SayıştaySayıştay Daire Kararı941
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire6
İlam No320
Madde No13
Yılı2018
İşyeri Hekimi Çalıştırılması
... tarih ve ... sayılı asıl İlamın …’uncu maddesiyle tazminine hükmolunan konuyla ilgili olarak Temyiz Kurulunun ... tarihli ve … tutanak sayılı bozma kararı üzerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.
Anılan İlamın …’uncu maddesiyle, başka kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışıp Belediye bünyesinde işyeri hekimi olarak görevlendirilen veya çalıştırılan doktorlara 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda belirtilen ödeme yerine bu doktorlarla sözleşme imzalanarak kanunen alması gerekenden daha fazla ücret ödenmesi sonucu neden olunan kamu zararı tutarı … TL’nin tazminine karar verilmişti.
Bu tazmin hükmüne karşı sorumlulardan Harcama Yetkilisi ... ... tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna yapılan temyiz başvurusu üzerine anılan Kurulca verilen ... tarihli ve … tutanak sayılı Kararında,
“…
1219 sayılı Kanunun 12’nci maddesi uyarınca yapılacak görevlendirmeler, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimlerinin kamu veya özel sektör ayrımı yapılmaksızın mesai saatleri dışındaki (en fazla 30 saat) çalışmalarını kapsamaktadır. 1219 sayılı Kanuna göre yapılacak görevlendirmelerde ödenecek ücret iş yeri hekimi ile işveren arasında yapılan sözleşmeye göre belirlenecektir. Mevzuatta bu sözleşmelerde ödeme açısından belirlenmiş genel bir tutar veya üst sınır bulunmamaktadır; Sözleşmede ücret, söz konusu hizmet alımının münferit özellikleri doğrultusunda ve hukukun genel ilkelerine uygun olarak belirlenebilecektir.
Somut uygulamada kendilerine ödenen işyeri hekimliği ücretleri yargı konusu yapılan ... ... ve ... ... ile yapılan sözleşmelerde çalışmaların mesai saatleri dışında ve aylık 30 saat olacak şekilde düzenlendiği görülmektedir. Yani somut uygulamada söz konusu olan 6331 sayılı Kanunda düzenlenen görevlendirme değil 1219 sayılı Kanunda belirtilen görevlendirmedir. Oysa ki Daire Kararı, söz konusu görevlendirmelerin 6331 sayılı Kanunun 8’inci maddesinin yedinci fıkrasına aykırı olduğu gerekçesine dayanmaktadır.
30.06.2012 tarih ve 6331 sayılı Kanunun 8’inci maddesinin yedinci fıkrasına göre, kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi olma niteliğini haiz personel diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. 8’inci maddeye istinaden hekimlerin kamu kurum ve kuruluşlarında 80 saate kadar görevlendirilmeleri mümkündür. Bu görevlendirme için hekimin muvafakati ve üst yöneticinin onayı gerekmektedir. Bu görevlendirme karşılığında alınabilecek ücret de Kanunla belirlenmiştir. Ancak, somut uygulamada ... ... ve ... ...’ün çalışması bu kapsamda değildir. Ayrıca 6331 sayılı Kanunun 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen usul işyeri hekimliği ilişkisi kurulmasının yasal yollarından biridir; Ancak madde 8’in yedinci fıkrasında belirtilen tutar işyeri hekimliğinin rayiç bedeli veya yasal üst sınırı değildir. Ayrıca adı geçen hekimlere ödenen tutarlar Türk Tabipler Birliğinin işyeri hekimliği asgari sözleşme ücretlerinin üzerinde de değildir (İlgili işçi sayısı: 275-299 işçi sayısı aralığı).
Dolayısıyla, yukarıda açıklandığı üzere somut uygulamada yapılan işyeri hekimliği görevlendirmeleri 1219 sayılı Kanun kapsamında olup hukuka aykırılık içermemektedir.
Bu itibarla, somut uygulamada hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle … Karar-... İlam sayılı Daire Kararının …’uncu maddesinin bozularak, yeniden hüküm tesis edilmesini teminen Dosyanın Dairesine Gönderilmesine …”,
karar verilmiştir.
