2025/1924471 İhale Kayıt Numaralı "2026 Yılı Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü Yemek Hizmeti Alımı İşi" İhalesi
İlgili ihaleyi görüntüle2025/1924471İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından yapılan 2025/1924471 ihale kayıt numaralı “2026 Yılı Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü Yemek Hizmeti Alımı İşi” ihalesine ilişkin olarak Hayat Organizasyon ve Danışmanlık Sanayi Ticaret Limited Şirketi itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 07.01.2026 tarihli ve 2026/UH.II-47 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle, Hayat Organizasyon ve Danışmanlık Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından açılan davada, Ankara 23. İdare Mahkemesinin 15.05.2026 tarihli ve E:2026/119 sayılı kararı ile “… Davacının yeni açılacak merkezlerdeki maliyet belirsizliğine ilişkin iddiası yönünden dava dosyasının incelenmesinden;
Davacı tarafından, teknik şartnamenin 6.2 ve 7.6'ncı maddelerinde idarenin talebi üzerine İstanbul il sınırları içerisinde yeni açılacak çocuk etkinlik merkezlerine de yemek ve personel istihdamı sağlanacağı ve bunun için ek ücret ödenmeyeceği yönünde getirilen düzenlemenin, ihalede ek maliyet doğurucu bir unsur olduğu, açılacak yerlerin neresi olduğu, büyüklüğü ve maliyetinin belirsiz olması sebebiyle isteklilerce sağlıklı bir maliyet hesabı yapılmasını imkânsız kıldığı iddia edilmektedir.
4734 sayılı Kamu Ihalı Kanunu'nun "Temel İlkeler" başlıklı 5'inci maddesinde; idarelerin bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu olduğu hüküm altına alınmış olup, bu ilkelerin hayata geçirilebilmesinin en temel şartı, ihaleye çıkılan işin miktarının, ifa yerinin, sınırlarının ve yükleniciye yüklenecek olan külfetlerin ihale dokümanında hiçbir tereddüde, belirsizliğe veya yoruma mahal bırakmayacak açıklıkta, somut ve ölçülebilir nitelikte belirlenmiş olmasıdır.
İsteklilerin ihale konusu ise yönelik gerçekçi, rasyonel ve rekabetçi teklifler sunabilmeleri, ancak katlanacakları maliyetleri objektif veriler üzerinden hesaplayabilmeleri ile mümkündür.
Uyuşmazlık konusu ihaleye ait Teknik Şartname'nin "Hizmetin ifa yeri ve miktarı" başlıklı 6'ncı maddesinde, idare tarafından talep edilmesi halinde İstanbul il sınırları içerisinde hangi ilçede açılırsa açılsın "yeni açılacak" Çocuk Etkinlik Merkezlerine de mevcut birim fiyatlar üzerinden ve kendi günlük sayı toplamını geçmemek üzere yemek ve personel hizmeti sunulacağı kurala bağlanmış ise de; İstanbul ilinin iki kıtadan oluşan coğrafi büyüklüğü, ilçeler arası mesafelerin uzaklığı, trafik yoğunluğu ve lojistik zorluklar gibi nesnel faktörler göz önüne alındığında; sözleşme süresi içerisinde tam olarak nerede, hangi fiziki şartlarda, hangi büyüklükte ve kaç adet yeni merkezin açılacağının başlangıçta belirli olmamasının, bu merkezlere yapılacak günlük sıcak ve soğuk yemek sevkiyatının nakliye maliyetleri ile buralarda görevlendirilecek ilave servis personelinin doğuracağı işçilik ve ulaşım maliyetlerinin istekliler tarafından önceden somut verilerle ve isabetli bir biçimde hesaplanmasını imkânsız hale getirdiği açıktır.
Her ne kadar davalı idare tarafından, ileride açılacak yeni merkezlere sunulacak hizmetlerin mevzuatta yer alan "iş artısı" müessesesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve yeni merkezlerin de aynı sözleşme bedeli sınırları içerisinde karşılanacağı savunulmuş ise de; Kamu İhale Genel Tebliği'nin "Mal ve hizmet alımlarında iş artısı ve iş eksilişi" başlıklı 26. maddesinde, 4735 sayılı Kanun'un 24'üncü maddesine atıfla birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilen mal ve hizmet alımları sözleşmelerindesözleşme bedelinin % 20'sine kadar iş artısı yapılabilmesi için, ilave işin "sözleşmeye esas proje içinde kalması" ve "idareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması" şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği açıkça kurala bağlanmıştır.
