2024/571455 İhale Kayıt Numaralı "Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü Sahipsiz Hayvanlar Geçici Bakımevi İle Temizlik İşleri Müdürlüğü Çalışmalarında Kullanılacak Araçların Kiralama İşi" İhalesi
İlgili ihaleyi görüntüle2024/571455Adapazarı Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü tarafından yapılan 2024/571455 ihale kayıt numaralı “Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü Sahipsiz Hayvanlar Geçici Bakımevi İle Temizlik İşleri Müdürlüğü Çalışmalarında Kullanılacak Araçların Kiralama İşi” ihalesine ilişkin olarak Hayat Organizasyon ve Danışmanlık San. Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 18.07.2024 tarihli ve 2024/UH.II-904 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine,” karar verilmiştir.
Davacı Hayat Organizasyon ve Danışmanlık San. Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 22. İdare Mahkemesinin 18.12.2024 tarihli E:2024/1329, K:2024/1876 sayılı kararı ile dava konusu Kurul kararının 1’inci iddiasının yerinde görülmemesi işleminin iptaline karar verilmesi üzerine Kurulca alınan 05.03.2025 tarihli ve 2025/MK-21 sayılı karar ile “1- Kamu İhale Kurulunun 18.07.2024 tarihli ve 2024/UH.II-904 sayılı kararının 1’inci iddia ile ilgili kısmının iptaline, 2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin 1’inci iddiasının esasının yeniden incelenmesine,” karar verilmiş olup anılan Kurul kararını teminen yapılan esas incelemesi neticesinde Kurulca alınan 22.04.2025 tarihli ve 2025/UH.II-965 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine,” karar verilmiştir.
Mahkeme kararının temyizen incelemesi neticesinde Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14.05.2025 tarihli E:2025/663, K: 2025/1962 sayılı kararında “…
2. Temyize konu Mahkeme kararının, davacının itirazen şikâyet dilekçesinde yer alan 1. iddiası yönünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı incelendiğinde;
Uyuşmazlık konusu ihalede idarece şoförsüz ve yakıtsız olarak, 40 adet aracın kiralanmasının öngörüldüğü, Teknik Şartname’nin “Çalıştırılacak Araçların Teknik Özellikleri” başlıklı bölümünde çalıştırılması öngörülen farklı nitelikteki araçların, motor gücü, çöp haznesi kapasitesi, koltuk sayısı, yakıt cinsi vb özelliklerine yönelik düzenlemeler yapıldığı, söz konusu düzenlemeler arasında “asgari, en az” gibi ifadelere yer verildiği, herhangi bir marka ve model adı belirtilmediği, davacının itirazen şikâyet dilekçesinde araçların hangi marka ya da model olduğuna yönelik iddiasını destekleyici somut herhangi bir bilgi veya belge sunulmadığı, dolayısıyla söz konusu düzenlemelerin idarenin ihtiyacına en uygun aracı sağlamak üzere teknik özellikleri belirlemek hususundaki takdir hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği bu itibarla davacının iddiasının yerinde olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
3. Temyize konu Mahkeme kararının, davacının itirazen şikâyet dilekçesinde yer alan 5. iddiası yönünden davanın reddine ilişkin kısmı incelendiğinde;
4735 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, taahhüdün sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu isten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra alınan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların, yapım isleri dışındaki islerde Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesinin getirildiği saptandıktan sonra, alınan mal veya yapılan is için bir garanti süresi öngörülmesi halinde yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamının yükleniciye iade edileceği; Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 55. maddesinin sekizinci fıkrasına göre, her ne suretle olursa olsun idarece alınan teminatların haczedilemeyeceği ve üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağı; Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 51. maddesinin ikinci fıkrasında, yüklenicinin sözleşme konusu isler nedeniyle idareye ve Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan yasal vergi kesintilerinin kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi halinde kesin teminat ve ek kesin teminatın 4735 sayılı Kanun'un 13. Maddesine göre paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edileceği, varsa kalanının yükleniciye geri verileceğine yer verildiği; dolayısıyla kesin teminat ve ek kesin teminatın hangi hallerde iade edileceğinin ihale mevzuatında sayma yoluyla belirlendiği, bu haller arasında is bitiminden sonra Sayıştay ve İçişleri Bakanlığınca yapılan denetimlerde çıkarılacak fazla ve yanlış ödemelerin yer almadığı açıktır.
