SayıştaySayıştay Temyiz Kararı57527
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kurum / İdareYüksek Öğretim Kurumları
Daire7
Dosya No54067
Yılı2022
Konu: Yurt dışından öğrenci kabulüne ilişkin işlemlerin Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü tarafından yürütülmesi sonucunda elde gelirlerden öğretim elemanlarına katkı payı ödenmesi.
38 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile; Yurt dışından öğrenci kabulüne ilişkin işlemlerin ... Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü tarafından yürütülmesi ve bu işlemler sonucunda elde gelirlerden öğretim elemanlarına katkı payı ödenmesi suretiyle sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Söz konusu hükme karşı sorumlular temyize başvurmuşlardır.
Söz konusu ilamda, yabancı uyruklu öğrencilerin kabulüne ilişkin sınav, başvuru ve başvuruların değerlendirilmesi işlemlerinin, yükseköğretim kurumlarınca verilen eğitim-öğretim faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçası olduğundan genel idare esaslarına göre yürütülmesi ve kurum bütçesi ve imkânları ile bu hizmetin yerine getirilmesi gerektiği, döner sermaye işletmesi tarafından yürütülmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
Üniversitelerin asli görevleri, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Yükseköğretim Kurumlarının görevleri' başlıklı 12’nci maddesinde;
"Bu kanundaki amaç ve ana ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumlarının görevleri;
a. Çağdaş uygarlık ve eğitim- öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde, toplumun ihtiyaçları ve kalkınma planları ilke ve hedeflerine uygun ve ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim bilimsel araştırma, yayım ve danışmanlık yapmak,
b. Kendi ihtisas gücü ve maddi kaynaklarını rasyonel, verimli ve ekonomik şekilde kullanarak, milli eğitim politikası ve kalkınma planları ilke ve hedefleri ile Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılan plan ve programlar doğrultusunda, ülkenin ihtiyacı olan dallarda ve sayıda insan gücü yetiştirmek,
c. Türk toplumunun yaşam düzeyini yükseltici ve kamuoyunu aydınlatıcı bilim verilerini söz, yazı ve diğer araçlarla yaymak,
d. Örgün, yaygın, sürekli ve açık eğitim yoluyla toplumun özellikle sanayileşme ve tarımda modernleşme alanlarında eğitilmesini sağlamak,
e. Ülkenin bilimsel, kültürel, sosyal ve ekonomik yönlerden ilerlemesini ve gelişmesini ilgilendiren sorunlarını, diğer kuruluşlarla iş birliği yaparak, kamu kuruluşlarına önerilerde bulunmak suretiyle öğretim ve araştırma konusu yapmak, sonuçlarını toplumun yararına sunmak ve kamu kuruluşlarınca istenecek inceleme ve araştırmaları sonuçlandırarak düşüncelerini ve önerilerini bildirmek,
f. Eğitim- öğretim ve seferberliği içinde, örgün, yaygın, sürekli ve açık eğitim hizmetini üstlenen kurumlara katkıda bulunacak önlemleri almak,
g. Yörelerindeki tarım ve sanayinin gelişmesine ve ihtiyaçlarına uygun meslek elemanlarının yetişmesine ve bilgilerinin gelişmesine katkıda bulunmak, sanayi, tarım ve sağlık hizmetleri ile diğer hizmetlerde modernleşmeyi, üretimde artışı sağlayacak çalışma ve programlar yapmak, uygulamak ve yapılanlara katılmak, bununla ilgili kurumlarla işbirliği yapmak ve çevre sorunlarına çözüm getirici önerilerde bulunmak,
h. Eğitim teknolojisini üretmek, geliştirmek, kullanmak, yaygınlaştırmak,
i. Yükseköğretimin uygulamalı yapılmasına ait eğitim- öğretim esaslarını geliştirmek, döner sermaye işletmelerini kurmak, verimli çalıştırmak ve bu faaliyetlerin geliştirilmesine ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmaktır.”
şeklinde düzenlenmiştir.
Madde metninde; Üniversitelerin asli görevleri arasında, aday öğrencilerin başvurularını kabul etmek, bu başvuruları değerlendirmek, aday öğrencilere kabul sınavı yapmak ve bu kişileri seçmek ve yerleştirmek gibi görevler sayılmamıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Yükseköğretime giriş ve yerleştirme” başlıklı 45’inci maddesinin (f) bendinde; “Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir…” hükmü yer almaktır. Bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu tarafından “Yurt Dışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar” belirlenmiş olup, söz konusu Esaslar’da yabancı öğrencilerin kabulüne ilişkin usul ve kurallara yer verilmiştir.
Yükseköğretim Genel Kurulunun 21.01.2010 tarihli toplantısında; ÖSYM tarafından yapılan Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavının (YÖS) 2010-2011 yılından itibaren kaldırılmasına, her üniversite tarafından belirlenen ve YÖK Başkanlığınca da uygun görülen sınav ve puanlara sahip öğrencilerin üniversitenin talep edeceği diğer belgeler ile doğrudan üniversiteye başvurması ve üniversite tarafından değerlendirmeye alınmasına karar verilmiştir. Bu doğrultuda, 2011-2022 yılları arasında YÖS sınavları yükseköğretim kurumları tarafından yapılmıştır. YÖK tarafından “Yurt Dışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar” da yapılan düzenleme ile, YÖS sınavı yapma görevi 2023 yılı itibari ile tekrar ÖSYM Başkanlığına verilmiştir.
6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’un “Tanımlar " başlıklı 2’nci maddesinde;
“…
ç) Değerlendirme: Ölçme sonucu ortaya çıkan verilerin uygun yöntemlerle çözümlemeye tâbi tutularak, adayların elde edilen sonuçlara göre sıralanmasını,
f) Ölçme: Belirlenmiş usul ve esaslara göre adayların bilgi ve yetenek seviyelerinin, sorulara verdikleri cevapların puanlanması suretiyle tespit edilmesi işlemlerini,
ğ) Sınav: Belirlenen usul ve esaslara göre adaylara yazılı veya sözlü olarak soru sorma ve verilen cevaplar ile yaptırılan uygulamaları kayıt altına alma işlemlerini,
ı) Yerleştirme: Değerlendirme sonucunda oluşan puanlar, tercihler, önceden belirlenen kontenjan ve şartlar dikkate alınarak adayların yükseköğretim kurumlarına veya ilgili kurum ve kuruluşlara yerleştirilme işlemlerini,
ifade eder.”
