SayıştaySayıştay Temyiz Kararı56799

Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire7
Dosya No51505
Yılı2019
Konu: Eğitim Yardımı

165 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile; 25 yaş altındaki lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören öğrencilere müracaatları alınarak eğitim yardımı adı altında nakdi ödemede bulunulması, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a, 38/n ve 60/i maddeleri kapsamında maddi durumu iyi olmayan ailelerin yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan sosyal yardım niteliğinde olduğundan ve 5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un 2’nci maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, sorgu konusu edilen ... TL ödeme ile ilgili olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilmiştir.

Söz konusu hükme karşı temyize gelen Sayıştay Başsavcılığı adına Savcı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle;

... Büyükşehir Belediyesinin 25 yaş altındaki lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören üniversite öğrencilerine müracaatları alınarak Eğitim Yardımı adı altında nakdi ödemede bulunulmasına ilişkin olarak Dairenin çıkardığı söz konusu İlam'ın 1'inci maddesi ile verilen "ilişilecek husus bulunmadığına" şeklindeki hükmünün bozulması talebi olduğu,

TEMYİZ SEBEPLERİ:

Aşağıda açıklanacağı üzere, verilen Kararda mevzuata aykırılığın söz konusu olduğu,

5102 sayılı Kanun'un 2'nci maddesinde yer alan "... (belediyeler hariç) ..." ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 20/11/2008 tarih ve E.: 2004/24, K.: 2008/165 sayılı Kararı ile iptali edilmesi sonucunda her ne kadar 2006'da yayınlanmış ... Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliğinde üniversite öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceği belirtilse de 5102 sayılı Kanunun hükmü karşısında uygulanma imkanının bulunmadığı,

Başsavcılığımızca yapılan değerlendirmeler sonucunda;

Daire İlamında yer alan ilişilecek hususun bulunmadığına dair kararda yer alan gerekçelerin Anayasa Mahkemesinin 20/11/2008 tarihli ve E: 2004/24, K: 2008/165 sayılı iptal kararında belirttiği hukuk devleti ilkesine aykırılık hükmünü karşılamadığı,

5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine ilişkin Kanun'un "Burs ve kredilerin verilmesi" başlıklı 2'nci maddesinde yer alan istisna hükmün iptali ile Belediye Meclisince çıkarılan ve halen yürürlükte bulunan "... Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği'nin “Sosyal Yardımlardan Yararlanma Hakkı” başlıklı 7'nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kurumlarında eğitimini sürdürmekte olan yükseköğretim öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceğine dair hükmün uygulanabilir olmadığı, ayrıca 5393 sayılı Kanunun 60, 15 ve 14’üncü maddelerine dayanılarak verilen burs mahiyetindeki ödemelerin Anayasa Mahkemesinin mezkur kararı karşısında uygulama alanının kalmadığı, bu nedenlerle Daire Kararının hukuka aykırı olduğu değerlendirildiğinden kamu zararının mevcut olduğu,

SONUÇ VE TALEP:

Başsavcılığımızca yapılan değerlendirmeler sonucunda; ... Büyükşehir Belediyesinin 2019 yılı hesabının yargılanması sonucu çıkarılan 165 no.lu İlamın 1’inci maddesi ile verilen “ilişilecek husus bulunmadığı” yönündeki hükmün bozularak dosyanın Dairesine iadesinin uygun olacağı, belirtilmiştir.

İlgililerin Karşılaması:

Sayıştay Başsavcılığı tarafından verilen temyiz dilekçesi, sorgu ile sorumlu tutulan Harcama Yetkilisi ... (Sosyal Hizmetler ve Bağımlılıkla Mücadele Daire Başkanı), Gerçekleştirme Görevlisi ... (Sosyal Hizmetler Müd. V.) ile Diğer Sorumlular (Değerlendirme Komisyonu Başkan ve Üyeleri) ... (Genel Sekreter Yard.-Değerlendirme Kom. Başk.), ... (Engelliler Müd.-Değerlendirme Kom. Üyesi), ... (Kadın ve Aile Hiz. Müd.- Değerlendirme Kom. Üyesi)’a tebliğ edilmiş olup, adı geçen kişilerce gönderilen aynı nitelikteki yazılı savunmalarda özetle;

KONU:

... Büyükşehir Belediyesinin 25 yaş altındaki lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören üniversite öğrencilerine müracaatları alınarak eğitim yardımı adı altında nakdi ödemede bulunulmasına ilişkin 7. Daire tarafından çıkarılan İlamın 1’inci maddesi ile verilen “ilişilecek husus bulunmadığına” şeklindeki hükmün bozulması istemine dair Sayıştay Başsavcılığının temyiz talebine karşı cevapların sunulduğu:

AÇIKLAMALAR:

A-7. DAİRE KARARI VE BAŞSAVCILIĞIN TEMYİZ NEDENLERİ

... Büyükşehir Belediyesinin 25 yaş altıdaki lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören üniversite öğrencilerine müracaatları alınarak Eğitim Yardımı adı altında mevzuata aykırı olarak nakdi ödemede bulunulduğuna ilişkin olarak 7. Daire tarafından çıkarılan ilamın 1’inci maddesi ile;

