SayıştaySayıştay Daire Kararı524

Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire3
İlam No69
Madde No24
Yılı2023
En az iki programlama dilini bildiğini, mevzuatta niteliği belirtilen belge ile tevsik etmemiş olan ilgilinin çözümleyici kadrosunda sözleşmeli personel olarak istihdamı

...’in, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’da hüküm altına alınan yabancı dil bilgisi şartını haiz olmadığından sözleşmeli çözümleyici kadrosunda istihdam edilmesinin mevzuata aykırı olduğu, bu sebeple ... .02.2023 tarihinde çözümleyici unvanlı memuriyet kadrosuna geçirilmesinin de mevzuata aykırı olduğu, netice itibarıyla da ilgiliye çözümleyici kadrosunun sözleşme ücretleri ile mali haklarının ödenmesi sonucu … TL tutarında kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla ilgili olarak dosyada mevcut bilgi ve belgeler incelenmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin tetkikinden;

İşletme bölümü mezunu olan ... ile son olarak, 01.01.2023 tarihinde, çözümleyici kadrosunda sözleşmeli personel statüsünde istihdam edilmek üzere bir yıllık sözleşme imzalandığı,

İlginilin; 26.11.2023 tarihli ve 32085 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3 üncü maddesinde yer verilen, “(…) İl özel idaresi, belediye ve bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinde 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde 28/11/2022 tarihi itibarıyla çalışmakta olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sözleşmesi devam eden ve 657 sayılı Kanun’un 48 inci maddede belirtilen genel şartları taşıyanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılı olarak başvuranlar, sözleşmeli personel olarak çalıştırılmalarına esas alınan memur kadrolarına, (…) bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde kurumlarınca atanırlar.” hükmüne istinaden, ... .02.2023 tarihinde, İdarenin çözümleyici unvanlı memuriyet kadrosuna atandığı

Görülmüştür.

23.07.1965 tarihli ve 12056 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesinin (B) fıkrasında sözleşmeli personel; “Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.” şeklinde tanımlanmış, bu madde uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırılacak sözleşmeli personel için geçerli olacak esaslar ise 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’da (Esaslar) belirlenmiştir.

13.07.2005 tarih ve 25874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 5393 sayılı Belediye Kanununun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49 uncu maddesinde ise;

“(3) Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır. (…)

(5) Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır. Bu personele ait sözleşme örnekleri sözleşmenin imzalanmasını izleyen 30 gün içinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir.(…)” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre;

Kamu kurum ve kuruluşlarında 657 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilen sözleşmeli personel; kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde kadro şartı aranmaksızın istihdam edilen personel olup çalışma koşulları, sosyal hakları ve seçimine ilişkin kriterler (eğitim düzeyi ve yabancı dil bilgisi gibi nitelikler) “Esaslar” kapsamında düzenlenmiştir.

Buna karşın, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49 uncu maddesinde; kalkınma planı, yıllık program ve iş programında yer alan projelerden bağımsız olarak, maddede sayılan unvanlarda uzman ve teknik personelin yıllık sözleşme ile çalıştırılması konusunda idarelere takdir hakkı verilmiş, sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamayacağı ve bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları gerektiği, bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre, belediye ve bağlı kuruluşlarında istihdam edilen sözleşmeli personelin durumu, 657 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca diğer kamu kurumlarında istihdam edilen sözleşmeli personelden farklılık arz etmektedir.

Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak, memur kadroları esas alınmak suretiyle sözleşmeli personel istihdam edildiğinde, bu personelin yürüteceği hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşıması gerektiğinden, söz konusu personelde aranacak nitelikler hususunda, memurların ilgili kadrolara atanma şartlarını düzenleyen, 02.07.2020 tarih ve 31173 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik (Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan, söz konusu sözleşmeli personel, Kanun’un 49 uncu maddesinin beşinci fıkrasındaki, “bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümlerin uygulanacağına” dair düzenlemenin gereği olarak çalışma saatleri, izin vb. mali ve sosyal hakları bakımından, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’daki hükümlere tabi olacaktır.

Rapor’da, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Bu Yönetmelik, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerde, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan Devlet memurlarından, 5 inci maddede sayılan kadrolara görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsar.” hükmünün yer aldığı, bu suretle belediye ve bağlı kuruluşlarda istihdam edilecek sözleşmeli personelde aranacak niteliklerin “Esaslar” kapsamına göre belirlenmesi gerektiğinin belirtilmesi suretiyle yapılan değerlendirmeler neticesinde kamu zararı iddiasında bulunulmuştur.