Hükümleri yer almaktadır.
Aynı Kanun'un 3’üncü maddesinde; "Başkanlık, sınav, ölçme, değerlendirme ve yerleştirme hizmetlerini yerine getirirken ihtiyaç duyduğu aşamalarda, ... hizmetleri satın alabilir." denilerek bahse konu bu hizmetlerin ÖSYM Başkanlığının asli görevleri arasında bulunduğu ifade edilmiştir.
Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde, bu Yönetmelik’in amacının; genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine bağlı olarak kurulmuş olan döner sermayeli işletmelerin iş ve işlemleri ile bütçelerinin hazırlanması, uygulanması, sonuçlandırılması, muhasebesi, kontrol ve denetimi ile muhasebe yetkililerinin niteliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu,
Anılan Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesi birinci fırkasının (b) bendinde ise; Döner Sermayenin, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine kanunlarla verilen asli ve sürekli kamu görevlerine bağlı olarak ortaya çıkan ve genel idare esaslarına göre yürütülmesi mümkün olmayan mal ve hizmet üretimine ilişkin faaliyetlerin sürdürülebilmesi için, kamu idaresine bağlı olarak kurulmuş işletmelere tahsis edilen sermayeyi ifade edeceği,
Belirtilmiştir.
Yapılan incelemede; ... Üniversitesinde yabancı uyruklu önlisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerin kabulüne ilişkin işlemlerin (yabancı öğrenci sınavı, başvuru, başvuruların değerlendirilmesi vb.) Döner Sermaye İşletmesi bünyesinde yürütüldüğü, öğrenci olmak isteyen kişilerden sınav ve başvurular için belirli bir ücret alındığı, alınan bu ücretlerin döner sermaye işletmesi bütçesine gelir kaydedildiği ve gelir kaydedilen tutarlar üzerinden de öğretim elemanlarına katkı payı ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır.
... Üniversitesince yapılan yabancı uyruklu öğrencilerin kabulüne ilişkin sınav, başvuru ve başvuruların değerlendirilmesi işlemlerinin; üniversiteye Kanun ile verilen asli bir görevin ifası mahiyetinde olmadığı, diğer taraftan söz konusu işlemlerden elde edilen gelirlerin üniversite döner sermaye hesabına gelir kaydedilerek öğretim elemanlarına “akademik koçluk” şeklinde katkı payı ödemesinde bulunulmasının da mevzuata hükümlerine aykırılık taşımadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki;
Döner sermaye işletmelerinin kurulabilmesi için sunulacak mal ve hizmetlerin kamu idarelerine kanunlarla verilen asli ve sürekli kamu görevlerinin dışında kalmasının aranmadığı, tam tersine, bu tanımın “genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine kanunlarla verilen asli ve sürekli kamu görevlerine bağlı olarak ortaya çıkan" mal ve hizmet üretiminden bahsettiği görülmektedir. Yani tanımın esas aldığı ölçüt, ‘‘asli ve sürekli kamu görevi kapsamının dışında kalma” ölçütü değil, tam aksine bu kapsamın içinde olmakla birlikte, "genel idare esaslarına göre yürütülmesi mümkün olmama” ölçütüdür.
Nitekim Yükseköğretim Kurumları Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasına İlişkin Yönetmelik’in 1’inci maddesindeki "kendi faaliyet alanları kapsamında bulunmak” ibaresi; 5‘inci maddesi birinci fıkrasının (ç) bendindeki "eğitim ve öğretim faaliyet alanları ile sınırlı olarak" ibaresi ve aynı maddesinin “döner sermaye işletmeleri, çalışmaları sırasında eğitim ve öğretim ile bunlara katkıda bulunan uygulamayı ön planda tutar.” şeklindeki ikinci fıkrası hükmü de bunu desteklemektedir.
2547 sayılı Kanun’un 58’inci maddesi ile Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanan ... Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar’ın 3’üncü maddesi birinci fıkrasının (u) bendinde, “Akademik koçluk" kavramı yer almaktadır. Söz konusu madde bendinde, akademik koçluk; Yabancı öğrencilerin ihtiyaç duydukları akademik konularda ... Üniversitesi akademik personeli tarafından sağlanan bireysel yönlendirme ve rehberlik faaliyeti olarak tanımlanmıştır.
Sorumluların savunmalarında da; akademik koçluğun, özellikle lisansüstü eğitimde uygulama alanı bulduğu ve yabancı öğrencilerin eğitim-öğretim hayatındaki olumsuz şartların yarattığı etkiyi en aza indirmeyi hedeflediği ifade edilmiştir.
Daha önce yürürlükte bulunan … Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesi birinci fıkrasının (ç) bendinde, Danışman; "Enstitüde kayıtlı öğrenciye ders ve tez/sanat eseri/sanatta yeterlik eseri çalışması dönemlerinde rehberlik yapmak üzere enstitü yönetim kurulu tarafından atanan öğretim üyesi" şeklinde tanımlanmış, sonradan yürürlüğe giren ... Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesi birinci fıkrasının (ç) bendinde ise aynı tanım, "Enstitüde kayıtlı öğrenciye ders ve tez/sanat eseri/sanatta yeterlik eseri çalışması dönemlerinde rehberlik yapmak üzere Enstitü anabilim/anasanat dalı başkanlığı tarafından önerilen ve Enstitü yönetim kurulu tarafından atanan öğretim üyesi" şeklinde genişletilmiştir.