5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2’nci maddesiyle, burs ve kredilerin tek elden yapılmasının amaçlanmış olduğu, Anayasa Mahkemesinin madde metninde yer alan "... (belediyeler hariç) ...” ibaresini iptal ettiği, iptal kararının gerekçesinde; mükerrerliğin önlenmesi, adil ve dengeli bir dağılımın sağlanarak, daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistemin oluşturulmasının amaçlandığı, anılan Kanunda yapılan düzenlemenin amacından ve Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, burs veya kredi ödemeleri ile, belirlenmiş periyotlarla ve miktarlarla yükseköğrenim öğrencilerine sağlanan yardımların kastedilmekte olduğu, somut olayda olduğu gibi, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a, 38/n ve 60/i maddeleri kapsamında maddi durumu iyi olmayan ailelerin yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan nakdi sosyal yardımın, 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesindeki sınırlamalarla değerlendirilemeyeceği, bu itibarla, maddi durumu iyi olmayan aile ve öğrencilerin koşullarının birlikte dikkate alınarak yükseköğrenime devam eden öğrencilere yapılan nakdi sosyal yardım ödemelerinin “kamu zararı” olarak nitelendirilmesinin anılan düzenlemelerle bağdaşmayacak olduğu, bu nedenle sorgu konusu edilen toplam ... TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına karar verildiği,

Sayıştay Başsavcılığı kararın muhalefet şerhine de değinerek; Daire İlamında yer alan ilişilecek hususun bulunmadığına dair kararında yer alan gerekçelerin Anayasa Mahkemesinin 20/11/2008 tarihli ve E: 2004/24, K: 2008/165 sayılı iptal kararında belirttiği hukuk devleti ilkesine aykırılık hükmünü karşılamadığı, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine ilişkin Kanun'un "Burs ve kredilerin verilmesi" başlıklı 2'nci maddesinde yer alan istisna hükmün iptali ile Belediye Meclisince çıkarılan ve halen yürürlükte bulunan "... Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği'nin “Sosyal Yardımlardan Yararlanma Hakkı” başlıklı 7'nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kuramlarında eğitimini sürdürmekte olan yükseköğretim öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceğine dair hükmün uygulanabilir olmadığı, ayrıca 5393 sayılı Kanunun 60, 15 ve 14'üncü maddelerine dayanılarak verilen burs mahiyetindeki ödemelerin Anayasa Mahkemesinin mezkur kararı karşısında uygulama alanının kalmadığı, bu nedenlerle Daire Kararının hukuka aykırı olduğu değerlendirildiğinden kamu zararı mevcut olduğu belirtilerek ... Büyükşehir Belediyesinin 2019 yılı hesabının 7. Daire'de yargılanması sonucu çıkarılan 165 sayılı ilamın 1'inci maddesi ile verilmiş bulunan "ilişecek husus bulunmadığı" yönündeki hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi gereğince bozularak dosyanın Dairesine iadesinin uygun olacağı düşüncesiyle temyiz talebinde bulunulduğu,

B-CEVAPLAR:

I. Başsavcılığın;

5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun'un "Burs ve kredilerin verilmesi" başlıklı 2'nci maddesinde yer alan istisna hükmünün iptali ile Belediye Meclisince çıkarılan ve halen yürürlükte bulunan "... Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” nin “Sosyal Yardımlardan Yararlanma Hakkı” başlıklı 7'nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kurumlarında eğitimini sürdürmekte olan yükseköğretim öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceğine dair hükmün uygulanabilir olmadığına, ayrıca 5393 sayılı Kanunun 60, 15 ve 14'üncü maddelerine dayanılarak verilen burs mahiyetindeki ödemelerin Anayasa Mahkemesinin mezkur kararı karşısında uygulama alanının kalmadığına, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanunun “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2’nci maddesinde belediyelerin yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi veya herhangi bir nakdi yardım verebilmesinin mümkün olmadığına ilişkin görüşün aşağıda açıklanacak olan nedenlerden dolayı hukuken geçerli olmadığı, Şöyle ki;

Anayasa Mahkemesinin öğrenci burs ve kredileriyle ilgili bir yasa hükmünü iptal etmesi, iptal edilen hükümle hiçbir ilgisi bulunmayan başka bir kanun hükmünün uygulanma alanını ortadan kaldırdığı şeklindeki görüşün hangi hukuki gerekçeye dayandırıldığının Başsavcılık tarafından açıklanmadığı,