Ancak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, 5393 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, sözleşmeli personelle ilgili olarak özel bir düzenleme yapılmış olduğundan, bu madde kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personelin norm kadroya uygun olarak ihdas edilmiş memur kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşıması gerekmektedir. Aksi takdirde, 657 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre programcı pozisyonunda istihdam edilecek sözleşmeli personel için Esaslar’a ekli 4 sayılı “Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları ile Asgari Nitelikleri Gösterir Cetvel” uyarınca aranacak şartların, belediye ve bağlı kuruluşlarında istihdam edilecek sözleşmeli personel için de aranması durumunda, aynı kadroda istihdam edilecek memur ile sözleşmeli personel bakımından aranan nitelikler farklılaşacaktır.

24.07.2013 tarihli ve 28717 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 24.06.2013 tarihli ve 2013/5002 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının “Teknik Hizmetler Sınıfı” başlıklı (II) numaralı bendi kapsamına alınan ve 5393 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesi uyarınca sözleşmeli personel istihdam edilebilecek çözümleyici kadrosuna ilişkin olarak, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7 nci maddesinde;

“(1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır: (…)

c) Çözümleyici kadrosuna atanabilmek için;

1) Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

2) En az iki programlama dilini bildiğini mezun olduğu okuldan alacağı belge veya Milli Eğitim Bakanlığından onaylı kurs sertifikası ile belgelemek, (…) gerekir.” hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla teknik bir unvan olan çözümleyici kadrosunda sözleşmeli personel olarak istihdam edilecek ilgililerin; yukarıda yer verilen Yönetmelik’in 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin 1 ve 2 nci alt bentlerinde belirtilen, öğrenim düzeyi ve bu unvan ile ilişikli eğitim belgesi veya sertifikaya sahip olunması şartlarını bir arada sağlamaları, çözümleyici unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları bakımından yeterli olacak, belirtilen nitelikleri haiz ilgililer ile imzalanan sözleşmeler ve bu sözleşmeler sonucu yapılacak ücret ödemeleri mevzuatına uygun olacaktır.

Yapılan incelemede, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu ...’in öğrenim düzeyi şartını sağladığı, ancak özel öğretim kurumundan almış olduğu … .01.2015 tarihli bilgisayar programcılığına ilişkin belgenin, mevzuatta belirtilen “Milli Eğitim Bakanlığından onaylı” olması şartını sağlamadığı görülmüştür. Dolayısıyla, en az iki programlama dilini bildiğini, mevzuatta niteliği belirtilen belge ile tevsik etmemiş olan ... ile çözümleyici kadrosunda istihdam edilmek üzere sözleşme imzalanmasının ve ilgilinin, 7433 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesine istinaden çözümleyici unvanlı memuriyet kadrosuna geçirilmesinin mevzuata aykırı olduğu tespit edilmiştir.

Bu itibarla, mevzuata aykırı olarak sözleşmeli çözümleyici kadrosunda istihdam edilen ve ... .02.2023 tarihinde memuriyet kadrosuna geçirilen ilgiliye, çözümleyici kadrosunun sözleşme ücretleri ile mali haklarının ödenmesi sonucunda 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun 71 inci maddesinde tanımlanan kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

Sorumluların savunmalarında, ...’in programcı kadrosunda çalışmak suretiyle kendisine verilen yükümlülüğü yerine getirdiği, bunun karşılığında ücretini aldığı, dolayısıyla 5018 sayılı Kanun’un 71 inci maddesi kapsamında kamu kaynağında herhangi bir eksilmeye neden olunmadığından, kamu zararına sebebiyet verilmediği iddia edilmişse de;

5018 sayılı Kanun’un “Kamu zararı” başlıklı 71 inci maddesinde kamu zararı; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.

Mezkûr maddeye göre kamu zararının oluşabilmesi için kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, eylem ve işleminin bulunması; kamu kaynağında eksilmeye neden olacak bir zararın ortaya çıkması ve mevzuata aykırı işlem ile zarar arasında illiyet bağının bulunması gerekmekte olup anılan şartların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.