Aynı tazmin hükmüne karşı sorumlular … …, … … ve ... ... tarafından yapılan temyiz başvuruları üzerine ise anılan Kurul ... tarih ve …, … ve … tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararlarında söz konusu tazmin hükmünün ... tarih ve … tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile bozulduğundan, sorumluların bu maddeyle ilgili itirazı üzerine Kurulca yapılacak işlem olmadığına, ancak aynı mahiyette olan dosyanın gereği yapılmak üzere … tutanak sayılı dosya ile birleştirilerek Dairemize gönderilmesine karar vermiştir.
Temyiz Kurulunun anılan bozma kararına istinaden Dairemize havale edilen dosya ve konuya ilişkin Denetçi tarafından düzenlenen … tarihli Ek Rapor ve eklerinin incelenmesi sonucunda gereği düşünüldü:
Başka kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışıp, Belediye bünyesinde işyeri hekimi olarak görevlendirilen veya çalıştırılan doktorlara 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda belirtilen ödeme yerine sözleşme imzalanarak Kanunen alması gerekenden daha fazla ücret ödendiği görülmüştür.
18.01.2014 tarihli ve 2886 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21’inci maddesiyle, “Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabilir.” hükmü getirilmiştir. Getirilen bu değişiklik sonrası 11.04.1928 tarihli ve 863 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1219 numaralı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12’nci maddesinin üçüncü fıkrasının ilgili kısmı şu şekilde olmuştur; “…(Değişik dördüncü cümle: 2/1/2014-6514/21 md.) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabilir. Döner sermayeli sağlık kuruluşları ise kurumsal olarak işyeri hekimliği hizmeti verebilir. (Ek cümle: 2/1/2014-6514/21 md.) Tabipler, iş yeri hekimliği eğitimi alma ve iş yeri hekimliği belgesine sahip olma şartı aranmaksızın 10’dan az işçi çalıştıran az tehlikeli iş yerlerinin iş yeri hekimliği görevini yapabilirler. Bu maddenin uygulamasına ve işyeri hekimliğine ilişkin esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir…”.
Buna göre, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimlerinin işyeri hekimi olarak çalışabilmeleri için bu çalışmaların mesai saati dışında gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları” başlıklı 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında ise, “Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, ilgili maddede belirlenen çalışma süresine riayet ederek işyeri hekimlerinin çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilecek, ayrıca bu şekilde görevlendirilecek kişilere görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödemenin hizmet alan kurum tarafından yapılacak ve aylık toplam en fazla 80 saat ilave tutar ödenebilecektir.
Temyiz Kurulu Kararında, 1219 sayılı Kanun’un 12’nci maddesi uyarınca yapılacak görevlendirmelerde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimlerinin kamu veya özel sektör ayrımı yapılmaksızın mesai saatleri dışındaki (en fazla 30 saat) çalışmalarını kapsadığı, 1219 sayılı Kanuna göre yapılacak görevlendirmelerde ödenecek ücret iş yeri hekimi ile işveren arasında yapılan sözleşmeye göre belirleneceği, bu sözleşmelerde ödeme açısından belirlenmiş genel bir tutar veya üst sınır bulunmadığı, sözleşmede ücretin söz konusu hizmet alımının münferit özellikleri doğrultusunda ve hukukun genel ilkelerine uygun olarak belirlenebileceği, söz konusu kişilerin görevlendirilmelerinin 6331 sayılı Kanun’da düzenlenen görevlendirme değil 1219 sayılı Kanunda belirtilen görevlendirme olduğu, ... ... ...ve ... ... ...’ün çalışmasının bu kapsamda olmadığı, 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen usulün işyeri hekimliği ilişkisi kurulmasının yasal yollarından biri olduğu, anılan fıkrada belirtilen tutarın işyeri hekimliğinin rayiç bedeli veya yasal üst sınırı olmadığı, adı geçen hekimlere ödenen tutarların Türk Tabipler Birliğinin işyeri hekimliği asgari sözleşme ücretlerinin üzerinde de olmadığı, açıklandığı üzere somut uygulamada yapılan işyeri hekimliği görevlendirmelerinin 1219 sayılı Kanun kapsamında olup hukuka aykırılık içermediği ifade edilmişse de;
Burada dikkate alınması gereken mevzuat hükmü, mesai saatleri içinde başka kamu kurumlarında hangi şartlarda işyeri hekimi olarak çalışılabileceğinin yer aldığı 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesidir. Temyiz Kurulu Kararında dikkate alınan 1219 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinin mesai saatleri dışında çalışacak kişilere ilişkin düzenleme içermesi nedeniyle somut olayda bu maddenin esas alınmasını gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Zira, bahsi geçen doktorlar mesai saatleri içinde Belediyede çalışmışlardır. Ayrıca, Temyiz Kurulu Kararında belirtildiği üzere kişilerin bir sözleşme imzalayarak mesai saatleri içinde çalışmaları, ikinci görev yasağına gireceğinden mümkün değildir.
