SayıştaySayıştay Temyiz Kararı51340

Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire1
Dosya No47545
Yılı2018
Konu: Dernekçe düzenlenen etkinliğin ayni ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla belediye bütçesinden tüketim malzemesi alınması ve ilgili derneğe devredilmesi.

109 sayılı ilamın 11. Maddesi ile; ... ... Derneğince düzenlenen etkinliğin ayni ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla belediye bütçesinden tüketim malzemesi alındığı ve ilgili derneğe devredildiği tespit edilmiş,

... ... Derneği tarafından gerçekleştirilen sosyal hizmet ve faaliyetlerin mahalli müşterek nitelikte olmadığı, ayrıca belediye tarafından satın alınan tüketim malzemelerinin anılan derneğe devredilmesinin ortak hizmet projesi kapsamında değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle ... ... Derneği’nin ayni ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla malzeme alınması ve söz konusu malzemelerin ilgili derneğe devredilmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiğine,

Kamu zararının tazmininden ise Harcama Yetkilisi (Destek Hizmetleri Daire Başkanı) ... ile Gerçekleştirme Görevlisi (Satın alma Şube Müdürü) ...’in sorumluluğuna hükmedilmiştir.

Temyiz Dilekçesi

Sorumluluğuna hükmedilen Harcama Yetkilisi (Destek Hizmetleri Daire Başkanı) ... ile Gerçekleştirme Görevlisi (Satın alma Şube Müdürü) ... tarafınca sunulan temyiz dilekçesinde;

“1- ... ... Derneğince yeni yapılan hizmet binasının açılış etkinliği ... Büyükşehir Belediyemiz ile ortak olarak planlanarak yapılmıştır.

2- Ortak olarak planlanan bu açılış etkinliğine katılan konuklara ikram edilmek üzere tüketim malzemesi alınarak açılışta Belediyemiz ve Demek Yetkililerince görevlendirilen personellerden Derneğin görevlendirdiği yetkilisine malzemeler teslim edilerek ikramın dağıtımı sağlanmıştır.

3- Etkinliğe; Belediye Başkanımız ve Bürokratları ile şehrin Bürokratları, ... kökenli hemşehrilerimiz iştirak etmişlerdir. Katılımcılar faaliyet konuları ile ilgili bilgilendirmeler yapmışlardır.

4- 5393 sayılı Belediye Kanununun 13.maddesinde; 

“Herkes ikamet etliği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin belediye hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma haklan vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek şartlarda sunulması zorunludur. “ hükmü,

“Belediyenin görev ve Sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde:

“Belediye, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla ;

a) Sosyal hizmet ve yardım hizmetlerini yapar yaptırır ... ” hükmü.

“Belediyenin yetkileri ve imtiyazları “başlıklı 15’ inci maddesinde ise

“Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır:

a) Belediye sakinleri mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılama amacıyla her türlü faaliyet girişiminde bulunmak.... ” hükmü yer almaktadır.

Bu hükümlere göre belediyenin mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla belde sakinlerine sosyal hizmet ve yardım hizmeti yapma görev ve yetkisi vardır.

Belediyemiz bu yetki çerçevesinde gerçekleştirilen bu etkinliğe katılım gösteren hemşerilerimize içecek ikram etmiştir.

5- 5393 savdı Belediye Kanunu; Belediye idareleri belde sakinlerinin müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılayacak her türlü teşebbusati icra edenler hükmü ile sakinlerinin geniş anlamda ihtiyaçlarının temini bakımından belediyenin her türlü girişimin yapacaklarını belirterek ... kökenli hemşerilerimizin birlik ve beraberliklerini pekiştirerek beldemiz diğer hemşerilerimiz ile kaynaşmasını sağlayacak etkinliğe iştirak eden katılımcılara tüketim malzemesi (Alkolsüz içecek ) nin ikram edilerek ağırlanması belediyenin en medeni hak ve görevlerinden olup belediye bütçesinden yapılan temsil ağırlama ve tören giderleri yönergesinin Genel Kural başlıklı 3. Maddesinde temsil ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsamı ve miktarının tayini belediye başkanının takdirine tabi olup söz konusu harcama temsil, ağırlama ve giderleri yönergesinin 3. Maddesine göre yapılmıştır

6- Sayıştay 1. Dairesi tarafından konuyla ilgili verilen kararda: Sayın iki üye (üyeler: ... ve ...) nin görüş ve değerlendirmeleri belediyemiz açıklamalarını doğrulayıcı niteliktedir.