Somut olayda, çözümleyici kadrosunda istihdam edilen personel mevzuatta öngörülen en az iki programlama dili bildiğini gösterir belgeye sahip olma şartını haiz değildir. Mevzuatta hangi şartları haiz kişilerin personel olarak istihdam edilebileceği düzenlemesiyle, esas itibarıyla personel tarafından sunulacak hizmetlerin kriterleri belirlenmiş olduğundan, bahse konu kriterleri haiz olmayan kişinin personel olarak çalıştırılmasına istinaden yapılan ödemeler ile kamu kaynağında eksilmeye sebep olunmuştur. Kamu kaynağındaki bu eksilme, mevzuatın öngördüğü şartları haiz olmayan kişi ile sözleşmeli personel istihdamına dayanak teşkil eden sözleşmenin imzalanması, bunu müteakiben ilgilinin çözümleyici unvanlı memur kadrosuna geçirilmesi ve ilgiliye çözümleyici kadrosu için belirlenen mali hakların ödenmesi işlemlerinden kaynaklandığından, illiyet bağı da kurulmuş olmaktadır.

Netice olarak; somut olayda, 5018 sayılı Kanun’un 71 inci maddesi uyarınca kamu zararı meydana gelmiştir.

Oluşan kamu zararından sorumlular:

...’e 2023/Ocak-Şubat aylarında “çözümleyici” kadrosunun sözleşme ücretlerinin ödenmesi sonucu oluşan kamu zararına ilişkin olarak;

Yapılan sözleşmede imzası bulunması nedeniyle (Belediye Başkanı) ...’ın oluşan kamu zararında sorumluluğu bulunmakta iken Diğer Sorumlu sıfatı ile sorgu tebliğ edilen (İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı) ...’nun sözleşmede ve sözleşmenin tekemmülünde imzası veya parafı bulunmadığından, oluşan kamu zararından dolayı kendisine sorumluluk yüklenmesine imkân bulunmamaktadır.

Ayrıca, 5018 sayılı Kanun’un “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hüküm gereğince ilişikli ödeme emri belgelerinde imzası bulunan harcama yetkilileri ve 5018 sayılı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesi ile İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar’ın “Ön malî kontrol süreci” başlıklı 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hüküm gereğince ilişikli ödeme emri belgelerini düzenleyen gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi sürecinde mevzuata uygunluk açısından gerekli kontrolleri yapmakla yükümlü kılınmışlardır.

Ancak somut olayda, sözleşme ücretlerinin ödenmesi suretiyle oluşan kamu zararı, mevzuata aykırı olarak imzalanan sözleşme sonucu yapılan ödemeler nedeniyle meydana gelmiştir. 15.08.2007 tarihli ve 26614 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Aylıklar” başlıklı 8 inci maddesine göre, ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme emri belgesine, ilk atama/naklen atamalarda atama onayı, işe başlama yazısı ve personel nakil bildirimi eklenmektedir. Dolayısıyla sözleşmenin imzalanmasını müteakip ilk ödeme emri belgesinde (Ocak ayı) imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine gerekli kontrolleri yapmadıkları gerekçesiyle sorumluluk tevcih edilebilecek iken takip eden ödeme emri belgesinde (Şubat ayı) imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine, sözleşmenin imzalanmasını müteakip ilk ödeme emrinde imzaları bulunmamak koşuluyla, sorumluluk tevcih edilemeyecektir. Bu suretle, Raporda sorumluluk tevcih edilen Gerçekleştirme Görevlisi (Şube Müdürü) ...’in, sözleşmeyi müteakip ilk ödeme emri belgesinde imzası bulunmadığından, oluşan kamu zararında sorumluluğu da bulunmamaktadır.

Sözleşmenin imzlanmasını müteakip ilk ödeme emri belgesinde imzaları bulunan Harcama Yetkilisi ... ve Gerçekleştirme Görevlisi ...’ın eylemleri ile oluşan kamu zararı arasında illiyet bağı bulunduğundan, imzaları bulunan ödeme emri belgeleri ile ilişikli kamu zararı tutarlarından sorumlulukları bulunmaktadır.

