SayıştaySayıştay Temyiz Kararı57164

Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire6
Dosya No49398
Yılı2018
Konu: Özel kalem müdürü kadrosundan unvan değişikliği sınavına girmeksizin mühendis kadrosuna atama yapılması.

1-184 İlam sayılı Daire Kararının 27’nci maddesiyle, … Belediyesi özel kalem müdürlüğüne açıktan atanan …’ın mühendis kadrosuna sınavsız atanması sonucu oluşan … TL kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda sorumlu tutulanlar: İnsan Kaynakları Şube Müdürü, İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı, Genel Sekreter Yardımcısı ve Genel Sekreterdir.

18.10.2023 tarih ve 55994 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2’nci maddesiyle, 184 İlam sayılı Daire Kararının 27’nci maddesinin Tasdikine hükmedilmiştir.

Daire Kararında …’ın Yönetmeliğe aykırı olarak unvan değişikliği sınavına girmeden mühendisliğe atamasını olura arz etmesi dolayısıyla sorumlu tutulan … (İnsan Kaynakları Şube Müdürü) tarafından karar düzeltilmesi başvurusunda bulunulmuştur.

Esas yönünden inceleme

Somut uygulama

… İçişleri Bakanlığı Mahalli idareler Genel Müdürlüğünün 11.05.2015 günlü oluru ile … Belediyesinin 1.dereceli özel kalem müdürü kadrosuna açıktan atanmıştır. … 15.06.2015 tarihinde … Belediyesinde memur kadrosuna atanmıştır. Adı geçen kişi daha sonra 29.06.2015 tarihinde naklen ve unvan değişikliği sınavına girmeden … Büyükşehir Belediyesi mühendis kadrosuna atanmıştır.

Mevzuat

657 sayılı Kanun’un “İstisnai memurluklar” başlıklı 59’uncu maddesinin ikinci fıkrasında: “Birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları bu kadrolar … diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmaz.” denilmektedir.

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik [Yönetmelik]’in 1’inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, mahalli idarelerde görev yapan Devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” denilmektedir.

Yönetmelik’in 2’nci maddesinde: “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve bu idarelerin bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese, işletme ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan devlet memurlarından, 5 inci maddede sayılan kadrolara görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsar.” denilmektedir.

Yönetmelik’in “Dayanak” kenar başlıklı 3’üncü maddesinde: “Bu Yönetmelik, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu ile 15/3/1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.” denilmektedir.

Yönetmelik’in 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında unvan değişikliğine tabi kadrolar sayılmıştır. Mühendis kadrosu görevde yükselmeye tabi kadrolar arasında sayılmıştır.

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine Tabi Kadrolar" kenar başlıklı 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının a-bendinde mühendis kadrosu unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında sayılmıştır.

Yönetmelik’in 5’inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdadır:

“(2) Unvan değişikliğine tabi kadrolar aşağıda belirtilmiştir:

a) Sanat tarihçisi, arkeolog, dekoratör, desinatör, ekonomist, ev ekonomisti, fizikçi, grafiker, heykeltıraş, hidrobiyolog, hidrolog, istatistikçi, jeofizikçi, jeolog, jeomorfolog, kaptan, kimyager, laborant, matematikçi, mimar, mühendis paleontolog, pilot, ressam, restoratör, şehir plancısı, teknik ressam, tekniker, teknisyen, topograf, peyzaj mimarı, ölçü ve ayar memuru, antropolog, bakteriyolog, biolog, çocuk gelişimcisi, diş protez teknisyeni, diyetisyen, ebe, fizikoterapist, fizyoterapist, hemşire, odyolog, pedagog, psikolog, radyoterapist, sağlık fizikçisi, sağlık memuru, sağlık teknikeri, sağlık teknisyeni, sosyal çalışmacı, sosyal hizmet uzmanı, tıbbi teknolog, veteriner hekim, veteriner sağlık teknikeri, veteriner sağlık teknisyeni, sosyolog, programcı, kütüphaneci, mütercim, tercüman, avukat, imam, kameraman, çocuk eğitimcisi, çocuk eğiticisi, antrenör, fotoğrafçı, dalgıç, balık adam, bandocu.”

Yönetmelik’in “Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar” kenar başlıklı 8’inci maddesinin ilgili hükmü aşağıdadır:

“(1) Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aşağıdaki genel şartlar aranır.

a) (Mülga: RG-7/5/2014-28993)

b) Unvan değişikliği sınavında başarılı olmak,

c) Yükseköğrenim mezunu olanların 1-4 dereceli kadrolara atanmaları için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak.”