Nitekim Sayıştay Temyiz Kurulunun 03.02.2009 tarihli Dosya No:30034 ve 30609 tutanak sayılı kararında da

… Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin Genel Kurul Başlıklı 3. Maddesinde, temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayininin belediye başkanının takdirine tabi olduğu belirtilmiştir. Temsil giderlerinde göreviyle ilgili olmak, ağırlama giderlerinde de beldenin misafiri olmak şartı dışında herhangi bir kısıtlama getirilmemiştir. Ayrıca aynı yönetmeliğin 10. Maddesinde yukarıdaki maddelerde belirtilen dışında kalanlar ile yapılması belde için gerekli olan veya mahalli örf adet ve sosyal yaşam için de gerekli sayılan etkinlikler ve törenler için de harcama yapılabileceği öngörülmüştür. 

Belediye personeli arasında kaynaşmayı sağlamak ve iş verimliliğini arttırmak amacıyla düzenlenen gezi sırasında personele yemek verilmesi yukarıda zikredilen Yönergenin 10. Maddesindeki mahalli örf adet ve sosyal yaşam için gerekli sayılan etkinlikler kapsamında olduğundan, bu sebeple yapılan harcamada mevzuata aykırılık görülmemiştir.

Bu itibarlarla dilekçe iddialarının kabulüyle 2114 no lu ilanın 1. Maddesiyle tazminine karar verilen 299.000.000 liraya ilişkin hükmün KALDIRILMASINA denilmektedir.

7- Yukarıda izah edilmeye çalışılan açıklamalar ve Sayıştay Temyiz Kurul Kararında da belirtildiği üzere ... Dernek binasının Belediyemiz ile yapılan ortak açılış etkinliğinde misafirlere ikram edilen tüketim harcama bedeli olan ... TL.ye ilişkin Sayıştay 1. Dairesinin 11 no lu sorguya konu tanzim kararının kaldırılmasını arz ve talep ederiz.”

Denilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası

Sorumluluğuna hükmedilen Harcama Yetkilisi (Destek Hizmetleri Daire Başkanı) ... ile Gerçekleştirme Görevlisi (Satın alma Şube Müdürü) ... tarafınca sunulan temyiz dilekçesine istinaden verilen mütalaada;

“Temyiz talebi yerinde değildir.

Çünkü Sayıştay 1. Dairesi tarafından verilen karar da savunmada ileri sürülen hususlar karşılanmıştır.

Bu nedenlerle temyiz talebinin reddi ile ... Büyükşehir Belediyesi 2018 yılı hesabının 1. Dairede yargılanması sonucu çıkarılan 16.07.2020 tarih ve 109 numaralı ilamın; 11. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün, tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa edilmektedir.”

Denilmektedir.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

Temyize konu Daire kararında; ... ... Derneği tarafından düzenlenen etkinliğe katılanlara dağıtılmak üzere belediye bütçesinden alınan tüketim malzemesi (alkolsüz içecek) için yapılan ödemenin, derneğe yapılan bir yardım mahiyetinde olduğu değerlendirilerek,

... ... Derneği tarafından gerçekleştirilen sosyal hizmet ve faaliyetlerin mahalli müşterek nitelikte olmadığı, ayrıca belediye tarafından satın alınan tüketim malzemelerinin anılan derneğe devredilmesinin ortak hizmet projesi kapsamında değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle ... ... Derneği’nin ayni ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla malzeme alınması ve söz konusu malzemelerin ilgili derneğe devredilmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiğine hükmedilmiştir.

Maddi Unsurları Bağlamında Konunun Esas Yönünden incelemesi;

... tarihli ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına yazılan yazıda ... ... Derneğince düzenlenen ... anma etkinlikleri kapsamında 2 adet büyük otobüs, 1 adet 15 kişilik minibüs, 2500 adet bardak su, 2500 adet meyve suyu, 1000 adet karanfil vb. bir takım ihtiyaçlar belediyeden talep edilmiştir.

Bu talebe istinaden idarece gerekli görevlendirmeler yapılarak 2500 bardak su ve 2500 meyve suyu için piyasa fiyat araştırması yapılarak ... tarihli Doğrudan Temin Onay belgesi düzenlenmiş ve Satın Alma Şube Müdürünün arzı ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı olurunca söz konusu malların alımı yapılmıştır. ... tarihli muayene kabul tutanağı ve ... tarihli faturaya istinaden ... TL ilgili firmaya ödenmiştir.

Taşınır işlem fişleri ile Belediye hesaplarına kaydedilen bu mallar, ... anma etkinlikleri kapsamında ... ... Derneğine teslim edilmiştir.

Söz konusu malların, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22/d maddesi gereğince Doğrudan Temin Usulü ile alındığı, idarece tutar olarak yasal sınıra riayet edildiği ve 4734 sayılı Kanunun 22’nci maddesinin son fıkrası gereği piyasa fiyat araştırmasının yapıldığı görülmektedir.