Bu iki tanımdan, “danışmanın” temel itibarıyla, sadece ders ve tez ile ilgili olarak öğrencinin karşılaştığı akademik hususlarda rehberlik yapmakta olduğu, yabancı öğrencilere yönelik düzenlenmiş bulunan “akademik koçlukta” ise bu dar tanımdan daha geniş olarak, onların akademik hayatta karşılaştıkları her türlü problemde ihtiyaç duydukları bireysel yönlendirme ve rehberlik hizmetinin verilmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Şu hâlde, kendi sınavını ücret mukabili yapan üniversitelerin bu ücreti döner sermaye geliri olarak kaydetmesinde ve asli görevlerinden daha farklı bir görevi üniversite döner sermayesine gelir getirecek şekilde yürüten akademik koçlara bu gelirlerden pay ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklanan gerekçelerle sorumluların iddia ve itirazlarının KABULÜ ile 38 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünün 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (… Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’in aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 26’ncı maddesi hükmü gereğince Başkanın bulunduğu tarafın çoğunluğu sağlamış olması suretiyle,
Karar verildiği 27.11.2024 tarih 57527 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
… Daire Başkanı ...’ın karşı oy gerekçesi:
38 sayılı İlamın 2’nci maddesiyle; Yurt dışından öğrenci kabulüne ilişkin işlemlerin ... Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü tarafından yürütülmesi ve bu işlemler sonucunda elde edilen gelirlerden öğretim elemanlarına katkı payı ödenmesi sonucunda ... TL kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle bu tutarın tazminine karar verilmiştir.
Kararda; tazminine karar verilen tutarın tamamının öğrenci seçme ücreti olarak değerlendirildiği görülmüştür. Sorumlularca sorguya cevap olarak yapılan savunmalarda ve temyiz aşamasında, bu tutarın öğrenci seçme ücreti ile yabancı öğrenciler için yapılan koçluk faaliyetlerinden elde edilen gelirlerden oluştuğu iddia edilmiştir. Söz konusu bu iddiaların değerlendirilerek yeniden karar verilmesini teminen Kararın BOZULMASI gerekir.
Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’İN karşı oy gerekçesi:
38 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile; Yurt dışından öğrenci kabulüne ilişkin işlemlerin ... Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü tarafından yürütülmesi ve bu işlemler sonucunda elde gelirlerden öğretim elemanlarına katkı payı ödenmesi suretiyle sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun “Gelir kaynakları” başlıklı 55’inci maddesinin (c) bendinde, Yükseköğretim üst kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve bunlara bağlı birimlerin gelir kaynakları arasında "Alınacak harç ve ücretler" sayılmıştır.
Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde, bu Yönetmelik’in amacının; genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine bağlı olarak kurulmuş olan döner sermayeli işletmelerin iş ve işlemleri ile bütçelerinin hazırlanması, uygulanması, sonuçlandırılması, muhasebesi, kontrol ve denetimi ile muhasebe yetkililerinin niteliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu,
Anılan Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesi birinci fırkasının (b) bendinde ise; Döner Sermayenin, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine kanunlarla verilen asli ve sürekli kamu görevlerine bağlı olarak ortaya çıkan ve genel idare esaslarına göre yürütülmesi mümkün olmayan mal ve hizmet üretimine ilişkin faaliyetlerin sürdürülebilmesi için, kamu idaresine bağlı olarak kurulmuş işletmelere tahsis edilen sermayeyi ifade edeceği belirtilmiştir.
Yükseköğretim Kurumları Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasına İlişkin Yönetmelik’in “Faaliyet alanları” başlıklı 5’inci maddesinde;
“(1) Döner sermaye işletmelerinin yükseköğretim kurumlarının esas faaliyetlerini aksatmayacak şekilde çalıştırılması gerekir. Bu işletmelerin;
a) Bilimsel görüş vermek, proje hazırlamak, araştırma, uygulama ve benzeri hizmetler yapmak,
b) Belirli bilimsel sonuçların uygulamasını sağlamak,
c) Üniversite ve ona bağlı kurumlarda hasta muayene ve tedavisi yapmak ve bunlarla ilgili tahlil ve araştırmaları yürütmek,
ç) Yükseköğretim kurumlarının eğitim ve öğretim faaliyet alanları ile sınırlı olarak mal ve hizmet üretiminde bulunmak, amaçlarından biri veya birkaçına yönelik faaliyette bulunması gerekir.
(2) Döner sermaye işletmeleri, çalışmaları sırasında eğitim ve öğretim ile bunlara katkıda bulunan uygulamayı ön planda tutar.” hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, bir yükseköğretim kurumuna mevzuat ile verilmiş bir görevin veya faaliyetin döner sermaye kapsamında ele alınabilmesi için o faaliyetin öncelikle genel idare esaslarına göre yürütülmesi mümkün olmayan bir nitelikte olması gerektiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Yönetmelik'in faaliyet alanları başlıklı 5’inci maddesinde geçen faaliyetler açısından öncelikle yapılan faaliyetin genel idare esaslarına göre yürütülmesinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucunda bir faaliyet eğer genel idare esaslarına göre özel bütçe içerisinde yürütülemiyor ise döner sermaye faaliyet alanı kapsamına alınması gerekmektedir.
Yapılan incelemede; ... Üniversitesinde yabancı uyruklu önlisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerin kabulüne ilişkin işlemlerin (yabancı öğrenci sınavı, başvuru, başvuruların değerlendirilmesi vb.) Döner Sermaye İşletmesi bünyesinde yürütüldüğü, öğrenci olmak isteyen kişilerden sınav ve başvurular için belirli bir ücret alındığı, alınan bu ücretlerin döner sermaye işletmesi bütçesine gelir kaydedildiği ve gelir kaydedilen tutarlar üzerinden de öğretim elemanlarına katkı payı ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır.