Yönetmelik’in “Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aranacak özel şartlar” kenar başlıklı 9’uncu maddesinin ilgili hükmü aşağıdadır:

“(1) Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aşağıdaki özel şartlar aranır.

a) Mühendis, ...kadrolarına atanabilmek için;

1) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokulların ilgili bölümlerinden mezun olmak,

2) Öğrenim durumu itibarıyla atanacağı kadro unvanını ihraz etmiş olmak,”

Yönetmelik’in “Hizmet grupları arasında geçişler” kenar başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasının b-bendinde: “Gruplar arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme sınavına tabidir. Mahalli idarelerde ve diğer kamu/kurum ve kuruluşlarında, daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.” denilmektedir.

Yönetmelik’in “Naklen atamalar” kenar başlıklı Ek 2’nci maddesinde: “Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlardan, bu Yönetmelikte belirtilen aynı unvana, bu unvanın bulunduğu aynı alt gruptaki diğer unvanlara genel hükümlere göre naklen atama yapılabilir. …” denilmektedir.

Yönetmelik’in 20’nci maddesinin ilk fıkrasının ç-bendinde yer alan “İstisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir.” hükmü, Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yürürlüğe girmişse de, 07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in 19’uncu maddesiyle bu bent (yani m.20/1-ç) yürürlükten kaldırılmıştır.

5018 sayılı Kanun’un “Kamu zararı” kenar başlıklı 71’inci maddesinin ilk fıkrasında: “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” denilmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasının g-bendinde “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kamu zararının belirlenmesinde esas alınan haller arasında sayılmıştır.

Değerlendirme

Yönetmelik’e göre mühendislik kadrosuna atanma unvan değişikliğine tabidir. 15.06.2015 tarihinden itibaren … Belediyesinde memur olarak görev yapan …’ın … Büyükşehir Belediyesine mühendis kadrosuna naklen atanması Yönetmelik’e aykırılık teşkil etmektedir. Adı geçen kişinin memur kadrosundan mühendis kadrosuna atanabilmesi için unvan değişikliği sınavına girerek başarılı olması, aranan koşullardan biridir. … unvan değişikliği sınavına girmemiştir. Naklen atanarak gelen kişinin geldiği kurumda bulunduğu kadrosu ne ise atanacağı kurumda da kadrosu aynı veya dengi olmalıdır. Memur kadrosundan, unvan değişikliği sınavında başarılı olmak şartı aranan mühendis kadrosuna unvan değişikliği sınavına girmeden atama yapılması 18.04.1999 gün ve 23670 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik ile Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’e aykırıdır.

Adı geçen kişinin unvan değişikliği sınavına girmeden mühendis kadrosuna atanması sonucunda mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması suretiyle kamu zararı oluştuğu anlaşılmıştır. Daire Kararında kamu zararı, …’a mühendis kadrosunda fiilen yapılan ödeme ile bu kişi memur kadrosunda bulunsaydı yapılacak olan ödeme arasındaki fark esas alınarak hesaplanmıştır. Daire Kararında yer alan kamu zararı hesabı hukuka uygundur.

Sonuç olarak, Daire Kararında yer alan tespitin fiili duruma uygun olduğu ve mevzuatın somut olaya uygulanmasının hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.

Karar düzeltilmesi başvurusunda bulunan sorumlu İnsan Kaynakları Şube Müdürü … tarafından ayrıca sorumluluk itirazında bulunulmamıştır.

BU İTİBARLA, yukarıda belirtilen gerekçeyle, 752 Karar-184 İlam numaralı Daire Kararının 27’nci maddesi hukuka uygun olduğundan, Daire Kararının Tasdiki hükmünü içeren 18.10.2023 tarih ve 55994 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2’nci maddesinin KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL BULUNMADIĞINA (Temyiz Kurulu ve 5.Daire Başkanı …, 7.Daire Başkanı …, Üyeler … ve …’in aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,

Karar verildiği 25.09.2024 tarih ve 57164 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



(Karşı oy gerekçesi

Temyiz Kurulu ve 5.Daire Başkanı …, 7.Daire Başkanı …, Üye …’in karşı oy gerekçesi

Asaleten atanma şartlarını taşımayan adı geçen kişinin mühendis kadrosuna atanmasının hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Hukuka aykırı işlemler, idari, mali veya cezai sorumluluktan birini veya birkaçını doğurabilmektedir. İşlemin niteliği dikkate alınmak suretiyle uygulanacak müeyyidenin belirlenmesi gerekmektedir.

5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler;

“a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,”

şeklinde belirlenmiştir.

5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi gereğince, kamu zararının belirlenmesinde esas alınması gereken; ilgiliye hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapıldığı, hizmet yaptırılmadan ödeme yapıldığı, hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alındığı veya mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı iddialarından hiçbirini ileri sürme imkanımız bulunmamaktadır. Diğer taraftan ilgilinin, bu görevi yürütebilmesi için gerekli teknik eğitim veya öğretim şartını taşımadığı veya mesleki veya teknik bilgi, beceri veya tecrübesi nedeniyle ilgilinin bu görevi gereği gibi yerine getirmediği veya getiremeyeceği yönünde herhangi bir tespit veya değerlendirme de bulunmadığı görülmektedir.

Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde tanımlanan şekilde oluşmuş bir kamu zararı bulunmamasına ve aynı maddede belirlenen unsurların hiç birisini taşımamasına rağmen yapılan atamanın salt hukuka aykırı olması gerekçesiyle kamu zararına hükmedilmesinin “KAMU ZARARI” kavramı ile bağdaşmayacağı açıktır. Hukuka aykırı tesis edilen söz konusu işlem nedeniyle, sorumlular hakkında idari ve/veya cezai müeyyidenin uygulanması gerektiği bu nedenle de, 6085 sayılı Kanun’un 78’inci maddesi çerçevesinde konunun cumhuriyet savcılığı veya ilgili Bakanlığa bildirilmesi gerekir.

Bu yapılmaksızın, hukuka aykırı atama işlemi sonucunda Belediyede mühendis olarak görev yapan ve bu görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan ilgiliye yapılmış olan ödemelerin kamu zararı olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı, bu nedenle verilen tazmin hükmüne ilişkin daire kararının Kaldırılması gerektiği gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Üye …’in karşı oy gerekçesi

…, … Belediyesinin 1. dereceli özel kalem müdürü kadrosuna açıktan atanmıştır. … 15.06.2015 tarihinde … Belediyesinde memur kadrosuna atanmıştır. Adı geçen kişi daha sonra 29.06.2015 tarihinde naklen ve unvan değişikliği sınavına girmeden … Büyükşehir Belediyesi mühendis kadrosuna atanmıştır.

Daire Kararına konu somut uygulamada, adı geçen kişinin 29.06.2015 tarihinde naklen ve unvan değişikliği sınavına girmeden … Büyükşehir Belediyesinde mühendis kadrosuna atanmasının 2009 tarihli Yönetmelik’e aykırı olması dolayısıyla bu kişiye yapılan ödemeler kapsamında kamu zararı oluştuğuna hükmedilmiştir. Oysa ki 657 sayılı Kanun’un 74’üncü maddesine göre yapılan naklen atamalar, 2009 tarihli Yönetmelik’e tabi değildir.

Şöyle ki; 2009 tarihli Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in amaç ve kapsam maddeleri şu şekilde düzenlenmiştir:

“Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, mahalli idarelerde görev yapan Devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve bu idarelerin bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese, işletme ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan devlet memurlarından, 5 inci maddede sayılan kadrolara görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsar.”

Yine, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’te de (Yayımlandığı R.Gazete’nin Tarihi: 18/4/1999; No: 23670) amaç ve kapsam maddeleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:

“Amaç

Madde 1 – (Değişik: 1/3/2010-2010/192 K.)

Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, Devlet memurları ile 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki kamu iktisadî teşebbüslerinde görev yapan sözleşmeli personelin görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

Kapsam

Madde 2 – (Değişik: 21/9/2004-2004/8246 K.)

Bu Yönetmelik, özel kanunlardaki düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla;

a) 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kadrolarda,

b) İl özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelere ait memur kadrolarında,

c) (Ek: 1/3/2010-2010/192 K.) Düzenleyici ve denetleyici kurumlara ait memur kadrolarında,

d) Özelleştirme kapsam ve programında bulunan kuruluşlar da dahil olmak üzere kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarına ait memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarında

istihdam edilen personelin, müdür ve daha alt görevlere yapılacak görevde yükselme mahiyetindeki asaleten atamaları ile en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin unvan değişikliği mahiyetindeki asaleten atamaları hakkında uygulanır.”

Görüleceği üzere gerek 2009 tarihli Yönetmelik gerekse 1999 tarihli çerçeve Yönetmelik’in amaç ve kapsam maddelerine göre, bu Yönetmelikler, halihazırda ilgili kamu kurumunda çalışmakta olan, yani kurumun mevcut kadrolu personelinin görevde yükselmesine veya unvan değişikliğine ilişkin şartları düzenlemektedir. Bir başka ifadeyle bu iki Yönetmelik, naklen atama suretiyle kuruma alınacak kamu personeli için uygulanmayacaktır. Daha doğru bir ifadeyle bu Yönetmelikteki görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esaslar, naklen atanacak personel için uygulanmayacaktır. Çünkü Yönetmeliklerin amaç ve kapsam maddeleri açıkça, ilgili kurumda “… görev yapan” personeli kapsamaktadır.

Oysa ilgili Daire ilamında, tazmin gerekçesi naklen atamalara ilişkin olup, anılan Yönetmelik hükümlerine hatalı olarak dayandırılarak oluşturulmuştur.