İhale dokümanında yer alan ve sözleşme süresi içerisinde İstanbul'un herhangi bir ilçesinde, niteliği ve kapasitesi bilinmeksizin açılabilecek yeni merkezlere hizmet sunulmasını öngören ucu açık düzenlemenin, önceden sınırları ve kapsamı net olarak çizilmiş bir asıl proje dâhilinde değerlendirilemeyeceği; ihale aşamasında nerede açılacağı belirli dahi olmayan yeni etkinlik merkezlerine yemek tedariki ve personel istihdamı sağlanmasının asıl isin mecburi bir devamı veya teknik olarak ayrılamaz bir parçası sayılamayacağı, dolayısıyla idarenin bu talebinin Tebliğ'de istisnai olarak düzenlenen "sözleşmeye esas proje içinde kalma" ve "asıl isten ayrılamama" şartlarını taşımayan baslı başına müstakil bir iş mahiyetinde olduğu görülmektedir.
Bu itibarla; ihale dokümanının hazırlık ve teklif verme aşamasında ifa yeri, coğrafi konumu ve fiziki şartları hiçbir surette bilinmeyen lokasyonların peşinen hizmet kapsamına dâhil edilmesinin isteklilerin maliyet hesaplamalarında yarattığı asli muğlaklığın uygulanma şartları oluşmayan iş artışı müessesesi dayanak gösterilerek hukuka uygun hale getirilemeyeceği, dokümanda yaratılan bu belirsizliğin isteklilerin katlanacağı riski öngörülemez bir boyuta taşıyarak 4734 sayılı Kanun'un 5'inci maddesinde amir olan saydamlık, güvenilirlik, eşit muamele ve ihtiyaçların uygun şartlarla karşılanması ilkelerini alenen zedelediği anlaşıldığından; davacının bu yöndeki itirazen şikâyet iddiasının esasının kabul edilmesi gerekirken, anılan iddianın reddi yolunda tesis edilen dava konusu Kamu İhale Kurulu kararının bu kısmının açıkça hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, hukuka aykırılığı tespit edilen dava konusu işlemin kamuya hizmet alımına ilişkin ihale sürecine ilişkin olması ve uygulanmaya devam edilmesi halinde ihale iş ve işlemlerine devam edilerek nihai ihale kararı alınacağı dikkate alındığında davacının telafisi güç zararlara uğrayabileceği de açıktır.
…
Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin davacının itirazen şikâyet başvurusunda yer alan 1., 3., 4., 5. ve 6. iddialarının reddine ilişkin kısmı bakımından 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27'nci maddesinin ikinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varıldığından bu kısım bakımından YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE, dava konusu işlemin davacının 2. iddiasının (yeni açılacak merkezlerdeki maliyet belirsizliğine yönelik iddiasının) reddine ilişkin kısmı bakımından ise; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin, uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27'nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca teminat alınmaksızın YÜRÜTÜLMESİNİN DURDURULMASINA …” şeklinde gerekçe belirtilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53'üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında "İtirazen şikâyet başvuru bedelinin, itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez…" hükmü yer almaktadır.
Bu çerçevede yapılan incelemede, yukarıda yer verilen mevzuat hükmü ve 26.12.2026 tarihli ve 2025/DK.D-474 sayılı düzeltici Kurul kararı doğrultusunda başvuru sahibinin toplam 6 (altı) iddiasının bulunduğu, başvuru sahibinin anılan iddialarından 1 (bir) iddiasında haklı bulunduğu tespit edilmiş olup, haklılık oranı 1/6 olarak belirlenmiştir. Başvuru sahibi tarafından Kurum şikâyet gelirleri hesabına 202.718,00 TL başvuru bedelinin yatırıldığı dikkate alındığında, Kurul kararını başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde yazılı talepte bulunulması halinde, söz konusu bedelin haklılık oranına karşılık gelen 34.462,06 TL'lik kısmının başvuru sahibine iadesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 07.01.2026 tarihli ve 2026/UH.II-47 sayılı kararının başvuru sahibinin 2'nci iddiası yönünden iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline,
3- İddialarındaki haklılık oranına karşılık gelen başvuru bedelinin Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde Kamu İhale Kurumuna yazılı talebi halinde iadesine,
Oybirliği ile karar verildi.