Anayasa Mahkemesinin 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesinde yer alan parantez içindeki “... (belediyeler hariç) ...” ibaresini; mükerrerliğin önlenmesi, adil ve dengeli bir dağılımın sağlanarak, daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistemin oluşturulmasının amaçlandığı gerekçesiyle iptal ettiği, diğer bir deyimle iptal edilen hususun, burs ve kredilerle ilgili olduğu ve sosyal yardımlarla iptal hükmünün her hangi bir bağlantısının, ilişiğinin bulunmadığı, öte yandan 5393 sayılı Kanunun 60, 15 ve 14'üncü maddelerinde burs ve krediden değil, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizlere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlardan söz edildiği, 5393 sayılı Kanunun 60, 15 ve 14'üncü maddelerinin her hal ve durumda tüm belediyelerce uygulandığı, Başsavcılığın bu konudaki görüşünün hukuki bir dayanağının bulunmadığı,

Bilindiği üzere Başsavcılık tarafından uygulanma olanağı kalmadığı belirtilen 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; mahalli ve müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal yardım yapmanın belediyenin görev ve sorumlulukları arasında; 38’inci maddesinin birinci fıkrasının (n) bendinde, bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmanın belediye başkanının görev ve yetkileri arasında; 60’ncı maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde de dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizlere yapılacak sosyal hizmet ve yardımların belediye giderleri arasında sayıldığı,

Öte yandan 5393 sayılı Kanunun ‘Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinin (b) bendinde “Kanunların belediyeye verdiği yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarmak” ın belediyenin yetkileri arasında, “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18’inci maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde de “Belediye tarafından çıkarılacak yönetmelikleri kabul etmek” in belediye meclisinin görevleri arasında sayıldığı,

Bu hükümlerin, maddi imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle öğrenimlerini sürdürmekte zorlanan her kademedeki öğrencilerle yoksunluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken dar gelirli, yoksul, muhtaç, kimsesiz ve özürlülere sosyal yardım yapılması konusunda idareye yönetmelik çıkarma yetkisini verdiği,

Yoksunluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken dar gelirli, yoksul, muhtaç, kimsesiz ve özürlülere bütçe imkanları dahilinde yapılacak aynî ve nakdî sosyal yardımlar ile özürlü merkezlerinin oluşturulması, kadın ve çocuk korunma evleri açılması, meslek ve beceri kazandırma ve diğer sosyal hizmetlerin yürütülmesine dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulmuş olan “... Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” nin “sosyal yardımlardan yararlanma hakkı” başlıklı 7’nci maddesinde; maddede gösterilen kişilerin belediyece yapılacak sosyal yardımlardan yararlanmaya haklarının bulunduğunun yazıldığı, bu maddenin (b) bendinde ise; Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kurumlarında eğitimini sürdürmekte olan muhtaç ilköğretim, lise ve yükseköğretim öğrencilerin sosyal yardımlardan yararlanacaklarının hükme bağlandığı,

Yönetmeliğin 7’nci maddesi dayanağını 5393 sayılı Kanunun 14, 15, 18, 38/n ve 60’inci maddelerinden aldığı, Kanunun bu maddelerinin herhangi bir kanunla yürürlükten kaldırılmadığı ve yüksek yargı tarafından da iptal edilmemiş olmakla hükmünü icra ettiği, o halde bu hükümlere dayanan Yönetmelik hükümlerinin de Başsavcılığın iddiasının aksine hükmünü icra ettiği, aksine yorumların hukuka uygun olmayan yüzeysel nitelikte ve geçerliliği bulunmayan yorum olmaktan öteye geçemeyeceği,

Nitekim Sayıştay 7. Daire de temyize konu kararında; 5102 sayılı Kanun’un 2'nci maddesiyle, burs ve kredilerin tek elden yapılmasının amaçlanmış olduğu, bu nedenle Anayasa Mahkemesinin madde metninde yer alan "... (belediyeler hariç) ..." ibaresini iptal ettiği, iptal kararının gerekçesinde; mükerrerliğin önlenmesi, adil ve dengeli bir dağılımın sağlanarak, daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistemin oluşturulmasının amaçlandığının belirtilmiş olduğu, 5102 sayılı Kanunla yapılan düzenlemenin amacından ve Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, burs veya kredi ödemelerinden, belirlenmiş periyotlarla ve miktarlarla yükseköğrenim öğrencilerine sağlanan yardımların kastedilmekte olduğuna karar verildiği, somut olayda olduğu gibi, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14/a, 38/n ve 60/i maddeleri kapsamında maddi durumu iyi olmayan ailelerin yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan nakdi sosyal yardımın, 5102 sayılı Kanunun 2'nci maddesindeki sınırlamalarla değerlendirilemeyeceğine karar verildiği,

Bu nedenlerle 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun yukarıda yer verilen 14/a, 38/n ve 60/i maddeleri kapsamında ve bu madde hükümlerine göre yürürlüğe konulan yönetmelik hükümlerine dayanılarak maddi durumu iyi olmayan ailelere ve yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan ve periyodik olmayan sosyal (nakdi) yardım ödemesinin denetçi sorgusuna verilen cevaplarda da belirtildiği üzere 5102 sayılı Kanun’un 2’nci maddesinde sayılan burs ve kredi kapsamında değerlendirmenin, yukarıda açıklanan yasal hükümler çerçevesinde mümkün olmadığı, Başsavcılığın yasaya aykırı nedenlerle yaptığı temyiz isteminin reddine ve 7. Daire kararının onaylanmasına karar verilmesi gerektiği,

II. Başsavcılığın, Daire Kararının hukuka aykırı olduğunu değerlendirerek kamu zararının mevcut olduğu görüşünü bildirdiği, bu görüşün de doğru olmadığı, zira ortada kamu zararının söz konusu olmadığı, Şöyle ki;

5018 sayılı Kanunun "Kamu zararı" başlıklı 71’inci maddesinde, “Kamu zararı, mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.

Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.

Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayım belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.

Kamu zararlarının tahsiline ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükümlerinin bulunduğu,

Yukarıdaki maddenin birinci fıkrasında kamu zararı tanımının yapıldığı, ikinci fıkrada ise birinci fıkrada tanımlanan hususların geçerli sayılacağı hallerin belirlendiği, bu itibarla 5018 sayılı Kanuna göre kamu zararı sayılan halleri belirlemek için anılan maddenin ikinci fıkrasına bakmak gerekeceği,

İkinci fıkrada yer alan bentler birlikte değerlendirildiğinde ise, 5018 sayılı Kanunun kamu zararı kapsamının, kamu kaynakları kullanılarak piyasadan mal ve hizmet satın alınması sırasında fazla ödeme yapılması, idarenin gelirlerinin tahsili sırasında mevzuata aykırı davranılması ve mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması suretiyle yol açılan zararla sınırlı olduğunun anlaşıldığı, nitekim ikinci fıkra ile belirlenen kapsamın içinde, kamu malına zarar verilmesi, kamu görevlilerinin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle kişilere verdikleri zararın kamu tarafından ödenmek zorunda kalınması ya da mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte mevzuatın yorumunda hataya düşülmek veya ihmal ve kasıt yoluyla fazla ödeme yapılması halleri sayılmadığı,

İkinci fıkra bir bütün olarak değerlendirildiğinde "g" bendinde yer alan "mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" kuralının kapsamının, yine mal ve hizmet alımları nedeniyle yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararı şeklinde anlaşılması gerektiği, (1) kaldı ki İlamın 1’inci maddesinde Başsavcılığın anladığı anlamda “mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması nedeniyle oluşan kamu zararı” olmayıp, mevzuatın öngördüğü bir ödemenin yapılmasının söz konusu olduğu,

(1) Danıştay İkinci Daire, 27.12.2010 T. ve Esas No: 2010/6876, Karar No: 2010/511

Zira; 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un 2’nci maddesinde aynen;

“Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yüksek öğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir.

Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu İktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tâbi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları birinci fıkrada belirtilen yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirirler.

Genel bütçeli daireler ve katma bütçeli idareler ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu dışında kalan kurum ve kuruluşlarca bildirilen öğrencilere ödeme yapılabilmesi için bu kurum ve kuruluşlarca gerekli meblağ, Yüksek Öğlenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca belirlenen ödeme tarihinden en geç otuz gün Öncesine kadar, Kurum hesabına yatırılır.” denildiği,

Bu hükme göre genel bütçeli daireler ve katma bütçeli idareler ile sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik fonu dışında kalan kurum ve kuruluşların belirledikleri sayıda öğrenciye burs ve kredi verebilecekleri ancak bunu doğrudan değil, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu vasıtasıyla yapabilecekleri, bunun için de gerekli meblağı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca belirlenen ödeme tarihinden en geç otuz gün öncesine kadar, Kurum hesabına yatırmaları gerektiği,

(... (Kadın ve Aile Hiz. Müd.- Değerlendirme Kom. Üyesi) tarafından ilave olarak;

Aynı Kanunun “Diğer kuruluşlarca yapılacak işlemler” başlıklı 3’üncü maddesinde de; “Bu Kanunun yayımı tarihinden sonra belediyeler tarafından yükseköğrenim öğrencilerine burs. Kredi verilmesi veya nakdi yardım yapılması halinde, yapılan yardımların türü, miktarı ve kaç öğrenciye ne kadarlık süre için verildiğine ilişkin bilgiler üçer aylık dönemler itibariyle Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirilir.” denilerek belediyelere, öğrencilere yapmış oldukları nakdi yardımları Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirme yükümlülüğünün getirildiği,

Her ne kadar Kanunun 2’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan (belediyeler hariç) ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 20/11/2008 tarihli ve E.2004/24, K:2008/165 sayılı kararı ile iptal edilmiş ise de yukarıda zikredilen 3’üncü maddede herhangi bir değişikliğe gidilmediği, belirtilmiştir.)