Sorumlular tarafından, öğrenci seçme ve yerleştirme faaliyetlerinin eğitimin öğretim hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olmadığı, üniversitelerin öğrenci seçme ve yerleştirme gibi bir görevinin bulunmadığı, diğer üniversiteler tarafından da yabancı öğrencilerden sınav ücreti alındığı ve öğrenci seçme ve yerleştirme görevinin ÖSYM’ye ait olduğu ifade edilmişse de; Yükseköğretim Genel Kurulu'nun 21.01.2010 tarihli toplantısında; ÖSYM tarafından yapılan Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavının (YÖS) 2010-2011 Eğitim- Öğretim yılından itibaren kaldırılmasına, her üniversite tarafından belirlenen ve YÖK Başkanlığınca da uygun görülen sınav ve puanlara sahip öğrencilerin üniversitenin talep edeceği diğer belgeler ile doğrudan üniversiteye başvurması ve üniversite tarafından değerlendirmeye alınmasına karar vererek asli bir görevi Yükseköğretim Kurumlarına devretmiştir. Dolayısıyla yabancı uyruklu öğrenci alımına ilişkin yapılan sınav, ilgili üniversiteler açısından olağan bir görev ve kamu hizmeti olup, katılımcılardan elde edilen gelirin üniversitenin özel bütçesine aktarılması gerekmektedir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Yükseköğretime giriş ve yerleştirme” başlıklı 45’inci maddesinin (f) bendinde ise; “Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir…” hükmü yer almaktır. Bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu tarafından “Yurt Dışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar” belirlenmiş olup, söz konusu Esaslar’da yabancı öğrencilerin kabulüne ilişkin usul ve kurallara yer verilmiştir. Anılan Esaslar’da, YÖS sınavının 2023 yılı itibari ile ÖSYM tarafından yapılacağı da belirtilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, ÖSYM Başkanlığının 2023 yılı öncesinde YÖS sınavı yapmak ve sınav sonuçlarını değerlendirmek gibi bir görevi olmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan öğrenci seçme ve yerleştirme faaliyetlerinin eğitim ve öğretim hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olmadığını değerlendirmek mümkün değildir. Zira eğitim ve öğretim faaliyetlerinin ana unsurları öğrencilerdir. Söz konusu öğrencilerinde yükseköğretim faaliyetlerinin bir parçası olması için öncelikle seçme ve yerleştirme işleminin yapılması gerekmektedir. Ülkemizde genel anlamda öğrenci seçme ve yerleştirme görevi ÖSYM Başkanlığına ait olmakla beraber, yukarıda ifade edildiği üzere yabancı öğrencilere ilişkin ÖSYM tarafından yapılan YÖS sınavı Yükseköğretim Genel Kurulunun 21.01.2010 tarihli toplantısında kaldırılmış olup, söz konusu yetki 2023 yılında tekrardan ÖSYM Başkanlığına verilmiştir. Belirtilen tarihler arasında ise YÖS sınavları yükseköğretim kurumları tarafından yapılmıştır.
Ayrıca yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, kamu kurumlarına ilişkin bir hizmetin sunulmasında asıl olan, kurum bütçesi ve imkânları ile bu hizmetin yerine getirilmesidir. Döner Sermaye İşletmesince bir hizmetin sunulması, Kurum bütçesi ve imkânlarıyla hizmetin sunulamaması ya da sunulamaz nitelikte olmasına bağlıdır. Bu nedenlerle söz konusu işlemlerin Döner Sermaye İşletmesi tarafından yürütülmesi mümkün değildir.
2547 sayılı Kanun’un “Gelir kaynakları” başlıklı 55’inci maddesinin (c) bendi hükmü gereğince, yabancı uyruklu öğrenci adaylarından alınan sınav ve başvuru ücretlerinin yükseköğretim kurumlarının gelir kaynakları arasında sayılan “alınacak harç ve ücretler” içinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Keza üniversite tarafından yabancı uyruklu öğrenci sınav ve başvuru işlemleri sonucunda alınan ücretler, kamu hizmetinin bedeli olarak alınan ücretlerdir. Yapılan bu faaliyetleri üniversite öğretim elemanları tarafından döner sermaye kapsamında üretilen özel bir hizmet olarak nitelendirmek mümkün değildir. Dolayısıyla bu hizmetler üniversiteler açısından olağan bir görev ve kamu hizmeti olup, katılımcılardan elde edilen gelirin üniversitenin özel bütçesine aktarılması gerekmektedir.
Ayrıca sorumlular tarafından temyiz dilekçelerinde bahsedilen, aleyhte çıkabilecek bir kararda döner sermayeden yapılan ödemelerin, tahsilini öngören düzenlemeler çerçevesinde sorumlulardan söz konusu tahsilatların yapılmasının mümkün olamayacağı, dolayısıyla ödeme yapılan öğretim elemanlarından tahsilatın yapılması gerektiği hususuyla ilgili olarak; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun "Hüküm ve tutanaklar" başlıklı 50'nci maddesinin birinci fıkrasında; "Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir." denilmektedir. Sayıştay hesap yargılaması sonucunda kamu zararı tespit edilmişse, bu zararın sorumlularından tazminine karar verilmektedir. Başka bir deyişle, Sayıştay yargısında verilen tazmin veya tasdik hükümlerinin muhatabı, kamu zararına sebebiyet veren sorumlular yani kamu görevlisi ya da görevlileridir. Dolayısıyla ilamlarda yer alan tazmin miktarlarının, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tazminle yükümlü tutulan kamu görevlilerinden tahsil edilmesi esas olmakla birlikte, söz konusu kamu görevlilerinin tazmin miktarlarını, haksız ödemeden yararlanan ilgililere (ahizlere) özel hukuk hükümleri çerçevesinde rücu etmeleri de mümkündür. Ancak Sayıştay yargılamasında tazmin hükmü, ahiz konumunda olan 3. kişiler hakkında verilmediğinden, bu kişilerin ilamların infazı bakımından Sayıştay'a karşı sorumlulukları bulunmamaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde ise; kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlanmış olup, kamu zararının belirlenmesinde mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılmasının esas alınacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ve mevzuat hükümleri doğrultusunda, yabancı uyruklu öğrenci adaylarının öğrenciliğe kabul işlemlerinin döner sermaye işletmesi bünyesinde yürütülmesi ve bu işlemlerden elde edilen gelirler üzerinden öğretim elemanlarına katkı payı ödenmesi suretiyle kamu zararına sebep olunmuştur.
Bu itibarla, yurt dışından öğrenci kabulüne ilişkin işlemlerin ... Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü tarafından yürütülmesi ve bu işlemler sonucunda elde gelirlerden öğretim elemanlarına katkı payı ödenmesi 2547 sayılı Kanun’un 55’inci maddesine aykırılık teşkil ettiğinden ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesi kapsamında kamu zararına sebebiyet verildiğinden; sorumluların iddia ve itirazlarının REDDİ ile 38 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünün TASDİKİ, gerekir.
