SayıştaySayıştay Temyiz Kararı57574

Sorumluluk ve Yargılama Usulleri ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire7
Dosya No53994
Yılı2022
Konu: Sayıştay Yargılamasına İlişkin Avukatlık Vekalet Ücreti

… Belediyesi 2022 yılı hesabına ilişkin düzenlenen 24 sayılı İlam 4’üncü maddesi ile; Belediyenin mülkiyetinde olup kiraya verilen taşınmazların kira bedellerinde 01.04.2022 tarih ve 235 sayılı Belediye Meclis Kararı ile COVİD-19 salgını sebebiyle indirime gidilmesinin 7244 sayılı Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1/ç maddesi hükmü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan 2020/27 sayılı Genelge hükümlerine aykırı bir yönü bulunmadığından, Denetçi Raporundaki tahakkuku silinen kira alacağı tutarı kadar … TL’lik kamu zararı iddiası hakkında İLİŞİLECEK BİR HUSUS BULUNMADIĞINA, oybirliğiyle, karar verilmiştir.

Dairede yapılan hesap yargılaması sırasında bu konuyla ilgili sorguda sorumlu tutulan kamu görevlilerini (…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’yi) temsilen Avukat … duruşmaya katılmıştır.

Dairenin düzenlediği 24 sayılı İlam 4’üncü maddesi sorguda sorumlu tutulan kamu görevlilerine tebliğ edilmiştir.

Bu defa Avukat … (… Barosu-… Sicil) Sayıştay Temyiz Kurulu’na gönderdiği 25.04.2024 Evrak kayıt tarih ve 24019284 no.lu dilekçede özetle; Sayıştay Dairesinde yapılan duruşmalı yargılamada isimleri belirtilen 11 müvekkilin (…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’nin) tarafınca temsil edildiği, Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince her bir müvekkil açısından ayrı ayrı tarafına vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir karar verilmediği, Daire Kararının bu yönüyle hatalı olduğu, sadece bu sebepten Kararın temyiz edildiği, tarafına her bir müvekkil için ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmesini teminen Kararın bozulmasının talep edildiği, belirtilmiştir.

Konuya ilişkin Başsavcılık görüşünde özetle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297’nci maddesinin birinci fıkrasının ç bendi ile 332’nci maddesi hükmü karşısında, mahiyeti itibariyle yargılama giderleri arasında sayılan vekalet ücretini kimin ödeyeceğine mahkemece karar verilmesi gerekmekte ise de; 6085 sayılı Kanun’da yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na gidileceği hüküm altına alınmış olup bu Kanun’un 51’inci maddesinde ilamların nasıl düzenleneceği ve ilamda yer alması gereken hususların neler olduğu ayrıntılı olarak düzenlendiğinden, Sayıştay ilamlarının düzenlenmesi ile ilgili olarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na gidilmesinin mümkün olmadığı, bu gerekçelerle, Sayıştay yargılamasında vekalet ücretine hükmedilmesine imkân bulunmadığı, sorumlunun temyiz talebinin ret edilmesinin uygun olacağı, belirtilmiştir.

6085 sayılı Kanunun “Hesap Yargılaması” bölümünde;

“Yargılamaya esas raporların dairelerce incelenmesi ve hükme bağlanması

MADDE 49 – (1) Daire başkanları dairelerine verilen yargılamaya esas raporlar hakkında başsavcılığın yazılı düşüncesini alır.

(2) Daire başkanı başsavcılığın yazılı düşüncesini içeren yargılamaya esas raporu düşüncesini bildirmesi için üyelerden birine verir. Üye kendisine verilen yargılamaya esas rapor üzerinde gerekli incelemeyi yapar ve yazılı düşüncesi ile birlikte daire başkanlığına geri verir ve raporda konu edilen hesap ve işlemlerin yargılanmasına başlanır.

(3) Hesap yargılaması sırasında savcı da hazır bulunur ve görüşünü açıklar.”

“Hüküm ve tutanaklar

MADDE 50 – (1) Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir. Bu hükümler dışında, gerekli görülen hususların ilgili mercilere bildirilmesine karar verilebilir.