Kabul anlamında olmamak kaydıyla, bir an için belediyenin yükseköğrenim öğrencilerine Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunu aradan çıkarmak suretiyle burs ve kredi verdiği farz edilse, yapılan ödemenin kamu zararı olarak değerlendirilemeyeceği, zira gerek 5102 sayılı Kanun’un ve gerekse 5393 sayılı Kanun’un, adı ne olursa olsun yoksunluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken dar gelirli, yoksul, muhtaç, kimsesiz öğrencilere eğitim yardımı ya da burs adı altında sosyal yardım yapılmasına olanak tanıdığı,

Diğer bir ifadeyle; yapılan sosyal yardımların eğitim yardımı/burs olduğu varsayılsa dahi, yapılan ödemenin mevzuatında öngörülmediği halde yapılan bir ödeme olmayacağı, mevzuatın bu tür bir ödemeye olanak tanıdığı, ancak ödenme usulünde farklı bir yol izleyerek ödemenin doğrudan belediye tarafından değil, Kredi ve Yurtlar Kurumu vasıtasıyla yapılmasının öngörüldüğü, bu duruma göre ödemenin aracısız doğrudan yapılmasının mevzuatla belirlenmiş olan usule aykırılık teşkil edebileceği, ancak bu usule aykırı olarak yapılan ödemenin hiçbir şekilde kamu zararı olarak nitelendirilemeyeceği, kamu zararı olarak nitelendirilebilmesi için yapılan ödemenin “mevzuatında öngörülmediği halde yapılan bir ödeme” olması gerektiği, somut olayda eğitim yardımı/burs olduğu varsayımında dahi, mevzuatında öngörülen bir ödemenin söz konusu olduğu, ödenme usulünde hata yapıldığı, bu nedenle yapılan ödemenin esas itibariyle kamu zararı olarak değerlendirilemeyeceği,

SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle ... Büyükşehir Belediyesinin 25 yaş altındaki lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören üniversite öğrencilerine müracaatları alınarak Eğitim Yardımı adı altında nakdi ödemede bulunulmasına ilişkin Sayıştay 7’nci Daire tarafından çıkarılan İlamın 1’inci maddesi ile verilen “ilişilecek husus bulunmadığına" şeklindeki hükmünün bozulması istemine dair Sayıştay Başsavcılığının temyiz talebinin reddine ve 7. Daire Kararının onaylanmasına karar verilmesini arz ve talep ettiği, belirtilmiştir.

Başsavcılığın Cevabı:

... Büyükşehir Belediyesi 2019 yılı hesabının 7’nci Dairece yargılanması sonucu 165 sayılı İlamın çıkarıldığı, İlamın 1'inci maddesinde yer alan ilişiksiz kararına karşı Başsavcılık olarak yapılan temyiz talebi sonrasında ilgililer ..., ..., ..., ... ve ...’ın ayrı ayrı gönderdikleri Başsavcılığın re'sen temyiz talebinin hukuka aykırı olduğu değerlendirmesini ihtiva eden dilekçelerinin incelendiği,

Adı geçenlerin dilekçelerinde özetle; Anayasa Mahkemesinin öğrenci burs ve kredileriyle ilgili bir yasa hükmünü iptal etmesi iptal edilen hükümle hiçbir ilgisi bulunmayan başka bir kanun hükmünün uygulanma alanını ortadan kaldırmadığı, ... Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler Ve Yardım Esaslarına Dair Yönetmeliğin "sosyal yardımlardan yararlanma hakkı" başlıklı 7. maddesinin halen yürürlükte olduğu, 5102 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan uygulamanın usul yönüyle hatalı olabileceği, bu nedenle kamu zararı şartlarını taşımadığı belirtilerek Başsavcılık Makamının temyiz talebinin ret edilerek Daire Kararının tasdik edilmesinin talep edildiği,

Dosya içeriğinin incelenmesi neticesinde; sorumluların yapılan savunmasında "Normlar Hiyerarşisinin" tamamen göz ardı edildiği, Anayasa Mahkemesinin "İptal" kararının yok hükmünde değerlendirildiği, 5102 sayılı Kanunun yok sayılarak ... Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler Ve Yardım Esaslarına Dair Yönetmeliğin esas alınması gerektiği değerlendirmesine dayandığı, kaldı ki mezkur Yönetmelikte sadece Devlet okullarında ki öğrencilere yardım yapılabileceği belirtilmesine rağmen esas alındığı ifade edilen bu Yönetmeliğe de uyulmayarak özel vakıf üniversitelerinde öğrenci olan tam burslu kişilere de aynı şekilde burs verildiği ilgili İdarenin basın açıklamalarından da görüldüğü,

Bunun dışında periyodik ödeme niteliği taşımadığı ifade edilmesine rağmen gerek 2019 ve gerekse sonraki yıllarda yapılan tüm ödemelerin, en az iki ayrı ödeme olmak üzere yıllar itibariyle değişen sayıda önceden açıklanmak suretiyle periyodik nitelikte ödemeler olduğu, gene ilgili İdare tarafından yapılan basın açıklamalarından anlaşıldığı,

Sonuç olarak 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs ve Kredi Verilmesine İlişkin Kanununun 2'nci maddesinin ikinci paragrafında belediyelerde dahil kamu kurumları için "yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar." hükmü ile her ne ad ile olursa olsun Kredi ve Yurtlar Kurumu dışında hiçbir idarenin ödeme yapamayacağı, tereddüde meydan bırakmayacak şekliyle ortaya konulduğu,

