SayıştaySayıştay Temyiz Kararı56210

Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire2
Dosya No49712
Yılı2019
Konu: Yılın ilk yarısında ödenmiş olan avukatlık vekalet ücreti ile ilgili olarak yılın ikinci yarısında memur maaş katsayısındaki artış doğrultusunda fark ödenmesi

107 İlam sayılı Daire Kararının 3’üncü maddesiyle, avukatlık vekalet ücreti ödemesinin tamamı 31.01.2019 ve 30.05.2019 tarihlerinde yapılmışken 2019 yılının ikinci altı aylık döneminde katsayı artışı gerekçesiyle fark ödenmesi neticesinde oluşan toplam ... TL kamu zararının harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine ödettirilmesine hükmedilmiştir.

28.09.2022 tarih ve 52343 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla, Daire Kararının Tasdikine hükmedilmiştir.

Karar Düzeltilmesi Dilekçesi

Kararda gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...(Avukat) tarafından karar düzeltilmesi başvurusunda bulunulmuştur. Dilekçede özetle:

Daire Kararının ve bunun tasdikini içeren temyiz kurulu kararının usul ve yasaya aykırı olduğu,

Savunma ve temyiz dilekçesinde yer alan hususların karar düzeltme sebepleri olarak aynen tekrar edildiği,

Mevzuata göre; avukatlara yapılacak vekalet ücreti dağıtımın yıllık tutarı 20.000 gösterge sayısının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulanacak aylık brüt tutarın 12 katını geçemeyeceği, Yine bilindiği üzere memur aylık katsayıları yılın ilk altı aylık döneminde ve ikinci altı aylık döneminde geçerli olmak üzere yılda iki defa belirlendiği,

Vekalet ücreti ödemesinin ne zaman yapılacağı ile ilgili mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmadığı, Öyleyse kamu zararının oluşup oluşmadığının tespiti bakımından dikkat edilmesi gereken husus YILLIK TAVAN YUTARIN AŞILIP AŞILMADIĞIDIR ki yılın hangi döneminde hesaplama yapılırsa yapılsın 14/b maddesinde yazılı hesaplama sonucu elde edilen tutar aylık brüt tutarın on iki katını yani LİMİTİ geçmediği,

Temyiz Kurulu İlamında yılın ikinci altı aylık kısmında memur maaş katsayısındaki artış oranı ile birlikte doğan farkın ödenmesinin kamu zararı oluşturduğunun belirtildiği, Ancak vekalet ücreti yıl başında değil de Temmuz ayında alınsa dahi artış oranı dikkate alınarak hesaplama yapılacağı hususunun gözden kaçırıldığı, Yılın ikinci yarısındaki katsayı artışı düzenlemesine uygun olarak vekalet ücretinin hesaplanmasının kamu zararına neden olmadığı, Aksi bir yöntemin Kanun Hükmünde Kararnamenin belirlediği düzenlemeye ve mevzuata aykırılık teşkil edeceği, 659 Saydı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14/b maddesi çok açık olup, vekâlet ücretine ilişkin hesaplamanın belirtilen gösterge rakamı ile memur aylıklarına uygulanan katsayı çarpımı sonucu elde edildiği, Dolayısıyla kamu zararına sebep olduğu belirtilen memur maaş katsayının söz konusu denklemden çıkarılması mümkün olmamakla birlikte bu hesaplamanın ikinci altı ayda yapılmasının mecburi olduğuna dair mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmadığı, Kaldı ki yukarıda belirtildiği üzere yılın hangi döneminde hesaplama yapılırsa yapılsın 14/b maddesinde yazılı hesaplama sonucu elde edilen tutar aylık brüt tutarın on iki katını da geçmediği,

Öte yandan ne Sayıştay İlamında ne de işbu temyize konu Temyiz Kurulu İlamında avukatlık ücreti fark ödemesinde ne şekilde kamu zararına sebep olunduğuna ilişkin herhangi bir açıklamada bulunulmamış olup, sadece yoruma dayalı değerlendirmeler yapıldığı,

Konunun “KAMU ZARARI” kavramı yönünden DİKKATLİ BİR ŞEKİLDE irdelemesi gerektiği,

657 sayılı Devlet Memuru Kanunu’nun “Kişisel Sorumluluk ve Zarar” başlıklı 12/2.maddesinde; “Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarar uğratılmışsa, bu zararı ilgili memur tarafından rayiç bedel üzerinden ödenmesi esastır.” hükmü yer aldığı,

5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71. maddesinde Kamu Zararının; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya, eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlandığı,