...’e çözümleyici unvanlı memuriyet kadrosuna geçirildiği ... .02.2023 tarihinden itibaren anılan kadronun mali haklarının ödenmesi sonucu oluşan kamu zararına ilişkin olarak;

...’in “çözümleyici” unvanlı memuriyet kadrosuna geçirilmesine ilişkin düzenlenen ... .02.2023 tarihli “Olur” yazısında imzaları bulunan Diğer Sorumlular (İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı) ...’nun; atamayı uygun görüşle arz eden (Genel Sekreter Yardımcısı) ... ile (Genel Sekreter) ...’ın; atamaya “Olur” veren (Belediye Başkan Vekili) ...’ın oluşan kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır.

Diğer yandan, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin olarak yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine istinaden, Harcama Yetkilisi olarak da sorumluluk tevcih edilen (Genel Sekreter) ...’ın, mevzuata aykırı atamayı müteakip ilk ödeme emri belgesinde (Mart ayı) imzası bulunmadığından, oluşan kamu zararında sorumluluğu da bulunmamaktadır. Atamayı müteakip ilk ödeme emri belgesinde imzaları bulunan Harcama Yetkilisi ... ve Gerçekleştirme Görevlisi ...’ın eylemleri ile oluşan kamu zararı arasında illiyet bağı bulunduğundan, imzaları bulunan ödeme emri belgeleri ile ilişikli kamu zararı tutarlarından sorumlulukları bulunmaktadır.

Sorgu tebliğ edilen Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ...’ın ise Rapor’da nihai olarak belirtildiği üzere atama sürecinde yer almadığından, oluşan kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Sonuç:

1- Yukarıda ayrıntılı olarak yer verilen gerekçeler uyarınca oluşan ve hesabı İlama ekli tabloda gösterilen … TL kamu zararının;

… TL’sinin Harcama Yetkilisi (Tesisler Dairesi Başkanı) ..., Gerçekleştirme Görevlisi (Bordro ve Tahakkuk Şube Müdürü) ... ile Diğer Sorumlu (Belediye Başkanı) ...’a,

… TL’sinin Gerçekleştirme Görevlisi (Bordro ve Tahakkuk Şube Müdürü) ... ile Diğer Sorumlular (İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı) ..., (Genel Sekreter Yardımcısı) ..., (Genel Sekreter) ... ile (Belediye Başkan Vekili) ...’a müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine oy çokluğuyla, (Daire Başkanı ... ve Üye ... bu karara katılmamışlardır.)

6085 sayılı Kanun’un 55 inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere,

Azınlık Görüşü:

Daire Başkanı ...’ın karşı oy gerekçesi:

“Raporda; ilk olarak ….04.2015 tarihinde sözleşmeli olarak çalıştırılmak üzere sözleşme imzalanmış ve 2023 yılında da sözleşmeli çözümleyici olarak istihdam edilmeye devam edilen ve aynı yıl memur kadrosuna geçirilen, lisans düzeyinde İşletme bölümü mezunu ...’in, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49 uncu maddesi ile hükme bağlanan ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşıma şartı karşısında, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’da belirtilen yabancı dil bilgisine sahip olduğuna dair belge şartını sağlamadığı iddiasıyla bu kapsamda yapılan ödemelerin tamamının (… TL) kamu zararı olduğu, iddia edilmiştir.

Raporda sözleşmeli personel çalıştırılması hususu, 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara göre değerlendirilmiş ise de 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49 uncu maddesine istinaden tam zamanlı sözleşmeli olarak çalıştırılan personel hakkında, yukarıda yer alan çoğunluk görüşünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in uygulanması gerekmektedir.

Yönetmelik’in “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7 nci maddesinde;

“(1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır: (…)

c) Çözümleyici kadrosuna atanabilmek için;

1) Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

2) En az iki programlama dilini bildiğini mezun olduğu okuldan alacağı belge veya Milli Eğitim Bakanlığından onaylı kurs sertifikası ile belgelemek, (…) gerekir.” hükmüne yer verilmiştir.

Yapılan incelemede, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu ...’in öğrenim düzeyi şartını sağladığı, ancak özel öğretim kurumundan almış olduğu ….01.2015 tarihli bilgisayar programcılığına ilişkin belgenin, mevzuatta belirtilen “Milli Eğitim Bakanlığından onaylı” olması şartını sağlamadığı görülmüştür.