Bu Kanun hükmü gereğince hukuken Belediyelerin yüksek öğrenim gören öğrencilere nakdi yardım da dahil herhangi bir ödeme yapamayacakları, yapıldığı takdirde mevzuata aykırı ödeme niteliği taşıyacağı aşikâr olup, sorumluların bu yönüyle savunmalarının hukuki nitelik taşımadığının değerlendirildiği, 23.06.2022 tarih ve 2203643 sayılı temyiz talebinin (temyiz dilekçesinin) dikkate alınarak Daire Kararının bozulmasının uygun olacağı, belirtilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

06.03.2004 tarih ve 25394 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanunun;

“Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde;

“Bu Kanunun amacı; yurt içinde ve dışında yüksek öğrenim gören öğrencilere burs, kredi ve nakdî yardım verilmesiyle ilgili esas ve usulleri düzenlemektir. Bu Kanun, Kanunda gösterilen tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsar.”

“Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2’nci maddesinde;

“Madde 2- Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yüksek öğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir.

Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tâbi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları (…) birinci fıkrada belirtilen yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirirler.

Genel bütçeli daireler ve katma bütçeli idareler ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu dışında kalan kurum ve kuruluşlarca bildirilen öğrencilere ödeme yapılabilmesi için bu kurum ve kuruluşlarca gerekli meblağ, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca belirlenen ödeme tarihinden en geç otuz gün öncesine kadar, Kurum hesabına yatırılır.

…”

Bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan “… (belediyeler hariç) …” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 20.11.2008 tarihli E:2004/24, K:2008/165 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.

2004 yılında yürürlüğe giren 5102 sayılı Kanunun ilk halinde Belediyeler Kanunun kapsamında dahil edilmemiş, ancak daha sonra Anayasa Mahkemesi’nin mezkur kararında; belediyelerin düzenleme ile getirilen ve burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan yeni sistemin dışında tutulmasının Anayasa'nın hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturduğuna karar verilerek, Kanunun ikinci maddesinin ikinci fıkrasında istisna hükmü içeren “…(belediyeler hariç)…” ifadesinin iptaline karar verilmiştir. İptal kararının 10.03.2009 tarih ve 27165 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmasıyla istisna hükmü yürürlükten kalkmış ve 10.03.2009 tarihinden itibaren belediyeler de 5102 sayılı Kanunun kapsamına dahil olmuşlardır.

5102 sayılı Kanunda; yurt içinde ve dışında yüksek öğrenim gören öğrencilere burs, kredi ve nakdî yardım verilmesiyle ilgili esas ve usuller düzenlenmiştir. Yüksek öğrenim öğrencilerine verilecek burs, kredi ve nakdi yardımlarla ilgili olan bu Kanun, iptal kararının yayımlandığı 10.03.2009 tarihinden itibaren belediyeler açısından 5393 sayılı Kanuna göre hukuken özel kanun durumuna gelmiştir. Dolayısıyla belediyeler bu tarihten sonra, yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi veya yardım-destek adı altında (periyodik ödeme olsun veya olmasın) herhangi bir nakdi ödeme yapamazlar.

Buradan hareketle, Belediye Meclisince çıkarılan ve halen yürürlükte bulunan “... Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” nin belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kurumlarında eğitimini sürdüren muhtaç yüksek öğrenim öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceğine dair hükmü, özel kanuna uygun olmadığından/aykırı hale geldiğinden, artık uygulanması mümkün değildir.

Bu itibarla, oluşan yeni hukuki duruma göre iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren belediyelerin 5102 sayılı Kanun kapsamına girdiği, belediyelerce yüksek öğrenim öğrencilerine yardım niteliğinde yapılan nakdi ödemelerin anılan Kanun hükmüne aykırılık teşkil ettiği ve yapılan ödemeler ile 5018 sayılı Kanunun 71/g maddesi kapsamında kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, Başsavcılığın temyiz talebi kabul edilerek, 165 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile konu hakkında verilen ... TL tutarındaki ilişilecek bir husus bulunmadığına ilişkin kararın BOZULMASINA ve açıklanan hususlar dikkate alınarak yeni bir hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,

(Üye ...’in ilave görüşü ile,

Temyiz Kurulu Başkanı-…. Daire Başkanı ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ... ve Üye ...’ın aşağıda yazılı azınlık görüşleri karşısında) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 24.04.2024 tarih ve 56799 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



İlave Görüş

...:

Yapılan ödemelere dayanak teşkil eden Belediye Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliğini kabul eden Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri ile yönetmelik hükümlerini yürüten üst yönetici Büyükşehir Belediye Başkanının da 5018 sayılı Kanunun 31’inci maddesi ve 5216 sayılı Kanunun 18/c maddesi kapsamında kamu zararı sorumluluğuna dahil edilmesi gerektiği değerlendirildiğinden, ilam hükmünün çoğunluk görüşünde belirtilen bozma gerekçesine sorumluluk gerekçesinin de eklenmesi gerekir.