Bu durumda, naklen atama yoluyla kuruma alınacak personel için hangi mevzuatın uygulanacağı konusu gündeme gelecek olup, bu konuda;

657 sayılı Kanun’un 74’üncü maddesi aşağıdadır:

“Memurların bir kurumdan diğerine nakilleri:

Madde 74 – Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür. …”

Yine bu konuda 1999 tarihli çerçeve Yönetmelik’e ekli aşağıdaki maddede, naklen atamada uygulanacak usul ve esaslar şu şekilde belirlenmiştir:

“Ek Madde 1 – (Ek : 21/5/2000 – 2000/1231 K.)

Kurumlar aynı unvana veya bu unvanın bulunduğu aynı alt gruptaki diğer unvanlara veya daha alt unvanlara naklen atama yapabilir. Diğer personel kanunlarına tabi olanların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlere atanmalarında ihraz ettikleri unvanlar, aynı unvanın olmaması halinde öğrenim durumu ve ihraz ettiği unvanla birlikte atanacağı unvan ve Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü dikkate alınır. İlk defa açıktan atamalarda bu Yönetmelik hükümleri uygulanmaz.”

Aynı konuda, 2009 tarihli Yönetmelikte yer alan ek 2’nci madde ise aşağıdadır:

“Naklen atamalar EK MADDE 2 – (R.G.- 07/05/2014 - 28993)

(1) Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlardan, bu Yönetmelikte belirtilen aynı unvana, bu unvanın bulunduğu aynı alt gruptaki diğer unvanlara genel hükümlere göre naklen atama yapılabilir. Ancak; müdür, şube müdürü ve aynı düzeydeki diğer görevlere atanacaklarda ilgili unvan için belirtilen öğrenim şartı aranır.”

Görüleceği üzere, gerek 1999 tarihli gerekse 2009 tarihli Yönetmeliklerde, naklen atamalar için özel düzenlemeler yer almıştır.

(Aynı şekilde 02.07.2020 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren meri Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 23’üncü maddesinde de:

“Naklen atamalar

MADDE 23 – (1) Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlardan, bu Yönetmelikte belirtilen aynı unvana, bu unvanla aynı düzeydeki veya daha alt düzeydeki diğer unvanlara, söz konusu unvanlar için mevzuatla aranan öğrenim ve sertifika gibi belgelere sahip olma şartlarını taşımaları kaydıyla, genel hükümlere göre naklen atama yapılabilir. Söz konusu personelden doktora öğrenimini bitirmiş olanlar hakkında 19 uncu maddenin birinci fıkrasının (d) ve (f) bentlerindeki hükümler de uygulanabilir.

(2) (Değişik:RG-22/3/2024-32497) Diğer personel kanunlarına tabi olanların bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara atanmalarında ihraz ettikleri unvanlar, aynı unvanın bulunmaması halinde öğrenim durumu, ihraz ettikleri unvanlar ve ilgili mevzuatı dikkate alınır.”

Denilmek suretiyle, naklen atamalar için farklı usul ve esasların uygulanacağı ifade edilmiştir.

Daire Kararına konu somut uygulamada, adı geçen kişinin 29.06.2015 tarihinde naklen ve unvan değişikliği sınavına girmeden … Büyükşehir Belediyesinde mühendis kadrosuna atanmasının 2009 tarihli Yönetmelik’e aykırı olması dolayısıyla bu kişiye yapılan ödemeler kapsamında kamu zararı oluştuğuna hükmedilmiştir. Oysa ki 657 sy Kanun’un 74’üncü maddesine göre yapılan naklen atamalar, 1999 tarihli ve 2009 tarihli Yönetmeliklerdeki unvan değişikliği ve görevde yükselme esas ve usullerine tabi değildir.

Denetim ve yargılama süreçlerinde somut olaya uygulanması gereken mevzuat yukarıda açıkça belirlenmiş olup; 657 sayılı Kanun’un 74 ve atfen 68’inci maddeleri ile, 1999 tarihli Yönetmelik’in Ek-1 ve 2009 tarihli Yönetmelik’in Ek-2 numaralı maddeleridir. İnceleme, denetim ve yargılama süreçlerinin anılan maddeler çerçevesinde yürütülmesi ve sonuçlandırılması gerekirdi. Dolayısıyla yargılamaya esas raporun ve ilamın tazmin gerekçesi tamamen hatalı mevzuata dayandığından, bu şekilde oluşturulan tazmin hükmüne katılmak mümkün değildir.

Buna göre, Daire Kararının gerekçesi hukuki dayanaktan yoksundur.

Bu İtibarla, söz konusu Temyiz Kurulu Kararının Karar Düzeltilmesine Mahal Vardır, Daire Kararının Kaldırılması gerekir.)