SayıştaySayıştay Temyiz Kararı51154

Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire1
Dosya No48627
Yılı2018
Konu: Dernek ve vakıflara ayni yardım

3-159 sayılı İlamın 3’üncü maddesiyle; … Belediyesi tarafından, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesinde yer alan “5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmü ile 06.12.2012 tarihinden itibaren Belediyelerce dernek, vakıf vb. kuruluşlara ayni ve nakdi yardım sağlanması imkânı ortadan kalktığı halde, söz konusu hükme aykırı olarak bazı dernek ve vakıflara ayni yardım yapılması sonucu oluşan … TL kamu zararının tahsil edildiği görüldüğünden konu hakkında ilişilecek husus kalmadığına karar verilmiştir.

Konu hakkında temyiz başvurusu yapan Üst Yönetici (Belediye Başkanı) tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde ise;

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14/a maddesinde; Belediyenin görev ve sorumlulukları arasında "...kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; orta ve yükseköğrenim öğrenci yurtları... sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır..." hükmünün yer aldığı, anılan yasanın 60/i maddesinde; belediyenin giderleri arasında “dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar" ın, m bendinde; "Yurt içi ve yurt dışı kamu ve özel kesim ile sivil toplum örgütleriyle birlikte yapılan ortak hizmetler ve proje giderleri" nin yer aldığı,

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7’nci maddesinin v bendinde ilçe belediyelerinin görev ve yetkileri arasında; "yaşlılar, engelliler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik sosyal ve kültürel hizmetler sunmak; mesleki eğitim ve beceri kursları açmak” hükmünün yer aldığı,

Belediyenin yetki ve sorumluluklarına bakıldığında yapılan faaliyetlerin ortak proje kapsamında değerlendirmesi gerektiği, nitekim ilgili dernek ve vakıflarla yapılan protokollerde belediye hizmetlerinin yerine getirilmesinin amaçlandığı ve yapılacak çalışmalarda Belediyeye maliyetin %50’si oranında ayni katkı sağlamanın yüklendiği, Dernekler Kanunu'nun 10. maddesindeki limite de uygun olarak yapılan ayni yardımların kamu zararını doğurmadığı belirtilerek konunun esasına itiraz edilmiştir.

Konu ile ilgili hukuki mevzuat şu şekildedir:

10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinin birinci fıkrasında;

“Gerçek veya tüzel kişilere kanunda veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.” hükmüne,

04.11.2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun “Yardım ve işbirliği” başlıklı 10’uncu maddesinde;

“Dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, benzer amaçlı derneklerden, siyasi partilerden, işçi ve işveren sendikalarından ve meslekî kuruluşlardan maddî yardım alabilir ve adı geçen kurumlara maddî yardımda bulunabilirler.

5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, dernekler kamu kurum ve kuruluşları ile görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütebilirler. Bu projelerde kamu kurum ve kuruluşları, proje maliyetlerinin en fazla yüzde ellisi oranında aynî veya nakdî katkı sağlayabilirler. (Ek cümle: 18/2/2009-5838/7 md.) 4857 sayılı İş Kanununun 30 uncu maddesi çerçevesinde engellilerin ve eski hükümlülerin mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu, kendiişlerini kurmaları, engellilerin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojilerine ilişkin projeler ile benzeri projelerde bu oran aranmaz.” hükmüne yer verilmiş,

03.07.2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinde ise;

“Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;

a) Mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilir veya bu kuruluşlar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilir. Bu takdirde iş, işin yapımını üstlenen kuruluşun tâbi olduğu mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.



c) (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.



(Ek fıkra: 12/11/2012-6360/19 md.) 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” denilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, 5018 sayılı Kanunun genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapmasına imkân veren 29’uncu madde hükmü ile Dernekler Kanunu’nun derneklerin kamu kurum ve kuruluşları ile görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütmesine imkân veren 10’uncu madde hükmünün Belediyeler açısından uygulanması, 6360 sayılı Kanunun yayımlandığı 06.12.2012 tarihi itibarı ile ortadan kaldırılmıştır.

Diğer yandan yine aynı maddede; Belediyelerin 5393 sayılı Kanunun 14’üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklarını, ortak hizmet projesi çerçevesinde dernek ve vakıflarla birlikte yerine getirilebileceği belirtilmektedir. Ancak burada bahsedilen ortak hizmet projesinin gerçekleştirilebilmesi için projenin belediyenin görev ve sorumluluk alanlarına giriyor olması, belediye meclisinin bu hususta karar alması, ortak bir hizmet projesi için anlaşma yapılması ve mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınmış olması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir.