Söz konusu işlem konu bakımından değerlendirildiğinde;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 13’üncü maddesinde;

“Herkes ikamet ettiği beldenin hemşerisidir. Hemşerilerin belediye hizmetlerine katılma, Belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek şartlarda sunulması zorunludur.” hükmü,

“Belediyenin Görev ve Sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde;

“Belediye, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla;

a)Sosyal hizmet ve yardım hizmetlerini yapar ve yaptırır

…” hükmü,

“Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde ise

“Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır:

a)Belde sakinlerini mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet girişiminde bulunmak

…” hükmü

yer almaktadır.

Bu hükümlere göre belediyenin mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla belde sakinlerine sosyal hizmet ve yardım hizmeti yapma görev ve yetkisi vardır.

Belediyenin bu görev ve yetkisi çerçevesinde beldede gerçekleştirilen bir etkinlikte, bu etkinliğe katılan hemşerilere içecek dağıtılması; 5393 sayılı Kanunun 13 ve 14’ncü maddesi kapsamında gerek hemşericilik hukuku gerekse işin mahalli müşterek ihtiyaç kapsamında değerlendirileceğinden söz konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

HÜKÜM

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde;

Dilekçilerce Daire kararının esasına ilişkin itirazların KABULÜ ile 1. Dairece 109 sayılı ilamın 11. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve (tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğine yönelik) yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,

(Üye ...’ın farklı gerekçesi ile,

Üye ..., ..., ..., ... ve ...’nin Daire kararının tasdikine karar verilmesi gerekir şeklindeki ayrışık görüşüne karşı) oyçokluğuyla,

Karar verildiği 23.03.2022 tarih ve 51340 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Farklı Gerekçe

Üye ...’ın Farklı Gerekçesi;

Kararda somut olaya konu işlemin değerlendirilmesinde;

5393 sayılı Belediye Kanununda yer verilen;

“Hemşehri hukuku

Madde 13- ...

Belediye, hemşehriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapar. Bu çalışmalarda üniversitelerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, sivil toplum kuruluşları ve uzman kişilerin katılımını sağlayacak önlemler alınır...” hükmü,

Aynı Kanunda yer verilen;

“Belediyenin yetkileri ve imtiyazları;

Madde 15- Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır:

a) Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak...” hükmü,

Yine aynı Kanunda yer verilen;

“Belediyenin Giderleri;

Madde 60:...

n) Sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler...” hükmü birlikte değerlendirilerek, söz konusu işlemin; sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesine vesile bir işlem olarak nitelendirilerek, belediyenin yetkisi dâhilinde olduğu, dolayısıyla, söz konusu işleme ilişkin giderlerin belediye bütçesinde karşılanabileceği sonucun varılarak Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

Karşı Oy Gerekçesi

Üye ..., ..., ..., ... ve ...’nin karşı oy gerekçesi;

Daire kararının esası hakkında;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinde;

“Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;



c) (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.



(Ek fıkra: 12/11/2012-6360/19 md.) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.

…” hükmü,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinin birinci fıkrasında ise;

“Gerçek veya tüzel kişilere kanuni dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.”

hükmü yer almaktadır.

Bu hükümlere göre belediyelerin derneklere ayni ve nakdi yardım yapmaları mümkün değildir. Ancak kamu yararına çalışan dernek statüsünde olmayan dernekler ile mahallin en büyük mülki amirinin izninin alınması şartıyla ortak hizmet projesini yürütebilirler.

Yapılan incelemede, belediye tarafından satın alınan tüketim malzemelerinin (alkolsüz içeçek) ... tarihli ve ... numaralı taşınır işlem fişi ile kamu yararına çalışan dernek statüsünde olmayan ... ... Derneğine devredildiği görülmüştür.

... ... Derneği tarafından gerçekleştirilen sosyal hizmet ve faaliyetlerin mahalli müşterek nitelikte olduğu söylenemez. Diğer taraftan, belediye tarafından satın alınan tüketim malzemelerinin anılan derneğe devredilmesinin ortak hizmet projesi kapsamında değerlendirilmesi de mümkün değildir. Zira ödeme emri belgesine ekli belgeler arasında mahallin en büyük mülki amirinin izninin yer aldığı bir ortak hizmet projesine ilişkin herhangi bir belge de bulunmamaktadır. Dolayısıyla ... ... Derneği’nin ayni ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla malzeme alınması ve söz konusu malzemelerin ilgili derneğe devredilmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

Tüm bu gerekçelerle Daire kararının tasdikine karar verilmesi gerekir.

Üye ...’ın yargılama usulü açısında ayrışık görüşü;

Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanunun, Temyiz başlıklı 55. Maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.

Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dahil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.

İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.

Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında kaldırma seçeneği ortadan kalkmaktadır. Bu durumda, diğer temyiz mercilerinde olduğu gibi ilk derece mahkemesince verilmiş olan kararın olduğu gibi veya düzelterek tasdiki veya bozulması seçenekleri arasında sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.

Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna (12’ye karşı 5 oya) ulaştığı gerekçe gösterilerek usul hukukuna aykırı olarak müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.