Diğer taraftan, Sayıştay ve İçişleri Bakanlığınca yapılan denetimlerde çıkarılacak fazla ve yanlış ödemelerin tespitine yönelik olarak 5018 sayılı Kanun'un 71. maddesine dayanılarak hazırlanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te, kamu zararından doğan alacakların sorumlulardan ve/veya ilgililerden, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edileceği, tespit edilen kamu zararlarının rızaen ve sulh yolu ile ödenmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre takas yapılması, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uygulanması suretiyle tahsil edileceğinin belirtildiği, bu bağlamda kamu zararı alacaklarının tahsiline yönelik olarak doğrudan ilgili yüklenicinin teminatından re’sen kesinti yapılamayacağı, yukarıda belirtilen usuller çerçevesinde tahsil edilebileceği anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunda, Teknik Şartnamenin 10. maddesinin 5. alt maddesinde, yer alan düzenlemenin mevzuata aykırılık teşkil ettiği iddialarına yer verildiği, Teknik Şartname’nin itiraza konu maddesinde, hak edişlerde yapılabilecek hatalar ve yanlış uygulamalar nedeniyle yükleniciye fazla ödenen miktarların yüklenicinin hakedişinden kesileceğine, iş bitiminden sonra Sayıştay ve İçişleri Bakanlığınca yapılan denetimlerde çıkarılacak fazla ve yanlış ödemeler olursa yüklenicinin o işe ait teminatından kesileceği hususuna yer verildiği, dava konusu Kurul kararı ile de davacının itirazen şikâyet başvurusunun reddedildiği görülmüştür.
Bu durumda, hem kamu ihale mevzuatı hem de 5018 sayılı Kanun ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te, ihale konusu işin bitiminden sonra Sayıştay ve İçişleri Bakanlığınca yapılan denetimlerde çıkarılacak fazla ve yanlış ödemelerin yüklenicinin o ise ait teminatından doğrudan kesileceğine dair açık bir kurala yer verilmediği, aksine Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te kamu zararı alacaklarının yukarıda belirtilen usuller çerçevesinde tahsil edilebileceğinin belirtildiği, dolayısıyla ilgili yüklenicinin teminatından bu kapsamda doğrudan kesinti yapılamayacağı, ihale dokümanının da mevzuata uygun olarak düzenlenmesi gerektiği dikkate alındığında, ihale dokümanı kapsamında olan Teknik Şartnamenin 10. maddesinin 5. alt maddesinde yer alan düzenlemenin mevzuata uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamıştır.” gerekçesiyle mahkeme kararının davacının itirazen şikayet dilekçesinde yer alan 5’inci iddiası yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına, bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline, davacının itirazen şikâyet dilekçesinde yer alan 1’inci iddiası yönünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Anayasa'nın 138'inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28'inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 05.03.2025 tarihli ve 2025/MK-21 sayılı kararının ve bu karar üzerine yeninden yapılan inceleme sonucunda alınan 22.04.2025 tarihli ve 2025/UH.II-965 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda 18.07.2024 tarihli ve 2024/UH.II-904 sayılı Kurul kararının başvuru sahibinin 1’inci iddiası ile ilgili kısmının hukuki geçerliliğini koruduğuna,
3- Kamu İhale Kurulunun 18.07.2024 tarihli ve 2024/UH.II-904 sayılı kararının başvuru sahibinin 5'inci iddiası ile ilgili kısmının iptaline,
4- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline
Oybirliği ile karar verildi.