38 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile; Yurt dışından öğrenci kabulüne ilişkin işlemlerin ... Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü tarafından yürütülmesi ve bu işlemler sonucunda elde gelirlerden öğretim elemanlarına katkı payı ödenmesi suretiyle sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Söz konusu hükme karşı sorumlular temyize başvurmuşlardır.
Söz konusu ilamda, yabancı uyruklu öğrencilerin kabulüne ilişkin sınav, başvuru ve başvuruların değerlendirilmesi işlemlerinin, yükseköğretim kurumlarınca verilen eğitim-öğretim faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçası olduğundan genel idare esaslarına göre yürütülmesi ve kurum bütçesi ve imkânları ile bu hizmetin yerine getirilmesi gerektiği, döner sermaye işletmesi tarafından yürütülmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
Üniversitelerin asli görevleri, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Yükseköğretim Kurumlarının görevleri' başlıklı 12’nci maddesinde;
"Bu kanundaki amaç ve ana ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumlarının görevleri;
a. Çağdaş uygarlık ve eğitim- öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde, toplumun ihtiyaçları ve kalkınma planları ilke ve hedeflerine uygun ve ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim bilimsel araştırma, yayım ve danışmanlık yapmak,
b. Kendi ihtisas gücü ve maddi kaynaklarını rasyonel, verimli ve ekonomik şekilde kullanarak, milli eğitim politikası ve kalkınma planları ilke ve hedefleri ile Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılan plan ve programlar doğrultusunda, ülkenin ihtiyacı olan dallarda ve sayıda insan gücü yetiştirmek,
c. Türk toplumunun yaşam düzeyini yükseltici ve kamuoyunu aydınlatıcı bilim verilerini söz, yazı ve diğer araçlarla yaymak,
d. Örgün, yaygın, sürekli ve açık eğitim yoluyla toplumun özellikle sanayileşme ve tarımda modernleşme alanlarında eğitilmesini sağlamak,
e. Ülkenin bilimsel, kültürel, sosyal ve ekonomik yönlerden ilerlemesini ve gelişmesini ilgilendiren sorunlarını, diğer kuruluşlarla iş birliği yaparak, kamu kuruluşlarına önerilerde bulunmak suretiyle öğretim ve araştırma konusu yapmak, sonuçlarını toplumun yararına sunmak ve kamu kuruluşlarınca istenecek inceleme ve araştırmaları sonuçlandırarak düşüncelerini ve önerilerini bildirmek,
f. Eğitim- öğretim ve seferberliği içinde, örgün, yaygın, sürekli ve açık eğitim hizmetini üstlenen kurumlara katkıda bulunacak önlemleri almak,
g. Yörelerindeki tarım ve sanayinin gelişmesine ve ihtiyaçlarına uygun meslek elemanlarının yetişmesine ve bilgilerinin gelişmesine katkıda bulunmak, sanayi, tarım ve sağlık hizmetleri ile diğer hizmetlerde modernleşmeyi, üretimde artışı sağlayacak çalışma ve programlar yapmak, uygulamak ve yapılanlara katılmak, bununla ilgili kurumlarla işbirliği yapmak ve çevre sorunlarına çözüm getirici önerilerde bulunmak,
h. Eğitim teknolojisini üretmek, geliştirmek, kullanmak, yaygınlaştırmak,
i. Yükseköğretimin uygulamalı yapılmasına ait eğitim- öğretim esaslarını geliştirmek, döner sermaye işletmelerini kurmak, verimli çalıştırmak ve bu faaliyetlerin geliştirilmesine ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmaktır.”
şeklinde düzenlenmiştir.
Madde metninde; Üniversitelerin asli görevleri arasında, aday öğrencilerin başvurularını kabul etmek, bu başvuruları değerlendirmek, aday öğrencilere kabul sınavı yapmak ve bu kişileri seçmek ve yerleştirmek gibi görevler sayılmamıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Yükseköğretime giriş ve yerleştirme” başlıklı 45’inci maddesinin (f) bendinde; “Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir…” hükmü yer almaktır. Bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu tarafından “Yurt Dışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar” belirlenmiş olup, söz konusu Esaslar’da yabancı öğrencilerin kabulüne ilişkin usul ve kurallara yer verilmiştir.
Yükseköğretim Genel Kurulunun 21.01.2010 tarihli toplantısında; ÖSYM tarafından yapılan Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavının (YÖS) 2010-2011 yılından itibaren kaldırılmasına, her üniversite tarafından belirlenen ve YÖK Başkanlığınca da uygun görülen sınav ve puanlara sahip öğrencilerin üniversitenin talep edeceği diğer belgeler ile doğrudan üniversiteye başvurması ve üniversite tarafından değerlendirmeye alınmasına karar verilmiştir. Bu doğrultuda, 2011-2022 yılları arasında YÖS sınavları yükseköğretim kurumları tarafından yapılmıştır. YÖK tarafından “Yurt Dışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar” da yapılan düzenleme ile, YÖS sınavı yapma görevi 2023 yılı itibari ile tekrar ÖSYM Başkanlığına verilmiştir.
6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’un “Tanımlar " başlıklı 2’nci maddesinde;
“…
ç) Değerlendirme: Ölçme sonucu ortaya çıkan verilerin uygun yöntemlerle çözümlemeye tâbi tutularak, adayların elde edilen sonuçlara göre sıralanmasını,
f) Ölçme: Belirlenmiş usul ve esaslara göre adayların bilgi ve yetenek seviyelerinin, sorulara verdikleri cevapların puanlanması suretiyle tespit edilmesi işlemlerini,
ğ) Sınav: Belirlenen usul ve esaslara göre adaylara yazılı veya sözlü olarak soru sorma ve verilen cevaplar ile yaptırılan uygulamaları kayıt altına alma işlemlerini,
ı) Yerleştirme: Değerlendirme sonucunda oluşan puanlar, tercihler, önceden belirlenen kontenjan ve şartlar dikkate alınarak adayların yükseköğretim kurumlarına veya ilgili kurum ve kuruluşlara yerleştirilme işlemlerini,
ifade eder.”