(2) Verilen hüküm ve kararlar gerekçeli olarak tutanağa bağlanır ve daire başkanı ve üyeler tarafından imzalanır.

…”

“İlamlar

MADDE 51 – (1) İlamlar gerekçeli olarak düzenlenir. İlamlardan ikişer nüshası daire başkanı ve üyeler tarafından imza edildikten sonra imzalı nüshalardan biri dairede alıkonulur, diğeri ve imzasız nüshaları rapor dosyası ile birlikte Sayıştay Başkanlığına verilir. Sayıştay Başkanı veya görevlendireceği kimseler tarafından Sayıştay mührü ile mühürlenip imza edildikten sonra hesap yargılamasını yapan daire başkan ve üyeleri tarafından imzalanan nüsha Başkanlıkça saklanır.

(2) İlamlarda;

a) Daire ve karar numarası, ilgili kamu idaresinin adı ve denetim dönemi,

b) Raporu düzenleyen denetçinin, savcının ve ilamı yazan raportörün ad ve soyadları,

c) Sorumluların ve varsa vekil veya temsilcilerinin ad ve soyadları ile unvan ve adresleri,

ç) Denetçinin rapora konu ettiği hususların ve dayandığı hukuki sebeplerin özeti, savcının düşüncesi, istem sonucu ve sorumluların savunmalarının özeti,

d) Duruşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hazır bulunanların ad ve soyadları,

e) Kararın hukuki dayanakları ile gerekçesi, tazmin hükmolunan hallerde tazmin miktarı ve uygulanacak faizin başlangıç tarihi,

f) Tahsil edilmek suretiyle ilişiği giderilmiş hususlar ve ahizleri ile tahsilat miktarları,

g) Sorgu üzerine tahsil edilmiş olan miktarların yersiz tahsil edildiğine karar verilmesi durumunda, tahsilata ilişkin belgelerin tarih ve numarası, sorumluların ve ahizlerin ad ve soyadları ile iade gerekçesi,

ğ) Hüküm dışı bırakılan hususlar,

h) Kararın tarihi ve oybirliği veya oy çokluğu ile verilmiş olduğu ve varsa muhalefet şerhi,

ı) Hesap yargılamasını yapan daire başkan ve üyelerinin ad ve soyadları ile imzaları, yer alır.”

Sayıştay hesap yargısına ilişkin özel hükümler içeren 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun yukarıda yer verilen ilgili maddelerinde Sayıştay Dairelerince ne tür kararların verileceği, verilen kararlarda nelerin yer alacağı ayrıntılı düzenlenmiştir. Sayıştay Daireleri sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlar. Sayıştay Kanununda sorumluların hesap ve işlemlerin yargılanmasında sorumluların vekil ile temsil edileceğine ve vekille temsil edilenler için vekalet ücreti takdir edileceğine dair bir hüküm yoktur. 6085 sayılı Kanunun 51’inci maddesine göre avukatlık vekalet ücretine ilişkin bir kararın Sayıştay ilamlarında yer almaması gerektiği görülmektedir.

Aynı Kanunun 61’inci maddesinde yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı söylenmiş, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda tarafın davayı vekil aracılığıyla açabileceği, takip edebileceği, avukatlık vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında yer aldığı, mahkemenin davayı kazanan tarafın lehine asgari ücret tarifesine göre avukatlık vekalet ücreti takdir edeceği düzenlenmiştir. Sayıştay Dairelerince de 6100 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak vekalet ücreti takdir edilebileceği öne sürülse de Sayıştay yargılama usulüne ve kararların/ilamların düzenlenmesine ilişkin özel hükümler 6085 sayılı Kanunda yer almakta, bu hükümlerde yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinden bahsedilmemektedir. Dolayısıyla 6085 sayılı Kanunda vekalet ücreti ile ilgili hüküm bulunmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanununa gidilemeyeceği değerlendirilmektedir.