... Büyükşehir Belediyesinde işyeri hekimi olarak çalıştırılan ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışan doktorlara 6331 sayılı Kanun’da belirlenen aylık toplam seksen saati geçmemek üzere her saat için (200) gösterge ile memur aylık katsayısının çarpımı kadar ücret yerine sözleşme imzalanarak sözleşme bedeli üzerinden aylık ücret ödenmiştir.
Ayrıca, söz konusu uygulamaya rayiç bedel yönünden bakıldığında ise, işyeri hekimlerine kanunen ödenebilecek olan rayiç bedel 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen tutardır. Hekimin 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen muvafakatinin olmaması, madde 8’in yedinci fıkrasında belirtilen tutarın üzerindeki ödemelerin kamu zararı teşkil etmesini engellemeyecektir.
… Belediyesi’nde kadrolu olarak çalışan ... ..., kurumunun başkan yardımcısının görevlendirme onayına istinaden … tarihinde ... Büyükşehir Belediyesi ile sözleşme imzalamış ve bu sözleşmeye binaen 2018 yılı için aylık net … TL olacak şekilde 2018 yılı Kasım ayına kadar toplam brüt … TL ücret almıştır. … Belediyesi’nin kadrolu doktoru olan ... ... ise kurumunun izni olmadan … tarihinde ... Büyükşehir Belediyesi ile sözleşme imzalamıştır. Bu sözleşmeye göre de 2018 yılı için aylık net … TL olmak üzere Haziran ayı dahil olmak üzere brüt toplam … TL ücret almıştır.
Yukarıda bahsi geçen doktorlara ilgili Kanun hükmüne göre çalıştıkları saat başına (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı kadar ödeme yapılması gerekirken imzalanan sözleşmelerin ücreti olarak fazla ödeme yapılmıştır. Bu sebeple, başka kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışıp Belediye bünyesinde işyeri hekimi olarak görevlendirilen veya çalıştırılan doktorlara 6331 sayılı Kanun’da belirtilen ödeme yerine sözleşme imzalanarak Kanunen alması gerekenden daha fazla ücret ödenmesi sonucu toplam … TL tutarında kamu zararına neden olunduğu ve Dairemizin ilk kararında ısrar edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, sorumlulardan ... ..., 2018 yılında Belediyede görevli olmadığı için sorumlu olmadığını ifade etmiş olsa da, ... ... ve ... ...’nin Belediye bünyesinde çalışması için mezkur Sözleşmeyi imzalamasından ötürü sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, kamu zararı tutarı … TL’nin;
… TL’sinin Harcama Yetkilisi (Daire Başkanı) … … ve Gerçekleştirme Görevlisi (Sağlık İşleri Şube Müdürü) … … ile Diğer Sorumlu (Genel Sekreter/Sözleşmeyi imzalayan) ... ...’a
… TL’sinin Harcama Yetkilisi (Daire Başkanı) … … ve Gerçekleştirme Görevlisi (Tabib) ... ... ile Diğer Sorumlu (Genel Sekreter/Sözleşmeyi imzalayan) ... ...’a,
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödettirilmesine anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca Ek İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy
Üye … … ve Üye ... … …’un karşı oy gerekçesi:
1219 sayılı Kanun’un 12’nci maddesi uyarınca yapılacak görevlendirmeler, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimlerinin kamu veya özel sektör ayrımı yapılmaksızın mesai saatleri dışındaki (en fazla 30 saat) çalışmalarını kapsamaktadır. 1219 sayılı Kanun’a göre yapılacak görevlendirmelerde ödenecek ücret iş yeri hekimi ile işveren arasında yapılan sözleşmeye göre belirlenecektir. Mevzuatta bu sözleşmelerde ödeme açısından belirlenmiş genel bir tutar veya üst sınır bulunmamaktadır. Sözleşmede ücret, söz konusu hizmet alımının münferit özellikleri doğrultusunda ve hukukun genel ilkelerine uygun olarak belirlenebilecektir.