Hükümleri yer almaktadır.
Aynı Kanun'un 3’üncü maddesinde; "Başkanlık, sınav, ölçme, değerlendirme ve yerleştirme hizmetlerini yerine getirirken ihtiyaç duyduğu aşamalarda, ... hizmetleri satın alabilir." denilerek bahse konu bu hizmetlerin ÖSYM Başkanlığının asli görevleri arasında bulunduğu ifade edilmiştir.
Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde, bu Yönetmelik’in amacının; genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine bağlı olarak kurulmuş olan döner sermayeli işletmelerin iş ve işlemleri ile bütçelerinin hazırlanması, uygulanması, sonuçlandırılması, muhasebesi, kontrol ve denetimi ile muhasebe yetkililerinin niteliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu,
Anılan Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesi birinci fırkasının (b) bendinde ise; Döner Sermayenin, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine kanunlarla verilen asli ve sürekli kamu görevlerine bağlı olarak ortaya çıkan ve genel idare esaslarına göre yürütülmesi mümkün olmayan mal ve hizmet üretimine ilişkin faaliyetlerin sürdürülebilmesi için, kamu idaresine bağlı olarak kurulmuş işletmelere tahsis edilen sermayeyi ifade edeceği,
Belirtilmiştir.
Yapılan incelemede; ... Üniversitesinde yabancı uyruklu önlisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerin kabulüne ilişkin işlemlerin (yabancı öğrenci sınavı, başvuru, başvuruların değerlendirilmesi vb.) Döner Sermaye İşletmesi bünyesinde yürütüldüğü, öğrenci olmak isteyen kişilerden sınav ve başvurular için belirli bir ücret alındığı, alınan bu ücretlerin döner sermaye işletmesi bütçesine gelir kaydedildiği ve gelir kaydedilen tutarlar üzerinden de öğretim elemanlarına katkı payı ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır.
... Üniversitesince yapılan yabancı uyruklu öğrencilerin kabulüne ilişkin sınav, başvuru ve başvuruların değerlendirilmesi işlemlerinin; üniversiteye Kanun ile verilen asli bir görevin ifası mahiyetinde olmadığı, diğer taraftan söz konusu işlemlerden elde edilen gelirlerin üniversite döner sermaye hesabına gelir kaydedilerek öğretim elemanlarına “akademik koçluk” şeklinde katkı payı ödemesinde bulunulmasının da mevzuata hükümlerine aykırılık taşımadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki;
Döner sermaye işletmelerinin kurulabilmesi için sunulacak mal ve hizmetlerin kamu idarelerine kanunlarla verilen asli ve sürekli kamu görevlerinin dışında kalmasının aranmadığı, tam tersine, bu tanımın “genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine kanunlarla verilen asli ve sürekli kamu görevlerine bağlı olarak ortaya çıkan" mal ve hizmet üretiminden bahsettiği görülmektedir. Yani tanımın esas aldığı ölçüt, ‘‘asli ve sürekli kamu görevi kapsamının dışında kalma” ölçütü değil, tam aksine bu kapsamın içinde olmakla birlikte, "genel idare esaslarına göre yürütülmesi mümkün olmama” ölçütüdür.
Nitekim Yükseköğretim Kurumları Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasına İlişkin Yönetmelik’in 1’inci maddesindeki "kendi faaliyet alanları kapsamında bulunmak” ibaresi; 5‘inci maddesi birinci fıkrasının (ç) bendindeki "eğitim ve öğretim faaliyet alanları ile sınırlı olarak" ibaresi ve aynı maddesinin “döner sermaye işletmeleri, çalışmaları sırasında eğitim ve öğretim ile bunlara katkıda bulunan uygulamayı ön planda tutar.” şeklindeki ikinci fıkrası hükmü de bunu desteklemektedir.
2547 sayılı Kanun’un 58’inci maddesi ile Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanan ... Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar’ın 3’üncü maddesi birinci fıkrasının (u) bendinde, “Akademik koçluk" kavramı yer almaktadır. Söz konusu madde bendinde, akademik koçluk; Yabancı öğrencilerin ihtiyaç duydukları akademik konularda ... Üniversitesi akademik personeli tarafından sağlanan bireysel yönlendirme ve rehberlik faaliyeti olarak tanımlanmıştır.
Sorumluların savunmalarında da; akademik koçluğun, özellikle lisansüstü eğitimde uygulama alanı bulduğu ve yabancı öğrencilerin eğitim-öğretim hayatındaki olumsuz şartların yarattığı etkiyi en aza indirmeyi hedeflediği ifade edilmiştir.
Daha önce yürürlükte bulunan … Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesi birinci fıkrasının (ç) bendinde, Danışman; "Enstitüde kayıtlı öğrenciye ders ve tez/sanat eseri/sanatta yeterlik eseri çalışması dönemlerinde rehberlik yapmak üzere enstitü yönetim kurulu tarafından atanan öğretim üyesi" şeklinde tanımlanmış, sonradan yürürlüğe giren ... Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesi birinci fıkrasının (ç) bendinde ise aynı tanım, "Enstitüde kayıtlı öğrenciye ders ve tez/sanat eseri/sanatta yeterlik eseri çalışması dönemlerinde rehberlik yapmak üzere Enstitü anabilim/anasanat dalı başkanlığı tarafından önerilen ve Enstitü yönetim kurulu tarafından atanan öğretim üyesi" şeklinde genişletilmiştir.