Karşı Oy Gerekçesi/Azınlık Görüşü

Temyiz Kurulu Başkanı-…. Daire Başkanı ...:

5393 sayılı Kanunu’nun 14’üncü maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla; gençlik ve spor hizmetleri yapmak veya yaptırmak, gerektiğinde öğrencilere gerekli desteği sağlamak, belediyelere görev olarak verilmiştir.

Aynı Kanunun 15’inci maddesinde, belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak, mahalli müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz almak, kamulaştırmak, satmak, kiralamak veya kiraya vermek, trampa etmek, tahsis etmek, bunlar üzerinde sınırlı ayni hak tesis etmek, belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında gösterilmiştir.

Yukarıda açıklanan kanun hükümleriyle belediyelere verilen bu hizmetin yürütülmesi için gerekli giderlerin yapılmasına, 5393 sayılı Kanun’un “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yer alan, “Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler” hükmüyle imkân sağlanmıştır.

Belediye Sosyal Yardım Yönetmeliği esaslarına göre üniversite öğrencilerine yapılan yardımlar, nitelikleri itibarıyla burs olmayıp sosyal yardımdır. Belediye Kanunu bu ödemelerin yapılmasına imkân vermektedir. Yapılan yardım ödemelerinin kamu zararı olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.

Ayrıca Temyiz Kurulu’nun 17.06.2014/39209 tutanak tarih ve sayılı emsal Kararında; Belediyelerin zabıta varakaları ile tespit ettiği maddi durumu iyi olmayan üniversite öğrencilerine eğitim yardımı ödemesinin 5393 sayılı Kanunun Belediye giderlerinin düzenlendiği 60’ıncı maddesindeki; “i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.” hükmü çerçevesinde yapılan sosyal yardım niteliğinde olduğu değerlendirilerek, kamu zararı hükmünün kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.

Bu itibarla, Belediye Kanunu’na istinaden ihtiyaç durumu tespit edilen öğrencilere sosyal yardım niteliğinde yapılan ödemelerin, 5102 sayılı Kanun kapsamındaki burs-kredi ödemesi olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, Başsavcılığın temyiz talebi reddedilerek, tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.

Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ..., Üye ...:

Somut olayda; ... Büyükşehir Belediyesince (... Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliğinin 11’inci maddesine göre oluşturulan) Değerlendirme Kurulu tarafından yardım için müracaat eden yükseköğrenim öğrencilerinin durumları ve evrakları incelenerek bunlardan muhtaçlığı tespit edilen öğrencilere “Muhtaç Kimselere Yardım” konulu ... tarih ve Sos.Yrd.... sayılı ve ... tarih ve Sos.Yrd.... sayılı 2 adet Değerlendirme Kurulu Kararına istinaden Kararlarda belirlenen miktarlarda sosyal yardım adı altında ödemeler yapılmıştır.

Bu ödemelerin 5102 sayılı Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanunun “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2’nci maddesine aykırılık teşkil ettiği, yüksek öğrenim öğrencilerine burs veya kredinin sadece Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu eliyle verebileceği, Belediyenin eğitim yardımı adı altında nakdi ödemede bulunmasının kamu zararına yol açtığı hususunun sorgu-rapor konusu edilmesi üzerine Sayıştay 7. Dairesinde yapılan yargılamada; 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesinde bahsedilen burs veya kredinin yüksek öğrenim öğrencilerine belirli periyodlarla verilen parasal ödeme olduğu, somut olaydaki nakdi ödemelerin ise 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a, 38/n, ve 60/i maddelerine istinaden çıkarılmış Belediyenin Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde özellikle muhtaçlık durumu tespit edilen kişilere yılda 2 kez yaptığı eğitim yardımı niteliğinde olduğu ve burs-kredi ödemesi olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile konu hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilmiştir.

Bu karara karşı temyize gelen Başsavcılığın temyiz dilekçesinde; Belediyenin Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliğinin 7’nci maddesi birinci fıkrasında yer alan Belediye sınırları içinde kamuya ait eğitim kurumlarında eğitim gören yükseköğrenim öğrencilerine nakdi yardım yapılabileceğine dair hükmün, 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesi karşısında uygulanma imkanının kalmadığı, madde metninde geçen “…(belediyeler hariç)…” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin kararında; mükerrerliğin önlenmesi, adil ve dengeli bir dağılımın sağlanarak daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistemin kurulmasının amaçlandığı belirtilerek iptal edildiği, Belediyece yapılan nakdi ödemeler 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesindeki burs-kredi ödemeleri niteliğinde olduğu ve anılan Kanuna aykırı olduğu, bu nedenle kamu zararına sebebiyet veren olayla ilgili verilen Daire Kararının bozulması talep edilmiştir.

