin cezası almayan memurun bir kademe ilerlemesinden yararlanması gibi hakları sağlamayacağı ancak, sözleşmeli olarak geçen sürelerin yıllık izin süresinin hesabında dikkate alınacağı ve kazanılmış hak aylığında değerlendirilen bu sürelerin kişinin üst kademe kamu yöneticisi sayılmayan daire başkanı (müstakil olmayan) kadrosuna atanmasında esas alınacağı değerlendirilmektedir.”

Her ne kadar ..., sözleşmeli kadrodan memur kadrosuna geçici 48 inci madde kapsamında geçmemiş olsa da Devlet Personel Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’nün görüşleri çerçevesinde, ... Belediyesinde sözleşmeli çalıştığı süre dikkate alındığında, yapılacak intibakın neticesinde, daire başkanlığına atanmasında mevzuata aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Bu itibarla, ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesi gerekmektedir. ...”

Karar verildi.