Bu iki tanımdan, “danışmanın” temel itibarıyla, sadece ders ve tez ile ilgili olarak öğrencinin karşılaştığı akademik hususlarda rehberlik yapmakta olduğu, yabancı öğrencilere yönelik düzenlenmiş bulunan “akademik koçlukta” ise bu dar tanımdan daha geniş olarak, onların akademik hayatta karşılaştıkları her türlü problemde ihtiyaç duydukları bireysel yönlendirme ve rehberlik hizmetinin verilmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Şu hâlde, kendi sınavını ücret mukabili yapan üniversitelerin bu ücreti döner sermaye geliri olarak kaydetmesinde ve asli görevlerinden daha farklı bir görevi üniversite döner sermayesine gelir getirecek şekilde yürüten akademik koçlara bu gelirlerden pay ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklanan gerekçelerle sorumluların iddia ve itirazlarının KABULÜ ile 38 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünün 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (… Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’in aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 26’ncı maddesi hükmü gereğince Başkanın bulunduğu tarafın çoğunluğu sağlamış olması suretiyle,
Karar verildiği 27.11.2024 tarih 57527 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
… Daire Başkanı ...’ın karşı oy gerekçesi:
38 sayılı İlamın 2’nci maddesiyle; Yurt dışından öğrenci kabulüne ilişkin işlemlerin ... Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü tarafından yürütülmesi ve bu işlemler sonucunda elde edilen gelirlerden öğretim elemanlarına katkı payı ödenmesi sonucunda ... TL kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle bu tutarın tazminine karar verilmiştir.
Kararda; tazminine karar verilen tutarın tamamının öğrenci seçme ücreti olarak değerlendirildiği görülmüştür. Sorumlularca sorguya cevap olarak yapılan savunmalarda ve temyiz aşamasında, bu tutarın öğrenci seçme ücreti ile yabancı öğrenciler için yapılan koçluk faaliyetlerinden elde edilen gelirlerden oluştuğu iddia edilmiştir. Söz konusu bu iddiaların değerlendirilerek yeniden karar verilmesini teminen Kararın BOZULMASI gerekir.
Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’İN karşı oy gerekçesi:
38 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile; Yurt dışından öğrenci kabulüne ilişkin işlemlerin ... Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü tarafından yürütülmesi ve bu işlemler sonucunda elde gelirlerden öğretim elemanlarına katkı payı ödenmesi suretiyle sebep olunan ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun “Gelir kaynakları” başlıklı 55’inci maddesinin (c) bendinde, Yükseköğretim üst kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve bunlara bağlı birimlerin gelir kaynakları arasında "Alınacak harç ve ücretler" sayılmıştır.
Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde, bu Yönetmelik’in amacının; genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine bağlı olarak kurulmuş olan döner sermayeli işletmelerin iş ve işlemleri ile bütçelerinin hazırlanması, uygulanması, sonuçlandırılması, muhasebesi, kontrol ve denetimi ile muhasebe yetkililerinin niteliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu,
Anılan Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesi birinci fırkasının (b) bendinde ise; Döner Sermayenin, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine kanunlarla verilen asli ve sürekli kamu görevlerine bağlı olarak ortaya çıkan ve genel idare esaslarına göre yürütülmesi mümkün olmayan mal ve hizmet üretimine ilişkin faaliyetlerin sürdürülebilmesi için, kamu idaresine bağlı olarak kurulmuş işletmelere tahsis edilen sermayeyi ifade edeceği belirtilmiştir.
Yükseköğretim Kurumları Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasına İlişkin Yönetmelik’in “Faaliyet alanları” başlıklı 5’inci maddesinde;
“(1) Döner sermaye işletmelerinin yükseköğretim kurumlarının esas faaliyetlerini aksatmayacak şekilde çalıştırılması gerekir. Bu işletmelerin;
a) Bilimsel görüş vermek, proje hazırlamak, araştırma, uygulama ve benzeri hizmetler yapmak,
b) Belirli bilimsel sonuçların uygulamasını sağlamak,
c) Üniversite ve ona bağlı kurumlarda hasta muayene ve tedavisi yapmak ve bunlarla ilgili tahlil ve araştırmaları yürütmek,
ç) Yükseköğretim kurumlarının eğitim ve öğretim faaliyet alanları ile sınırlı olarak mal ve hizmet üretiminde bulunmak, amaçlarından biri veya birkaçına yönelik faaliyette bulunması gerekir.
(2) Döner sermaye işletmeleri, çalışmaları sırasında eğitim ve öğretim ile bunlara katkıda bulunan uygulamayı ön planda tutar.” hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, bir yükseköğretim kurumuna mevzuat ile verilmiş bir görevin veya faaliyetin döner sermaye kapsamında ele alınabilmesi için o faaliyetin öncelikle genel idare esaslarına göre yürütülmesi mümkün olmayan bir nitelikte olması gerektiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Yönetmelik'in faaliyet alanları başlıklı 5’inci maddesinde geçen faaliyetler açısından öncelikle yapılan faaliyetin genel idare esaslarına göre yürütülmesinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucunda bir faaliyet eğer genel idare esaslarına göre özel bütçe içerisinde yürütülemiyor ise döner sermaye faaliyet alanı kapsamına alınması gerekmektedir.
Yapılan incelemede; ... Üniversitesinde yabancı uyruklu önlisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerin kabulüne ilişkin işlemlerin (yabancı öğrenci sınavı, başvuru, başvuruların değerlendirilmesi vb.) Döner Sermaye İşletmesi bünyesinde yürütüldüğü, öğrenci olmak isteyen kişilerden sınav ve başvurular için belirli bir ücret alındığı, alınan bu ücretlerin döner sermaye işletmesi bütçesine gelir kaydedildiği ve gelir kaydedilen tutarlar üzerinden de öğretim elemanlarına katkı payı ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır.