Yine aynı maddede kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak unsurların da SAYMA SURETİYLE belirlendiği, Madde 71’in ikinci fıkrası hükmüne yer verilerek,

Kamu zararı olduğu belirtilen temmuz ayı fark ücreti 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71. Maddesinde belirtilen kamu zararı tanımlamalarının hiç birisine girmediği, Dolayısı ile 5018 sayılı yasanın ifade ettiği anlamda ortada bir kamu zararı da söz konusu olmadığı,

Kamu görevlileriyle ilgili tüm mali düzenlemeler ve maaş farklarının da aynı uygulama sonucu ortaya çıktığının gözden kaçırılmaması gerektiği, Yılın ikinci altı ayı için bir artış öngörülmüş ise bu artışa bağlı ödemelerin yapılması gerektiği, Bu şekilde yapılan ödemelerin kamu zararı olarak nitelendirilmesinin yerinde olmadığı,

Sonuç olarak; vekalet ücreti Avukatlık Kanunu’nun 164/1-2-3-4, HMK’nun 330, CMUK’un 322/1-9, 413 son; CMK 303/1-4 324; İYUK 31/1 gibi maddelerinde düzenlenmiş olup, Avukatlık Kanunu’nun 164/son maddesine göre vekille takip edilen davalarda mahkemece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre re’sen takdir edilen vekalet ücretinin avukata ait olduğu, Kurumlarda alınan vekalet ücretleri emaneten bir hesapta toplanmakta, yasayla getirilen LİMİT DAHİLİNDE 659 Sayılı KHK’nın 14. maddesine göre dağıtılmakta, bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilmekte olduğu, Bu nedenle 5018 sayılı yasanın ifade ettiği anlamda ortada bir kamu zararı bulunmadığı, Bu yönüyle de ilama konu vekalet ücretlerinin kamu zararı olarak gösterilmesinin yerinde olmadığı,

İfade edilerek Daire Kararının Kaldırılması talep edilmektedir.



Başsavcılık Mütalaası

Kararda gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...(Avukat) tarafından karar düzeltilmesi başvurusunda bulunulması üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

Daire Kararı ve sorumlunun talebi özetlendikten sonra,

“Dosya münderecatı ve karar düzeltme talebine ilişkin dilekçenin incelenmesi sonucunda, daire ve temyiz yargılamasındaki mütalaalarımız doğrultusunda konunun yeniden incelenmesini sağlamak üzere kararın bozularak karar düzeltilmesine mahal bulunduğuna hükmedilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Arz olunur.”

Denilmektedir.



Karar Düzeltilmesi Yanıt Dilekçesi

Başsavcılık Mütalaası üzerine ...(Avukat) tarafından gönderilen yanıt dilekçesinde özetle:

Hazine ve Maliye Bakanlığının 06/10/2021 tarihli ve 620817 saydı konuya ilişkin görüş yazısında özetle:

"...vekalet ücretinin yıllık tutarının aylık katsayısı rakamlarında meydana gelen değişiklikler dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerektiğinden, Ocak ayında ödeme yapılması durumunda Temmuz ayında memur maaş katsayısında artış olması halinde vekalet ücreti farkının ödenmesi gerekecektir.

Bu nedenle, vekalet ücreti yıllık limitinin belirlenmesinde Temmuz ayında geçerli olan memur maaş katsayısının dikkate alınması gerektiği, 1 Ocak tarihi itibariyle geçerli olan katsayı dikkate alınarak yılın ilk altı ay'ı içerisinde %55 paydan limit dahilinde ödeme yapılanlara 1 Temmuz tarihinde geçerli olan katsayı dikkate alınarak katsayı değişikliğinden oluşan farkın ödenmesi gerektiği değerlendirilmekte olup, Genel Müdürlüğümüzce de vekalet ücreti ödemeleri bu yönde gerçekleştirilmektedir."

ifadeleri yer aldığı,

Yine ... 17. İdare Mahkemesinin ... E.-... K. sayılı ve 29/11/2022 tarihli kararında da yukarıda bahsi geçen görüşe atıf yapılmış ve davacı tarafa eksik vekalet ücreti ödemesinin iptali ile eksik ödenen vekalet ücretinin faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiş olduğu,

Emsal İdare Mahkemesi Karan ve Maliye Bakanlığı görüşünün karar düzeltilmesi isteminin haklılığını ortaya koyduğu,

İfade edilerek Daire Kararının Kaldırılması talep edilmektedir.