Bu itibarla; temyize konu Daire Kararında avukatlık vekalet ücreti takdir edilmemesinin 6085 sayılı Sayıştay Kanununa aykırı bir yönü bulunmadığından, 24 sayılı İlam 4’üncü maddesi ile ilgili olarak sorumlular adına temyize başvuran Avukat …’in vekalet ücretine ilişkin TALEBİNİN REDDİNE,

(3. Daire Başkanı …’ın karşı oy gerekçesi karşısında) oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 11.12.2024 tarih ve 57574 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



Karşı oy gerekçesi

3. Daire Başkanı …:

… Belediyesi 2022 yılı hesabına ilişkin düzenlenen, 24 sayılı İlam 4’üncü maddesiyle, Belediyenin mülkiyetinde olup kiraya verilen taşınmazların kira bedellerinde 01.04.2022 tarih ve 235 sayılı Belediye Meclis Kararıyla COVİD-19 salgını sebebiyle indirime gidilmesinin, 7244 sayılı Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1/ç maddesi hükmüyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan, 2020/27 sayılı Genelge hükümlerine aykırı bir yönü bulunmadığından, Rapordaki tahakkuku silinen kira alacağı tutarı kadar (… TL) kamu zararı iddiası hakkında “İlişilecek bir husus bulunmadığına” karar verilmiş, ancak Dairede rapor konusunun yargılaması sırasında, konuyla ilgili sorguda sorumlu tutulan kamu görevlilerini (…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’yi) temsilen, Avukat … duruşmaya katılmasına rağmen, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretiyle ilgili olarak karar verilmemiştir.

Bu defa Avukat … (… Barosu-… Sicil) Sayıştay Temyiz Kurulu’na gönderdiği 25.04.2024 Evrak kayıt tarih ve 24019284 no.lu dilekçesinde özetle;

Sayıştay Dairesinde yapılan duruşmalı yargılamada isimleri belirtilen 11 müvekkilin tarafınca temsil edildiğini, Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince her bir müvekkil açısından ayrı ayrı tarafına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta herhangi bir karar verilmediğini, Daire Kararının bu yönüyle hatalı olduğunu, sadece bu sebepten Kararın temyiz edildiğini, tarafına her bir müvekkil için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesini teminen Kararın bozulmasını talep etmiştir.

6085 sayılı Kanunun Hüküm ve tutanaklar başlıklı 50’nci maddesinde;

(1) Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir. Bu hükümler dışında, gerekli görülen hususların ilgili mercilere bildirilmesine karar verilebilir.

(2) Verilen hüküm ve kararlar gerekçeli olarak tutanağa bağlanır ve daire başkanı ve üyeler tarafından imzalanır.

İlamlar başlıklı 51’inci maddesinde de;

“İlamlar

(1) İlamlar gerekçeli olarak düzenlenir. İlamlardan ikişer nüshası daire başkanı ve üyeler tarafından imza edildikten sonra imzalı nüshalardan biri dairede alıkonulur, diğeri ve imzasız nüshaları rapor dosyası ile birlikte Sayıştay Başkanlığına verilir. Sayıştay Başkanı veya görevlendireceği kimseler tarafından Sayıştay mührü ile mühürlenip imza edildikten sonra hesap yargılamasını yapan daire başkan ve üyeleri tarafından imzalanan nüsha Başkanlıkça saklanır.

(2) İlamlarda;

a) Daire ve karar numarası, ilgili kamu idaresinin adı ve denetim dönemi,

b) Raporu düzenleyen denetçinin, savcının ve ilamı yazan raportörün ad ve soyadları,

c) Sorumluların ve varsa vekil veya temsilcilerinin ad ve soyadları ile unvan ve adresleri,

ç) Denetçinin rapora konu ettiği hususların ve dayandığı hukuki sebeplerin özeti, savcının düşüncesi, istem sonucu ve sorumluların savunmalarının özeti,

d) Duruşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hazır bulunanların ad ve soyadları,

e) Kararın hukuki dayanakları ile gerekçesi, tazmin hükmolunan hallerde tazmin miktarı ve uygulanacak faizin başlangıç tarihi,

f) Tahsil edilmek suretiyle ilişiği giderilmiş hususlar ve ahizleri ile tahsilat miktarları,

g) Sorgu üzerine tahsil edilmiş olan miktarların yersiz tahsil edildiğine karar verilmesi durumunda, tahsilata ilişkin belgelerin tarih ve numarası, sorumluların ve ahizlerin ad ve soyadları ile iade gerekçesi,

ğ) Hüküm dışı bırakılan hususlar,

h) Kararın tarihi ve oybirliği veya oy çokluğu ile verilmiş olduğu ve varsa muhalefet şerhi,

ı) Hesap yargılamasını yapan daire başkan ve üyelerinin ad ve soyadları ile imzaları, yer alır.”