Kamu zararı yönünden değerlendirme;

Rapor’a konu personelin çözümleyici olarak çalıştırılabilmesi için en az iki programlama dilini bildiğini tevsik etmek üzere sunduğu belgenin mevzuatta belirtilen nitelikte olmadığı konusunda kuşku yoktur. Ayrıca, Sözleşmenin tarafı olan İdarenin, bu sözleşme kapsamında, sözleşmenin diğer tarafı olan personelden almayı taahhüt ettiği hizmeti tam olarak alamadığı, aldığı hizmetin bedelinden fazla ödeme yaptığı ve bu sebeple, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kamu zararı oluştuğu hususunda da bir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak, bu aykırılığın/eksikliğin sözleşmeye göre ilgili personele yapılan ödemenin ne kadarına tekabül ettiğini, bu hizmet eksikliği nedeniyle İdarece ne kadar fazla ödeme yapıldığını, ne miktarda kamu zararı oluştuğunu hesaplamak da mümkün değildir.

Bu itibarla, belirli veya belirlenebilir bir zararın olmadığı bu gibi durumlarda, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Hüküm ve tutanaklar” başlıklı 50’nci maddesinin birinci fıkrasına göre, gerektiğinde konunun ilgili mercilere bildirilmesine de karar verilebileceğinden, mevzuata aykırı personel çalıştırılmasına sebep olan kamu görevlileri hakkında ceza/disiplin hükümlerinin uygulanması için konunun, … Bakanlığına yazılması gerekir.”

Üye ...’nin karşı oy gerekçesi:

“Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 31.12.2021 tarih ve 2121/26 sayılı Genelgesi’nin 1 numaralı bendi, “Sözleşmeli olarak çalıştırılan personelin, yürütülecek hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşıması şarttır. Bu nitelikler konusunda, 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” eki “4 sayılı cetvel A-Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları ile Asgari Nitelikleri Gösterir Cetvel”de aranan nitelikler veya 2/7/2020 tarihli ve 31173 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’te yer alan personel kadro unvanları için aranan nitelikler dikkate alınacaktır. Yerel yönetimlerimiz sözleşmeli personel istihdamında yukarıdaki belirlenen nitelik özelliklerinden birini tercih edebilecektir.” şeklindedir. Ayrıca Bakanlık tarafından belediyelere verilen muhtelif tarihli görüş yazılarında da özellikle çözümleyici ve programcı kadroları için bu yönde istikrarlı görüşler vermiştir.

Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerine göre çözümleyici olarak istihdam edilebilmek için “1- Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak, 2- En az iki programlama dilini bildiğini mezun olduğu okuldan alacağı belge veya Milli Eğitim Bakanlığından onaylı kurs sertifikası ile belgelemek,” şartlarını haiz olunması gerekmekte iken, Bakanlar Kurulunca belirlenen Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın çözümleyici kadrosu için öngördüğü şartlar, “Yükseköğretim kurumlardan en az lisans düzeyinde mezun olmak ve istihdam edileceği bilgi işlem birimlerindeki programlama dili ile diğer programlama dillerinden en az iki tanesini bildiğini belgelemek ve en az D düzeyinde YDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak.” şeklindedir.

... Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü mezunu olup sorgu esnasında ve savunma ekinde sunulan ... adlı kurumdan verilmiş Bilgisayar Programcılığı Başarı Belgesine sahip olmakla birlikte hangi programlama dillerine ilişkin eğitim aldığı ve en az (2) programlama dilini bildiğine dair bir belge hüviyeti taşımamaktadır. Ayrıca söz konusu belge kursun kurucu müdürü imzalı olup, MEB tarafından yapılan sınav sonucunu ve Milli Eğitim Müdürünün imzasını taşımamaktadır. Dolayısıyla geçerli bir belge olarak kabulü mümkün değildir.

Bu itibarla; Bakanlıkça belirlenen sözleşmeli olarak çalıştırılacaklara ilişkin nitelikleri taşımayan (iki programlama dili bildiğine ilişkin MEB onaylı belge bulunmamaktadır) söz konusu personelin çözümleyici olarak çalıştırılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak tam zamanlı çalıştırıldığı için kendisine ödenen ücretin tamamının kamu zararı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, kamu zararı tutarının, ilgiliye ödenen ücretlerin tamamı üzerinden değil, emsali “Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni” unvanlı memur personele ödenen ücret esas alınarak hesap edilmesi ve anılan tutarın tazminine Karar verilmesi gerekir. …”

Karar verildi.