Kendilerine ödenen işyeri hekimliği ücretleri yargı konusu yapılan ... ... ...ve ... ... ... ile yapılan sözleşmelerde çalışmaların mesai saatleri dışında ve aylık 30 saat olacak şekilde düzenlendiği görülmektedir. Yani somut uygulamada söz konusu olan 6331 sayılı Kanun’da düzenlenen görevlendirme değil 1219 sayılı Kanun’da belirtilen görevlendirmedir. Oysa ki çoğunluk görüşü, söz konusu görevlendirmelerin 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasına aykırı olduğu gerekçesine dayanmaktadır.
6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasına göre, kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi olma niteliğini haiz personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarında 80 saate kadar görevlendirilmeleri mümkündür. Bu görevlendirme için hekimin muvafakati ve üst yöneticinin onayı gerekmektedir. Bu görevlendirme karşılığında alınabilecek ücret de Kanunla belirlenmiştir. Ancak, uygulamada ... ... ...ve ... ... ...’ün çalışması bu kapsamda değildir.
Ayrıca, 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen usul işyeri hekimliği ilişkisi kurulmasının yasal yollarından birisi olup, anılan fıkrada belirtilen tutar işyeri hekimliğinin rayiç bedeli veya yasal üst sınırı değildir. Bununla birlikte, adı geçen hekimlere ödenen tutarlar Türk Tabipler Birliğinin işyeri hekimliği asgari sözleşme ücretlerinin üzerinde de değildir.
Dolayısıyla, yukarıda açıklandığı üzere somut uygulamada yapılan işyeri hekimliği görevlendirmeleri 1219 sayılı Kanun kapsamında olup, mevzuatına uygun olan konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesi gerektiğinden çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
... tarih ve ... sayılı asıl İlamın …’uncu maddesiyle tazminine hükmolunan konuyla ilgili olarak Temyiz Kurulunun ... tarihli ve … tutanak sayılı bozma kararı üzerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.
Anılan İlamın …’uncu maddesiyle, başka kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışıp Belediye bünyesinde işyeri hekimi olarak görevlendirilen veya çalıştırılan doktorlara 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda belirtilen ödeme yerine bu doktorlarla sözleşme imzalanarak kanunen alması gerekenden daha fazla ücret ödenmesi sonucu neden olunan kamu zararı tutarı … TL’nin tazminine karar verilmişti.
Bu tazmin hükmüne karşı sorumlulardan Harcama Yetkilisi ... ... tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna yapılan temyiz başvurusu üzerine anılan Kurulca verilen ... tarihli ve … tutanak sayılı Kararında,
“…
1219 sayılı Kanunun 12’nci maddesi uyarınca yapılacak görevlendirmeler, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimlerinin kamu veya özel sektör ayrımı yapılmaksızın mesai saatleri dışındaki (en fazla 30 saat) çalışmalarını kapsamaktadır. 1219 sayılı Kanuna göre yapılacak görevlendirmelerde ödenecek ücret iş yeri hekimi ile işveren arasında yapılan sözleşmeye göre belirlenecektir. Mevzuatta bu sözleşmelerde ödeme açısından belirlenmiş genel bir tutar veya üst sınır bulunmamaktadır; Sözleşmede ücret, söz konusu hizmet alımının münferit özellikleri doğrultusunda ve hukukun genel ilkelerine uygun olarak belirlenebilecektir.
Somut uygulamada kendilerine ödenen işyeri hekimliği ücretleri yargı konusu yapılan ... ... ve ... ... ile yapılan sözleşmelerde çalışmaların mesai saatleri dışında ve aylık 30 saat olacak şekilde düzenlendiği görülmektedir. Yani somut uygulamada söz konusu olan 6331 sayılı Kanunda düzenlenen görevlendirme değil 1219 sayılı Kanunda belirtilen görevlendirmedir. Oysa ki Daire Kararı, söz konusu görevlendirmelerin 6331 sayılı Kanunun 8’inci maddesinin yedinci fıkrasına aykırı olduğu gerekçesine dayanmaktadır.