Şeklinde düzenlemeler yapılmıştır.

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun hesap yargılamasına ilişkin özel hükümler içeren yukarıda yer verilen ilgili maddelerinde, Sayıştay Dairelerince hangi kararların verilebileceği ve bu kararlarda hangi hususlara yer verileceği düzenlenmiş, hesap ve işlemlerin yargılanmasında sorumluluk tevcih edilenler vekil ile temsil edildiğinde, vekalet ücreti takdir edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.

Kanunu’nun 61’inci maddesinde ise;

“Bu Kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır”.

6100 sayılı Kanun’un “Diğer Kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler” başlıklı 447. maddesinin 2’nci fıkrasında da “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

Söz konusu hususla ilgili bir sonuca ulaşabilmek için, burada öncelikle usul işlemi kavramı ve çeşitlerinin açıklanmasına ihtiyaç vardır. Usul işlemi tanımı konusunda doktrinde bir uzlaşma bulunmamaktadır. Usul işlemi dar ve geniş anlamda olmak üzere ikiye ayrılmakta ve bunun yanında, işlemi yapan bakımından, taraf usul işlemleri ve mahkeme usul işlemleri gibi bir ayrıma tabi tutulmaktadır. Dar anlamda usul işlemi ve geniş anlamda usul işlemi arasında nüanslar olmakla birlikte geniş anlamda usul işlemi (işlevsel usul işlemi) kavramı büyük ölçüde taraftar bulan ve kabul edilen görüştür. Türk Hukukunda da bugün geniş anlamda usul işlemi tanımının büyük ölçüde taraftar bulduğu söylenebilir.

Mahkeme usul işlemleri, bir davanın yürütülmesi ve sonuçlandırılması bakımından mahkeme tarafından yapılması gereken işlem ve kararlardır. (Medeni Usul Hukuku, Prof. Dr. Ramazan ARSLAN- Prof. Dr. Ejder YILMAZ- Prof. Dr. Sema Taşpınar AYVAZ Yetkin Yayınları 2016 1. Baskı)

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun “Yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlıklı 332‘nci maddesinde;

(1) Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir.

(2) Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir.

(3) Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır.

Aynı Kanunun “Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 326’ncı maddesinde;

(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.

(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.

(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.

Aynı Kanunu’nun “Yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323. Maddesinde de “Yargılama giderleri şunlardır:

………………….

ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti.

Hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen hükümlere göre, bir davanın sonuçlandırılması açısından yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerektiğinden, vekille takip edilen davalarda Kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderlerinden olduğundan, yargılama giderlerine karar verilmesi hususu bir davanın sonuçlandırılması yönüyle yargılama usulüne ilişkindir. 6085 sayılı Kanun’un yukarıya alınan 61’inci maddesinde de bu Kanunda yargılama usulüne ilişkin hüküm bulunmayan hallerde, 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümlerine, 6100 sayılı Kanun’un “Diğer Kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler” başlıklı 447. maddesinin 2’nci fıkrasında da; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı düzenlemesi gereği, Sayıştay dairelerinde yapılan hesap yargılamalarında sorumluluk tevcih edilen sorumluların vekille temsil edilmeleri durumunda, 6100 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri çerçevesinde Kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.

Açıklanan gerekçelerle, … Belediyesi 2022 yılı hesabına ilişkin düzenlenen 24 sayılı İlam 4’üncü maddesinde, Rapordaki tahakkuku silinen kira alacağı tutarı … TL’lik kamu zararı iddiasıyla ilgili olarak İlişilecek husus bulunmadığına karar verilmiş, Dairede yapılan hesap yargılaması sırasında bu konuyla ilgili sorguda sorumlu tutulan kamu görevlilerini (…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’yi) temsilen Avukat … duruşmaya katıldığı halde yargılama giderleriyle ilgili bir karar verilmediğinden, talebinin kabulüyle Daire Kararının bozulması gerekir.