Başsavcılık İkinci Mütalaası

...(Avukat) tarafından gönderilen yanıt dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık İkinci Mütalaasında:

“Dosya münderecatı ve karar düzeltme talebine ilişkin dilekçenin incelenmesi sonucunda, daire ve temyiz yargılamasındaki mütalaalarımız doğrultusunda konunun yeniden incelenmesini sağlamak üzere kararın bozularak karar düzeltilmesine mahal bulunduğuna hükmedilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Arz olunur.”

Denilmektedir.



Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

107 İlam sayılı Daire Kararının 3’üncü maddesiyle, avukatlık vekalet ücreti ödemesinin tamamı 31.01.2019 ve 30.05.2019 tarihlerinde yapılmışken 2019 yılının ikinci altı aylık döneminde memur maaş katsayısının artışı gerekçesiyle fark ödenmesi neticesinde oluşan toplam ... TL kamu zararının harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine ödettirilmesine hükmedilmiştir.

28.09.2022 tarih ve 52343 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla, Daire Kararının Tasdikine hükmedilmiştir.

Esas Yönünden İnceleme

Somut uygulama

Somut uygulamada 31.01.2019 ve 30.05.2019 tarihlerinde yıllık üst sınır olan “20.000 gösterge sayısı x 12 ay x yılın ilk yarısında yürürlükte olan memur aylık katsayısı” hesaplamasıyla avukatlık vekalet ücreti ödenmiştir. Yılın ikinci yarısında memur maaş katsayısında yapılan artış sonrasında, yılın ilk yarısında yıllık üst sınır tutarında ödenmiş olan avukatlık vekalet ücreti yılın ikinci yarısında geçerli olan memur maaş katsayısı ile yeniden hesaplanarak aradaki fark ilgili personele ödenmiştir.



Mevzuat

5393 sayılı Belediye Kanununun “Avukatlık ücretinin dağıtımı” başlıklı 82’nci maddesi: “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” düzenlemesini içermektedir.

26.09.2011 tarih ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin “Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” başlıklı 18’inci maddesinin ilk fıkrası: “2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır.” düzenlemesini içermektedir.

659 sayılı KHK’nın “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” kenar başlıklı 14 üncü maddesinde:

“(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.

(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.

a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…)(1) eşit olarak ödenir.

b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.

c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.

(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.”

Hükmü yer almaktadır.

Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4.Dönem Toplu Sözleşmenin birinci kısmının “avukatlık vekalet ücreti” kenar başlıklı 22’nci maddesinde: “659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen “10.000” gösterge rakamı, “20.000” olarak uygulanır” denilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “katsayı” kenar başlıklı 154’üncü maddesi aşağıdadır:

“Katsayı: (1)

Madde 154 – (Değişik: 13/7/1993 - KHK - 486/24 md.)

Aylık gösterge tablosunda yer alan rakamlar ile ek gösterge ve kıdem aylığı gösterge rakamlarının aylık tutarlarına çevrilmesinde uygulanacak aylık katsayısı ile memuriyet taban aylığı göstergesine uygulanacak taban aylık katsayısı üçer veya altışar aylık dönemler itibariyle uygulanmak üzere Genel Bütçe Kanunu ile tespit olunur. Ancak mali yılın ikinci yarısında, memleketin ekonomik gelişmesi genel geçim şartları ve Devletin mali imkanları gözönünde bulundurulmak suretiyle Bakanlar Kurulu bu katsayıları ikinci yarının tamamı veya üçer aylık dönemleri itibariyle uygulanmak üzere değiştirmeye yetkilidir.”

5018 sayılı Kanunun “Kamu zararı” kenar başlıklı 71’inci maddesinin ilk fıkrasında: “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” denilmektedir. Maddenin kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak halleri düzenleyen ikinci fıkrasının g-bendinde “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” sayılmaktadır.

Değerlendirme

659 sayılı KHK’nın “Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14’üncü maddesi ve “Parasal sınırlar” başlıklı 15’inci maddesinde vekâlet ücretinin kimlere hangi usul ve yasal sınır içerisinde dağıtılacağına ilişkin hükümler yer almaktadır.

Mevzuatta avukatlara ödenecek vekalet ücretine aylık 10.000 gösterge sayısına memur aylık katsayısının uygulanması ile bulanacak tutarda üst limit getirilmiş, toplu sözleşme ile bu üst limitin aylık 20.000 gösterge sayısı olarak uygulanması düzenlenmiştir.