30.06.2012 tarih ve 6331 sayılı Kanunun 8’inci maddesinin yedinci fıkrasına göre, kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi olma niteliğini haiz personel diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. 8’inci maddeye istinaden hekimlerin kamu kurum ve kuruluşlarında 80 saate kadar görevlendirilmeleri mümkündür. Bu görevlendirme için hekimin muvafakati ve üst yöneticinin onayı gerekmektedir. Bu görevlendirme karşılığında alınabilecek ücret de Kanunla belirlenmiştir. Ancak, somut uygulamada ... ... ve ... ...’ün çalışması bu kapsamda değildir. Ayrıca 6331 sayılı Kanunun 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen usul işyeri hekimliği ilişkisi kurulmasının yasal yollarından biridir; Ancak madde 8’in yedinci fıkrasında belirtilen tutar işyeri hekimliğinin rayiç bedeli veya yasal üst sınırı değildir. Ayrıca adı geçen hekimlere ödenen tutarlar Türk Tabipler Birliğinin işyeri hekimliği asgari sözleşme ücretlerinin üzerinde de değildir (İlgili işçi sayısı: 275-299 işçi sayısı aralığı).
Dolayısıyla, yukarıda açıklandığı üzere somut uygulamada yapılan işyeri hekimliği görevlendirmeleri 1219 sayılı Kanun kapsamında olup hukuka aykırılık içermemektedir.
Bu itibarla, somut uygulamada hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle … Karar-... İlam sayılı Daire Kararının …’uncu maddesinin bozularak, yeniden hüküm tesis edilmesini teminen Dosyanın Dairesine Gönderilmesine …”,
karar verilmiştir.
Aynı tazmin hükmüne karşı sorumlular … …, … … ve ... ... tarafından yapılan temyiz başvuruları üzerine ise anılan Kurul ... tarih ve …, … ve … tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararlarında söz konusu tazmin hükmünün ... tarih ve … tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile bozulduğundan, sorumluların bu maddeyle ilgili itirazı üzerine Kurulca yapılacak işlem olmadığına, ancak aynı mahiyette olan dosyanın gereği yapılmak üzere … tutanak sayılı dosya ile birleştirilerek Dairemize gönderilmesine karar vermiştir.
Temyiz Kurulunun anılan bozma kararına istinaden Dairemize havale edilen dosya ve konuya ilişkin Denetçi tarafından düzenlenen … tarihli Ek Rapor ve eklerinin incelenmesi sonucunda gereği düşünüldü:
Başka kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışıp, Belediye bünyesinde işyeri hekimi olarak görevlendirilen veya çalıştırılan doktorlara 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda belirtilen ödeme yerine sözleşme imzalanarak Kanunen alması gerekenden daha fazla ücret ödendiği görülmüştür.
18.01.2014 tarihli ve 2886 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21’inci maddesiyle, “Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabilir.” hükmü getirilmiştir. Getirilen bu değişiklik sonrası 11.04.1928 tarihli ve 863 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1219 numaralı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12’nci maddesinin üçüncü fıkrasının ilgili kısmı şu şekilde olmuştur; “…(Değişik dördüncü cümle: 2/1/2014-6514/21 md.) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabilir. Döner sermayeli sağlık kuruluşları ise kurumsal olarak işyeri hekimliği hizmeti verebilir. (Ek cümle: 2/1/2014-6514/21 md.) Tabipler, iş yeri hekimliği eğitimi alma ve iş yeri hekimliği belgesine sahip olma şartı aranmaksızın 10’dan az işçi çalıştıran az tehlikeli iş yerlerinin iş yeri hekimliği görevini yapabilirler. Bu maddenin uygulamasına ve işyeri hekimliğine ilişkin esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir…”.