Daire kararında adı geçen ilgililer (sorguda-raporda sorumlu tutulanlar) ise, yapılan ödemelerin, 5393 sayılı Belediye Kanunun 14’a, 38/n ve 60/i maddeleri ve bu maddelere istinaden yürürlüğe konulan Yönetmelik hükümlerine göre maddi durumu iyi olmayan ailelerin yükseköğrenime devam eden çocuklarına yapılan, periyodik olmayan ve eğitim yardımı adı verilen sosyal yardım niteliğinde olduğunu ve burs-kredi ile ilgisinin olmadığını ileri sürmüşlerdir.

Mevzuat:

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun;

“Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde;

“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;

a) … sosyal hizmet ve yardım, … yapar veya yaptırır.”

“Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38’inci maddesinde;

“Belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır:



n) Bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak, engellilere yönelik hizmetleri yürütmek ve engelliler merkezini oluşturmak.

…”

“Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinde;

“Belediyenin giderleri şunlardır:



i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.

…” hükümleri bulunmaktadır.

Aynı Kanunun 15’inci maddesi b bendinde Belediyeye verilen yetki kapsamında Belediyece çıkarılan “... Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” hükümlerinde ise;

Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinin k bendinde sosyal yardımlar, “Bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyan kişilere yapılacak ayni ve nakdi yardımları” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. “Sosyal Yardımlardan Yararlanma Hakkı” başlıklı 7’nci maddesinde; Belediye sınırları içinde ikamet eden muhtaç, yoksul, kimsesiz, düşkün ve özürlü kişiler ile Belediye sınırları içindeki kamuya ait eğitim kurumlarında eğitimini sürdürmekte olan muhtaç (ilköğretim, lise ve yükseköğretim) öğrencilerin belediyece yapılacak sosyal yardımlardan yararlanmaya hakkı olduğu ve sosyal yardımların yapılmasında temel amacın ihtiyaç sahiplerinin gıda, giyinme, barınma, ısınma, eğitim, sağlık gibi temel nitelikte sosyal ve ekonomik bir sorunun çözmek olduğu, sosyal yardım talebiyle Belediyeye müracaat eden veya Belediyece tespit edilen yoksul ve muhtaç kişilerin durumlarını değerlendirerek yardım yapılmasının uygun olup olmadığına, uygun bulunması durumunda yapılacak yardımların miktarı, süresi ve şekli ile ilgili uygunluk görüşü vermek, Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde sosyal yardım ve hizmetlerden yararlanacak kişilerde aranacak şartları tespit etmek gibi görev ve yetkilerin Değerlendirme Kuruluna verildiği görülmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden Belediyenin dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesiz kişilerin gıda, giyinme, barınma, ısınma, eğitim, sağlık gibi temel nitelikte sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının giderilmesine yardımcı olmak amacıyla sosyal yardım ödemeleri yapabileceği anlaşılmaktadır. Ayrıca Belediyeye sosyal yardımlardan yararlanmak için başvuran veya bizzat Belediyece tespit edilen kişilerin Yönetmelikte belirtilen belgeleri incelenerek bunların muhtaçlık durumlarının tespiti ile sosyal yardımdan faydalanacak kişilerde aranacak -Yönetmelikte bulunmayan- diğer şartların tespiti ve yapılacak yardımların miktarı, süresi ve şeklinin Değerlendirme Kurulu kararı ile belirlendiği görülmektedir.

Yapılan incelemede; ... Büyükşehir Belediyesince dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesiz olduğu Yönetmelik hükümleri uyarınca Değerlendirme Kurulu Kararı ile tespit edilen ailelerin çocuklarından ve öğrencilerden kamuya ait eğitim kurumlarında yükseköğrenimini sürdürmekte olanlara yılda iki kez olmak üzere eğitim yardımı adı altında kişi başı 1.200,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, ödemelerin Belediyenin araştırmaları neticesinde özellikle yardıma muhtaç olduğu tespit edilen yükseköğrenim öğrencilerinin eğitimine katkı sağlamak amacıyla yapıldığı, başvuran herkese ödeme yapılmadığı gibi her seferinde aynı kişilere de ödeme yapılmadığı ve ayrıca yardımların periyodik olarak ödenmediği görüldüğünden, eğitim yardımı altında yapılan ödemelerin; 5102 sayılı Kanunun 2’nci maddesinde bahsedilen burs-kredi niteliğinde değerlendirilemeyeceği, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14/A, 38/n ve 60/i madde hükümleri ile Kanunun 15/B’inci maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan “... Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği” hükümleri kapsamında dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesiz olduğu belirlenen yükseköğrenim öğrencilerine ara ara verilen sosyal yardım niteliğinde olduğu ve mevzuata aykırılık teşkil etmediği anlaşılmıştır.

Bu itibarla; Başsavcılığın temyiz istemi reddedilerek, sorgu-rapor konusu edilen 16.12.2019/… ve 26.12.2019/… tarih ve sayılı ödeme emri belgeleri ile ödenen toplam ... TL tutarındaki eğitim yardımı ile ilgili olarak 165 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile verilen ilişilecek bir husus bulunmadığına ilişkin kararın TASDİKİNE, karar verilmesi gerekir.