Sorumlularca tam da bu hususta; yapılan ayni yardımların ilgili dernek ve vakıflar ile Belediye arasında imzalanan işbirliği protokollerine istinaden yapıldığı, Belediyenin görev alanına giren konularda 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60/m maddesine istinaden anılan dernek ve vakıflarla ortak hizmet projesi yürüttüğü iddia edilmiştir.

Ancak 5393 sayılı Kanunun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinde ifade edildiği üzere Belediyenin mahallin en büyük mülki idare amirinin izni ve Belediye meclisinin kararı olmaksızın görev ve sorumluluk alanına giren konularda dernek ve vakıflarla ortak hizmet projesi yürütmesi mümkün değildir. Somut olayda, bazı dernek ve vakıflarla imzalanmış protokoller sunulmuş ise de, söz konusu protokollerin -kanıtlayıcı herhangi bir belge gönderilmediğinden- ilgili makamlardan gerekli izin ve kararlar alınmaksızın düzenlendiği görülmüştür. Ayrıca ilgili Kuruluşların protokol kapsamında üstlendiği yükümlülükleri yerine getirip getirmediği de anlaşılamadığından, yapılan ödemelerin, Belediyenin görev ve sorumlulukları alanına giren konularda söz konusu kuruluşlarla yürüttüğü ortak projelerin karşılığı olduğu söylenemez.

Bu itibarla; Belediye tarafından 5393 sayılı Belediye Kanununun 75’inci madde hükmüne aykırı olarak bazı dernek ve vakıflara ayni yardım yapılması ile kamu zararına sebebiyet verildiğinden, sorumlunun itirazları reddedilerek 159 sayılı İlamın 3’üncü maddesiyle … TL kamu zararı oluştuğu, bu tutar tahsil edildiğinden konu hakkında ilişilecek husus kalmadığı yönünde verilen hükmün TASDİKİNE, (Temyiz Kurulu Başkanı-... Daire Başkanı …, ... Daire Başkanı … ile Üye … ve Üye …’nin aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 02.03.2022 tarih ve 51154 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Temyiz Kurulu Başkanı-... Daire Başkanı …, ... Daire Başkanı … ile Üye … ve Üye …:

Sorumluların konuya ilişkin temyiz dilekçeleri ve yargılamaya esas rapor için sunduğu savunmaları ile eklerinin incelenmesinde;

Belediye ile çeşitli sivil toplum kuruluşları arasında Belediyenin görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda protokollerin imzalandığı görülmüştür. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 13’üncü maddesinde; Belediyenin hemşehriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapacağı, bu çalışmalarda üniversitelerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, sivil toplum kuruluşları ve uzman kişilerin katılımını sağlayacak önlemlerin alınacağı, yine aynı Kanunun 14’üncü maddesinde; mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla Belediyelerin sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma, ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapacağı veya yaptıracağı belirtilmektedir. Belediyelerin bu hizmetleri tek başına yapmasının ise hem daha meşakkatli hem de daha maliyetli olması muhtemeldir. Nitekim 5393 sayılı Kanunun 75’inci maddesinde Belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda dernek ve vakıflar ile ortak hizmet projeleri yürütmelerine cevaz verilmektedir. Gönderilen işbirliği protokollerinin incelenmesinden de; Belediyece çeşitli dernek ve vakıflar aracılığıyla beldede yaşayan vatandaşlar için sosyal yardımların yapıldığı, meslek edindirme ve beceri kazandırma kurslarının açıldığı, manevi ve kültürel değerlerin korunması ve yaşatılması için faaliyetlerin düzenlendiği görülmektedir. Her ne kadar sözü edilen işbirliği protokolleri, 75’inci maddede öngörülen gerekli izin ve kararlar alınmadan düzenlenmiş ise de; bunun prosedür eksikliği olarak kabulü gerekir. Bu itibarla yapılan ödemelerin, Belediye hizmetlerinin yerine getirilmesi amacıyla çeşitli dernek ve vakıflarla yürütülen ortak hizmet projelerinin karşılığı olduğu anlaşıldığından, kamu zararını oluşturmayan söz konusu ödemelere ilişkin olarak “tahsil edildiğinden ilişilecek husus kalmadığına” şeklinde verilmiş hükmün kaldırılması gerekir.