KİKKİK Mahkeme Kararı2026/MK-46

2025/228447 İhale Kayıt Numaralı "Edirne Gençlik Merkezi 110 Yılında 110 Bin Gençle Bir Destandır Çanakkale Programı kapsamında yolcu taşıma işi" İhalesi

İlgili ihaleyi görüntüle2025/228447
Kurum / İdareEDİRNE GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ
İKN2025/228447
BaşvuranNaim Turizm Taşımacılık İnş. Gıda Tic. Ve San. Ltd. Şti.

Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yapılan 2025/228447 İhale Kayıt Numaralı "Edirne Gençlik Merkezi 110. Yılında 110 Bin Gençle Bir Destandır Çanakkale Programı Kapsamında Yolcu Taşıma İşi" ihalesine ilişkin olarak Naim Tur. Taş. İnş. Gıda Tic. ve San. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuş ve Kurulca alınan 14.05.2025 tarih ve 2025/UH.I-1106 sayılı karar ile "...Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,..." karar verilmiştir.

Davacı Naim Tur. Taş. İnş. Gıda Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının basvuru bedelinin iadesinin mümkün olmadığına yönelik kısmının iptali ve ödemiş olduğu itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesi istemiyle açılan davada, Ankara 22. İdare Mahkemesinin 31.12.2025 tarihli ve E: 2025/843, K: 2025/2242 sayılı kararında "...Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce 18/03/2025 tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen "Edirne Gençlik Merkezi 110. Yılında 110 Bin Gençle Bir Destandır Çanakkale Programı Kapsamında Yolcu Taşıma İşi" ihalesine yönelik olarak 16/04/2025 tarihli dilekçe ile, iki iddiaya yer verilerek, itirazen şikayet başvurusunda bulunulduğu, davacının iddialarının değerlendirilmesi neticesinde, Kamu İhale Kurulunun 14/05/2025 tarih ve 2025/UH.I-1106 sayılı kararı ile düzeltici işlem belirlenmesine, ayrıca, davacının iddialarının tamamında haklı bulunmadığından, başvuru bedelinin iadesinin mümkün olmadığına karar verildiği, bunun üzerine, davacı tarafından, söz konusu kararın başvuru bedelinin iadesinin mümkün olmadığına yönelik kısmının iptali ile ödemiş olduğu itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan Kanun hükmü Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiğinden, öncelikle, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasaya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153. maddesinde; "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." hükmü mevcuttur.

Anayasa Mahkemesi'nce bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasanın üstünlüğü prensibine ve Hukuk Devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasanın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur. Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasada düzenlenmiş olan yasa kuralları ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararname hükmünün uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasanın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır.

Bakılan davada, dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler ile Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalı idarece, davacının iddialarının tamamında haklı bulunmadığı değerlendirilerek, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53/j maddesinin 4. paragrafının "(...) Başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması halinde, Kurul kararı ile itirazen şikâyet başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine karar verilir... Diğer hallerde başvuru bedeli iade edilmez. (...)" hükmüne istinaden davacının itirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilmemesine karar verildiği anlaşılmakla birlikte, anılan işlemin yasal dayanağını teşkil eden hükmün yukarıda bilgilerine yer verilen Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiğinden, yasal dayanağı kalmayan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal kararı sonrasında, 25/12/2025 tarih ve 33118 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11. maddesi ile, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 53. maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında değişiklik yapıldığı ve ilgili maddenin 26/12/2025 tarihinde yürürlüğe girdiği görülmekte olup, uyuşmazlıkta, davacı hakkında verilecek iptal kararının uygulanması aşamasında, davalı idarece davacının durumu belirtilen madde hükmü kapsamında yeniden değerlendirileceğinden, davacının, ödemiş olduğu itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesine karar verilmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR:

Açıklanan nedenlerle;

1-Dava konusu işlemin iptaline,

2-Davacının, ödemiş olduğu itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesine karar verilmesi talebi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına,..." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilerek, davacının itirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilmesine karar verilmiştir.

 

Anayasa'nın 138'inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28'inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

 

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53'üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında " İtirazen şikâyet başvuru bedelinin, itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez..." hükmü yer almaktadır.

Bu çerçevede yapılan incelemede, başvuru sahibinin ileri sürdüğü iddialarının tamamında haklı bulunduğu tespit edilmiş olup, başvuru sahibi tarafından Kurum şikayet gelirleri hesabına 101.344,00 TL başvuru bedelinin yatırıldığı tespit edildiğinden, Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde yazılı talepte bulunulması halinde, başvuru bedelinin tamamının iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle; 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

 

1- Kamu İhale Kurulunun 14.05.2025 tarih ve 2025/UH.I-1106 sayılı kararının başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının iptaline,

 

2-Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, iddialarındaki haklılık oranına karşılık gelen 101.344,00 TL tutarındaki itirazen şikayet başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine,


   Oybirliği ile karar verildi
.