Sorumlular tarafından, öğrenci seçme ve yerleştirme faaliyetlerinin eğitimin öğretim hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olmadığı, üniversitelerin öğrenci seçme ve yerleştirme gibi bir görevinin bulunmadığı, diğer üniversiteler tarafından da yabancı öğrencilerden sınav ücreti alındığı ve öğrenci seçme ve yerleştirme görevinin ÖSYM’ye ait olduğu ifade edilmişse de; Yükseköğretim Genel Kurulu'nun 21.01.2010 tarihli toplantısında; ÖSYM tarafından yapılan Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavının (YÖS) 2010-2011 Eğitim- Öğretim yılından itibaren kaldırılmasına, her üniversite tarafından belirlenen ve YÖK Başkanlığınca da uygun görülen sınav ve puanlara sahip öğrencilerin üniversitenin talep edeceği diğer belgeler ile doğrudan üniversiteye başvurması ve üniversite tarafından değerlendirmeye alınmasına karar vererek asli bir görevi Yükseköğretim Kurumlarına devretmiştir. Dolayısıyla yabancı uyruklu öğrenci alımına ilişkin yapılan sınav, ilgili üniversiteler açısından olağan bir görev ve kamu hizmeti olup, katılımcılardan elde edilen gelirin üniversitenin özel bütçesine aktarılması gerekmektedir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Yükseköğretime giriş ve yerleştirme” başlıklı 45’inci maddesinin (f) bendinde ise; “Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir…” hükmü yer almaktır. Bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu tarafından “Yurt Dışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar” belirlenmiş olup, söz konusu Esaslar’da yabancı öğrencilerin kabulüne ilişkin usul ve kurallara yer verilmiştir. Anılan Esaslar’da, YÖS sınavının 2023 yılı itibari ile ÖSYM tarafından yapılacağı da belirtilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, ÖSYM Başkanlığının 2023 yılı öncesinde YÖS sınavı yapmak ve sınav sonuçlarını değerlendirmek gibi bir görevi olmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan öğrenci seçme ve yerleştirme faaliyetlerinin eğitim ve öğretim hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olmadığını değerlendirmek mümkün değildir. Zira eğitim ve öğretim faaliyetlerinin ana unsurları öğrencilerdir. Söz konusu öğrencilerinde yükseköğretim faaliyetlerinin bir parçası olması için öncelikle seçme ve yerleştirme işleminin yapılması gerekmektedir. Ülkemizde genel anlamda öğrenci seçme ve yerleştirme görevi ÖSYM Başkanlığına ait olmakla beraber, yukarıda ifade edildiği üzere yabancı öğrencilere ilişkin ÖSYM tarafından yapılan YÖS sınavı Yükseköğretim Genel Kurulunun 21.01.2010 tarihli toplantısında kaldırılmış olup, söz konusu yetki 2023 yılında tekrardan ÖSYM Başkanlığına verilmiştir. Belirtilen tarihler arasında ise YÖS sınavları yükseköğretim kurumları tarafından yapılmıştır.
Ayrıca yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, kamu kurumlarına ilişkin bir hizmetin sunulmasında asıl olan, kurum bütçesi ve imkânları ile bu hizmetin yerine getirilmesidir. Döner Sermaye İşletmesince bir hizmetin sunulması, Kurum bütçesi ve imkânlarıyla hizmetin sunulamaması ya da sunulamaz nitelikte olmasına bağlıdır. Bu nedenlerle söz konusu işlemlerin Döner Sermaye İşletmesi tarafından yürütülmesi mümkün değildir.
2547 sayılı Kanun’un “Gelir kaynakları” başlıklı 55’inci maddesinin (c) bendi hükmü gereğince, yabancı uyruklu öğrenci adaylarından alınan sınav ve başvuru ücretlerinin yükseköğretim kurumlarının gelir kaynakları arasında sayılan “alınacak harç ve ücretler” içinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Keza üniversite tarafından yabancı uyruklu öğrenci sınav ve başvuru işlemleri sonucunda alınan ücretler, kamu hizmetinin bedeli olarak alınan ücretlerdir. Yapılan bu faaliyetleri üniversite öğretim elemanları tarafından döner sermaye kapsamında üretilen özel bir hizmet olarak nitelendirmek mümkün değildir. Dolayısıyla bu hizmetler üniversiteler açısından olağan bir görev ve kamu hizmeti olup, katılımcılardan elde edilen gelirin üniversitenin özel bütçesine aktarılması gerekmektedir.
Ayrıca sorumlular tarafından temyiz dilekçelerinde bahsedilen, aleyhte çıkabilecek bir kararda döner sermayeden yapılan ödemelerin, tahsilini öngören düzenlemeler çerçevesinde sorumlulardan söz konusu tahsilatların yapılmasının mümkün olamayacağı, dolayısıyla ödeme yapılan öğretim elemanlarından tahsilatın yapılması gerektiği hususuyla ilgili olarak; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun "Hüküm ve tutanaklar" başlıklı 50'nci maddesinin birinci fıkrasında; "Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir." denilmektedir. Sayıştay hesap yargılaması sonucunda kamu zararı tespit edilmişse, bu zararın sorumlularından tazminine karar verilmektedir. Başka bir deyişle, Sayıştay yargısında verilen tazmin veya tasdik hükümlerinin muhatabı, kamu zararına sebebiyet veren sorumlular yani kamu görevlisi ya da görevlileridir. Dolayısıyla ilamlarda yer alan tazmin miktarlarının, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tazminle yükümlü tutulan kamu görevlilerinden tahsil edilmesi esas olmakla birlikte, söz konusu kamu görevlilerinin tazmin miktarlarını, haksız ödemeden yararlanan ilgililere (ahizlere) özel hukuk hükümleri çerçevesinde rücu etmeleri de mümkündür. Ancak Sayıştay yargılamasında tazmin hükmü, ahiz konumunda olan 3. kişiler hakkında verilmediğinden, bu kişilerin ilamların infazı bakımından Sayıştay'a karşı sorumlulukları bulunmamaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde ise; kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlanmış olup, kamu zararının belirlenmesinde mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılmasının esas alınacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ve mevzuat hükümleri doğrultusunda, yabancı uyruklu öğrenci adaylarının öğrenciliğe kabul işlemlerinin döner sermaye işletmesi bünyesinde yürütülmesi ve bu işlemlerden elde edilen gelirler üzerinden öğretim elemanlarına katkı payı ödenmesi suretiyle kamu zararına sebep olunmuştur.
Bu itibarla, yurt dışından öğrenci kabulüne ilişkin işlemlerin ... Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü tarafından yürütülmesi ve bu işlemler sonucunda elde gelirlerden öğretim elemanlarına katkı payı ödenmesi 2547 sayılı Kanun’un 55’inci maddesine aykırılık teşkil ettiğinden ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesi kapsamında kamu zararına sebebiyet verildiğinden; sorumluların iddia ve itirazlarının REDDİ ile 38 sayılı İlamın 2’nci maddesi ile verilen ... TL tutarındaki tazmin hükmünün TASDİKİ, gerekir.