2025/613428 İhale Kayıt Numaralı "MALZEMELİ YEMEK PİŞİRME DAĞITIMI VE SONRASI İŞİ HİZMETİ ALIMI (12 AYLIK ) (01/07/2025-30/06/2026)" İhalesi
İlgili ihaleyi görüntüle2025/613428
Davacı Fer-Ah Yemekhane Tem. Nak. İnş. Taah. Tur. Yazılım Serv. Hizm. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 8. İdare Mahkemesinin 12.03.2026 tarihli E:2025/1629, K:2026/373 sayılı kararında “…Uyuşmazlıkta dava konusu işlemin dayanağı olan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53.maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun’un 11.maddesiyle eklenen dördüncü paragraf, Anayasa Mahkemesi’nin 26/03/2025 tarih ve 32853 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup, anılan kararın gerekçesinde özetle, “… Kanun’un 54. maddesinin ikinci fıkrasında itirazen şikâyet başvurusu, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yolu olarak öngörüldüğünden başvuru sahibinin bu yolu tüketmeden dava açması mümkün değildir. Zorunlu başvuru yolunda ileri sürülen iddiaların bir kısmında dahi haklı çıkan başvuru sahibine itiraz konusu kural uyarınca başvuru bedelinden herhangi bir iade yapılmayacaktır. Bununla birlikte başvuru sahibinin iddialarının en azından bir kısmının Kurum tarafından haklı bulunmasının ihaleyi yapan idarenin ihale sürecindeki bazı işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun kabulü anlamına geleceği de açıktır. Bu durumda kurallar gereği idarenin hukuka aykırı işleminin sonuçlarından dolayı kişilere külfet yüklemesi ise kaçınılmaz olacaktır. Kişinin Kuruma yatırdığı bedeli ihaleyi yapan idareye karşı açacağı ayrı bir dava ile idareden isteyebileceği söylenebilse dahi ayrı bir davaya zorlanıyor olması da yeni bir külfet olarak nitelendirilebilecektir. Bu itibarla başvuru sahibinin şikâyet başvurusunda haklı çıktığı iddiaları dikkate alınmaksızın iddialarının tamamında haklı çıkması durumunda başvuru bedelinin iade edilmesini öngören kuralların kişilere aşırı bir külfet yüklediği, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi kişi aleyhine bozarak orantısız bir sınırlamaya neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır." değerlendirmelerine yer verilmiş olup, söz konusu Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüş, bahse konu kararda “4734 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafının birinci ve üçüncü cümlelerinin iptalleri nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan anılan paragrafın ikinci cümlesinin ve aynı Kanun’un geçici 21’inci maddesinin de 6216 sayılı Kanun’un 43’üncü maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptalleri gerekir." değerlendirmelerine yer verilerek 4734 sayılı Kanun’a 7421 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesiyle eklenen geçici 21’inci maddenin 6216 sayılı Kanun’un 43’üncü maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptaline karar verildiği görülmüştür.
…
Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun’un 11’inci maddesiyle eklenen dördüncü paragrafın ve 4734 sayılı Kanun’a 7421 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesiyle eklenen geçici 21’inci maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptali nedeniyle itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesi talebiyle başvuruda bulunma şartının ve iddialarının tamamında haklı bulunma şartının yasal dayanağı kalmamış bulunmaktadır.
Bu durumda, Anayasa Mahkemesi kararıyla birlikte yasal dayanağı ortadan kalkan kanun hükmüne dayanılarak, itirazen şikâyet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, davacı tarafından yatırılan itirazen şikâyet başvuru bedelinin dava tarihi olan 25.10.2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya iadesi gerekmektedir.” gerekçesiyle “davanın kabulü ile davacı tarafından yatırılan itirazen şikâyet başvuru bedeli olan 152.021,00 TL’nin dava tarihi olan 25.10.2025 tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine” karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 08.10.2025 tarihli ve 2025 /UH.II-2211 sayılı kararının “başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığı” yönünde yapılan değerlendirmeyi içeren kısmının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, davanın açıldığı 25.10.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 152.021,00 TL’lik başvuru bedelinin başvuru sahibine ödenmesine,
Oybirliği ile karar verildi.
| ||
| ||
|
|
|
| ||
|
|
|
| ||
|
|
|