Mevzuata göre avukatlık vekalet ücreti, yılda bir defa veya üst sınırı yıllık “20.000 gösterge sayısı x 12 ay” olarak korunacak şekilde yıl içinde birden fazla defa dağıtımı yapılabileceği gibi tek seferde ve yıllık üst sınır tutarında dağıtılmasında salt bu sebeple mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Bununla birlikte, avukatlık vekalet ücreti tutarının hesaplanmasında, dağıtımın yapıldığı tarihte yürürlükte olan memur maaş katsayısının esas alınması gerekmektedir.

Yılın ilk yarısında yıllık üst sınır üzerinden ödenen avukatlık vekalet ücreti ile ilgili olarak, yılın ikinci yarısında memur maaş katsayısındaki artışa tekabül eden tutarda fark ödemesi yapılması, 659 sayılı KHK’nın yukarıda belirtilen hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir.

Ayrıca somut uygulama, memur maaş katsayısındaki artışın amacıyla da bağdaşmamaktadır. Memur maaş katsayısında yılın ikinci yarısında artış yapılması, memleketin ekonomik gelişmesi, genel geçim şartları ve Devletin mali imkanları göz önünde bulundurulmak suretiyle (657 sy Kanun m.154) yılın ikinci yarısında yapılan ödemelerin satın alma gücünün korunması veya iyileştirilmesi amacına dönüktür. Oysa ki somut uygulamada, avukatlık vekalet ücreti yılın ilk yarısında ve yıllık üst sınır üzerinden zaten ödenmiştir.

Somut uygulamada 31.01.2019 ve 30.05.2019 tarihlerinde yıllık üst sınır olan “20.000 gösterge sayısı x 12 ay x yılın ilk yarısında yürürlükte olan memur aylık katsayısı” üzerinden yapılan ödeme ile ilgili olarak, yılın ikinci yarısında yürürlüğe giren daha yüksek maaş katsayısı dolayısıyla yılın ikinci yarısında fark ödenmesi, 659 sayılı KHK ve memur maaş katsayısının amacına ve uygulanmasına aykırıdır. Zira somut uygulamada, avukatlık vekalet ücreti yılın ilk yarısında ve yıllık üst sınır üzerinden zaten ödenmiştir. Eğer somut uygulamada avukatlık vekalet ücreti ödemeleri yılın ikici yarısında yapılmış olsaydı, yılın ikinci yarısında geçerli olan memur aylık katsayısı kullanılarak hesaplama yapılması mevzuata uygun olacaktı.

Dolayısıyla, Belediye tarafından yılın ilk yarısında yıllık üst sınır üzerinden tamamı ödenmiş olan avukatlık vekalet ücretleri ile ilgili olarak, yılın ikinci yarısında geçerli olan memur maaş katsayısındaki artış dolayısıyla yılın ikinci yarısında toplam ... TL fark ödenmesi neticesinde fark tutarının tamamının “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” (5018 sy Kanun m.71/2-g) kapsamında kamu zararı teşkil ettiği ve kamu zararının sorumlu harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine ödettirilmesine yönelik hüküm içeren Daire Kararının 3’üncü maddesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.

BU İTİBARLA, yukarıda yer alan açıklamalar ve belirtilen gerekçeyle, 35673 Karar-107 İlam sayılı Daire Kararının 3’üncü maddesinin Tasdiki hükmünü içeren 28.09.2022 tarih ve 52343 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL BULUNMADIĞINA (Üye ...’un aşağıda yer alan karşı oy gerekçesine karşı), oy çokluğuyla,

Karar verildiği 06.12.2023 tarih ve 56210 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

(Karşı oy gerekçesi

Üye ...’un karşı oy gerekçesi

659 sayılı KHK ve bu KHK’nin 16’ncı maddesi uyarınca çıkarılan Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, idareler lehine karara bağlanan ve tahsil edilen vekâlet ücretleri, dava ve icra takibini yapan hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez muhasebe birimi nezdinde açılan bir emanet hesabında toplanmakta ve idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele dağıtılmaktadır. Diğer yandan, ödenecek vekâlet ücretinin yıllık tutarının; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlar için 2018 yılında (20.000) gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçmemesi gerekmektedir. Aynı mevzuata göre, vekâlet ücretinin dağıtımı sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve gösterge rakamı/aylıklara uygulanan katsayı üzerinden hesaplanan tavan tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenecek ve bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilecektir.

Ayrıca, vekâlet ücreti ödenen ve yılı limitini dolduramayan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenecek tutarlar, mali yılı takip eden Ocak ayı sonuna kadar tahakkuka bağlanmak suretiyle hukuk biriminin bağlı olduğu merkez muhasebe birimince emanet hesabındaki limit dışı vekâlet ücretinden ödenmektedir.