Buna göre, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimlerinin işyeri hekimi olarak çalışabilmeleri için bu çalışmaların mesai saati dışında gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları” başlıklı 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında ise, “Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, ilgili maddede belirlenen çalışma süresine riayet ederek işyeri hekimlerinin çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilecek, ayrıca bu şekilde görevlendirilecek kişilere görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödemenin hizmet alan kurum tarafından yapılacak ve aylık toplam en fazla 80 saat ilave tutar ödenebilecektir.
Temyiz Kurulu Kararında, 1219 sayılı Kanun’un 12’nci maddesi uyarınca yapılacak görevlendirmelerde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimlerinin kamu veya özel sektör ayrımı yapılmaksızın mesai saatleri dışındaki (en fazla 30 saat) çalışmalarını kapsadığı, 1219 sayılı Kanuna göre yapılacak görevlendirmelerde ödenecek ücret iş yeri hekimi ile işveren arasında yapılan sözleşmeye göre belirleneceği, bu sözleşmelerde ödeme açısından belirlenmiş genel bir tutar veya üst sınır bulunmadığı, sözleşmede ücretin söz konusu hizmet alımının münferit özellikleri doğrultusunda ve hukukun genel ilkelerine uygun olarak belirlenebileceği, söz konusu kişilerin görevlendirilmelerinin 6331 sayılı Kanun’da düzenlenen görevlendirme değil 1219 sayılı Kanunda belirtilen görevlendirme olduğu, ... ... ...ve ... ... ...’ün çalışmasının bu kapsamda olmadığı, 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen usulün işyeri hekimliği ilişkisi kurulmasının yasal yollarından biri olduğu, anılan fıkrada belirtilen tutarın işyeri hekimliğinin rayiç bedeli veya yasal üst sınırı olmadığı, adı geçen hekimlere ödenen tutarların Türk Tabipler Birliğinin işyeri hekimliği asgari sözleşme ücretlerinin üzerinde de olmadığı, açıklandığı üzere somut uygulamada yapılan işyeri hekimliği görevlendirmelerinin 1219 sayılı Kanun kapsamında olup hukuka aykırılık içermediği ifade edilmişse de;
Burada dikkate alınması gereken mevzuat hükmü, mesai saatleri içinde başka kamu kurumlarında hangi şartlarda işyeri hekimi olarak çalışılabileceğinin yer aldığı 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesidir. Temyiz Kurulu Kararında dikkate alınan 1219 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinin mesai saatleri dışında çalışacak kişilere ilişkin düzenleme içermesi nedeniyle somut olayda bu maddenin esas alınmasını gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Zira, bahsi geçen doktorlar mesai saatleri içinde Belediyede çalışmışlardır. Ayrıca, Temyiz Kurulu Kararında belirtildiği üzere kişilerin bir sözleşme imzalayarak mesai saatleri içinde çalışmaları, ikinci görev yasağına gireceğinden mümkün değildir.
... Büyükşehir Belediyesinde işyeri hekimi olarak çalıştırılan ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışan doktorlara 6331 sayılı Kanun’da belirlenen aylık toplam seksen saati geçmemek üzere her saat için (200) gösterge ile memur aylık katsayısının çarpımı kadar ücret yerine sözleşme imzalanarak sözleşme bedeli üzerinden aylık ücret ödenmiştir.
Ayrıca, söz konusu uygulamaya rayiç bedel yönünden bakıldığında ise, işyeri hekimlerine kanunen ödenebilecek olan rayiç bedel 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen tutardır. Hekimin 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen muvafakatinin olmaması, madde 8’in yedinci fıkrasında belirtilen tutarın üzerindeki ödemelerin kamu zararı teşkil etmesini engellemeyecektir.
… Belediyesi’nde kadrolu olarak çalışan ... ..., kurumunun başkan yardımcısının görevlendirme onayına istinaden … tarihinde ... Büyükşehir Belediyesi ile sözleşme imzalamış ve bu sözleşmeye binaen 2018 yılı için aylık net … TL olacak şekilde 2018 yılı Kasım ayına kadar toplam brüt … TL ücret almıştır. … Belediyesi’nin kadrolu doktoru olan ... ... ise kurumunun izni olmadan … tarihinde ... Büyükşehir Belediyesi ile sözleşme imzalamıştır. Bu sözleşmeye göre de 2018 yılı için aylık net … TL olmak üzere Haziran ayı dahil olmak üzere brüt toplam … TL ücret almıştır.