659 sayılı KHK ve ilgili Yönetmelik incelendiğinde, vekâlet ücretlerinin yılı içinde hangi dönemlerde ve hangi aylık katsayısı üzerinden ödeneceğine dair açık bir düzenleme olmadığı görülmektedir. Mevzuatta sadece “gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tavan tutar”dan bahsedilmektedir. Bu durumda, mevzuatta açıkça yer almadığı halde, yargı kararlarında yılın tümüne Ocak ayı katsayısı veya Temmuz ayı katsayısının uygulanması gerektiği ya da yılın ilk altı ayı içinde Ocak ayı katsayısı ile ödeme yapıldıktan sonra Temmuz ayı katsayısı ile güncelleme yapılamayacağının belirtilmesi yasal düzenlemenin lafzına da ruhuna da aykırı olacağı gibi Yasa Koyucunun yerine hüküm tesis etmek anlamına da gelecektir.

Esasında, yılın tamamına ister Ocak ayı katsayısı uygulansın isterse de Temmuz ayı katsayısı uygulansın, her iki uygulamanın da yasal düzenlemeye aykırı olduğunu iddia etmek mümkün değildir. Zira, her iki durumda da aykırılığın yasal düzenlemenin hangi açık ve net hükmüne göre oluştuğunun cevabı oluşmamaktadır. Dolayısıyla, Ocak ayı katsayısına göre tavan üzerinden ödeme yapıldıktan sonra, Temmuz ayı katsayısına göre tavan güncellemesinin yapılmasını yasaklayan bir hüküm yoktur. Kaldı ki, Ocak ayı katsayısına göre tavan üzerinden ödeme yapıldıktan sonra, Temmuz ayı katsayısına göre tavan güncellemesi yapılamayacağının belirtilmesi, mevzuatın açıkça sınırlandırmadığı mezkûr konuda yargı yoluyla kişi aleyhine sınırlama getirilmesi anlamına gelmektedir.

Kamu zararı konusunda adil yargılama yapılabilmesi için kamu zararı gerekçesinin açık ve net olması elzemdir. Vekâlet ücretlerinin ödenmesinde, yasal düzenleme her iki katsayı hususunda herhangi bir yönlendirme yapmamaktadır. Bu bağlamda, mevzuatında iki katsayıdan hangisinin uygulanması gerektiği hususunda herhangi bir tanımlama yapılmadığından, yılın tümü için Temmuz ayı katsayısı üzerinden ödeme yapılsa dahi, bu uygulamanın 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde sayılan kasıt, kusur ve ihmal halleriyle yorumlanması isabetli olmayacaktır. Zira, her iki katsayıdan birinin tercih edilmesi veya Ocak ayı katsayısı uygulandıktan sonra Temmuz ayı katsayısının uygulanamaması noktasında kıyas yapılacak mevzuat kuralı açıkça belirlenmiş olmadığından, idare uygulamasındaki vekalet ücreti ödemelerinin “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” şeklinde değerlendirilmesi de mümkün değildir. Bu durumda, söz konusu uygulamanın yargılamasının hakkaniyet ilkesine uygun olarak yapılması önem arz etmektedir.

Mevzuatta vekâlet ücretlerinin dağıtımında her iki katsayının nasıl uygulanması gerektiği hususunda açık hüküm olmaması nedeniyle, yargılamanın her iki tarafın yani idare ve personelin yararına olacak şekilde yapılması ve aynı şekilde hüküm kurulması hakkaniyet ilkesine uygun olacaktır. Dolayısıyla, yıl içinde iki katsayının olması durumunda, vekâlet ücreti tavanının hesabında iki katsayının da kullanılması yasal düzenlemenin amacına uyarlı olacaktır. Bu durumda, gösterge rakamının, iki katsayının toplamının yarısı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katı yıllık tavan tutar olarak belirlenebilecektir.

Bu itibarla, yılın ilk altı ayı içinde Ocak ayı katsayısı ile hesaplanıp ödenen vekâlet ücretleri için Temmuz ayı katsayısına göre güncelleme yapılıp katsayı farkı olarak ödenen toplam tutarın yarısının, kamu zararı olarak değerlendirilmemesi hakkaniyet ilkesine uygun olacaktır. Dolayısıyla, Daire Kararında, Temmuz ayı katsayısına göre yapılan güncelleme neticesinde tüm yıl için ödenen farkın tamamına kamu zararı denilmiş olması mevcut yasal düzenlemeye uygun değildir.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle Daire Kararının Bozulması gerekir.)