Yukarıda bahsi geçen doktorlara ilgili Kanun hükmüne göre çalıştıkları saat başına (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı kadar ödeme yapılması gerekirken imzalanan sözleşmelerin ücreti olarak fazla ödeme yapılmıştır. Bu sebeple, başka kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışıp Belediye bünyesinde işyeri hekimi olarak görevlendirilen veya çalıştırılan doktorlara 6331 sayılı Kanun’da belirtilen ödeme yerine sözleşme imzalanarak Kanunen alması gerekenden daha fazla ücret ödenmesi sonucu toplam … TL tutarında kamu zararına neden olunduğu ve Dairemizin ilk kararında ısrar edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, sorumlulardan ... ..., 2018 yılında Belediyede görevli olmadığı için sorumlu olmadığını ifade etmiş olsa da, ... ... ve ... ...’nin Belediye bünyesinde çalışması için mezkur Sözleşmeyi imzalamasından ötürü sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, kamu zararı tutarı … TL’nin;
… TL’sinin Harcama Yetkilisi (Daire Başkanı) … … ve Gerçekleştirme Görevlisi (Sağlık İşleri Şube Müdürü) … … ile Diğer Sorumlu (Genel Sekreter/Sözleşmeyi imzalayan) ... ...’a
… TL’sinin Harcama Yetkilisi (Daire Başkanı) … … ve Gerçekleştirme Görevlisi (Tabib) ... ... ile Diğer Sorumlu (Genel Sekreter/Sözleşmeyi imzalayan) ... ...’a,
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödettirilmesine anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca Ek İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy
Üye … … ve Üye ... … …’un karşı oy gerekçesi:
1219 sayılı Kanun’un 12’nci maddesi uyarınca yapılacak görevlendirmeler, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimlerinin kamu veya özel sektör ayrımı yapılmaksızın mesai saatleri dışındaki (en fazla 30 saat) çalışmalarını kapsamaktadır. 1219 sayılı Kanun’a göre yapılacak görevlendirmelerde ödenecek ücret iş yeri hekimi ile işveren arasında yapılan sözleşmeye göre belirlenecektir. Mevzuatta bu sözleşmelerde ödeme açısından belirlenmiş genel bir tutar veya üst sınır bulunmamaktadır. Sözleşmede ücret, söz konusu hizmet alımının münferit özellikleri doğrultusunda ve hukukun genel ilkelerine uygun olarak belirlenebilecektir.
Kendilerine ödenen işyeri hekimliği ücretleri yargı konusu yapılan ... ... ...ve ... ... ... ile yapılan sözleşmelerde çalışmaların mesai saatleri dışında ve aylık 30 saat olacak şekilde düzenlendiği görülmektedir. Yani somut uygulamada söz konusu olan 6331 sayılı Kanun’da düzenlenen görevlendirme değil 1219 sayılı Kanun’da belirtilen görevlendirmedir. Oysa ki çoğunluk görüşü, söz konusu görevlendirmelerin 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasına aykırı olduğu gerekçesine dayanmaktadır.
6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasına göre, kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi olma niteliğini haiz personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarında 80 saate kadar görevlendirilmeleri mümkündür. Bu görevlendirme için hekimin muvafakati ve üst yöneticinin onayı gerekmektedir. Bu görevlendirme karşılığında alınabilecek ücret de Kanunla belirlenmiştir. Ancak, uygulamada ... ... ...ve ... ... ...’ün çalışması bu kapsamda değildir.
Ayrıca, 6331 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen usul işyeri hekimliği ilişkisi kurulmasının yasal yollarından birisi olup, anılan fıkrada belirtilen tutar işyeri hekimliğinin rayiç bedeli veya yasal üst sınırı değildir. Bununla birlikte, adı geçen hekimlere ödenen tutarlar Türk Tabipler Birliğinin işyeri hekimliği asgari sözleşme ücretlerinin üzerinde de değildir.
Dolayısıyla, yukarıda açıklandığı üzere somut uygulamada yapılan işyeri hekimliği görevlendirmeleri 1219 sayılı Kanun kapsamında olup, mevzuatına uygun olan konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesi gerektiğinden çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.